KÜRT TARİHİ

Evrensel tarih, Kürtlerin kökenini ve insanlık sahnesine çıkış dönemini milattan binlerce yıl öncesine dayandırıyor. Rus tarihçi Lazarev; Kürtlerin etnik ataları olan halkları 3–4 bin yıllarının sonlarında ön Asya da tarih sahnesine çıktıklarını belirtir. Bunlar Huriler, Lulubalar, Kassiler, Karduklar ve bazı boylardır. Yazara göre Kürt adı 3–4 bin yıllarında ortaya çıkmıştır.
M.Ö 1. bin yılın Ortalarından itibaren Kürtlerin dolaysız atalarından söz edebiliriz. Kürt etnik sentezinin ilk kaynağı Kuzey Mezopotamya da yani çağdaş Kürdistanın tam merkezinde bulunmaktadır.8 bin yıl önce varlığını 600 yıl sürdüren Halaf kültürü bu topraklarda çağdaş Kürdistanın Suriye’de kalan toprakları üzerinde ortaya çıkmıştır.
Yunanlı komutan Ksenefonda M.Ö 5. yüzyılda yazdığı “Anabasis” kitabında Kürtlerin varlığından yaşam biçimlerinden söz eder. Bu saptamaya göre Kürtler sayısız soykırıma, tehcire ve savrulmalara rağmen direnerek etnik yüzünü koruyup günümüze kadar gelen nadir halklardan biriydi. Başka bir anlatımla Ortadoğu’nun “Otoktan”(yerli) halklarından kendi topraklarında hayat bulan bir halk olarak tanımlanır. Sümer tabletleri incelendiğinde Kürtlerin Mezopotamya’nın yerli halklarından olduğu tezi daha ağırlık kazanmaktadır. Bu temelde neolitik toplumu üzerinde durmak daha çözümleyici olacaktır.
Kürt tarihinin düğümü neolitik toplumdadır. Kavram olarak neolitik toplumun çözümlenmesi ve bu çağda yaşayan Kürtlerin prototiplerinin belirlenmesi tarihin aydınlanmasında kilit rol oynayacaktır. Bugün dahi neolitik toplum özelliklerini Kürtlerde görmek mümkündür. Neolitik toplum tarihte ilk defa yaklaşık olarak M.Ö 12 bin den beri, Toros-Zagros dağ sisteminin iç ve dış çeperlerinde ovayla dağlık alanların birleştiği ve su kaynaklarına yakın tepelik bölgelerde gelişim gösterdiği kanıtlanmaktadır. Bu bölge aynı zamanda buzul dönemi boyunca üç kıtanın birleştiği bir alan olup Afrika’nın doğusundan çıkan insan türünün tüm dünyaya en güvenilir yayılma alanı olarak burayı seçtiğini göstermektedir. Buda Mezopotamya’nın coğrafik ve iklim şartlarıyla yakından bağlantılıdır. Uygun beslenme, iklim ve güvenlik bunda temel rolü oynar. Tarihin en büyük devrimi M.Ö.11 bin yıllarında Batmanın Çeme Hallone, Ergani’nin Çeme koteber ve Urfanın birçok toprak tepesinde yerleşime tarım ve hayvancılık devrimi, tarihin çarklarını olabildiğince hızlandırmıştır.
M.Ö 6 bin yıllarına doğru neolitik kültür bu bölgede yaygın olarak kurumlaşmaktadır. İlk başarılı örnekleri Tel Khalet yerleşim yerinden ötürü bu döneme Tel Khalat kültürü denilmektedir. Bu kültür M.Ö 4 binlere kadar başat rolü oynamaktadır. İnsanlığın en köklü adımının uygarlığı doğuracak tüm icatların bu alandaki kültür tarafından yaratıldığı gözlenmektedir.
Neolitik çağ, süre ve kapsayan itibariyle insanlığın ruh ve zihniyet yapısını oluşturan en temel dönemidir. İlk düşünce kalıpları ruhsal yüceliş, bilgilenme, yönetme, toplum olma bilinci, Tanrı kavramına ulaşma gibi temel ideolojik unsurlar bu dönemde büyük gelişme sağlar. Din ve mitoloji bütün temel kavramların kaynağını bu dönemin koşulları oluşturmaktadır.
Din ve mitoloji, aslında toplumun bu büyük devrimsel gelişen zihniyet yansımaları olarak kimlik kazanmaktadır. Güçlü ana kültürü bu dönemin diğer bir özelliğidir.
Tarihe damgasını vuran neolitik toplum kültürü orijinalini bu bölgede bulunmaktadır. Daha sonra ise diğer bölgelere yayılmaktadır. Yayılma ise fizik göçlerden ziyade kültürel olmaktadır. Bu kültürel yayılma daha sonra yayıldığı bölgelerdeki kültürlerle de büyük benzerlikler taşıdığı kanıtlanmaktadır. Kültürel yayılma sadece maddi üretim tekniğiyle sınırlı değildir. Özellikle Hint-Avrupa dil grubunun esas kaynağının, bu büyük devriminin gerçekleştiği Dicle-Fırat havzasının yukarı kısımları olduğu kanıtlanan diğer bir gerçekliktir. Aryan dil ve kültür grubu M.Ö 11.bin yıllarında şekillenmeye başladığı ve bu kültür oluşumuna kaynaklık eden ise tarım ve hayvancılık devrimidir. Bu bölgede Kürtçe lehçelerinde kullanılan birçok kelime kaynağını bu dönemde ve bu zamanda oluştuğunu göstermektedir. Aynı zamanda belirtilmesi gereken diğer husus ise Neolitik toplumu yaratan, dıştan gelen bir kültür veya fiziki topluluk olmayıp, bölgede en eski dönemlerden beri yerleşik olan kültür ve yaratıcı olan yerli gruplardır.

Ortaya çıkan gerçeklik, bugünkü Kürtlerin atalarına ve analarının, tüm bu tarihi dönemlerinde bölgenin asıl kültür ve dil yaratıcıları olduğu gösterilmektedir. Sümerlere kadar ki bölgede yaşayan tüm topluluklara Proto- Kürtler demekte mümkündür. Diğer birçok dil devletin resmi dili haline gelmesine rağmen lehçeler arasındaki farklılık oldukça derindir. Ama aynı durum Kürtler için söz konusu değildir. Tüm istilalara rağmen, bu kadar uzun süreden beri lehçe yakınlıklarını sürdürmeleri Kürtçe ve Kürtler açısından önemli bir başarıdır. Burada belirleyici etken, neolitik devriminin uzun süreli dil ve kültür gücünden ileri gelmektedir. Diğer yandan bu devrim Proto-Kürtlerin ve Kürtlerin fazla yer değiştirmedikleri, yerleşik kaldıkları böylelikle kültürel ve dilsel saflığını uzun süre korudukları anlamına gelmektedir. Belirtilmesi gereken bu anlamdaki diğer bir husus ise kültürel veya dilsel aktarımın nesilden nesile aktaran ananın belirleyici rolü olmasında ileri gelmektedir. Kürtlerde de bu durum fazlasıyla yaşanmaktadır. Dört bin yıl önceki ezginin içeriği ve melodisi bile söylenmesi bu dil ve kültürün gücünü ifade etmektedir. Gerek Gılgameş Destanı, gerek meçhul kızın Gıro adlı ezgisi bu gerçeği doğrulamaktadır. Yine Sümer inanna ve Akadrası olan aynı tanrıça İştarın kaynağının, bugün bile Kürt kültüründe tanrı daha sonrası “en yüce ve büyük” anlamına gelen Star, Sterk sözcüğünden türediği açıktır. Ayrıca tüm araştırmalar neolitik dönemde tanrı veya tanrıçaların yıldızlarla simgeleştirdiğini göstermektedir. Kürtçe de Sterk hem yıldız anlamına gelmektedir, hem de kültürel olarak en büyük anlamında tanrı veya tanrıçanın kendisi olmaktadır. Tanrıların ilk ortaya çıktıklarında yıldızlarla simgeleştirilmesi Kürt kültür kaynaklı olup, daha sonraki tüm göksel dinlerin temelini teşkil etmektedir.
Neolitik topluma Kürtlerin başat rolü ortadadır. Ama tüm halkların emek tarihi hakkıyla yazılmamıştır. Egemen sömürücü güçler tarafından yok sayılmış veya çarpık yansıtılmıştır. Kürtlerde bundan nasibini fazlasıyla almıştır. Tarihi siz yaratacaksınız, uygarlığın başlatıcısı olacaksınız ve yok sayılacaksınız inanılmaz bir çelişki. Sanırım Kürtlerin eğer suç sayılacaksa tek sucu uygarlığa olan bu katkısının tarihe yazdırmamasıdır.
Tarihin yazılı olarak başladığı MÖ yaklaşık 3 binli yıllar döneminde, tarih sahnesinde başta gelen bir rolü Kürt asıllı topluluklarının oynadığı, Sümer yazılı belgelerinde güçlü bir biçimde anlatılmaktadır. Sümerlerde bu topluluklara Horrit, Guti, Kassit, Mitaniler gibi adlar takmışlardır. Etimolojik olarak incelendiğinde bugünkü Kürtlerin atalarından bahsedildiği çok açıktır. Kısaca bu Kürt asıllı topluluklara bakmak yerinde olacaktır. Çünkü Sümer dil ve kültür yapısına bakıldığında, bütün teknik donanımını yukarı Dicle, Zap ve Fırat havzasındaki neolitik çağ yaratıcı Horritlerden aldıkları rahatlıkla görülmektedir. Temel bilgi ve mitolojik kavramları da daha fazla bu kültürden alınmıştır. Sümer dil yapısındaki bir çok ön ek ve dişil öğede bu kültürden alınmadır. Birçok Sümer destan ve şiiri, içerik ve biçim olarak, bugün bile Kürt aşiret kültüründe varlığını sürdürmektedir. Bir Dervişe Abdi destanı uyarlaması, kaynağını MÖ 2.bin yıllarda yazılan Sümer tabletlerinde bulmaktadır. Aynı Sincar bölgesinde meçhul bir kız tarafından Gıro olarak adlandırılan anonim bir halk kahramanı adına seslendirilmektedir.MÖ 2000 ‘lerde yazılan Gıro şiiriyle, bugünkü Dervişe Abdi Destanı, söz ve biçim olarak çarpıcı bir benzerlik arz etmektedir.Dolayısıyla bu toplulukları incelediğimizde Sümerlerle bu topluluklar arasındaki ilişkiyi daha net bir biçimde görebiliriz.
Anadolu Hitit İmparatorluğu ile Sümer ardılı Babil-Asur İmparatorluğu arasındaki Yukarı ve Orta Mezopotamya ‘nın (Luwice Gondwana,Sümerce Hurrit=yüksek memleket) zengin maden yatakları ve doğu-batı geçiş noktasında yer alması,ayrıca tarım ve hayvancılığın en verimli sahalarına ve doğal sulama gibi bir iklime sahip olması,onun adeta tarihin “doğuran anası”,büyüten beşiği rolünü kaçınılmaz kılmıştır.Bu özelliği aynı zamanda dört taraftan ve sürekli istila ve talan alanına dönmesine yol açmıştır.Uygarlık doğuran temel alan olmasına rağmen ,merkezi yapılar ve kurumlara kalıcı olarak sahip olmaması da bu özellikleriyle yakından bağlantılıdır.Tampon bir geçiş bölgesi olmaktan kurtulamamaktadır.Halbuki günümüze kadar buradan beslenmeyen uygarlık yok gibidir.Bu özelliği ,onun günümüzde dilini bile hayvan sesi kadar özgürce kullanamamasının nedenini de izah etmektedir.
Bu alandaki etnik yapılar M.Ö 6000’den beri bilinmektedir. Tarım devrimini merkezleri,Dicle ve Fırat’ın kollarıyla birlikte çıktığı dağların ova kesimleriyle birleştiği noktalarda ortaya çıkmışlardır.Yüzlerce tümsekte yapılan kazılar bunu kesinlikle doğrulamaktadır.Hint-Avrupa dil grubunun temellerinin de bu tarım devriminin merkezlerinde oluştuğu hem etimolojik hem de arkeolojik kazılarla doğrulanmaktadır.Gelişim merkezleri olması alanın temel özellikleriyle birleşince, bu durum kabile ve aşiret düzenlerinin çok güçlü yapılar olarak şekillenmelerini beraberinde getirmiştir.Bu etnik yapısal özellikler etraftaki merkezileşmiş uygarlık güçlerinin istila ve işgal hareketleriyle birleştiğinde ,bir uygarlık alanı olarak merkezileşmeye kolay kolay fırsat tanımamaktadır.
Bu genel yaklaşımın ışığında Hurri adlı benzer ve akraba bağları olan aşiretlerin M.Ö 2000–1500 yılları arasında bir konfederasyon teşkil ettiği, ama merkezileşerek Hititler kadar bir gelişmeyi sağlayamadıkları anlaşılmaktadır. Hurriler, Hititlerle ve toplumsal temellerini oluşturan Luwi ve Khaldi etnik gruplarıyla sürekli ilişki halinde olmuştur. Ticaret yoluyla Sümer, Babil ve Asur etkilerinin kuzey ve doğuya taşınmasında ilk halka rolünü oynamaktadır. Sümer uygarlığıyla komşulukları ve neolitiğin sahibi olmaları nedeniyle çok yakın akrabalıkları mevcuttur. Dil yapılarında ve birçok kelimede ortaklık söz konusudur. Bunun çok erken dönemde, daha sonra Sümerler kuruluş aşamasındayken geliştiği de kabul gören bir görüştür. Bir anlamda Sümer şehir alanlarıyla Hurri tarımsal alanları doğal bir ittifak durumunu yaşamaktadır. Tanrıça inanna mitolojisinde ve Gılgameş Destanında bu gerçeğin izlerine güçlü bir biçimde rastlanmaktadır. Yani Hurrilerin merkezi uygarlığa bir nevi Sümer’dir.Ayrı bir merkez kurma ihtiyacını güçlü bir biçimde duymamaktadır.Çünkü yanı başında bu ihtiyacı gören merkez dururken, yeni bir tane kurmanın gereği yoktur anlayışı oldukça güçlüdür.Günümüze kadar bu anlayışın izlerini güçlü bir biçimde yaşamaktayız.Oynayan rol,yanı başındaki merkezileşmiş siyasi güçlerin eyaleti,otonomisi,federesi olma biçimindedir.Bugün bu alanda yaşanan bu gerçekliğin daha tarihin başlangıç yıllarında bir temele dayandığı anlaşılmak durumundadır.
Gutiler daha çok da Sümerlerin doğusunda Zagros eteklerinde yaşayan diğer Aryen kökenli bir etnik gruptur. Sümer şehir devletlerinin iki başlı oldukları dönemde bir tarafın müttefiki olarak hareket etmektedirler. Semitik Akad Hanedanlığı’nın yıkılmasında bir kısım Sümer şehir devler yöneticileriyle yapılan işbirliği sonucunda kurulan ittifak temel rol oynamıştır. Burada tarih günümüze kadar bu tip ittifaklara sürekli tanık olacaktır. Guti’nin kelime manası da (Gud=öküz, sığır ) bugünkü Kürtçe’de yer alan “öküz, sığır sahibi halk” anlamına gelmektedir. Sümerlerin sürekli bu tarz bir kavramlaştırma dil yapıları mevcuttur.
Guti Hanedanı yaklaşık M.Ö 2250-2150 yılları arasında yüz yıllık bir hanedanlık kurmuştur.Bu hanedan Sümer toprağında hüküm sürmüştür.Daha sonra yine bu sefer Semitik kökenli Amorit (Sümerce bu kelime ‘Batılılar’ demektir) gruplarla ittifak kuran bir kısım Sümer şehir yöneticileri bu hanedanlığı yıkmış ve sürmüşlerdir.
Kassitler, daha çok kuzey ve doğu dağlık alanlarından gelen bir nevi yoksul kır emekçileri olarak Sümer kentlerinde yaşayan bir kesimdir. Zaman zaman güçlerini birleştirerek hanedan değişikliğinde önemli rol oynamışlardır. M.Ö 1595’te Mitaniler ve Hititlerin Babil’i istilalarında Kassitlerin rolünden de bahsetmek mümkündür. Bürokrasi ve kültür alanlarında kendilerine göre bir ekol yaratmışlardır. Bunun izlerine İran kökenli vezirler olarak Abbasi İmparatorluğu’nda Barmekiler, Selçuklu İmparatorluğu’nda Nizam-ül Mülk’ün vezirliğinde tanık olmaktayız. Bu tip bürokrasi Kassitlere kadar gitmektedir.
Mittaniler, Hurri konfederasyon denemesinden sonra kurulan daha güçlü bir federasyon konumundadır.Habur çayının doğduğu yerde Wajukani adlı bir kent merkezine sahip olduğu, buradan çıkan tabletlerden anlaşılmaktadır.Hurri dil grubu konuşulmakta, ağırlıklı olarak orta Mezopotamya da ,bugünkü Urfa, Mardin ve Şırnak bölgelerinde hüküm sürmektedir.M.Ö 1500-1250 yılları arasında yaşamıştır.Demiri kendi tekelinde tutmuştur.At yetiştiriciliğinde meşhurdur..Asur ve Hititlerle sürekli ve şiddetli bir çatışma ortamını yaşamıştır.En son Asur İmparatoru Salmanassar tarafından varlığına geçici olarak son verilmiştir.
Urartu (Sümerce, yüksek yerler memleketi) Van kıyısında merkezileşen önemli bir uygarlık parçasıdır. Khaldi ve Hurri etnik gruplarına dayanmaktadır. Khaldilerin giderek ağırlık kazandıkları anlaşılmaktadır ve Ermenilerin ataları olmaları yüksek bir ihtimaldir. Devletin daha çok kuzey bölgelerinde yaşamaktadırlar. Yüzlerce Hurrit kökenli aşiretlere dayandıkları, başlangıçtaki gevşek federasyonlaşmayı giderek merkezi bir devlete dönüştürdükleri görülmektedir. M.Ö 1000–700 yılları arasında yaşamışlardır. Maden yataklarına, at yetiştirme merkezlerine ve orman kerestesine sahip olduklarından, Asurların korkunç saldırılarına maruz kalmışlardır. Bu dönemde savaş teknolojisi güçlü Asur kralları hiçbir halka aman vermedikleri gibi, karşılarında direnen tek güç olmaları nedeniyle Khaldilerin böylesine boy hedefi olmaları anlaşılır bir husustur. Tarihte ilk defa en uzun sulama kanalı (56 km uzunluğu) ve barajları kurma ustalığını göstermişlerdir. Elit tabakanın dili karışıktır. Sümer kutsal metinlerini okul sisteminde okutmaktadırlar. Asurca devlet dili arasında yer almaktadır. Her tarafta olduğu gibi Sümer uygarlığının ağır dil ve kültür yapısı etkinliğini sürdürmektedir. Aşiretlerin dili farklıdır ve yazıya konu olmamaktadır. Bu husus da günümüze kadar varlığını sürdüren bir bölge gerçekliğidir. Egemen ve işbirlikçi yöneticiler hakim dil ve kültürün taşıyıcıları iken, aşiretler daha çok yerel halk dil ve kültürünün taşıyıcıları konumundadırlar.
Urartulardan az sonra, bu sefer daha doğuda Gutilerin bir devamı gibi Babillilerle ittifak halinde hareket eden Aryen kökenli Med aşiretler federasyonu, M.Ö 625’lerde Asur İmparatorluğunu yıkar. Babil bir kez daha ve son olarak üstünlük kazanır. Medlerin gevşek federasyonu, yükselen Aryen-Pers kökenli Akhamenit Hanedanlığı için bir geçiş rolünü oynar. Med kralı Astiyag ‘ın yeğeni Kiros’un saray darbesiyle, siyasal otorite ilk defa Güneybatı İran’da yoğunlaşan Pers aristokrasisinin eline geçer ve kısa bir süre sonra M.Ö 550 yıllarında güçlü ve merkezi Pers İmparatorluğu’nun kuruluşuyla sonuçlanır.
Kürtler kendi yurtlarının yerlisi olup, ekip biçmeyi, hayvanları evcileştirip, kendi medeniyetlerin ürünü olan köy ve şehirleri inşa ettiler. Kürtler İslamiyet’ten önce Zerdüşt dinine tapıyor hayatı var eden aydınlığı, ayı, güneşi kutsal biliyorlardı.
Kürtler Müslümanlığı gönüllü olarak kabul etmediler. Müslümanlığı aynı zamanda Arap egemenliği kabul, ona biat ve teslimiyet olarak algıladıkları için direndiler. Araplar dini yayma adı altında Kürdistan şehirlerini işgal ve talan ediyor, ki bu savaşların en önemlisi de 642 yılındaki Nahavend Savaşı ve onu izleyen Musul, Tikrit ve Cezire direnişleri Arapları geriletmiştir. Bu savaşlarda ve Kürt tarihi açısından dönüm noktası olan Şorezor savaşında Araplar Şorezor şehrini ele geçirmekle birlikte Kürtler halife yönetimini kabul etmiyordu ve daha sonra birbirini izleyen isyanlar başlıyordu. Bu isyanlarda Cafer Faracis liderliğindeki Musul Kürtleri 830 yılında Azarbeycan ve Ermenistan arasında kalan toprakları büyük bölümünü ele geçiriyor ve halifenin orduları Dasin dağlarında bozguna uğratıyordu.
Araplar savaşta yetersiz kalınca Selçuklulardan oluşan “Hassa ordusu” ki günümüzde kiralık asker olarak bilinir. Kürtlerin üzerine sürer ve çocuk, yaşlı, kadın demeden kılıçtan geçirilir. Kürtler İsfahan, Cebel ve Farsta yenilgiye uğratılır. Fakat bu yenilgi Kürt-Arap savaşların sonuncusu olmuyor ve 10–11. yüzyıllara sarkıyordu. Tüm bu çabalara rağmen Kürtler Araplaşmıyor ama Selçuklu akınları ve kanlı baskınlarda devam ediyordu. Ta ki, Kürt Usıf e Selahaddin e Eyyup bütün Müslümanları Sultanı olana kadar.

Selahaddin Eyyubi Kürtler açısından kötü gidişin sonun oldu. Selahaddin, varlıklı, bilim ve kültürel alanda tanınmış bir aileden geliyordu. Nitekim kendiside İslam âleminin Sultanı olduktan sonra kültür ve bilime büyük önem vermiş, çevresine dönemin bilginlerini toplamış, daha sonra Moğollar tarafından yakılıp yıkılacak olan dünyanın en zengin kütüphanesini kurmuştu.
Yusuf Selahaddinin kökleri TC. Tarafından Hasankeyf diye değiştirilen Hınsı Keyfliydi. Selahaddinin amcası Şekux (Dağ aslanı) büyük bir askeri komutan, babası Eyyub ise Saddam Hüseyinin doğum yeri olan Tikrit’in valisiydi. Selahaddin Tikrit’te doğdu. Selahaddin Eyyubi, Kürtlerinde içinde bulunduğu Arap ordularını yönetiyordu.1169’da Arap dünyasının hükümdarı oldu. Selahaddin Eyyubi İslamın iktidarını ele geçirince Kürtler rahat bir nefes aldı. Barbar Selçuklu baskınlarına son verdi. Fakat Kürtler dönemin nesnel koşulları gereği bu gücü ulusal amaçlar için kullanmıyordu. Döneme hâkim olan “Ümmetçi kalıplar” içinde kalınıyordu. Bu dönemde ümmetçiliğin evrensel açılımı bütün değerlerin önüne geçiyordu. Nitekim Avrupa’da, ekonomik ve siyasal amaçlarını “Din mihveri” etrafında birleştirmiş ve Haçlı seferlerini başlatmıştı. Kavmiyet yerine Din savaşlarının verildiği böyle bir dönemde Kürtlük bilincini üste çıkması dönemin genel örgüsüne aykırıydı.
Selahaddin Eyyubi adaletli ve savaşçı kişiliğiyle dönemin haçlı komutanlarını yenilgiye uğratmasına rağmen Karizmatik kişiliğiyle birçok haçlı komutanını derinden etkilemiş ve daha sonra filmlere konu olmuştur.Değinilmesi gerek önemli bir diğer nokta ise Selahaddin İmparatorluğu bir Kürt devleti olmamakla beraber birçok ordunun komutanı ve şehirlerin valisi Kürtlerdendi. Selahaddin en seçkin ordusunu Kürtlerden oluşturmuştu. Selahaddin Eyyubi’den sonra, Selçukluların Kürtlerin üzerindeki baskısı artıyordu. Uzun savaşlardan sonra saldırmazlık anlaşmasıyla uzlaşmaya varılıyordu.
Kürdistan Mirlikleri tam barış ve sükûna kavuştuk derken çok geçmeden sıra Kürtler üzerindeki Moğol istilası gelecekti. Moğollar 1219 yılında Harzanşeh devletine saldırıyor, Sultan Celaleddin kaçıp Kürdistan’a sığınınca Moğollar bunu bahane edip Kürdistan’a yöneliyor. Cengiz ve komutanları yıkıp yakmaya, katliamları sıradan bir uğraş haline getiriyorlardı.1231 yılında Amedi, Cizre, Mardin ele geçirdiler. Ahlat, Şorezore, Kirmeşah, Erbil, Musul, Hakkari de taş üstünde taş bırakmadılar, eşi benzeri olmayan katliamlar gerçekleştirdiler.
Kürtlerin yaşamlarının her döneminde Kendilerini katliamdan kurtaran ve özgürleştiren dağlara sığınarak bu istilada en iyi bir şekilde kurtulmaya çalıştılar. Bu istilalar içinde yine Kürtlerin kaderini önemli oranda değiştiren Erbil kalesinin direnişi ve ihaneti önemli bir diğer noktadır. Erbil valisi Kırmenşah’ın kaderinin yaşamamak için kaleden çıkıp teslim olmasına rağmen Kürt savaşçıları kaleyi terk etmiyor gece baskınlarıyla Moğolların ordusunun büyük kayıplar verdiriyordu. Fakat Musul’daki komutanın işbirlikçileriyle Erbil kalesi Moğollar tarafından ele geçiriliyordu.
Musul istilalarından büyük kayıplara uğrayan Kürtler Timur’a karşı hazırlıklı davranıyor. Timur’un saldırısını beklemeden ondan önce harekete geçiyor ordusunu yol boylarında “vur kaç” yöntemiyle büyük kayıplar verdirtiyordu. Fakat bazı işbirlikçi Kürtlerin saf değiştirip kendi halkına hançer çekmesi üzerine savaşın seyri değişiyordu.
Timur 1400 yılında Bağdat’tan Azerbeycan’a dönüşü sırasında Kürtlerden ağır darbeler alıyordu. Timur’dan sonra Kürt beylikleri Akkoyunlu ve Karakoyunlulara karşı‘da bağımsızlıklarını koruyarak Roma-Bizans topraklarında oluşan Osmanlı devleti ile yüz yüze geliyordu.
Şerefnameye göre Kürt mirlikleri 15.yy ‘da iç açıcı bir durumdaydı. Mirlikler diğer halklarla komşuluk ediyor ve refah düzeyi yüksek bir hayat sürdüyorlardı. Kürt mirlikleri arasında en gözdesi Evdalan hanedanıydı. Egemenlik sınırları İran Kürdistan’ını batı bölgelerinde içine alan bugünkü güney Kürdistan’ının tümünü kapsıyordu. Diğer büyük mirliklerde Hakkari, behdinan, bahti, hısnıkeyf,erbil,sorandı.Beylikler halinde yaşayan Kürtler 16.yy’ da kendilerini İran ile Osmanlı imparatorluklarının dişlileri arasında buluyordu.Afganistan’ın göçmen bir aşiret olan Osmanlı yönetimi ile Kürtlerin siyasal ve sosyal ilişkileri 15.yy’da başlıyordu.Kürtler Osmanlılara romi yerleştikleri topraklarda Romalıların ülkesi anlamına gelen ‘ diyare rome’ diyorlardı.Bizanslılarla kurdukları iyi komşuluk ilişkilerini osmanlılarlada yürütmeye çalışıyorlardı.Fakat Kürtler 1500 yılların başında Osmanlılarla İran arasında baş kösteren çekişmelerin ortasında kalıyordu. İki büyük imparatorluk Kürdistan’ı stratejik olarak önemli buluyorlardı. Bu dönemde Kürtler bu imparatorlukları güçlerinin farkında olup emperyal niyetlerini tahmin edebiliyorlardı. Çok geçmeden Kürtler Amed mirliği önderliğinde merkezleşmeye gitti. 1501’de Şah İsmail tahta geçti. Kürtler iki imparoturluklada iyi geçinmeye çalışıyor, dengeli bir siyaset yürütüyordu. Bu bağlamda iyi dileklerini bildirmek üzere birkaç Kürt emirliği Şah İsmailli ziyarette bulundular. Şah İsmail dengesizliği ile önce Kürt valilerini zindana atıp sorguluyor ve daha sonra serbest bırakıp Hasankeyf valisi Melik Halid’i görkemli bir düğünle kız kardeşiyle evlendiriyordu. Bu arada Osmanlıda boş duracak değildi. Kürt birliklerini hoşnut tutan jestlerde bulunuyor, hediyeler gönderiyordu. Şah İsmail Kürtler üzerine sefer düzenlemeye başladı. Hazırlıksız yakalanan Kürt mirlikleri, Şah İsmaillin karşısında varlık göstermediler. Kimi teslim olup yanına geçiyor, kimside savaşarak direnmeye çalışıyordu. Şah İsmail Siirt’ten, Çapakçur(Bingöl), Palu’dan Maraşa kadar bütün Kürt illerine kendi adamlarını vali olarak atıyordu. Şah İsmail’le Kürt savaşı birkaç yıl sürdü. Bu sırada Osmanlı başında korkunç lakabıyla bilinen Yavuz selim Kürdistan’dan sonra sıra kendisine geleceğini biliyor ve İran imparatorluğuna karşı savaş ilan ediyor. İki ordu 1514 tarihinde Van gölünün kuzeydoğusunu çaldıran vadisinde karşılaşıyordu. Şah İsmaillin daha önce savaş açtıkları Kürt mirliklerinin bir kısmı ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ mantığıyla Osmanlı tarafına geçiyor. Bir kısım mirliklerde şah İsmail’den yana tavır koyuyor ve yavuz selim Şah İsmaili çaldıranda yeniyordu. Tarihçilere göre Kürdistan yöneticileri Şah İsmail ile Yavuz Selim arasındaki çelişkiden yararlanmayı bilemediler. Ulusal birliklerini pekiştirme yerine ikiye bölündüler bu yüzden bir birine kılıç çekecek duruma geldiler. Bu dönemde Kürdistan’da İdrisi Bitlisi kişiliği Kürt tarihine damgasını vuruyor. Yavuz Selim Kürt vali ve mirliklerini yanına çekmek için kimilerine baskı kimilerine karşıda yoğun bir diplomasi yürütmüştür. Kürtlere karşı diplomasi ayağını yürüten yavuzun kadim hizmetkârı heybeler dolu altın karşısında kendisini satan İdrisi Bitlisidir. İdrisi Bitlisi Bitlisli bir Kürttür. Çok iyi bir eğitim görmüş din adamı, Melleydi. Kimi çevrelere göre sofi diye de bilinir. Farsçayı çok iyi biliyordu. İlk Osmanlı sultanlarının tarihini anlatan “heşt be heşt” adındaki kitabının Farsça şiir dille yazılmıştı. Hayatını bölge sultanlarına hizmetle kazanıyordu. Bazı tarihçilere göre her şeye rağmen ikili görüşmelerde Kürtleri gözettiğini belirtilir. Osmanlılarla Kürt mirleri arasındaki anlaşmalara Kürtlerin bağımsız ve özgür kalacağına ilişkin maddeyi o koydu. Ama tarihçilerin genel bir kabul ile Kürt beyliklerini Osmanlıya bağlayan Kürtlerin kaderini satan kişi olarak nitelendiriliyorlar. Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen Osmanlının Kürdistan mirleri ile imzalanan anlaşma gereğince savaşlarda Osmanlının yanında yer alıp yardım ediyor. Ama iç işlerinde bağımsız özgür ve özerk kalıyorlardı.
18000’lere kadar Kürdistan’ın özerkliğine el uzatılmıyordu. 1800 de Osmanlı müdahalesi başlayınca tümü ile kopma bağımsızlaşma yolunda isyanlar sürecine giriyordu.
18–19 y.y dünyanın sarsılarak değiştiği dönemdir. Halkların ulusal bilincini ateşleyen Fransız ihtilalinin etkileri evrensel devrimlerle yayılıyordu. Batı Asya ve Kürdistan’da etkilenme alanındaydı. Fransız devrimi ile beraber Osmanlı İmparatorluğu içende yaşayan halklar yavaş yavaş bağımsızlaşma sürecine girdiler. Çürümüş Osmanlı İmparatorluğu güçsüzleşmesinden kaynaklı Fransız ve İngiltere’nin himayesine girmeyi kabul etmişti. Osmanlı İmparatorluğu bu dönemde batılı devletler tarafından içten paylaşılmıştı. Tabi ki bu paylaşımda Rusyada pay koparma peşindeydi. Kürdistan’ın bağımsızlaşması bu emperyal devletlerin zararınaydı. Kürtlerin bağımsızlaşma sürecinde Osmanlıdan ziyade engel teşkil eden Fransa, Almanya ve Rusya’ydı. Özellikle Rusya’nın bölge devleti olması ayrı bir öneme sahipti.Kürdistan’ın bağımsızlaşması Rusya’nın alacağı payı küçülteceğinden Osmanlıyla savaşta dahi olsa bile Kürtlerin karşısında dururdu.
Kürtler Osmanlıya karşı isyanda öteki halklara öncülük etmişlerdi. Mora, Girit isyanları Kürtlerden 20 yıl sonra baş gösterdi. Bulgarlar, Sırp, Arnavut ve Araplar Kürtlerden çok sonra isyan edecekti. Fakat Kürtler onlardan farklı şartların kurbanıydı. Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan’a destek veren batı devletler Kürtlerin karşısında Osmanlının yanında yer alıyorlardı. Öte yandan çekememezliklerin yarattığı iç bölünmeler ve kardeş kavgaları yüzünden Kürtler birlik kuramıyordu. Düşmanların körüklediği din mezhep gibi ayrılıklar kavga nedeni yapabiliyorlardı. Mirler, şeyh, bey ve aşiret reisleri bir biri ile üstünlük kavgasındaydı. Ulusal kurtuluş hareketi sırasında bir kardeş ötekinin yenilgisinden mutluluk arıyordu. Bu şekilde de bağımsızlaşma mümkün görünmüyordu ve olmadı zaten.
İlk Kürt bağımsızlık hareketi 1800 başında behdinan soran ve babanların bulunduğu güney Kürdistan’da doğdu. Bu dönemde Osmanlı ve Ruslar arsında da savaş vardı. Bu fırsatı iyi değerlendiren Abdulrahman paşa merkezi Süleymaniye olan baban mirliğinin başına geçince bağımsızlıkçı siyaset izleyip bundan da başarılı olmuştur. İngilizler duruma el koyunca isyan bastırıldı. Fakat bu isyanların başlangıcıydı. İngilizlerden destek alan Osmanlı Kürdistan şehirlerinde yaptığı kıyım Kürdistan’ı ayağa kaldırıyor ve her yerde isyan ateşleri yanıyordu, daha sonra baban isyanının mirasını Behdinan, Soran, Botan, Hakkari ve merkezi Mardin de bulunan milli aşireti isyanı izledi.
Bu isyanların en etkilisi 1813 yılında soran birliğinin başında bulunan mir Muhammed önderliğindeki isyandır. Mir Muhammed bağımsızlığını ilan edip adına para bastırdı. Mir Muhammed 1833 yılında Mardin ve Diyarbakır da Osmanlı egemenliğine son verdi. Bu dönemde Osmanlı ordularının başında Kürtlere özel bir kini olan Reşit Paşa bulunuyordu. Reşit Paşa 1836 yılına kadar çocuk yaşlı kadın demeden büyük çapta katliamlar yaşatıyordu. Bu isyanın diğer bir özelliği ise Ermeni ve Yezidilerinde Kürtlere destek vermesidir. Bu öfke karşısında Kürt aşiretleri ilk defa topyekûn ulusal bilinçle hareket etmeye başladı. Ta ki Reşit Paşa İngiliz ajanları ile ittifak yapıp bazı Kürt aşiretlerini satın alıp ümmetçilik fikrini atıncaya kadar. Durum böyle olunca bazı aşiretler Osmanlı tarafına geçer ve Mir Muhammed bunu üzerine halka zarar verilmemesi koşulu ile teslim olur. Daha sonra İstanbul’a götürülüp belli bir süre bekletildikten sonra ülkesine geri gönderme sözü verirler. Tabi ki bu tuzak olup mir Muhammed yolda şehit edilir. Kürt atasözü “bexte Rome tuneye” Osmanlıya atfen söylenmiştir.
Mısır Paşası Mehmet Ali kavalalı Mısır Suriye, Filistin ve Lübnan üzerinde hak iddia edince Osmanlı ordusu ile çatışır ve Osmanlı ordusunu dağıtıyordu. Bu durumda Kürtler rahat bir nefes almaya başladılar.
Kürt tarihini önemli bir dönüm noktası da 1840’larda Bedirhan Bey ile başlar. 1840 ‘da Kürt sorunu dünyanın gündemi halinde gelmişti. Bu dönemde Osmanlı barbarının öne sürdüğü görüş ise aslında günümüzdeki anlayıştan çokta farklı değildi. Rus tarihçinin anlatımına göre Kürdistan’da inanılmaz boyutlara varan katliamları feodal Kürtleri modernleştirmek adına yapılıyor ve dünyaya bu şekilde lanse ediliyordu.
Botan mirliğinin önderi Bedirhan Bey Kürdistan’da genel ayaklanma başlattı. Kürtler arasında geniş bir ittifak kurdu. Osmanlı durumu iktisadi ve siyasi açıdan da iyi durumda değildi. Bedirhan bey Kürdistan’da siyasi ve iktisadi alanda gelişmeler ve yenilikler getirmiştir. Kürt gençlerini silâhaltına alıyor ve eğitiyordu. Kürdistan bağımsızlaşmaya doğru önemli adımlar atmıştı. Fakat Kürdistan’ın bağımsızlaşması sadece Osmanlı sultanını rahatsız etmiyor İngilizleride ciddi boyutlarda rahatsız etmeye başlamıştı. Bu durum karşısında İngilizler 99 komplosundaki gibi planlar üretmeye başlamıştı. O dönemde Kürdistan’da yaşayan Hıristiyan halkalar “ Süryani ve Ermenileri” kışkırtmaya başlamıştı. Bunda Kürt din adamlarıda nasibini alınca Bedirhan beyin bin bir çapa ile kurduğu ittifak yine boşa çıkartılmıştı. Osmanlı ordusu Bedirhan beyle hareket eden diğer Kürt mirliklerine de saldırdı. Bu arda da Bedirhan beyin yeğeni Yezidi Şer Osmanlının kendisine verilen vaatlere kanınca cepheden çekildi ve 1847 ‘de Bedirhan Bey Osmanlıya teslim oldu. Bedirhan bey İstanbula götürülüp Girite sürgüne gönderildi. Ordanda Halepe 1868 ‘de yaşamını yitirdi. Bedirhan Bey teslim olmuştu ama direniş Mehmet ve Muhammed Beyler tarafından devam ettiriliyordu.
Bu dönemde Osmanlı Kırım savaşı başlamıştı. Osmanlı Kürtlere din kardeşi adı altında yanaşmaya çalışıyor ve Kürtleri orduya çağırıyordu. Osmanlıya destek vermeyen Kürtler dağlara sığınıyordu. Zorla askere alınan Zilan, Sıpki ve Hayderan aşiretleri daha sonra ordudan firar ediyorlardı. Osmanlı Yezidi Şer’e verdiği sözü tutmamıştı. Bunun üzerine İstanbul’dan ülkesine geri dönüyor ve buna isyanla karşılık vermeyi düşünüyordu. 1854 ‘de isyan başladı ve şaşırtıcı bir şekilde büyüdü bunun üzerine İngilizler araya girip barış görüşmeleri başlattı. Dengesiz olan Yezidi Şer barış görüşmeleri kabul etti ve tutuklandı.
Bu arada da önemli bir noktada Dersimin durumuydu. Dersim bu isyanlara sesiz kalıyor ve kendisini ayrı bir ada olarak görüyordu. Fakat Osmanlı bu şekilde düşünmüyor. 1877’de Erzurum valisi Semih paşa Dersim üzerine 4000 kişilik bir ordu ile yürüyor. Ve büyük bir katliam yaşatıyordu.
Küçük çaplı isyanlar 1877 Osmanlı Rus savaşlarına kadar devam etti. Osmanlı kırım savaşıyla iktisadi anlamda çöküşe uğradı. Osmanlının efendisi İngilizler Osmanlı ekonomisine tamamen el koymuştu. Abdulhamidin yeni dönem için keşfettiği din kardeşliği propagandasına son hızla devam edip yeşil bayrak açmıştı. Fakat Kürtler buna inanmıyor ve sessizce Kırım savaşını sonuçlarını bekliyordu. Osmanlı ekonomik anlamda iflas edince Kürtler Özgürlük koşusuna devam edecekti. 1878 ilkbaharında Muş ve Bitlis bölgesinde aynı anda isyan patlak verdi. Ayaklanma kısa bir süre sonra Botan ve Hakkâri yöresine yayıldı. Başlangıçta kendiliğinde oluşan bu isyan Bedirhan beyin oğulları ile nitelik kazandı. Birçok Kürt illi ele geçirildi. Sultan isyanı bastırmaya çalışsada başarılı olamadı. Durum iyiye gitmeyince topyekûn savaşla Kürdistan üzerine gidildi ve sonuç kan gölü. Ama özgürlüğe aç susuz Kürtler boş durmayacak isyan ateşini söndürmeyecekti.
1879 yılında Şemdinan da Şeyh Ubeydullah önderliğinde sönmeyen isyan ateşi tekrar alevlendi. Şeyh Ubeydullah Kürdistan’da yaşayan tüm halkalar arasında sevilen sayılan bir isimdi. Şeyh 1879 yılında İran ve batıdaki Kürtlerle geniş çaplı isyan için temasa geçti. Ermeni ve Süryanilerle ilişkiye girip ittifak yapıldı. Kürdistan’da ilk genel birlik ve dayanışma kurultayı 1880 yılında şeyh Ubeydullah önderliğinde Şemdinan da toplandı. Toplantıya Kürdistan’ın dört bir yanında liderler katıldı. İsyan 1880 yılında Mahabat tearuzu ile başladı ve İran içlerine kadar ilerledi. İran, Rusya, Osmanlı ve İngiltere Kürtlere karşı dörtlü ittifak kurdu. Kürtler geriledi fakat sorun dörtlü ittifak değildi. Yine Kürtler arasında oluşan çatlaklar ve işbirlikçilerdi. Şeyh Übeydullah durumu görünce 1881 yılında geri çekildi ve tutuklanıp İstanbul’a götürüldü. Şeyhin oğulları 5000 kişilik bir güçle tekrar isyan başlatsalar da başarılı olamadılar.
Kürdistan’da sönmüş kül olmuş her ateş adeta yeni alevlenmelerinin habercisiydi. Ulusal ruh bütünlüğünden yoksun kılan iç çelişkilere rağmen ataklar durmuyordu. 1800’lerin sonlarında kızıl sultan adıyla bilinen ikinci Abdülhamit vardı. Abdülhamit kurnazlığıyla biliniyordu. Kürt aşiretleri arasında dayanışmayı kırmak ve birbirine düşürmekle ünlenmişti. Kimi Kürt ağalarını İstanbul’a çağırıp ağırlıyor hediyelere boğuyordu. Kızıl Abdülhamit tıpkı bir zamanlar Hıristiyan çocuklarını devşirdiği gibi Kürt ve Arap çocuklarını da devşirmek için aşiret mektepleri kurdu. Bu mektepte yetişen çocuklar kendi halklarına karşı silah çektiği gibi aydınlanıp ulusal mücadeleye verenlerde oluyordu. Kürt tarihinde çokça tartışılan Hamidiye alayları bu mektebin ürünüydü.
Ermeni sorunu 1878 yılında yapılan Berlin konferansıyla evrensel boyut kazandı. Abdülhamit. Oluşturduğu Hamidiye alaylarıyla bugün ki koruculuk sistemine benzer bu güçle Kürtleri kendi yanına çekmekle gönül olamasana zor kullanarak diğer yanda da Rus sınır bölgesindeki Ermenileri katletmekti. Resmi gücüne güvenmeyen Abdülhamit oluşturduğu hafif süvari hamidiye alaylarıyla bu amacını gerçekleştirmeyi düşünüyordu. Ama yıllarca birlikte yaşamış aralarında derin kültürel ve iktisadi ilişki olan iki halkı bir birine düşmeyecekti. Yanı plan tutmayacaktı. Hamidiye alayları beklenen etkiyi gösteremedi. 53 büyük Kürt aşireti arasında sadece 13 tane destek vermişti. Bunların karşısında hem Kürt cephesinde hem de Ermeniler tarafında tepkiyle karşılandı. Osmanlının Kürtleri ve Ermenileri bir birine kırdırma çapalarına rağmen Kürtler 1903–1904 yılarında Sason’da yapılan Ermeni katliamına katılmıyor. Ermenilere destek veriyordu. Rus tarihçi Lazerev bu olay için Kürtler dostlarını ve düşmanlarını ayırt edebilmişti diye yazar.
Abdülhamit bir yandan din kardeşliği naraları atarken diğer yanda Kürt kıyımı da son hızla devam ediyordu. Bunun üzerine Dersim Bitlis ve Beyazıt’ta Kürtler Ermenilerle birleşerek “ tedip ve tekmil” birliklerini püskürülüyorlardı.
1906 yılında Erzurum’da isyan başladı Bişare Çetonun 1906 yılında Siirt’de başlattığı isyan Diyarbakır kadar yayılıyordu 1907–1908 kadar çatışmalar sürüyordu
Abdülhamit kürdü kürde kırdırtma adına hamiye alaylarını İran Kürdistan’ına sürüyor fakat Kürtler birbirine silah çekmiyor ve Hamidiye alayları geri çekiliyorlardı Abdülhamit’in tüm çabalarına rağmen sindirilmiyordu tersine kendisinin sonu yaklaşmıştı. 23 Temmuz 1908 ittihat ve terakki partisinin düzenlendiği jön Türk darbesiyle sultan etkisizleşiyordu. Başlangıçta Kürtler ittihat ve terakkiye destek veriyordu. Seyit Abdulkadir, Emin Ali Bedirhan, Kürt önderlerinden şerif paşa Kürtlerin haklarına kavuşacağı umuduyla ittihatcilere destek vermişleri. Bu devirde Kürt dernekleri kültür kurumları kurulmuş gazeteler yayınlanmaya başlanmıştı fakat 1909 yılında ittihatcilerin ırkçı yüzü ortaya çıkmış Kürdistan gönderilen birçok ajan kürdü kürde ve Ermenilere karşı kışkırtmaya başlamışlardı. 1911 yılında ise Kürt kurum ve dernekleri kapatılmıştır. İsyanlar gene sürüyordu. İbrahim paşa artan baskılar nedeniyle isyan başlatmıştı. Erzincan’dan halepe kadar egemenliğini kurmuştu. Paşa kendi halkına zulüm edince hak desteğine yoksun kaldı ve Arap takviyeli Osmanlı ordusu paşayı Sincan dağında öldürüyordu. İbrahim ayaklaması sürerken dersim ayaklandı. Bunu güney Kürdistan’da Barzan ve Zibar aşireti destek verdi. Bunu hamawendi isyanı izledi. 1909 yılında Süleymaniye Kürt ulusal kurtuluş merkezi haline geldi. İsyanı başlatan Süleymaniyeli Şeyh Sait ölünce ayaklama ile tarih sahnesine çıkan oğlu şeyh Muhammet Barzenci devam ettirdi. Aynı yıl kör Hüseyin paşa Bitlis’te ve Beyazıt yönetimlerini elle geçiriyordu.
Müdahalelerini kuşaktan kuşağa aktararak günümüze ulaştıran Barzani ailesi bu süreçte tarih sahnesine çıkıyordu. Şeyh Abdulselam Barzani 1910 yılında Osmanlılara karşı isyan başlatıyordu. Bütün Kürdistan’da isyan baş göstermiş ve ittihatçılar çılgına dönmüştü. 1913 yılında ittihatçılar yönetimi bir iç darbeyle ele geçirdiler.
1912 de Kürt önderlerinden Abdulrezzak Bey Kürdistan’da genel ayaklama çağrısı yaptı bunun üzerine ittihatçılar tüm Kürdistan’a askeri sevkıyat yaptılar.
Dünya savaşı ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı. “ İslam uğruna cihatla Kürtlere gidenler elleri boş dönüyorlardı. Baskı ile silaha altına alanlarda firar ediyorlardı. Abdulrezzak Bey e Yusuf Kâmil ve Bedirhan katılıyor. Bir yanda da Ermenilerle ittifak çabaları sürüyordu. İttihatçılar birinci tehlike olarak Ermenileri görüyordu. Ermeliyi kürde kırdırma politikası tutmayınca iş kendilerine düşüyor ve 1915’te günümüzde de hala tartışan 1,5 milyon ermeni katlediyordu bunun diğer tanımı ise etnik arındırma hareketidir. Yalnız bu 1,5 milyon topluca sürgünler ve kaçarak canını kurtaranlar dışındadır. Kimi Rus kaynaklarına göre aynı süreçte katledilen Kürtlerin dışında 700 bin Kürtleri batıya sürmüştü.
Resmi tarihe göre 1803’te 1914 yılına kadar 12 defa ayaklanmışlardır. Bu dönemde isyanı bastırmaya çalışan paşalar kendi yok etme yöntemleri keşfetmişlerdi. Kuyucu lakabıyla anılan murat paşa kurbanlarının başını kesit kuyuya atıyordu. Mısır valisi kavalı Mehmet ali paşa sorunu kökten çözmek için Nizip ve Urfa çevresinde 60 bin kürdü kılıçtan geçiriyordu. Osmanlı ordusunun başına getirilmiş Alman ve Avusturyalı generaller “ Gotz paşa “ ve “ General Moltke” anılarında yaşlı çocuk kadın demeden Kürtleri nasıl yok etmeye çalıştıklarını anlatır. Kürtleri katlederek büyük tecrübe eden Osmanlı daha sonra bu yok etme yöntemlerini 1915 Ermenilere uygulayacaklardı.
Anadolu coğrafyasını işgal eden emperyal güçlere karşı Kürtler Fransız ve Ruslardan kendi topraklarını kurtarmaya çalışıyordu. Bu mücadele Antep’te bir Kürt aşireti olan karayılan yine Urfa Maraş’ta verilmeye çalışılmıştır.
Birinci dünya savaşında Osmanlı toprakları üzerinde 24 ayrı devlet kurulmuştu bunlardan biriside tarihin hiçbir döneminde herhangi bir coğrafyanın ismi olarak geçmemiş Türkiye cumhuriyeti kurulacaktı. Yeni Ortadoğu coğrafyası değişmişti ama Kürtlere gene yer verilmiyordu. Bu süreçte şeyh Übeydullah’ın oğlu Seyit Abdulkadir’in başında bulunduğu Kürt teali cemiyeti Kürdistan temsilciliği olarak ortaya çıkmıştır. Kürdistanın özerkliği için Avrupa nezlinde girişimlerde bulunuyordu. Bu cemiyet bir yandan da Ermeni Dışnak partisiyle işbirliği içindeydi.
10 Ağustos 1920 tarihinde Paris yakınındaki Serv kasabasında yapılan 13 bölüm ve 433 maddeden oluşan Serv anlaşmasıyla Kürdistan ilk kez uluslar arası arenaya oturan, onu tanıyan hukuksal bir belge olması nedeniyle Kürtler açısında önemlidir. Antlaşma her ulusun kendi kederi tahin etme çerçevesinde 62 madde de Kürdistan özerkliği güvence altına alınıyordu. Antlaşmaya rağmen savaşın galipleri Kürtlerinin hakları konusunda ısrarcı olmuyor 1922 yılında ise Kürt sorunu dillerine bile almıyorlardı 1919 yılında yapılan Sivas Erzurum ve Amasya toplantılarında Kürtler Mustafa kemale destek sözü vermişti. Bu toplantıların ardında yayımlanan bildirilerde Kürtlerin hakları teslim edileceği yazılıyordu. 1920 parlamentoda Kürtler kendi kimlikleriyle yer alıyordu. Milletvekillerine Kürdistan mebusu diye adlandırıyordu. Bu deyim tutanaklarda geçiyordu. Yeniden yapılanma aşamasında Atatürk dâhil yeni sözcüler Kürtlerin hak ile özgürlüklerine kavuşacaklarını namus sözü olarak sık sık tekrarlıyorlardı.
Yeni yapılanmanın tek söz ve karar merci Atatürk 16 ve 17 Ocak 1923 tarihinde İzmit’te gazetecilere yaptığı uzun görüşmede Kürtlerin bölgelerinde özerk yönetimler kurabileceklerini açıklayarak umut veriyordu. Lozan görüşmeleri sırasında Türk heyeti başkanı ismet paşa aynen şöyle diyordu. “ devlet hükümet nezlinde eşit haklara sahip ve ulusal haklardan yaralanan iki halka Kürt ve Türk halkına aittir.”fakat 1923 yılında Lozanda imzalanan anlaşmalarda TC. Sınırları belirlenip devletin varlığı tescil edildikten sonra söylem ve tutumlar aniden değişiyor her şey tersine dönüyordu.
1924 yılında yürürlüğe konulan anayasa ile Kürtler dili kültürü kişiliği ve bütün varlığıyla artık yoktu. Bir sabah aniden Kürtlerin var olmadığına karar verilmiştir. Kürdistan adı Kürtlerin dili insan isimleri yasaklandı.

Yorumlar

Bir üniversite öğrencisi olarak yaptığınız bu çalışmaya gerçekten takdir ettim.İnsanların önyargılarını değiştirebilme adına ciddi bir çalışma.Çalışmalarınızın devamını diliyorum

Yaşasın sosyalizm ! yaşasın özgür kürdistan ! yaşasın MLKP !

