Rojava-Serekaniye:MLKP-Marksist Leninist Komünist Parti,Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş:Türk Devletinin Saldırılarına Yanıt Devrimci Savaşı Büyütmektir.TÜRK DEVLETİNİN SALDIRISINA SES ÇIKARMAYANLARIN ANTİEMPERYALİSTLİĞİ BOŞ MASALDIR.Kimi Anti-Faş

---Rojava-Serekaniye:MLKP-Marksist Leninist Komünist Parti,Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş:Türk Devletinin Saldırılarına Yanıt Devrimci Savaşı Büyütmektir.TÜRK DEVLETİNİN SALDIRISINA SES ÇIKARMAYANLARIN ANTİEMPERYALİSTLİĞİ BOŞ MASALDIR.Kimi Anti-Faşist,ilerici Güçlerin,Devrimin ABD ve diğer koalisyon güçleriyle girdiği taktik askeri ittifakları gerekçe göstererek, mesafeler oluşturma hatta karalama yönelimine girmesi,hem sorumsuzluktur hem de tutarsızlık.Çünkü,antiemperyalizm adına bunları yapanların,Rojava'daki devrimi büyütmek, onu halkların güçlü bir mücadele merkezi, odağı haline getirmek gibi bir yönelimi yoktur. Bırakın bunu,somut olarak Rojava'ya,Şengal'e uçaklarıyla saldıran faşist Türk burjuva devletine karşı seslerini dahi çıkartamayanların anti emperyalistlik masalları boştur.Şu an Rojava, Kuzey Kürdistan ve Medya Savunma Alanları devrim iddiası taşıyan herkes için büyük olanakları barındırmaktadır. Bu alanların varlığı Türkiye'nin içinde bulunduğu krizi devrim lehine büyütmektedir. Buraları doğru ele almamak, devrimi ve imkanlarını kavramayı da engelliyor- RÖPORTAJ met Şoreş:Türk devletinin saldırılarına yanıt devrimci savaşı büyütmektir.TÜRK DEVLETİNİN SALDIRISINA SES ÇIKARMAYANLARIN ANTİEMPERYALİSTLİĞİ BOŞ MASALDIR.Kimi antifaşist,ilerici güçlerin,devrimin ABD ve diğer koalisyon güçleriyle girdiği taktik askeri ittifakları gerekçe göstererek, mesafeler oluşturma hatta karalama yönelimine girmesi,hem sorumsuzluktur hem de tutarsızlık.Çünkü,antiemperyalizm adına bunları yapanların,Rojava'daki devrimi büyütmek, onu halkların güçlü bir mücadele merkezi, odağı haline getirmek gibi bir yönelimi yoktur. Bırakın bunu,somut olarak Rojava'ya,Şengal'e uçaklarıyla saldıran faşist Türk burjuva devletine karşı seslerini dahi çıkartamayanların anti emperyalistlik masalları boştur.Şu an Rojava, Kuzey Kürdistan ve Medya Savunma Alanları devrim iddiası taşıyan herkes için büyük olanakları barındırmaktadır. Bu alanların varlığı Türkiye'nin içinde bulunduğu krizi devrim lehine büyütmektedir. Buraları doğru ele almamak, devrimi ve imkanlarını kavramayı da engelliyor- RÖPORTAJ
---Bunları görebilmek veya devrimci olanakları devrimle birleştirebilmek için Rojava'ya yaklaşımdaki ürkeklik ve mesafeli duruşun son bulması gerekir. Kimi antifaşist, ilerici güçlerin, devrimin ABD ve diğer koalisyon güçleriyle girdiği taktik askeri ittifakları gerekçe göstererek, mesafeler oluşturma hatta karalama yönelimine girmesi, hem sorumsuzluktur hem de tutarsızlık. Çünkü, antiemperyalizm adına bunları yapanların, Rojava'daki devrimi büyütmek, onu halkların güçlü bir mücadele merkezi, odağı haline getirmek gibi bir yönelimi yoktur. Bırakın bunu, somut olarak Rojava'ya, Şengal'e uçaklarıyla saldıran faşist Türk burjuva devletine karşı seslerini dahi çıkartamayanların anti emperyalistlik masalları boştur. Şu an Rojava, Kuzey Kürdistan ve Medya Savunma Alanları devrim iddiası taşıyan herkes için büyük olanakları barındırmaktadır. Bu alanların varlığı Türkiye'nin içinde bulunduğu krizi devrim lehine büyütmektedir. Buraları doğru ele almamak, devrimi ve imkanlarını kavramayı da engelliyor.
