Muharrem YİGİTSOY ÖLÜMSÜZDÜR!

BASINA VE KAMUOYUNA;

TKP/ML TİKKO GERİLLASI MUHARREM YİĞİTSOY ŞEHİT DÜŞTÜ!

2 Kasım 2004 tarihinde Dersim Merkez’e bağlı Çiçekli nahiyesi kırsalında faşist TC kolluk güçleri ile TKP/ML TİKKO gerillaları arasında akşam saat 20:30 sıralarında çıkan ve yaklaşık dört buçuk saat süren çatışmada TKP/ML-TİKKO gerillası Muharrem Yiğitsoy şehit düşmüştür.
Son iki ay içerisinde bölgede yaklaşık 200 hektar ormanlık araziyi yakan devlet, aynı zamanda gerillaya yönelik saldırı operasyonlarını da artırmış, bu operasyonlar sonucu 26 Ekim 2004 tarihinde de üç MKP HKO gerillası şehit düşmüştür.
Ancak bilinmelidir ki; ne operasyonlar, ne gerilla cesetlerine yapılan işkenceler Demokratik Halk İktidarı mücadelesinin önünü kesemeyecek, aksine şehitlerden devralınan bayrak en yükseklere taşınacaktır.
Muharrem Yiğitsoy'un cenazesi dün akşam saatlerinde ailesi ve yoldaşları tarafından alınarak, bu sabah saatlerinde memleketi olan Yozgat'ın Şefaatli ilçesinin Arife köyünde sonsuzluğa uğurlandı...

HALK SAVAŞÇILARI ÖLÜMSÜZDÜR!
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
YAŞASIN HALK SAVAŞI!

PARTİZAN

Yorumlar

MUHARREM YOLDAŞ I KAVGAMIZDA YAŞATACAGIZ.SELAM OLSUN KAVGADA UMUT TOPRAKTA TOHUM HALKIN YİĞİT ÇOCUKLARINA.DÜŞMAN BİLSİNKİ BİR MUHARREM ÖLÜR BİN MUHARREM DOĞAR....
İNADINA İSYAN DERSİM TOKAT ERZİNCAN...
TİKKO VURUYOR DERSİM KIZILLAŞIYOR.....
YAŞASIN HALK SAVAŞI