Tarihi gerçekliklerden neden bu kadar korkuyoruz anlayamıyorum?Bir halkın binlerce yıl öncesine uzanantarihçesini ve tarihi gerçekliğini kabulenmemek adeta evreni,uzayı ve havayı inkar etmek gibi bir şey.Gök yüzünde nasıl ay ve güneş varsa yer yüzünde de Kürt ve Kürdistan verdır.Kabullenin artık kuş beyinliler....ne diye bilirim ki..

öncelikle bu yazıyı yazan kiinin ellerinden öperim. ne de güzel yazmış . özgürlüğe aç olan KÜRT milletinin türkler tarafından gördüğü zulümlerde böylece gençlere öğretilmiş oldu. teşekkürler

her halkin derin bir tarihi var ama senin kafan basmisse ma benim sorunumdir..oki oki kavra yegenim...muhammede bile ilk emir ikra yani oki demmis..sen anlamissen..ma sen bu kadar kersin..

tahmin edemeyeceğimiz kadar kadim bir halkız.türkler,araplar,farslar bizden daha cesur daha savaşcı değil.sahip oldukları en önemli unsur ____birlik-beraberlik____.bizi yetiştiren dağlarımız gibi geçit vermez,rüzgarımız gibi soğuk ve sert olmalıyız.biz zagroslarız,biz nuzi yiz,biz fıratız-dicleyiz,biz agrı yız,BİZ KÜRDİSTANIZ

Yaa şimdi hiç kfam almadı yazdıklarını.. Hadi hurrilerden geliyorsunuz diyelim. 1- Hurriler yerleşik bir topluluk. Sümerler zamanında da Hititler zamanın dada bu böyle.
2- Hurriler zengin bir topluluk.
3- Hurrilerin yazısı var. Bu yazıya ne oldu. Bu yazı ile sizin farscanızın ne alakası var.
İştar hadi diyelim Stardan bozma - Star kürtçe değil ki star Farsca(hint avrupa) bir kelime. Farslıları inkar edemem . Peslerden bu yana bildik bişey ama bu kürt kelimesi nerde hangi tarihte geçmiş bilader.

İşkembeden salla sallayabildiğin kadar.

Ortada ne var. Hiç bişey yada herşey(sadece türk yok) peki açıkla ozaman 10binlerce türkçe kelimeyi dilindeki

Senelerce farklı kaynaklardan tarih okuyorum. Hiç bu kadar güleceğim gelmemişti. Yazan her kimse masal anlatmış. Bilader tarih bilimdir. Hele bu konularda uyduruk şeyler yazmayın.

Bu tür soyumuz şuraya dayanıyor, bu kadar yıldır tarihte varız yazılarını hiç sevmem ama işte Türkler bu konuda da Kürtlere kötü örnek oluyor.. Neyse şunu söyleyeyim arkadaşım başkalarına laf etmeden önce iğneyi biraz kendine batır.. O yazıyla sizin yazınız arasında ne benzerlik var diyorsun, Orhun yazıtlarıyla Türkçe arasında ne benzerlik var? Yerleşik yaşam olaylarına hiç girmeyelim, bunlar dönem dönem iklim şartlarına göre bile değişebilen şeyler. Orta Asyada yaşarken yerleşik yaşama geçmiş Türkler olduğu halde bugün Anadolu`da bile göçebe yaşayan insanlar olabiliyor.. Lütfen artık birbirimizin soyuyla sopuyla uğraşmayalım.. Bugünkü duruma bakıp çözüm üretmek daha anlamlı olur..

siz kürdistan tarihinden bahsedeceginize bu tarihe kahramanlik veren Zaza larin diline birazdaha saygili olsaniz daha iyi olur.
Zaza cayi hep görmezden geliyorsunuz,
Takip etdigim bütün yayinlariniz kurmanc a yaziliyor.
Butür fasizan tutumunuz u kiniyorum ve herzaman kurmanc larin önderi konumundaki zaza lari daha fazla kizdirmamanizi diliyorum
XATIR BE SIMA

zaza çok komiksin zuhaha

Simdi bazi turkler kurd tarihi yoktir diyo.normaldir ya T.C kanunlarinada butun kurt tarihi turk tarihi olrak gosterilmistir.hani diyorlat ya ya sev ua terk et bizde turklere desek ya hak ver ya terk nasil olur.daha dun kazakistandan gelen bulgaristan dan gelen asia devletlerinden gelen kurtlere ya sev ya terk diyor cok komik ya.turkiye icin asil savasanlar kurtlerdir ama haklarini alacaklarini sandilar ama inkarci T.C tarafindan kandirildar.Ama ha yarin ha obursu aha gelecek yil ha 100 sene sonra ben inaniyorum kine kurdistan kurulacak normaldir kurulacak dunyada devleti olmayan en cok saysi olan halkiz be

arkadaslar neden boyle bırbırımıze gırıyoruz anlamıyorum nedır ya bu turk kurt .......kardesler yeter artık anlayalım bız kardesız ve aramızda hıc bır fark yok kurt lere laf eden beyınsızler ıcın en ıyı 3 ornek maras urfa antep(sehırlerın basını sız doldurun)sımdıde turklere laf eden beyınsızler ıcın ornek koskoca beraber gıden 600 yıl .nolduda bırbırımıze kırıldık lutfen olan olmus her 2 tarafda bırbırıne haksızlık yapmıs sanıyormusunuzkı 2 taraftan bırı ortadan kalkarsa dıgerını yasatırlar hadı allah askına

hiç kimse kürt tarihini görmemezlikten gelmesin kürtler birçok medeniyeti bünyesinde barındıran köklü bir geçmişe sahiptir. hiç kimsenin tarihimizi bilmemesinin sebebi ise bu büyük milleti yok etmeye çalışan şerefsizlerin oyunudur.tarihimizi yaktıkları gibi bizide yok etmeye çalışıyorlar ama bunu bilsinlerki hiç kimsenin gücü bize YETMEZ... kürtler zazasıyla kurmancıyla bir bütündür. bunun aksini düşünen veya kendini büyük gören adi şerefsizdir

egerki bu topraklarda bahsettiğiniz gibi biz kürtlerin yaklaşık m.ö 1 bin yılına kadar dayanan bir geçmişi varsa o zaman T.C bunu yok sayamaz kürt halkı diye bir şey yoktur diyemez ve asırlardır kullanmış olduğumuz ki bu yaradan allahın vermiş olduğu bir dildeir bu dilide yok sayamaz o zaman bu benim mantığıma göre bir soykırımdır ve yüz yıllardan beri dünya bu soykırıma seyirci kaldı ve cahil kürt halkının üzerinden istedikleri oyunu oynadılar kürtler geçmişten bu gune kadar hep hırpalandılar işkence gördüler idam cezalarına çaptırıldılar ve tüm yaşama hakları ellerinden alındı dünya bu acımasızca olaya seyirci kaldı ama ALLAH bunların hepsinin hesabını tek tek soracak ve gün gelecek dünya kürtlerin önünde diz çöküp af dilecek çunku artık bıçak kemiğe dayandı saygılarımla

biji kurdistan

idris bitlisi şöyle demiş dinleyin:
Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karşı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim şanlı Türk pederlerimize, kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. Ona bedel, onların akıl ve ma’rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. Elhâsıl, Türkler bizim aklımız, biz onların kuvveti; hep beraber bir iyi insan oluruz. Dik başlılık etmeyeceğiz ve kendi başına hareket yapmayacağız. Bu azmimizle başka milletlere ibret dersi vereceğiz. İyi evlâd böyle olur... İttifakta kuvvet var, ittihâdda hayat var, uhuvvette saadet var, hükümete itaatte selâmet var. İttihâdın sağlam ipine ve muhabbet şeridine sarılmak zaruridir.”

cok sacma olmus bence bir görüşü savunan birilerinden derlenip toparlanmıştır.peki baştakinin doğru olduğu nereden belli ? pek aydınlatıcı değil ve aynı zamanda da sacma sapan bir cok somut olmayan örnekler var.

ben kürt genciyim..kürt bir anne ve babanın oğluyum..ben kürt olarak doğdum,kürt olarak yaşamak ve her şeyden önemlisi kürt olarak ölmek istiyorum.Zulüm ve baskılar ne kadar devam etsede ben şuna inanıyorum elbet bir gün nasıl insan aynada yalnız kendini görüyor ve bu benim diyorsa;Türklerde özgürküklerinin KÜRT halkına borçlu olduğunu görecektir..bu üklenin her karışında Kürdün sesleri,Kürdün emeği ve masumiyeti vardır..

Her ne kadarda toplumların tarihleri varsada o tarih içinde onurlandıkları ve utandıkları bir çok gerçekte vardır.Geçmişte Türklerde çok sıkıntı yaşamış sanıldığı gibi Kürtlere eziyet etmeyip bizzat eziyeti gören halk olmuştur. Ama bugünün koşullarında bakıldığında eğer bir çıkış arıyorsan kanla sulanana vatan toprakları satılıyor dön ona bak kulanılma kullanmalarına izin verme eğer bu topraklar giderse elimizden o zaman ne Kürt ne Türk nede bu ülke toprağında yaşayan bir başkası üzerine konuşacağı vatanı olmadan ortada kalacak.Bırakın bu gereksiz muhabetleri eğer adam olabiliniyorsa buyurun meydan ortada burada kimlik sorulmuyor

Arkadaşlar ben 4 yaşında bir çocukken istanbula sebebinin ne olduğunu bilmediğim bir şekilde gelmek zorunda kaldım...kaçtığım şey terörmüş ,heberler böyle anlattı bana.. he bide KÜRTMÜŞÜM bunuda İstanbulda öğrendim..Diğer bölgelerden gelen arkadaşlarım söylediler sen Kürtsün diye ...Sınıfımın en başarılı öğrencilerimden biriydim.. arkadaşlarımın anneleri çocuklarına oynayacakları, gezecekleri çocukları gösteriyolardı.ben olmuyodum bu çocukların içinde genelikle...hatta hiç olmuyodum diyebilirim..liseyi bitirdim...iş arıyordum..çevrem fazla geniş olmadığından dolayı kendim bulmak zoundaydım...genelde ilk 3 sorunun birinde takılıyodum. o soru hep nerelisin sorusuydu ..benim yanlış cevap verme olasılığım yoktu .çünkü kimliğimde bingöl yazıyordu..önceleri isyan ediyordum bu duruma benim gibi kürt denilen herkes, eziliyordu sanki , filimlerd izlediğim yahudi kamplarına benzer bi sistem kurulmuştu ama kolumda işaret yoktu..benim işaretim memleketimdi..ve soranlara ben söylüyordum işaretimi...sonra merak ettim kürt nedir , türk nedir , baktımki bir millet var hep ezilmiş hep kandırılmış, bana kutsal değerler olarak anense edilmiş şeylerin bi politika olduğunu anladım.Bir şey vardı yanlız ay yıldızlı bayrağın kırmızı örtüsünde benim dedeleriminde kanı vardı. urfada şan vermişler. maraşta kahraman etmişler ... antepte gazi ...ama sonra unutmuşlar.hayır hayır unutmamışlar aslında ...hani hainliğin eş anlamlısı nedir deseniz..bu yapılan birebir denk geliyo..sonra baskı zulüm ve katliamlar..ve bir toplum yetiştirmişler vatansever diye...dedesinin silah arkadaşına hain diyor bu vatan uğruna fransızına ingilizine rusuna kan kusturmuş kürt şehitlerinin torunlarına bölücü diyor...

yaşasın kürdstan vaji kürdistan biji kürdistan amedden zaza azad

Bildiğim kadarıyla Zazaların kökeni Sasani İmparatorluğu'na dayanıyor, yani, Sasani İmparatorluğu'nun hanedan ailesi zazalardır. Ayrıca Selahaddini Eyyubi'nin aslen bir Zaza olduğunu biliyorum. Daha sağlıklı araştırma yapmamız ve samimi olarak gerçeği öğrenmeye çabalamamız gerektiğini düşünüyorum. Yoksa işimize geldiği gibi tarihi yazarsak (tıpkı Türkiye Cumhuriyet rejiminin yaptığı gibi), öncelikle kendimizi karanlık bir kuyuya atmış oluruz... Lütfen daha samimi, daha saygılı ve daha temkinli konuşalım. Karşımızdakini küçük düşürerek kendine değer vermeye çalışmak, küçük ve basit düşünen insanların işidir. Sözün özü ırkçılık yaparak bir yere varılamacağı, huzur ve barış elde edilemeyeceği tüm dünya ülkelerinde canlı olarak görülüyor...DEĞİL Mİ?..

KÜRDÜM YA KÜRDÜM! BUNU KİMSE DEĞİŞTİREMEZ NİYE BİZİ ZORLA KİMLİK DEĞİŞTİRMEYE ZORLUYORLAR,BEN TARİH BÖLÜMÜ OKUYORUM VE SONUNA KADAR ARAŞTIRACAM SOYUMU.AYRICA KURTULUŞ SAVAŞINDA DOĞU VE G.DOĞUDA İNGİLİZ,ERMENİ VE FRANSIZLARI KOVAN BİZİZ ÇORUM,YOZGATTAKİ VS ..TÜRKLER DEĞİL..

ne komix anlamadım 1 turlu ama asıl komix olanyazdıgın dır

gercek kürtlük irtica ve kominizm degildir. bunu saptıran ınsanlar kendilerinın turk mıllıyetcısı olduklarını ve kendi haklarını savunduklarını soyluyorlar ben burada tek bırsey soylemek ıstıyorum kurtlerı asılestırmek ve daha da kotu seyleri yapmalarını ıstemıyorsanız bunlara devam etmeyın. devran donebılır

Yazılanların tamamını okudum. Kimi küfür etmiş kimi bilimsel bişiler yazmış. Kim ne yapmış nerden gelmiş. Sonuçta hepimiz varız bir ülkede yaşıyoruz. Ama şunada dikkat çekmek isterim. İngilizler gelmiş arapları kürtleri ayaklandırmış bölmek istemiş niye sebep PETROL Şimdi ABD geldi yine ayırmak için elinden geleni yapıyor sebep PETROL. Siz zannediyormusunuzki Kürdistanı kursanız ABD ve İngilizler size buraları bırakacak. Sonrada gelecekler sizi konuştuğunuz kürtçe lehcelere göre bölmek isteyecekler. Şu an ırakta denenenler Şii Sünni Kürt Arap Türkmen oyunları. Sonra ne olacak böl böl nereye kadar. Biraz akıllansak. Türkiyede yaptıkları gibi. Önce sağcı solcu sonra alevi sünni şimdide kürt türk. Nereye kadar.

kürtlerin artık asimile olduğunu fark edıyorum. neden kendi kültürümüzü benımsemıyoruz neden kendi haklarımı kulnamıyoruz .neden hep baskı altında yaşıyoruz ve neden dilimizi konuşmuyoruz . eğer biraz daha böle devam edrse KÜRTLER diye birşey kalmayacak ne olur bunu biraz düşünelim

¨Kürt Devletleri

Kürdistan, Kasr-ı Şirin (1639) ve Lozan Antlaşması’yla (1923) dört parçaya bölünmüş, Ortadoğu’da 550.000 kilometrekare yüzölçümüne sahip bir ülkedir. Eski istatistiklere dayanılarak yapılan tahminlere göre Kuzey Kürdistan’da (Türkiye) 20, Doğu Kürdistan’da (İran) 10,5 Güney Kürdistan’da (Irak) 5, Güney-Batı Kürdistan’da (Suriye) 3,5 Milyon olmak üzere, 39 Milyonu aşan bir nüfusa sahip.

Kürtler bu güne kadar kısa süreli de olsa varlıklarını sürdürebilmiş bir çok devlet kurmuşlardır. Tarihsel sıralamaya göre bazı Bağımsız Kürt Devletleri-Yönetimleri:

Alamut Ziyar’ı Devleti

Ziyar devleti 1011 yılında Alamut devletinin kurucusu Hasan El Sabah tarafından yıkıldı. Ziyar devleti, Kürt Dailam aşiretine mensup Ziyar’ı oğlu Merdavic tarafından 930’da Kürt yurdunun kuzeyinde kuruldu. Egemenlik alanı Taberistan ve Cürcan’ı da içine alarak güneyde Isfahan’a, batıda El Cezire ve Irak’a, kuzeyde Kafkaslar’a kadar uzanıyordu. Dailam aşireti, 9.yüzyılın sonlarına doğru, Abbasi Halifeligi döneminde Müslüman oldu. Hazar Gölünün güneybatı kesiminde yaşayan bu aşiret, büyük bir askeri güçe sahipti. Varlığını 141.yıl sürdürebilen bu devlet, 8 hükümdar tarafından yönetildi. Eski edebi eserler arasında yer alan “Kábusname” bu dönemde, Ziyarların son emiri Keykawes’ın amcası tarafından yazıldı.

Hamdani Devleti

Kürt Hamdani devleti 1039’da Arap Okaylı devleti tarafından yıkıldı. Hamdani devleti, Şeyh El Dewle tarafından 944 yılında Halep bölgesinde kuruldu. Bu tarihe kadar Musul merkezi Büyük Hamdani devletinin bir parçası idi. Söz konusu tarihte bağımsızlığını ilan eden Şeyh el Dewle, Halep’i merkez seçti. Yukarı Mezopotamya’yı hakimiyeti altına almaya çalışan Bizans Kralı Romans’la Urfa’da yapılan savaşta zafer kazanan Şeyh El Dewle, Suriye ve Yukarı Mezopotamya’nın büyük bir bölümüne egemen oldu. Bağımsızlığını 95 yıl koruyabilen bu devlet, Araplar tarafından egemenliğine son verildi. Bu devletin, sınırları ve süresi içinde El Mutanabbi, Ebu Firaz ve El Farabi gibi önemli şair ve bilim adamları yetişti.

Büveyhogulları Devleti

Kürt Büveyhogulları devleti, 1050’de Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey tarafından yıkıldı. Büveyhogulları devleti 934 yılında Ali Hasan ve Hüseyin Ahmet kardeşler tarafından Güneybatı Iran’da kuruldu. Deylem Dağlarında yaşayan Bercenkiaver Kürt aşiretine mensup üç kardeş kısa bir süre içinde devletin egemenlik alanını güneyde Isfahan- Şiraz, kuzeyde ise Hamedan’a kadar genişlettiler. Babaları Ebu Suce Büveyh’ten dolayı "Büveyhogulları devleti" denildi. Abbasi Halifesi Kahir Billah, bu devletin egemenliğini tanımak zorunda kaldı. Abudüd devletinin hükümdarlığı sırasında pek çok cami, hastahanene, imarathane, yollar ve kuyular yapıldı. Mogol istilaları sırasında bu bölgelerde her şey yakılıp yıkıldığı için bu devlet hakkında daha ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.

Mervani devleti

Mervani Kürt devletine 1087’de Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından son verildi. Merkezi Silvan olan Mervani devleti, Harput Kürt aşiretine mensup Bad tarafından 981’de kuruldu. 999’de Hamdanilerle yapılan bir savaşta Bad ölünce, yerine yeğeni Mervan’ın oğlu Ali geçer ve babasına atfen devletin ismi "Mervani" olarak adlandırıldı. Devletin egemenlik sahası: Güneyde Cudi eteklerinden Cizre- Hasankeyf’e, batıda Harput, kuzeyde Malazgirt ve doğuda Hakkari’ye kadar genişledi. Mervani devletinin zenginliğine göz diken Melikşah, devletin son emiri olan Nasiruldevle’ye "memleketi paylaşalım" teklifinde bulundu. Teklifi reddedilen Melikşah, veziri Fahrüldelevle yönetiminde Silvan üzerine büyük bir ordu göndererek Diyarbakır ve Silvan’ı ele geçirerek hazinede bulunan 1 milyon altına el koydu.

Sedadi Devleti

1164’te Selçuklu Kralı Melikşah tarafından ortadan kaldırıldı. 951’de Ravvadi aşiretinden (Selahaddin Eyyubi’nin mensubu oldugu aşiret) Muhammed Seddat tarafından kuruldu. Bu devletin yönetim merkezi başlangıçta Dabil-Dvin idi. Daha sonra Gence yönetim merkezi oldu. Egemenlik alanı Ravvadi Kürt aşiretinin yönetimindeki Arran bölgesi, Nahcivan, Gence, Berba, Dubeyl ve Beylekan bölgelerinde oluşuyordu. Arran güneyde Aras’la, kuzeyde Kura Irmağı arasında yer alan ve Derbend’e kadar uzanan bir bölge idi. Romalılar ve Helenler buraya ülke adı olarak "Albaniya", kavim olarak da "Ariyan" diyorlardı. Bu sözcük Arapçaya "Arran" şeklinde geçmiştir.

Hasanveyh Devleti

Son hükümdarı Ebul Mansur’un ölümü ile içerden bir hayli zayıflanmış olan Hasanveyh devleti 1121’de kendiliğinden dağıldı. Bu devletin hükümranlık dönemi toplam olarak 171 yıl sürdü. Devlet, Barzikan- Baruni aşireti lideri Hasanveyh bin Hüseyin tarafından 959 yılında kuruldu. Egemenlik sahası Şehrezor, Dinaver, Hamedan ve Nihavend bölgeleriydi. Devletin başkenti, Bisulun Dağı’nın güneyine düşen Sermac şehri idi. Hasanveyh’in 979 yılında ölmesi üzerine, yerine oğlu Bedir geçti. Devletin sınırları Bedir döneminde Ahvaz, Huristan, Berucerd ve Esadabad’ın katılması ile genişledi.

Eyyubi Hanedanlığı Devleti

Selahaddin Eyyubi’nin 4 Mart 1193’te Şam’da ölmesi üzerine Kürt Eyyubi Imparatorluğu aynı yıl parçalandı. Eyyubi Imparatorluğu, Selahaddin Eyyubi tarafından Mayıs 1175’te kuruldu. İyi bir dini ve askeri eğitim alan Selahaddin, 1165 yılında Mısır’a vezir seçildi. Fransız ve Bizans ordularına karşı büyük başarılar elde eden Selahaddin, İslam dünyasında kendisini büyük sempati duyulan, tam anlamı ile güçlü bir vezir ve önder durumuna geldi. 10 Aralık 1171’de, varlığını 200 yıl sürdurmüş olan Mısır Fatimi Halifeliğine son verdi. Kardeşi Turan Şah yönetimdeki bir orduyla kısa bir süre içerisinde Hicaz, Yemen, Aden ve Mekke’yi aldı. Eyyubilerin buralardaki hakimiyeti 50 yıldan fazla sürdü. Suriye Kralı Nureddin’in 13 Mayıs 1174’te ölmesi üzerine Selahaddin bir ordu ile Suriye’yi hakimiyeti altına aldı.

Bağdat’ta ki Abbasi Halifesi, Mayıs 1174’te Selahaddin Eyyubi’nin krallığını kabul ederek fethettiği topraklardaki otoritesini tanıdı. Musul şehrini de alarak Musul Atabeklerine son veren Selahaddin, ülkesinin sınırlarını Fırat Nehri’ne kadar genişletti. Yukarı Mezopotamya’daki küçük beylikleri de hakimiyeti altına alan Eyyubi İmparatorluğu’nun sınırları doğuda Dicle Nehri’ne, kuzeyde Ermenistan hudutlarına, güneyde Yemen’e, batıda ise Tunus’a dayanıyordu. 1187’de Kudüs şehrini Hıristiyanların elinden aldı ve bu durum islam dünyasında ona büyük bir saygınlık kazandırdı. Dinde yaptığı reformlardan dolayı, adı dini islah eden anlamında "Selahhadin" olarak değiştirildi. Eyyubiler döneminde pek çok Kürt yazar, şair, bilim adamı ve aydın yetişti. İzzeddin Ali, Mecdeddin Ebu Saadet, İbnul Esir el Cezeri (Nasrullah) bunlardan bir kaçıdır.

Alamut Devleti

Alamut Kürt devleti Moğol Hükümdarı Hulagu Han tarafından 1256’da yıkılarak ortadan kaldırıldı. Alamut devleti Hasan El Sabah tarafından 1011’de kuruldu. İsmailiye mezhebi temelinde güçlü bir örgütlenme yaratan Hasan El Sabah, Kürt aşiretlerini harekete geçirecek bir iç ayaklamayla Ziyar devletine son verdikten sonra, aynı topraklarda dini esaslara dayalı bir devlet kurdu. Varlığını 179 yıl sürdüren bu devlet, 8 hükümdar tarafından yönetildi. Devletin son hükümdarı olan Hür Şah, Moğollar tarafından idam edildi. 1124 yılında ölen, etkileyici dini lider ve başarılı bir devlet yöneticisi olan Hasan El Sabah için Marko Polo şöyle diyor: "Bu kişi yüksek dağlık bölgede bir sevgi cenneti kurdu. Çok zengin bir hazineye sahip idi. Kurmuş olduğu bu cennet nedeniyle İslamiyet içerisinde kısa zamanda geniş bir taraftar kitlesi

Gor Devleti

Harzemşahlar 1214’te Kürt Gor devletinin başkenti Firuzkuk’u ele geçirerek bu devletin egemenliğine son verdiler. Gor devleti, Seyfuddin Suri tarafından 1148 yılında Kuzeydoğu Iran’da kuruldu. 1148’e kadar Selçuklu devletine bağlı bir beylik olarak varlığını sürdüren Kürt Gor aşireti, Seyfuddin Suri’nin beyliğin başına geçmesi ile bu tarihte bağımsızlığını ilan etti. Suri, devlet sınırlarını kısa bir süre içinde genişletti. Selçuklular ve Oğuzlarla sürekli çatışma halinde bulunan Gor hükümdarı Giyasuddin, büyük bir hareket başlatarak (1173) kademeli olarak Gazne, Herat, Multan, Uccah, Siudi, Esaver, Debut ve Lahor şehirlerini aldı ve Gazneli Sultan Mahmud hanedanlığını ortadan kaldırarak kardeşi Muiziddin’i Gaznelilerin varisi ilan etti. Muiziddin 1192’de Kuzey Hindistan ve Bengal’i fethetti.

Mahabad Cumhuriyeti

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından 22 ocak 1946 yılında İran'da Kadı Muhammed’in önderliğinde Mahabad'da (Doğu Kurdistan-İran) Kürt Cumhuriyeti kurulur. Devlet Başkanlığını Gazi Muhammed ve Savunma Bakanlığını Molla Mustafa Barzani’nin yer aldığı cumhuriyet, 17 Ocak 1947 yılında İran rejimi tarafından yıkıldı ve 31 Mart 1947 yılında Qazi Muhammed idam edildi. Kürt Cumhuriyeti'nin yıkılmasıyla Molla Mustafa Barzani çatışmalardan sağ kalan peşmergeleriyle Sovyetler Birliğine geçer.

Mahabad Cumhuriyeti döneminde "Ey Reqîp" adlı şiir Kürtlerin ulusal marşı olarak kabul edildi.

DÜN KÜRT YOKTU BUGÜN KURDISTAN
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri Türk Devleti’yle Kürt halkı arasında bazen komik, bazen trajik, bazen de trajikomik olaylar yaşanıyor. Yaşananlara baktığımızda, kızmak mı, gülmek mi yoksa ağlamak mı gerekir, doğrusu bilemiyorum.

Bildiğiniz gibi son yıllara kadar Türk yöneticileri, Kürt varlığını hep inkar ederlerdi. Bu süre içinde anlı şanlı Türk bilim adamları, Kürtlerin Türk olduklarını ispat etmek için, günümüz insanlarını güldüren bilimsel teoriler üretip durdular. Kürt aydınları da, işkence, hapishane ve ölümü göze alarak, bu yalanlara karşı çıktılar. Kürt diye bir halkın olup olmadığı üzerine yürütülen bu tartışmalar yüzünden, çok acılar yaşandı, zaman kaybedildi, buna rağmen geri kalmışlık zinciri kırılamadı.

Türk yöneticileri, 82 yıldır Kürtlerin insani ve ulusal haklarımızı ayaklar altına aldılar. Kürtçe konuşmamızı ve yazmamızı yasakladılar. Binlerce Kürt yurtseverlerine işkence yaptılar, zindanlara attılar. Köyümüzü, tarlalarımızı, ormanımızı yakıp yıktılar. Bizleri sokak ortasında öldürdüler. Önderlerimizi dar ağaçlarında astılar.

“Kürt diye bir halk yoktur” dediler, ama binlerce Kürdü,”Kürtçülük yapıyor” diyerek yargılayıp cezalandırdılar. “Kürtçe diye bir dil yoktur.” dediler, ama Kürtçe olan milyonlarca kaseti topladılar; tonlarca gazete, dergi ve kitabı toplatıp yaktılar.

Türk devleti “Kürt yoktur.” dedikçe, binlerce Kürt aydını, köylüsü, zaman zaman ağası, beyi, şeyhi ve dedesi “Biz kürdüz.” diyerek bu ret ve inkar politikasına karşı mücadele ettiler. Bu kararlı direnç sonucunda Türk devleti, başını taşa vura vura Kürt gerçeğini kabul etmek zorunda kaldı. Yani Kürt halkı, içinde bulunduğu zor koşullara rağmen, büyük bir özveriyle direnip varlığını bunlara zorla kabul ettirdi.

Şimdi de beylerimiz “Kürdistan diye bir ülke yoktur.” diyorlar. Belli ki, bu konuyu da kendilerine ayni yöntemle kabul ettirmek zorundayız. Sağlık olsun, biz her konuda olduğu gibi bu konuda da üzerimizi düşen görevimizi özveriyle yerine getireceğiz. Gerisini de onlar düşünsün.

Kürdistan, asırlardan beridir dünya haritalarında yer alıyor. Ama beylerimiz bunu bir türlü kabul etmiyorlar. Türk aşiretleri bundan 930 yıl önce geldiklerinde, bu coğrafyada, Bizanslılar, Kürtler, Ermeniler ve Pontuslar oturuyordu. Onlar, istila ettikleri bu coğrafyadaki tüm isimleri değiştirdiler. Kostantinpolis, Kılikya, Karya, Millet, İonya, Anatoliya’yı; Amed, Tuşba, Çolamerg, Ruha, Agıri, Dersim, Cizirê Bota isimlerini Türkleştirerek, buraları Türklerin anayurdu haline getirdiler. İstila ettikleri bu coğrafyanın ismini de Türkiye koyarak uyduruk bir ülke yarattılar.

Şimdi bu beylere, “İyi güzel, diyelim ki sizin dediğiniz gibi, bu coğrafyada Kürdistan diye bir ülke yok. Peki Türkistan diye bir ülke var mı?” diye sorsak ne cevap verirler acaba? Peki, Türkistan adında bir ülkesi yok mu? Var elbette. Ama orası, batısı bugün Türkistan adıyla bir devlet, dogusu da Çin sınırları içindedir. Sen kalk kendi ülkeni başkasına terk et, sonra gel başkalarının yurdunu işgal edip üzerine yat. Tüm coğrafi isimlerini Türkleştir. Sonra kalk, coğrafyanın gerçek sahibinin varlığını inkar et. Onları yok say ve yok etmeye kalk. Oh! yemede yanında yat. Yok ya, anan güzel mi?

Bu sütundan tüm Türk büyüklerine sesleniyorum. Çok değil 90 yıl önce çizilmiş bir haritada, Türkiye adında bir ülkenin olduğunu bana göstere bilir misiniz? Ama bin yıl önce çizilmiş her haritada Kürdistan isimli bir ülkenin var olduğunu görebilirsiniz. Bu durum karşısında hala “Kürdistan diye bir ülke yoktur.” Diyerek nereye varmayı düşünüyorsunuz?

Başınızı taşa vura vura, Kürt varlığını nasıl kabul ettiyseniz, Kürdistan’nın varlığını da öyle kabul etmek zorunda kalacaksınız. Sakın, “Dişimizi sıkalım, gün gelir Kürt toplumundaki taşlar biter” diye boş hayallere kapılmayın. Biz de taş, görevini yapacak çok insan malzemesi var. En iyisi gelin, siz bu kafayı değiştirin. Ne sizin kafanız kırılsın, ne de bizim taşlarımız eza ve cefa çeksin.

Biz bu ülkenin gerçek sahibiyiz. Siz, kendi ülkenizi başkalarına bırakıp, bizim ülkemize göç ettiniz. Biz, sizi misafir gibi ağırladık. Aradan uzun bir zaman geçti. Der demez, artık aileden biri haline geldiniz. Ama sizler bununla yetinmiyorsunuz. Hem ülkemizi sahip çıkıyorsunuz, hem de bizi kendinize ortak olarak kabul etmiyorsunuz. Dünyada insaf denilen bir şey var. Sizin atalarınızın sözüyle, “Dağdan gelip bağdakini kovuyorsunuz.” Bu kadar da insafsızlık ve vicdansızlık olur mu?

İŞTE HAKİKATLAR BUNLAR

çok teşekkürler böyle bir çalışma için ne kadar tşk etsem azdır biji aşıtiiiiiiii

dunyanın hıçbıryerınde bız kurtler gıbı durust savaşçı dırenışçı ulus yoktur ayrıca tarıh şunuda soyluyor her turlu kotu mualemeye rağmen bız kurtler dırenışımızı gostermışızdır

ağzına sağlık bıra hekes hed hu bızun

kardes kim dedi kürt tarihi yok var tabii ki ama nedense türkler kadar kürtlerde nefret ediyor birbirlerinden aceba soriyorum madem ya sev ya terk et konusunu iyi bilyiorsun aceba anlat bakalim kendi tarihini ne kadar bilyiorsun anlatmaya Hz Nuh aleyhisselamin zamanindan basla ve anlatirsan cok sevinirim öyle bos bos konusmakla olmyior. Almanyada dogdum ve almanyada okyiorum Tarih bölümünü

tarih boyunca hep yiğitlik ve özgürlük kavgasını vermiş bu mazlum halk hala bağımsızlık savaşı veriyor ve sanki bütün kullar ve yaratıcı karşısına dikilmiş ve bu mücadeleye karşı direnç göster,iyorlar ama bilinmeliki tarihin her sahnesinde iz bırakmış olan biz kürtler direnerek ve kendi kültürümüzü yaşatarak onları derin bi yenilgiye uğratacağız...

bağımsız kürt devleti, bölgede israil terörist devleti gibi bir misyona sahip olacağından hareketle bölgede bitmeyecek bölgesel bir etnik çatışma riskini bağrında taşımaktadır.

bu nedenle ulus devletten ziyade, sınırların kaldırılarak toplumların kendini özgürce ifade ettiği özgür komünlere(topluluklara) dayalı bir konfederal yapılanmanın, yeni yüzyılda bölgede çözüme en yakın duruma yol açacağına inanıyorum.

yoldaşça selamlar...

kürt tarihi hakında yapılmıs bu calışma gecekten mükemmel büyük mezopotamyanın yıllardan beri kürtlere evsahipligi etmis ve bu evrensel olarakta kabul edilmiştir bu kaynagınızdada bunları tekrar tekrar teyit ediyoruz yaptıgınız bu fevkaladenin fevkinde calısma için sizlere bütün kürtler adına tesekkür ediyorum.......

Bu gun zazaya sordugun zanan kürtmüsün ? hayır zazayım der sizce naden cünkü tarihini bilmedigi icindir bilmiyorlarki kökleri kürtlerden geliyor tamam dilleri kürtceden biraz varklı ama hakkarin konustugu kurcede botanın kürcsiyle aynı degildir ama iksinin dili kürce iki taradta kürtdür inkarda etmiyorlar kürt olduklarını . kimse demsin zaza ayrı bir ırktır zazanın koku kurt dür

kürt halkIının asil gençleri artk inkara we zülme yeter demenin zamanı geldi....BİJİ KÜRDİSTAN...

gecmişte hep ihanete uğrayan kürtler inşaallah bundan böyle birlik ve beraberlik içinde yaşarlar ve devlet kurarlar.
bu yazıyı okuyupta masal sananlara bir sorum var:kürtler marstan mı geldi yoksa ALLAHın var ettiğini inkar mı ediyor musunuz?(tabiki ALLAHın varlığınıda inkar etmiyorsanız.)şunu unutmayalımki despot rejimler yıkılmaya mahkumdur ve yıkılacakta.....

kürt tarihçi cemşit bender hz ömerin askerlerinin diyarbakırda 30.000 kürdü ilamı kabul etmedikleri için kellerini kestiğini belirtmektedir.kürt tarihi ile ilgili kapsamlı bilgi arayanlar cemşit bender e bakabilirler.

ınsanlık adına bu yazanı öncelikle tebrik edrım bızler yıllarca osmanlının ıyınıyetlığinden islama olan hızmetınden başka birşey öğretmedıler daha sonralarında atatürkün getirdiği islahatlarda tarihe damgasını vuran kürtlerden şuana kadar zerre kadar bir harf dahı görmedim bu anlamda kürt gençlerın tarıhını bılmesı çok önemlıdır tarıh günümüzün aynasının olduğunun unutulmaması gerekır yalnız şunu belirtmek gerekır kürtler tarih boyunca kendı kendıne kırdırmayı ıhanet yapmasını bilmiştir tarih adına üzücü bir olay günümüzde ise uyanmasını bilmiştir saygılarımla

evet bız zaten ne oldugumuzu ne de kadım bır halk oldugumuzu bılıyoz ama bunu ne yazık kı yobaz soven mılıyetcı ınsanlara anlatmak cok zor oluyor ama e n onemlısı bız varız nuh nebiden bu yana yasin özgür bırleşik kürdistan

Evet yine diyorum KANIMIN SON DAMLASINA KADAR KÜRDÜM BUNU KİMSE DEĞİŞTİREMEZ. Arkadaşlar bu yazıyı hepsini okumaya çalıştım ama zamanım yetmedi fırsat buldukça okuyacam hepsini ayrıca dikatimi çeken bir zaza arkadaşımız diyorki bu kurmançlar ben kürdüm kürdün zazası kurmacı ve soranı yok. lütfen dostum benim de tanıdık zaza arkadailarım var biz burda neyin tartışmasını yapıyuruz yapılan ihanetler kaleşlikler herpimiz birlikte çekmedikmi yıllardır doğuda güney doğuda bu dava oğruna kendini feda eden insanları düşünelim bizim yaramız içten arkadaşlar lütfen bece bi vicdan sahibi insan çok basit tartışmaları bırakıp kendilrini bu dava için feda eden kardeşlerimiz düşünelim düşünelim ki kimleri dost edinmişiz iyi tanıyalım çok geç olmadan iyi tanıyalım..... gelli bırano em zaza kurmanç soran fıka me tıneye birina me yeqe werin em tev hevdo bıgrın bese eva çend hezar salın dıjmın lı ser serime bese em cave xwe vekın ev doza ha ne emın teniye eme hemiyane eger iro bıraye mın bıkujın sıbe zazanji dıkujın dı sıbe sorana ji dıkujın disa wın tızanın gelli bırye heja jı we hemiyanra şev baş

senın amacın ne

Arkadaşım;
Kürt ulusunun bu baskılara özgürlük kısıtlamalarına uğramasının sebebi yapılan ırkçılıktır.Sende onlar gibi davranma.Türkler diye bir ulus a yükleme.Faşist devlet diyelim ona.

Bu metinde gerçeklik payı olan kısımlar mutlaka vardır ama birde zamanın koşullarına göre olayları değerlendirmekte fayda var ben anadoludda yaşayan milyonlarca insan gibi melezim yani hem türk hemde kürt kökenlerim var. türkler yoğun olarak kürt coğrafyasına 1000 yıl öncesi yerleşmeye başladılar bu coğrafyada birçok etnik topluluk vardı bunlar arasında islamı baskın kimlik olarak görenler çoğunluktaydı yada bir çoğu islamlaşıyordu.anadoluda ki halkları etnik olarak incelersek rum ermeni arap kürt türk gibi pek çok unsuru barındırdığı görülecektir.üstelik ırkçı yaklaşımlar son 2-3 yüzyıldır insanlar üzerinde etkilidir.daha öncesinde islam kültürü ile geçirilen 7 yüzyıl boyunca islam hüviyetini taşıyan millettler sürekli bir etnik karışıma tabii olmuşlardır.
Etniksel davranışların egemen olduğu günümüzde bile kürt -türk karışması hızla sürmektedir. dünyanın heryerine 2 asırdır egemen olan ırkçı yaklaşımlardan ülkemizde nasibini almıştır.bu yaklaşımın sonucunda bir çok yanlışta yapılmıştır. anadolu coğrafyasının her yanına dağılmış kürt gerçeği ve kürt türk ortak mirası varken sanki homojen olarak ayrılmış toplumlar varmış gibi düşünmek doğru mu?kürtlere dil ve kültür hakları tanınmalı ama ayrı bir devlet talebi sosyal gerçeklere uymuyor.ve ne yazıkki ne şimdi ne de gelecekte tüm halkımıza yarar getirmeyeceği ortadadır.saygılarla...

bazılarının kürtlere bazılarının da türklere yaptığı hakaretlerin arkasında bence diyaloğu engelleme çabası yatıyor. yani bu yazılar bilinçli olarak yazılıyor amaç ortada gerginliği arttırmak
bu nedenle hakaretten başka fikir kırıntısı bile taşımayan bu yazılara bakıpta gaza gelmeyalim...

ilk önce bu yazıyı hazırlayana teşekkür ederim.ben bu yazıyı kürt tarihine ınanmayanlara gösterdım... sonuç ben haklı cıktım..:spas

KurtuLuş Savaşlnda TÜRK-KÜRT-ARAP-TÜRKMEN vs. ayrımLarı yapıLmadan omuz omuza sırt sırta düşman askerleriyle savaşılmıştır şimdi neden böyLe bir ayırım ortaya çıkıyor ki...bn bu ayırımı bir TÜRK GENCİ oLarak anLamıyorum ve herkesin ırkına saygı duyuyorum...

sız turkler acaba siz kendi tarihınizi dogru olduguna inanıyormusunuz şerefın varsa araştır

kafam almıyor diyor arkadaş yazısın da dogal bu olay zaten başka insanların kültürünü tanıtıp onlara saygı gösterseydi belki kafası çalışırdı. bu sadece bir eleştiydi üstüne al ve kandine bir şans ver ve şunu yap: türkiye sadece size ait değil bunu nil saygı göstermezsen senin de başını eze eze saygıyı öğretiriz.

imha ve inkar ile hiç bir yere varamazsınız., bir halkı yok sunuz demekle yok edemezsiniz.
dün vardık bugün de varız yarın da var olacağız.yarın bugün gibi değil 550.000km lik bir ülke ,dünya petrollerine hükmeden . tüm enerji koridorlarının geçtiği ve komşularıyla barışık laik demokratik bir ülke olarak var olacaktır.

Kürt degilmiydi!!!??? Evet kürttü! kudüsü, kutsal topraklari kurtaran sallahadine eyyubi gibi biri cikip gelecek ve kürt kimdir, nerden dir ve su teknolojinin bukadar gelisdigi ve hiristiyanlarin dünyaya hüküm ettigi yeni bir bin yilda ancak ve anca onun gibi biri gelipte 1100 yil önceki gibi kütsal topraklari KÜRDISTANI kurtaracaktir sadece KÜRDISTANI degil filistin, irak veya afganistan gibi hiristiyanlarin zülmünün altinda olan bütün müslümanlari kurtaracaktir! Büttün kalbimlen inaniyorumki bir gün gelecek ki türklerinin gelecegini bille kürtker kurtaracaktir.... selamlar ben seyfeddine nasiri......

devletlerin yanlızca kagıt üzerinde toplumsal hayatı düzenleyen mekanizmaları denetleme vede düzenlemesini yapacagı bununlada kalmayıp devletlerin sınırlarının semboik olarak kalacagı dünya halklarının degilde dünya halkının var olacagı yeni dünya düzenine ramak kala dahalen dogru olup olmadıgı resmi kaynaklara veyahutta tarihi öneme haiz yansız arşivlere dayandırılmadan sırf kendi yandaşlarınıza bir mesaj yada kin duygularını körüklemek için bin yıllardır kardeş kardeş yaşamış hatta aynileşmiş etle tırnak gibi birbirilerini tamamlayan kürt ve türk halklarına yapmış oldugunuz bu ihanet kokan kin ve nefret dolu yazınızı şiddetle kınıyorum.ha unutmadan türk şovanistlerinden ne kadar nefret ediyorsam kürt şovanistlerindende o kadar nefret ediyorum.zaten toplumu geren milletin huzurunu kaçıran siz ve sizin gibi ırkçı zihniyete sahip insanlar degi mi ? ayrıca şunuda belirtmek istiyorum ben sapına kadar kürt oglu kürdüm ama hiçbir zaman kürtlügümü insanlıgımdan üstün görmedim ve görmeyecegimde.ayrıca başı dogum sonu ölüm olan dünyada onurluca yaşamak varken neden daglarda öleyimki.emin olun ülkem türkiye daha çok demokrasi için mesafe alırken bizler ne oluyorki hayal olan olsada aşiret sistemiyle baskıcı fakir bir kürdistanda yaşıyalım ki? arkadaşlar ben iddaa ediyorum hangi kürt var ki bu memlekette kriterleri saglayıpta istedigi yere gelmemiş? okuyan olursa yada yayınlanmasına müsaade edilirse gelin demokrasi yolunda atalarımızın kan akıttıgı can verdigi bu topraklarda var olan ata yadigarı bu devleti 75 milyon vatandaşımız hatta yarınlarımız için el ele gönül gönüle daha demokratik daha yaşanabilir bir ülke yapalım! ne dersiniz?

Arkadaşlar lütfen! Bakıyorum yazılan bilimsel ve doğru saptamaların yanı sıra bir sürü komik ve gerçeklerin işine gelen kısmını görüp,işine gelmeyen kısmını görmezden gelenler çoğunlukta.
Bence uyanık olup aklınızı başınıza almanın zamanıdır.Bütün olanlar dün de olduğu gibi emperyaliz'min oyunudur.Hem sosyalizm'i savunacaksın hem emperyalizm'in açtığı yoldan giderek ona karşı mücadele edeceksin.Çok komik çoook. İlk fırsatta satılırsınız emperyalist destekli sosyalistler...
Çıkarı ile

ha kürt ha türk olmussun senin icin ne ifade ediyor sen insan olamadikdan sonra .keramet irkinda degil insanliginda sen onu kesfedemedikden sonra ne ifade edersinki. unutmaki sen o veya bu degil cingene olarakda dünyaya gelebilirdin,o zaman utanacakmiydin.ben senin kim olduguna degil. tasigin insani degere bakarim.ben türküm ama seviyorum kürt kardeslerimi . biz ademin cocuklari vede kardesiz.olmayan olgunlasmayan beyni gelismeyenlerimiz kavga pesinde.bu kargasa fitne degilse nedir,senin gücsüzlügün,yalnizligin cakallar icin firsattir.bak irakin durumunada ders cikar kendine,
neyiniz eksik ne vermediler sana.bu devlet senin degilse kimin.neyi paylasamiyorsunuz,basbakaninizmi pasanizmi.cumhur bask nizmi olmadi.^1915 de ermeni katliami iyi okuyun kürt irkina yapilmadimi yapildigi yerlere bakin.kürt 2 ci sinif vatandasmi saniyorsunuz.cok selam.

işte bu kürt tarihinde anlatılan gerçekleri görmemezlikten gelen türk yöneticileri uyanın artık ve dogruları görün ve ona göre hareket edin yalnız bir çift sözümde kürt mücadelesini verenlere bence bugünkü duruma gelmemizde belki sizlerin eksik mücadelenizden ve meclisteki milletvekilerimizin asimile olmasından kaynaklanan bir sondur herkes bundan kendine bir pay çıkarsın süphesiz herşeyin hayırlısı olsun tüm kürt ve türk kardeşlerime slm olsun ROJBAŞ

öncelikle bilinmesi gereken şey şudur kürtler ne arap,ne acem, ne de türktür...kürtler kendilerine özgü tarihi,dili kültürü olan bir MİLLETTİR ve kendi iradeleri dısında bölünmüş birbirinden koparılmıs.bu yazılanlara inanmak bundan sonra gelir önemli olan, bilinmesi gereken geçek budur.Kürtler dünyada devletsiz en büyük millettir ve her milletin sahip oldugu gibi kendi kaderini tayin etme hakkı vardır bırakında biz kendi kaderimizi tayin edelimm!!!!

IRKÇILIK YAPAN BİZDEN DEĞİLDİR... "HZ. MUHAMMED" MÜSLÜMANSANIZ BUNUN ÜSTÜNE LAF SÖYLEMEYİN...

Türkler ve Kürtler birbirlerini kardeş bilmiş, beraber kurtardıkları bu vatanın her tarafına yerleşmişler, şimdi neyin ayrı devleti kurulucak, başka ülkelerdeki gibi iki ayrı çoğrafyada yaşayan iki ayrı toplum ortada yok birbirine karışmış iki millet var, Fotoğraf şu Kürtler artık türklerle birlikte yaşamayı tercih etmiş ve vatanın her tarafına dağılmışlar,sonuç olarak, Türkiye üzerinde homojen bir kürt bölgesi artık kalmamıştır. Dolayısıyla akıl ve mantık bundan sonra da kardeşce yaşamayı emretmektedir. zaten bu işin başkada çaresi yoktur. Hepimiz aklımızı başımıza alalım. Dış güçlerin Ermenilerin oyununa gelip birlikte yok olmayalım.

yaptığınız bu calışma için sizlere teşekür ederim.ülkesini ve ırkını seven her kürt genci için gercekten çok önemli bir calışma. bence bu çalışmayı tüm kürt genclerinin okuyup öğrenmesi lazım ve tarihini bilmesi lazım.bizlere yonetilen sorulara ancak böyle cevapm verebiliriz
yapıla suclamalara karşı ancak bu şekilde direne biliriz.gercek bir kürt genci kalemiyle aklıyla savaşarak
düşmanını bağlub edendir.

Diyelimki Kürt devleti kuruldu, nasil olacak? Kürt`ler Kürdistan sinirlari icinde yasayan diger köklere sahip insanlarla, Türkmen, Ermeni, Yahudi, Arap, Yezid, Zaza v.s. birlikte yasayacak.
Bu köklerden gelen insanlar, Ermeni kökenli Kürt, Türkmen kökenli Kürt olarak tanimlanacak. Kürdistan vatandasi olacaklar, Resmi dil kürtce olacak, ordu Kürt ordusu olacak, Bayrak Kürt bayragi olarak tanimlanacak v.s..v.s. Baska türlü olmasi mümkün degil, bu Dünyanin heryerinde ( istisnalar haric ) böyledir. Bir istisnada Ortadoguda yapilabilinir denilecek olursa, bu sanal alemde ucanlarin gercekleri idrak edememesidir, sonlari tarih boyunca hep hüsran olmustur. Simdi gelelim KÜRT FASISTLERINE, KAFATASCILARINA; yukarida birisinin yorumunda, ama günlük yasamimizda yüzlercesine rastlanilan ve Hayal dünyasinda uydurulan Kürt devletlerine bende biraz zaman ayirsam, 150 isimde ben eklerim. Ayrica herkese Türkiye`nin Etnik yapisi adli kitabi okumalarini tavsiye ederim yazari Ali Tayyar Önder, icinde bilimsel tespitler var, örnegin Kürt nüfusun 5 Milyon
oldugu gibi ( Türkiye`nin nufüsu 75 Milyon). Evet, yukarida örneklemeye calistigim olasi bir Kürdistan`da yapilanma nasil olur belittim, tipki bir Almanya (*), Fransa, Italya örneklerinde oldugu gibi. Eger bir devlet böyle yapilaniyorsa TÜRKIYE`dede baska türlü olmasi mümkün degildir. Kürt irkcilarinin bu konuda Türkiye`ye yönelik elestirileri tamamen maksatlidir. Amac Türkiye`den toprak koparmaktir, bu kabul edilir bir talep degildir. ( Almanya (*) federal bir yapiya sahiptir, ama Almanya`da her bölge insani kendini ALMAN olarak tanimlar ve bu federatif yapilanma bu yüzden Almanya`ya uygundur ) Sonuc hakkidir Türk milletinin resmi dilinin türkce olmasi, hakkidir Türk milletinin Türk bayraginin olmasi, hakkidir ordusuna Türk ordusu demesi, hakkidir Türk milletinin kökeni nerden gelirse gelsin insanini irkcilik yapmadan bagrina basmasi, ona Türk kardesim, yurttasim demesi. ( örnegin bunun tersini Almanya`da yasayanlar bilir, sen Alman vatandasi olursun ama Alman seni Alman olarak görmez, istemez, kabul etmez, bu Polonya`dan, Rusya`dan v.s. gelen insanlarada aynidir.)
Herkes kökenini bilsin ama önce ben Türk`üm demesini ögrensin.
Bazen okuyoruz KARDESLER CINNET GECIRIP BIRBIRLERINI ÖLDÜRÜYOR, KIZIP ASAGILIYOR, HAKARET EDIYOR ve bu bireysel olaylar Dünyanin her yerinde oluyor ve tabi bizde de. Fakat birde toplumsal yani var. Ve BIZIM bu CINNETI önce toplumsal boyuttan cikarip yok etmemiz gerekiyor. Bizler etnik kökenimiz ne olursa olsun TÜRK`küz , yani Türkiye`li filan degiliz, bu Türkiye`lilik sözü EMPERYALISTLERIN bir dayatmasidir. Bu TÜRK`üm sözünü her Yurtsever gururla söylemeli, NE MUTLU TÜRKIYE`LIGIM veya NE MUTLU TÜRK OLANA DEGIL, LÜTFEN , ULU ÖNDERIMIZ ATATÜR`ÜN dedigi gibi NE MUTLU TÜRK`ÜM DIYENE ! ! Ey Kürt kökenli Kardeslerim, asagilik komplekslerine kapilmayalim, cekinmeden Türk`küz diye söyleyin, kökeninizide ifade edin tabi. Bu ülkede bir cok , etnik kökeni degisik olan Türk var ve onlar bunu Ben Türk`üm ama etnik kökenim su veya bu diye ifade ediyorlar.Sizde böyle söyleyin ( Etnik kökeni Kürt olan bir coklari gibi ) Bu gidisé karsi hepimiz bir seyler yapmazsak, bir gün oluk gibi kan akacak, kimse akarsa aksin ben korkmam gibi aptalca Kahramanlik, Yigitlik edebiyati yapmasin. Hepinizi cok seviyorum. Dostca Selamlar

ŞEDDADİLER

Kürd kökenli Şeddadi sülalesinin 951’den 1174 yılına kadar, başka bir değimle 223 yıl (951-971 yıllarında Divin’de, 971’den itibaren Gence’de) hükümran olduğu tarihten bellidir. Bu süreçte Muhemmed İbin Şeddad’dan başlayarak Şehinşah’a kadar 20 Kürd hükümdarı Azerbaycan’da iktidarda olmuştur.