----Türk devletinin Rojava, Şengal ve Medya Savunma Alanlarına karşı yürüttüğü işgalci savaşa karşı, Türkiye halkları ve devrimci öncülerinin yanıtı devrimci savaşı büyütmekten geçmektedir. Yanı sıra, faşist devletin bu kadar pervasız bir şekilde devrime, özgür alanlara saldırmasını engelleyecek, batı merkezli devrimci kitle şiddetini de içeren eylem ve faaliyetler gündemde özel olarak yer tutmalıdır. İşgalci ordunun bu saldırılarına karşı, tüm kesimleri harekete geçirecek birleşik eylem ve etkinliklerin her biçimini de ele almak gerekir . 'TÜRK DEVLETİNİN SALDIRILARI SÜREBİLİR' ***GÖZALTILAR KDP'NİN İHANETÇİ ÇİZGİSİNİN DEVAMI :Fırat'ın Gazabı Hamlesin'de savaşan Enternasyonal Özgürlük Taburu'nun kimi savaşçıları geçtiğimiz günlerde ülkelerine dönmek isterlerken KDP asayişi tarafından gözaltına alındı.
------MLKP Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş: Türk devletinin saldırılarına yanıt devrimci savaşı büyütmektir . Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş'in ETHA'dan Welat Deniz ile RÖPORTAJ
-----Rojava devrimi ve Kuzey Kürdistan'daki mücadele dinamiklerinin Türkiye ve Kuzey Kürdistan'ın birleşik devrimi için büyük bir olanak olduğunu belirten MLKP Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş, ABD ile taktik askeri ittifakların Rojava devrimine mesafenin gerekçesi olamayacağına işaret etti. Ahmet Şoreş, "Antiemperyalizm adına bunları yapanların, Rojava'daki devrimi büyütmek, onu halkların güçlü bir mücadele merkezi, odağı haline getirmek gibi bir yönelimi yoktur" dedi.'TÜRK DEVLETİNİN SALDIRILARI SÜREBİLİR' ***GÖZALTILAR KDP'NİN İHANETÇİ ÇİZGİSİNİN DEVAMI :Fırat'ın Gazabı Hamlesin'de savaşan Enternasyonal Özgürlük Taburu'nun kimi savaşçıları geçtiğimiz günlerde ülkelerine dönmek isterlerken KDP asayişi tarafından gözaltına alındı.
MLKP Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş 3
-------ROJAVA / SERÊKANÎYÊ (Welat Deniz)- Suriye'deki son gelişmeleri ETHA'ya değerlendiren MLKP Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş, Tabqa'nın özgürleştirildiğini, Rakka hamlesi konusunda ise koalisyon güçlerinin Demokratik Suriye Güçleri ile hareket edeceğini açıkladığını belirtti. ABD'nin Demokratik Suriye Güçleri'ne silah vermesini de değerlendiren Şoreş, ABD'nin, DAİŞ ile savaşta ve Suriye politikası gereği olarak bunu tercih etmek zorunda kaldığını söyledi. "Silahlanmak hem özgürleştirilmiş toprakları savunmak için hem de yeni alanları özgürleştirmek için bir zorunluluktur" diyen Şoreş, bazı antifaşist, ilerici güçlerin, taktik askeri ittifakları gerekçe göstererek, Rojava devrimine mesafeli yaklaşmasını ise sorumsuzluk ve tutarsızlık olarak değerlendirdi.
----Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) Şehit Serkan Taburu Komutanı Ahmet Şoreş'in ETHA'nın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:
---Tabqa'nın özgürleştirilmesi ve Rakka hamlesinin başlangıcını Ortadoğu'da yeni konjonktürde nasıl yorumlamak gerekir?
----9 Mayıs günü Rakka'da şehit düşen BÖG komutanı ve DKP kurucu önderi Ulaş Bayraktaroğlu'nu anarak başlamak istiyorum. Şehit düştüğü topraklarda sosyalizm bayrağını dalgalandırmak, Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da devrimi başarmak, AKP-DAİŞ faşizmini yenilgiye uğratmak, şehitlerimize sözümüz olacaktır.