Biliyorum en iyi yoldaşları anlatacaktır kirvemi ama bende kirvemi yakından tanıma fırsatı bulanlardan biri olarak kirvemi anlatmak istiyorum...
Kirvemle 1998 yılında askerlik koşullarında tanıştım.İkimizinde son sürgün yeri olan İzmir Menemen Topçu Alayında...Yaklaşık 8 aylık beraberliğimiz süresince kirvemle çok şey paylaştık.Sürekli kavgayı konuştuk,askerdik,T.C.nin üniformaları üzerimizdeydi ama beynimize askerlik yaptırmadık hiç...Sohbet konularımız mücadeleden başka birşey değildi.Kah bir şehit haberine üzüldük,kah kazanımla sonuçlanan bir eyleme sevindik...Alayda herkesin T.C.nin komutanlarıda dahil herkesin gözünün üzerinde olduğu birkaç kişiden biriydi kirvem.Elimizden geldiğince devrimci basını ,kitapları takip etmeye çalışıyorduk.Ve devrimci-demokrat insanları bir arada tutmaya çalışıyorduk kirvemle beraber...Teskere aldığında hiç unutmam "Gula sor" u okumuştu bize ve marşlarla uğurlamıştık kirvemi....
Malatya Özgür Gelecek Temsilcisi Basın Gerillası AKINER ÇAĞLAR'ın ölümünden bir ay sonrası...İşe gitmek için servis bekliyorum.Bir dostun seslenmesiyle durdum.Dostumun yanında Malatya'ya geldiği günden beri beni soran KİRVEM...Kucaklaşmamızı görmenizi isterdim...Daha sonra Malatya'da büro temsilciliği dönemi...Baskılar,takip,gözaltı...Zorluklar....Ama hep dimdik bir KİRVEM var...Hiç unutmam işyerinde yaşadığımız bir sorundan dolayı işveren tarafından işten atıldığımızda yapacağımız basın açıklamasının metnini daktilo edip bizden önce eylem yerine gelmişti bile...
Evet devrimci basın çalışanıydı ama kirvem sürekli kavganın,mücadelenin farklı alanlarıyla ilgili kendini geliştirme sürecini çok iyi yaşayan bir insandı.Maden mühendisi olmasından dolayı da patlayıcılarla yakından ilgilenir ve bu konu hakkında kendini geliştirmeye çalışırdı.Askerliğini istihkamcı olarak yapmış ortak bir dostumuzu her yakalayışında ona hep bu konu ile ilgili sorular sorardı en ince ayrıntısına kadar...
Çok sohbetler ettik...Yaşamın her alanıyla ilgili....Ama hep berrak düşüncelere sahip,tereddütsüz ,çıkarsız ve netti...19 Aralık katliamı olduğundaki yüz ifadesini hiç unutamıyorum...Sınıf kinini çok net bir şekilde görebilirdiniz yüzünde...Kah elinde "HÜCRE" kaseti,kah elinde"ÖZGÜR GELECEK,kah basın açıklamasında,kah sendika da,kah elinde silah Dersim'de,zulme isyan oldu kirvem....
96 Ölüm Orucu şehidimiz HİCABİ KÜÇÜK yoldaşı yakından tanıyan biriydi kirvem.Eskişehir'de öğrencilik yıllarında tanıdığı yoldaşı anlatırdı sürekli...Bende ona AKINER'i anlatırdım....Farklı çevrelerden de olsak kavga,şehitler birleştirirdi bizi...En zor koşullarda bile gülümseyebilendi o ve "umut" olandı o....
Malatya'dan ayrıldığı dönemlerde gördüm en son kirvemi...Ama hep sordum tanığım insanlara.Biliyordum içindeydi kavganın ...
Dersim'in ayrı bir yeri vardı kirvemde...38'i,boşaltılan köyleri,gıda ambargolarını,zorunlu göçe tutulmuş insanları yakından biliyordu kirvem...Ve sevdiği Dersim'de şehit düştü kirvem...
Biliyorum kirvem zor seni anlatmak ...Adın kavga andımız olacak,ve inançsızlığın,kaçkınlığın puan topladığı ,AB süreciyle de palazlanan her türlü sınıf dışı ideolojinin revaçta olduğu bu günlerde sen Devrimde ve sosyalizmde ısrarın adı olacaksın....
Ve hep kulaklarımda olacak sesin :
"Bir baskındayım bazen
Elimde dünya gericiliğine kan
Kusturan halkların silahı
Kendimi yivle set arasnda dönen
Ve döne döne düşmanın ciğerini dağlayan
Kızıl kurşunlarda hissediyorum..."
PROLETER DEVRİMCİ DURUŞ OKURU
MUHARREM YİĞTSOY ÖLÜMSÜZDÜR!
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
FAŞİZM YENİLECEK,HALKLAR KAZANACAK!

Arkama bakmiyicegim,
göz yaslarimi silecek vaktim yok,
elindeki Kizilbayrak benim, Benim; BENIM!!!!