Şeddadilerin hüküm ettikleri arazilerde kuruculuk çalışmaları yürüttükleri; durmadan yollar, köprüler, camiler inşa ettirdikleri tarihten başka bir tarihi gerçektir. Ünlü Gence depreminde yerle bir olan Gence kentini Şeddadiler kısa zamanda yeniden kurmuş, eskisinden daha güzel bir başkent yaratmışlardı.

Bir çok kadim salnameciler Şaddadi hükümdarlarının yaratıcı yaklaşımlarından, adaletinden hayranlıkla bahsetmiştir. Özellikle Gence’de 18 yıl devletin başında olmuş, adaletli ve müdrik ve uzak gören (basiretli) kişiliğinden sık sık söz açılan Ebulesvar Şavur’un iktidar dönemi, bir çok önemli yapıtın tarihe mal olduğu yıllar olmuştur. Şavur döneminin günümüze kadar gelip çatan en ünlü abidesi, şuan birkaç tanesi Gürcistan müzelerinde korunan Gence kapılarıdır. Şaddadilerin diğer bir ünlü yadigarı ise hala da Araks nehri üzerinde tüm azameti ile duran Xudaferin köprüsüdür. Bu köprü Şeddadi hükmüdür Fezl’in döneminde inşa edilmiştir. (“Azerbaycan tarihi”, Baku, 1994, sayfa 283)

Klasik Azerbaycan şairi Getran Tebrizi’nin Şeddadi hükümdarlarına yazdığı yüzlerce mehdiye, gite’lerde onların yarattıkları maddi değerlerden öz edildiği gibi, kendileri de bölgenin eşi olmayan muhteşem kişilikleri olarak nitelendirilmiştir. Tebrizi, Şeddadi Ebdulhasan Eli Leşkeri’ye 20’den fazla, Ebdülxelil Cefer’e 30’dan fazla mehdiye ve gaside yazmıştır. Getran Tebrizi’nin Şeddadi hükümdarları hakkında yazdığı gitelerin sayısı 150’den fazladır. (Getran Tebrizi, Divan, Azerbaycan Bilimler Akademsi yayınevi, Baku, 1967).

cahillere duyrulur .sizin kardeşleriniz bile bizden bahsediyo tarihlerinde .ayıp ayıp!

Yukaridaki masalcilara karşılık olarak Kürtlerin menşei sorunu düşündüren bir konudur.Bu konuda günlük politikalardan sıyrılamamış bazı yabancı tarihçilerin yazdiklari Sanırım Kürtler arasında da tarihçi duyarlılığından uzak bu kitaplar ırkçı heyecanlarla dikkat edilmeden okunup kabul ediliyor. Kürt adı İran,Arap ya da Bizans kaynaklarında Türklerin Ortadoğu coğrafyasına geldiği 11.yüzyıla kadar hiç geçmiyor. Bu yüzyıldan itibaren İslam kaynaklarında Ekrad (Kürtler) çoğul ismine tesadüf edilmeye başlanmıştır. Kürtlerin dil ya da etnik bakımdan Hint-Avrupalı olduğu kesin olmasına karşın eski Türk kaynaklarında bir sözcük olarak Kürt’e rastlamak mümkündür.H.Namık Orkun’un Eski Türk yazıtlarını derlediği aynı adlı eserinde bir Kürt urungu beyinden söz ediliyor. Macar boylarından Gyarmat’ın sıfatı da Kürt idi.( İbrahim Kafesoğlu - Türk Milli Kültürü -Macarlar bölümü-). Bütün bunlar Kürt sözcüğünün Türkçe’de mevcut olduğunu kesin olarak gösterirken, acaba bütün bunlar bu adın Türkçe olduğunu gösterebilir mi? Şahsi kanaatim bu yönde.Zira günümüzde Kırmançi,Zaza,Gorani,Sorani gibi etnik ve dilsel grupların her biri kendine ya da diline Kürt/Kürtçe demez.Ortak Kürt söylemi çok yeni bir durumdur ve günümüze kadar uzanan son yüz yıllık geçmişte değişik global politikalar tarafından desteklenerek zihinlere yerleştirilmektedir. Bu durumda tarihin derinliklerinde Kürt sözcüğüne benzer (Guti gibi) ad taşıyan topluluklara dayanma çabasının boşluğu ortaya çıkar.
Bugünkü Kürtlerin yaşamış olduğu coğrafyaya bakarak aynı coğrafyada kurulmuş bütün medeniyet ya da devletleri mesnet olarak kullanıyor. Ancak sözünü ettiği Mitanni uygarlığını oluşturan Hurri halkının dil özellikleri incelendiğinde Kafkas kökenli, büyük bir olasılık ile de Çeçen oldukları kuvvetle muhtemeldir.Mitanni Devletinin hükümdar ailesi ise Hint kökenlidir. Mervani ve Şeddadi devletlerinin Arap kökenli oldukları ise İslam kaynaklarında açıkça belirtilmektedir. Gor ile eğer Gurlar kastedilmişse onlar da Afganların atalarıdır. Geçmişteki uygarlıkların yaşadıkları coğrafyada bugün yaşıyor olmak onların mirasçıları olduklarını gösteriyorsa bugünkü Türklerin de rahatlıkla Hitit,Frig ya da Lidya uygarlıklarına varis olması gerekir!
Kürtlerin ana yurdu ise Kuzey Irak ile İran’ın kuzey-batı coğrafyasıdır.Doğu Anadolu Malazgirt savaşı ile başlayan süreçte Selçuklu-Harezmşah-Karakoyunlu ve Akkoyunlu sürecinde Türkmen yurdu olarak kalmış,buradan geçen Avrupalı seyyahlar bu coğrafya için Turkomania ismini uzun yüzyıllar kullanmışlardır.Bölgenin Kürt hüviyeti kazanması Safevi Devletinin kurulmasıyla birlikte Çoğu Alevi olan bölge Türkmenlerinin Azerbaycan’a göçü yanında Yavuz Selim’in Sünni Kürtleri bölgeye kaydırmasıyla alakalıdır
Ayrica asagidaki Selahaddin Eyyubi ile ilgili yazilanlari okuyun, degerli arastirmacilar!!
Selahaddin Eyyubi: 12. yüzyıl Arap yazmasından
Selahaddin Eyyubi (Arapça: صلاح الدين الأيوبي, Kürtçe: صلاح الدین ایوبی)(1138 - 1193), Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin sultanı ve Eyyubi hanedanının ilk hükümdarıdir. 2 Ekim 1187'de Kudüs’ü Haçlılardan alarak kentte 88 yıl süren Hristiyan egemenliğine son vermiş, Hıristiyanların misilleme olarak düzenledikleri III. Haçlı Seferi’ni etkisiz hale getirmiştir.
Etnik kökeniBazı tarihçiler tarafında Eyyubi hanedanı ve Selahaddin Eyyubi'nin Kürt asıllı olduğu iddia edilmekdedir.
Selahattin Eyyubinin kardeşleri dahil pek çok yakın akrabası öz be öz Türkçe isimler taşımaktadırlar. Kardeşler arasında Turan, Tuğtekin, Böri vardır. Eşlerinden biri Unar Bey kızı Amine, iki eniştesi Umaroğlu Sadettin Mesud ve Muzafferuddin Gökböri ve yeğeni Karakuş Türktürler.

Diyelimki Kürt devleti kuruldu, nasil olacak? Kürt`ler Kürdistan sinirlari icinde yasayan diger köklere sahip insanlarla, Türkmen, Ermeni, Yahudi, Arap, Yezid, Zaza v.s. birlikte yasayacak.
Bu köklerden gelen insanlar, Ermeni kökenli Kürt, Türkmen kökenli Kürt olarak tanimlanacak. Kürdistan vatandasi olacaklar, Resmi dil kürtce olacak, ordu Kürt ordusu olacak, Bayrak Kürt bayragi olarak tanimlanacak v.s..v.s. Baska türlü olmasi mümkün degil, bu Dünyanin heryerinde ( istisnalar haric ) böyledir. Bir istisnada Ortadoguda yapilabilinir denilecek olursa, bu sanal alemde ucanlarin gercekleri idrak edememesidir, sonlari tarih boyunca hep hüsran olmustur. Simdi gelelim KÜRT FASISTLERINE, KAFATASCILARINA; yukarida birisinin yorumunda, ama günlük yasamimizda yüzlercesine rastlanilan ve Hayal dünyasinda uydurulan Kürt devletlerine bende biraz zaman ayirsam, 150 isimde ben eklerim. Ayrica herkese Türkiye`nin Etnik yapisi adli kitabi okumalarini tavsiye ederim yazari Ali Tayyar Önder, icinde bilimsel tespitler var, örnegin Kürt nüfusun 5 Milyon
oldugu gibi ( Türkiye`nin nufüsu 75 Milyon). Evet, yukarida örneklemeye calistigim olasi bir Kürdistan`da yapilanma nasil olur belittim, tipki bir Almanya (*), Fransa, Italya örneklerinde oldugu gibi. Eger bir devlet böyle yapilaniyorsa TÜRKIYE`dede baska türlü olmasi mümkün degildir. Kürt irkcilarinin bu konuda Türkiye`ye yönelik elestirileri tamamen maksatlidir. Amac Türkiye`den toprak koparmaktir, bu kabul edilir bir talep degildir. ( Almanya (*) federal bir yapiya sahiptir, ama Almanya`da her bölge insani kendini ALMAN olarak tanimlar ve bu federatif yapilanma bu yüzden Almanya`ya uygundur ) Sonuc, hakkidir Türk milletinin resmi dilinin türkce olmasi, hakkidir Türk milletinin Türk bayraginin olmasi, hakkidir ordusuna Türk ordusu demesi, hakkidir Türk milletinin kökeni nerden gelirse gelsin insanini irkcilik yapmadan bagrina basmasi, ona Türk kardesim, yurttasim demesi. ( örnegin bunun tersini Almanya`da yasayanlar bilir, sen Alman vatandasi olursun ama Alman seni Alman olarak görmez, istemez, kabul etmez, bu Polonya`dan, Rusya`dan v.s. gelen insanlarada aynidir.)
Herkes kökenini bilsin ama önce ben Türk`üm demesini ögrensin.
Bazen okuyoruz KARDESLER CINNET GECIRIP BIRBIRLERINI ÖLDÜRÜYOR, KIZIP ASAGILIYOR, HAKARET EDIYOR ve bu bireysel olaylar Dünyanin her yerinde oluyor ve tabi bizde de. Fakat birde toplumsal yani var. Ve BIZIM bu CINNETI önce toplumsal boyuttan cikarip yok etmemiz gerekiyor. Bizler etnik kökenimiz ne olursa olsun TÜRK`küz , yani Türkiye`li filan degiliz, bu Türkiye`lilik sözü EMPERYALISTLERIN bir dayatmasidir. Bu TÜRK`üm sözünü her Yurtsever gururla söylemeli, NE MUTLU TÜRKIYE`LIGIM veya NE MUTLU TÜRK OLANA DEGIL, LÜTFEN , ULU ÖNDERIMIZ ATATÜR`ÜN dedigi gibi NE MUTLU TÜRK`ÜM DIYENE ! ! Ey Kürt kökenli Kardeslerim, asagilik komplekslerine kapilmayalim, cekinmeden Türk`küz diye söyleyin, kökeninizide ifade edin tabi. Bu ülkede bir cok , etnik kökeni degisik olan Türk var ve onlar bunu Ben Türk`üm ama etnik kökenim su veya bu diye ifade ediyorlar.Sizde böyle söyleyin ( Etnik kökeni Kürt olan bir coklari gibi ) Bu gidisé karsi hepimiz bir seyler yapmazsak, bir gün oluk gibi kan akacak, kimse akarsa aksin ben korkmam gibi aptalca Kahramanlik, Yigitlik edebiyati yapmasin. Hepinizi cok seviyorum. Dostca Selamlar

ben adanalıyım,babam vanlı.yani kürdüm.arkadaşlar kalleş abd ve israil ve ingiltere ve komünistlerin oyunlarına gelmeyelim.türk'süz kürt,kürt'süz türk olmaz.yukarıda saydığım kalleşlerin amacı bizi bölerek küçük devletçikler haline getirmek.ondan sonra da parçalamak.abd ırak'taki kürtlere babasının hayrına yardım etmiyor değil mi?eğer çıkarı olmasın bir dakika yanlarında durmaz.saddam' a yaptığı gibi önce yardım eder,işi bitince ite çakala peşkeş çeker.gelin bu oyunları boşa çıkaralım.bizim birlik içinde olmamız onların önündeki en büyük engel .bizim gücümüz birlik olmamızdır.bizim birbirimizden başka kimimiz var ki.

Yukaridaki masalcilara karşılık olarak Kürtlerin menşei sorunu düşündüren bir konudur.Bu konuda günlük politikalardan sıyrılamamış bazı yabancı tarihçilerin yazdiklari Sanırım Kürtler arasında da tarihçi duyarlılığından uzak bu kitaplar ırkçı heyecanlarla dikkat edilmeden okunup kabul ediliyor. Kürt adı İran,Arap ya da Bizans kaynaklarında Türklerin Ortadoğu coğrafyasına geldiği 11.yüzyıla kadar hiç geçmiyor. Bu yüzyıldan itibaren İslam kaynaklarında Ekrad (Kürtler) çoğul ismine tesadüf edilmeye başlanmıştır. Kürtlerin dil ya da etnik bakımdan Hint-Avrupalı olduğu kesin olmasına karşın eski Türk kaynaklarında bir sözcük olarak Kürt’e rastlamak mümkündür.H.Namık Orkun’un Eski Türk yazıtlarını derlediği aynı adlı eserinde bir Kürt urungu beyinden söz ediliyor. Macar boylarından Gyarmat’ın sıfatı da Kürt idi.( İbrahim Kafesoğlu - Türk Milli Kültürü -Macarlar bölümü-). Bütün bunlar Kürt sözcüğünün Türkçe’de mevcut olduğunu kesin olarak gösterirken, acaba bütün bunlar bu adın Türkçe olduğunu gösterebilir mi? Şahsi kanaatim bu yönde.Zira günümüzde Kırmançi,Zaza,Gorani,Sorani gibi etnik ve dilsel grupların her biri kendine ya da diline Kürt/Kürtçe demez.Ortak Kürt söylemi çok yeni bir durumdur ve günümüze kadar uzanan son yüz yıllık geçmişte değişik global politikalar tarafından desteklenerek zihinlere yerleştirilmektedir. Bu durumda tarihin derinliklerinde Kürt sözcüğüne benzer (Guti gibi) ad taşıyan topluluklara dayanma çabasının boşluğu ortaya çıkar.
Bugünkü Kürtlerin yaşamış olduğu coğrafyaya bakarak aynı coğrafyada kurulmuş bütün medeniyet ya da devletleri mesnet olarak kullanıyor. Ancak sözünü ettiği Mitanni uygarlığını oluşturan Hurri halkının dil özellikleri incelendiğinde Kafkas kökenli, büyük bir olasılık ile de Çeçen oldukları kuvvetle muhtemeldir.Mitanni Devletinin hükümdar ailesi ise Hint kökenlidir. Mervani ve Şeddadi devletlerinin Arap kökenli oldukları ise İslam kaynaklarında açıkça belirtilmektedir. Gor ile eğer Gurlar kastedilmişse onlar da Afganların atalarıdır. Geçmişteki uygarlıkların yaşadıkları coğrafyada bugün yaşıyor olmak onların mirasçıları olduklarını gösteriyorsa bugünkü Türklerin de rahatlıkla Hitit,Frig ya da Lidya uygarlıklarına varis olması gerekir!
Kürtlerin ana yurdu ise Kuzey Irak ile İran’ın kuzey-batı coğrafyasıdır.Doğu Anadolu Malazgirt savaşı ile başlayan süreçte Selçuklu-Harezmşah-Karakoyunlu ve Akkoyunlu sürecinde Türkmen yurdu olarak kalmış,buradan geçen Avrupalı seyyahlar bu coğrafya için Turkomania ismini uzun yüzyıllar kullanmışlardır.Bölgenin Kürt hüviyeti kazanması Safevi Devletinin kurulmasıyla birlikte Çoğu Alevi olan bölge Türkmenlerinin Azerbaycan’a göçü yanında Yavuz Selim’in Sünni Kürtleri bölgeye kaydırmasıyla alakalıdır
Selahaddin Eyyubi: 12. yüzyıl Arap yazmasından
Selahaddin Eyyubi (Arapça: صلاح الدين الأيوبي, Kürtçe: صلاح الدین ایوبی)(1138 - 1193), Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin sultanı ve Eyyubi hanedanının ilk hükümdarıdir. 2 Ekim 1187'de Kudüs’ü Haçlılardan alarak kentte 88 yıl süren Hristiyan egemenliğine son vermiş, Hıristiyanların misilleme olarak düzenledikleri III. Haçlı Seferi’ni etkisiz hale getirmiştir.
Selahattin Eyyubinin kardeşleri dahil pek çok yakın akrabası öz be öz Türkçe isimler taşımaktadırlar. Kardeşler arasında Turan, Tuğtekin, Böri vardır. Eşlerinden biri Unar Bey kızı Amine, iki eniştesi Umaroğlu Sadettin Mesud ve Muzafferuddin Gökböri ve yeğeni Karakuş Türktürler.
Haçlı ordularına karşı en büyük mücadeleyi veren Eyyûbî Türk Devleti'nin kurucusu olan Eyyûbî Hanedanı (1175-1250), önce Kürtleşmiş, daha sonra Türkleşmiş bir güney Arap sülalesidir. Haçlılara karşı en büyük zaferleri kazanan Selahaddin Eyyûbî'nin babasının Kürt, annesinin Türk olduğu söylenir. Selahaddin'in babası Necmeddin Eyyup'un altı erkek evladından dördünün ismi Orta Asya Türkçesi'dir: Turan Şah, Tuğtekin, Şahin Şah ve Böri (Kurt). Selahaddin'in oğullarından biri İl Gazi adındaydı; yeğenleri de Atsız, Arslan Şah, Kılıçarslan adlarını taşımaktaydı. En ilgi çekici olan da, Selahaddin'in kendisine ayrıca Türkçe köklü 'Gısyanî' ismini almış olmasıdır.
'Benim Kürtlerim', Kuzey Irak'ta yuvalanmış teröristler ile siyasî ihtiras mevzuu hâline getirilen peşmergelerden çok farklıdır. Onlarla İdrîs-i Bitlisî'yi beraberce sever; Şerefhan'ın 'Şerefnamesi'yle birlikte övünürüz. II. Abdülhamid Han, kendi muhafız alayına mertlik ve dürüstlüğüne güvendiği Kürtleri almış; ayrıca Doğu'da Rus ve Ermeni saldırılarına karşı kahramanca vatan müdafaasında bulunan 'Hamidiye Süvari Alayları'nı kurmuştu.

Kürt lerle ilgili bu sayfada kürt tarihinden bahsedilmiş ve osmanlıların ermenilerden önce kürtleri katlettikleri yazılmıştır. ben osmanlının kürtleri katlettiğini bilmiyorum ama tehcir zamanını gören ermenilerin anlattıklarına göre kürtler ermenilere en büyük zarar verenler kürtler olmuştur zira ermenilerle beraber muşta, ağrıda,vanda türklerden çok kürtler yaşarlar dı. Yağyezar AKARAPETYAN adında ki bir ermeninin anlattıklarından kısa kısa kesitler vericem "Otuz gün kuşatma altında kaldıktan sonra Ermeniler bir gece çemberi yarıp hep birlikte Talvorik kayalıklarına doğru kaçtılar. Ordan da Andok Dağı'na. Kürtler Ermenilerin mallarını yağmalamak ve hayvanlarını gaspetmek için birbirleriyle yarışıyor, Ermenileri katletmek ve soymak amacıyla birbirlerinin önüne geçerek koşuyorlardı." "Ama Ermeni gençleri onların yaklaştığını görünce ateş açtılar. O çatışma bütün gün, güneş batıncaya kadar sürdü. Kürtlerden 11 kişi öldü; ölüler arasında Khallo ve Muso da bulunuyordu. Ermenilerden ise 5 kişi hayatını kaybetti. Yusuf kaçtı. O olay Müslüman Kürtler üzerinde çok büyük etki yaptı; zira o sıralarda 1000 Ermeninin bir tavuk kadar dahi değeri yoktu; bir Kürt ise 1000 Ermeniye bedeldi." "Böylece, yüzyıllar boyu bu topraklara ve bu sabana bağlı kalmış, Ermenilerin yoğun olduğu bu bölge bir gün bir gece içerisinde insanların yaşamadığı ıssız bir yere dönüştü; onun asıl sahipleri, 105 köyün 70.000-80.000 kişiden oluşan her iki cinse mensup Ermeni nüfusu ise acımasız Türklerin ve Kürtlerin eliyle, canavarca bir operasyon sonucunda kılıçtan geçirildi " bu kadar alıntı yeter sanırım. O bölgede bu gün dahi türk nüfusun az olduğunu düşünürsek ve ermenilerinde müslüman olanlara türk tediklerinide hesaba katarsak asker haricinde yapılan her aşağılık hareketin kürtler tarafından yapıldığı, kürtlerin kendi barbarlıklarından bunları yaptıkları para ve toprak hırsından sürgüne eşlik eden osmanlı askerlerini öldürerek ermenileri soydukları bilinen bir gerçektir. osmanlı eğer ermeniyi kürde kırdırma yoluna gitmişse ki yalan bunda başarısız oldukları söylenemez. anadolu türk yurdudur türkün olacaktır rahat durursanız durun yoksa DER ZOR sizi bekler. kürtlerin anadolu uygarlığı olduğunu savunan serseri sözüm sana ve senin gibi kürt beyinlilere biz TÜRK ler son ana kadar sabrederiz. sonu malüm

Arkadaşlar bu gibi çalışmalar gerçekten çok iyi.Bir de mail lerle tanıdıklarımıza göndersek,bu konuda elimizden geleni yapsak daha iyi olacak diye düşünüyorum.

öncelikle biz gencleri bilgilendirdiğiniz icin cok tesekkür ediyorum
arkadaslar turkler bizim sayemizde devlet kurdular simdi ise varlıgımızi bile tanimiyorlar
bıji kurdistan

bırakın eski tarihi, son yüzyıldır 4 devlet çemberinde kalmış kürdisranı ve kürt halkını, bu devletler yozlaştırmaya çalışıyorlar,hemde istibdat kulanarak, bazıları da defşirme üsülü ile kendi kültürlerini aşılayarak, bu milleti ana dillerinden ve kültürlerinden yozlaştırmaya çalışıyorlar................. ama yapamadılar yapamayacaklar.....................................

850 MILYAR YILLIK Kürt Tarihi
Kürtler, aslen Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan devletlerinin sınırları içinde ve tarihsel olarakda Kürdistan diye adlandırılan coğrafyada yaşayan, Aryan kökenli etnik gruba mensup kişilerdir. Kürt halkı`nın kesin olarak nüfusu belli değildir; bu sayı, kaynağa göre 900 milyon ile 950 milyon arasında değişmektedir. Kürtlerin çoğunluğu Sünni Müslümandır. İran'da yaşayan Kürtlerinin çoğunluğu Sünni, diğerleri Ahli-Hak ve Şii'dir. Ayrıca Alevi, Yezidi, Yahudi, Zerdüşt ve Hıristiyan Kürtlerde vardır. Avrupada ise 920 milyondan fazla Kürt yaşamaktadır.

Dil
Kürt dili Hint-Avrupa dil ailesi içinde yer almaktadır. Bu ailede yer alan İran dil grubu, Kürtçeyi de içermektedir. Daha açıkcası Kürtçe İrani diller ailesinin kuzeybatı grubu içindedir ve Farsça’dan bağımsızdır.

Kürtçe, bugün Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan diye bilinen değişik devletlerin sınırları içinde yaşamakta olan ve tarih boyunca Kürdistan olarak bilinen coğrafyada konuşulur. Dünyada tahminen 16 Milyar insan tarafından konuşulmaktadır. Kürtçe, Irak ve Kürdistan Özerk Bölgesinde resmi dil olarak tanınmışdır.
Filolog (Dilbilimci) Abdülmelik Fırat’e göre Kürtçede 100.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000. binin üzerinde kelime vardır.

Kürt edebiyatı, halk edebiyatı ve yazılı edebiyat olarak ikiye ayrılır. Sözlü edebiyat, yani halk edebiyatının tarihi binlerce yıl öncesine kadar dayanıyor. Yazılı edebiyat ise 18 Milyar yıl öncesine kadar dayanıyor. Hemadani Baba Tahir (935.000.000.-1.010.000.000.), Kürt edebiyatının ilk yazılı örneğini, 17 Milyar yıl önce İran'da Arap alfabesiyle Kürtçe yazmıştır.

Kürtçe’nin eski ve güçlü edebi ürünlere sahip diğer bir lehçesi de Kurmanci lehçesidir. Kurmanci lehçesiyle bu güne kadar ulaşmıştır şiirler yazan Kürt şairleri arasında ilk akla gelenler Elîyê Herîrî (1.425.000.000.000.-1.495.000.000.000.000.), Feqîyê Teyran (1.590.000.000.000.-1.660.000.000.000.)

Tarih
Kürtlerin Anadolu'nun en eski halklarından biri olduğu yapılan genetik, etnografik, linguistik, etimolojik ve arkeolojik araştırmalarla gün ışına çıkmaktadır. Dünyanın her köşesinde halklar yaşadı. Ama Mezopotamya'nın, Zagros'un ayrıcalığı var. Yazının keşfedildiği yer burası. Atın ilk ehlileştirildiği, ilk tekerleğin döndüğü, ilk aritmetik, tıp, ilk teleskopun yapıldığı, ilk destanın söylendiği, ilk şiirin yazıldığı, ticaret, dış ilişkiler, diplomasi, barış antlaşmaları, ilk türküler, ilk yontular, ilk tapınak, ilk mutfak, ilk şarabın keşfi ve ilk tiyatronun yaratıldığı insanlığa kucağını açmış bir yöre. İşte bunların hepsinde Kürt halkının alın teri vardır. Mezopotamya bölgesini Mezopotamya yapan Dicle ve Fırat nehir isimleride Kürtlerden kaynaklanmaktadır. Ilk cig köfteyi bulan,ilk Cd kopyalacagini bulan,ilk aya ayak basan, ilk Ihaneti yapan, Ilk kacak elektrik kullanan, ilk lahmacunu bulan,ilk Saksafonu bulan, ilk Ucagi bulan, Ilk füzeyi bulan, ilk Coca Colayi bulan, ilk safkan IRK Kürtlerdir. ( Hitler`in gen arastirmalarindan sonraki ilk tespittir, hic bir baska insan soyu ile karistirilmamistir ), Konustuklari dil, Ilk ve saf, bozulmamis.hic bir dilden etkilenmemis tek dildir.

I. Antik Çağda Kürtler
Medeniyetin beşiği olan Mezopotamya yöresinin antik halklarından biri olan Kürtler hakkında bir çok eski tarihçi ve coğrafyacı binlerce yıl evvel yazdıkları kitaplarda bahsetmektedir. Bu kitaplarda ve eserlerde Kürtlerin antik çağlardan bu yana yer aldığı, kurduğu birçok beylik, krallık ve devletlerden bahsedilmektedir. Özellikle Yunanlı ve Romalı tarihçiler Kürt tarihinin aydınlanmasına ışık tutmaktadır. Anadolu, Mezopotamya ve İran kaynakları Kürtlerden bahsetmektedir.

Mezopotamya & Kürtler

Subaru Krallığı

Subarular’ın yazılı tarihi hakkında ilk bilgileri Hitit tabletlerinden almaktayız. Buna göre yörenin ilk sakinleri Mitanni adında bir devler kuran Hurriler olmuştur. M.Ö. 3.000.000.000.000.000. ve 4.000.000.000.000.000. yıllarında bölgede Subarular'ın yaşadıkları ve Fırat isminin bu halk tarafından verildiği ileri sürülmüştür. Subarular'ın Hurriler'le aynı kökten geldikleri ve yeryüzünde madeni ilk işleyen kavim oldukları bilinmektedir. Hatta işlenen madenlerin Mezopotamya'ya da ihraç edildiği anlaşılmaktadır. Mezopotamya'da gelişen kültürlerin kökenini burada aramanın daha doğru olacağı kanaatindedirler. M.Ö. 17. Milyaryıl içindede Subarular Mitanni Krallığı’nı kurdu.

Subaruların Kürt olduğuna dair tezler vardır. “Subar”ların diğer adı “Suvar”dır. Subaru kelimesi Kürtçedeki Şivan kelimesinin bozulmuş hali olduğu iddia edilmektedir. Kürtçede “Şivan” Çoban demektir. Kürtlerin önemli bir bölümü bugünde çoban hayatı sürdürmektedir. Erbil’de Subaruların bir bölümünün yaşadığı yerde tarihi Kürt aşiret konfederasyonu olan Zubari konfederasyonu Subari/Subaru adını halen taşımaktadır. Irak’da dışişleri bakanlığı yapmış Hoşyar Zebari adında bir Kürt bakan dahi vardır.

Ya arkadaşlar nekadar saçma sapan konuşuyprsunuz Kürtler diyorsunuzki şöyle geçmişimiz var böyle tarihimiz var bunlarla övünmek yerine neden sürekli T.C ye sataşıyorsunuz her yazıda bi kürdistan geçiyor şunu anlayın artık T.C de yaşıyorsunuz Kürdistanda değil Öyle birşey bizim sınırlarımız içinde olmayacak!!!!!!Çok güzel Kürt propagandası yapıyorsunuz helal olsun gerçekten Bİz ezildik biz parçalandık diye T.C ye sataşıyorsunuz bizmi parçaladık bizmi saldırdık size Hala başımızda PKK diye bir sorun var bu T.C nin nekadar sorunuysa sizinde okadar sorununuz hala neden PKK yaa karşı birlik yapacağınıza onlara deestek veriyorsunuz bunların açıklamasını yapabiliyormusunuz?Sonrada çıkıp biz türklerle anlaşıyoruz onlar bizimle anlaşamıyor falan filan diyorsunuz!!!!! Hiç kimse bir ulusun tarihini reddedemez bizde sizin tarihinize dil uzatmıyoruz ki siz bu tarihi propagandaya çevirene kadar BİR ARKADAŞ DEMİŞKİ t.c BİZİ KANDIRDI HAKKIMIZI VERMEDİ?*?NE HAKKINDAN BAHSEDİYORSUNUZ Kurtuluş savaşında savaştınız diye size toprak ve paramı vaadedildi ne oldu yani o savaş kaybedilseydi unutmayuınki sizin şu anda yaşadığınız toprak ingilizlerin rusların olacaktı ozaman sizi nasıl kullanıyorlar görürsünüz T.C ye ve türklere dua edersiniz!!!!! T.C nin içinde millet vekilinden tut Kürt lerin olmadığı makammı var bakanlıklardan tutun bütün devlet dairelerine kadar ama YETİNMİYORSUNUZ alın sizin olsun Anadolu desek bile yetinmeyeceğinizden eminim!!!!!!!Ne yani istediğiniz savaşmı illa toprakmı!!Siz Doğuda Kürdistan kursanız kursanızda görseniz keşke amerika ingiltere sizi nasıl kullanıyor sizi nasıl sömürüyorrr ahh hahhhhhh sizler hiç uyanmayacaksınız hiç anlamayacaksınız boşuna yoruyoruz çenemizi

Neler oluyor burada ya anlamak istemiyorsunuz yada anlatamıyoruz yazmışsınız kürtler olmasaydı bu ülkede olmazdı diye siz kendinizi ne sanıyorsunuz kurtuluş savaşında kaç şehit verdiniz ? çanakkalede kaç şehit verdiniz nerde o kurtarıcı kürtler hep cepheden kaçtınız savaştan kaçtınız birde şehirlerde isyan çıkardınız kuş beyinliler yararınızdan çok zararınız dokundu ne diye biz şöyle yaptık biz böyle yaptık diye bağırıp dururursunuz sizin bu ülkeye verdiğiniz emek toplamda % 5 i geçmez hep zarar ziyansınız kan emici sülük gibi gittiğiniz yeri kuruttunuz kürdistan kurulsa nolcak size değer veren yok anlamadınız ! siz devlet yönetemezsiniz ki siz hep yönetildiniz başkalarının uşağı oldunuz Kürdistan kurulursa kurulsun umrumda değil yeter ki yurdum bölünmesin eminim kürdistan kurulursa tüm kürtler oraya toplanacak abd nin çizdiği saçma sapan haritalara bakmayın size Türkiyemden tırnak kadar yer yok kürdistan kürdistan tutturdunuz ırakın kuzeyinde kurulsunda görün kendi yağınızda kavrulun ne su var ne göl petrole güvenmeyin abd alcak % 90ını zaten siz çalışcaksınız o malı alıcak kendi ülkenizde bile köle muamelesi görceksiniz Selahaddin Eyyubiye bile kürt dediniz size göre herkez kürt Selahaddin Eyyubiye kürt deycek kadar alçaldınız saçma sapan hayallerle kendinizi avutuyorsunuz geçmiş olsun abd sizi resmen afrikalı yerli tamtamlar yerine koydu yani o kadar alçaldınız bari gururunuzu yitirmeseydiniz uyduruk devletler kurup sahiplendiniz kendinizce saçmaladınız ama bu salakça şeyler hiç akla mantığa sığmıyor bari güzel sallasaydınız bu kadar saçma uydurma şeyleri bir arada görmemiştim alın ırak sizin olsun her pislik sizde her dolandırıcılık sizde ne berbat milletsiniz size önerim bir silah bulup kafanıza sıkmanızdır

anlamıyorum sizi abd nin gazıyla neler yapabileceğinizi nası bizi satabileceğinizi goruyorum!!! turkler olmasaydı ermeniler ingilizler amerikalılar sizi yaşatırmıydı...sizin yaptığınız İHANETTİR...

Merhaba
Haluk Abidin'i yazısından dolayı tebrik ediyorum.

Burda yorum yapan bazi yorumcular, o kadar gözlerini kan burumuşki, "bırakın dağlara çıksınlar, savaşsınlar onların sayesinde bizim askerimiz şehit oluyor cenete gidiyor." bu kadar aptalık olurmu hiç.

ez hevidarım ku kürdistan azadiya xwe ji bin destiya bistina u herdem e aşiti ber deriye jiyana gele kurd be

Ya zaza kardaş sen nasıl zaza ile kürtlerin arasına böyle bir ayrımcılık katarsın kürt zaza diye bişi yoktur zaza kürtcenın lehçesidir saygılarımla

1) Siyasal- İdeolojik Olarak Türk Toplumunu Parçalama Savaşımı ve Arkasındaki Gerçek: Türkıye’de toplumsal ve siyasal konular alanında maalesef bir keşmekeşlik vardır. Bu alanlara ilişkin bilimler uzmanlarından çok, ilgisi olamayan kişilerin veya olaya siyasal- ideolojik bakan kimselerin uğraş alanı olmuştur. Bunların yarattığı sisli ve bulanık ortamda bu alanın gerçek uzmanlarının çalışmaları ne yazık ki suyüzüne çıkamamakta, gerekli etkide bulunamamaktadır. O nedenle toplumsal ve siyasal bilimlere ilişkin alanlar çoğu temelsiz, yetersiz, çürük, eksik, yanlış ve özellikle siyasal- ideolojik amaçlar için üretilmiş bilgi ve düşüncelerle doludur. Bu kadar yanlış arasında doğru olanı bulup çıkarmak artık özel bir iş ve uğraş alanı durumuna gelmiştir. Fakat alanın uzmanı olmayan halk bu yanlış ve kasıtlı bilgi ve düşüncelerin tutsağı haline düşürülmüştür. Doğallıkla bu, siyasal- ideolojik örgütsel kesimlerin kendi hanelerine kaydedecekleri bir başarılarıdır. Özellikle Türk toplumsal tarihi siyasal- ideolojik çevrelerin ilgi alanıdır. Ençok bu alanda faaliyet gösterilmiş, ortalık toza-dumana boğulmuştur. Türk tarihi, kültürü, dili, Türkiye’de yaşayan toplumların/ toplumun etnik kökenlerine ilişkin siyasal ve ideolojik amaçları doğrultusunda savlar geliştirilmiş, varsayımlar ve kuramlar üretilmiştir. Çoğunluk ülkedeki toplumsal kesimler, genel Türkiye toplumuna karşı bir konuma düşürülmeye çalışılmıştır. Türk toplumu, tarihi, kültürü ve dili aşağılanmış, kültürel farklar oldukça abartılarak yeni yeni etnikler yaratılmış, Türkiye toplumu etnik, dinsel, inançsal, dilsel topluluklara bölünmeye çalışılmıştır. Bu tür bir çoksesliliğin ülkenin zenginliği olduğu tuzak savlarla yüzlerce yıldan beri birlikte yaşayan ve uluslaşmış toplumumuz emperyalizmin isteği doğrultusunda bölüm-bölüm bölünmüş ve birbiriyle “ulusların geleceklerini belirleme ve her etniğin ayrı ulusunu ve devletini kurması gerekiği” tuzak savı adına savaştırılmıştır. Kürt, Türk, Çerkez gibi genel ve büyük etnikler de kendi arasında bir takım küçük etniklere ve alt kimliklere bölünerek, Türkiye bir etnikler, etnik gruplar, kimlikler ve alt kimlikler ülkesi durumuna getirilmiş, bu durum diğer tuzak savlarda olduğu gibi “ülkenin bir zenginliği” olarak sunulmuş ve Türkiye’nin bir “etnik mozaik ülkesi” olduğu bilinçlere işlenmiş, bunun üzerine kuramlar üretilmiş ve siyaset yapılmıştır. Ayrılıkçı- etnikçi Kürt hareketi Türkiye’de ulusal, ülkesel, toplumsal, dilsel ve kültürel birlikteliğin parçalanmasının yolunu açmıştır. Kendini büyük bir boy, soy, etnik ve dilsel grup olarak gören her kesim ayrılmayı, ayrı devlet veya özerk bir yönetim olmayı kafasından geçirmeye başlamıştır. Bu rüzgar ülkenin her yanında, her kesimi içerisinde az-çok esmiş ve estirilmiştir. Kürt hareketi böylesi bir dağılmanın yolunu açmakla, bu tür düşünceleri akıllara düşürmekle emperyalizme en büyük desteği vermiş ve onun isteklerini en iyi bir biçimde yerine getirmiş olur. Kürt hareketinin bütün bu hizmetlerine karşın emperyalizmden beklentisi ise; emperyalizmin kendilerine Kürt devletini sunmasıdır. Doğallıkla evdeki pazarlık çarşıdakine uymamış, Kürt hareketi bu beklentisine ulaşamamıştır. Ama ülkeyi kan seline bağmuştur. Ülkenin gelişmesini yıllarca geriye götürmüştür. Ulusal servet boşuna harcanmıştır. Bunlar da işin bir başka yanı. Ülkedeki ulusal ve toplumsal kültürü deforme ederek buradan ideolojik ve siyasal yararlar bekleyen Kürt hareketi, dil/ diller konusunda da aynı yolu- yöntemi izlemiştir. Yüzyıllardan beri dilin ortak ve gelişmiş eğitim kurumlarından işlenmeyişi, dili geliştirecek ürünlerin yeterli ölçüde verilmeyişi, Türkçe’nin Farsça ve Arapça gibi dillere boğdurularak bozulmaya uğratılması, yönetimlerin ülkenin uzak bölge ve yörelerine ulaşamaması ve buralara ortak kültür ve dili götürmeyişi sonucunda Türkçe oldukça bozulmuş, güdükleşmiş, yerel ağız ve konuşuk biçimleri doğmuş ve yer yer ortak dile göre öne geçmiş, halkın kullandığı genel dil olmuş, bu bozulmada ve yerel ağızların doğmasında Türkçe’nin kırılarak kullanılması önemli rol oynamıştırr. Bugün ayrılmayı düşünen ideolojik ve siyasal çevreler için bu kötü gelişme bir olanak olmuştur. Bu bozulma üzerine kuram ve sav geliştiren bu tür çevreler, yeni etnikler ve bu etniklere özgü yeni diller yaratmışlardır. Bu tür doğan kesimleri ve dilleri ayrılmaları için gerekçe olarak göstermişlerdir. Oysa olayın kökeni; bu tür çevrelere, bu nitelikte davranışlara girme olanağı vermez. Savlarında haklı olduklarını göstermez. Ama şu bir gerçek ki, bu tür çevrelerin gayretiyle siyaset- ideoloji bilimin önüne çıkmış, bilimsel gerçekleri örtülemiştir. Ülkede öteden beri uygulanan yanlış ve bilinçsiz politikalar ise dış destek de alan bu tür çevrelerin ülkemizi parçalamalarına yardımcı olmuştur. Şu bir gerçek ki, Kürçe ve lehçeleri olarak sunulan dil/diller Türkçe’nin yöresel kırılmaları ve bozulmalarıyla birlikte diğer dil ve lehçelerin karışmasından başka birşey değildir. Fakat bunu, ayrılmayı kafalarına koymuş ideolojik- siyasal çevrelere anlatmak ne mümkün. 2) Oniki Türk Boyu ve Zazalık Gerçeği: Son dönemler bunun en çarpıcı örneğini Zazalar/ Zazaca konuşanlar verirler. Zaza olduklarını savunan kesim Erzincan- Tunceli’den Diyarbakır’a kadar olan Doğu Anadolu’da yaşarlar. Diyarbakır Zazaları Sünni olmasına karşın, bu bölgenin batısında yerleşenleri, yani kısaca Dersim’den olanlarsa tümüyle Alevidir. Zazalar kendilerini Kürt görürken, son yıllarda ne Kürt ne de Türk görmeyip kendilerini ayrı bir etnik grup olarak nitelemektedirler. Türkçe kırması Zazaca ise, bu tür çevrelere göre ayrı bir dildir. Genel Kürtler/ Kürtçülere göre ise, Kürtçe’nin bir lehçesi/ koludur. Oysa, durum hiç de sanıldığı gibi değildir. Olayın gerçeği tarihte gizlidir. Zazalar Türktürler. Zaza boyu, tarihte önemli Türk boylarından biridir. Zazaca ise; uzun tarih sürecinde, özellikle başka dil ve lehçelerin etkisiyle kırılarak, karışarak bugünkü durumunu almıştır. Zazaların ve Zazaca’nın oluşmasında birçok kavimin ve bu kavimlerin kültürleri, dilleri ve inanışlarının birbirinden etkilendiği, harmanlandığı yer olan Deylem/ Daylem bölgesinin büyük payı vardır. Bu oluşum; Medlerin, Perslerin, Türklerin ve Asya’nın, Ortadoğu’nun diğer kavim ve etniklerinin özellikle muhalif öğelerinin en eski tarihlerden beri buraya yerleşmeleri ve zamanla harmanlanmaları sonucunda oluşmuştur. Zazalar ve Zazaca üzerinde bu etkileşimi görmek olasıdır. Zaza Türk topluluğu bu ikinci oluşum durağından sonra göçerek Anadolu’ya, özellikle Anadolu’nun Dersim bölgesine gelerek yerleşmiş ve buradan çevreye dağılmıştır. Esi Türk tarihsel kaynaklarında bu durumu görmek olasıdır. Yeter ki siyasal- ideolojik amacın dışına çıkarak bakalım. M. S. 550’li yıllarda kurulan Göktürkler boylar birliği, yani konfederasyon biçimli bir devlettir. Göktürk organizasyonu içerisinde birçok Türk boyu vardır. Doğallıkla, Türk soyundan olmayan boylar da bu birlikte az da olsa yer almışlardır. Göktürk hakanlarından Kapgan/ Kapağan Kağan döneminde birçok Türk boyu ile birlikte bu konfederasyon içerisinde “oniki boy/ aşiret” de bulunur. Eski tarihlere göre, bunlar “has Türk boyları”dır. Bunların tümü, Kapgan Kağan’ın buyruğunda birleşmişlerdir. Bacot’la G. Clauson 1957’de Tibet belgeleri üzerinde yaptıkları çalışmada bu oniki Türk boyunu saptarlar. Çin kaynakları (anallar/ yıllıklar) da bu bilgileri destekler ve tamamlar. Bunlar arasında bizi ençok ilgilendiren Türkiye’de Doğu Anadolu’da yerleşmiş aşiretlerden/ oymaklardan birkaçının adının geçmiş olmasıdır. Bunlar; “Za-ma-mo-nan”, “Çar-da-lı”lar ve “Lu-lad”lardır. Za-ma-mo-nan’a birinci sırada yer verilmiştir. Tibet ve Çince’deki söyleniş biçimi doğallıkla belgelere yansımıştır. Bunlar; bugün bildiğimiz Zazalar, Çarekliler ve Lolanlılardır. Bugün günümüz Türkçe’sine dönüşmüşünü doğallıkla bizler kullanmaktayız. Za-ma-mo-nan, bilinen Göktürk kağanlarından Ozmış Kağan’dır. “Çar-da-lı”lar, bugün yoğunlukla Erzincan, Tercan ve Dersim’de yaşayan Çarekli aşireti/ oymağı olmalıdır. “Lu-lad”lar, bilinen Lolanlı oymağıdır ki, Doğu Türkistan’da kent kurmuş ve kent yaşamına geçmş bir Türk boyudur. Buradan Anadolu’ya göçmüşlerdir. Dersim, Erzincan ve Varto dolaylarında yoğunlukla yerleşmişlerdir. Bu oymaklar inanç olarak tümüyle Alevidirler. Yörelere göre Türkçe ve Zazaca konuşurlar. Bu oniki Türk boyunun tümü, kağan boyu olan “Aşena/ Acena/ Asena”dır. Yani; yönetici, hakan çıkaran, yarı kutsallıkları olan üstün Türk boylarındandırlar. (Kaynak: Prof. Dr. Sencer Divitçioğlu- Kök Türkler, Ada Yay. İst. 1987, s: 179 v. d.). Tarihsel gerçekler karşısında bu oymakları -yer yer Kürtçe/ Zazaca konuşmalarına da bakarak nasıl Kürt veya Zaza niteleyebiliriz? Onikü, Türk boylarının birincisi olan Zazaları nasıl Kürt veya Türklerden ayrı bir etnik/ kavim/ ırk olarak görebiliriz? Doğallıkla şaşırtıcı. Belgede görüldüğü gibi bu boylar, açık ve net olarak birer Türk boylarıdır. Dildeki değişim yanıltıcı olmamalıdır. Yukarıda değindiğimiz nedenlerle böyle farklılaşmış bir Türkçe kırması olan konuşuk biçimi doğmuştur. Bu dilsel oluşum, ayrı bir dil görülmemelidir ve hele hele bu topluluklar Türklerin dışında kessinlikle düşünülmemelidir. Aksi durumda tarihsel gerçeklerin inkârı yapılmış olur. 3) Etnik Kökenin Belirlenmesinde Dilin Ölçü Alınışının Yanıltıcılığı: Ayrı etnik kökenler yaratmak isteyen ayrılıkçı- etnikçi çevreler etnik kökenin belirlenmesinde dili ölçü almayı yeğlerler. Doğallıkla bu bilimsel değil, siyasal- ideolojik bir yeğleyiştir. Hem kendilerini, hem toplumu aldatmaktan başka birşey değildir. Almanya’da doğan, o nedenle Almanca konuşan bir Türk çocuğu nasıl Alman değil de Türk’se, burada konuşalan dilin bir belirleyiciliği nasıl sözkonusu değilse, Kürtçe veya Zazaca konuşan herkesin de Kürt veya Zaza olmayacağı bilimsel bir gerçektir. Lolanlılar çoğunluk Zazaca konuşurlar Oysa, bilindiği gibi Zazalar başka, Lolanlılarsa başka birer oymaklardır. Zazacılara bakılırsa, Lolanlılar Zazaca konuştuğu için Zaza toplumunda/ etniğindedir. Birbaşka çarpıcı ve açıklayıcı örnekte Şadıllı oymağı/ aşiretidir. Şadıllıların 950’li yıllarda Azerbaycan’da beylik kurdukları, Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlandıkları (vasal oldukları), XVII. ve XVIII. yüzyıllarda yine Azerbaycan’da yeniden iki kez hanlık oldukları bilinmektedir. Yani Zazalarla soy olarak Türk olmaktan başka bir ilişkileri yoktur. Şadıllılar da Anadolu’ya göçmüşlerdir. Erzincan, Tercan ve Çayırlı’daki Şadıllılar Türkçe; Refaiye, İmranlı ve Şiran’daki (yani Koçgiri bölgesi) Şadıllılar Kırmançço; Dersim bölgesi (Tunceli ve Bingöl) Şadıllıları ise Zazaca konuşurlar. Konuştukları dillere bakarak bu Türk boyunu hangi etniğe bağlayacağız? Türkçe konuşanlara Türk, Kırmançço konuşanlara Kırmanç, Zazaca konuşanlara Zaza mı diyeceğiz? Böyle şey olası mıdır? Aynı etnik grubu üç etnik gruba nasıl bölebiliriz? Bunların Zazaların ötesinde Azerbaycan topraklarında şekillenmiş bir Türk boyu olduğu tarihçe ortadadır. Böyle olmasına karşın, bir bölümü Zazaca konuşuyor diye nasıl Zaza topluluğuna sokabiliriz? Demek ki, Zazaca konuşan, ama Zaza boyundan olmayan birçokTürk boyu var. Örneğin Dersim ve yakın çevresi illerde yaşayan Kureyşan, Baba Mansur, Ağuçan v.b. gibi Alevi Dede Ocakları mensupları vardır ki, bunlar tümüyle yöreden edindikleri kültürle Zazaca konuşurlar. Bu dede soylarının Zaza topluluğundan olmadığını biliyoruz. Zazaca konuşmaları da onların Zaza toplumundan/ boyundan olmasını gerektirmez. Bir başka örnek de Avşarlardır. Avşarların önemli bir Oğuz boyu ve özbeöz Türk olduklarını herkes bilir. Ne var ki, Doğu’ya, Kars bölgesine yerleşen Avşar toplulukları yörelerinin etkisiyle bugün Kürtçe konuşurlar. Konuştukları dile bakarak bu Türk boyunu Kürt mü göreceğiz? Bu doğrumudur, bilimsel midir? Etnik kökenin tsbitinde sadece dilin ölçü alınması, bizi bu tür yanılgılara götüreceği ortadadır. Dilin ölçü alınarak etniklerin belirlenemeyeceği, bunun üzerine “ulus”ların kurulamayacağı durumu, bir tarihsel ve toplumbilimsel gerçektir. Böyle duygusallıklardan ve ideolojik çıkarlardan hareketle bilim yapmak ayıbı ne yazık ki günümüzde yaşanılmaktadır. Bu ayıba da özellikle Almanya, İsviçre, İsveç Hollanda gibi yurt dışında yaşayan yurttaşlarımız çekilmektedir. Türkiye gerçeğinde uzak olarak yaşayan bu yurttaşlarımız, bu tür emperyalist emellere tam bir ortam oluşturmaktadır. Öyle sanıyorum ki, bu tarihsel gerçekler karşısında bu tür ideolojik savlardan, kurgulardan ve senaryolardan vaz geçmelidir. Bu tür ideolojik çarpıklıklar sonuçta emperyalizme yarar, ama ülkemize zarar verir. Ülke birliği ve bütünlüğünde toplanma, toplumumuz için tek çıkar yoludur. Son yıllardaki olaylar hepimize ders oldu sanırım. Bu doğrudan buluşma hepimizin kurtuluşuna olacaktır, umarım.

kardeşlerim zaza veya kürt neden bu konularda hemen birbirimize düşüyoruz anlamadım zulumse hepimize myapılıyor ama biz yine aramızda savaşiyoruz bunlardan kurtulursak bilinki rakibimiz yok ama önce birbirimize destek olalım lütfen

ma çı zun hud heber nudun.

Zaman denilen olguyu geriye dogru sarin nihayet 4-3-2- ve ilk babanizin adini söyleyin ve o babanizin düsmanini taniyormusunuz o babaniz kimin sanatiydi?