---Sorunuza birkaç başlıkta yanıt verebiliriz:
---1-Tabqa özgürleşti. DAİŞ çetelerinin tüm direnişine, saldırılarına karşın Demokratik Suriye Güçleri (DSG) önemli bir mevziyi daha DAİŞ'ten temizledi/kurtardı. DAİŞ, Kürt ve Arap merkezli birleşik devrim güçleri karşısında kaybetmeye devam ediyor. DSG güçlerinin şu an odaklandığı hedef artık Rakka'dır. Suriye ve Ortadoğu'da halkların özgürlüğü için savaşan ve buradan hareketle her geçen gün büyüyen DSG'dir. Bunu gören halk da DSG alanlarına doğru göç ediyor. Kaybeden DAİŞ ve Türkiye olmaya devam ediyor. Rakka'da zor bir savaş bekliyor DSG güçlerini. DAİŞ'in Tabqa direnişi bunun işaretidir.
---2-Koalisyon güçleri ise Rakka operasyonunda DSG güçleriyle birlikte hareket edeceğini açıkladı. Bu açıklama, Suriye'de koalisyon güçlerinin DSG ile birlikte hareket etmeye devam edeceğini ve bu noktada kararlı olduklarını gösteriyor. Türk devletinin Qaraçox ve Şengal'i bombalaması ve bununla kimi çevrelere vermek istedikleri mesajlara rağmen, yine MİT müsteşarı, Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı danışmanının ABD'ye giderek yürüttükleri diplomatik çalışmalara karşın ABD merkezli koalisyon güçlerinin DSG ile birlikte hareket edeceğini Erdoğan'ın ABD gezisi öncesinde kamuoyuna açıklamış olması ve DSG güçlerine ağır silahların verileceğinin onaylanması önemli sonuçlara yol açacak gelişmeler. Türkiye'nin Demokratik Suriye Güçlerine karşı yürüttüğü savaş politikası bundan sonra ABD ile ilişkilerinde bir açmazı ifade ediyor. Türkiye'nin çetelere verdiği destek şu an daha çok Rusya'nın etkisindeki sahaları doğrudan etkilediği için öncelikli sorun değil. Fakat Türkiye'nin Qaraçox ve Şengal saldırıları, Gri Spi'ye yönelik işgal hazırlıkları koalisyon güçleri için de ciddi bir sorundur. Bundan sonra Türkiye'nin Suriye'deki hareket tarzı, Trump ile Erdoğan'ın 16 Mayıs görüşmesinde yeniden belirlenecek gibi görülüyor.
---3-Türkiye'nin Rakka ısrarı kabul görmedi. Suriye'de sürmekte olan savaş ve Suriye'nin geleceğine yön verecek kuvvetler arasında artık Türkiye'ye fazla bir rol biçilmiyor. Türkiye'nin tüm ısrarlarına rağmen bu böyledir. Hatta her çeşit silah ve insan gücüyle destek verdiği çetelere de artık eskisi gibi yardım edemiyor, onları Suriye'de savaştıramıyor. Rusya merkezli güçlerle girdiği zorunlu ittifaklara bakıldığında çeteler üzerinden varlığını sürdürdüğü etki alanlarını kaybediyor. Onları Rusya ile kurduğu ilişkilerde pazarlama gücü olarak kullanıyor. Rusya da Türkiye üzerinden çeteleri denetim altına alarak Esad'ın pozisyonunu güçlendiriyor. Türkiye'nin Suriye'deki varlığı şimdilik El Bab hattıyla sınırlandırılmıştır.
---4-Rusya, Suriye'de elini çabuk tutmak istiyor. Süreci hızlandırmak için Türkiye'nin çetelere verdiği desteği Türkiye ile kurduğu ilişkiler üzerinden yönetme yolunu tercih etti. Ve bunda da başarılı oldu. Türkiye'nin El Bab'a kadar gelmesine onay vererek, bir bakıma göz yumarak bunu gerçekleştirdi.
---ABD'nin DSG tercihi, Rusya'nın Türkiye ile Suriye bağlamında ne tür yeni anlaşmalara yol açar onu biraz zamanla göreceğiz. Şimdilik kontrollü hareket etmeyi tercih ediyor. Kürtleri karşısına tam almadan ama Kürtlere Türkiye'nin saldırılarına ses çıkarmayarak veya yer yer tehdit konusu yaparak mesaj veriyor.
---ABD'NİN SURİYE POLİTİKASINDA YENİ DÜZEY
---Türkiye'nin çabalarına rağmen ABD'nin Demokratik Suriye Güçleri ile Rakka hamlesine başlaması ve silah yardımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Qereçok saldırısı sonrası Rojava sınırında ABD'nin varlığı ne anlama gelmektedir?