YASASIN PARTIMÌZ TKP/ML

Selam sana dostum,
Bozkırların derin adamı yüreği şahin kanadı gibi çırpan adam,Haberi derin bir üzüntüyle öğrendik ve her üzüntü haberin ruhumuzdaki sarsıtıcı darbesi bir kez daha selamladı bizi.
1991-1992 senesi üniversitede tanışmıştık ilk nerede ve nasıl tanıştık hatırlamıyorum ama ne çok anılarımız olmuştu.YDG içinde 4-5 yıl bir beraberlik yaşamıştık ve her hafta her ay bze değişik bir olayı anı olarak bırakırdın .1992 senesiydi hatırlarmısın 2-3 günlük yoğun bir gayretle hazırladığımız afişi ibrahim kaypakkayanın ölümünün 19 yılında tıp fakültesi ne asacaktık gene sende bin telaş gözlerin pırıl pırıl bir neşeyle umut arkadaş (doktor) tecrübe kazansın diye o gün görevlendirmiştin fakat umut gene sakin sessiz ve işini acemi bir işçi edasıyla yapması seni hep güldürmüştü.1993 yılı mühendislik fakültesine 24 aralık yıl dönümü sebebiyle afiş yapıştırma işinnde sen güvenliği alacaktın . Kapıdan girdiğimde simsiyah gözlerle seni karşıladım o siyah kendinden emin gözler bende hep anı olarak kaldı.Ne kadar zorluk olsada dirayetini hiç kayıpetmeyen iradene ve sana bin selam .Okul yıllarının acemi ve genç tecrübesizlikleri ve senin olmadık yerdeki olmadık hareketlerin ne kadar neşeliydi. Yaz tatilinde köyde kendi evinde puşili av tüfeğiyle çektirdiğin resim bize neşe saçmıştı yahu bu adamın hiç normal bir resmi olmayacakmı derdik.
Hatırlarmısın bir futbol maçında eyüp( ilk şehidimiz) top ayağına gelince sahayı tahlil et direktifin takımı yerlere yatırmıştı rakip arkadaşarı pasifisizmle şuçlamam ve oyunu canla başla oynaman ayrı bir tattı neyseki onları yenmiştik ve senin fırçalarından kurtulmuştuk.
Senin için sırtı kaşınsa bile diyalektik bir yöntemle kaşıyacak yakıştırmam hiç abartılı olmayacak her olayı sentezci bir bakışla çözmen bizde tatlı gülücüklere sebep olurdu.
Okul dönemi çarşıda bir evde 2-3 ay berebar kalmıştık sonra evleri ayırmıştık evde 8-10 kişi kalırdık ve bitmek bilmeyen sohbetler olurdu sen o zamanlar sanata ve edebiyata uzaktın sıcak hareketler eylemlikler seni daha mutlu ederdi diğer anlayışa sahip arkadaşarla konuşmalar esnasında kaşını çatar dinlerdin söz sana gelince sinir ve tatlı sertliğin yaptığın yorumlara bin renk katardı hattta sana aşk nedir diye sorduğumuzda molotofun içindeki fitildir sözlerin hep seni popiler yapmıştı.
Ne kadar çok anımız olmuştu seni bir hafta görmeyince deli olurduk fakültelerimiz farklı olmasından kaynaklanırdı.
Seninle hep güzel bir kafa çekme isteğimi bu ara şu var bu ara olmaz hep ertelerdin ya eren onun sırası değil.
Evet, ders kitraplarından bir tanesi madenlerde
delme-ve patlatmaydı kitap masanın üstünde dururdu biz herhalde mahonun en çok ilgisini bu ders çekti derdik ve bu kadar işin içinden okulu zamanında bitirebilmiştin sen artık bir maden mühendisiydin.Konyadaki maden ocağı ilgini hiç çekmedi o aralar çlüm oruçları vardı senin anlatımınla madende 150-200 kadar bir insan vardı ve ilk ölümlerle işçilerin gebersinler bırakın ölsünler cümleleri seni bir gecede o ortamdan ve insanlardan soğutmuiş işi bırakma kararı almıştın. geri bir bölgedeki geri düzeydeki insanlara daha fazla tahamül edemedin...........
Okulun siyasi polis şefi adem damarla belediye otobüsünde karşılaşma anın hep ayrı bir sohbet konusuydu şahıs 13-14 yaşındaki kızıyla biner ve seni bir anda karşısında bulur yüreğinde bir korku bin telaş kızının kollarına yapışır bir şekilde ilk durakta inişin iyi bir anın olmuştu eğer o kara gözlerin ve çatık kaşlarınal baktınsa adam bin defe haklı inmek konusunda........................,
İnan seni çok özleyeceğiz ,anıların hep taze sert imajın altında çocuksu bir kalbin olduğunu arkadaşarının dışında ve seninle beraber kalan insanların dışında kimse bilmez okul dönemi çok güzeldi sen çok güzeldin hep ruhunda bir enerji soğuk sıcak seni hiç etkilemezdi ve en zor dersleri bir gecede geçmen başarını hep gösterirdi .
hİÇ bir şeyi gezmeyi eğlenmeyi kendine layık görmezdin oysa uzun boyunla sana herşey çok yakışırdı .........
Migrenim var şehir hafası bana iyi gelmiyor yaylalarda daha rahat nefes alıyorum derdin ve o yaylalarda ölüm adi bir randevü verdi.....
Anıların anılarımızdır........
Seni tüm sıcaklığımla kucaklıyorum bozkırların şahin adamı..............

yozgatın faşist imajını direnen devrimciler ve şehitler düzeltecekler bazıların dediği gibi yozgattan adam çıkmaz lafını bir daha düşünsünler. görün analar ne yiğitler doğuruyormuş

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <img /> <width> <heigth> <style> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <p> <br> </p> </br> <b> <i> <img>
Maksimum dosya büyüklüğü 8 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Images must be smaller than 650x650 pixels.
Maksimum dosya büyüklüğü 8 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.