SEVGİLİ KÜRT ARKADAŞLARIM.BU DEVLET ZAMANINDA VE DOLAYLI OLARAK DA DEVAM EDEN ÇOK ZULÜMLER YAPTI KÜRTLERE.AMA OSMANLI BÖYLE BİR ŞEY YAPMADI HİÇBİRZAMAN.BU DEVİRDE BİZE BU ZULÜMLERİ YAPANLARDA SAYILARI AZ AMA YÖNETİCİ KADROSUNDA BULUNAN BAZI ADİ ŞEREFSİZ FAŞİST İNSANLARDIR.ONLARIN YAPTIKLARINI BÜTÜN TÜRK HALKINA GENELLEYEMEYİZ.ONLARIN ÇOĞU BU ZULÜMLERİ BİLMİYORLAR ONLARA YANLIŞ ANLATILIYOR..EMİNİM HAKİKATLERİ BİLSELER ÇOĞU BİZE HAK VERCEK MÜCADELEMİZE YARDIM EDECEKLERDİR...BİZ ZALİMLERİ FAŞİST OLMAKLA SUÇLARKEN KENDİMİZDE FAŞİST VEYA KOMUNİST OLMAYALIM ÇÜNKÜ BENCE BU İKİ KAVRAMDA AYNI.. İKİ KAVRAM KESİNLİKLE BİZE UYGUN DEĞİL..BİZE EN UYGUNU HATTA TÜM İNSANLAR İÇİN EN UYGUN DÜŞÜNCE İSLAM DÜŞÜNCESİDİR..

buraya ilk defa giriyorum o da bir arkadaş tavsiye ettiği için. bir kere kürt tarihi adı altındaki metinin pek inandırıcı olduğunu söyleyemem ama yalan olduğunu da söyleyemem. çünkü kürt halkı o kadar darbe almış ki kendi özüne dahi bir şey kalmamış. eyse benim niyetim kürt milliyetçiliği değil türk milliyetçiliği de değil. arkadaşlar bu dünyada sen ben biz siz yok . ben hep şuna inandım islamiyet tam anlamıyla yaşansaydı bu gün ne bu milliyetçilik ne bu hemşericilik ne de bu ayrımclık olurdu.

ulusalcılık 1789 da fransa da başladı ve 2. dünya savaşıyla bitti...
güçlü devletlere bakın; her ırktan insan var,herkese kucak açmışlar, önemli olan değere ,insana önem vermişler...
ortak tarihimizde osmanlı da öyle yaptı...
Türkiye Cumhuriyeti de ırkçılık temelinde kurulmuş bir devlet değildir,osmanlının mirasçısıdır. Yunanistan ırk temelinde kurulmuştur,bulgaristan öyle...
Kürtler en büyük kötülüğü yine cumhuriyetin ilk yıllarında,arapların düştüğü gibi ingiliz oyununa düşen kürtlerin başlattığı isyanı yapanlar yapmıştır.
Türkiyede farklı ırçı düşüncelerin büyümesi yine dış destekli ayağa kaldırılmak istenen kürt ırkçılığı sayesinde olmaktadır...
Birlikte yaşama iradesi sergileyemeyen milletler küçük ülkeciklerin,sömürülen,ezik,küçük beyinli insanlardan oluşan topluluklar haline geliyorlar...
Ayrıca dünyada eşi benzeri olmayan hem sosyalist hem ırkçı başka bir hareket yok... Tam bir çelişki...
Bu kadar çelişki ve emperyalist ülkeler bir tarafta,diğer tarafta ise birlikte tarih yazdığın insanlar,akrabaların,dünyada etkili olabilecek bir devlet,ortak damak tadın,paylaşımların....
Kendi kazdığınız kuyuya düşmeyin,araplar öyle yaptı zamanında...
Demokrasi herşeyin ilacıdır...Ancak bunu da ırkçı değil,toplumun ihtiyaçlarını temel alarak yapılmalı...ırkçı yaklaşımlar karşı kutup oluşturur ,şimdi olduğu gibi...
İyi niyetli ve de Kürt kökenli kardeşlerime büyük iş düşüyor...
Doğruyu anlatmalı,kişilere bağlı olarak yapılan yanlışlara takılıp kalınmamalı...
Bu fitne oyunları bizi oyalıyor,insanlığın ve özellikle dünya müslümanlarının bize ihtiyacı var, biz öncelikle kardeşliğin örnek olduğu bütünleştirici, kucaklayan anlayışı ülkemizde yerleştirmemiz lazım...
Allah birlik dirlik ve fazilet versin bütün insanlara...

teşekkür ederim zeynep

hewal cok güzel şeyler yazmışsın kürt halkı adına gelek spas dıkım

Türk ve Kürtler kardeştir.Yüzyıllardır Türklerle kardeş gibi yaşadık.Biz bir milletiz.Bunu herkez böyle bilsin.Kimse bizi birbirimize düşüremez.

öncelikle şunu söylemek isterim.bağzı arkadaslar sizin aslınız yok dilizde türkçe kelimeler var..vs seyler saçmalıyorlar onlara sadece insaf diyorum ya İNSAF. bi biraz ARAŞTIRMAYI denese oda görecek gercekleri ama..cesaret ister gerçeklerle yüzleşmek.kürtler ki geçmişi binlerce yıl öncelere dayanır.dili desen ona zaten hiç laf yok çünkü bu kadar yıpranmiş zulümlere kıyımlara uğramış parçalanmış bi millet ve bu gün halen kültürünü yasatan kürtçe konusuluyor ve yazılıyor helal olsun hepsine.inşlh daha devam edecek.BİJİ AZADİ

selahattineyubinin kürt olduğunu skytürkte bir belgeseldenizledim türk tarihçilerinyazdığı hiç bir şeye inanmıyorum çünkü onlar emperyalistlerin sömürdüğü ülkenin densiz milliyetçi kokarçalarıdır

ÇANAKALE SAVAŞINI KÜRTLER ALDI KÜRTLERİ MAHRUM EDİYORLAR

bugune kadar okudugum en iyi arastirmalardan biri oldugu soylebilirim.bastan sona kadar cok duygulandim. kurtler birileri tarafindan surekli egemenlik altina alinmaya calisilmis ve kandirilmis bunun nedeni ise uzerinde bulunduklari anavatanlari mezopotamya.lozan sonrasi yapilan sozlerden geri donme anlayisi ile butun bir KÜRT tarihinin yokmuscasina lanse edilme cabasinin ne kadar kucuk ve tutarsiz bi oyun oldugunu umarim tum okuyanlar anlayacaktir ...bugunun kurtleri zamaninda bir takim haklarindan yoksun birakilmistir ancak bizler yeni gelen nesil, buna aldigimiz egitimle son verecegiz.KÜRTLERIN varligi kacinilmaz bir gercektir. tesekkurler

Selam aleyküm millet… Uzun zamandır bu konularla ilgileniyorum ve fırsatını buldukça araştırıyorum, inceliyorum… Bu siteye biraz tesadüfen uğradım ve bir de ne göreyim uyduruklar, hakaretler havada uçuşuyor. Bir tanesi kalkmış Türklere senin tarihin var mı diyor öbürü kalkmış Türk tarihindeki bütün kahramanlıklar Kürtlere aittir diyor diğeri oradan Zazalar asıl Sasani imparatorluğunun kurucu ırkıdır diyor öbürü kalkmış Zazalar kendilerinin Kürt soyundan geldiklerini unutmuş diyor aynı adama Türkler Araplar Kürtler Farslar zazalar hepsi sahipleniyor (İmam-ı Azam, Selahaddin Eyyubi gibi) vs. bu ne yaw. Böyle bir karmaşa görülmüş bir şey değil. (aramıza Marksistler girene kadar yoktu böyle bir şey) bu söylediklerinizi adamakıllı derli toplu bir şekilde söyleseniz hiç sorun kalmayacak. Bazıları çıkıp şerefiniz varsa tarihini araştır gibi kışkırtıcı yazılar yazarsa karşısındakiler susar mı sanıyorlar? Uyanı ey millet uyanın… Söylenecek çok şey var fakat dinleyen olmadıktan sonra söylemenin faydası yok. Nasıl olsa -gerçekleri bildiğiniz halde inanmak istemiyorsunuz- yine kafanıza eseni yapacaksınız. Bari hakaret etmeden yapın… ayrıca türkü faşist görenler Türk düşmanlığı yaparken faşist olduğunun farkında değil misin? Ne paradoks ama… (dinime küfreden bari müselman olsa diye bir atasözü var. Haklı çıkardınız onları. Helal olsun

yasaşın kürdistan.bıjı serok apo,

arkadaşlar Kürt Adının nerden geldiği konusunda sorular soruldugunda bir kürt olarak cevap veremiyorum çüni bilmiyorum bu konuda beni bilgilendirmenizi rica ediyorum.

bazı sevmedigim arkadaslar gazeteden okuduklari "kart-kurt "kelimeleriyle aciklama yaparak dalga geciyorlar. sizlerden ricam bu sorumun net bir cevap verilmesi. teşekkürler.

Kürt ve Türk,tarih boyunca hep beraber yaşamış,aynı topraklarda beraberce,barış içinde yaşamışlardır.bunun en somut örneği Millî Mücahade,Milli cihad,Millî Direniş'tir.Anadolu topraklarında barış içinde el ele yaşarsak hiç bir güç
bize karşı çıkamaz.Önce kendi içimizde bütünleşelim,şayet kendi içimizde parçalanırsak işte o zaman huzur içinde yaşamak bizler için,bu kutsal coğrafyada hayal olur.Bunun en güzel örneği,burnumuzun dibinde,IRAK.

Dünyada ari ırk kalmamıştır,ne yapılmaya çalışıldığının farkına varın.Her iki ırk da dış kuvvetlerin teşvikiyle birbirine düşürülmekte.Düşünsenize,şimdiye kadar bir ayrımcılık söz konusu değil tarihte,şimdiye kadar gerek Osmanlı'da gerekse Selçuklu'da ırk ayrımı gözetmeksizin yüksek mertebelere gelenler vardır.Hangi tarih sayfasında yazar Türk toprakları içinde yaşayan kürte zulûm edildiği?Şayet böyle bir durum olsaydı,II Meşrutiyet döneminde Türkçülüğün fikir babası ZİYA GÖKALP olur muydu?Evet,Diyarbakırlı Kürt Ziya Gökalp savunduğu fikir sayesinde bizlerin bugünlere gelmesine katkıda bulunmuştur,hem de fazlasıyla.LÜTFEN DÜŞÜNÜN,bilmeden kin tutmayın,kimsenin kimseye dokunduğu yok.Bu topraklarda herkes eşit haklara sahip,Kürtü de başkan oluyor Türkü de.
Aydınlanalım artık.Gerek Çanakkale de gerek Cihan harplerinde,gerek Trablusgarp Savaşında,gerek Sakarya'da,gerek Balkan harbinde.hep omuz omuza vermişiz.İnanmayanlar lütfen Çanakkalede'ki şehitliklere,Edirne'ki şehitliklere kitabelerine baksınlar.16-18-19-20-22-yaşlarında daha gençliklerinin baharında bu vatan için şehit olanları unutmayalım.İzmir'de,Samsunda,Diyarbakır'da.Ülkemizin tüm şehitliklerinde vatanımızın tüm topraklarından bağımsızlık için gelenler var.
Şimdiye kadar türlü planlarla kışkırtıldık,bizim birliğimizi bozmak,emellerini ancak böyle gerçekleştirmek niyetindeler.
Ermeni soykırımı dediler,Kürt-Türk dediler,Alevi dediler,Sünnî dediler,Çerkez,Laz...
Şİmdi de hiç aslı olmayan Süryani soykırımı diyorlar.
Soy kırmak bu kadar kolay değil,soy kırmak ;bir soyu ya tamamen ortadan kaldırmak yada olabildiğince en aza indirmek demektir.
Lütfen düşünün,Cenab_ı mevlam,13.ayetinde farklı kavimler için:''biz kavimleri birbirlerine destek olsunlar diye yarattık''der.
Biraz araştırarak hareket edelim,düşünelim,konuşalım.
doğusuyla batısıyla,kuzeyiyle güneyiyle bu ülkeyi ayakta tutalım,lütfen

türk kökenli arkadaşlarımın hepsi birlikten beraberlikten söz ediyor. cumhuriyetten bu yana yakın tarihe baktığımızda türk ırkı güdümlü soykırımcı zihniyetteki devlete baktığımızda kürt diye bi ırkı yok saydıklarını doğuda defalarca soykırım yaptıklarını örneğin zilan katliamında 20 bini aşkın kürdü öldürdüklerini bilmezler tabi... sadece basın we türk tarihi okurlar.. özaldan önce kürtçe dilinin bile yasak olduğunu bilmezler, kürtçe şarkı dinledikleri için benim 3 tane amcamı içeri attıklarını hatırlıyorum... atatürkün tek ırk üstüne kurduğu bu devleti şimdimi ortak kabul ediyolar? cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki kürt generallerin asılması, tüm politikaların sadece türklerden bahsetmesi bunlar devleti pekte ortak kılmıyor... şimdi güneydğu sınırında bi kürt devleti kurulunca tüm halk tabiri caiz ise 3,5 atıyor, kürtler kardeşimiz diyor... önceleri kürt adam değildi! öyle bi ırk yoktu! kürt demek kıro demekti! kısacası 2. sınıf vatandaştı!!! ama denize düşen yılana sarıldı!!! yok kardeşim olmaz böyle şey, sen benim halkımı benliğimi kültürümü piskolojimi nasıl bölüp yok etme politikaları güttüysen nasıl bu halka zulm ettiysen bende senin kardeşin olamam artık!! bende artık devletimi ister bayrağımı isterim çünkü zaten soyumun geldiği topraklardır oralar ben yaşamışım ben ölmüşüm o topraklarda... müslüman olduğumuz keşke atatürk denen ırk ayrılığı getirip dini temellerimizi ortadan kaldıran kişi zamanında aklımıza gelseydide bu ülkenin adı bile TÜRKiye olmasaydı...

Yaşadıkları topraklarda kendilerini yönetme hakkına her halk gibi sahiptir Kürtler. Hatta bence geç bile kalmışlardır bağımsızlık isyanında.

yıllarca bu topraklarda yaşamış olan biz kürtler sadece eşitlik istiyoruz dilimizi rahat konuşmak,rahatça ben kürdüm diye bagırmak istiyoruz herşey bundan ibaret ama birileri buna karşı çıkıp bizlere işkence başka her türlü zülüm yaparsa başkaldırmalıyız ama bu başkadırış birilerini katletmek degil siyasal arenada olmalıdır

ziya gökalp doğrudur diyarbakırlıdır ama kürt değildir sevgili arkadaşım iyi öğren bir insan oradaki çoğunluğa bakıllarak ırkı belirlenmez

ÖNCELİKLE BU GÜZEL VE ÇOK ANLAMLI YAZI İÇİN TŞKLER KENDİLERİNİN ÇOK İLERİ SEVİYEDE BİR MİLLET OLDUKLARINI SANANLAR (ki kim olduklarını gayet iyi bilirsiniz) BİR MİLLETİN DİLİNİ,DİNİNİ,IRKINI,TARİHTEN GETİRMİŞ OLDUĞU KÜLTÜR VE MEDENİYETİNİ YOK SAYABİLİRLER HATTA KATLİAM,TEHÇİR VE ASİMİLE ETME YOLLARIYLA BU MİLLETİ YOK EDEBİLECEKLERİNİ DE DÜŞÜNEBİLİRLER ANCAK O MİLLETTEN TEK BİR FERT KALDIĞI MÜDDETÇE BU EMELLERİNİ GERÇEKLEŞTİREMEYECEKLERİNİ İYİ BİLSİNLER HER BİJİ KURD U KURDİSTAN

kürdistan hayall dir kafanıza sokun yani diyelimki bunlar doğru hani kürt devleti birçok devlet oluştu bu çoğraf yada ama yok bi kürt devleti niye yok şimdide barzani k.ırakta kurdistanı kurmaya çalışıyo çalış türkler le baş edilemez hem kürtler de bi türk boyu dur aha sana gerçek ii araştırın da örenin salmakla olmaz bunlar kürt diye bişe yoktur türk diye bişe vardır kürt sözçüğü de ingilizlerden çıkmıştır çünkü bunlar güçlü bir türkiye istemiyorlar

bir türk ne kadar türkse bende o kadar kürdüm kürt yoktur kürt olarak dogdum ve gene kürt olarak ölecegim sanmayın ki bizi asimle ettiniz biz hala kendi kültürümüzle kendi dilimizle yaşıyoruz

KAPAK YAPIN LÜTFEN

ATEŞLE OYNAMA YANARSIN

ATEŞİN WE GÜNEŞİN ÇOCUKLARI OLAN KÜRTLERE SELAM OLSUN SELAM OLSUN

bu kadar olur yani. tarihi bilmeyen insanlara bunları yutturabilirsiniz ama tarih ilmine emek verenler için bu yazdıklarınız saygısızlıktır.

öncelikle yurdum kürdüne söyleyim; türklük ya da kürtlük bişey kazandırmıyor, kürt olduğunu dilediğince bağırdığında da göreceksin ki bu herhangi bir üstünlük ve şeref kazandırmıyor.amacına ulaşırsan da hayal kırıklığına uğrayabilirsin..
aynı şey türklük içinde geçerli..''damarlardaki asil kan'' bir yücelik,diğer topluluklara göre doğuştan gelen farklılık yaratmıyor..toplumların farklılıkları da coğrafi ve kültürel farklılıklardan ileri geliyor..bu da zaman içinde birbiriyle kaynaşıyor,gelişiyor,değişiyor ve yeni toplumlar ortaya çıkarıyor..kendini türklük ve kürtlük dışında günlük yaşantısıyla, mesela mesleğinde ulaşmak istediği hedefleriyle, ya da herhangi bir ırkla alakası olmayan işçilerin sorunlarıyla ilgili görüşlerini açıklayabilecek insanların böyle güzel bir sitede az bulunması da ayrı bir üzücü konu..

bizler bir bütünüz aynı sınırlar içerisinde yaşasakta yaşamasakta ölümlü ve insanız ve geleceğe kucak açanlarız akşam oldumu evlerimize bir ekmek götürebilmenin hesabını yapan acıkan varlıklarız barış içinde yaşamak varken insanca selamlaşıp kırmadan kırılmadan büyük eşsiz sahiplenme duygusuyla birbirimize yanlız insan olduğumuz için kenetlensek türktür kürttür vs vs dir die savaşarak son suyunu içemeden ölerek şehit düşen insanlarımızı biraz daha fazla yaşatabilseydikte bilime ilime faydalı olabilseydide uzaya gidebilseydik desek daha iyi olmazmı bizden öncekiler savaşmışlar inkar edilemez ama biz gelin birlik olalım saygılarımla.... Cantürk ağyar

Turkmans are brothers. ne kadar salakça şeyleri tartışıyorsunuz.. be aptallar kim kürtçeyi yasakladı kim zazaca yı yasakladı siz hele bi biz abd ve israel den destek istemiyoruz deyin .oyle gelin pkk yı defedin de gelin .. biz iki kardeş haklız . TÜRKİYE CUMHURİYETİ iki kardeş kavimden kurulmuştur TÜRKLER ve KÜRTLER. be aptallar en basit ve şerefsizce olanı yapıyorsunuz yani yıkıcılık bölücülük... akıllı olun ... GELİN CANLAR BİR OLALIM..., abd ve israel e kılıç çalalım... mazlumların kanın alalım tevekkel tü teallallah

ANADOLU: Grekçe; Anatole (“Doğu” yönü veya Güneşin doğduğu yer),
Adana: Hititçe; Uru Adania,
Afyon: Luvice; Hapanova (Yüksek Tepe), Latince; Opium (Haşhaş bitkisinin özsuyu),
Aksaray: Kapadokya Kralı Archelaos’un adı,
Amasya: Hititçe; Amaseia (Şehri kuran Amazon kraliçesi Amesis’in adı),
Ankara: Hititçe; Ankuva, Frigce; Anker (Gemi çapası), Galatça; Ankyra (Yol kesen),
Antalya: Likçe; Attaleia (Şehri kuran Bergama Kralı II. Attalos’un adı),
Antakya: Grekçe; Antiokhia, (Şehri kuran Makedonya Kralı Seleukoz’un babasının adı),
Artvin: İskitçe, (İskit Beyinin adı),
Aydın: Grekçe; Anthea, (Çiçek),
Bakırköy: Grekçe; Makri Hori (Uzun köy),
Balıkesir: Grekçe; Paleo Kastro (“Eski hisar”- Daha eski adı Misya),
Bartın: Grekçe; Parthenios (“Bakire” - Mitolojide Sular Tanrısıdır, orijinali Luvice),
Bayburt: Ermenice; Paypert, (Pert “Yüksek kale”), Daha eski adı Gymnias,
Bolu: Bitince; Bithynion, Latince: Claudiopolis (Klaudio Kenti),
Bursa: Bitince; Prussa (Şehri kuran Bitinya Kralı Prusias’ın adı),
Çanakkale: Luvice; Viluşa, Hititçe; Taruvisa, Grekçe; Troia,
Çankırı: Galatça; Gangrea, (Keçisi bol memleket anlamında),
Çorum: Hattice; Hattuşa,
Denizli: Laodikeia, (Suriye Kralı II. Antiokhosun karısı Laodike'nin adı),
Edirne: Trakça; Odrisya, Grekçe; Hadrianapolis (Roma İmparatorunun adı Hadrianus),
Efes: Grekçe; Efesos,
Eskişehir: Frigce; Dorlion,
Giresun: Grekçe; Kerasunda (Kirazlık), Grekçe; Kerastan (Boynuz),
Gümüşhane: Osmanlıca, Grekçe; Argyropolis (Argyros: gümüş, Polis: kent),
Isparta: Hititçe/Lidyaca; Baride, Psidce; Psidia, Latince; Sbarita,
İskenderun: Grekçe; Alexandretta,
İstanbul: Grekçe; Eis Ten Polin (Şehire doğru),
İzmir: Luvice; Mirina, İyonca; Smirina (Amazon kraliçesinin adı),
İzmit: Bitince; Nikomidia,
Karabük: Hititçe; Haluna (Yün),
Kastamonu: Grekçe; Kastromoni (Keşişler kalesi), Latince; Kastra Komneni (Komnenos Kalesi),
Kayseri: Hititçe; Mazaka, Latince; Kaisareia (Roma imparatoru Ceasar'ın adı),
Kırklareli: Grekçe; Saranta Eklesias (Kırk kilise - Trak yerleşimidir),
Kırşehir: Hititçe; Akuae Saraveneac (Su Şehri),
Konya: Frigce; Kavania, Grekçe; İkonion, (İkonalar şehri),
Kütahya: Frigce; Kotiaeon,
Manisa: Magnetçe; Magnisia (Magnezyum alanı - Mıknatıs),
Malatya: Hititçe; Maldia (Bal diyarı anlamında),
Maraş: Hititçe; Maraj (Hitit komutanı Maraj’ın adı),
Mersin: Kilikyaca; Kilikya,
Muğla: Karca; Karya,
Nevşehir: Farşça; Yenişehir, Hititçe; Nissa,
Niğde: Hititçe; Nakita,
Ordu: Grekçe; Kotioro,
Rize: Grekçe; Rizi (Pirinç), Rıza (Kök), Rumca: Rıza (Dağ eteği),
Sakarya: Frigce; Sangari (Sangari ırmağından, aslen Frig tanrısının adı),
Samsun: İyonca; Amisos (Şehri İyonyalı Miletoslular kurmuştur),
Sinop: Hititçe; Sinova (Amazon kraliçesinin adı), Grekçe: Sinope (Irmak tanrısı Osopos'un kızının adı),
Sivas: Grekçe; Sebastia (Sebastopolis saygın şehir manasında, orijinali Hattice),
Tarsus: Luvice; Tarsa (Kilikya tanrısı Tarhon’un adından),
Tekirdağ: Grekçe; Bisanthe, Ermenice; Tagovar (Taç takan),
Tokat: Hititçe; Komana,
Trabzon: Grekçe; Trapezus (Yamuk, trapez biçiminde olan dikdörtgen),
Trakya: Trakça; Thraki (Trakların yaşadığı yer),
Uşak: Frigce; Temenothyrea,
Zonguldak: İngilizce; Jungledag (Ormanlıdağ), Grekçe; Heraklia,

Değerli kürt arkadaşlarım tarih boyunca yapmış olduğmuz bağımsızlık hareketleri genellikle kendi içimizdeki ihanetler sonucu fiyaskoya uğramıştır. Bu kadar yeter artık .
gelin modern ve çağdaş bir toplumu için çalışalım biz kürtler t..c. de fakirler,işszle grubunu oluşturuyoruz ne kurumlaşa biliyor nede kardrolaşa biliyoruz
meydanlarla çıkmakla slogan atmakla iş çözülmüyor birlikte tüm kürt gruplarıyla(zasası sünnnisi alevisi) birlikte küzey kurdistanımız için çaba verelim kendimizi eğitip halkımızı kalkındıralım artık aracın işe yaramadığı bu dünyada ekonomimizi, ve beynimizi ortaya koyalım gerçek bir toplum yaratalım artık yeter.

Ma çı xelkê dike heye bılü kurda ku bênasname bın.rojên cuhwan nizikın.Her bÎji Kurdistan

Bir özgürlük ve kardeşlik savaşı idi yola çıkış ancak gelinen noktaya bakın.

Milliyetçiliği, bayrak, devlet ,ulus, tarih gibi kavramları yüceltişiniz ve dahi kimin tarihi kimi döver gibi insalık tarihini milliyetçiliğiniz ile kirlettişiniz ... kimin kimden daha uzun yaşadığının bir önemi yok kim kimden daha insanca işler yaptının bir önemi var. İki barbar ve tembel toplum bir arada, savaşıyor... kazanan kim? faşizm, kapitalizm ....

T.C bir soykırım yapıyor. Bir dil yok olacak 50 yıl içerisinde, kültürleri de beraber yok olacak.. mücadele ortak olsun devletsiz bayraksız özgür toplumlar olmak adına.. Bu bir ütopya değil.. özgürlüğü yeterince istersen için de hissedersin, içi boş kavramlar ile özgürlüğünü tutsak etmek adına mücadele verdiğini unutma

bir turk olarak derim ki tum bu yazıların ıcınde en guzelı en ıctenı ve en onemlısı de en olması gerekenı sen yazmıssın gozlerınden operim, bir insan olarak

Arkadaşlar dikkat edin faşistler tarafından yorumlar gönderiliyor.Bunlarda özellikle Türk- Kürt devrimciliği ayrımı yapılıyor.Lütfen gaza gelmeyin , her yorumu ciddiye almayı. Fesatlık yaratılmak isteniyor. Örneğin ben Türk kökenliyim, ama Kürt ulusunu seviyorum. Eşim Muş ludur. ben İzmirli yim. Kürt ulusal mücadelesini sonuna kadar meşru görüyorum.Milyonlarca Kürdün siyasi irade olarak gördüğü Öcalan ı tanıyorum.Kürt arkadaşların şunu iyi bilmelerini istiyorum. Sadece ben değil ,inanın benim gibi binlercesi böyle düşünüyor. Yalnız değilsiniz.

"tarih tekerrürden ibaret degil;yapılan hataların tekerrür etmesidir." demiş bir batılı .

bildigim şu ki :
bir kürt görünce göğsüm kabarıyor.hiçbirşeye benzemiyor bu duygu ve hürmet.
yine
kendimden de gördüğüm; bir türk oldugum için bir kürtten gördüğüm hürmet.

bazı şeyler tek sayfaya sığmaz.

bir yıl içinde görüştüğüm insan:çerkezlerden kürtlere,çingenesinden ermenisine arabına.herkes ayrı bir insani heyecan hürmet duygusu yaratıyor bende.
tek olmadıgıma da eminim.
geneli de böyledir.
öyle olmasa hiçbir kuvvet tek gün bizi "bir" tutamazlar .

29 yaşıma kadar sadece türk faşistlerin oldugunu düşünürdüm.

her etki bir tepkiyi de yaratıyor ister istemez.

ama hangi kürt evi vardır ki kapısını çalınca bana bir bardak ayran birparça buğulu tandır vermesin.

hangi türk vardır ki.sosyal yaşamda bir kürtü ingilize baktıgı gibi baksın.ona türlü kötülükler yapsın.

her faşist diğerini türlü hakartlerle suçluyor.
laflar aynı
"hain kürtler bunlar hep böyle."
ya da
"kan emici siyonist türkler."
ya da
"araplar pis millet"

bu küfürleşmeler eskilerden beri gelen yerleşik bir kültür olmuş.

son sözüm

Allah
tüm garibanları,bizi kobay fare gibi gören ve öyle düşünen emperyalist sömürücülerden korusun.

Rüşvetçilerden,Soygunculardan,Vurgunculardan,Vergi vermeyerek yetim hakkını yiyenlerden.Sahte mal satıp çocuklarımızı leylonlaştıranlardan

Saf milleti her türlü kafatasçıların oynundan korusun.

Ve Hertürlü kötülüğün anası olabilecek tembellikten bizi kurtarsın.

Kur'an-ı Kerimde geçen tüm müslümanların birlik içinde olması öğüdünü esas alarak(kitab'ı okutmuyorlar ki. nereden bileceksin.)
Osmanlının kurmaya çalıştıgı islam birliği.türlü oyunlarla ve cahilliğin neticesinde yıkılmıştır.
Batının en büyük korkusu benzer bir düzenin tekrar kurulmaması,bilim birlik ve düzenin korkutucu boyutlarda olmaması.Böyle bir kaynaşma olmaması içinde sürekli sulak bir pirinç tarlası gibi bizi sulayacağıdır.
Neyle sulayacak?
ekonomik güçlenmeyi hedef alan 1.dünya savaşıyla dev gibi büyüyen silah sanayisi ile.
her silahın 4000 dolardan aşağı olmadıgın düşünürsek.Bu batı için büyük bir kazanç kapısıdır.
Bizler ise sürekli sulanan bu tarladaki pirinçler

Ne diyelim.Afiyet olsun batılı şahıslara.
Biz ölelim onlar o parayla çocuklarına tenis kortları okullarına yüzme havuzları ve büyüklerine gruppartileri yapsınlar.

Bizde bönbön bakalım.
Hakk her zaman tecelli eder.
Herkes hakkını alır.
Bu hep böyle olagelmiştir.

kürtler çok eski bir halktır bunu kimse inkar edemez devlet kurmadığımız ida edilio ama şerefnamede de yazdığı gibi biz tarihe 9 devlet verdik times dergisinde son 1000 yılın en büyük komutanları arasında gösterilen sellahitin eyubbi(orada kürt komutan die yazıodu onu sölim) gibi bir lider çıkardık bugün bizi yok etmeye çalışan faşistler bizi yok ettiğiniz düşündüğünüz anda küllerlimizden doğar ve kabusunuz olururuz

yaw arkadaş siz olmasanız biz perişan olurmuşuz yaa..yukardan aşağıya okudum da biz Türkler zavallı bir ırkmışız ya..kürtler olmasa hapı yutarmışız..amerikalıları geri g.afrikalıları geri avustralyalıları geri...gözünüzü açın wınston churchill ne diyo bir damla petrol bir damla kandan önemlidir..kendinize bir bakın elektriğe para ödemezsiniz suya ödemezsiniz kaçak oranı %64 vergi oranı %1 hiç bu açıdan baktınız mı hepinizde yeşil kart..evet biraz vicdanlı ve insaflı olmakta fayda var..türkleri sevmezsiniz ama benim vergimlede zıkkımlanırsınız dimi..saddamdan kaçan 500 bin kürde ekmek verdik siz naptınız o size eliyle kemek veren askeri döndünüz vurdunuz..tarih tarih peki tarihte kaç hainliğiniz var onu niye yazmadınız ? ben sölim 27..bas bas da bağırırsınız devlet bize bakmıyo diye tabi haklısınız bana bakıyo sana bakmıyor..bakmakla yükümlü mü senin 3-5 karına 15-20 çocuğuna siz önce içinizde o demokrasiyi ve özgürlüğü inşa edin..insan hakları diye bağırıp komik olmayın..önce o feodal yapınızı kırında sonra ..işkembenden sallamayı bırakın..öle yaldızlı yazmışınız ki maşallah sanki Türk tarihinden bile şanlıymış gibi..evet eziksiniz ama bunun sebebide sizsiniz o aynaya kendiniz bir bakın.

Burdan kürt arkadaşlara seslenmek istiyorum ; Arkadaşlar; amaca gitmeninin artık araçla mümkün olmadığının farkına varmamız gerekiyor. Biz kürler işsizsiz,biz küeler yoksuluz ve acız , biz kürtler kurumlaşamıyoruz ve kadrolaşamıyoruz. Tarihimiz işbirlikçi hainlerle dolu bundan dolayıda somut bir şey elde edemediğmiz gibi direnişimiz alt yapısız gelişmiz hep ezilmeye mahkum olmuşuz medeniyetler beşiğinde yaşamış insanlığın gelişminde baş rol oynamışız ama şimdiki durumuz ortada bunun için çağdaş uygar bir toplum olmak için birlikte çalışmamız gerekiyor bizi zazası, alrvisi ile aramıza nifak tohumları ekmek için güçsüz bırakmak için uğraianlara hepbirlikte mücadale vermemiz gerekiyor bunun için ortak bir zeminde buluşmak gerek okuyanlara şimdideb teşekkür ederim . rojbaş

Bir tarihte Ceviz Kabuğu programında izlemiştim.'Kürtçe diye bir dil varmı' konusu işleniyordu.Birçok araştırmacı vardı ve sonuçta kürtçe diye bir dil yokmuş. Bütün verilen örnekler farklı dillerin kelimeleriymiş.Saygıyla duyurulur

kürtçe birden fazla dilin senteziyle oluşabilir bunun o kadar önemli olduğunu sanmıyorum .ama bir gerçek var oda bu dilin 25 milyon insan tarafından konuşuluğu bir dil olduğu kabul etmeniz lazım sonuçta böyle bir dil oluşmuş ve kullannılmaktadır .

Tarihçi olmadığım halde böyle bir tarih ve böyle bir kronoloji düzensizliği görmedim.Yazıda kürtlerin binlerce yıllık tarihinden ve kültüründen bahsediliyor fakat daha sonra bunların kürtler tarafindan belgelenmediği söyleniyor düşünsenize anlatılanlar kadar büyük bir medeniyete sahip olacaksınız fakat bunları belgelemeyeceksiniz böyle birşey olmaz! bu tür yazıları şiddetle kınıyorum ve bu girişimlerin kardeşleri birbirine düşürmeye yönelik amaçlara hizmet ettiğini düşünüyorum.Lütfen yapmayın kardeşleri birbirine düşürmeyin sonra tanrı katında (inanıyorsanız eğer) bunun hesabını veremezsiniz.

Tarihimiz çok güzel bir şekilde yazılmış yazan arkadaşın ellerine sağlık,bu güne kadar nerden geldimizi bilmiyorduk artık biliyoruz.Bu güne kadar bana dağ türkü diyorlardı inanıyoırdum mecburen. demekki dağ türkü değilmiişim(kürdüyüm.)burda şunu anladım mezopotamya bölgesinin gerçek sahibiymişiz.bide inönöyi kınıyorum.nasıl dönekmiş.

FAŞİST IRKÇI ŞOVEN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ KÜRT DİLİNİ TARİHİNİ ADETA LANETLEME YARIŞINA GİRMİŞ BU KADAR OLAMAZ BİZİ AP AÇIK İNKAR EDİYORSUNUZ FARKINDA OLMADAN GÖNDERDİĞİNİZ YORUMLARLA KENDİNİZİ BARBAR VAHŞİ FAŞİST OLARAK TANIMLIYORSUNUZ..MALAZGİERTEN BU YANA SİZ TÜRKLER İÇİN VERMİŞ OLDUĞUMUZ CANLARA YAZIK KÜRT ŞEHİTLERİNİN SİZİN UĞRUNUZDA ÖLDÜĞÜNE İNANAMIYORUM SİZ BU GÜN BİZİM DEDELERİMİZİN SIRTINDAN DEVLET OLDUNUZ DEVLET OLMUŞSUNUZDA NE OLMUŞ 400 MİLYAR İÇ VE DIŞ BORCUNUZ VAR ...İTİBARINIZ BEŞ PARALIK OLMUŞ TOPLUMSAL OLARAK YOZLAŞMIŞ KENDİNİZİ TANIMAZ OLMUŞSUNUZ KENDİNİZE SADDAMI ÖRNEK ALIN .BİR GÜN HIRSIZ SOYGUNCU ...YALANCI RÜŞVETÇİ SİYASETÇİLERİNİZ VE GENARELLERİNİZ İDAM SEHPALARINDA CAN VERECEK ..ANLAMADIĞIM KİM SİZİ KURTARACAK FAŞİST TÜRKLER KİMİN UŞAĞI OLACAKSINIZ .BİZİM SATILMIŞ İŞBİRLİKÇİ KÜRTLERDEN OLMASAYDI KÜRDİSTAN BAYRAĞINI ANKARAYA DİKECEKTİK AMA ONLARINDA SİZLERİNDE HAKKINDAN GELEBİLECEK GÜÇTEYİZ BİZİ KÜÇÜK GÖRMEYİN BİZDEN KORKUN ÇÜNKÜ BİZ HAKKIMIZI SÖKE SÖKE SİZDEN ALACAĞIZ BİZ KÜRT ŞAHİNLLERİ KÜRT HALKININ VE ONURLU ORTADOĞU EZİLMİŞ İNSANLIĞININ TEMSİLCİLERİYİZ BİZ TARİHİZ MEDENİYETLERİ İNŞA ETTİK KÜRDİSTAN ZATEN VARDI BİZİM İÇİN HAYAL DEYİL AMA SİZİN KABUSUNUZ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ ONURSUZCA YAŞAMAKTANSA ONURLUCA ÖLMEYİ TERCİH EDERİZ SİZ İSTESENİZDE İSTEMESENİZDE BİZ VARIZ HER GERİLLA ON BİN ASKERİNİZE BEDELDİR

Yaw bir zati muhterem arkadasimiz tüm eskiden olusmus devlet ve devletciklere kürt evleti diye sahip cikmis. ve her birinin yanina bilmemne kürt devleti veya kürt bilmemne devleti demis . yaw yok ööle bisi. kürt devleti denilebileceği sirada adam neden eyyubi devleti demis. neden hicbir devletin adi kürt devleti değil de a , b, c devleti. adamlar kimlikleri kürt ise neden kürtlüklerini iftiharla alip kürt devleti dememiş de farklı farklı isimler vermiş. demekki o zaman kürt milliyetinin ya farkinda değildi. ya da umurunda değildi.

rojbas? insanlik kurdistanda basladi.diler tarim hayvancilik dinler sanay kisaci her sey burda basladi butun dunyadaki var olan her seyde kurtlerin katkisi vardir bunu bir cok bilim adamlari da dogruluyor.ama gel gorki su zalim insanlik kurt halkina karsi savastadir ozelikle su soyu olmayan barbar turkler geliyor turklerin dil kulturu dedikleri %50 kurt kulturudur diger kalan %50 ise arap ermeni kulturudur pekey bu insanlik nasil olmusda bu kadar arsiz ve yuzsuz olabiliyor bu su demektir insanligin sonu geliyor ama bu bir kiyamet degil bu insanligin sonunu biz kurtler getirecegiz cunku bu dunyada barbarlarin yasamasina izin veremeyiz turk demek bu dunyada kardes katili demektir fitne fesat demektir huzur baris yok demektir obur halklarda biraz aynisidir.bunlari hesaplarsak ortaya su cikiyor insanligin cikis kurtlerle baglatildir yaney her seyin gelisiminde biz kurtler variz her seyi ben yapmissam simdiyse yok edecegim bunu engeleyecek hic bir guc olayacak onumuzdeki 50 yil icersinde bunu herkes daha rahat gorecek bunua herkes inansin inanmayan da uzun omurler diliyorumki gorsunler saygilar ?sipas

siz binlerce yıldır bir toplum olarak yaşamyı bir türlü becemediniz ve hala aynısınız gel gelelim bir arada yaşamaya çalışan toplumların düzenini bozmaya yıpratmaya uğraşıyorsunuz ne yazık bunun yerine atalarınızın yaptığı hataları düzeltmeye çalışsaydınız inanın bügün sizleri daha hoş hatırlayabilirdik .ama siz hala sizin yerinizin toplum içi olmadığını kendi dilinizde ısrarla söylemeye çalışıyorsunuz yani sizin tabirinizle 'dağlara çıkacağız ' yani bizim yerimiz dağlardır diyorsunuz ve o dağlarda malesef yok edilip talana uğruyorsunuz yazık ki ne yazık bu kafayla siz başkalrının kölesi olamya devam edeceksiniz........!!!!!!!

ben krdüm ve bunu kabul etmeyenler kürt halkına hesap vercektir ve bunu kabul etmyenlerin kafasına vura vura kabul ettirilecektir orada burada oyle veya bole en kısa zaman dabir kürdistan devleti kurulacak onderi de abdullah ÖCALAN olacaktır

YA ARKADAŞIM KÜRT DEVLETLERİ YOKSA BUNU LAFLA SÖYLEMEĞİ HERKES YAPAR BUNUN BİR ISPATI VARSA BİR KAYNAĞI VARSA EĞER SÖYLE BİZDE ÖĞRENELİM KENAN EVREN TEORİSİ GİBİ KARDA YÜRÜRKEN KART KURT SESİ ÇIKARDIĞI İÇİN KÜRT DENİLMİŞSE SÖYLENECEK BİŞE YOK ADAM YAZMIŞ VARSA BİR TARİHİ KAYNAĞIN VEYA ARAŞTIRMAN ANLAT BAKALIM BAN EĞER KÜRTLER TÜRK İSE BUNU DETAYLI ANLAT SÖYLE TÜRKLERİN BU BOYUNDAN AYRILMIŞ MEZOPOTAMYAYA YERLEŞMİŞ BU BEYLİKLERİ KURMUŞ BÖYLE BİR ARAŞTIRMAYA GEL EĞER YOKSA FUZİLİ KONUŞUPTA KENDİNİ KANDURMA

biz vanda güç toplayan bi grub Kürtüz ve bunu biliyoruz Kürtler en adı şerefsizdirler.Ülü Türkçü çumhuriyetlerinden egitimli adamlar getiriyoruz yakından Kürt sorunu çözülecek ya boyun eyin ya yok olun Biz Türk Kürt fark etmez diyoruz ama Kürtler kaşınıyor Bibaşka şey bizim grubun yüzde 40 ı kürtür

Rahmetli İnönü dönek falan değildir.Tarihte çok şeyler başarmış olan bir insana böyle hakaret edilemez. Ulu Önder Atatürk ve en yakın arkadaşı İsmet İnönü daha yakından tanımanızı tavsiye ederim. Arkadaşlar mışlarla muşlarla yorum yapmayalım. Tarihi okuyalım birçok kaynaktan okuyalım. Gözlemimizi, değerlendirmemizi yapalım. Rahmetli İnönü nün hatıraları yada Ulu Önderin Nutuk'unu okumanızı tavsiye ederim. Düşmanını tanıyacaksınki ona göre gardını alasın derler. Okumadan dış güçlerin maşalığı yanlış bir olaydır. Maalesef ülke siyasetlerinde "düşmanımın düşmanı dostumdur" anlayışı ile bir takım çevreler birilerini kullanıyor. Akıllı olalım. Saygılarımla...

Arkadaşım işte şunu iyi düşünün. Eğer atalarınız bu topraklar için Türklerle beraber can vermiş ise bu fedakarlığa ihanet etmeyin. Benim atam bir uğurda can verecek daha sonra ben bu uğura ihanet edeceğim. Böyle birşey olur mu?

bu kadar faşisan bir tutum bu kadar ırkçı bir anlayışın karşısında ibretle seyre dalmış haldeyim. kahraman kurt ırkı binlerce yıl içinden her isyanda istisnasız iç ihanete uğruyor her ama her isyanda istisnasız bir hayin buluyor. tüm kürtler bu kadar hayin değil bunu bizzat kendimden biliyorum. ama bu yazıyı yazanın buraya koyan zatın hayin olduğu muhakkak. binlerce yıl aynı coğrafyada yaşdık bizzat deniyor başarıya ulşamak için ittifak yapmadığı kimse kalmamış bir kavim olarak anlatıyor ve ingilizlerin barbar türklerden yana olduğunu ima ediyor. hata açıkca söyleyebiliyor. ingiliz oyunları ile avrupa ağzında söylenen onca şeyin üzerinbe merak ettim. tükrklere bunca hakareti kendi kardeşine eniştene belki belki belki kız yada erkek arkadaşına ama mutlaka bir yerlerde arkadaşına bunca hakareti ederken barbar katil derken hiçmi için titremiyor hiç mi utanmıyor bunu yazan zat.

efendiler biz binlerce yıl evet ingiliz oyunları ile bahsi geçen isyanlara rağmen binlerce yıl berabver yaşamış tek bir milletiz. o da türkiye cumhuriyetini oluşturan cumhuru oluşturan türk vatandaşlardır. yok illede kavga etmek isteniyorsa belitelim burada övgü ile bahsedilen barzaniyi destekleyen amerika gibi dün ingilizler bu isyanlarda aşiretleri destekledi ve bizi bize kırdırdı. netice bakın ırakta hala kaos var. bunun nedeni vaktin ingiliz oyununa gelen isyan ettirilen şeyler ağalr zümresidir. ileride israilin bölgede orta israildeki işkal tamamlanınca ynai ırak işkal edilince kuzey israile girmek için bölgedeki kardeşleri birbirine kırdırmak gayreti ile girdiği çabanın bizi bize düşürmesine izin vermeyelim rica ederim.

bu düzeltmeyi mutlaka yapmak zorundayım ne türkler bu kadar barbardır ne kütrler o kadar hayin.

Dogan beye çok teşekkür ediyorum. Çok gerçekçi bir yorum yazmış. Dünyada bir global lafıdır söylenip duruluyor. Bu globallik ticaretten öteye gitmemelidir. Bu globallik kültür yozlaştırması fiiline geçerse çok kötü olur. Bugün amerekalılar için kültür çok önemli değil sonuçta kapitalist bir ülke ki zaten kültürleride olamaz çünkü amerika kıtasında dünyada ne kadar millet varsa hepsinden var.Bu da onların ortak bir kültür, dil yada herhangibir nesne sahibi olamayacaklarını gösterir. Dilleri ingilizlere ait ırk dersen söylediğimiz gibi dünyadaki her ırk, yani kısacası ortak noktaları sömürü, çıkar, kan emiciliktir. Bunu gerçekleştirmek içinde gelişmekte olan ülkelere özellikle zengin kaynakları olan ülkelere sistemli bir şekilde ele geçirme politikaları uygulamaktadırlar.Bunun bir ayağı Afganistan'dı.Daha sonra Irak, İran, Suriye gibi. Ayrıca amerikanında babası olan israil de BOP u gerçekleştirmek için elele çalışmaktadırlar.Bu düşünceler yeni oluşmamıştır. Biliyorsunuz ki devlet politaları çok uzun sürelidir ve Yüzyıllar alır. Bugün büyük devlet dediğimiz İngilteresi Almanyası Fransası Amerikası Hollandası vb. yüzyıllardır afrikayı ve birçok ülkeyi sömürmüştür. Sanmayınki zenginlikleri sadece teknoloji ve bilimdir. Bu teknoloji ve bilimi kazanmak için öncesinde birçok sömürü gerçekleştirmişlerdir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler çok çalışalım, teknoloji üretelim, bilim üretelim gibi zor işlerle uğraşıp duruyoruz. Kan emiciler çok yol almıştır. Bizde bu açığı kapatmak için çok uğraş vermek zorundayız ki onurlu bir toplum olabilmek gayesiyle. Tabi konu biraz dağılır gibi oldu. Sonuçta emperyalistler amaca ulaşmak için böl yönet taktiği uyguluyor. Türk-Kürt, Alevi-Sunni vs. Peki kendi ülkelerinde o kadar çok etnik ve dinsel farklı yapıda hiçbir olay olmuyor. Bizim gibi ülkelerde ortalık karışıyor. Saygılarımla...

Arkadaşlar buradaki yorumlar yazılar uzar gider, sonu yoktur. Bu nedenle televizyon programlarında şöyle güzel bir açık oturum yapılmalı ve bilim çevreleri TÜRK KÜRT herkes bilimin gerçeklerini ortaya sermelidir.Yinede yorumda bulunan bütün arkadaşlara teşekkürler. En azından kavga etmeden diyalog içinde olmayı öğrenmeliyiz. Kavga kan dünyada en son yapılacak harekettir. Sonuçta hepimiz aynı gemide bulunuyoruz. Bu gemi batarsa hepimiz batarız. Orta doğu ve çevresi hepimiz çok içiçe geçmişiz bugün İran ın %25 i Azeri Türkü, Irak zaten bilindiği Arap, Türk, Kürt o nedenle mantıklı olmakta yarar var diyor. Saygılarımla iyi günler diliyorum.

Çok güzel ve kaliteli bir çalışma olmuş.fakat bir sorum olacak tam olarak kürtler ilk olark nerde ve ne zaman meydana çıktı?Bu soruma cevap verirseniz size minnet duyacağım.teşekkür ederim.
SERCAN

insana özgürlük ifadeye özgürlüktür yaşasın özgür kürdistan

Ben, İnsanların ırkına , diline veya aidiyetlerine bakmam, öncelikle insan olmanın vasfını taşıyorlarmı o na bakarım. eğer o sıfatı -vasfı- taşıyor yada taşıma kapasiteleri var ise bu tür ırk din dil gibi aidiyetlere ihtiyaç duymayacaklırını düşünüyorum, ki ben bu tür aidiyetlerin çok çok önem arzettiğini düşünmüyorum. Bu ülkenin kurulmasında bu Ülkede yaşayan her bir bireyin - büyük babası , ninesi , teyzesi , halası veya kardeşinin emeği vardır. hiç kimse bir diğer- değiminizle- etnik unsurun az katkısı vardır. diyemez . eğer öyle düşünenler var ise Çanakkale şehitliğine gitmelerini tavsiye ederim. Evet Ülkemizde yaşayan bazı etnik unsurlar bir diğerine haksızlık yaptığı doğrudur. ama bu haksızlığın da diğer etnik unsurlara kan ve şiddet olarak geri gelmesi ve uygulanması hakkını hiç kimseye veremez. Herkese saygılar

arkadaşlar ben bir türk vatandaşıyım kaçırılan bir şeyi hatırlatmak isterim türk-kürt olmadan insan olmak bence en önemli erdemdir sevgi toplumu başka türlü nasıl oluşacaktırki sanıyormusunuzki kökene dayalı mülkiyeti elde ettiğimizde her şey daha kolay olacak ve asırların acısı çıkacak asla işler hatta daha içinden çıkılmaz bir hale gelecek ve biz yine kartellerin tekellerin çarklarında öğütülen olacağız.bir çok arkadaş kürt-türk tarihini yazmış ancak kaynak ve veya hangi kitabeler den alındığını belirtmemiştir.mesela ben araştırtım bu güne kadar bilinipte çözülemeyen tek yazıt etrüskçe idi sağolsun Kazım MİRŞAN çözdüde bilinen dayatılan tarihin dışında bazı gerçekleri yakalama fırsatı oldu kelime kök itibari ile etimolojik araştırmalar sonucunda bundan 16 000 yıl önce akilboy adlı bir federasyonun varlığı etrüsk yazıtları sonucunda ortaya çıktı rus ve türk halklarının ortak kurdukları bir federasyondu bu ha bu türk rus halklarına tacmı takar veya taksa ne olur hepimiz allah ın bir kulu değilmiyiz herşey materyalist felsefe ile açıklanamaz biraz vicdan kökenine dayandıralım bazı şeyleri hayatın matrix leri ile boşuna birilerinin kasalarını doldurmak için kırmyalım birbirimizi bugün inandığımız değerlerin yarın ne gibi sonuçlar doğuracağını hangimiz bilebilirizki birde kürtler ezilen halk lafına pek katılmıyorum istanbul ticaretinin ülke genelindeki semt pazarları ve taşeron piyasaları bar pavyon işletmeleri ve turistik yerlerdeki eğlence yerlerinin çoğu kürt vatandaşların ellerinde peki bu neyi değiştirir birilerinin hırslanmasını ve bir diğerini yok saymasını veya yok etmesinimi asla türkiye umhuriyetinde yaşayn hengi kökene ait olursa olsun sonuçta insan olsuşvicdan sahibi olsun yanlışları görmenin yolu bu her kim olursa olsun okumak ve araştırmaktan geçer sevgi ile kalın

gerçek ten kendimi yeni tanıdım daha önceleri kürt tarihi hakkında çok şey okudum ama beni bukadar etkilememişti bu yazıyı yayımlamada emeği geçen tüm arkadaşlarma tşk şunu eklemek istiyorum lüffen bazıları gereksizlik yapmasın hernekadar bunları kabul etmesenizde bunlar doğrudur ve illaki birgün gelicek zorlada olsa size kabul ettirecezzzzzzzzzzzzz!!!!!!!

benim bildigim tek şey var kürtlerin türk olduguna daiir bence bir araştırma yapılsın ben eminimki türklerin bir boyudur kürtler dogu kurdistan var oradaki insanlarla kürtlerin hiçbir farkı olmadıgını görecegiz... BEN TÜRKÜM YANLIZ KÜRT BENİM KARDEŞİM LAZ BENİM KARDEŞİM ÇERKEZ BENİM KARDEŞİM BU ÜLKEYİ BÖLECEK ŞERFSİZLERDE DÜŞMANIM SANMAYINKİ BEN SADECE KÜRTLER BÖLER DİYORUM ÜLKEMİZ YAŞADIGIMIZ SÜRECE TC KİMLİGİ OLAN HERKEZİ HEPİMİZİN GELİN İZİN VERMEYELİM...LÜTFEN BİDE KONUŞURKEN DİKKAT EDELİM ONUR KIRICI LAFLAR SARFETMEYİN AYIP OLUYO

s.a kardeş yazdıkların çok guzel ben aylardır kürt halkının tarihini çeşitli kaynaklardan araştırıyorum ve her geçen gün yeni şeyler buluyorum suana dek m.ö iki binli yallara kadar bulmuştum burda anlatıkların çok ilginç ben bunların kaynaklarını öğrenmek istiyorum ve senin de kürt olup olmadığını öğrenmek istıyorum

Emperyalistler nasıl bir zaman Ermeni kardeşlerimizi tuzağa düşürüp Türk, Kürt, Ermeni'yi birbirine kırdırmışsa; şimdi aynı oyun Kürtler üzerinde oynanıyor. Aynı emperyalistler bu kez Kürtleri Türklerle çatışmaya sürüklemeye çalışıyorlar. Ne yazık ki bu oyuna düşen binlerce Kürt kardeşimiz vardır. Ya akılsızlıklarından ya satılmışlıklarından.
Kürt hareketinin (!) hiç ağalık düzenine karşı, feodaliteye karşı hatta kapitalizme karşı bir mücadelesi olmuş mudur? Yoktur. Olamaz da. Çünkü oyun bizzat emperyalist kaynaklıdır.
Kürt kardeşlerime açizane önerim akıllı olmalarıdr, emperyalizmin tuzağına düşmemeleridir. Bu vatan, bu topraklar hepimize yeter. Birliğimizi, dostluğumuzu, barışı, dayanışmayı bozmayalım.
Bu ülkeyi vatan olarak gören herkese selamlar.

ben bir kürdüm babamda kürt anamda dedemde ve türkiyede yaşıyorum.. bu ülkede söz sahibi yönetici fabrike sahibi milletvekili vs.. var. yani bize kimse zulm yapmadı.. babamın ağası yaptı ne zulm varsa.. şimdi ben çalışıyor ve ekmegimi kazanıyorum.. kardeşim hapiste.. ama hakettiği için hapiste ve iyiki ülkemde hapiste.. benim ülkemde bizim ülkemizde.. haketmediği nir şeyi aldı ve cezasını çekiyor.. o aynı hapiste laz çerkez arap hepsi var her ırktan insan var.. ben kimseye ayırım yapıldığını görmedim.. amcamın oğlu diyarbakıra öğretmenlik yapmaya gitti ve orada şehit oldu.. tek suçu oradaki çocuklara insanca yaşamayı öğretmekti okusunlar istiyordu öğrensinler istiyordu. Ama bir arkadaşı ve eşi ile evlerini bastılar kurşuna dizdiler.. Faşizm komünizm yada her ne ise tüm rejimler kimsenin tekelinde değil kimsede bu ülkede faşit komünist falan değil olsa olsa sempatizanı olur. ülkede tek rejim vardır ve cumhuriyet herkesi kucaklar.. kimseye git dememiştir. eğer bu ülkede birileri burası benim derse ilk önce beni bulur karşısında.. bu ülkenin toprağında herkesin canı kanı var.. ayıp denen bir şey var.. kimse bu ülke topraklarında kürdistan hayali kurmasın.. amerika ırakta size göre fırsat sandığınız bir ülke kuruyorum diyor.. o ülkenin kimseye faydası olmayacak bunu da biliyorsunuz.. aynı şeyleri bu topraklarda da mı yaşamak istiyorsunuz kaç yüzyıl daha geriye gitmek istiyorsunuz.. bağımsızlık diyorsunuz özgürlük diyorsunuz bunu bu ülkede yaşayan herkes diyor bir tek bağımsızlık isteyen siz misiniz sanıyorsunuz.. böl parçala yönet taktiği uygulanıyor bu oyuna gelmeyin yazık etmeyin bakın kaç can aldınız dağda askere kurşun neden sıkılır öğretmene kurşun neden sıkılır anlamıyorum biri bana söylesin. NEDEN? lütfen söyleyin.......... dağdaki asker başka ülkenin askeri mi öğretmenler başka ülkenin çocuklarının geleceğinimi aydınlatıyorda bizimkini karartıyor.. lütfen aklınızı emperyalimle savaşarak harcayın.. onun içinde aptalca eylemler yaparak değil bilimle uğraşarak ülkenin kalkınması dışa bağımsız hür örgür bir türkiye için kullanın..