---ABD'nin YPG'ye ağır silah yardımı bir çok kesimin ilgisini ve tepkisini çekti haklı olarak. ABD, YPG'ye ilk kez bu kadar kararlı ve açık bir şekilde silah yardımında bulunacağın belirtti. DAİŞ ile savaşta ve Suriye politikası gereği olarak bunu tercih etmek zorunda kaldı. Bilindiği gibi Arap baharıyla devreye konulan Suriye politikası Türkiye-Suudi Arabistan-Katar merkezli güçler üzerinden örgütlenmişti. Bu başarısız olunca yönünü Demokratik Suriye Güçleri'ne dönmek zorunda kaldı. Rakka hamlesinde kiminle yer alacağını Türk devletinin tüm çabalarına karşın yüksek sesle dillendirmiş olmasını bu gelişmelerin ortaya çıkardığı bir sonuç olarak değerlendirmek gerekir.
----Qereçok ve Şengal saldırısı bir bakıma ABD'nin DSG'yi tercih etmesine yönelik bir hamle olarak da görülebilir. ABD'nin böyle okuduğu anlaşılıyor. Demokratik Suriye Federasyonu'nun ABD ile taktik işbirliğinin merkezinde DAİŞ ile mücadele vardır. Türkiye'nin Rojava politikası veya Suriye'deki varlık biçimi DAİŞ'le aynıdır. DAİŞ'e karşı taktik ittifak bugün Türkiye'nin Rojava politikasından hareketle Türkiye'ye karşı adı konulmamış bir ittifak olarak da görülebilir. Dolayısıyla ABD'nin sınırın kimi noktalarında olmasını bu çerçevede ele alabiliriz.
----Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye politikasında Demokratik Suriye Güçleri'ne yaklaşımında yeni bir düzeyi ifade ediyor. Aynı zamanda Türkiye'nin ilk Rojava ve Suriye politikasının artık sürdürülemeyeceğini de gösteriyor.
----Qereçok saldırısı karşısında YPG-YPJ sınır hattında güvenliğini alarak Türk devletine karşı misilleme hakkını kullandı. Türk devletinin saldırısına karşı sadece askeri olarak karşılık vermedi, halkımız da gereken cevabı meydanlara çıkarak gösterdi.
----'ROJAVA DEVRİMİNİN POLİTİK VE İDEOLOJİK ÇİZGİSİ SÜRÜYOR'
---Bu pratiklerin ABD ile hiçbir ilgisi yok. Taktik işbirliği ile bir alakası yok. Bunlar tamamen Rojava devriminin kendi politik ve ideolojik çizgisinin sürmekte olduğunu gösterir. Bu çizginin sürdürülmesi için Demokratik Suriye Federasyonu'nun askeri olarak da güçlendirilmesi gerekiyor. Bunun halk boyutu önemli, fakat silahla donatılmamış bir halk kendini savunamaz. Çünkü savaşın ve savunmanın en önemli araçlarından biri de silahtır. Bu nedenle silahlanmak hem özgürleştirilmiş toprakları savunmak için hem de yeni alanları özgürleştirmek için bir zorunluluktur. Savaşın ağır silahlarla sürdüğü, bu bakımdan eşitsiz olduğu bir süreçte taktik olarak bu tür adımların atılması gerekebiliyor. Hem, silah bizim elimizde olduğu müddetçe korkmak gerekmiyor. Politik ve ideolojik amaçlarımıza uluşmak için kullanma cesareti oldukça o bir tehlike değil bir güçtür. Şimdiye kadarki pratik bu yöndedir.
---Bu taktik ilişkinin olası ideolojik etkisinden hareketle Rojava devrimine karşı kaygıların artması bize daha büyük sorumluluklar yükler. Enternasyonal dayanışmayı ve devrim mücadelesini her yerde yükseltme görevini daha yüksek bir enerji ile yerine getirmeyi emreder. Kaygıların yarattığı korkularla değil, devrimin ortaya çıkardığı devrimci olanakların verdiği güç ve inançla hareket etmek dönem bakımında kazandıran olur.