DOĞU KARDEŞİMİZE KATILIYORUM, BEN DE BU ÜLKENİN VATANDAŞIYIM, HAİNLERDEN OLMAYALIM, BEN BİRAZ GEÇ UYANDIM, İNŞALLAH HERKES UYANIR,

Güzelliğin kürde yansıması ve hayat bulması ..İŞTE KERKÜK LÜ KURD KIZI ŞEV VAL SAM IN DÜNYAYA MASMAVİ BAKAN GÖZLERİ...

tarihte zazana bölgesi çok geçer türkler inkarı seçti kürtler inkarı seçerse kaybederler zaza zaza zaza kafanıza sokun

bu yaziyi hazirlayanlar ve destek verenler oldukça biz ne tarihimizi ne kültürümüzü ne dilimizi ne edebiyatimizi nede edebiyatçilarimizi unutacagiz ben batman kozluk tan manisaya göç ettirilmek zorunda kalmis binlerce insanimizdan biriyim bu yazida emeki geçenlere ve destekleyicilerine gerçekten binlerce kez tesekkür ediyorum yasasin gerçek kardeslik tam bagimsiz tam demokrat tam özgürlükçü fikirler saygi duyulan gerçekten hos bir ülke yasamaya deger bir ülke dilegiyle ben yanmasam sen yanmasan o yanmasa nasil çikar karanliklar aydinliga tüm hewallere;

inkar edilemeyecek tek sey gerceklerdir gercegin ta kendisi kürt kavramıdır

Tarih konuşurken tarihi Avrupalıların yazdığını Türk, Kürt ve Anadolu Tarihleri için yanıltmalara gittikleri şüphesini aklınızdan çıkarmayınız.
Bilinen ve bilinmeyen tarihi Avrupalılar yazmışlardır.
Kürt ve Türk halkları arasındaki nefret tohumlarını Avrupalılar ekmişlerdir.
Bir zamanlar Roma imparatorluğu içindeki Ermenileri dışlayanlar şimdi de kullanmak için sahiplenenler onlardır.

bundan 2 hafta kadar önce size bir yazı gönderdim önce insan olmak diye fakat ya gönderide hata yaptım yada yayınlamadınız.yukarıdaki araştırma yazınız akilboy medeniyeti ile ilgili olan tamamı ile yanlıştır.nedenine ve kaynağına gelince nedeni akilıboy medeniyeti bundan 16000 yıl önce Rus lar ve Ön Türkler tarafından kurulan bir federasyon olmasıdır.kaynağına gelince Kazım Mirşan adını girince internette bu konu ile ilgili kaynak kitapların ismi verimiştir doğrusunu ordan bulabilirsiniz.Kürt halkının ezildiği lafına ben katılmıyorum.Bir araştırma yapıldığında şunlar ortaya çıkacaktır. 1)semt pazarlarının çoğu kürt vatandaşlarının elindedir 2)Tahtakale piyaasası 3) işporta 4)büyük şehirlerdeki en önemli taksi durakları 5)Şimdilerde Reklam piyasasına el attılar 6)Turistik yerlerdeki bar cafe ve dinlence yerleri 7)metropollerdeki bar pavyon ve cafeler.Bunlar getirisi yüksek olan işler pardon ama nasıl ezilmişlik bu.Lütfen bırakın yanlış bilgilendirme yapmayı kaldıki çok eski bir tarihe sahip olsanız ve / veya sahip olsak taç mı takacaklar size bize lütfen Kürt veya Türk olmadan önce kadın veya erkek olmadan önce İNSAN olalım birbirimizi sevmeyi öğrenelim yoksa bizim üzerimizden siyaset yapanların kazanç kapısı olmaya devam edeceğiz dünya silah satışının uyuşturucu trafiğinin en yoğun yaşandığı bölgede yasıyoruz ya birbirimizi seveceğiz yada tekellerin çarklarında dağılıp gidec eğiz.

biz kürt gencleri gecmişimizi hep başkalarını anlattıklarıyla yada kulaktan dolma bazı söylentilerle öğrendik bende bir süre bü gibi şeylere inandıım ve baktımki bana yani ırkıma ait hiçbir şey doğru değilmiş taki araştırana kadar ve bü bilgileri bize ulaştıran tüm aydınlara çok teşekür ederim.ve bazı noktalarıda kendimizin araştırmasını ve öğrenmemizi yeylerim başkasının hazır olan bilgisine konmayıp hepimiz birlikte kürdologlarla elele verip araştırmalıyız bu bizim en büyük görevimiz geleceğimizebırakacağımız bir mirastır ve atalarımıza bir borctur haydi kürt gencleri elele kürt tarihi ve kürt dilini araştırp geliştirelim.

ben bunuyazdığımdan beridir takip ediyorum yorumları olumlu buldum gen
kürt tarihinin olmadığını kürtlerin türk olduğunu küfür edenlere bir soru o zaman kullanılan dil nedir? neden kürtçe denilenbir dil ve kürt denilenbir halk var bu tarihte yazılanlar ve tarihte kikürt ayaklanmalı ve devletlerin neden olduğu kürdistanda yaşayan halkalrın dilleri neden birbirine benzerken türklerinkin ki ayrı olduğusorularını cevaplaması gereklidir. kültürlerinin farklılığıdinlerinin farklılığı yaşayış biçimleri.
soru2 eğertürklerse neden küfür edilmektedir. kürt diye

TARİHDEKİ BÜTÜN KÜRTÇE SÖZLÜKLER !

DÎROKÊ DE FERHENGÊN KURDÎ http://www.cogsci.ed.ac.uk/~siamakr/.../dict-ref.html

Abul-Hassan kitAbi lughAt-i kurdi (Kurdish Glossary book), Tehran, (1333 Hijri) 1886 43 p.. Amirxan, Daner Worterbuch Kurdisch. - Teil 1: Kurdisch Deutsch = Kurdi-Almani. Ismaning : Max Hueber Verlag, 1992. - xxii, 542p. - 3-19-006349-4 (2 volumes Kurdish <-> Deutch 1200 p, Price: DM 98 each) Amindarov, Aziz Kurdish-English/English-Kurdish dictionary. New York : Hippocrene Books, 1994. - 313p. - 0-7818-0246-6 [cf. UCLA Library] Anter, Musa farhenga khurdi-Tirki (Kurdish- Turkish Dictionary) Yeni Matbaa, Istanbul, 1967 Avdol, Amine Kiteba ziman-i kirmanji bona koma Cara eriwan, 1933 Avrang, Murad farhang-i kurdi (Kurdish Dictionary), Chehr Press, Tehran. Vol. I, 1968, 348 p., Vol II 1969, 413 p. (through letter t) Baban, Shukrulla farhang-i fArsi-kurdi (Persian Kurdish Dictionary) Iran, 1982 11 + 882 p. Baha'addin Amedi, Sadiq idyemet kurdi (Kurdish Idioms) Al-Sha'b Press, Baghdad, 1973. Bakaev, Cherkez Chudo Kurdsko-Russkii Slovar/ xerbernama Kurmanci-Rusi GIINS, Moskow, 1957, 618 p. Bakaev, Cherkez Chudo Govor Kurdov Turkmenii (fonetika, grammatika, testki i slova), Moskow: Akademija Nauk, 1962. Bakaev, Cherkez Chudo Osnovy Kurdskoi orfografii Moskow: Akademija Nauk, 1983. 272 p. Barzinji, Abdul Qadir ferhengi zAnyAri/ensiklopedyAy kurd (Dictionary of Proper names/Kurdish Encyclopedia) Raparin Press, Sulaymaniya, 1971. 271 p. Berewebereti Gishti xondini kudi (General Directorate of Kurdish Studies) perwerde w zanist, Vol. 2, No. 4, 1972, 196 p. (Special issue covering terms used in school textbooks) Berewebereti Gishti xondini kudi (General Directorate of Kurdish Studies) perwerde w zanist, No. 7-8, 1974, 196 p. (Special issue covering scientific terms used in school textbooks) Berewebereti pewerde w ferkirini slemani (Sulaymania Education Office) zarawey parezgay slemani (Sulaumania Governorate's terms), Kamran Press, 1971. 34 p. Blau, Joyce. Dictionnaire Kurde (Kurdish, French, English Dictionary) Publications du Centre pour l'Etude des Problems du Monde Musulman Contemporian, Bruxelles, 1965 XVII + 263 p. Blau, Joyce Kurtce/Turkce, Kurtce/Fransizca, Kurtce/Ingilizce sozluk = Kurdish/Turkish/French/English dictionary / J. Blau ; Turkcesi Fetullah Kakioglu. Istanbul : Sosyal Yayinlar, 1991. - 341p. - x-19-418339-3 Bozarsalan, M.A. and Yusf Ziyaeddin Pasha KurtceTrkce sozluk (Kurdish-Turkish Dictionary) 1978 Based on khalidi (1892), cira Yayinlari, Istanbul, 400 p. Chyet, Michael Kurmanji-English dictionary 550 p. (to appear in 1997). Ceger-xwin (Jigarkhwin) ferheng-e kurdi- arabi (Kurdish Arabic dictionary)[botani kurdish] 2 volumes, 1963. 316 p. + 251 p. (through letter q). Ceger-xwin (Jigarkhwin) Flklora Kurdi weshanen roja no, Stockholm, 1988. E'vdal, A. xebernema kurdiye R'astnivisandine/Kurdskii orfograficheskii slovar Izd. Akademii Nauk Armianskoi, Yerevan, SSR, 1958, 214 p. Farizov, I.O. Ferhenga UrisI-Kurmanji (Russki-Kurdskii Slovar) GIINS, Moscow, 1957 781 p. Fattah, Shakir Ferhengok (Small Dictionary). Zari Kirmanji Publ.,No 17, Rawandiz, 1934, 53 pp. Fatahi Qazi, Qader "san'at-i jUla'I va lughAt va istilAhAt-i An dar mahAbAd" (The weaving loom industry and its terms in Mahabad), NDAUEDT, Vol. 31, No. 130, pp. 57-87, 1983. Fatahi Qazi, Qader hashiyi bar farhang-i mahAbAd (Appendix to Mahabad Dictionary), Shafaq Press, Tabriz, 1983. 64 pp. Fatahi Qazi, Ghader amsal-o hekam-e Kurdi (Kurdish Proverbs) Tabriz University Publications, No 266, Tabriz, Iran, 1985, 616 p., [With an introduction to the Grammar of Sorani Kurdish] Fazizadeh, Taha nobere: gelayek bo qamuseki zaraweyi (First-fruits: Trial Specimen for a Dictionary of Idioms), Sorush Publ., Tehran, 1985. 54 p. Garzoni, Maurizio Grammatica e vocabolario della lingua kurdo, Stamperia della S. Congregazione di Propaganda Fide., Rome 1787 288 p. Gharib, Kamal Jalal ferhengi zaniyari (Scientific Dictionary) Vol I Kamaran Press, Sulaymaniya, 1974, 438 p. Gharib, Kamal Jalal ferhengi zaniyari (Scientific Dictionary) Vol II (through letter d) KZK Press, Baghdad, 1979, 403 p. Gharib, Kamal Jalal ferhengi zaniyari wenedar (Illustrated Scientific Dictionary). al-Ajyal Press, Baghdad, 1975 102 pp. Gorani, Ali seydo ferhanga kurdi nojen (kurdi- Arabi) Omman, Jordan ???? Hakim Halkawt & Gautier Gerard Dictionnaire Francais-Kurde Editions KLINCKSIECK, PARIS, 1993 ( ISBN : 2-252-02900-5) Hasan, Shawkat Isma'il Farhangi Kurdi-Inglizi = A Kurdish-English dictionary of synonymous words, expressions.... - Vol.1. Baghdad : Wizarat al-Thaqafah wa-al-I'lam, 1989. - 374p. - x-19-336633-8 Hazhar Farhang-e Kordi Farsi (Kurdish Persian Dictionary) Hanbana'borina Tehran : Surush Press, 1991 1032 p. (A4 Size) (Also available in 2small volumes) x-19-429510-8 Holm, Monika and Mathlein M. ferhengoka swidi-kurdi (Swedish-Kurdish Dictionary, translated by R. Zilan) Skriptor AB., 1981, 74 p. Ibrahimpour, Muhammad Taqi, vazhinAmi-yi fArsi-kurdi (Persian-Kurdish Vocabulary: Sanandaji, Hawramiand Kurmanji dialects), Tehran, 1981, 742 p. Izadpanah, Hamid (edited by Mahmud Zamdar) ferheng-i lek U lur (Dictionary of Lak and Lur [dialects]) KZK Press, Bagdad 231 p. Izoli, D. Kurdish-Turkish Dictionary, Kurdish Student's society, Netherlands, 1987 Izoli, D. Ferheng, Kurdi-Turki, Tuki-Kurdi. Subat : DENG Yayinlari, 1992. - 913p. - 3-927213-04-7 Jaba, Auguste (Edited by Ferdinand Justi) Dictionnaire Kurde-Fransais, Academie Imperiale des Sciences,St. Petersburgh, 1879 xviii + 463p. (15000 words) (Reprinted in 1975: Osnabru:k, Biblio-Verlag) Jalil, Ordixane & jalil, Jalile Zargotina Kurda I, II (Kurdish Folklor) Nauka press, Moskow 1978 Jalil, Ordixane & jalil, Jalile Zargotina Kurden Suriye (Kurdish Folklor of Syria) Jina no Publications, Uppsala 1989. Kara, M.S. farhangi farsi-kurdi/wishebijer (Persian-Kurdish Dictionary) Ta'avonni 42 Press, Sanandaj, 348 p. Kedaitene, E.I. and Muktiani, K. and Mitrokhina, V. Uchebnyi Russko-Kurdskii Slovar (ferhangi rusi-kurdi) Izadatelstvo "Russkii IAzyk" Moscow, 1977, 368 p. Khachatryan, A. and Uapantssyan, G, et al Xebernama Terminologiaje (Terminological Dictionary). State Publishing, Yerevan, 1936, 71 p. Khal, Sheikh Muhammad ferhengi xAl (Khal Dictionary), Kamarani Press, Sulaymaniya, Vol. I, 1960, 380 p. Vol. II, 1964, 388 p. Vol. III, 1976, 511 p. Khalidi, Yusuf Diya al-Ddin Pasha al-hadiyya al-hamidiyya fi al-lughat al-kurdiyya, Shirkati Martabiya Press, Istanbul, 1892. 319 p. (New edition by M. Mokri, Beirut 1975). Khamoian, M.U. Kurdsko-Russkii Frazeologicheskii Slovar, Izdatelstvo A.N. Armianskoi SSR. Yerevan, 1979. Khani, Ahmad Nubara Bicukan (Children's First Picking of Fruit; 1094 Hijri = 1682-83). Arabic-Kurdish vocabulary in verse; numerous editions; the first printed version was in Khalidi (1892: 279-292). Khani, Ahmad Farhanga nowbahar / Ahmade Khani ; vazhandina: Parwiz Jihani. Urumiyah : Nawanda Washanen Farhang wa Adaba Kurdi, 1988. - 62p. - x-19-436438-x (First Kurdish dictionary) Kori zaniyari Kurd (Kurdish Scientific Academy) zarawey kargeri (Aministrative terms). KZK Press, Baghdad, 1973-74 169 p. Kori zaniyari Kurd (Kurdish Scientific Academy) zarawey hemecheshne (Miscellanous terms), KZK Press, Baghdad, 1974 56 p. Kori zaniyari Kurd (Kurdish Scientific Academy) listey chwaremi zarawekani kor (The 4th list of KSA's terms) KZK Press, Baghdad, 1975 46 p. Kori zaniyari Kurd (Kurdish Scientific Academy) zarawe zanistiyekan (The Scientific terms) KZK Press, Baghdad, 1976 45 p. Kurdoev, Kanat Kalashevich. Kurdsko-Russki Slovar (Kurdish-Russian Dictionary) GIINS, Moscow, 1960 890 p. Kurdoev, Kanat Kalashevich Kurdsko-Russki Slovar (Kurdish-Russian Dictionary) (Sorani) Russkii IAzyk, Moscow, 1983, 752 p. Malmisanij Zazaca-Turkce sozluk = Ferhenge Dimilki-Tirki. Istanbul : Deng Yayinlari, 1992. - 431p. - x-18-040201-2 [also Paris 1984] Mardukh, Shaikh Muhammad farhang-i mardox, shiwe Kurdi ardalani, hewramani, Artish publications, Tehran, 1955-57, 2 volumes,[Persian, Arabic] (27 + 981 p.) + (26+961 p.) McCarus, Ernest N. (Ernest Nasseph), Kurdish-English dictionary, dialect of Sulaimania, Iraq. Ann Arbor, University of Michigan Press [1967] 194 p. 28 cm Mistafa, 'Izaddin ferhengok bo qutabiyani kurd (Small Dictionary for Kurdish Students) Dar al-Ma'rifa Press, 1955 59 p. Mokri, Muhammad Kayvanpour nAmhA-yi parandegAn dar lahjehA-yi kurdi (The names of Birds in Kurdish Dilects), Pakatchi Press, Tehran, 155 p. (Reprinted 1976, Paris and 1982, Tehran). Mudairs, Mala Abdul Karim Du Rishte (Two Strings), Salman a-A'zami Press, Baghdad, 1970, 112 p. Mukriyani, Giw al-murshid/raber (Guide), Kurdistan Press, Hawler (Arbil), 1950, 404 p. ferhengi mehabad (Mahabad Dictionary), Kurdistan Press, Hawlir (Arbil), 1961, 795 p. nawi Kich u kurani kurdi (Names of Kurdish Girls and Boys), Kurdistan Press, Hawler (Arbil), 1970, 56 p. mamostayan le slemani (Teachers Union in Sulaymaniya) zarawey zanisti Kurdi (Kurdish Scietific Terms), Zhin Press, Sulaymaniya, 1960, 104 p. Nebez, Jemal hendek zarawey zanisti(Some Scietific Terms), Kamran Press, Sulaymaniya, 1960, 17 p. Nebez, Jemal ferhengoki zanisti (Small Scietific Dictionary), Mimeographed, Hawler (Arbil), 1960-61, 70 p. Niktin(e), Basil Kratkii Russko-Kurdskii Voennyi Perevodchik, Izd. Uprau. R.I.V. Konsul'stvom v. Urmii, Urmii, 1916 72 p. + IV Nizamoddin, Fazel estere geshe (The bright Star) [farhang-i kurdi- arabi] al-Ajyal Press, Bagdad, 1977 771 p. Nodeyi, Shaikh Marif ehmedi (Arabic-Kurdish vocabulary in verse) Zari Kirmanji Press, Rawandiz, 1926-7, 17 pp. (Many other editions). Omar, Feryad Fazil. Kurdisch-deutsches Worterbuch. Berlin : Kurdische Studien Berlin im VWB-Verlag fur Wissenschaft und Bildung, c1992. xiv, 721 p. (ISBN 3-927408-45-X) Petoyan, V. and E'vdal, E. et al Xeberneme ji Zmane Filey-Kurmanci (Armenian-Kurdish Dictionary), State Publ., Yerevan, 1933, 330 p. Qaftan, Hushyar nawi kurdi bo (New Kurdish Names), Kamaran Press, 1968, 54 p. Qaradaghi Mardukhi, Ma'ruf ferengi Kishtukal (Dictionary of Agriculture), Dar al-Salam Press, Baghdad, Vol. I 1972, 198 p. Vol. II 1973, 157 p. Rashid, Mujde Khalil kurdisk-svensk ordbok (Soran^i) (Ferheng^i kurd^i Swed^i) Studentlitteratur, Sweden 1994 358 p. Rashid, Mujde Khalil Kurdish-English dictionary (Soran^i) Sweden 1995 138 p. Rashid, Mujde Khalil svensk-kurdiskt l=E4karlexikon (Soran^i) (Ferheng^i pizi^sk^i, swed^i-kurd^i) Frfattarbokmaskin, Sweden 1997 256 p. Rizgar, Baran (M. F. Onen) Kurdish-English/English-Kurdish (Kurmanji dictionary) UK, 1993 400 p. + 70 illustrations [Price : 14.50 + 5.03 (postage)] - x-18-024312-7 Safizade 'Borakayi, Sadiq farhang-i Mad (Mad Dictionary), 'Ata'i Press, Tehran, 1982 208 p. (letter hamza) Sagnic, Feqi Huseyn Peseriya hewisina zmane Kurdi : Kurtce ogrenme metodu. Istanbul : Melsa Yayinlari, 1991. - 133p. A Kurdish-Turkish phrase book. - x-19-419142-6 Sajjadi, 'Ala'uddin nawi Kurdi (Kurdish Names), Ma'arif Press, Baghdad, 1953, 28 p. Shali, A.F and Hawramani, M.A. Gh. and Mahmud, J.A. and Fuad, E.A. ferhengi qutabi (students' Dictionary; English-Kurdish Dictionary) [Translation of Kh. al-Hamash & Kh. Ali, qamus al-tAlib], Afagh Press, 1985, Sharif, Abdul-Sattar Tahir QAmusi DerunnAsI (Dictionary of Psychology; English-Arabic-Kurdish) 'Ala' Press, Baghdad, 1985, 250 p. Sianandov, S. and Chachan A. Xebernama Ermeni-Kurdi (Armenian-Kurdish Dictionary) Neshreta Ernenistaneye Dewlete, Yerevan, 1957, 353 p. Sirin English-Kurmanji, Kurmanci-Inglizi Word List (Behdini dialect) c 2002, published by Cherie Rempel - 8079 Barcarole Ct. Springfield, VA 22153-2945 USA (email cjrempel@cs.com) COMMENT: Behdini dialect of the Kurds of northern Iraq (Zakho area), available as PDF documents on a CD and as a hard copy. Soleimani, xalil (milla) farhang-e kurdi- arabi [kermanji, shebek] not published. Taufiq Wahby and Cecil John Edmonds. A KURDISH - ENGLISH DICTIONARY (Sorani in Latin ¤¤¤¤¤¤) ABC Publishing Co., Ltd, 179 p., 1996 ISBN 1-901316-009 (paper) [$10.00] (reprint) Wahby, Taufiq and cecil john Edmonds A Kurdish-English Dictionary Oxford University Press, London, 1966 179p. - x-18-039873-2 Zabihi, Abdal Rahman qamusi zimani Kurdi (Dictionary of Kurdish Language), KZK Press, Baghdad, Vol. I 1977. 244 p. Vol. II 1979. 230 + 7 p (through letter b).

Istersen oraya bin Liste daha ekle, konu Dillerin birbirine bezemesi degil.
Istersen oraya bin Liste daha ekle, konu Dillerin birbirine bezemesi degil. Konu kürtce dedigin lisanin tamamen Farsca, Arapca, Türkceden toplama, karma bir dil oldugudur. Ve gene kürtlerde Mezopotamya bölgesinde cesitli insan guruplarinin birlesmesinden meydana gelmis bir melez topluluktur. Her ne kadar Aryen falan diye Lafontenden masallar varsada...bu böyle...şaka,şaka siz Aryensiniz, hemde % 100 Aryen, hani su genleri bozulmamis takimindan....Irki bozulmamis, karismamis......

Istersen oraya bin Liste daha ekle' bu ne biçim bir önyargıdır. kimse kürtlerin asil ırk falanolduğunu söylemiyor sizin anlamadığınız bunu kürt sorununu çıkaran kürt ırkı değil t.c nin bakış acısıdır. bunu anlamayanlar bu sorunun ne zaman çıktığını bilmeyen tarih özürlülerdir ki tarihide eğitim sisteminden okuyan için bunu anlamakta zordur. yorumyazanlara bir tavsiyemvar gitsinler 38 dersimleilgili belgesel var M.çayan tarafından çekilmiş sadece TBMM tutanakları ve olayları yaşayan insankla yapılmış mülakatlarla çekilmiş belgesel .onu izleyin ve bu sorunun nasıl oluyorda!! çıktığını öğrenin.

DÜN KÜRT YOKTU BUGÜN KURDISTAN

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri Türk Devleti’yle Kürt halkı arasında bazen komik, bazen trajik, bazen de trajikomik olaylar yaşanıyor. Yaşananlara baktığımızda, kızmak mı, gülmek mi yoksa ağlamak mı gerekir, doğrusu bilemiyorum.

Bildiğiniz gibi son yıllara kadar Türk yöneticileri, Kürt varlığını hep inkar ederlerdi. Bu süre içinde anlı şanlı Türk bilim adamları, Kürtlerin Türk olduklarını ispat etmek için, günümüz insanlarını güldüren bilimsel teoriler üretip durdular. Kürt aydınları da, işkence, hapishane ve ölümü göze alarak, bu yalanlara karşı çıktılar. Kürt diye bir halkın olup olmadığı üzerine yürütülen bu tartışmalar yüzünden, çok acılar yaşandı, zaman kaybedildi, buna rağmen geri kalmışlık zinciri kırılamadı.

Türk yöneticileri, 82 yıldır Kürtlerin insani ve ulusal haklarımızı ayaklar altına aldılar. Kürtçe konuşmamızı ve yazmamızı yasakladılar. Binlerce Kürt yurtseverlerine işkence yaptılar, zindanlara attılar. Köyümüzü, tarlalarımızı, ormanımızı yakıp yıktılar. Bizleri sokak ortasında öldürdüler. Önderlerimizi dar ağaçlarında astılar.

“Kürt diye bir halk yoktur” dediler, ama binlerce Kürdü,”Kürtçülük yapıyor” diyerek yargılayıp cezalandırdılar. “Kürtçe diye bir dil yoktur.” dediler, ama Kürtçe olan milyonlarca kaseti topladılar; tonlarca gazete, dergi ve kitabı toplatıp yaktılar.

Türk devleti “Kürt yoktur.” dedikçe, binlerce Kürt aydını, köylüsü, zaman zaman ağası, beyi, şeyhi ve dedesi “Biz kürdüz.” diyerek bu ret ve inkar politikasına karşı mücadele ettiler. Bu kararlı direnç sonucunda Türk devleti, başını taşa vura vura Kürt gerçeğini kabul etmek zorunda kaldı. Yani Kürt halkı, içinde bulunduğu zor koşullara rağmen, büyük bir özveriyle direnip varlığını bunlara zorla kabul ettirdi.

Şimdi de beylerimiz “Kürdistan diye bir ülke yoktur.” diyorlar. Belli ki, bu konuyu da kendilerine ayni yöntemle kabul ettirmek zorundayız. Sağlık olsun, biz her konuda olduğu gibi bu konuda da üzerimizi düşen görevimizi özveriyle yerine getireceğiz. Gerisini de onlar düşünsün.

Kürdistan, asırlardan beridir dünya haritalarında yer alıyor. Ama beylerimiz bunu bir türlü kabul etmiyorlar. Türk aşiretleri bundan 930 yıl önce geldiklerinde, bu coğrafyada, Bizanslılar, Kürtler, Ermeniler ve Pontuslar oturuyordu. Onlar, istila ettikleri bu coğrafyadaki tüm isimleri değiştirdiler. Kostantinpolis, Kılikya, Karya, Millet, İonya, Anatoliya’yı; Amed, Tuşba, Çolamerg, Ruha, Agıri, Dersim, Cizirê Bota isimlerini Türkleştirerek, buraları Türklerin anayurdu haline getirdiler. İstila ettikleri bu coğrafyanın ismini de Türkiye koyarak uyduruk bir ülke yarattılar.

Şimdi bu beylere, “İyi güzel, diyelim ki sizin dediğiniz gibi, bu coğrafyada Kürdistan diye bir ülke yok. Peki Türkistan diye bir ülke var mı?” diye sorsak ne cevap verirler acaba? Peki, Türkistan adında bir ülkesi yok mu? Var elbette. Ama orası, batısı bugün Türkistan adıyla bir devlet, dogusu da Çin sınırları içindedir. Sen kalk kendi ülkeni başkasına terk et, sonra gel başkalarının yurdunu işgal edip üzerine yat. Tüm coğrafi isimlerini Türkleştir. Sonra kalk, coğrafyanın gerçek sahibinin varlığını inkar et. Onları yok say ve yok etmeye kalk. Oh! yemede yanında yat. Yok ya, anan güzel mi?

Bu sütundan tüm Türk büyüklerine sesleniyorum. Çok değil 90 yıl önce çizilmiş bir haritada, Türkiye adında bir ülkenin olduğunu bana göstere bilir misiniz? Ama bin yıl önce çizilmiş her haritada Kürdistan isimli bir ülkenin var olduğunu görebilirsiniz. Bu durum karşısında hala “Kürdistan diye bir ülke yoktur.” Diyerek nereye varmayı düşünüyorsunuz?

Başınızı taşa vura vura, Kürt varlığını nasıl kabul ettiyseniz, Kürdistan’nın varlığını da öyle kabul etmek zorunda kalacaksınız. Sakın, “Dişimizi sıkalım, gün gelir Kürt toplumundaki taşlar biter” diye boş hayallere kapılmayın. Biz de taş, görevini yapacak çok insan malzemesi var. En iyisi gelin, siz bu kafayı değiştirin. Ne sizin kafanız kırılsın, ne de bizim taşlarımız eza ve cefa çeksin.

Biz bu ülkenin gerçek sahibiyiz. Siz, kendi ülkenizi başkalarına bırakıp, bizim ülkemize göç ettiniz. Biz, sizi misafir gibi ağırladık. Aradan uzun bir zaman geçti. Der demez, artık aileden biri haline geldiniz. Ama sizler bununla yetinmiyorsunuz. Hem ülkemizi sahip çıkıyorsunuz, hem de bizi kendinize ortak olarak kabul etmiyorsunuz. Dünyada insaf denilen bir şey var. Sizin atalarınızın sözüyle, “Dağdan gelip bağdakini kovuyorsunuz.” Bu kadar da insafsızlık ve vicdansızlık olur mu?

NOT: KARDUKLAR MOTTANİLER HURRİLER EYYUBİLER MEDLER VE URARTULARDA BUNA DAHİLDİR

İŞTE HAKİKATLAR BUNLAR

" OKUYUN OKUYUN DA ÖĞRENİN " ne cevap,

Sende biliyorsun, bu yazdiklarin dogru degil , Dogrusu; Osmanli`yi, Selcuklu`yu kuran Türk`lerin Anadoluya girmelerinden cok sonra, Imparatorlugun icinde cesitli kültürlerin karmasindan bir kültür türedi ve bu insanlarin cesitli dillerden meydana gelen bir dilleri olustu tabi, bu topluluga daha sonralari, Osmanli`lar ve Fars`lar tarafindan cesitli zamanlarda Kürt ve yasadiklari bölgeye Kürdistan dendi. Yani bir Devlet falan kurduklari palavra. Yani siz Türk`lerin icinde, korumasinda gelistiniz, simdi bu Ülkeyi bin yil önce kuran Türk`lerden, toprak istiyorsunuz. Tekrar etmek gerekirse, siz biz Türk`lerin kurdugu Ülkede korundunuz, cogaldiniz, sizden alinan bir toprak falan yok tabi. dolayisi ile toprak istemeye hakkinizda yok !

Bir soru cevaplayın ama sişzokumazsınızki okusanızda cevaplamazsınız cevaplasanızda şizofrenik cevaplar verirsiniz ama sorayım
İLK KEZ TÜRK KELİMESİ NE ZAMAN KULLANILMIŞ:
OSMANLI TÜRK imparatorluğumuydu evetse neden?
ilk türk eseri ne zaman yazılmış göktürk demeyin op türkçe değil olmadığını araştırın internet elinizin altında göktürklerin türk vurgusu IRKSALDA DEĞİLDİr sadece dilseldir. dilde kırma bir dildir.kullanılan cümlelerin hepsi arapça farsça olan türkçedir. içindeki kelimeleri sayın kaçtane has türkçedir asıl kürtlere derken siz yanılıyorsunuz ha bununkötüde olduğunu söylemiyorum siz hemen taraf olmayada kalkarsınız bakmak için yukarıya bakınha bu arada türk olmadığınıda sölemiyorum sizin gibi aşağılıktır falanda demiyorum sadece bugünkü durumundaki türk vurgusunun hastalıklı olduğunu söylüyorum. yukada yazan kimse ancak beyinsel masturbasyon ceken bir faşizttir. hitlerle aynı kefededir.kapitalizmin denyo çocuğudur. anne babadan şiddet görmüş sevgi yoksuni insan olma özelliğini yitirmiş bir katildir

1- Osman Beyin iki eşi vardı, Mal ve Bala Hatunlar. Her ikisinin de Moğol asıllı olduğu iddia edilse de herhangi bir kanıt yok.
2- Orhan Bey: Osman Bey'in Mal Hatun isimli eşinden doğdu. Eşleri Rum asıllı Horofira (Nilüfer Sultan), Rum Asporçe ve Rum Teodora.
3- Birinci Murad: Horofira'dan doğdu. Eşleri Bulgar-Yahudi melezi Marya ve Bulgar Tamar.
4- Yıldırım Beyazıd: Marya'dan doğdu. Eşleri: Sırp kökenli Olivera, Devlet Hatun, Bulgar Olga, Maria, Angelina ve Anita.
5- Çelebi Mehmed: Olga'dan doğdu. Eşleri: Sofia, Anna, Veronica.
6- İkinci Murad: Veronica'dan doğdu. Eşleri: Nache de la Bazory (Fransız), Mara Despina, Stella.
7- Fatih: Mara Despina'dan doğdu. Eşleri: Rum Zaganoz paşanın kızı Kornelya, Anna, Helen, Tamara.
8- İkinci Beyazıd: Kornelya'dan doğdu. Eşleri: Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova.
9- Yavuz Sultan Selim: Annesi (Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova... tartışmalı). Eşleri: Polonyalı Helga (Havza Sultan), Sırp Aleksandra (Ayşe Sultan).
10- Kanuni Sultan Süleyman: Polonya'lı Helga'dan doğdu. Eşleri: Bir Rus papazının kızı Roksalan (Hürrem Sultan), Sicilya'lı Rozaline (Gülfem Hatun).
11- İkinci Selim (Sarı Selim): Roksalan'dan doğdu. Yahudi Rasel (Nurbanu
Sultan). Sarı Selim, kızı Esmahan'ı Hırvat kökenli Sokullu Mehmet Paşa ile evlendirdi.
12- Üçüncü Murat: Raşel'den doğdu. 130 cariyesinden 112 çocuğu oldu. Eşleri: Venedik'li Sofia Baffo (Safiye Sultan), Polonyalı Mona (Mihriban Sultan), Macar Ninuska (Nazperver Sultan), Rus Olga (Şahhüban Sultan), Romanyalı Meri (Fahriye Sultan).
13- Üçüncü Mehmet: Sofia Baffo'dan doğdu. Eşi: Yunanlı Helen (Handan
Sultan), İspanyol Sinderella Violetta (Mahpeyker Sultan).
14- Birinci Ahmet: Helen'den doğdu. Eşleri: Rum Evdoksia (Mahfiruz Sultan),
bir Rum Papazının kızı Anastasia (Mahpeyker Köşem Sultan).
15- Birinci Mustafa (Deli Mustafa): Üçüncü Mehmed'in eşi Sinderella Violetta'dan doğdu.
16- İkinci Osman (Genç Osman): Evdoksia'dan doğdu.
17- Tekrar Deli Mustafa (15. numarada konu edildi).
18- Dördüncü Murad: Anastasya'dan doğdu. Eşleri: Keti, Anna (Atifet Sultan), Helena (Cihannüma Sultan).
19- Birinci İbrahim (Deli İbrahim): Dördüncü Murad'in kardeşi.
20- Dördüncü Mehmet (Avcı Mehmet): Nadya'dan doğdu. Eşleri: Rum Evemia
(Emetullah Gülnüs Sultan), Korsika'lı Bella (Afife Sultan), Romanyalı
Cesika (Güner Sultan), Ermeni Flora (Gülbeyaz Sultan), Rum Helen (Hatice
Sultan).
21- İkinci Süleyman: Katrin'den doğdu: Eşleri: Yok. Cariyeler: çok.
22- İkinci Ahmet: Lehistanli Yahudi Eva. Eşleri: Giritli Rum Yeremiye (Rebia
Sultan), Mora'li Diana (Sayeste Sultan).
23- İkinci Mustafa: Evemia'dan doğdu. Eşleri: Rus Vera (Mahfiruze Sultan),
Sırp Mari (Hafize Sultan), Giritli Rum Aleksandra (Saliha Sultan).
24- Üçüncü Ahmet: Rum Emevia'dan doğdu.
25- Birinci Mahmut: Aleksandra'dan doğdu. Eşleri: Fransız Julienne (Hatem),
Sicilyalı Lili (Raziya), Macar Maggi (Tiryal), Rus Olga (Verdinaz).
26- Üçüncü Osman: Mari (Şehsuvar Sultan)'dan doğma. Eşleri: Sırp Olga
(Ferhunde), Sicilyalı Olivya (Zerki). Cariyeler: Yok!
27- Üçüncü Mustafa: Gürcü Janet (Mihrisah Sultan)'dan doğdu.
28- Birinci Abdülhamid: İda (Rabia Sultan)'dan doğma).
29- Üçüncü Selim: Gürcü Janet (Mihrisah), Eşleri: Patricia (Afitab), Linda
(Nefizar), Berti (Pakize), Alis (Tabisefa), Lisa (Hüsnümah), Rosa
(Nurisems), Anna (Rafet), Magdalena (Ziybifer).
30- Dördüncü Mustafa: Bulgar Sonya (Seniyeperver Sultan)'dan doğma. Eşleri:
Flora (Dilpezir), Adela (Seyyare), Sofi (Peykidil, Gloria (Sevkidil).
31- İkinci Mahmut: Fransız Aimee (Naksidil)'den doğma.
32- Birinci Abdülmecid: Rus Suzi (Bezmialem Sultan)'dan doğdu. Eşleri: Safiraz Ermeni, Bezmara (Bezmican) kökeni bilinmiyor, Fransız Vilma (Şevkefza), Ermeni Verjin (Tirimüjgan – İkinci Abdülhamid'in annesi), Rum Karoli.
33- Abdülaziz: Hamam natırı Çingene Besime'den doğma. Eşleri: Camelya (Dürrünev), Asporce (Gevher), Anna (Edadil), Adela (Hayranidil) ve Alis (Nesrin).
34- Beşinci Murat: Fransız Vilma (Şevkevza Sultan)'dan doğma. Eşleri: Carmen (Cananiyar), Marone (Elaru), Elfi (Filiztan), Clarissa (Gevheri), Henna (Reşan) v.b.
35- İkinci Abdülhamid: Ermeni Verjin (Tirimüjgan Sultan)'dan doğma.
36- Mehmet Reşat: Rum Sofi (Gülcemal Sultan)'dan doğma.
37- Vahdeddin (Beşinci Mehmet): Abdülmecid'in karısı Henriet (Gülüstü Sultan)'dan doğma. Eşleri: Emine Nasik Eda ve saray bahçıvanının kızı Nevzut. Kökeni bilinmiyor; Çerkez olduğu iddiaları var.
GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ TEK BİR TÜRK YOKTUR OSMANLININ İÇİNDE.
17. Osmanlı’nın mutfak kültürü Orta Asya’dan çok farklıdır. Osmanlı’da zeytinyağlı yemeklerin neredeyse tamamı Bizans mutfağıdır.
18. Türk musikisi, sanat müziği denilen şey Bizans müziğidir. Kullanılan enstrümanlar hemen hemen aynıdır. Hatta “Musiki” kelimesi bile Yunancadır.
19. Sultan Selim’in 50.000 bin Türkmen’i kestiğini de bilmezsiniz belki. Osmanlı devleti Türkleri teker teker kılıçtan geçirdiği halde nasıl olur da Osmanlı devleti'nin Türk soyundan geldiğini söylerler.
20. İlk 1481 yılından kurulan Galatasaray Lisesi 1868 yılında Abdülaziz tarafından Mekteb-i Sultani adında tekrar açıldı. Eğitim dili Fransızcaydı ve Türkçe yasaktı. Rumca, Ermenice, Latince, Fransızca, Almanca, Farsça, Arapça vb. öğretilirdi. Kurulduğundan beri Türkmenler hiç bir zaman alınmamıştır bu mektebe..
Gördüğünüz gibi Mektebi Sultanide Rumca, Ermenice, Latince, Fransızca, Almanca, Farsça, Arapça v.b. öğretilirdi ama hiçbir zaman Türkçe öğretilmemiştir ve Türkmen öğrenciler hiçbir zaman bu mektebe alınmamıştır.
Bu nasıl Osmanlı ki Türkçe yasak ve Türkmen öğrenciler bu mektebe alınmıyor? Tarihte böyle birşeye rastlanmamıştır. Osmanlı’nın Türk olması mümkün değildir.
21. Osmanlı döneminde bir müslümanlaştırma politikası vardır, ancak Osmanlı devletinin Türkleştirme gibi bir politikası olmamıştır, çünkü Osmanlı zaten Türk değildi.
22. Fatih Sultan Mehmed Han, Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan ile, 11 Ağustos 1473’te, Otlukbeli mevkiinde büyük meydan muharebe yapmıştır. Halbuki bunların ikisinin de Türk olduğu iddia ediliyor. Neden iki Türk savaş yapsın ki? Demek ki Fatih Sultan Mehmet Türk değil. Osmanlı tarihinde çok saygın bir konumu olan Fatih bile, Otlukbeli Savaşından dönerken, elinde bıçak olan birisine ne yaptığını sorduğunda; öldürülen Türkmenlerin kulaklarını keserek küpelerini topladığını öğrenmiş ve "İşine devam et" demiştir.

Sonuç
Osmanlı’nın kesinlikle Türk olmadığı bellidir. Osmanlı'nın kendini Türk olarak nitelendirmediği hatta Türk kelimesinin anlamının Osmanlı için bir aşağılama terimi olmasıdır.
Prof. Dr. Aslıhan Tolun, “Anadoludaki Türklerin gen yapısı Asya'daki Türkçe konuşan toplumlardan çok, Anadolu’lu çıkıyor. Genetik yapı olarak, Orta Asya'dan çok Yunanistan, Bulgaristan gibi komşularımıza benziyoruz.

OSMANLI KESİNLİKLE TÜRK DEĞİLDİR TÜRK OLMUŞ OLSAYDI BİLE İÇİNDE YÜZLERCE IRKI BARINDIRMIŞ KARMA OLMUŞ KIRMA KOL OLMUŞTUR
BİDE ŞUNU SİZLERE BELİRTEYM TÜRKLER NE DİYOR BİZ DİYOR ORTA ASYADAN GELDİK DİYOR
PEKİ GÜZEL ORTA ASYADAN GELİN ... O ZAMAN ŞU SORUYADA CVP VERİN BUGÜN ORTA ASYADA TÜRK DİYE TABİR EDİLEN TÜM GRUPLARIN %99 U NUN GÖZLERİ ÇEKİK ALINLARI YAVARLAK BOYLARI BİZLERE ORANLA DAHA KISA VE KONUŞMA ŞEKİLLERİ BİZİM ANLAMIYACAĞIMIZ ŞEKİLDE ÇOOOK HIZLI TIPKI ÇİNLİLER GİBİ BENCE BİR ARAŞTIRIN DA ANLAYIN KİMİN SOYUNDAN GELDİNİZİ MOĞOL ÇİN KARIŞIMI OLDUNUZU UNUTMAYIN SAKIN . . . AYNAYA HER BAKTINIZDA BUNU GÖRÜCKSİNİZ VE BEN NEDEN ÇEKİK GÖZLÜ DEĞİLİM ARTIK DİYECEKSİNİZ NEDEN DEĞİLSİNİZ SÖLİM Mİ ÇNKÜ ARTIK ÇİNLİLER SİZİN KADINLARINIZI BAFİLEMİYORLARDA ONDAN . . . ARTIK SİZ BİZE BENZEDİNİZ SİZLERDE KÜRT SAYILIRISNIZ ÇİNLİ DEĞİLSİNİZ ARTIK. . .
HA NOT OLARAK ŞUNUDA SÖLİM ÇİNİN DOĞUSUN DA TÜRKİSTAN VAR VEEEE Ç İ N HALK CUMHURUİYETİNİN BOYUNDURUĞUNDA YAŞAMAKTA YANİ ONLAR DURMADAN ÇİNLİLEŞTİRİLMEKTE ANLAYAN ANLADI . . .

arkadaşım bizleri yok etmek için bizi farknında olmadan türkleştirmeye calışıyorlar biz hiç bir zaman türkiyeli olmaktan ve türkiye bayrağı altında yaşamaktan utanmadık ama zorla bize ne mutlu türküm dedirtiyorlar bı ilk okuldan başlayarak tüm ders kitapların da günlük hayatta devam ediyor bu politika osmanlını müslümanlaştıra politikasını bir örneğidir biz ne olursa olsun kendi ırkımızı asırlardır korumuşuz ve koruyacağız dilimiz ve kültürümüz her şekilde korumaya hazırız ve korumak için bizlere yani üniversiteli kardeşlerime sesleniyorum birlik olup beraber bunu başaralım tüm kardeşlerimiz bilgilendirelim

Komagene Krallığı
Kommagene (Komajen) krallığı M.Ö. 162 – M.S. 72 yılları arasında Anadoluda bugünkü Adıyaman ili cıvarlarında büyük Zilan aşiretine mensup Kürtler tarafından kurulmuştur. Nemrud Dağı Kürt krallığının en önemli merkezi, başkenti, idi. Kral Nemrud Kürd olup adıda Kürtçedir. Nemrud kelimesi Kürtçedeki “Nemir” veya “Nemird” kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir ve “ÖLÜMSÜZ” demektir. Komagenes, Helen kökenli bir adlandırmadır. Nemrut Dağına, öteki adıyla Kürt Dağı diyorlar. Kom sözcüğü Kürtçede topluluk anlamına geliyor. Gene ise soy, kabile, aşiret anlamına gelmektedir. Komagene yan yana geldiğinde herkesin evi anlamını ortaya çıkarıyor veya göçebe aşiretler diyarı anlamına gelmektedir. Kürtlüğün tüm kriterlerini üzerinde taşıyan yuvarlak tepe, örnek inşa planları ve karmaşık renkli duvarlarıyla dizayn edilmişti. Kürtler'in tüm tarih, gelenek, görenek ve kültür mirasları Kürtçe'nin derinliklerinde gizlidir. Kürtlerin ataları olan Kommageneler döneminde bölgede barış ve huzur hüküm sürmüştür. Yazılı belgelerde M.Ö. 850 yılında görülen krallığın ismi o dönemlerde “Kummu” veya “Kummuhu” olarak geçer. Yüzyıllardır ışık Anadoluya Tanrılar dağı Nemruddan doğar ve tüm dünya uygarlığa uyanır.

Kommagen Kralı bir keresinde Asurlulara başkaldırır. Asur kralı Sargon Kommagenleri yener ve yenilen asi kralı: “Tanrılardan korkusu olmayan tanrısız bir adam bu. Sadece kötü planlar yapan bir hilekar,” diyerek suçlar. Kral Sargon’un nitelemesi fazlasıyla öznel görünebilir. Ancak Sargon sözlerine söyle devam eder: “karısını, oğullarını ve kızlarını, malını ve hazinelerini aldım ve son olarak halkını aldım ve onları Mezopotamya’nın güneyine (bugün Irak) sürdüm.” Anlaşılan, yerleşik halkları yurtlarından topraklarından sürmek o zamanlarda da uygulanan bir yöntemdi.

Yunanlı tarihçi ve coğrafyacı Strabo, M.S. 7-18 yılları arasında yazdığı "Coğrafya" (Geographika) adlı ünlü eserinde Komagene’den bahseder. Komagene’nin küçük bir ülke olduğunu, Samosata (Samsat) adındaki, doğayla kaplanmış başkentte kraliyet ailesinin ikamet ettiğini, ama şimdi Roma eyaleti olduğunu anlatmış. Şehrin fazlasıyla bereketli topraklarla kaplı ve Fırat nehrinin kenarında olduğunu yazmış.

Kommagene Valileri, M.Ö. 290-163

• Sames I (M.Ö. 290-260)
• Arsames I (M.Ö. 260-228)
• Xerxes (M.Ö. 228-201)
• Ptolemaeus (M.Ö. 201-163)

Komagene Kralları, M.Ö. 163-M.S. 72

• Ptolemaeus (M.Ö. 163-130)
• Sames II Theosebes Dikaios (M.Ö. 130-109)
• Mithridates I Callinicos (M.Ö. 109-86)
• Antiochus I Theos Dikaios Epiphanes Philorhomaios Philhellen (M.Ö. 86-38)
• Mithridates II Philhellen (M.Ö. 38-20)
• Antiochus II (M.Ö. 29)
• Mithridates III (M.Ö. 20 -12)
• Antiochus III (M.Ö. 12 - M.S 17)
• Roma’ya İmparatorluğuna geçti (M.S. 17-38)
• Antiochus IV Epiphanes (M.S. 38-72)

Komagenenin Tarihi Eserleri
Adıyaman şehrinde bulunan Nemrud 2150 metre yüksekliğinde ve bütün bölgeye hükmedercesine durmaktadır. Toros sıradağlarına aittir. Gündoğumu ve günbatımının tüm ihtişamıyla izlenebildiği bu tepede, Kommagene (Komajen) Kralı 1. Antiochos kendisi için görkemli bir anıt mezar, mezar odasının üzerine kırma taşlardan oluşan kutsal alanlar inşa ettirmiştir. Kral 1.Antiokhos'un (Tanrılar Dağı) Nemrud dağına yaptırdığı görkemli kutsal alan, kendi heykeli ve herbiri 9 m yüksekliğindedir.
Doğu ve batı teraslarda; sıra halinde dizilmiş blok halinde 8 yontma taşın üst üste oturtulmasıyla oluşturulan 8-10 metre yüksekliğinde muhteşem heykeller, kabartmalar ve yazıtlar bulunmaktadır. Heykeller, bir aslan ve bir kartal heykeliyle başlar ve aynı düzende son bulur. Hayvanların kralı olan aslan yeryüzündeki gücü, tanrıların habercisi olan kartal ise göksel gücü sembolize eder.

Korduene Krallığı
Ünlü Atinalı filozof ve tarihçi Ksenefon (M.Ö.430-355), Anabasis (sefer) adlı eserinde “Kardukhi” dediği Kürdler tarafından Korduene Krallığı adında kurulmuş bir krallık vardı. Bu krallık Hakkari ve Diyarbakır arasında kurulmuştu. Korduene krallığı Kürt kralları ve prensleri tarafından yönetiliyordu. Ksenefonun dediğine göre bağımsız yaşayan bir halkdı ve Akamenid kralına bağlı değildiler. M.Ö. 1. yüzyılda ise Ermeni olduğu ileri sürülen Kral II Tigranes tarafından Korduene (Kürdistan) feth edilmiştir. Kral Tigranes, Korduene kralı Zarbienus’u da suikast düzenleterek öldürtmüştür.

Yunanlı tarihçi Plutarch M.S. 1. yüzyılda, Kürdistan kralı Zarbienus’un Ermenistan kralı Tigranes’in baskısına karşı ittifak için Roma konsolosu Appius Claudius yoluyla Roma generali Lucullusla gizlice irtibata geçtiğini aktarmış. Fakat bu durumdan haberdar olan Tigranes, Kürt Kral Zarbienusu, karısını ve çocuklarını Romalılar Ermenistana girmeden önce suikast düzenleterek öldürtmüş.

M.Ö. 74’de Roma generalliği ve konsolosluğu yapan Lucullus düşüncesiz olmadığı için Kürdistana girdiğinde Zarbienus onuruna cenaze törenleri düzenletmiş. Zarbienus için düzenlenen töreninde kral’ın cenazesi altın, kraliyet elbiseleri ve Tigranes’den alınan kalıntılarla süslenmiş. Lucullus kendi elleriyle süslenmiş cenazeyi kralın akrabalarıda yanındayken ateşe vermiş. Arkadaşlarına katılarak Zarbienus’un adına içerek; Zarbienusu arkadaş; ve Romalıların iyi bir müttefiki olarak anlatır. Lucullus, Kürt Kral Zarbienus anısına da masraflı büyük bir anıt yapılmasını emreder. Kürt Kral Zarbienus’un sarayında çok fazla altın, gümüş ve üç milyon ölçek mısırdan oluşan büyük hazine bulunmuş. Böylece Romalı askerlere bolca mısır temin edilmişti. Lucullus kamu hazinesinden tek kuruş almadığı için de takdir edilmişti. Böylece savaşın masrafı kendiliğden de karşılanmıştı. (Plutarch/Hayatlar/Lucullus, Bölüm 36)

dahası ve bütünü için
:

http://www.armedforcesjournal.com/forums/showthread.php?t=38374992

http://www.armedforcesjournal.com/forums/showthread.php?t=38374992

lütfen polemik yazmayın bilimsel makeler ve tezleri yazın bir arşiv olunsun iyi çalışmalar

kürt dediğiniz halk önce başların da buluna köy ağalarının hegemonyasına son versin.bunu beceremeyen halk hangi bağımsızlaıktan bahsediyor.köy ağalarından ve bucak gibi aşiretlerden önce karılarınızı ve kızlarınızı sonrada topraklarınızı kurtarın ey ahmak salak ve cahil halk.

Bak kardeş zazalarda kürttür ne diye ayırıyorsun ben zaza kardeşleri çok severim......bitlisli

zazaca ile türkçenin hiç bir alakası yoktur.zazaca hint avrupa dil gurubunda diğer kürd lehçeleri gibi..türkçe ise ural altay dil gurubuna girer...

Zazaca ile türkçe arasında ortak kelime yok denecek kadar azken kurmanci ile yüzlerce kelime bulunabilir.dil olarak da türkçe gibi sondan eklemeli değil baştan eklemeli dir.türkçe ekler sondadır. sondadır derken bile da dır arkada dır oysa zazaki de baştadır basit örnek nikerd dersek bile ni hayır eki olumsuz luk eki baştadır.Kurmanci gibi nızanım veya nakır gibi ...

Zazaca kürd dil gurubundadır devletçilerin oyunları bu işler ..Kürd ulusuna da yıllarca siz türksünüz dediler ama bilişm var akıl var hepsi yalan ..

" Hemde Kürtler gibi serefsiz degil. "

Yani Kürt kendi kimlik kavgasini verdigi icin serefsizdir(!) . Bunu yazan Türk olmali, Zaza ve akli basinda birisi olmasi düsünülemez.
Ayrica birde Dersimlinin cellati olan Nazi Mustafa kemal resmi varki ; bundan sonrasini siz düsünün!!!

Yani biz Zazayiz ve türküz ; bizi ölesiye seven atamiz (!)70 000 kisiyle bizi yiyerek ruhumuzu ruhuna katti.

Ne diyelimki ?

Seref haysiyet buna denir

kardeşligi bozan atatürktür

çalışmanızda ermeni tarihine de yer verseydiniz nasıl olsa ermenilerde kürtlerle aynı atayı paylaştığına inanıyor. Bi tek biz zazalar sizle değil aynı atadan aynı tanrıdan olmadığımıza inanıyoruz... KİMSENİN KARARINA SAYGI DUYMAK ZORUNDA DEĞİLSİN AMA YARGILAYAMAZSIN DA...

SENİN YAZDIKLARININ TÜRK TARİH TEZİYLE BENZERLİĞİ VAR. GÜNEŞ DİL TEORİSYENLERİ BÜTÜNDÜNYAYI TÜRK YAPMIŞLARDI. ZAZALRDA BUNDAN NASİBİNİ ALMAZMI ?AMA BİRAZ BİLİMSEL DÜŞÜNÜLÜRSE Kİ (ADAMLARIN DERDİ DEĞİL) ZAZACAYLA TÜRKÇE ARASINDA HİÇ BİR BENZERLİK YOK ? ZAZA BİR KEZ KAYALIK DEMEK (sasa) TÜRKLERBOZKIRDA YAŞAMIŞLARDIR. KÖKEN TUTMADI TARİHSEL OLARAK.GRAMER OLARAK BİLE AYRI KADINA VE ERKEĞE FARKLI HİTAP EDİLİR. BUNLARI BİLMEYENİN VERECEĞİN CEVAPTA SADECE MANİPULASYONOLUR. ZAZALARINKÜRTOLMADIĞINA DAİR BİLGİLEREİSE NE DESEK BOŞ. . BEN İKİ LEHÇEYİ ÇOK İYİ BİLİYORUM. BİRİSONUNU YUVARLAR VE J EKLER DERSİMLİLER.

anlamıyorum ya sızı bırı kurtlere serfsız turklere serfsız der dıgerı zazalar turktur der gaza gelmeyın arkadaslar bölücük yapmak ısteyenlerınde asıl amacı bu deılmı zaten..kahrolsun faşizm

kürde şerefsiz diyen şerefsiz oğlu şerefsiz ağzını
topla ve yalan yanlış yorum yapma

Ben Zazayim, evet kürt degilim, Türk olduguma inaniyorum,hem inancimdan, hem kökenimden.
Ben Zazayim, evet kürt degilim, Türk olduguma inaniyorum,hem inancimdan, hem kökenimden.

Dersim ayaklanmasi, Dersim ayaklanmasi, diye bize sadece nefret asilaniyor.!!!!!!!!!!!!

Örnegin " Izmir-Menemen ayaklanmasini bir nefret dalgasina kimse dönüstürmüyor ???? izmir-Menemenliler gibi, Tunceli`lerde Atatürk`ü seviyor, Türk olmaktan mutluluk duyuyor.

MEMLEKET ISTERIM

Memleket isterim
Gok mavi, dal yesil, tarla sari olsun;
Kuslarin ciceklerin diyari olsun.

Memleket isterim
Ne basta dert ne gonulde hasret olsun;
Kardes kavgasina bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farki olsun;
Kis gunu herkesin evi barki olsun.

Memleket isterim
Yasamak, sevmek gibi gonulden olsun;
Olursa bir sikayet olumden olsun.

Cahit Sitki Taranci

Sayın Diyab Ağa'yı Dersimliler iyi tanır mı? bilmem.Ancak Bir Diyarbakır'lı olarak onun Meclisteki Kudretli çıkışını Türk Milletine anlatmak istiyor ve aziz ruhuna minnetarlığımı gönderiyorum.Yunan çapulcularının Polatlı'da Aziz ordumuzla çarpışmaları sırasında İsmet İnönü Meclise önerge verir.TBMM'sinin Orta Anadolu'da bir ile taşınması önerilir.Ağaların Ağası Dersim Ağası Diyab Ağa söz alır.Nadir konuşan Ağa,kısaca, Millete söz verdiklerini,sözlerinde kaçmanın olmadığını,her Millet vekiline birer mavzer dağıtılmasını,Meclis avlusuna da bir top konulmasını,Yunanlı ile çarpışıp şehit olduktan sonra Meclisin taşınmasını önerir.Meclis ayakta Diyab Ağa'yı alkışlar İnönü'nün önergesi reddedilir ve her Milletvekiline mavzer verilir avluya top konulur.O dönemin basını olayı yazar ve cephedeki Mehmetçiğin bundan haberi olur.İşte Kurtuluş savaşını kazanan ruh bu ruhtur.Bütün Alevi kardeşlerime böyle bir Ağaya Sahip oldukları için minnatar olduğumu belirtiyorum.Yaşasın Diyab Ağa.

“ Birazcik Bilgi olsun “

Örnek Olarak Ankara İlinden Başlayalım
Abdalaliler, Alayundlu Türkmen, Alişarlı, Akdoğanlı, Azizibeylu, Cem, Alihocalu, Aladonlu,. Atlucu Aydınfakılu, Ataşalu, Arcalu,Ahmethacılu Avcılar, Alihacılı, Aladoğlu, Aydoğdu, Ataşoğlu, Altınlar, Alihacılı, Arkcalıyan, Abdal Hasan,Avşar ,Aligül ,Bozömerlu, Beycik, Büksüz, Bozanlar, Biçerlu, Betiler, Bozlapa, Berkmanlı, Boyalı Bozcalu, Bollucalı, Balı, Bekiş Ergenli, Bozatlu Bağcacık, Çağatay, Cenceli, Çatallar, Çanakcılar, Ekcük, Çakırlar,Çakırlı, Çavuşlu, Çoplu Hamza, Lenkelu, Censer Senir, Çembeli, Çalınlu, Çivril Ciplibıld, Çarlı, Deluler , Deveculu Delihümmetlu, Derziler, Çayıröz , Çomaklu, Boğazlu, Delibaşlu , Terzi Evliyalı,Divdiren, Deli isalı,Devecu Allu, Devekuvanlu, Dumluca, Ağzıkara, Dilkılik, Erşeyhi, Evliyalı, Esenlu, Eşik Ahmetlu, Evbasanlu; Evliya Fakılı,Elmalu Arbasanlu,Ecebeylu,Ecmelu, Encik, Eyluklu, Benlu Şahmerek , Akcabeylu, Baraköze, Bizeban , Emin,Gülbeylu, Genceallu Gün isaklu, Gündoğmuşlu, Gedüklu Gencimli,Geldigelen, Güvendik, Gökosmanlı Gökcek,Acılı, Hacıhamzalı,Hamitler,Hasanlu. Hacıbeylü,Hamzalu,Halifelu,Hintlu, Hacı Fadlu,lncek,İmikler, lsrayiller,Ilıçlu İnebolu, İncehacamat, İIiç,lsa kocalu,lsaklu,lçiler, İdirisli Murat,İsabeylu, Karaca Alilu, Kenanlu, Kadrancı, Koltuklu, Köselü Koyuncu isimli cemaatleridir.
Büyük Aşiretler Obalara, Obalarda Cemaatlere ayrılmıştır. Kontrol ve denetimin kolaylığı içün Konar göçerler içün böyle adlandırılmışlardır.
Aşiretlerden Vergi Toplamak.Usulü
Türkistan’dan veya Horasan’dan Anadolu’ya gelen Oğuzlar (Türkmen)ler Anaboylardan küçük cemaat adlarına ayrılarak yerleştiler, köy ve mezralarda kontroller de bulunmaları, vergi topla mallarının kolay olması için Anaboylar parçalara ayrılarak, cemaat adları almıştır. Yerli deftardarlıklarada cemaat adları ile yazılmıştır, Oğuz (Türkmen) boylarının.Vergileri götürü usulü (taşron )Müzayede (açık artırma) ile toplanırdı.
Genel Olarak Anadolu’da, Cemaat ve toplulukların başında hükümete karşı topluluğu, topluluğa karşıda hükümeti temsil eden bir Alp ereni (evliyesi) bulunmaktadır. Genelde bu velinin ya zaviyeti ya Tekkesi yada Dergahı vardır.Dergahta çalışan kendini dergaha adamış dervişler askere gitmez vergi vermez.
Türkmen (Oğuz) Aşiretleri topluluğu bir Horasan erenine bağlıdır. Horasan ereni kendine bağlı Aşiretin asayişinden ve askere gitmek vergi vermek gibi vs. hareketlerinden sorumludur. Osmanoğlu imparatorluğunun kanunen kabul ettiği Alp erenlerinin başı da Hürkar Hacı Bektaş Veli’dir. Her Dergah başında bulunan eren ona bağlıdır. Devlet Resmen Yeniçerilerin Ser çeşme’sini Böyle kabul etmiştir.
Devleti İslam Halifeyi Müslüman olan devletin başı, Küffar üzerine savaş için azmi diyar ettiğinde, .Aşiretler Zaviye dergah tekke gibi yerde, hazır bulunması gereken şeyler Asker mükellefler yanında un, bulgur, kuru üzüm, koyun keçi, sığır, yiyecek için at, eşek, katır binek için Tığ ve Taber Kılıç (Günün silahı )ile toplanırdı. Dualanarak padişaha teslim olmak üzere yola çıkarılırdı. Vermeyen gelmeyen katılmayan aşiretlere ceza vermek bağlı olduğu Zaviye Erenine aittir.
Savaşlarda Düşmana karşı Askerin morelini yüksek tutmak için Türkçe Gülbanklar okumak (dualarla) orduyu coştururlardı. Sancaklara ayetler yazarak taşımak Oğuz Aşiretlerini korkusuzca hazırlamak, Bektaşi Babalarına aitti( bak kaynak eser.Yahya Benekay.Ya.A.6.7.8-Sayfalarında uzunca anlatmaktadır.)
Tımarların Durumu
Padişah Orhan Bey, Şeyh Akçakoca’ya, Yalova’yı ve İzmit’i Tımar olarak vererek, İzmit’in adının Kocaeli oluşu oradan gelmektedir. (Bak.Kaynak eser Vilayetname, Hacı Bektaş. Veli. S. 116,117)
Anadolumuzda, irili ufaklı 37521 tımar sahiplerinin tasarrufu var idi. 2614’ü Anadolu’da vilayetler grubunda erkanı askeriye grubu olup, diğerleri de Osmanlı İmparatoluğunda hizmetlerini karşılamak üzere kendi namı hesaplarına tahsiline selahiyetli tahsis edilmiş olan, vergi kaynaklarına ve bu arada bilhassa defterlerine yazdırdıkları senelik gelirler, çeşitli miktar akçeye kadar olan gelirler tespit edilerek hizmetlerine verilirdi. (Ömer Barkan, Osmanlı İmparatorluğu nüfus ve mali yılı bütçesi H. 933-934 M. 1527-1528 yılları)
Bu suretle memleket umumi gelirinin yüzde 37’sinin Tımar sahiplerinin elinde tutulduğunu, yüzde 12’sininde vakıf idarelerine, zaviyelere tahsis olunduğunu (aynı eser sayfa XVI-XIX) eserde görülmektedir. Sultan ve vüzera vakıfları ayrıca yüzde 48 padişah hassalar statüsü olarak toplanırmış. 19,999 akçeye kadar tasarruf eden büyük Tımar sahipleri fazla geliri olan zaim denilenler ise 1384’den ibarettir. (Bak Ömer Barkan Osm. İmp.Büt. sayfa 64 ilave tablo)
1560 ve 1580 tarihlerinde, imparatorluğun Anadolu Beylerbeyi emrinde 14 livasında, 298 Zaamet, 7188 Tımar bulunmaktadır. (bak aynı eser) Daha sonraki tarihlerde (1608-1609 kaleme alınan Kavanini Ali Osman Defteri Divan (sayfa 39-61) Vakfı Zaviyeye tahsis edilen akçeleri de yeniden düzenlemektedir. Zaviye ve tımar sisteminin Kemal Devrini aksettirmektedir. (Bak kanunname i Ali Osman) (Ali Kemal Aksüt) (Ömer Lütfü Barkan) yazmaktadırlar.
Kimlere Zaviye Kurdurulurdu? S.162
İlk Osmanlı Padişahları büyük kumandanlara, Ahi ve Dervişlere imparatorluğun teşkilatlanmasına maddi ve manevi eserler üzerine oturtabilmesi için yardımı dokunacak kişi ve zümrelere zaviye kurdurup tımarlarına yeni muafiyetler (İmmanite’s) temlikler yapmak ihtiyaç ananesinin tesiri altında kalınarak padişah fermanı ile kurulan zaviyelerin çevresindeki yerleşmiş oba aşiretlerinin gelirlerinin yüzde itibariyle zaviyelere varidatlarını öderlerdi. Bu gelirlerin yüzde 48’i Padişah Hassaları olarak alınır, ve yer yetkisi olan Vali, Sancak, Liva, defterdarlıklarına teslim ve tesellüm belgesi bir sureti padişaha gitmek üzere vergiyi tahsil eden tımar sahibine, Askeri paşa veya Zaviye Meşayihına teslim edilir.
Arkara Defterdarlığına kayıtlı olup vergi mükellefi olan Türkmen (Oğuz) Aşiretlerin Cemaatlerin, Taşeron usulu..Hasan Dede Dergahı Vergi Kitabına kayıtları yazılıdır. (bak.sayfa 165-175) vergi veren Aşiretler cemaat adları şunlardır.
Zazaca Konuşan Oğuzlar Doğuda Çok Kıymetli Türk.Aşiretleridirler
Yine rahmetlik Tarih Öğretmeni Enver Behnan Şapolyo, bana özel itina ile.Oğuz Türklerini anlatırlarken Dersim İli ve çevresinde yaşayan Kürdik diyen Zazalar Oğuz Türklerindendirler. Batiniden Kürt olamaz.Zamanımızda Kürt olan Batiniler ise Yavuz Sultan Selim-1512- halife olunca Siyasi nedenlerle, Batinilere katliam yaptırdığını yine1520 yılında Padişah olan halife, Kanuni Sultan Süleyman ise 1550 yılına kadar aynı politikayı uyguladığını 1551 yılında tam manası ile günah çıkardır şekilde, Batini ve Bektaşileri sevgiyle kucakladıklarını, resmen Bektaşiliğin kurulmasını, başına da Kayın biraderi.(sersem Ali Paşa’yı) Sarayının gözde erkanı olan bu paşayı Vezir olacağı sırada Dede Baba ünvanı ile Hacı Bektaş Dergahına atama yaptığını, Evkaftan heybeler dolusu altınlarla, ilk olarak devlet eliyle Bektaşiliği kurduğunu, bütün tarikatların üstünde tasarrufa sahip olduklarını, kanunu bir fermanla yayınlamıştır.
Sersem Ali Dede Baba İstanbul’a geldiğinde, seksen davulcu, seksen zurnacı ile İstanbul’un iki yakasında davul dövdürerek Batın padişahı geliyor. Hacı Bektaş Dergahından kalkmış Zahir padişahi olan Halifeyi ziyaret edecek herkes duysun bilsin diye ilan ederek resmen Devlet töreniyle karşılanır. Yeniçeri ordusunun morel kaynağı olan bu törenlerle , paşalardan vezirlerden Devlet Erkanından yeni intisap edenler, töreni yapılıyordu.
Anadolu da Dergah , Tekke ve zaviye kurma,
Dede Baba nın taktir ve teklifi Devleti İslam Halifeyi Müslüman. Devletli Padişahın.Emri fermanı ile tefrik edilmiş (mümerün nas) hazineye ait boş arası ye kurulur ve Hazineden Evkaf adıyla giderlerini karşılayacak mali destek yapılıyordu.
Anadolu’da Her 36 Km mesafe ile dergah kurulurdu. Her gelen gidene yemek veriliyordu (arverdeyi ve varvendi) gideri evkaftan karşılanırdı.
Halife Yavuz Sultan Selim zamanında:Anadolu Türkmenlerinin Safefiler ile aralarının birleşmemesi için Doğu ve Güney Doğu sınırlarımızın emniyeti için. İdrisi Bitlisiya dozunun üstünde aşırı yetki verilmiştir. Hz.İmam Şafii Mezhebi inanışında, Karo Kırmanço, Şihbizinli Kürtlerine silah, malzeme, para, selahiyet ve yetki verilmiştir. Bunların sorgusuz infazı katliamı.Oguz türkmenlerinin çoğunu.Türklükten asimile etmiştir.Bilhassa Zazaları çok sindirmiş sağ kalanlar canlarını kurtarmak için.Bizde kürdük demişlerdir.
Yani bizde kürdüz diyerek aşiretlerini ve kendilerinin canlarını kurtarmışlardır bir kaç cümle Farsça birkaç cümle Arapça biraz bildikleri Türkçe Ortaasyaca dil uydurarak İlkin O tarihte. Yapmacık Kürt olmuşlardır. Katliamdan canlarını kurtarmışlardır. Onlardan sonra gelen nesil kendilerini Kürt zannetmişlerdir Asıl Kökten gelenler Kürt'ün dilini bilmez demişti.Rahmetli Hocam bana:Yine devam ederek. Kökten Zazaların Türk olduklarını söylemiştir.
Zazaların bağlı olduğu Ocaklar
Hacıbektaş-ı Veli Kürt olamaz. Horosan'dan getirdiği çok kıymetli halifeleri Baba Mansur da Kürt olamaz. Düzgün Baba Haydar, Avuçanlı Kürt olamaz. Kocakuraşan, Derviş Cemal. Hıdır Abdal, Üryan Hızır Kürt olamazlar. Çerekanlı Sinemilli Sarısaltıklılar asla Kürt olamazlar. Zeynel Abidin Evlatları Kürt olamazlar Pir sultan Abdal Kürt olamaz bunların evladı olan zatlar ve bunlara bağılı olan Türkmen kökenli Oğuz boyları hiç bir zaman Kürt olamazlar.
Yıllarca devletin idaresindeki yanlış politika tarihlerini ahalimize iyi anlatamamışlardı. Horasan’dan Anadolu’ya gelirken Başlarında bulunan Alp Erenleri emrinde Oğuz boylarıdırlar ve Kürt olamazlar. Sayın hocamız işlerinde bulunmuş Cemlerde Deyişleri ve Duvaz İmamları Türkçedir. Hz.Hüseyin’in Yas ve mateminde, Kumruyu Mersiyeyi Türkçe söylerler. Ehli Beytin muhabbetlerini Türkçe yaparlar. Zazaca konuşurlar. Oğuzların Zazaca şivesi vardır dediler. Burayı kısa keseceğim.Ama elimdeki vesikalar. Gösteriyor ki bunlar öz be öz. Oğuz Türkmen boyundan,bir oymayın soyudurlar.

Kurtuluş savaşı sırasında vatanın birliği ve kurtuluşu için mensup olduğu Ferhatuşağı aşireti ile birlikte işgale karşı koyan bir halk kahramanı olan Diyap Ağa 1852 yılında Çemişgezek’in Gözlüçayır Köyünde doğmuştur.

Diyap Ağa Sivas kongresi sırasında Atatürk ile ilişki kurmuş ve ona karşı eylemde bulunan Elazığ Valisi Ali Galip Bey’e karşı gelmiştir.
Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Dersim mebusu olarak yer almış ve Atatürk’ün takdirlerini kazanmıştır.

Milli Birlik ve beraberliğin oluşturulmasında büyük önem taşıdığı bu günlerde 3 Kasım 1922 tarihinde mecliste yapmış olduğu konuşmayı güncelliğini bu günde koruması bakımından aynen aktarıyorum:

“-Efendiler, kusura bakmayınız, ben ihtiyarım. Hepimiz biliyor ve söylüyoruz ki; dinimiz ve dianetimiz, aslımız, neslimiz hep birdir. Bizim içimizde ayrılık, gayrılık yoktur. İsmimiz de, dinimiz de Allahımız da birdir. Başka ne diyeyim. Hepinize söz yetiştirmeye ben takat getiremem. Hepimizin halimize göre söyleyeceğimiz sözlerimiz vardır. Hele bu haller bir düzelsin de ondan sonra daha çok konuşuruz. Bendeniz ihtiyarım, kusura bakmayınız. Murahhaslarımız haklarımızı kurtarmaya Avrupa'ya gidiyorlar Allah yardımcıları olsun. Hamd olsun gidenler dinini diyanetini bilen adamlardır. Zaten hepimiz biriz ve kardeşiz. Ama düşmanlar bizi birbirimize saldırtmak için tuzaklar yapıyorlar. Sen şöyle, ben böyleyim diye. Ne yaparlarsa nafile, biz hep kardeşiz. Birisinin beş, bir diğerinin on oğlu olur. Biri Hasan, biri Mehmet, biri Ahmet, bir Abdullah’tır. Fakat hepsi insandırlar. La İlahe İllallah, Muhammedün Resulullah… İşte bu… hepsi bu…”

görecek günler var daha, güzel günler, bu güzel yurdumuzda, birbirimize kiymadan, küfür etmeden, birbirimizi kucaklayarak, her seye ragmen.........

siz faşistlerin ulusalcıların CHP lilerinMHP lilerin İP lilerin vb.. faşist burjuva partilerin dosları sadece size benzeyen ve sizin gibi düşünenlerdir. Sizin gibi düşünmeyenler ya bölücü ya vatan haini yada ermeni dölüdür. sizin kafanızda şekillenen dünya sizin çevrenizlde sınırlı ve gizlidir. tarihinizi unutur unuttuüğunuz tarihle yazarsınız. herkesi türk yapmakla nereye vardığınzıı gördünüz. Dünya türkte olmadı.. çözüm burda değil... çözüm herkesin fikrine saygı göstermek katılmasan bile ama küfür etmek öldürmek imha etmek ancak faşizme milliyetçilere resmi ideolojiyi din haline getirmiş gürüha yakışır, unutmayın böyle devam etmeniz sizinen büyük bölücü olduğunuz anlamına gelir.bu tıopraklar da yaşayan diğer halkları görmezden gelemezsiniz.

Arkadaşlar ben bu yazdıklarınızı okuyunca şok oldum diyebilirim.biri yazmış kürt ler böyle kötüdür biri yazmış zaza lar türktür kürktür biri yazmış türkler böyledir...Öncelikle hepimiz insanız. Şunu anlamıyorum hepimizin dedeleri bu topraklarda can verdi sadece bu topraklar ve vatan için.Herkesin bu topraklarda herkes kadar hakkı vardır.ben osmanlı tarihinide kürt tarihinide iyi bilen bi insanım.ne o ilk yazıdaki kürt tarihinin bazı yerlerini okudum duydum ne de bi arkadaşın kürt tarihiyle olan yazısını.herkesin bi tarihi vardır ve herkes birbirine saygı duymak zorundadır.şimdi kim kimden ne istiyor.biz bu sacma bi problemle uğraşmak yerine (adına problem denirse) bu nifak sokmaya calışanları temizleyelim.bunuda içerde aramamak lazım zaten bu düşmanları herkes biliyo.kürtte vardır zazada vardır türkte.herkes bu tur yollarla tonla cıkar sağlıyo.bence herkes istediği dili kültürü dini yaşayabilir ve biz ülkemizi bu seviyeye cıkarmalıyız.bilime ilime ekonomiye sosyolojiye eğitime önem verip refahımızı üst seviyelere cıkarmalıyız.bu tür şeylerle uğraşmayalım.tabiki herkesin tarihini dilini kültürünü bilmeye hakkı var ama birbirimizi kırmayalım.saygılı olalım.

Fatih sultan mehmet i biraz kendimize örnek alalım...

tarihini övünerek anlatanlar aslında tarihin hiç adını dahi bilmeyenlerdir.tarih diğer miletleri veya ulusları yok sayarak yaşamak veya anlatmak değildir. hele hele karşıdaki kürt tarihiyse ve delikasnlılığın vatana milete ulusa ve de namusa bağlılığın miletiyse hiç bir şekilde engellenemez ne kladar karşı gelinse daha da artmanın örselenmenin miletidir kirt milleti barışa barış savaşa savaş özgürlüğe özgürlükle davranmanın mileti benim şanım canım atamdır.

lütfen tüm kürt türk halkım siz bu yorumların aslı olmadığını biliyorsunuz ben kürd m ama pkklı değilim ama ben insanım ama ben cahil değilim. yorumalrını abartı ile yapan ve kürtleri sevmeyen siz sözde türk halkı bu görüşlerinizi cahilliğinize ve tarihiinizin zayıf olmasından kaynaklandığını söyleyerek. son olaraka türkiyeni nufusunun %40 kürt % 40 türk olduğunu sana bağıra bağıra haykırıyorum. BERABEREYİZ. ama düşman değiliz. bir kendine bak belki asıl ülkesini sevmeyen sensindir. kürtler vardır var olcaktır. AAYRICA SİZ KÜRTLERİ SEVMEYEN ARKADAŞLAR BU SİTEDE NE İŞİNİZ VAR.... BİLİYORUM BİZİ BUDAR ÇOK MERAK ETTİĞİNİ. AYRICA YAKINDA DİLİMİZİDE ÖĞRENİRSİNİZ.

hewalno e we gira spasdıkım
tiştı wegeni pır xaşe e we giyare serkeftini duxazım buxa rınd bının slaw iwarbaj

biz KÜRTLER öncelikle sormamız gereken soru: neden hep birbirimize kırdırılmışız ve kardeş kardeşi satıp vuruyor.bu noktada biz gençlerin bu tarihten ders alarak gelecekte bunları yapmayıp, birbirimize daha sıkı bağlanmalıyız.her yerde KÜRTLERİ savunmalı, arkadaşlarımıza, kısaca tüm çevremize KÜRTLÜĞÜ anlatmalıyız.bizde mertlik,cesaret, kuvvet var yeterki birlik olalım. ve KÜRDİSTAN ı kurma yolunda adımlar atalım.bir gün mutlaka özgür KÜRDİSTAN da yaşayacaz.

....... kardescigim sen nekadar sacmalamissin boyle ya bu kadar olur.sen osmanli devletine turk diyorsunda onlar neden farkli bir ad altinda toplanamiyor mantigin aliyormu........

arkadaşlar kardeşler lütfen biz en başta kardeş yaratıldık tarihse bunu bilmeniz gerekir ademle havvadan beri kime kalmış bu dünya hepimiz gelip geçiçiyiz türk olmuşuz kürt olmuşuz yada alman ne farketecek allah bizi açlıktan yokluktan korusun zamansız gelen ölümden zulümden korusun sakın ha bu tür oyunlara gelipte birbirimizi kırmayalım çünki bizi birbirimize düşürüp yok etmek isteyenler var açın gözünüzü kardeşlerim yaşamak her canlının hakkıdır ama büyük oynayanlar büyük planlar yapıyor sonumuz ırak'a benzemesin birlik olalım hepiz için yer var adı ne olursa olsun bu topraklar bizim hepimizin birbirimizle savaşmamızı isteyenlere kanmayın düşünün sadece mutlu barış içinde ve uzun yaşamanız dileyimle...

tarih boyunca kürd halkı inkar ve imha edilmeye calısıldı ama ne kadar ugrasıldıysada bu mümkün olmadı cünkü bu milliet bir cınar agacı kadar kükü bir miilettir.Bir yerde bir dalını kesersin aska bir yerde baska bir dalı cıkar

ben van dan ferdi kürdüm görüyorum ki bu ülkede hep karışıklıkları çıkaran kürtler sanılıyor ama öyle olmadığını herkeste çok iyi biliyor bunları yapanlar kürt,türk,çerkez,laz olabilir ama bunlara değilde bunları kışkırtanlara bakmak lazım bence, çünkü bu ülkede herkese eşit davranılıyor her isteyen istediği yerde istediği şekilde istediği işte çalışabiliyor ama bazı dış güçler bizi bize düşman etmeye çalışıyor görüyorum ki bunu da başarıyor lütfen bu oyunlara gelmeyelim özelliklede türklere sesleniyorum çünkü bu oyunlara kanıp kürtleri 2.sınıf veya hor görüyorlar batıda bir bakıyorsunuz bir kürt gördüler mi hemen bayrağı çıkarıp gösteriyorlar sanki o bayrak yalnız onların sanki o bayrak için yalnız onların ataları,dedeleri savaşmış hayır o bayrak hepimizin hekes bunu böyle bilsin kafamızı bozmasınlar...........

zaza kardaş biz bu haldeyken sen zazaca neden yayın yapılmıyor diyosun bizde herşey eşittir türkler gibi sadece kendimizi düşünmeyiz biz bütün halkımız bir olacaktır

şu an kuzey ıraktaki gelişmelerden dolayı türkiyedeki kürtler arasında ırkçılık en yoğun halini yaşıyor. eşikteki beşikteki bir buji tuturmuş gidiyo. ancak terör başladığında nbu güne kadar hiç bir türk kürtlere karşı şiddet uygulamamıştır. kütrlerin bu nefret ve kindar bakışlarına aldırış etmemiştir. ama bıçak kemiğe dayanınca bu türkler taş üstüne taş omuz üzerinde baş bırakmazlar.eziliyorlarmış salaklar anlamıyolarki entegre oluyorlar. hayat hep akış halinde. bizde batılılaşıyoz. kim tam olarka kimliğini yaşayabiliyoki. sürekli geçmişten bir kopuş ve güçlü medeniyetlere doğru bir teslim oluş var. refah anlamında ise doğulu bir sürü zengin var neden gidip istanbula izmire yatıtırım yapıyolar. eşşekliğin inatlaşmanın lüzümu yok. herkes adam gibi işine baksın. bu kürtler memeleketin her yerinde rahatça geziyolar yerleşiyolar ticaret yapıyolar. ama adamın damarında eşşeklik olursa böyle oluyo işte. türkle birlikte yaşama kararlılığı gösteremiyolar.salaklar. ayak bağımız hepsi. yumurtlar gibi sıpa yaparak memleketin refahını haksız yere paylaşıyoar.onlar olmasa neyimize avrupa birliği. türkiyenin onlar olmasa milli geliri şimdiye çoktan 20 bin doları bulmuştu. ama naparsın eşşek hoşaftan ne anlar. buji buji. keşke ayrılsalarda defolup gitseler ya. şu sokaktaki eşşek anırıyomuş gibi müzikten kurtuluruz. one öle valele valele. eziliyormuş. ulan ses, görüntü, düşünce, kirliliğisiniz. inkar ediliyormuş. tarihinizi öğrendinizya şimdi bokunuzda mavi boncık buldunuz. oynaytın onunla artık.

arkedaslar lutfen yazilariniza kaynak belirtin

Bu Dünya nın tamamı Türk olsa yine doymazsınız biliyorum.Doymayı öğrenmeniz istenmiyor çünkü.Beslenmek için önce aç olmak gerek

Bu dil meselesi köklere işik tutabilir..kimbilir bunu ?Tabiki dilbilimciler
Romanya da "nasılsın" çefaçi (okunuşu böyle ) dir. Kürtçe de ise -çeani- denir.
Bilenler bunu bir yorumlayın bakalım neler çıkacak ortaya

bazı devlet itlerinın yazdıklarına bak zazalar bilmem neymiş. kim kendini nasıl görüyorsa odur ona karışamayız ama zazalar kürttür ve zaza değil onun adı bir kere dimili/kırmanci dir. Ne kadar kürtlükle alakası yok diyen beyinsizler varsada bunuda söylerim binyıllardır kardeş kardeşi ayrı toprakta ezildik savaştık faşizme karşı sırt sırta verdik. Ama şu bilinsinki zazalar öz ve öz kürtlerdir zazaca med imparatorluğunun ilk dili olmakla beraber saray ve sosyete dilidir. zazaki/kürmanci/gorani/soranı bunlar hepsi kürtlükle bir bütündür zazaca ayrı bir ırk veya dil diyen şahıslar devletin kirli politikası sonucu ortaya çıkmış ajanlardır ve çoğuda avrupada yaşarlar tr ye hiç gelmemiş insanlar nasıl olurda kürtlük ile zazalık üstne ayrım yapar. Bügün zazaca konuşan kardeşlerimin %90 kürdüm diyor. Dersimin piri seyd rıza kürdüm ve kürdistan için savaşıyorum diyor nuri dersimi alişer bunlar hepsi dersim zazaları değilmi bunlar hepsi biz kürdüz deyip kürdistan için şehit olmadılarmı? o zaman hangi hakla dersiniz zazalar ayrıdır. eğer biri çıkıp ben zazaym dese ve duvarına seyd rıza posteri asarsa kürdistan şehitleri olan pirlerimiz seyd rızalarımız alişerlerimizin onurunu kirletmektedirler. ayrıca bu yazıya dikkat edin.

bu yazı en eski tarih kitaplarından derlenmiştir. sonrada çıkma bişey değildir.

Tewrât´ta, hayatın Hz. Adem ve Hz. Havva ile beraber Dicle – Fırat arasında başladığı yazılıdır. Yine Nûh Tufanı Kürdistan topraklarında başlamış, Hz. Nûh dünyayı bu coğrafyadan başlayarak yeniden kurmuştur. Hz. İbrahim, Hz. Eyyub burada yaşamış, Arap Yarımadası´ndan sonra İslâm´a giren ilk coğrafya Kürdistan olmuştur. Urartular, Medler burada yaşamışlardır. Dünya medeniyetlerine öncülük eden Mezopotamya medeniyetleri bu topraklarda kurulmuştur.

Kürdistan coğrafyasının, Ahmedinejad´in dediği gibi "medeniyetin beşiği" olduğuna dair ciltler dolusu kitap yazılabilir. Yazılıyor da. Biz bu makalemizde, mes´eleyi sadece bir yönüyle ele alıp Ahmedinejad´in söylediği sözlerin içini doldurmaya çalışacağız.

Türkiye Kürdistanı´ndaki yerleşim birimlerinin, il, ilçe, nâhiye, köy ve mezrâların, dağ, göl, nehir, çay ve hatta köprülerin bügünkü isimlerinin "asimile" isimler olduğunu, bunların Kürtçe olan gerçek adlarının zorla atıldığını ama yöre halkının günlük hayatlarında halen bu gerçek isimleri kullandıklarını sanırım hepimiz biliyoruz. Biz bu yazımızda, bölgedeki bazı yerleşim birimlerinin isimlerinden ve bu isimleri nerden aldıklarından yola çıkarak, Kürdistan´ın peygamberler toprağı, medeniyetler beşiği olduğuna dair bügüne dek yapılan ve bundan sonra da yapılacak olan bilimsel ve araştıral çalışmalara "misqale zerretîn" katkıda bulunmaya çalışacağız.

Üzerinde yaşadığımız coğrafya, köklü bir tarihî geçmişe, zengin bir medeniyet yelpazesine ve semiz bir kültür birikimine sahiptir. Bilhassa Kürdistan coğrafyası ve Mezopotamya bölgesi tarihin ve medeniyetin beşiği, ilim ve kültürün kaynağıdır.

İran İslâm Devrimi’nin en önemli fikir ve aydınlanma öncülerinden ve 20. yy’da yetişen en büyük düşünürlerden biri olan İranlı Şehîd Dr. Ali Şeriâtî, "Medeniyet ve Modernizm" isimli, sadece İslâm dünyasında değil, Batı’da da oldukça ses getiren kitâbında, şöyle diyor:

"Düşündürücüdür. Batı, iki nehir arasından ( Mezopotamya ) hiç bahsetmiyor. Çünkü bahsetse, geliştirdiği bütün teoriler boşa çıkacaktır. İki nehir arası, medeniyetin ve kültürün beşiğidir. Kürtler, iki nehir arasının bir odağıdır."

Aynı kitâbında Şehîd Ali Şeriâtî, Batı Medeniyeti’nin kökeni olan Yunan Medeniyeti’ni Kürdistan’dan Yunanistan’a göç eden Kürtler’in kurduğunu iddiâ etmektedir.

Biz bahsetmek istiyoruz. Batı bahsetmiyor diye bizim de bahsetmememiz gerekmez. Zira biz ne Batı’yız, ne de iki nehir arasının dışındayız.

Yunanlılar’ın "Mezopotamya", Araplar’ın "el-Cezîre", İslâm tarihçi ve coğrafyacılarının "Behr’un- Nehreyn", Kürt şâir ve edebiyâtçılarının "Gülistan", Şerefhan’ın "cînlerin yurdu", Tewrat’ın "yeryüzünde hayatın başladığı yer", bir zamanların İngiliz Sömürge Bakanı’nın "dünyanın en güzel ülkesi", Ali Şeriâtî’nin "iki nehrin değil, iki cephenin ( Tewhîd – Şirk ) birlikte aktığı yer" dedikleri, benim ise yazdığım bir romanda "denize kıyısı olmayan ada" dediğim Kürdistan coğrafyasından biz bahsetmeyeceğiz de, kim bahsedecek?

Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölgeye "Mezopotamya" deniyor. Yunanca olan bu isim, "iki nehir arasındaki ülke" anlamına gelir. Araplar buraya "el-Cezîre" derler. Bu kelimenin anlamı "yarımada" olup, iki nehir ( Dicle – Fırat ) ile çevrelenmiş olan coğrafya, bir "ada" görüntüsü aldığı için böyle adlandırılmıştır. Araplar, Yukarı Mezopotamya’ya "Cezîre’tul- Kûrdî" ( Kürt Cezîresi ), Aşağı Mezopotamya’ya ise "Cezîre’tul- Erebî" ( Arap Cezîresi ) derler. Bu coğrafyaya İslâm tarihçilerinin verdiği isim ise daha bir şiirseldir: "Behr’un- Nehreyn" Yani, "iki nehir denizi".

Kürdistan coğrafyasındaki yerleşim birimlerinin masa başında uydurulan ve şu anda kullandığımız yapay isimleri, bu yerleşim birimlerinin köklü tarihî geçmişini, zengin medeniyet yelpazesini ve semiz kültür birikimlerinin üzerini "yarısaydam" bir örtüyle örtüyor.

Bu yerleşim birimlerinin, il ve ilçelerin, dağ ve nehirlerin, bölgelerin eski gerçek adlarını incelediğimizde, toprağın altındaki zengin hazineyi "faltaşı gibi açılmış" gözlerimizle çok rahat bir şekilde görebiliriz. "Peygamberler diyârı" olan Kürdistan coğrafyasının tarihi, insanlığın tarihiyle yaşıttır.

Şırnak vilâyetimizin gerçek ( eski ) adı "Şehr-i Nûh" olup, "Nûh’un Şehri" demektir. Bugün kullandığımız "Şırnak" ismi, bu "Şehr-i Nûh" isminin evrilmiş şeklidir. Şehir, binyıllar boyunca "Şehr-i Nûh" adıyla yaşadıktan sonra "Şırnak" adını almıştır.

"Şehr-i Nûh" ( Şırnak ), ismini Hz. Nûh ( as ) Peygamber’den alır. Hz. Nûh ( as ), tufanla birlikte dünyayı yeniden kurduğu, hayat O’nunla yeniden başladığı için "İkinci Âdem" olarak da anılır. Aynı zamanda Hz. Nûh ( as ), "en büyük beş peygamber" olarak anılan "Ulu’l- Âzm" peygamberlerin birincisidir. "Ulu’l- Âzm" olarak anılan peygamberler, sırasıyla Hz. Nûh ( as ), Hz. İbrahim ( as ), Hz. Musâ ( as ), Hz. İsâ ( as ) ve Hz. Mûhâmmed ( saw )’dir.

Tewrat’ta, dünyadaki hayatın Dicle ve Fırat nehirleri arasında başladığının yazılmasını da dikkate alırsak, yeryüzünde hayatın iki defa yeniden başladığını ( Hz. Âdem ve Hz. Nûh ) ve ikisinin de bu coğrafyada gerçekleştiğini kabullenmek durumunda kalırız.

Hz. Nûh ( as ), "İkinci Âdem" olarak anılır. Çünkü "Nûh Tufanı", yeryüzündeki tüm insanlığın ve canlıların yok olmasına sebeb olmuş, sadece Hz. Nûh ( as )’un gemisinde bulunan 80 kişi ile her cinsten birer çift hayvan, sağ olarak kurtulmuştur.

"O’nu yalanladılar. Biz de O’nu ve O’nunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar, kör bir kavim idiler." ( Â’râf, 64 )

"Yine de O’nu ( Nûh’u ) yalanladılar. Biz de hem O’nu, hem de O’nunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ( yeryüzünde ) hâlifeler kıldık. Âyetlerimizi yalanlayanları da ( tufanda ) boğduk. Bak ki uyarılanların sonu nasıl oldu! Sonra O’nun arkasından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara mucizeler getirdiler. Fakat onlar daha önce yalanladıkları şeye inanacak değillerdi." ( Yunus, 73 – 74 )

Hz. Nûh ( as ), dünyayı yeniden kurduğu için "İkinci Âdem" olarak anılır. Zaten "Nûh", Kürtçe’de "yeni" demektir.

Bilindiği üzere, geçmişteki şahsiyetler, genel olarak namları ve karakterleriyle anılırlar; isimleri ise, yaptıklarından veya özelliklerinden dolayı kendilerine sonradan verilir. Meselâ "Âdem", aslında "insan" demektir. "İdris" Peygamber’in adı da "D–R-S" seslerinden oluşturulmuştur ve "öğretmen" demektir. Bugün kullandığımız "ders, müderris, tedrisat, medrese" gibi kavramlar, "İdris" adıyla aynı köktendirler.

Yine Qûr’ân’daki âyet-i kerîmelere baktığımızda, yalnızca Nûh’a inanan ve O’nun soyundan gelenlerin tufandan kurtulduğunu, yeryüzündeki tüm insanların Hz. Nûh ( as )’un suyundan geldiğini, Nûh’un çocukları olduğunu görürüz.

"Biz yalnız Nûh’un soyunu kalıcı kıldık. Sonradan gelenler için de O’na iyi bir nam bıraktık. Bütün âlemlerden Nûh’a selâm olsun."( Saffat, 77 – 79 )

"Ey Nûh ile birlikte ( gemide ) taşıdığımız kimselerin nesli!" ( İsrâ, 3 )

"Şüphesiz bunda ( Nûh ve kavminin başından geçenlerde ) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz deneriz. Sonra onların ardından bir başka nesil meydana getirdik." ( Mü’mînun, 30 – 31 )

"Şehr-i Nûh", yanı şimdiki adıyla "Şırnak" vilâyetimiz, yeryüzünde kurulan ilk şehirdir, ilk yerleşim birimidir. Bizzat Hz. Nûh ( as ) ve O’na inananlar tarafından ( toplam 80 kişi ) tufandan sonra kurulmuştur.

Bazı kaynaklar, Nûh tufanından hemen sonra, Hz. Nûh ve inananların kurduğu bu ilk yerleşim biriminin, Şırnak’ın yakınında olduğunu söylerler.

Hayret vericidir: Bugün Şırnak’ın yakınında, eski adı "Heyştêyan" ( Kürtçe "seksenler" ) ve yeni adı "Seksenler" olan bir köy vardır. Ayrıca Hz. Nûh ( as 9 Peygamber’in kabri de bugün Şırnak’ın Cizre ilçesindedir.

Cizre’nin eski adı "Cezîra Botan" ( Botan Cezîresi ) olup, buradaki "Cezîre", Arapça’da "yarımada" anlamındadır. Dicle Nehri bu ilçenin etrafında hilâl gibi bir kavis çizerek aktığı ve ilçeye "yarımada" görüntüsü verdiği için ilçe bu adı almıştır.

Yine hayret vericidir ki, Qûr’ân-ı Kerîm’de Nûh Tufanı anlatılırken, bir yerde "nehir" olgusuna vurgu yapılır:

"Biz de derhal nehir gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık." ( Qamer, 11 )

Yüce kitâbımız Qûr’ân-ı Kerîm’de Nûh Tufanı anlatılırken, Nûh’un gemisinin Cûdi Dağı’na oturduğu belirtilmektedir ki, Cûdi Dağı, Şırnak ( Şehr-i Nûh ) vilâyetimizdedir:

"( Nihayet ) ‘ey yer suyunu tut ve ey gök tut’ denildi. Su çekildi, iş bitirildi ve ( gemi de ) Cûdi’ye oturdu. Ve ‘o zâlîmler topluluğunun canı cehenneme!’ denildi." ( Hûd, 44 )

Görüldüğü gibi Cûdi Dağı’nın adı Qûr’ân-ı Kerîm’de nominal zikredilmekte, anılmaktadır. Asıl hayret verici olan husus ise, bu dağın adıdır. Zira Cûdi adı bile, öyle açık ve net bir şekilde Nûh Tufanı’nı hatırlatmaktadır ki, gerçekten heyecan vericidir.

"Cûdi" adı, Kürtçe bir ad olup, "cû" ( yer, sığınılacak yer ) ve "di" ( gördü, buldu ) sözcüklerinden oluşmuştur ve "kendine sığınacak bir yer buldu" demektir. Evet, "Cûdi" kelimesi Kürtçe’de bu anlama geliyor ve bu isim bile, Nûh’un gemisinin, onca tufandan, su ve dalgalardan sonra bu dağın üstüne oturup batmaktan kurtulmasını anlatıyor. Cûdi Dağı’nın adı bile tek başına Nûh Tufanı’nı ve Nûh’un gemisini anlatıyor.

Yüzyıllar değil, binyıllar boyunca "Şehr-i Nûh" adını taşıyan şehre "Şırnak" adını verenler Türkler değil, Ermeniler’dir. Bu isim Ermenice ( Hayca)’dir ve ne anlama geliyor, biliyor musunuz? Söyleyeyim; "gemi şehri"... "Şırnak" ismindeki "nak" sözcüğü Ermenice’de "gemi" demektir.

Eğer şaşırmadıysanız ve "ne var bunda?" diyorsanız, size daha ilginç birşey söyleyeyim o zaman: 13.yy’a kadar Ermeniler de Nûh’un gemisinin Cûdi Dağı’na oturduğuna inanıyorlardı ve Ağrı Dağı ile ilgili iddiâlar Ermeni metinlerinde ilk olarak 13.yy’dan itibaren yer almaya başladı. Bu ise bilimsel değil, tamamen "siyasî amaçlı" idi.

Türkçe’de "Ağrı Dağı", Kürtçe’de "Ararat" ve Ermenice’de "Masis" denen dağa ne yazık ki Farsça’da çok hatalı bir şekilde "Kuh-i Nûh" ( Nûh Dağı ) denilmektedir.

Gaziantep ( Dîluk ) ilinin Nizip ilçesinin esli ( gerçek ) adı "Belqıs"’tır ve kraliçe Belqıs’ı çağrıştırıyor. Bu ilçeye bağlı Karkamış nâhiyesinin gerçek ( eski ) adı ise "Gılgameş" olup, adını en meşhur Kürt efsanelerinden biri olan Gılgameş Destanı’ndan alıyor. Gılgameş, Hz. Nûh ( as ) Peygamber’in beşinci kuşaktan torunudur.

Hz. İbrahim ( as ) Peygamber, bildiğimiz gibi Şanlıurfa ( Rîha )’lıdır ve bir mağarada doğmuştur. Şanlıurfa’nın gerçek ( eski ) adı olan "Rîha" adının "İbrahim" adından geldiği söylenir.

İbrahim’in bir mağarada doğduğunu söyledik. Bu mağara bugün halen ziyaret edilmektedir. Gerçekten bir bağ var mıdır yoksa tamamen bir tesâdüf müdür, bilmiyoruz, ama "İbrahim" adının gramatik açılımını yaptığımızda, karşımıza şöyle ilginç bir tesbît çıkıyor: Kürtçe’de "bra" sözcüğü "kardeş" demekken, "him" sözcüğü de "mağara" anlamına gelir. Bu durumda "İbrahim" ( ya da "brahim" veya "bra-i him" ), "mağaranın kardeşi" demektir.

İbrahim’in amcası ( veya babası ) olan "Azer"’in adı Farsça’da "ateş" demektir. Azer, bir görüşe göre İbrahim’in babası, bir görüşe de amcasıdır. Tuhaftır, "eb" veya "ap" sıfatını Araplar "baba" için kullanırken, Kürtler "amca" için kullanır.

Qûr’ân-ı Kerîm’de Azer için "İbrahim’in babası" denilir:

"İbrahim, babası Azer’e: ‘Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum,’ demişti.”

( En’âm, 74 )

Hz. İbrahim ( as )’e her türlü işkence ve eziyeti yapan, O’nu ateşe attıran Nemrûd’un oturduğu saray, yani krallık merkezi, bugünkü Adıyaman ( Semsur ) vilâyetimizin sınırları içindeydi. Bugün bile Adıyaman’da bir dağın adı Nemrûd Dağı’dır. Hatta bu dağdaki büyük insanbaşı heykelinin Nemrûd’a ait olduğunu söyleyenler bile var.

Nemrûd, Allâh’a karşı isyanda, şirk ve zulümde çok ileri gitmişti. Öyle ki "ilâhlık" taslıyor, "ölümsüz" olduğunu iddiâ ediyordu. İslâm kaynaklarının bize aktardığına göre Nemrûd, insanlık tarihinde "ölümsüzlük" iddiâsında bulunan, kendisinin "ölümsüz" olduğunu iddiâ eden ilk kişidir.

"Nemrûd" adı zaten Kürtçe bir kelime olup "ölümsüz" demektir. Açılımı şu şekildedir:

mır: ölüm

mırın: ölmek

nemrın: ölmemek

omır: ömür

mırî: ölü

mırûd: ölümlü, fani

nemrûd: ölümsüz

mırdar: murdar

Kürtçe bir isim olan "Nemrûd" kelimesi, "mır" ( ölüm ) sözcüğünden türemiştir ve "ölümsüz" demektir. Türkçe’de kullanılan "ömür" ( o-mır ) ve "murdar" ( mır-dar ) sözcükleri, Kürtçe’den Türkçe’ye geçmiş olan sözcüklerdir. Tıpkı, "İbrahim" adını konuşurken bahsettiğimiz ve Kürtçe’de "kardeş" anlamına gelen "bra" sözcüğünün, Kürtçe’ye akraba olan öbür Hint – Avrupa dillerinden Frasça’ya "birader", İngilizce’ye "brother" ve Almanca’ya "bruder" şeklinde geçtiği gibi.

Şanlıurfa ( Rîha ) vilâyetimizin bir ilçesinin adı "Harran" olup, laik rejim yıllardır bu ilçenin adını "Altınbaşak" yapmak için uğraşmaktadır.

Sahi, "Harran" adının nereden geldiğini biliyor musunuz? Söyleyelim: "Harran", Hz. İbrahim’in kardeşinin adıdır. Qûr’ân’da ve İncil’de anılmıyor, Ama Tewrat’ta zikredilmektedir.

Bitlis vilâyetimizin gerçek ( eski ) adı "Zûlqarneyn" olup, adını Qûr’ân’da da ismi zikredilen, ancak peygamber mi, yoksa bir veli mi olduğu bilinmeyen Zûlqarneyn’den alır. "Zûlqarneyn", Arapça bir isim olup "iki boynuzlu" demektir. Allâh-u Teâlâ, Zûlqarneyn’e doğunun ve batının hükümranlığını verdiği için bu isimle anılmıştır.

Batman ( Élîh ) vilâyetimizin Hasankeyf ilçesinin asıl adı "Hesenkehf" olup, adını Qûr’ân’da bahsi geçen Ashâb-ı Kehf’ten alır. Yedi kişiden oluşan Ashâb-ı Kehf, yanlarında Qıtmir adlı bir köpekle, Hasankeyf mağaralarında 309 yıl uyumuşlardır.

Modern bilim, tarihin arkeolojik kanıtlarla bilinen en eski yerleşim biriminin M. Ö. 7800 yıllarında kurulan Filistin’deki Eriha ( Jericho ) kenti olduğunu söylüyordu, ancak 1991 yılında Batman’da yapılan arkeolojik kazılarda, Newalê Çori mıntıkasında M. Ö. 9000 yılına ait bir şehir ortaya çıkartılmıştı.

Diyarbakır vilâyetimizin eski ( gerçek ) adı "Amed" olup, inanışa göre adını Med halkından alır. Medler, bugünkü İran Kürdistanı’nda yaşıyorlardı, ülkelerine "Medya" deniyordu ve konuştukları dil ise Kürtçe’nin Dımılî ( Zazaca ) lehçesine çok benziyordu. Çok büyük bir ihtimalle Zaza idiler.