---GÖZALTILAR KDP'NİN İHANETÇİ ÇİZGİSİNİN DEVAMI
---Fırat'ın Gazabı Hamlesin'de savaşan Enternasyonal Özgürlük Taburu'nun kimi savaşçıları geçtiğimiz günlerde ülkelerine dönmek isterlerken KDP asayişi tarafından gözaltına alındı. KDP-Türkiye kirli ittifakı Rakka hamlesini nasıl etkiler?
---Bu gözaltılar KDP'nin Rojava devriminin ortaya çıkardığı enternasyonal ilgiden ne kadar korktuğunu gösterir. Rojava devriminin enternasyonal karakterinin ortaya çıkardığı devrimci dayanışmanın ve desteğin önüne geçme çabasının yansımasıdır. Gözaltılar, KDP'nin Kürt özgürlük güçlerine ve Rojava devrimine karşı ihanetçi çizgisinin bir devamıdır. Enternasyonalist savaşçıların gözaltına alınmasını böyle değerlendirebiliriz.
---Sorunuzun devamı için ise şunları ifade edebiliriz. Bugünden sonra KDP-AKP ittifakının Rakka hamlesini ciddi düzeyde etkilemesi söz konusu olamaz. Bu ittifak KDP'yi bir Kürt savaşına sürüklüyor. Barzani ailesi Kürtler üzerindeki etkisini kaybedince Türkiye ile işbirliğine girerek, hatta bunu ihanet düzeyine çıkartarak bir Kürt savaşına girebileceğini göstermiş oluyor.
---Ayrıca Medya Savunma Alanlarına ve Şengal'e yönelik koordineli saldırıların temel önemde bir amacı da buydu. Bu alanlara yönelik saldırıyı sürekli gündemde tutarak, alanda yığınak yaparak ve hazır halde bekleyerek hamlenin seyri üzerinde etkide bulunmak istiyorlar. Türkiye, DAİŞ'in yenilmemesi için elinden geleni yapıyor. Kürdistan özgürlük güçlerinin ve Rojava devriminin büyümemesi için KDP'nin ihanetçi çizgisiyle işbirliği içinde elinden geleni yapacaklarından şüphe edilmemeli.
----Ortadoğu'da Rojava devrimi üzerinde Kürt özgürlük anlayışı gelişiyor. Tüm Kürtlerin dikkatini çekiyor. Daha da önemlisi Kürtlerin Ortadoğu halklarıyla birlikte yeni bir politik çizgi ortaya çıkarmış olmalarıdır. Rojava devriminin ortaya çıkardığı çizgi bugüne ve geleceğe yön veriyor. KDP çizgisi ise geçmişi, yenileni, ihaneti temsil ediyor. Bugün ve yakın gelecekte çözüm olarak görülmemesinin temel nedeni de budur. Bundandır ki panik içindeler. Çözümü AKP ile işbirliğini derinleştirip Kürtlere ve Kürtlerin yeni kazanımlarına karşı savaşta buluyorlar.
----'TÜRK DEVLETİNİN SALDIRILARI SÜREBİLİR'
---Türk devleti Qereçok saldırısını gerçekleştirerek Tabqa ve Rakka hamlesinin önünü kesmek istemişti, hamle kısa bir süre durmuştu. Olası bir Şengal ve Rojava saldırısı Rakka hamlesini etkiler mi?
---Türkiye'nin bugünden sonra bu hamleyi durdurması mümkün değil. Ancak yavaşlatabilir ve buradan hareketle hamlenin uzamasına yol açabilir. Ki bu tür gelişmeler taktik düzeyde etkiler olarak görülmelidir. Fakat Erdoğan'ın Trump'la görüşmesinin öngünü veya sonrasında yeni saldırılar yaparak sürecin içinde kalmayı deneyebilir. Bu tür saldırılar Rakka hamlesinin hızına geçici olarak etkide bulunabilir. Bu beklenebilir ve anlaşılabilir bir sonuçtur. Ayrıca bu tür saldırıları, Kürt özgürlük güçleri ve Demokratik Suriye Federasyonu siyasi ve diplomasi alanında bir fırsata dönüştürmek isteyecektir. Türk devletinin temel önemde bu alanlara yapacağı her askeri saldırı Demokratik Suriye Federasyonu'nun askeri olarak karşılık vereceği gibi bunu uluslararası düzlemde siyasi ve diplomasi alanında etkin bir mücadele konusu yaparak mevcut durumda güçlü çıkmasının olanağına dönüştürecektir. Bu tür saldırıların yol açacağı gelişmeler Türk devletinin alanını sınırlarken Demokratik Suriye Federasyonu'nun elini güçlendirecektir. Qaraçox ve Şengal saldırısından sonra askeri alanda verilen karşılık veya misilleme hem uluslararası alanda hem de Kürtler ve bölge halkları nezdinde özgürlük çizgisini büyütmüştür. Özgüvenini çoğaltmıştır.
---'BİRLEŞİK DEVRİM DÜNDEN DAHA YAKIN'
---Bu gelişmeler karşısında Türkiye ve Kuzey Kürdistan öncü güçlerine ve halklarına ne gibi görevler düşüyor? Ne yapılmalı?
---Türk sömürgeci rejimin Kürt korkusu her geçen gün büyüyor. Bu korku öyle düzeye yükseldi ki Kürtlerle savaş dışında başka bir şey düşünemez hale getiriyor Türk devletini yönetenleri. Türk sömürgeci rejimi büyük bir çıkmaz içinde. Elindeki tüm kozları değerlendirmesine karşın hiçbir şey istediği gibi gitmiyor. Türkiye'nin bu gerçeği devrimci güçler bakımından büyük bir fırsattır. Fakat bunun bir fırsat olarak kalmaması için devrimci öncülerin kendi pozisyonlarını tümden gözden geçirmesi gerekiyor. Devrimci öncülerin şimdiye kadar ortaya koyduğu performans, başvurduğu mücadele biçimleri, bunun için ihtiyaç duyulan örgüt ve mücadele araçları sürecin devrimci olanaklarını kendisinde toplayarak güçlü bir çıkış sağlamaya yetmiyor.
-----Rojava devrimi ve Kuzey Kürdistan'daki mücadele dinamikleri Türkiye ve Kuzey Kürdistan'ın birleşik devrimi için büyük bir olanaktır. Bu olanağın dünden farkı bugün devrime çok daha yakın olmasıdır. Ayrıca Türkiye'nin dış politikasını savaş ekseninde belirlemesi bölgesel ve uluslararası olanakların devrim lehine çoğalmasına yol açmaktadır.
---'TÜRK DEVLETİNİN SALDIRISINA SES ÇIKARMAYANLARIN ANTİEMPERYALİSTLİĞİ BOŞ MASALDIR'
---Bunları görebilmek veya devrimci olanakları devrimle birleştirebilmek için Rojava'ya yaklaşımdaki ürkeklik ve mesafeli duruşun son bulması gerekir. Kimi antifaşist, ilerici güçlerin, devrimin ABD ve diğer koalisyon güçleriyle girdiği taktik askeri ittifakları gerekçe göstererek, mesafeler oluşturma hatta karalama yönelimine girmesi, hem sorumsuzluktur hem de tutarsızlık. Çünkü, antiemperyalizm adına bunları yapanların, Rojava'daki devrimi büyütmek, onu halkların güçlü bir mücadele merkezi, odağı haline getirmek gibi bir yönelimi yoktur. Bırakın bunu, somut olarak Rojava'ya, Şengal'e uçaklarıyla saldıran faşist Türk burjuva devletine karşı seslerini dahi çıkartamayanların anti emperyalistlik masalları boştur. Şu an Rojava, Kuzey Kürdistan ve Medya Savunma Alanları devrim iddiası taşıyan herkes için büyük olanakları barındırmaktadır. Bu alanların varlığı Türkiye'nin içinde bulunduğu krizi devrim lehine büyütmektedir. Buraları doğru ele almamak, devrimi ve imkanlarını kavramayı da engelliyor.
-----Türk devletinin Rojava, Şengal ve Medya Savunma Alanlarına karşı yürüttüğü işgalci savaşa karşı, Türkiye halkları ve devrimci öncülerinin yanıtı devrimci savaşı büyütmekten geçmektedir. Yanı sıra, faşist devletin bu kadar pervasız bir şekilde devrime, özgür alanlara saldırmasını engelleyecek, batı merkezli devrimci kitle şiddetini de içeren eylem ve faaliyetler gündemde özel olarak yer tutmalıdır. İşgalci ordunun bu saldırılarına karşı, tüm kesimleri harekete geçirecek birleşik eylem ve etkinliklerin her biçimini de ele almak gerekir. ETHA .Etkin Haber Ajansı / 16 Mayıs 2017 Salı, http://www.etha.com.tr/Haber/2017/05/16/guncel/sores-turk-devletinin-sal....

Yorumlar

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.