Medler, M. Ö. 612’de, yönetim merkezi bugünkü Iraq Kürdistanı olan ve "tarihin ilk emperyalist devleti" olarak kabul edilen Asur İmparatorluğu’nu yıkan halktır. Söylendiğine göre, demircilik yapan Kawa’nın önderliğinde ayaklanan Medler, zâlîm ve gaddar Dehhaq ( Ejidehak )’ın krallığındaki Asur İmparatorluğu’nu M. Ö. 612 yılında devirdiğinde, takvimler 21 Mart’ı gösteriyordu ve bugün "Newruz" adıyla kutlanan olay, aslında Asur’un yıkılışıdır.

Kürdistan halkı, Hz. Ömer ( ra ) zamanında, 637 yılında, yani iki cihân güneşi Hz. Mûhâmmed ( saw )’in vefâtından sadece 5 yıl sonra âzîz İslâm dînini benimseyip müslüman oldular.

Kürtler, Araplar’dan sonra müslüman olan ilk halktır. Resûlullâh ( saw )’ın vefâtından üzerinden henüz beş yıl geçmişken İslâm dînini benimsediler. ( 951 yılındaki Talas Savaşı’ndan sonra müslüman olan Türkler’den tam 314 yıl önce )

Kürtler’in İslâm’a girmesiyle, İslâm ilk kez Arap Yarımadası’nın dışına çıktı. Kürtler’in İslâm’a girişi tamamen gönüllü bir şekilde, savaşsız ve kılıçsız oldu. Kürtler’in kılıçtan geçirilerek zorla müslüman yapıldıklarını iddiâ eden ulusalcı – marxist Kürt hareketleri, neredeyse konuştukları her konuda olduğu gibi, bu konuda da utanmadan yalan söylüyorlar.

637 yılında Kürtler müslüman oldular diye ölümden kurtulmadılar, tam tersine müslüman olmakla canlarını tehlikeye attılar. Öldürülmekten kurtulmak için değil, aksine öldürülme ve katledilme pahasına da olsa akın akın âzîz İslâm dînine girdiler. Kürdistan’ın o zamanki siyasî ve stratejik konumuna bakarsak, bunu rahatlıkla görebiliriz:

İslâm’dan önce Kürdistan coğrafyası, doğuda mecusî – ateşperest Pers İmparatorluğu’nun, batıda ise hristiyan Bizans İmparatorluğu’nun egemenliği altındaydı. Bu iki imparatorluk, o zaman yeryüzünün iki süper gücü idiler ve Kürt halkı müslüman olmakla, her iki süper gücü de karşılarına aldılar. Bu iki devletin arasında kalan Kürtler’in müslüman olması "toplu intihar" demekti, ama oldular. Kürtler’in 637 yılında Bizans’a ve Persiya’ya rest çekip "Lâ İlâhe İllallâh – Mûhâmmedun Resûlullâh" demesi, o zamanın şartları içinde, ABD ve SSCB’ye rest çekip 1979’da "Lâ Şarqîyye, Lâ Ğarbîyye – Cumhur-i İslâmîyye" ( Ne Doğu, Ne Batı – İslâm Cumhuriyeti ) diyen İran halkının yaptığının aynısıdır.

Bizans ve Pers gibi iki süper gücün ordularından ve gücünden korkmayan bir halk, Medîne’den at sırtında gelen bir avuç insanın kılıçlarından mı korktular? Güldürmeyin.

İkinci hâlife Hz. Ömer ( ra ) tarafından Medîne-i Münevvere’den Kürdistan’a gönderilen İslâm ve adalet akıncılarının komutanlığını Bekr ibn-i Wail ( rh. a ) yapıyordu. Kürtler müslüman olunca, Bekr ibn-i Wail’in onuruna, Kürdistan’ın merkezi olan Amed şehrine "Diyar-ı Bekr" adını verdiler. Diyar-ı Bekr ( Diyarbekr, Diyarbekir ) adını şehre Arap akıncılar değil, Kürtler’in kendisi verdi. Böylece Kürdistan’ın merkezi olan şehir, Kürt halkına İslâm’ı teblîğ eden ve müslüman olmalarına vesile olan yiğit komutan Bekr ibn-i Wail’in adını büyük bir onurla taşımaya başladı. Ancak 1923’te kurulan laik – kemalist rejim bu ismi atıp, 1937 yılında şehrin adını "Diyarbakır" yaptı.

Sözün burasında, dikkatinizi başka bir noktaya çekmek istiyorum. Bugüne dek belki de hiç kimsenin farkına varmadığı, hiçbir platformda dile getirildiğine şâhîd olmadığım bir hususu ilk defa ben tartışmaya açıp polemik konusu yapacağım. İster tasdîk edilsin, ister karşı çıkılsın, ama kamuoyunda tartışılmasını istiyorum. Şöyle ki:

1923’te yeni rejimin kurulmasıyla birlikte "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi"ndeki bütün yerleşim birimlerinin isimleri değiştirilip masa başında uyduruk Türkçe isimler verilmişti. Buna karşın yeni rejimin "Diyarbekir" adını ortadan kaldırmak için özellikle 1937 yılını seçmesi manidardır.

Bölgenin merkezi olan bu şehrin taşıdığı "Diyarbekir" ismi, bu coğrafyanın ve Kürt halkının İslâmî kimliğini sembolize ediyordu. Çünkü bu isim bu şehre, Kürt halkının İslâm ile şereflendiği 637 yılında verilmişti ve İslâm dâvetini Kürdistan’a taşıyan sâhabe Bekr ibn-i Wail’in adını taşıyordu. Laik rejimin bu isme ve bu ismin şahsında bölgenin İslâmî dinamiklerine düşman olması anlaşılırdır elbet. Laik rejim "Diyarbekir" adını ortadan kaldırmakla, bölgenin İslâmî yapısına darbe vurmayı amaçlıyordu. Acaba bunu yapmak için 1937 yılına kadar, yani 14 sene özellikle mi beklediler? Kürtler 637 yılında müslüman olmuştu ve bunun anısına bu şehre "Diyarbekir" adı verilmişti. 1937’de ise bu büyük dönüşüm tam 1300 yaşına giriyordu. İslâm’a düşmanlıkta hiç kimsenin gerisinde kalmayan kemalist kadrolar, "637 yılının rövanşını almak" psikolojisinde olduklarından mı bunu yapmak için 1937 yılına kadar beklediler?

Konumuza devam edelim...

Elâzığ ( Mezrâ ) vilâyetimizin Karakoçan ( Dep ) ilçesine bağlı "Okçular" ( Oxçîyan ) köyü, Selçuklu ordusunun okçu kuvvetlerinin komutanı Okçu Yusuf’un adını taşır. Köyü bizzat kuran, Okçu Yusuf’un kendisidir.

Okçu Yusuf, büyük İslâm komutanı Selâhaddîn-i Eyyubî’nin torunudur. Selâhaddîn Eyyubî İmparatorluğu’nun kuruluşunda askerî komutanlık yapmış bir Kürt’tür. Okçu Yusuf aynı zamanda Şadî âşîretinin kurucusudur. Dünyaca ünlü Mewlânâ Celâleddîn-i Rumî, O’nun eli altında büyümüştür. ( Okçu Yusuf ile ilgili daha geniş bilgi için bir önceki yazımıza bakılabilinir. )

Elâzığ vilâyetimiz, eskiden Harput ( Xarpıt )’a bağlı küçük bir mazrâ olduğu için adı "Mezrâ" idi. Osmanlı pâdişâhı Abdulâzîz tarafından imâr edilip kentleştirilince "Abdulâzîz’in imâr ettiği yer" anlamında "Mâmuret’ul- Âzîz" adını aldı. Bu isim sonra kısaca "El- Âzîz" ( Elâzîz ) oldu. Laik rejimin "Elazık" yaptığı isim söylene söylene "Elâzığ" şeklini aldı.

Kayseri’nin Bünyan ilçesinin eski adı "Hâmîdîbünyan" olup, Osmanlı pâdişâhı II. Abdulhâmîd’in adını taşır.

Erzurum vilâyetimizin eski ( gerçek ) adı "Kalikala"’ dır. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya giren Türkler’in bu şehre yoğun olarak yerleşmesiyle birlikte, Kürtler buraya "Türk toprağı" anlamında "Erz-i Rom" dediler ( Kürtçe’de Türk’e "Romî" denir ). Bugün kullandığımız "Erzurum" adı, bu "Erz-i Rom" isminden gelmedir.

SONUÇ

İran İslâm Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad çok büyük bir adım atmıştır. O’nun "Kürdistan medeniyetin beşiğidir" sözü çok değerlidir. Bence Ahmedinejad’ın son çıkışı, tarihçi ve araştırmacılarımızı harekete geçirmeli, Kürt tarihi üzerindeki çalışmalar yoğunlaştırılmalıdır. Günümüz dünyasında hakkettikleri yerde olmayan Kürtler, hiç olmazsa tarihte hakkettikleri yeri almalıdırlar. Ayrıca bu son sözleri, Ahmedinejad’ın sadece belli başlı konularda değil, hemen her konuda samimî bir insan olduğunu göstermektedir...

dimili/zaza
gönderen: AmeDersîm

Iyi sallamıssın vallahi, tebrik ederim.

yalnız unuttuğun bir, iki şey var, Hz. Adem`in asıl adı Koçero`dur, Hz. Havva`ninki ise Dilawaz `dır. Hakiki Kürt kanı taşımaktadır. Allah önce Kürt`ü yarattı.....sonrasını yazmıyayım ayıp olur....

biz neyi kanıtrlamaya calışıyoruz hepimizi yaratan yüce yaratıcı kimi önce kimi sonra yartırsa yaratsın eşit hsklarda yaratmış biz sadece haklarımızı istiyoruz var olduğumuzu kabullensinler ve işt haklarda yaşamak istiyoruz anadilimizi ve tarihimizin var olduğunu kabullensinle başka bir şey istemiyoruz

bravoo tarih ancak bu kadar güzel çarpıtılabilir...tebrik ediyorum sizi..büyümüşsün türkiye cumhuriyeti nin üniversitelerinde okumuşsun ekmeğini yemişsin belki de burslarından da yararlanmışsın..ama sana insan olmayı öğretememişiz..yok kürtler karışmamış da saf bir ırk olarak kalmayı başarabilmiş de ..ne diyorsun sen yaaa dünyada birbiriyle karışmamış tek bir ırk gösteremezsin bana çünkü yoktur..biz asırlardır bu topraklarda kardeşçe yaşamışız aynı ekmekten sudan içmişiz analarımız kürt babalarımız türk olmuş ...benim bile annem kürt babam türktür ne karışmamasından söz ediyorsunsen.. iki dandirik cuttirk sözlerinle milletin kafasını karıştırma kürt dilinde kaç dilin karışımından sözckler vardır.. sen bile yazını türkçe yazmışsın amacın türklere ne kadar ulema biri olduğunu mu göstermek..ayrımcılık yapmaya çalışma krüt ü türke türk ü kürte düşman etme kimse yapmasın bunu yalvarıyorum galeyana gelmeyelim kardeşi kardeşe düşman etmeyin yaa. başka işiniz yok mu sizin amerikan yavşaklarıı.türklük bir soy değildir.bizler oğuz soyundan geliyoruz aynı soyun farklı isimleriyiz türkiye bu memleketin adıdır.Atatürk milliyetçiliğinde de bu geçer bu topraklar üstünde dili dini ne olursa olsun herkes türktür.tekrar ediyorum türklük bir soy değildir. bizler aynı ağacın farklı dallarıyız . bizi birbirimizden kopartmaya çalışıp bizi birbirimize düşman etmeye çalışanlar kahrolsun yok olsun mahvolsun inşallah.ALLAHTAN TEK DİLEĞİM BİR GÜN MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARI İÇERİSİNDE KÜRT TÜRK AYRIMI OLMADAN KARDEŞÇE YAŞAYABİLMEKTİR ....

sorarım size biz neyi tartışiyoruz. kurdistanım yoksa kurtlerin geşeceğini mi. bolgede4 bir kurdistan mı daha iyi yoksa amarikamı daha iyi sorarım size

tamam da arkadaşım bu ülkede kaç milyon kürt yaşıyor ne yapacağız öldürecek miyiz hepsini bunu yapabilir miyiz elimizden böyle bir şey geliir mi tabii ki hayı şu durumda yapılacak en mantıklı şey nedir pekii düşmanca yaşamak mı peki bunun bu ülkeye kazancı ne olur.hiiiççç.sadece kayıp. bak arkadaşım milliyetçilik ona buna düşma olmak değildir aynı zamanda bu ülkenin menfaatine olan şeyler yapmaktır . kürtler bu gün bizden ayrılıyorlarsa onlar kadar bizler de suçluyuz aslında..çünkü ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara kandık..aslında bazı devletlerin istedikleri şeyleri yaptık kaleyi içten fethetmeye çalışıyorlar anlatabildim mi..tıpkı çinliler gibi.. kanmayalım bu oyunlara...

Hewaller, unutmayın elinizden geldiğince, sağdan, soldan, bulduğunuz bütün yaşanmış medeniyetler ile ilgili ne bilgi bulursanız, " bunları Kürt Tarihi medeniyeti gibi göstererek " İnternette, Kitap haline getirerek, gazetelerde, velhasıl heryerde yayımlayın. Kaynak olarak yabancı isimler yazın, biraz kendi fantezinizden ilave edin,

Örneğin Kürtçe ile Hititler arasinda bağlantı kurmak için ( dingira - Hititce ) / ( Tengri,- Tanrı - Türkce ) ( Tanrının Kürtçe karsılığı yok mesela, burda bir kelimenin acilen Kürtçe uydurulması gerekiyor ) ama ( us - Hititce ) us - yani, Akıl - Türkce ) ( Heş - Kürtçe - görüldüğü gibi uymadı, ama olsun uysada, uymasada Kürtçe Hititçeye çok yakındır falan diye yazacağız ) rakamları abartın Kürt`leri çok gösterin, Zaza`ları Kürt olarak tanıtın, Laz`ları ve diğer etnik kökenlileri, en önemlisi Alevileri kalkışmaya yönlendirecek, onlarida Türk düsmanı yapacak bütün Provokasyon tekniklerini kullanın.

Türk düsmanı bütün toplulukları kardeş ilan edin, onlar ile ortak çalışın. Biji Apo filan....

sallayın bakalım, nereye kadar sallayacaksınız. tamamen mesnetsiz, hiçbir delile dayanmayan ve türk-kürt kardeşliğini zedeleyecek zırvalıklardır bunlar. bende kürdüm ama şimdiye kadar hiç bir zaman türk kardeşlerimden ne bir kötülük gördüm ne de yüzüme kapıların kapandığını gördüm, 3-5 tane şerefsiz türkün kabahatini bütün türklere atmak çok saçma. iyi düşünelim lütfen. türklerle kardeşiz.

özgürlüğün size verilmesini beklemeyin gidin onu zorla alın gerek silahla gerek kalemle ama hiçbir zaman aslınızı ölünceye kadar inkar etmeyin birbirinize sahim çıkın

biji zazalar(dımıliler)kırmanclarşloraniler.soraniler.biji kurt karde& deyerli arkadaşlar bende zazayim(dımıli)ama kırmanci konuşuyorum dikat ederseniz kırmanclarla zazaların fiziksel benzerlikleri aynının tıpkısıdır dikat ederseniz kürtlerin haklarını arayanların hepsi zazadır(dımıli)örnek seyid rıza şeyh sayit dikat ederseniz seyit rıza alevidir ama şeyh sait sunidir nakşibedindi tarikatının önderidir demeye çalıştığım nasıl alevilik islam diniyse nasıl sunilik islam diniyse yani içinde ayrı mezheblerise zazalar(dımıli)kırmanclar goranilr soranil kütler kürt kelimesigeneldir örnek nasıl azeriler uygurlar tatarlar türkmen ise kürtlerdede böyle büyük aşiretlere bölünmüş ve değişik bölgelerde lehçeler oluşmuştur en büyük sebeb kürtlerin yılarca devlet olmamalarından dolayı zazaki farıscadan etkilnmiş kırmancise türkçeden çünkü tarih boyunca kürt halkının asimile olması için türlü oyunlar oynanmış ama kürt halkının kabinecilik ruhlarının kayıp olmamasından dolayı ters tepmiştir ve son zamanlarda kürt halkının haklı üynışı dolayısıyla türkler ve acemler trafından kürt miletinin nufusunu az gösterip gerila hareketini direnişini kırmak için yapılan yalanlardır zazalar(dımıliler)lütfen böyle oyunlara gelmeyeli bende bir zazyım(dımıli)saygılarımla.

senin ben dersimli olduğuna inanmıyorum hiç bir dersimli bu şekilde kelimeler sarf etmez önce kökenini öğren.dersim tarihinde özünde hiç türk olmamıştır olamazda bunu o kuş beynine sok.sanırım sen dersim katliamının d sini bilmiyosun.bu şekilde ortalıkta gezme bizim adımızı kirletiyorsun.dersimlileri bilen bilir

yahu kim dediyse bunlari,dahi otesi bi insan olmali.bu insanin dizinin dibinde oleydim keske.bence bu forumda yazilan o uydurma tarihten vede bu yorumleri ekleyen farkli? seviyedeki insanlarin goruscuk?lerinden fersah fersah uzak ve kiymet dolu.sonucta arkadaslar milliyetcilik kurtler icinde obur milletler icinde evde yapilsin.disarida kafa kafaya

burda unutulmuş bir kavram var devlet sınır millet derken insan olduğunuzu hatırlatmak istedim öncelikle hepimiz insan formunda bu dünyaya enkarne olmuşuz. dünyada ışık kardeşliği bilinci yükselirken akan kanla hangi sınırları belli devlet kurulabilir ki?( NE EKERSEN ONU BİÇERSİN ) buna inanabiliyormusunuz devletler milletler aileler insanlar açlık ve sefalet hastalıkla uğraşıyorken size islam dini denilen din verilmiş bunu bile unutup kan kan diye bağırarak dininden uzak , insanlığına yakışmayan, bölücü provake edici yazılar yazarak insanların içine nefret tohumları ekmeye çalışıyorsunuz..şükretmeyi bilmiyormusunuz. yapıcı değilde yıkıcı ( en çok zararı kendinize bunun farkında değilmisiniz) "keskin sirke küpüne zarar" bunu bir düşünün.konuşmak kolay uygulamaya gelince leş kargalarına yem olursunuz bu dünyayı çok küçümsüyor vizyonunuzu çok dar tutarak cahilce konuşmalar yapıyorsunuz.
hoşgörü , şevkat, anlayış dan bi haber olarak siz nasıl çocuklar yetiştiriyorsunuz bi düşünün çocuğunuza küçücükten kalbini sevgiyle doldurmak yerine onun kalbini nefretle kirletiyor kapatıyorsunuz. kalbi açık olmayan bireyler olarak kendilerini çiçekleri dünyayı sevmeden dolayısı ile yaşamadan ölüp gidicekler yazık değilmi onlara masumlara. ne yiyiyp, ne giycek demeden bu zorluklarla dolu dünyaya 10 ar 10 ar çocuk yapıyorsunuz bu insanlık mı? her bir çocuk dünyadaki besin yaşam zincirinde bir diğerinin hakkını yiyor bu adalet mi? üstünlük taslamak, öldürmek, nefret etmek, kendini övmek içinmi yüce güç insana akıl verdi ? bilgisizliğiniz cahilliğiniz önce kendinizi sonra ailenizi köreltiyor bu körlükle ışığı nasıl göreceksiniz. kara bi bataklıkta çırpındıkça batıyorsunuz nerde iyiniyet nerde dininiz nerde milletiniz nerde insanlığınız nerdesin insan ne yapmaktasın . ne düşünüyorsan sen o sun . nefret ediyorsan sen nefretsin. dışarı hiçbirşey yapamazssın anca kendine. ne düşünüyorsan insan sen o sun.

kalbinize sevgiye, ışığa, barışa, birliğe, şevkate( güçlü insan şevkatlidir) açmanız dileği ile.sevgi sarsın her yeri.....

s.a kürt olsun türk olsun hepsi insandır.kimin soyu nerden gfelmiş farketmez hepimiz insanız. kürt olksun türk olsun hepsini allah c.c yaratmıştır. buna kimse bir dayana k yapamaz. kürt türk alevi sünni laz çerkez tatar barbar yunan bulgr kardeştir ayrım yapan kalleştir.. ,biz her soydan kürt olsun türk olsun bir ülkede bir toplumda bir arada bulunup kaynaşmış insanlarız. bunun için kürt olsun türk olsuın kim olursa olsun hepsinin canını allah verdi yine allah alır. bununiçin kimse aqyrımcılık yapmasın kürtte kardeşim türkte lazda çerkezde tatrda v.s hiç farketmez ama hepimiz bir dilde tükçe dilinde BİR BÜTÜNÜZ. kimse yanlış anlamasın bu tük yada küttür die hepimizi allah yarattı kimsenin ırkçılık yapmaya hakkı yokltur.ç. allah ırkçılık yapanuı sevmez. ırkçılık yapmak allah şirk koşmaktır. bunuda unutmayalım.. allaha şirk koşanlar ebediyen cehennemde kalacaktı...r....türk&kürt kardeştir.kısacası..

tarihten biraz haberi olan insan kürtlerin yaptığı kahramanlıklardan da haberi olur... ama dediğim tarih okullarda hikaye olarak anlatılan tarih değil gerçek tarihten söz ediyorum.. kürtler insanlğa medeniyeti öğretmiştir ama bu zamanda o şanlı milletten eser kalmamıştır çünkü kürtler cahilliğe mahkum edilmiştir butun alimler ve kitaplarımız yakılıp yıkılmıştır.......bize düşen görev ise tekrar eskisi gibi okuyup bütün insanlığa kendimizi bidaha kanıtlamaktr....bizim en buyuk hatalarımızdan biri ise haklı iken davamızda kendimizi haksız duruma getirmektir yani metodumuz yanlış...........

kürt olmak zordur. Asimile edilmek istenirsin sen direnirsin. yada bu yanlıştır dersin o zaman hainsin cahil bırakılırsın okullarını yakarlar öğretmenini öldürrüler .açlığa sürekler güvenliğin için köylerini yakar göç için bebelerin öldürülür. batıda suç batağına düşürülürsün. yaşamak umuttan ibaret olur senin için .tarihin yoktur dilin yoktur edebiyatın yoktur çünkü sen dağ türküsün karda yürüdüğümüzdendir belki kürt ismi almışız saçmalıklarla inkar politikasına gidilir tezleri yoktur anlatamzlar ,kanıtlayamazlar türk olduğumuzu ama inanırlar kendi topraklarımızda hain bölücüyüz ölen biz öldürülen biz gayrimeşru cinayatlerin sahibi biz yasakların odağı biz . en önemlisi şunlara rağmen suçlu biz .işte kürt olmak gerçekten zor T.c. De biji gele kurd

turk kardeşlemizle yüzyıllardır aynı topraklarda yaşıyoruz ve artık bir butun gibiyiz ancak kurtlukte tarihi olan bir halktır bunu inkar etmeyelim

selam bu haberde emeği geçen ve okuyan herkese öncelikle teşekür ediyorum.Kürt tarihi gerçek bir tarihtir. ve bugünkü dünyanın globaleşmesinde önemli etkisi olmuştur bunu da inkar etmemeliyiz 5 bin yıldır ayakta durmayı başaran bir mileti ilk önce tebrik etmek gerek diye düşünüyorum.
Zora düşünce kardeş iken bugün düşman gözüyle bakılan Kürt halkı bunları haketmiyor. Değil Kürt halkı yeryüzünde yaşan süren en kücük boy bile bunları kabul edemez.

biz iki nehir arasındaki (mezopotamya) bereketli topragın çalışkan insanlarıyız............

saçmalık bu biz bir uygarlıgız tabikide bi tarihimiz var hem de şanlı bir tarihimiz var tabi bilmemen normal.. :)

Kürt tarihini her millet biliyor ve destekliyor bit tek türkiye de bu tarih yasak çünkü korkuor bazı çevreler bu medeniyetten korkuyorlar, kürt adı basında yasaktı 2 seneye kadar, böle bir ülkede tabikide kürt tarihini bilemessin buda senin kokunun doruğudur, selhattin eyyubi kimdi biliormusun?

biºi kürdistan

bakın biz türkler ve kürtler bu vatanda yaşayan iki milletiz. bizim dedelerimiz çanakkalede beraber ölmedilermi.ama bazı tohumu bozuk vatan hainleri kürt milliyetçiliği yapmaktadır.bıjı serok apo diyen kürtlere sesleniyorum.bu ülkeyi bölemeyeceksiniz.
ülkemizden defolup gidin.biz vatanını seven kürt kardeşlerimizle yaşamak istiyoruz.onları seviyoruz.bizi kimse birbirimize düşüremez.

Yukarıdaki yazıyı dikkatle okudum fakat benim anladığım tarih böyunca ilgili bölgelerde yüksek mevkilerde yaşayan herkesi kürt olarak adlandırdığınız. Bence bu tabir doğru değil.
Bunun yanında ne yazık ki farkında olmadan belli kesimlerin Anadolu topraklarındaki emellerine, enerji ve hakimiyet politikalarına destekten öteye gitmeyen bir duruma doğru anlatım ilerlemekte.
Anadolu topraklarında kürtler gibi bir çok kültür vardır ve bu kültür farklılıklarını devlet olarak farklılaştırmanın hiç kimseye faydası olmayacaktır.
Ne yazık ki yorumları okuduğumda içim acıyor ki, tarihi incelediğinizde güçlü olanlar birlikte olanlardır ve bu yorumlar sadece hem kürtleri, hem lazları, hem dadaşları, hem egelileri, hem de iç anadoludaki bir çok farklı kültürleri güçsüzleştirmekten öteye bir fayda sağlamayacaktır.
Dünyadaki yerimiz açısından gayet esefle ve hayal kırıklığıyla karşılıyorum.

Başarılarından dolayı seni kutluyorum ve başrılarının devamını diliyorum sana minnetarım kürt oldugu halde türklügü benim semiş insanlara bu bir ders olucaktır... Şimdi den inanıyoruö...

kürtler bir numaradır

ben yaziyi sonuna kadar okudum ama bunu okuyamayan milyonlarca insan var.ben özetle su kadar demek isterim.1-müslümanim sonuna kadar. 2-kürdüm ölene kadar.3-türkiyeliyim sabrim bitene kadar.hicbir örgütten degilim,sadece dinime veya irkima veya ülkeme laf söylendiginde asilesirim. türkiyeden beklediklerim.1-kürtce yasal dil olacak.2-dogu bölgeleri kalkindirilacak.3-kürt halki taninacak.4-ayrimcilik yapilmayacak.5-bu ülke türklerindir deninmeyecek.6-türk olmayan bu ülkeden gitsin deninmeyecek.(mhp nin slogani bu.ya türk ol yada terk et.ama secimlerde doguya gidecek cesaret yoktu.hadi gidip ordada söyleseydin!oyarlar adami orda.)ben aslinda kürt milliyetcisi degildim ama türk insani beni böyle yapti.yaptiklari ayrimcilikla benim baska bir irktan oldugumu hatirlatti.simdidi o halkin hakkini vermek zorunda.türkiyeye kurtulus savasinda basariyi getiren kürtlerdir.neden kürt sehirleri hep namli.(gaziantep,sanli urfa.kahraman maras v.s)gidin canakkaleye bir sürü sehit kürttür.ama siz deger,kiymet bilmediniz.bizler sizleri hic satmadik ama sizler iyi sattiniz.avuc ici kadar halklarin savunuculugunu yaptin.(kosova,arnavutluk)madem onlarin bagimsizligini istiyorsun ozaman dikkat et kürtler bagimsizligini senden almasin.iste ozaman dünya basina toplanip gecmisin intikamini senden iyi alir.anladinmi türk insani?

TÜRKLER HAKKINDA SÖYLENENLER *İnsanlari yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler" Napoleon Bonaparte - Fransız İmparatoru *"Türklerden bahsediyorum... Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur." Tasso - İtalyan Şair *"Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz." William Martin *"Irk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenedir. Dini, sosyal ve örfi faziletleri,tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır." Lamartine-Fransız Yazar, şair ve Devlet adamı. *"Poltava'da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş... Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar alicenap, bu kadar asil, bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı." Demirbaş Şarl -İsveç Kralı (Ruslardan kaçıp Osmanlıya sığınmıştır) *"Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar." M. Montecuccoli (Avusturyalı Komutan) *"Seceat ve cesaret bakımından Türklerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiç bir kavim yoktur. Cenab-ı Hak onları aslan sıfatında yaratmıştır." İbn-i Hassul Türk, asillerin asilidir. yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir. Pierre Loti *Türklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekası vardır. İşte Türk, bu zekasıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. Zaten Avrupa'nın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı. Çarnayev(Rus Komutan) *Silahlı milletin en canlı örneği Türklerdir. Bu diyar köylüsünün orak, katibinin kalem ve hatta kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı vardır. Türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür. Moltke *Türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır. La Martine *Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türklerle savaşmalıdır. Towsend (İngiliz Komutan) *Doğulu önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümetin temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar: iyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. Bu asil hareket Ruslardan fazla özellikle Türklerde göze çarpıyor. Auguste Comte *Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır. Lady Mary Wortley Montagu *Türk'ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türk'ün özünü göstermektir. Bu öz, ayışığı gibi görülür fakat gösterilemez. Decamps (fransız ressam) *Türkler yaman binicidirler. Türkler hücumunda düşmanı bir yaprak gibi çevirip bozarlar. Câhiz (Arap Bilgini) *Türklerin yürekleri temizdir. Onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur. Semame İbn-i Eşreş (Arap Bilgini) *Türkler kahramandırlar. Dostlarına zarar vermezler. Fakat kazanç getirirler. Comenius (Çek Bilgini) *Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır. William Pitt (İngiliz Devlet Adamı) *Türk, Heredot'tan, Tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkemi, sükunet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür. (Ünlü Tarihçi) Hammer *Türkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir. Kayzerling *Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır. Lord Byron *Türk korkmaz, korkutur. Bir şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez. Hangi işe el atarsa başarır. Semame İbn-i Eşreş *Türkçeyi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Çünkü Türk'ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor. Gelland (Fransız Bilgini) *Türk askeri cesurdur. Anavatanını sever ve onun için gerekirse çekinmeden canını feda eder. Albert Einstein *Artık Türklerle savaşmam. Onlar çok cesur ve iyi insanlar. Andreas Phitiades *Dünyada iki bilinmeyen vardır. Biri kutuplar, diğeri Türkler. Albert Sorel *Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez. Baron Büsbek *On ulusun, on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk'e bedel olmaz. Türklerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. Eğlenceleri ise attır, silahtır. Türklerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülse yeridir. Charles Mcfarlene *Türk milleti ikibin yıldır profesyonel askerdir. Bütün Türklerin mesleği askerliktir. Donaldson *Dünyanın hangi ordusuna sorarsanız sorun, Türk askerinin karşısında düşünmenin hiç de kolay olmadığını veya olamayacağını size söyler. Donaldson *Türklerle dost ol ama düşman olma. Gianni de Michelis *Dünyada, Türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz. Hamilton *Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur. Hamilton *Türkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf ustadır. Ülkeleri değil kıtaları altüst etmişler ve korkunç saldırışlar arasında sarsılması hiç de kolay olmayan egemenliklerini yaratmışlardır. Tarih Türklerden çok şey öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler vardır ki uygarlık için birer süs olmaktadır. Hammer *Çanakkale'de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. Sir Julien Corbet

Benazir butto

Benazir de dönmeye hazırlanıyor
TAHRAN,22 Mayıs 2007 (MNA)-- Pakistan'ın sürgündeki eski Başbakanları Benazir Butto ve Navaz Şerif, Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref'in aksi yöndeki açıklamalarına rağmen, yakında ülkeye dönebileceklerini belirttiler.
İngiltere'de yayınlanan Daily Telegraph gazetesine dün demeç veren Butto, her halükarda bu yıl ülkesine geri döneceğini açıkladı. Butto, ayrıca ABD'nin terörle mücadele savaşında müttefiki olan Müşerref'i, ülkedeki siyasi kriz çözülmezse yabancı müttefiklerin ve kendi ordusunun desteğini kaybedebileceği uyarısında bulundu. Benazir Butto gibi Londra'da sürgünde bulunan Navaz Şerif de yakın gelecekte Pakistan'a dönmeyi planladığını bildirdi. Pakistan Cumhurbaşkanı Müşerref, cuma günü, yolsuzluk yapmakla suçlanan ve sürgünde yaşayan Butto ile Şerif'in genel seçim için ülkeye dönmelerine izin vermeyeceğini açıklamıştı.

KÜRDÜN ÖZGÜRLÜĞÜNE VARLIĞINA DİLİNE TAHAMMÜL EDEMEYENLER ELBETTE TARİHİNİDE TAHAMMMÜL EDEMEZLER BUNLARI BİRİLERİ UYDURMUYOR BUNLAR AVRUPALI AMERİKALI RUS VB BİLİMADAMLARININ SÖYLEDİKLERİDİR KABUL ETTİKLERİ ŞEYLERDİR.SİZ DE KABUL EDECEKSİNİZ BİR GÜN HEPİNİZ..GERÇİ TARİH MARİH DE BOŞ ŞEYLER NE OLMUŞSA GEÇMİŞTE OLMUŞ BİTMİŞ ŞEYLER ...AMA SİZİN GİBİ MANKAFALAR ANLAMIYORLAR NE YAZIK Kİ..BAK SİZDEN BİR FAŞİST OLAN NİHAL ATSIZIN TÜRK TARİHİ İLE İLGİLİ İTİRAFI TIKLA OKU .

: http://www.atsiz.org/makaleler/goster.php?tab=articles&articleid=1019 15-07-2006 00:15

Bir de kafatası ölçen Nihal Atsız’ın 16 devlet yalanı ile ilgili söyledikleri var. Nihal Atsız, 16 devlet’in tamamen uydurma olduğunu söylüyor. Atsız’ın Türklük konusunda kafası oldukça karışıktır, kafatası ölçüyor. Kimin Türk kimin Türk olmadığını bilmiyor. Türklüğü oldukça karışık buluyor ve karıştırıyor. Ölçüsüzdür. Kafatası ölçüyor ama ölçüsü yok.

Nihal Atsız 1969 da Ötüken dergisinin 65. sayısında ’16 Masal devlet ve uydurma bayraklar’ başlıklı makalesinde şöyle yazıyor:

“Her şeyimiz gibi tarihimiz de henüz kesin şeklini almış değildir. Türk tarihi nerden başlayıp hangi gidişi takip eder, kimler Türk`tür? Bunlar henüz belli değildir. Daha önce de belirttiğimiz gibi bazı büyük şahsiyetlerin Türk olup olmadığı üzerinde bile tarihçilerimiz arasında birlik yoktur.”

Nihal Atsız’ın Yaşar Kemal ile arkadaş olduğunu, Nihal Atsız’ın oğlu Yağmur Atsız bir röportajında söyledi. Eğer Nihal Atsız, Yaşar Kemal’in arkadaşı ise bu işte bir ‘bit yeniği var’. Uzun yüzlü ve hiç’te Asyalı’lara benzemeyen Nihal Atsız ‘Doğulu’ olabilir mi? Atsız.org sitesine göre Gümüşhane, Yozgat dolaylarındandır. Gümüşhane ve Yozgatta hala apocular eylem yapıyor, haledilmemiştir. Orada Türk yok.

Nihal Atsız Türkler’i Asya’dan gelme hesaplıyor ve onun için de rüyasında bütün Türklerin Tanrı Dağı etrafında toplayıp ulumalarını hayal ediyor. Atsız’ın hayallerini gerçekleştirmek lazım. Var iseler dönmelerine yardım etmek lazım.

Nihal Atsiz 16 yalan ile ilgili şöyel yazıyor:

[Şimdiye kadar 16 büyük Türk devleti kurulduğu hakkındaki kararı kimin verdiği belli değildir…

Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldızın 16 büyük Türk devletini temsil ettiği hakkında şimdiye kadar benim hiçbir bilgim yoktu. Bu gibi konularla ilgilenen birisi olarak ben bu sembolü bilmedikten sonra acaba bunu kimler biliyordu? Yoksa bu da bir millî sırdı da ancak şimdi mi açığa vurulması uygun görüldü?

16 Türk devleti efsanesini, sayın Tekin Ererin Ocak 1969`da kendi sütununda yazdığı "Türklüğün 16 Avizesi" başlıklı makaleden öğrendim. Bu makalede sayılan 16 devlet arasında Samanlılar gibi Türk olmayan devlet bulunduğu gibi Akkoyunlular, Karakoyunlular, Safeviler, Mısır Kölemenleri gibi büyük ve muhteşem Türk devletlerinden bahsedilmeyişi, hele cihan tarihinin en büyük imparatorluğu olan Çengiz devletinin anılmayışı konuyu daha başlangıçta sakat hale getirmektedir.]

İşte Türk’ün vaziyeti budur. Tarih de karar ile yapılıyor. Birileri karar veriyor ve tarih oluyor. Türklük hiçbir tarihi, kültürel, etnik ve sosyal yapıya dayanmıyor. Karar verip tarih yapıyorlar, karar verip dil yapıyorlar, karar verip din yapıyorlar, karar verip millet kuruyorlar.

Nihal Atsız da problemin farkındadır ve kararlaştırılan tarih’in çok sayıda devletten söz etmesini yanlış buluyor, problemlere yola açacağını biliyor, düşürüyor.

Nihal Atsız anılan makalesinde şöyle yazıyor:

[16 büyük devlet... Tabii, Karamanoğulları ve daha küçükleri gibi ötekilerini de sayınca bu rakam kabaracak, en aşağı 50 devlet olacaktır. 50 devlet kurmayı bir başarı saymak, ilk bakışta mümkün gürünebilir. Fakat madalyonun ters tarafına dönünce iş tamamiyle değişir. Adama sorarlar: Elli devlet kurdun da neden hiçbirini yaşatamadın? Neden kala kala orta çapta bir Türkiye Cumhuriyetine kaldın?". Zoraki tarih bilginleri tabii bu sorunun cevabını veremeyeceklerdir. Çünkü tarihî gerçek hiç de öyle değildir. 16 veya 50 devlet kurulmuş değildir. Gerçekte anayurtta bir, nihayet iki devlet kurulmuş, anayurt dışında da buna üç beş devlet daha eklenmiştir. O kadar.] (http://www.atsiz.org/makaleler/goster.php?tab=articles&articleid=1019 15-07-2006 00:15)

arkadaşlar bazi yorumlarda birbirinize savaş açar gibi yazmışsınız tarihlere baktığınız zaman kürtler le türkler aynı cephelerde beraber savaştığını görüyoruz çanakkale şehitliğine gidin yüzde sekseni doğu halkıdır yani kürtler bu insan ların orda ne işi var diye sorun kendinize yani bu toprakları hep beraber kazanmışsak burda bir eşitliğin olması gerekmektedir türkiyr türklerin dir türklerin kalacak diyorlar peki kürtler nerde kaldı sen kürt milletini böyle dışlarsan sorun aşılamaz hale gelir peki atatürk neden istanbuldan çıkıp erzurum sivas malatya ....... lara gelip savaşı başlatı o tarihlerde erzurumda bulunan kazım karabekir ve ordusu savaşın kaderini değiştiren en önemli ordu oldu peki ordusunda kimler vardı hiç düşündünüzmü ve bu orduyu ayakta tutan maddi ve manevi gücü kim veriyordu bu toprakların nasıl ve kimlerin sayesin de kazanıldığını hepimiz iyi biliyoruz ama bazi kesimlerin işine gelmediği için tarih kitaplarının sayfaları bile değitirilmiş burda eşitlik demokrasi hak hukuk isteniyor bununa olması gerekkir tersini iddia edenler karıştırıcı duruma düşerler ve hiç bir şeye muafık olamazlar eşitlik haklarına kimse engel olamaz
kimse engel olamaz

Türklerin kültürel ve Kozmik Kökenleri

“Efendiler, bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında tarih alanında da bir derinliği vardır. Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh`un oğlu Yasef`in oğlu olan kişidir.”
- Mustafa Kemal Atatürk- -

Ergenekon Efsanesinde Gizli Sırlar –
8,6 Işık Yılı Uzaklıktaki Sirius Yıldızı Yaratılışımıza Dair Hangi Sırları Gizliyor? –
Türk Mitolojisi ve Dünya Medeniyetlerinin Evrensel Çağrışımları –
Türklerin Kültürel Kökenleri Kayıp Kıta Mu`ya mı Uzanıyor? –
Türk Adındaki Yüksek Ruhsal Varlık ve İnsanlığın Ortak Belleği –
Kuran-ı Kerim`den Türklerin Kozmik Kökenlerine Dair İpuçları –

Türkçemizin Felsefesi ve Mu Sembolizmi Türk uygarlığının tarihin en eski uygarlıklarından biri olduğu ve kökeninin Orta Asya`ya uzandığı söyleniyor...

Peki, Orta Asya uygarlıklarının kökenleri nereye dayanıyor?

Burhan Yılmaz, bu kitabında Türk mitoloji ve kozmolojisinden yola çıkarak Türklerin anavatanlarını ve gerçek köklerini kültürel, arkeolojik ve linguistik bilgiler ışığında, evrensel bir çerçevede sorguluyor.
Atatürk'ün Yazdığı Tek Şiir: Beşike Hadisesi
Çeşitli kaynaklarda Atatürk'ün 1905'te Sinop'ta yazdığı belirtilen Beşike Hadisesi başlıklı şiir, onun bilincinde henüz 24 yaşındayken yer etmiş Türklük duygularını gözler önüne seriyor:

Beşike Hadisesi
Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarih söylememiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gökteki gafletten perde,
Hakikat nerede?
Mustafa Kemal Atatürk

BİR MİLLET VAR BU DÜNYADA ÇOK EZİLMİŞ HAYAT NASILDIR YAŞAMAK NASILDIR BİLMEMİŞ ONUN BUNUN ELLERİNDE EZİLMİŞ.GÜN YÜZÜ GÖRMEMİŞ TATLI SÖZ NEDİR DUYMAMIŞ. ZİNDANLARDA KELEPÇELİ ELLERLE,KÜFÜRLÜ SÖZLERLE,TEKME TOKATLA,TABANCA DİPÇİĞİYLE GEÇİRDİKLERİ GÜNLERİ UNUTMAMIŞ BİR MİLLET VAR BU DÜNYADA .. BU NİLLET ATAĞA GEÇMİŞTİR ARTIK EZİLDİĞİ GÜNLERİ UNUTMUŞ ARTIK KENDİNİ KORUMAYI ÖĞRENMİŞTİR ZAMAN GELECEK BELGESİZ YAŞADIKLARI TOPRAKLARINIDA KURTLARIN ELLERİNDEN ALACAKLARDIR İŞTE O ZAMAN ÇOK AZ KALDI GELDİ ÇATTİ KAPIYA O ZAMAN................

Çok güzel
kürdistan haritası da hazır gidin kurun amına koyum
Bok becerirsiniz
Satılık bir milletsiniz sizler
Akp için bütün kürtlük ideolojisini satmış bir topluluksunuz
Komünistlerle çalışma yüreten(çıkarının son naktasına kadar) Ve arkalarından dinsiz imansız diye küfredenlersiniz.

Sizinle işbirliği yaptığı için komünistlerin amına koyum.
Çok pis bir ırksınız
Stalin bile öldüre öldüre bitiremedi.
Atatürk kese kese

Hepiniz cehennemlik mahluklarsınız.
Hayvandan farkınız evleriniz bok kokuyor.

Sizi yarattığı için Allahtan nefret edeceğim neredeyse

mhp ayrımı başlattı bizde devamını getiriyoruz bizim olduğumuz yerde mhp lilerin işi yok olanlar i,damı hak etmiştir gereken yapılır .son osmanlılar

türkler düne kadar kürt yoktur diyordu tc devleti sınırları içerinde 30 milyona yakın kürt nufusu vardır moğolların çoçukları orta asyadan eşşek sırtıyla geldikleri zaman anadolu ya onlara kucak açan kürtlerdi ne yazıkki bu güçebe kabilesi bugün kendini dünyanın en ünemli halkı görüyor ve onlara benzemek istemeyen insanlara yagidin ya türküm deyin diyorlar bu komik bir şey kimin şerefli kiminşerefsiz olduğunu bütün kürtler biliyor 100 yıllardır niye kürt tariği yok diyorlar daha düne kadar tarihlerinde ilk uçan türktür diyen ve bu kişinin hazerfen ahmet celebi dir diyenler bugun anlaşıldığı gibi hazerfen ahmet celebi diye bir kişinnin aslında yaşamadığı ortaya çıktı sizin tarığınız budur yalan dolan hiç bir şerefsiz kürtlere bu topraklardan gidin diyemez bu topraklar özerinde yaşayan en eski milletlerden biriyiz ayrıca tarih boyunca ermeniler kürtler birlikte yaşamıştır ermeniler hiç yoktan bizi arkadan vurmuyordu çanakkalede dedelerimiz sonradan onları arkadan vuran insanlar için öldüler

ya sen tarihten ne kadar iyi anlıyon o kadar iyi anlıyonki senin aptal olduğunu bişr çocuğa sorsak hemen anlar aptal şey

TARİH Mİ HAHAHAHHAHAHHAAHHAHAHAHAHHAHHAHAHH AY COK KOMİK MAHABAD DEVLETİ HARİC HİC BİR DEVLETİ OLMAYAN DOMUZLARRRRRR HAHAHAHAHHAHAHAYHAHHA ODA BİR YIL SÜRDÜ SONRA

bol keseden salayın bakalım. tarih yazmaktan kolay ne var? kendi dili olmayan bir topluluk millet olamaz olsa olsa bir avuç çapulcu olur. Arapça ve Farsçayı harmanlayıp biraz da Türkçe serperek oluşturduğunuz o derme çatma dil bile sizi millet yapmaya yetmez. sizi yaşasın Kürdistan diye bağırtanlarla beraber kanınızın akacağı gün yakındır.

bunu yazan üni. öğrencisi olduguna inanmıyorum. bir üni öğrencisi bu kadar sacmalayamaz. kürdistan bir hayaldir vede oyle kalacaktır. biji turkey biji turkey biji turkey biji turkey biji turkey. bu böyle değiştirmeyede kimsenin gücü yetmez.

Öncelikle doğu ile ilgili birşey söylemek istiyorum yıllarca doğulular hep kürt zannedildi gerçekten öyle olsaydı bir sakıncası yok fakat ailesi doğulu olan birisi olarak söylüyorum biz Türkmeniz hatta Bektaşi Alevi. Anadolu Türkmen dolu Kurtuluş Savaşında savaşmışsa eğer dedeleriniz bu ülkeyi bölmeye çalışmazdınız ne emek verdiniz ki korumaya çalışasınız. Ha eğer Çanakkalede dedeleriniz öldü ise( o zaman bu ülkeyi bölmeyi aklınızdan bile geçirmezdiniz) Bu topraklar için canını feda etmiş doğu ve batı daki zaferlerimizin üstüne konmaya çalışmayın şimdi nüfusunuz diyelim 30 milyon, her evli çiftin 10 ar 10 ar çocuk yaptığı düşünürseniz 1920 lerde nüfusunuz hesaplayın bakalım ne kadardı. Bişeylerin üstüne konmaya çalışmayın Bu topraklar üstünde Atatürke gönülden bağlı millet kazandı Kurtuluş Savaşını siz Atatürkü Türkiyeyi seviyormusunuz.
Ama ermenistanda bakanlarınız yok bu ülkede var, milletvekilleriniz olmadan önce bu ülkede Şeyh Said İsyanını yapanların torunları mecliste bakan oldular ki hala var siz neden bahsediyorsunuz bizi kör, aptal bir millet mi sanıyorsunuz. Aşırılığa bir son verin gerçeklere göz yummanın hiç kimseye bir faydası yok .
Ermeniler daha iyi diyorsanız size aklınızı başınıza almanızı öneririz illa sırtınızı dayıycak bir yer arıyorsanız büyük bir güce dayayın Türk Milletine . Biz size sahip çıkarız

Herkes bir birini kötülemekten başka birşey yapmıyor! Yok Türk'ler Kürt'lere zalimce davranıyormuş. Pekala sizin evinize hırsız girdi silahlı polisi arayıp "Acele şuraya kürt polis yollayın" mı diyeceksiniz?! Bazıları tarihte kalmış.Unutmuşlar tarih devamlı yenilenir. A.B.D. şerefsizleri nasıl sizi oyuna getiriyor. Eğer tarih araştıracaksanız sadece kendi yönünüzden değil her yönden bakın. Eski zihniyetliler halen aynı masalları anlatırlar. Derlerki ; "Türk askerler Kürt köylerine inip genç Kürt kızlarına tecavüz ediyor onlardan hesabımızı soracaksın oğlum kızım..." Olayın gerçek yönü " Dağlarda azmış teröristler Türk yada Kürt askerleri Şehit ediyorlar ve elbiselerini alıp Kürt köylerine inip azgınlığı gideriyorlar." Yada size soruyorum seçim sonunda DTP 'ye oy vermeyen köyden 9 Kürt Vatandaşımız kaçırıldı ! Bunları kim yaptı.Bilinçlenmeniz lazım.Burada adaletli bir şekilde yaşamak varken neden senelerdir dostça yaşayan savaşlarda, cihadlarda omuz omuza tüfek tutan arkadaşlarımız varken neden şimdi bir birlerine silah doğrultuyorlar! Sebep sorulacak birileri varsa kendilerimizdir. Yorumumu okuduğunuz için Teşekkür Ederim.

TÜRK KÜRT KARDEŞTİR UNUTMAYIN!

ya şu kürt kardeşlerimiz daha ne istiyorlar anlamadım gitti Özgürlük mü ?ben nasıl özgürsem onlarda özgür değiller mi
başbakanlık mı dediniz tugut özal oldu cumhurbaşkanlığı mı dediniz yineoldu çalışmak-okumak-yaşamak mı dediniz enkral hayatı yaşamıyolar mı yatırımlar doğuda değil mi
ya bırakın şu amerikanın tuzağına düşmeyelim sonu
muz ıraklılara benzemeyelim sonuçta hepimiz din kardeşiyiz türklüğü kabullenmiyorsanız bari ilam çatısında birleşip rahat yaşayalım saygılar

LÜTFEN sabırlı olun türkiyemiz herşeye çare bulacaktır. Yıpratmayalım türkiyemizi ki hepimiz için hayırlı olsun. Bazı şeyler eskidendi ama şimdiki büyüklerimize ve ordumuza güvenelim. Birbirimize karşı saygılı ve sabırlı olursak herşey düzelecektir. Sabretmeyenler kendini vatan haini ilan edebilir.
sevgi ve saygılarımla......CENNET TÜRKİYEDEN

kurt diye bir halk var mı var turk diye bir halk varmı var bunların ayrı ayrı dilleri kulturleri de var ama bir seyi bilmiyoruz bu cogrefyada hepimiz kardesiz kurtce konusulmalı ben turk cocuguyum diye biliyosam sizde kurt cocugu diyebilmelisiniz buna katılıyorum bunu bilmeyenbizimkiler ama bisey daha var bizim buralarda bodrum arka bahcesinde milasta haritaya bakın bir cok kurt arkadas var ve burada dillerini istedikleri gibi konusabiliyolar dugun dernek asker ugurlaması vs yaparken bangır bangı kurtce muzik calıyolar hatta ben kurdum bile diyolar bisey diyenyok ha faşist olanlar diyo tabi heryerde ama bi saldırı veya hakaret soz konusu deil onemli olan karsılıklı hos goru eski tarihi bilmem o kadar ama yakın tarihtr olanlar konusunda yazılanların cogu dogu ee bunların hepsi sosyalist ve kominist olusumlarada yapıldı neden cunku sosyalizmle daha esitlikci ve daha kardesce kar amaclı bireysel yasamlar deilde ortak paylasımcı bir yasam gelecekti bu emperyallerin isine gelmez daha fazla parayı biyerlerine sokacaklar neyse(sakın stalin gibi diktator bir sosyalist goruntusune bakıp aldanmayın asıl sosyalizmde isgal yoktur) bu cografya uzerinde eşitlikci bir hayat gecirmek dileklerimle herkese saygılar.

AY YAZIK VALLAHİ BURAKIN ARAŞTIRIP DURSUNLAR BELKİ BİR ŞEY BULURLAR BOKİSTAN MOKİSTAN GİYE BİR ŞEYLER

BİR ÖĞRETMEN OLARAK AYNI ZAMANDA DA TARİHE OLAN İLGİMDEN DOLAYI BİR ÇOK ARAŞTIRMALARIM OLDU. BURADA YAZILANLARIN BÜYÜK BİR KISMININ HAYAL ÜRÜNÜ SAÇMALIKLAR OLARAK GÖRÜYORUM LÜTFEN DİKKATLİCE OKUYUN VE MANTIK ÇERÇEVESİNDE DEGERLENDİRİN HİÇ İNANIY0MUSUNUZZZ?

sen hele bi ergenokon malazgirt daha sayamayacagim bi iki taner destan yaz sonra turkleri agzina al bizim ulusumuz uluslarin en buyugu bunu kafandan cikar ma bide tarihte tanrinin kirbaci diye kurtler gecmio turkler gecio butun avrupanin dizlerini titreten turkler hani istanbulu fetheden avrupada viyanaya kadar dayanan afrikaya dayanan

zazaları kürt olarak gösteren bu faşistler asla uşak olmaktan da vaz gecmeyecek bravo sana amerıka ne deyim kullan kullan sonra at alışmışlar sayten fahişel olmaya

kürt halkı ile türk halkı devletimizde balış içinde yaşamalıyız. İnsanlık şu tecrübeyi yaşadı ki düşmanlıkla hiç bir sorun çözülmüyor. Her şey dostlukla ve anlayışla çözülüyor.

Ey Türkiye Toprakları Sınırlarında Yaşayan Ademoğulları. Hiçbir milletin aileleri çoçuklarını davullu zurnalı vatanını korusun diye askere göndermez Bizden Başka. Çünkü Biz Milli duygularımızı en iyi derecesine sahip, beşikten mezara kadar öğretilen vatan-bayrak-namus gibi kavramları en iyi şekilde ezberleşimizdir. Neyin kavgasını ediyoruz anlamıyom. Sonuçta Aynı tasdan Yemek yiyoruz Aynı Havayı telafüs edip soluyoruz. İçimizde Bu memleketi sevmeyen hain pusular yapma çalışanlar varsa diyeceğeim tek kelime ALLAH tan korkun. Ve Şunuda belirtmek istiyorum dünyanın neresine bakarsanız bakın Benim gibi Türk Benim Gibi Kürt Benim Gibi Alevi birini bulamazsınız.... ALEMCİ

evet saygıdeğer kardeşlerim!!!
işte görüyoruz tarihimiz ne kadar derin ve güzel. ama biz tarihimizi neden okulda değilde internet sayesinde öğrenelim ki... yani neden türkiyede devlet okullarında öğrenemiyoruz. bu ülkede türklerden fazlayız ama okulda tarihimiz adına bişey öğrenemiyoruz. bizi asimile etmeye çalışıyorlar. bize sizde türksünüz anayasada böyle yazıyor diyorlar ama varlığımızdan rahatsız oluyorlar. ama biz onların varlığından rahatsız olmuyoruz ve samimi yaklaşıyoruz..
eyy türk gör tarihimizi ve bize saygı duy çünkü biz buna layıkız. ve eyy kürt sen türk gibi milliyetçi olma hoşgörü diyalok sevgi ve saygı de çünkü bize de bu yakışır... NE MUTLU KÜRDÜM DİYENE

değerli arkadaşım sana canı gönulden teşekür ediyorum benim ilk yorumumda bir şeyleri anlatmaya çalıştım bilen zaten bilir bilmeyene diyorumki kendimizi tarihimizi iyi bilelim bazı art niyetliler kardeşi kardeşten ayırmaya çalışıyor ama boşa çabalıyorlar
benim dilim kurmaci ve zazacanın %40 nın aynı biz sonuna kadar kardeşiz HER BİJİ BIRATİ.. ŞİMDİ BAZI ŞEREFSİZLERE DİYORUMKİ SİZ DERSİMDE ZİLANDA ON BİNLERCE İNSANI SOY KIRIM EDERKEN BUNLAR ZAZA VEYA KÜRT DEMEDİNİZ zilanda dönemin tek gazetesi olan cumhuriyet gazetesinin muhabiri yazıları ve çocuklara kadınlara eşkiya kelimesinin kullanıyor aynen bu şekil
Devletin yarı resmi gazetesi durumunda olan Cumhuriyet gazetesi, 16 Temmuz 1930 tarihindeki sayısında Zilan vadisindeki toplu katliamı şöyle veriyordu:

"Karaköse, 14 (Özel muhabirimiz bildiriyor)- Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler yakılarak, ahalisi Erciş'e sevk ve orda iskan olunmuştur. Zilan harekatında imha edilen eşkıya miktarı, 15 binden fazladır. Yalnız, bir müfreze önünde düşüp ölenler 1000 kişi tahmin ediliyor. Zilan deresine sıvışan 5 şaki teslim olmuştur. Buradaki harp, pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir.

Zilan deresi, lebalep cesetlerle dolmuştur."
BİR GÜN "ALLAH' TA BİR KÜRT EVLADINDAN BUNUN BUNUN HESABINI SORDURUR İNŞALAH

"KANIMIN SON DAMLASINA KADAR KURDUM"
BİJİ SERHİLDAN

öncelikle herkesin görüşüne sagılı olduğumu belirtmek isterim.
ancak bu devletin lozan anlaşmasıyla çizilen sınırları iç
inde yaşayan hangi ırkın hangi boyuna mensup olduğu önemli olmayan sonuçta bu devletin halkı olan insanlarla (ama sadece insanlarla) ilgili bir düşencem var. Biz adı neolursa olsun tarihi ne olursa olsun en az bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halkız. osmanlı hepimize hükmetmiş hepimizi bir kefeye koymuş. hatta devlet adamı olarak yabancıları seçmiş. sonuç olarak biz hakimiyeti ulus olmayı çanakkalede görmüşüz. kurtuluş savaşında ulus olarak savaşmışız. ancak bu enperyalistlerin hoşuna gitmeyen bir durum. çünkü onlar osmanlının bu halkı bir ulus haline getirmemesinden yararlanıp bu zaafı kullanarak bu zengin toprakları sömürebileceklerini sanmışlar. ancak bu millet ulus olmuştur. fakat bu onların işine gelmemiştir. bu yüzden bu milletin liderlerinden köylü mehmet ağasına bütün milleti kandırıp nifak tohumları ekmeği ve gerçekleşmemiş olan sömürüyü gerçekleştirmek istemişlerdir. ve bu güne kadar başarılıda olmuşlardır. biz kendi kendimizle savşırken abd den atanan neydü belirsiz yöneticilerle bu ülkeyi sömürmüşlerdir ve hala sömürmektedirler. bi
zler hep birlikte bunu söylerken hala niçin yok türk tarihi şöyleydi yok buralar kürt yurduydu yok bilmem biz çıkmayın siz gidin gibi tartışmalarla uğraşmaktayızki. arkadaşlar bu ülke hepimize yeter artar. öyle zengin bir ülke olmasa dünyanın gözü kulağı eli ayağı niye burda olsun ki. bizim yapmamız gereken farklarımızı görmemek ve bir bütün olmak. ve son olarakta içimize ayrılık nifağını sokan iç ve dış bütün düşmanlarımızı yok etmek kardeşlik dururken niçin bu savaş. niçin bu tartışma. ama biliyorum her nekadar ben ve benim gibi düşünenler hayal kuruyor. çünkü emperyalizim düşmanları bir bahane bulup birbirlerini yok ederken emperyalzmin ekmeğine yağ süreceklerdir. bizde hayallerimizle mutlu olmaya çalışacağız.

sız kurtler ben bır karadenızlı olaraktan soylemekısterımkı yukaradakı bazı kurt arkadaslarım lazca cerkezceden fılan soz konusu etmıstı ama suu bılsınkı bu ulkede ben bır karadenızlıyım ve lazımda ama ben asla lazım demedım hem deyınmek ıstermkı lazlar orta asyadan gelenb yuce turk soyudur bazı kurtler sunu bılmelıdır. sevınmeyın bosuna derım benım bır kurt arkadasım vardı dogru soylıyeyımmı okadar durustıkı sıze seslenıyorum kurt ve turk halkı turkler soydasları olan kurtlerın hep yanında olmustur. eger osmalı ısteseydı kurt lerı sılerdık ama bızım turkluk mertlıgımız her zaman altın harflerle yazılıdır şunu ıyıbılın bazı kurtler ben karadenızlı olarak sız bazı kurtlerın uzerıne karadenız hırçın dalagasıyla ve osmanlı mehter marşıyla esersek varya bızı dunya durduramazzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz

KÜRDÜZ SONUNA KADAR

pis şerefsiz faşistler ulan araştınbakayım sizler nerden gelmişsiniz hz adem den buyanı biz hep burdayız tek göç etmeyen kavim bizleriz araştır ve görün biz kürtler olmasak şimdi çoktan hepinizi yok etmişlerdi dünya savaşlarında canakkalede hep ağır kayıplar vermiş sinizdir araştırın öyle gelin

Faşist türk milliyetçileri siz vatan der durursunuz ama vatanı maerikaya satarsınız bu türk vatanının halkının tek sahibi var o da devrimcier gerçek anti emperyalistler onlar işte siz abd köpekleri halk düşmanlarısınız...Türki ye yurtseverliği üzerine söz söylemeye hakkınız yok ...Abd emperyalistliğine karşıtlığınız bile türk emperyalizmi adına ..

Kürt halkına yani biz kürtlere gelirsek biz dünyadaki hiçbir halktan hiçbir farkı olmayan kendi dili kültürü tarihi coğrafyası olan özgürleşmek isteyen bunun için mücadele eden bir halkız...Kürt halkı cumhuri,yet kabul edildiği zaman atatürk kürdistan bölgesini tanıyordu kürdistan mebusları vardı bunlar gerçek lozana bakın andilde eğitim serbest kabul edilmil tc devleti imzasını koymuş maa yasak neden yasak çünkü faşizm var kürdistanı sömürge ike yoketmek isteyen bir düşman zihin var tc devleti anaysası işte bu yüzden biz bugünkü rejimi anayası kabul etmiyoruz barışçıl yollarla haklar verilemdikten somnrada kürt gençliği savaşacak başka yolu da yok..

BİZİ ASİMİLE ETMEK YOKETMEK İSTEYEN HERKESE SÖZÜMÜZ VAR BİZ KÜRDÜZ KÜRDÜZ KÜRDÜZ KURMANCIZ ZAZAYIZ SORANİYİZ GORANIZ KÜRDÜZ KENDİ DİLİMİZLE VATANIMIZLA KÜLTÜRÜMÜZLE VAROLACAĞIZ ASİMİLE OLMAKTANSA SAVAŞARAK ÖLMEYİ TERCİH EDERİZ ..

YAŞASIN ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ VE VATANIMIZ KÜRDİSTAN

YAŞASIN İNSANLIK

BIJİ AZADİYA KURDİSTAN

BAŞUR BAKUR ROJHILAT KURDİSTAN YEK WELAT

türk kardeşlerim yukarıdaki kürt tarihini iyi okuyun ve ne kadar şerefli olduğunuzu bir kez daha görün bu yönünüzle sizi tebrik ediyorum böyle devam edin bakalım nereye kadar.

idris bitlisinin bahsettiği türkler çoktan cennete yerlerini almışlardır(inşallah) onları rahmetle anmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok. ancak faşist türkleri de ataları gibi başa taç edecek değiliz.Tarihi ve coğrafyasıyla var olan kürt halkı BİR yumruk olup faşistleri ezecektir.biz zazasıyla soranlısıyla kırmancıyla bir milletiz KÜRDÜZ KÜRT

zazaca konuşan kürt. sevgiler

hersey kendi renginde güzeldir ,,,,varsayaylım ki kürtler yok tamam olmasın inkar et veya var diyosun ama rahat dur diyorsun onada peki kabul....... ama ben bir dag çiçeğiyim dağda açan çiçek şehirde büyürmü ey insancık proleteryası ile utopyayla yasayan kardesim benim köküm özümde benim köküm botan topragında munzur suyuna değmiş ben nasıl beton kalıplar arsında buyurum ben dag kokusu cekmeden aryan ırkımın saflıgını tasımadan nasıl yasarım benim ölenlerim daga pikniye mi gitti ey kardesim temiğz hava almaya cıkmadı abilerim ablalarım aile buyuklerim ne kadar atrih bilincine vardınız ne zaman buyudunuzde atalarınızın size bıraktıgı onurlu ismi kürdü kürt eden amansız sevdayı ciğneymeye basladınız unutmayın kardeslerim kansız bagışlanma olmaz bedeli ödenen hersey geri alınacaktır.....size düsen ise sevdanızı gölgeniz gibi ayırmayn yanı basınızdan nutuk atma zamanı değil direnc gülü olma zamanıdır.. unuttugunuz bir sey var köpekler reng körüdür gök kusagının o ahenkli sarı kırmızı yesil renklerini göremezler... ne kadar ifade etneyede calışsanız bosunadır havlayana laf yetişmez hiç bir göz görmek istemeyen gözler kadar kör olamaz bırakında kör baksınlar neden yoruyorsunuz kendinizi karluki kardeslerim...gecmişine sahip cıkmayanın gelecegide olmaz en icten humanist duygularımla sizi selamlıyorum mavi kalın

zaten buna fazla söze gerek yok denilir sıçıp sıvamak tabirinin türkçe mealide budur.eşrefi bitlisi gibi bir ihanetçinin yapacağı dört teneke altın alıp karşılığında bunu yapmasıdır ve neticede yapmıştır.ne ben nede yirmibeş milyon civarında olan bir halk katliamcı bir millete mensup olduğumuzu kabul etmeyiz ve zaten bu kabullenmek doğaya,ilahi taktire hakarettir,sonuda cehennemdir,çünkükutsal kitapta derki''ben sizi fırkalar halinde yaratım tanışasınız.................''budabunun aksini söyleyenlere kapak olsun.

biji serhıldan..................

ben türküm kürtte olabilirdim. bu beni başkasından üstün yada ezik mi yapar. Bizler birbirimizi öldürelim ama ne için kimin için ..o böyle demiş bu böyle demiş . kürtler 8, türkler 16 devlet kurmuş ne olacak yani . Ben komşumu arkadaşımı öldürmüşüm bundan kim memnun olabilirki. biz bunlarla oyalanırken birileri malı götürüyor ,bir süre sonra birileri ev sahibi türklerle kürtlerde ev de hizmetli olacak.

slm benim üğrenmek istediğim konu şu ben aşiri kürtcü biriyim am merak ettiğim konu kürtlerin hic bir yere kalintilari varmi dediğim inşe etikleri ( kale cami kilise medrerse gibi şeyler turklere güre yok ve bende tabiki türklere inANMİYORUM NASİL ÜĞRE4NEBİLİRİM SELAMLAR BEN AMEDLİ

HIC BIR KALINTI YOK CUNKU TARIH YOK TARIHIN HIC BIR DONEMINDE BOYLE BIR DEVLET OLMADI

BEHDİNAN -Kürdistan İşçi Partisi (PKK) 15 Ağustos Atılımının 23. yıldönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, diyalog yöntemi dışında Kürt sorununa şiddet içerikli her türlü yaklaşım karşısında büyük ve yaygın direniş yöntemini esas alacakları uyarısını yaptı. ‘’Türk sömürgeci devletini’’ Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uzattığı barış elini havada bırakmamaya çağıran PKK, aksi halde olacaklardan kendilerinin sorumlu olmayacağı uyarısını yaptı.

PKK Meclisi yaptığı açıklamada 15 Ağustos Atılımı için, ‘’Bugün büyük insanlık erdemlerini kutsal mücadele düzeyiyle tekrar ortaya çıkaran tarihi 15 Ağustos Atılımı’nın 23. yıldönümüdür.

Başta kölelik zincirleri ve zihniyetini kıran, onuru özgür yaşam kültürüyle buluşturarak bugünümüzü yaratan büyük insanlık abidesi Önderliğimizi büyük bağlılık tutkularımızla selamlıyor, 15 Ağustos Bayramı’nı kutluyoruz. Ve Önderliğimizi güçlü kavrama özelliğiyle pratikleştiren, bunun üzerinden Diriliş Devrimi Atılımını komuta ederek özgür yarınlara kapıyı aralayan komutan Agit yoldaş şahsında devrim şehitlerimizi saygıyla anıyor, anılarına sürekli bağlı kalarak zafere taşıyacağımıza dair verdiğimiz sözü tekrarlıyoruz’’ dedi.

DEMOKRATİK UYANIŞI GERÇEKLEŞTİREN BÜYÜK MİLAT

15 Ağustos’un Kürdistan tarihindeki yerinin çok belirgin olduğunu kaydeden PKK, ‘’çünkü Kürt toplumunun tüm gözenek ve dokularını çok köklü dönüşümlere uğratmış ve toplumsal bir devrime yol açmıştır. Çünkü bu tarih sömürgeci güçlerin ezip-sindirerek, korkutup-ürküterek iradesizleştirmeye çalıştığı Kürdistan halkının Önder Apo öncülüğünde yaratılan özgür ve mücadeleci Kürdün Mahsum Korkmazlar şahsında dile geldiği yeni bir doğuştur. Yani Kürt halkının ölüm sessizliği içinde yok olmaktansa, mücadele içinde savaşarak var olmanın kararlıca dile geldiği gündür. 15 Ağustos Atılımı’nı sadece düşmana karşı başlatılan bir diriliş girişimi olarak değerlendirmek yeterli olmayacaktır, bu yönü ağır basmakla beraber, tarih boyunca Kürt kişiliğinde yaratılan, korku, bencillik, ihanet ve teslimiyetin yerle bir edildiği bir yaratılış süreci olarak da değerlendirmek mümkündür. Bu temelde ulusal-demokratik uyanışı gerçekleştiren bir büyük milat olmuştur’’ ifadelerini kullandı.

‘’Bu atılım Türk devletinin seksen yıllık inkar-imha politikasının sonuçsuzluğunu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmıştır’’ diyen PKK, devamla şunları kaydetti: ‘’Bu sonuçtan hareketle Türk devleti, bu tarihsel çıkışa doğru yaklaşacağına, sorunu basit bir “şaki-eşkıya” eylemi olarak görmekte ısrar etmiştir. Geliştirdiği bu kendini aldatma siyaseti 23 yıldır aralıksız bir biçimde sürmektedir. Ancak 23 yıl önce sayıları son derece sınırlı olan gerilla güçlerinin Önderliğimiz öncülüğünde başlatılan bu atılımın yarattığı dirilişin ruh hali, Kürdistan halkını onur ve insanlık ilkelerine daha sıkı sarılmaya götürmüştür. Bu gerçeklik üzerinden güç olan Kürdistan halkı 15 Ağustos Atılımı’nın yenilediği hücre ve dokularla bugün özgür halk kimliğini ve bilincini geliştirmiş bulunmaktadır. Günümüzde demokratik komünal toplumsallaşmanın erdemli yaşanmışlığını güncelleme kararlılığına sahip olan Partimiz PKK ideolojik öncülülüğüyle, Kürdistan Demokratik Konfederalizm sisteminin inşa sürecini başlatmış bulunmaktadır. Demokratik-özgür bir halk ile demokratik kültürün ifadesi olarak, binleri bulan gerilla sayısı ve yaşamın her alanındaki iradi duruşu Kürdistan halkını çağdaş uluslar düzeyine ulaştırmıştır. 15 Ağustos Atılımı’nın genel Kürt toplumunda yarattığı devrimlerin yanında, bu toplumun temel dinamiklerinin özgücünü açığa çıkarma konusunda da tarihsel gelişmeler yaratmış, özgür kadın kimliği ve katılımcı-dönüştürücü bir gençlik formasyonu şekillendirmiştir.

En önemlisi özgücüne dayanan örgütlülük ve geliştirdiği zihniyet devrimiyle yeni bir ahlak, kültür, moral değer ve yaşam tarzı geliştirerek, yeni bir toplumsallaşmaya yön verme gerçekliğini açığa çıkarmıştır. Bu formasyonda yaratılan Kürdistan toplumu sömürgeci tüm güçlerin imha konsepti ve saldırılarına karşı, dimdik durmasını ve özgürlük bilincinde ısrar etme kararlılığını yakalamıştır. Kürdistan Özgürlük Hareketi, bugün zorlu mücadele süreci içinde oluşturduğu ve dost-düşman herkese kabul ettirdiği özgür kimliği ve duruşuyla yok etme-ezme planlarını boşa çıkarmış, kendi demokratik iradesiyle halkların eşit-özgür birlikteliğine dayanan çözümünü geliştirmiştir.’’

YAYGIN DİRENİŞ

Öcalan’ın barış ve demokratik çözüm çabalarına karşı Türk devletinin böylesel savaş ittifakı geliştirmeye çalışarak cevap verdiğini belirten PKK, şiddet içerikli her çözüme büyük ve yaygın direnişle karşılık verecekleri uyarısında bulundu. PKK şöyle dedi: ‘’Şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın Kürdistan’da yarattığı bu toplumsal, kültürel, askeri ve siyasi gelişmelere rağmen, Türk devleti ve onunla işbirliği yapan diğer bölge devletleri Önderliğimiz, özgürlük mücadelemiz ve halk gerçekliğimizi hala imha etme planlamalarını geliştirmek istemektedir. Önder Apo’nun kutsal çaba ve büyük erdemlerle 15 yıldır geliştirdiği barış mücadelesine karşı, Kürdistan’ı sömürge altında tutmak isteyen güçler inkarcı zihniyetlerinde ısrar etmekte ve halkımıza karşı bölgesel savaş ittifakını geliştirmeyi esas almaktadırlar. Bugün vesilesiyle tekrar bazı hatırlatma ve uyarıları yapmayı halklarımıza karşı duyduğumuz sorumluluk gereğinden kaynaklıdır. Başta Türk devleti olmak üzere, Kürdistan’ı egemenlik altında tutan güçler bu inkar ve imha mantığını derhal terk etmelidirler. Kürt halkının ulaştığı bilinç ve düzey bu mantığı kabul etmemektedir. Böyle bir inkar mantığında ısrar edilmesi halinde Hareketimiz ve halkımız düşmanın bu imha saldırıları karşısında direniş ve mücadele ile yarattığı değerleri sonuna kadar savunacaktır ve bunun için mücadele düzeyini daha da boyutlandıracaktır. Hiçbir güç ve devlet bu süreçten sonra hareketimiz ve halkımızı yeniden sınama gafletine düşmemelidir. 23 yıldır yürüttüğümüz mücadele, direniş düzeyimizi ve özgürlük ısrarımızı çok çarpıcı bir düzeyde açığa çıkarmıştır. Biz Kürt tarafı olarak demokratik diyalog yöntemine açık olduğumuzu, bundan sonra da bunu esas alacağımızı defalarca vurguladık. Ancak demokratik diyalog yöntemi dışında şiddet içeren her türlü yaklaşım karşısında büyük ve yaygın direniş yöntemini esas alacağımızı bu vesileyle tekrar vurgulama gereği duyuyoruz. ‘’

TÜRK SÖMÜRGECİ DEVLETİ

‘’Yurtsever ve onurlu Kürdistan halkına’’ da bugün vesilesiyle tekrar bir çağrıda bulunan PKK, ‘’Biz Kürt tarafı olarak bugüne kadar Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülebilmesi için çok büyük çabalar harcadık. Ancak Türk devleti ve Kürdistan üzerinde egemenlik kuran diğer devletler, bu çağrımıza olumlu hiçbir yanıt vermiş değillerdir. Aksine Önderliğimiz üzerinde uygulanan baskılar daha da artmış, tecrit ve hücre içinde hücre cezalarına maruz bırakılmış ve özgürlük gerillalarına karşı süreklileştirilen operasyonlarla yanıt verilmiştir. Bu anlamda yurtsever Kürdistan halkının şimdiye kadar büyük fedakârlıklarla yürüttüğü mücadele düzeyini bundan sonrada aynı kararlılıkla sürdürmesi çok anlamlı olacaktır. Yurtsever Kürdistan halkı ve Özgürlük Mücadelemizin tüm kadroları yeniden ama farklı düzeyde 15 Ağustos ruhunu sürecin ihtiyaçlarına uyarlayarak bir direniş sürecini esas almaları, toplumsal özgürlüğün yolunu açmada kilit rol oynayacaktır’’ diye belirtti.

Öcalan’ın barış elinin havada kalmaması gerektiğini belirten PKK şu çağrılarda bulundu: ‘’15 Ağustos Atılımı’nın 24. yıldönümü vesilesiyle başta Türk sömürgeci devleti olmak üzere, halkımızın üzerinde egemenlik siyaseti yürüten tüm güçleri bir kez daha uyarmayı tarihsel bir görev biliyoruz. Kürdistan ve Türkiye halklarına karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereği olarak bu uyarıyı yapıyoruz ve Türk devletini, Önderliğimizin uzattığı barış elini havada bırakmamaya çağırıyoruz. Aksi halde yeni gelişecek süreçten Kürt Özgürlük Hareketi değil, Türk devleti sorumlu olacaktır. Türkiye’nin bütünlüğü ve halkların kardeşliğinden yana olan tüm demokrat çevreleri, halklara karşı sorumluluk duyan yazar, aydın ve şahsiyetler ile dost çevreleri Türk devletinin bu inkarcı anlayışına karşı tutum almaya davet ediyoruz. Bu temelde yurtsever Kürdistan halkını da Önder Apo etrafında kendi örgütlülüğünü daha fazla geliştirmeye, yakaladığı özgürlük düzeyini kalıcılaştırmaya ve 15 Ağustos Diriliş Bayramını demokratik eylemliliklerle kutlamaya çağırıyoruz.’’

LÜTFEN ARKADAŞLAR BU KADAR POLEMİGE GİREREK KENDİNİZİ NEDEN YORUYORSUNUZ? ZATEN DIŞ GÜÇLERİNDE AMAÇLARI BU? BEN DE KÜRT BİR AİLENİN ÇOCUĞUYUM VE KÜRT OLDUĞUM İÇİN HER ZAMAN GURUR DUYDUM. ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM. O ZAMAN BU KAVGANIN SEBEBİ NE?SEN KÜRT DİĞERİDE TÜRK MÜSLÜMAN DEĞİL MİSİNİZ? O ZAMAN BU KAVGANIZ NEDEN? KÜRTLER İLK İNSANLIK TARİHİNİN BAŞLAMASINDAN BERİ DÜNYADA VARDI,VE VAR OLMAYA DEVAM DA EDECEKTİR.AYNEN DİGER IRKLAR GİBİ...SEN TÜRK EĞER GÜCÜN VE MÜSLÜMAN VİCDANIN EL VERİYORSA GEL KÖKÜNÜ KAZI!..BİZ TÜRKÜZ DİYE GECİNENELER SİZLERE SADECE ŞUNU SORUYORUM İSLAMIN BAYRAKTARLIĞINI ALAN SİZLERE! ŞİMDİ MÜSLÜMAN KÜRT KARDEŞLERİNİZLE VURUŞMAYA UTAN MIYOR MUSUNUZ?..HANİ NEREDE KALDI İSLAMIN KARDEŞLİĞİ?..

kürt tarihiyle ilgili yaptığınız bu eşsiz çalışmanızı kutluyorum.umarım bazıları bunları okuyup gerçekleri kendilerine göre yorumlamaktan vazgeçerler.

Doğuyu iyi bilirim. Çok basit masrafsız tuvalet yapabileceklerken yapmıyorlar. kızlarınız çalı dibine veya ahırlara sıçıyorlar. evine tuvalet kurmaktan aciz sizler devlet kuracaksınız.... buna leylekler kıçıyla güler. şimdi elinize fırsat geçti emperyalistlerle kol kolasınız. utanın bu vatan için ölen dedelerinizin anısına kardeşiniz olan türklere karşı kindarlık yapmayın. siz türkleri tanımıyorsunuz. koluna girdiğiniz, çakallık yaptığınız emperyalistlere sorun. Devlet kurmak çadır kurmaya benzemez.
Konuşun ve olgunlaşın. biz zamanı gelince sizi toplarız.

bende okudum hepsini fakat beyinleri şu kadarını anlasa sonucta aynı cografyada beraber yqasamıs iki ayrı ırk olmamız artık mumkun degil benim annem kurt ben karsın yerlisiyim şimdi hadi ayırın beni .....!!!!!
bu ne kadar mumkun .? bunu savunanlar varoşlarda yasayan cahil eli
ne üç beş kuruş sıkıstırılmış neyi ne için yaptıgını bilmeyen sadece yasantıları basamk olarak klullanılacak insanlar .......
TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletinin sosyal ulus devleti ibaresini bu kişilerin bilmemesi kadar dogal bir şey yok bi sorun daha adını bile düzgün söyleyemeyen insanlar bunada kalkar yine devlet bize yardım yapmadı derler peki sen devletin için ne yaptın ?
Sonuc itibariyle artık biz bu topraklar uzerinde birlikte yasamaya mecburuz iki ırk demiyorum çünkü artık ne TÜRK gercek TÜRK tür nede Kürt bunu böyle bilin

ben türküm konyalıyım türk kürt kardeştir,müslüman müslümanın kardeşidir,bu yüzden bütün müslümanlar kardeştir,bir müslüman ,bir müslümanı öldürüyorsa bilinki kıyamet yakındır,kürtler pkk veya bölücü değildir,her milletin pis olanı vardır ve kürtlerin kötü olanları pkk cı oluyor,eğer bir kürt pkk yı destekliyorsa o 1 kürt değildir 2 müslüman değildir 3 ermeni soyludur,apo nun annesi kürt babası ermenidir ,aponun köyünün yarısıda ermeni kökenli ve kürdüz diyen şerrefsizlerdir,osmanlı parçalanınca ermeniler doğuya yerleştiler ve atatürkün ,görevlendirdiğpi kazım karabekir ermenileri ,vurunca bazı ermenilerde biz kürt üz dediler ve kaldılar ,ve kürt soyuna karıştılar,kürtlerin yüzde 90 iyi ve türkiyeli kardeşlik yanlısıdır ama bazılarıda kötüdür ,nediyelim allah ıslah etsin,ben türküm ama çok iyi kürt arkadaşlarım var hatta ez kurmancum sayılabilirim çünkü onları seviyorum hepsi delikanlı ,kürtçe bile öğreniyorum onlarda,türkiyede kürtler den bakanlar var ,mecliste de var kürtler her yerde ayrım söz konusu değildir,ama doğuya yatırım istiyolarsa batıya değil doğuya kürtler yatırım yapalıdır,

29 cu isyandır bu kazandık az kaldı kürtdista nı kurduk sıar türkyeye geldı diktat torlerın sunu gelır bizde aynı ırak gibi kurarız kürt distanımızı ? ken di tomlumunu kabul etmeyen ken disi başka baba armak tadır?

asılsız mesnetsiz ordan burdan duyduğunuz uyduruk tarihe inanmayın lütfen

nerde bir tane göstersinler kürtlerle ilgili bir yazı kürt kelimesinin geçtiği bir yazıt

sallamayın insanlarıda kandırmayın

biz bir ulusuz ama dağınık başı olmayan bir ulus her ulus kendi deyerlerini özgürce yaşamak ister bizim isteyimiz bu ancak bu amacımızı kan dökmeden türk kardeşlerimizi incitmeden diyalogla siyasetle barışçılbir şekide yerine getirmeye birey olarak çaba harcamalıyız unutmayınızki HER ULUS KENDİ ÖZGÜRLÜYÜNÜ İSTER

ulan yav..... adamlar kürtlüğü haşa insanlığın doğuşuyla brleşleştiriyor sen osmanlı yapmaz ama bu devlet yaptı diyebiliyosun yaptıysa atatürk yapmıştır ellerine sağlık sen zannediyorum ki sol görüşlüsün vatan millet dendiği zaman vatanseveriz kürtler konuştuğu zaman ılımlı bir hava içindesiniz. ahirette hesap var hepimiz için... ha bu arada bu pkk(şerefsiz keriker) lerin %90 ateist %10 da beyni malesef yıkanmış insanlardır.

YAF BU TÜRK IRKÇILIARI NE DİYOR ADAMLARIN ÖVÜNECEK TEK BİR TARİHİ VAR ODA ÇANAKKALE ODA ONLAR TEWK BAŞINA SAVAŞI KAZANMADI ÇEŞİTLİ MÜSLÜMAN YARDIM ETTİ BİDE GELMİŞ KÜRT TARİHİ YALAN DİYORLAR SİZE SADECE BİR ŞEY DİYORUM SENİN ÖMRÜMDE PERS VE MEDLER GİBİ DEVLETİN OLDUMU SENİN HİÇ TARİH BOYUNCA ZÜLÜME KARŞI ELİNE SİLAH ALDIN MI SAYIN KÜRT HALKI BUNLARI TAKMAYIN ADAM YERİNE KOYMUŞ OLURSUNUZ ... NE DESELER GÖRMEZLİKTEN GELİN BUNLAR KONŞUMAYI BİLMEZ ÜÇÜNCÜ KELİMELERİ KÜFÜRDÜR DÜRTÜNCE KELİMELERİ YÜZYÜZE GELDĞİNDEDCE KIZ GİBİ KONUŞURLAR BİRADER BABA NASILSIN DİYE YALAKALIN YAPARLAR SEN FAŞİZT TÜRKE NE DİYECEKSİN .... YÜZBİN ASKER 4 KADIN KÜRT PKK İLE ÇATIŞIYOOO KAYIP VERİYOR KARİ GİBİ KONŞUYOLAR SALA GİTSİN ADAM BİLE SAYMAYIN

türk arkadaşların kürtlerle ilgili en ufak bir bilgiye dahi tahamül edemedikleri bir gerçek onları bu derece endişelendiren gerçekler ne olaki bu kadar kurkuyorlar gerçeklerden kaçamazzsın bugün yada yarın ama bir gün elbet saklanan neyse ortaya çıkacaktır o gün neyin ak neyin kara olduğu anlaşılacaktır ......

hewal zaza bende kırmançım ve zazacayı hiç bilmiyorum neden çünkü arada farklılık var ve anlamakta zorluk çekiyorum ama bu demek değilki onları yok sayıyoruz kırmançın kullanılması mevcutlarının çokluğundan bu konuda anlayış göstereceğini umuyorum ve senden ricam kürtler arasında ayrıma denk düşecek cümleler sarf etmemem umarım anlamışsındır zaza kardeşim anlayışın için şimdiden tşk.tüm kürt kardeşlere slm olsun.tarihimizin medlerden geldiğini hatırlatayım asla türk asıllı değiliz olmaktanda utanç duyarız

PERSLER DE FARSLILAR DIR OKUZ KAFALI

Ya kendisine zaza diyen bir insan kurdlere hakaret ederse onun aklina sasarim.Veya akli yoktur.Siz mademki zazalar kurdlerle ayni bolgelerde yasamiyormusunuz.Kurd tarihine bakiyorum sizinle KURDLER zazalara katliam yapti,ne bilim derdiniz ne,Acliksa hepimiz aciz kurdler ve o bolgede yasayanlar,Alevi diye yakilanlar kurdler,iskance goren kurdler,kole olan kurdler,yani kisacasi insanliktan cikarilanlar kurdler.Ama tc her zaman kici sikisinca bir oyun oynar,zamaninda alevi,sunni,sagci,solcu,kurd,ermeni kurd,turkler.Simdiki piyonlari demekki siz zaza deyipte kurdlere kufur eden kisilersiniz.Bu oyunlar KURD halkina her zaman oynanmistir.Ne oldu yok etmek istediler halen gururla KURDUM VE ALEVIYIM KURDUM KURMACIYIM,YEZIDIYIM,SORANIYIM,ZAZAYIM AMA ONEMLISI KURDUM,KURDUM TURK VEYA TURKMENDE DESELER KURDUM VE KURD KALACAGIZ.ZAZA OLUN KABUL ETTIK DERDINIZ NE KURDLERLE ZAZALAR KARSI KARSIYAMI GELSIN TC NIN VEYA ALEVI MILLIYETCILERIN KAFATASCILARIN OYUNUNA GELMEYIN.BEN KURDUM VE KIZILKANDAN DAHA KIZILBASIM VE BUNU BOYLE BILIRIM.BASKASI BANA SEN TIRKSIN VE GOZLERI CEKIK ORTA ASYADAN GELDINIZ VE TURKMEN,ERMENISINIZ DESINLER NE OLACAK BEN KENDIM IRKIM KURDTUR GURUR DUYUYORUM VE DINIM ALEVI KIZILBASDIR ONLAR NASIL GURUR DUYUYORLAR NE MUTLU TURKUM DIYORLAR.BENDE NE MUTLU KURDUM DIYORUM.YANI UZUN FALIN KISASI SIZ ZAZALAR KURD OLMAKTAN UTANC DUYABILIRSINIZ AMA DUYMANLAR VAR HER ZAMAN VAR OLACAKLAR.DUSMANLA KAFA,KAFAYA VERIP PLANLAR YAPIN.FIZ GELIR BIZ BU FILMI ESKILEREDEN GORMUSTUK.

biz bu ulkede yıllarca turk kurt cerkez laz bırlıkte yasadık hıcbırı kurtler kadar ası cıkmadı eger ayrılık tohumları ekıldıyse ulke bolunecekse sonuna kadar savasırız turk olarak.. turk tarıhının savasını kurtler de ıyı bılır ona gore davransınlar eger ayrılmak ısterler de kapımız sonuna kadar acık gıtsınler baska topraklarda ulkelerını kursunlar. masun kurt halkının sucu hıcbır zaman olmadı zavallı halkı maşa olarak kullandılar. 1 turk dunyaya bedel ben soylemıyorum bu sozu tarıh soyluyor

ARTIK BU YALANLARI VE MASALLARI PEK YEMIYORUZ,BASKA YENI BIR OYKU ISTIYORUZ.
ya sen once kim baska toprkalardan geldi onu ogren sonra laf yetistirmeye bak.Kapisini aciyormus,siz orta asyadan geldiniz.Gitmesi gerekenlerde sizlersiniz.Bu yasadigimiz topraklar bizim hic bir zaman sizin olmadi ve olmayacak.Amerikan masasi sizin TC ulkeniz.Kole olmayi artik kabul etmiyor ve siz batida nasil yogurdun kaymagini yiyorsunuz ve hep hak,hukuk istiyorsunuz.Biz kurdlere gelince hukuk devleti degilde guguk devleti olmayin.Insan insan gibi yasamak ister ve bunu butun dunya kardes halklari icin ister.Siz KURDler hep kole olsun istiyorsunuz.Bu ne bicim kardeslik.Simdi cocuklar bile biz bu kardesligi ret ediyoruz diyor.Korkuyorsunuz onun icin kuduz kopekler gibi bize saldiriyorsunuz,ama kuduz kopek once kendisini parcalar bunu unutmayin.Insan olun ve butun dunya insani refah ve bolluk icinde yasasin diyoruz.Serefsizlik yapmayin ve o kanli tarihinizi butun dunya biliyor.Sen halen ilkokulda oldugun icin daha cok ogrenecegin var.

NE FARK EDER SEN ORALISIN BEN BURALIYIM... SONUÇTA HEPİMİZ İNSAN DEĞİL MİYİZ? GELİN KARDEŞLER Bİ BAYRAK ALTINDA HEP BERABER KARDEŞÇE YAŞAYALIM... BİRBİRİMİZE DESTEK OLALIM SAYGILI OLALIM... BU ÖLÜMLÜ DÜNYADA 3 GÜNLÜK YAŞAMIMIZDA İNANNIN NE SAVVŞALARA NE TARTIŞMALARA ZAMAN AYIRMASI DEYMİYOR... BEN GERÇEKTEN ÇOK ÜZÜLÜYORUM... VE BU YORUMU YAZARKEN TÜM SAMİMŞYETİMLE YAZIYORUM

siz önce insani degerlerinizi öğrenin... kürdüm türküm zazayım kavgası yapmıyoruz burda sadece üstü kapatılan bir tarihin eleştirisini yapıyoruz bize düsmez ama sanırım sizin gibi kardeslerimde beyin geliştirmek yerine kas geliştiriyorsunuz( bu sözlerimden ötürü sizden özür dilerim) zaza sana ufak bir söz kürt dili şive bakımından dört ana kola ayrılır SORANİ LORANİ GORANİ DİMBİLİ sen dimbili oluyorsun buda sana kapak olsun.... bozkurt havlamak yerine konusmayı secebilirsin sen bir defa truvalı oldugunu idaa ediyorsun yunanlı soyundanım diyorsun inanmazsan son truvalı kitabını oku ve musatafa kemalin sözlerine kulak ver buda sana kapak olsun........islam bey ya ismini değiş yada islamda ırkcılıgın olmadıgını sana öğreten bir müftü ile konus acaba sen nerde yanlıs yaptın buda sana kapak olsun.......benim agzımı acmayın yeter be köpekleserek yasamak istemiyoruz tarihte devletim olmasada hala yasayan bir dilim var sıkıyorsa gelde al sen milliyetcilik yapınca güzelde ben mi yapamıyorum madem kardesim değilsin red ediyorsun ben bende seni red ediyorum senin gibi kardesim olamaz sen ancak kankardesim olabilirsin.....ve sana zahmet kardukhi soyunu arastır.. belki beni kabul edebilme ihtimalin olabilir...keca kurdan ablam sen dilinle konuş boş ver ama dilinle havlayana kemik atma ac karnı doymasın

tarih çok şey söylüyor yüzlerce kürt devleti ve soyu oldugunu kanıtlı ispati ile bunuda biliyormusun yoksa okurken göz ardımı ediyorsun haydi tarih bilinçli kardesim sen atrih oku bende burdan sana bakıp güleyim biraz sen türk dediklerin ne diyorlardı biliyormuysun az kaldı sabredin arkadaslar az kaldı kürtler geliyor dusmanı atacagız buradan sen sırtını bana dayayıp yasarken senin beklediğin türk değil inancı ile ölüme meydan okuyan sapanlı ve tırmıklı kürt ulusunun fertleri idi simdi şu sözü öyle değişelim biz bir türk on kişiye bedeldir ama kürdü yardıma geldikçe çünkü tarih böyle diyor koca gövdeli ve iri kıyımlı insanlar yani 10 türk kürdün arkasında saklanıyordu cephede bilmem şu an kızgınmısın neysa ya boş ver boş muhabbet bunlar nasılsa sen tarihi biliyorsun

mutlaka birinin altina yatmak istiyorsaniz gidin karaköyde oruspuluk yapin gelip gecen sizi becersin

ne pic kurususunuz

biz diyoruz biz ne türk nede kürdüz

adimiz sanimiz zaza

size kimliginiz batiyormu?

alin türklügünüzü ve kürtlügünüzü kiciniza sokun

bizden uzak durun veledi zinalar sizi

yalaka adam olsan ismin yalaka olmazdı kacıncı kusak insanısın bırakalım tarihi sen yaz......medeniyetinde tarihinde kurucuları biziz siz görmüyorsanız biz ne yapalım islama gelinc ekalubeladan beri islamız selcuklular bizi asarak keserek muslumanlıgı kabul ettirdiler 3 adım basına agac dikilerek her bir atamızı boynundan asarak kabul
ettirdiler ama müslümanız ELHAMDULİLLAH cok şükür... siz kendi içinizdeki çelişkileri yıkın önce kirli atrih tabularınızı yıın ve gercek evrensel bir tarih bilinci ile varolma cabası gösteren türk kürt tarihini inceleyin tarihteki ataların böyle olsaydı sanırım sadece 2 aylık bir tarih süreciniz olurdu kürdün türkün dayanısmasını unutmayın bu kadarda kansızlık olmaz ben missaki milli sınırları içerisinde yasayan türkiye milletlerinin kürt soyundanım ve biz burdayız ne irana ne irak a gitmiyoruz... ne mutlu KÜRDÜM diyene ne mutlu şanlı TARİHİME

ULEN ADI KÖPEK SEN ZAZA DEYIL ORUSPU COCUGUSUN
SATILMIS IT SENI

siz kendini kürt diye tanımlayan arkadaşlar belli bi tarihiniz bell bir diliniz belli bir dininiz belli bir kültürünüz yok!!! tarihiniz dahil herşeyiniz ispatlanamamış iddalarla dolu. nereden ve ne zaman tarih sayfasına girdiğiniz belli değil. siz en iyisimi ortak bi paydada buluşun en beğendiğiniz idda edilen tarihi ve yeri seçin. ayrıca kürtçe diye bir dilde yoktur! kürtçe dialektler topluluğudur. ama türkçe millatan öncelere dayanır ve bir çok lehçeyi içinde barındırır. lehçeler farklı olsada anadili türkçe olan birisi karşısındaki kişi hangi lehçeyi konuşursa konuşsun rahatlıkla anlayabilir. fakat kürçede durum böyle değil bütün lehçeler farklı birer dil gibi. farklı aşretlerden farklı bölgelerde yaşayan kürtler kendi aralarında bile çoğu zaman birbiriyle konuşurken birbirlerini anlamıyorlar. kürçülük akımı emparyalist güçlerin bu coğrafyadaki oyunlarıdır. kendini kürt olarak ilan edenlerde bu emperyalist sömürgeci güçlerin birer kuklasıdır. en güzel örnekte barzani ve talabanidir.

ZAZACA KURTCEDEN AYRI SAYMAK LAZIM CUNKI ZAZACA IRANI DILLER ARASINDA BAGIMSIZ BIR DILDIR KURTCEYINEN ILGISI YOKDUR NASIL BUGUN FARS CA OSSET CE VEYA BASKA IRANI DIL AYRI BIRER BAGIMSIZ DILSE ZAZACA DA AYRI BIR DILDIR AMA SORANICE YI KURTCE YE DAHIL EDEBILIRRIZ CUNKI COK YAKIN AMA ZAZA CAYI EDEMEYIZ CUNKI BU DILE SAYGIZIZLIK OLUR

sayın bin kardesim dünya vizyonunda ve tarih sahnesinde binlerce öğüdümüz ve atamızdan mevcut bir dili bagımsız ve başli başina hür bir dil yaptın ve söylediğin kavram ise kendinle celişkili bir uslup cunku senin kast ettiğin bir cografik konumlardan n ötürü türemiş olmasa dahi kürtceden kürtceyle anlasılabilir bir dil benzerliği cok... yinede bagımsız varsayalım diyelim ki bagımsız ama ari hitit dil aie grubu içerisinde yer alır kürtcenin yer aldıgı aynı dil aile içerisinde... haydi hepsinden vazcetik yanllıs analama mantıki olarak söylüyorum tarih bilinçli anlatınca red ediyorsunuz cunku...dogu ve guneydoguyu kpasayan bölgeden yani mezopotamyadan bahsedelim neden dünyanın en farklı dil lehcesine sahip ve dünya yüzünde buna yakın irili ufaklı hiç bir dil yok veya neden kürtlerle içiçeyiz... sen simdi dersin nki kürtlerde zazadır... onada kabulüm sonucta değişen bir sey olur mu mantıki açıdan hayır sonucta birbirimize baglı özümüzden ve kökümüzde gelen güçlü baglarla kenetliyiz bunu sen iranlı olarakta değiştiremezsin orta asyalı olarakta frigyalı olarakta cekoslavakyalıolarakta türk olarakat dunya yüzündeki butun ırklar birlestirsende sen kürt leheceli bir lisanla konusyorsun saygılarımla bıin abicigim kırıcı olduysam simdiden özür dilerim
bende zaza bir kürdüm to fexm ke (te fexm kiri(( anladın mı abim

türk kimdir bana sadece bunun cevabini verebilirmisiniz.. neden bizi sevmiyorsunuz bizim size bir kastımız mı var veya sizin bize bir kastınız mı var ben senin tarihini ilk okul 2. sınftan beridir okuyorum sen benim tarihiihimi okuma geregi duydun mu....siz kendi içinizdeki çelişkileri yokedin önce... simdide truvalı oldugunuzu söylüyorsunuz primaosla akrabayız diyorsunuz ve ardından yunanlılarla bagdastıryorsunuz... fatih sultan istanbulu alınca truvanın intikamını aldıgını söylemiş düşün ki aradaki zaman farkını ve kendin karar ver acaba spartalımısınız. yoksa akdayalımısınız sence hata bizdemi yoksa sizin karmasik tarihinizdemi...mustafa kemalde selanik dogumlu... ama unutma tarihim olmasada sen varolupta yok gördügün bir tarihta olsa umurumda değil ben ve ulusum var ve hala kürtce konusyoruz buda sana kendimce en ufak ispatımdırr abicigim kırıcı olduysam özür dilerim (gölge)

Kardeşim her şeyi de tarihte siz yapmışsınız da niye halen medeniyetten habersizsiniz

zazalar dıyo ''kürtler bıze saygı gostermeyıp gormezlıkten gelıyolar bızımde dılımız var.''ya arkadaslar Allah askına ya kürt nedir kimdir tarih e simdiye kadar ne vermişlerdir...dünya üstünde devlet kuramayan tek millet kürtler.abd olmazsa onuda ırakta yinede yapamayacaklardı..herkes aklını basına alsın TÜRK MİLLETİ baskalarına benzemez bız arap ne ingiliz nede fransızız.YAŞASIN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ....

burdaki yazilari baştan aşağiya okudum. ne kadar doğru ne kadar yalniş tartişmayacağim bunlari. ama bi sorum olacak burda yazilanlar neden bu kadar türkleerin zoruna gidiyor.madem oyle kürtlere karşisiniz bu vatandan atsaniza...birşey soyleyeceğim malazgirt felan deyip duruyorsunuz malazgirtin asil ismini bilen varmi??? ben soyleyeyim gercek ismi "mezugirt"tir.mansida cabuk aldik demektir.bu ismi veren bi kurt aşiretinin bi onderidir.alpaslan mezugirte giderken o zamanin buyuk kurt aşiretlerinden yardim almasa afedersiniz biraz kaba olacağim ama bok alirdiniz...alparslan bu savasi kazandiktan sonra kürt aşiretinin liderine gider ve şöyle der"bu savasi sen kazandin simdi ne istersen soyle bana" buna cevab olarakta kürt komutan derki. bu savasi biz kazandik ama ben sadece bir şey isteyeceğim bu savasin ismi "mezugirt" olsun tabi turkiye başa gecince ismi kurtce olduğu için malazgirt herhangi bi manasi olmayan bir soz verilir . hakeza ayni şey hisnikeyf içinde gecerlidir.... zaten hisnikeyfin barajlar altinda kalmasini neden bu kadar isterler bileniniz varmi. şimdi bir suru sacma sapan cevablar vereceksiniz.. birde ben soyliyeyim.. kürtlerin asil yerleşim bolgelerinden biri olduğu için.. bu devlet neden bu kadar kürtlerden korkar anlamadim...once şahsiyet lazim bence ki burdakilerin çöğunda şahsiyet yok... fatih sultan mehmetin bir eşi var bir sozunde kürtler bizim kalkanimizdir diyor eğer kürtler olmasaydi çanakkaleyi nerenizle kurtaracaktiniz... şimdi siz canakkaleyide inkar edersiniz... sadece turkler vardi o savasta dersiniz... bakin kurtler cok güçlüdür başarili olmamasinin sebebi ise bu gücü beraber kullanmadiklari içindir... eğer dayanisma olsaydi aralarinda simdi zaten turkiye olmazdi siz dua edin yine...birakin artik kemalizmi nereye kadar kemal... siz kemalle fatihi neredeyse beraber tutyorsunuz lan adam içkiden geberdi...iç.ki içen birinden hayirmi gelir. ama sunu soyliyeyim:sizin kemalin bir sozu vardir sirasini hatirlamiorum fazla ama su "kurtlerle basa cikamazsaniz onlari oldurun yine basa cikamazsaniz onlari surgune yollayin yine basa cikamazsaniz ewlerini yakin yikin... yinede başa cikamazsaniz TEK Bİ CARE KALİR ODA MASAYA OTURMAK"simdi siz bu gune kadar hepsini yaptiniz sadece biri kaldi..masaya oturmak ve merak etmeyin buda olacaktir.... yasasin haklarin ozgurluluğu.... yasasin kürt gençliği.....

önce türkçe yi katletmeden gerektigi gibi türkce terimler kullan....ben zazayım ama kürdüm diyorum ve 11 yıldır bu sürecte caba sarfediyorum... sen zazalr ne kadar kürt diye tartısacagına benim neden kürt oldugumun cevabını ver siz ve sizin gibiler ayrılık tohumu ekemzsiniz eski tarihlerdeki gibi saf değiliz.. artık oyuna gelecek kadar aptal değiliz...türk milliyetcisi olmak veya olmamak bizim sorunumnuz değil dikkat edersen sürekli yargılayan ve kınayan küfreden sizlersiniz...... diğer birkardesimde kürtlerle sorunumuz yok deyip pkk köpeklerine diyor sen kimsin ki hangi cürretle böyle bir küfürü ediyorsun oturdugun yerde nutuk atmak kolay...pkk dediğin benim halkımın insanı ve eger o kadar bilinçli küfür edşiiyorsan o bilincini onları daga cıkmadan önce kullansaydın cokbilmişliğni kendine saklama biziğmle paylas cokmu istiyor onlar pkkli olmaya.. sen sistemsin sistemi tıkarsan bir yol bir gewdik mutlaka acarlar yol tıkalı kalmaz......

özgür bak ne güzel dedin abicigim ^^^^Kardeşim her şeyi de tarihte siz yapmışsınız da niye halen medeniyetten habersizsiniz ^^^güzel bir soru sormussunuz..medeniyetten haberi olaN BİZLER değil SİZLERSİNİZ... siz medeniyetten bahsederken biz medeniyetin besiğinde yasıyorduk.. bak ne güzel deyinmişsin ama herseyi yanlış biliyorsunuz.... neden mi herseyi kendinize maletmeyi seviyorsunuz ki öyleki dünyadaki en üstün ırk oldugunuzu iddaa ediyorsunuz koskoca yunan helenistik yapısını yunan tarihinin babası homerosa türktür diyorsunuz her zaman koıpyacıydınız hala kopyacısınız bırakın artık baskasının aklı ile yürümeyi burda küfür edip hakkaret etmekten baska ne yapıyorsunuz buda sizin güzelliğiniz devam edin üstün ırkın küfürbaz milleti

arkadaslar özür dilerim ama neden hala bu kavga biraz medeni olun siz bize baskı uyguladıkca bizde aynı teori ile karsılık vercegiz sizin stratejinizi bizde size uygularız bu kadar basit lütfen argo ve küfür içeren cumle telafuz etmeyin ben kürdüm zazayım sen türk herkes kendi renginde güzeldir dışımı siyahada boysan ben yine beyazim sevgilerle...

Sevgili krüt kardeşlerimiz.... çektiğiniz sıkıntıların fakındayız ama size şunu söylüyeceğim... size destek veren dış ve gizli güçler (mesela amerika) ülkenin doğusunu yani sonsuza kadar sizin sizin hayallarinizde kalacak olan kürdistan denen yeri elegeçirdiklerinde ve bor-petrol madenlerini kontrollerine aldıklarındaemin olabilirsiniz ki sonunuz Irak gibi olacak ve halkınız amerikan soykırımı ile karşı karşıya kalacaktır.... ve ırak lılar gibi yokup olup gidecektir... bu yüzden ben derimki gözünüzü açın yok oluş yolculuğunuzu bir an önce durdurun...

SEN KENDI ADINA KONUS ZAZALAR NERDEN KURT OLUYORMUS O ZAMAN OSSETLERE KURT DIYELIM GEL FARSLARA KURT DIYELIM HERKESE KURT DIYELIM OLSUN BITSIN BU IS BOYLE APTALCA BIR SEY OLURMU ZAZAYIM DIYORSUN ACABA BIR KURDUN NE DEDIGINI HIC ANLIYORMUSUN FARS CA DA IRANI BIR DIL O ZAMAN GEL HEPIMIZ FARSIK DIYELIM

kürt olduğum için utanmıyorum kürt olupta pkk ya destek veren şidet törör yapan pkk kayı destekleyen kürtlerden utanıyorum
bu pkk bitmediği sürece ne türkiye bize özgürlük verir
nede bu topraklar üzerinde rahat yaşama hakkı verir
ya pkk sona ercek ya da kürt sorunu hiç çözülmeyecek
ne mutlu kürdüm diyene

Sayfalar