MKP-Maoist Komünist Partisi:17'lerin Atılımcı Ruhu Kavgamızda Yaşıyor.Halk Savaşı Siperlerine ışık olan Kızıl Anılarını Sosyalist Halk Savaşı Siperlerinde Büyüterek Yaşatıyor.17 Kızıl Karanfilin Anısına.17’ler Zafer Çağrısı olmaya Devam Ediyor.Duyan Yürek

--MKP-Maoist Komünist Partisi:17'lerin Atılımcı Ruhu Kavgamızda Yaşıyor.Halk Savaşı Siperlerine ışık olan Kızıl Anılarını Sosyalist Halk Savaşı Siperlerinde Büyüterek Yaşatıyor.17 Kızıl Karanfilin Anısına.17’ler Zafer Çağrısı olmaya Devam Ediyor.Duyan Yüreklere Selam Olsun.Komünizmin Parlayan Kızıl Yıldızları;17’ler.17'ler Ölümsüzdür. Mercan Tarihtir Kanla Yazılan Tarih Silinmez.Vartinik'den Mercan'a Bu Tarih Bizim..Kaynak:Halkın Günlüğü Org
-----MKP-Maoist Komünist Partisi :17'lerin Atılımcı Ruhu Kavgamızda Yaşıyor ***17 Kızıl Karanfilin Anısına***17’ler Zafer Çağrısı olmaya Devam Ediyor.Duyan Yüreklere Selam Olsun *** Komünizmin Parlayan Kızıl Yıldızları;17’ler *** 17'ler Ölümsüzdür. Mercan Tarihtir Kanla Yazılan Tarih Silinmez .Vartinik'den Mercan'a Bu Tarih Bizim ..Kaynak:Halkın Günlüğü Org
------Kavganın töresi değişmedi yoldaşlar! Devrim bedeller pahasına kazanılacak! Düşenlerimizden daha fazla düşülecek toprağın ak alnına. Lakin halklarımızın kurtuluşu uğruna güneşi zaptetme cüretiyle toprağa düşenlerimiz, temsil ettikleri soylu değerlerle geleceğin teminatı, zaferin sönmeyen meşaleleri, devrimin temel taşları durumundadırlar. 17’leri ve 17’lerden öğrendiklerimiz bedeller ödeyerek devrimde ısrar etmenin tarihsel bir görev ve zorunluluk olduğunu gösterir
--Dersim-Mercanlar’da katledilen 17’lerin ölümsüzlüklerinin 12.Yıldönümü vesilesi ile MKP - Maoist Komünist Partisi/Siyasi Büro tarafından bir açıklama yapıldı. ’17 Kızıl meşalenin atılımcı ruhu sosyalist halk savaşı güzergahında büyüyor‘ başlığı ile yapılan açıklamayı okurlarımızla paylaşıyoruz.
-‘Devrim ve Halk Uğruna Mücadelede Ölümsüzleşen Kahraman Yoldaşların Anısına;
-Dağlara sima olan 17 kavga meşalemizi katledilişlerinin 12. ölümsüzlük yıl dönümlerinde saygı ve bağlılıkla anarken, Halk Savaşı siperlerine ışık olan kızıl anılarını Sosyalist Halk Savaşı siperlerinde büyüterek yaşatıyor, Onlar şahsında tüm parti, devrim ve Komünizm şehitlerininin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz!
-Aynı vesileyle, Komprador tekelci burjuva Türk hakim sınıflarının tekçi ırkçı-faşist devlet ve siyasi iktidarlarının tüm katliamlarını sınıf kinimizle lanetliyor, barbarca gerçekleştirdikleri katliamların hesabını proleter devrimci adalete uygun devrimci eylemimizle er ya da geç soracağımızı bir kez daha beyan ediyoruz!
- ’'Kulaksız’’ namlı Aytekin yüz başılarınızın, ‘’mersedesli binbaşı’’ lakaplı albay Fehmilerinizin ve diğer eli kanlı tasmalılarınızın, tüm koruma tedbirlerine rağmen onlarca yıl sonra da olsa proleter devrimci adaletimizden kaçamayarak silahlı eylemlerimizin hesap soran hükmüne maruz kalmaları beyanımızın somut kanıtıdırlar…
-Değişik Millet ve Milliyetlerden Emekçi Halklarımız;
-Parti genel sekreterlerimizden Cafer CANGÖZ, parti genel sekreter yardımcılarımızdan Aydın HANBAYAT ve iki parti Merkez Komite üyesi olmak üzere toplam 15 Parti Üyemizin arasında olduğu devrim ve Komünizm neferi 17 parti savaşçımız, Parti 2. Kongremizin öngünlerinde düşmanın partimize karşı askeri alanda yürüttüğü stratejik saldırısı sonucunda hunharca katledildiler. Bu katliamla aldığımız ağır örgütsel darbe nedeniyle Parti 2. kongremizi objektif olarak gerçekleştirilemezken, Partimiz de ağır bir örgütsel sürece girmiş oldu.
-17’lerde cisimleşen Parti 1. Kongre önderliğimiz ve dolayısıyla Partimizin düşmanın stratejik saldırılarına maruz kalması sebepsiz değildi. Parti 1. Kongre önderliğimizin partiyi toparlayarak ortaya koyduğu Maoist Komünist çizgi ve bu çizgi temelinde gerçekleştirilen ideolojik-siyasi-örgütsel atılım ruhu ve pratiği, düşmanın stratejik saldırısını koşullayan yeterli sebepti…
-Düşman, partimize dönük stratejik saldırısında 17 yoldaşımızı hunharca katlederek ve partimize ağır örgütsel darbe vurarak başarılı oldu. Ancak bu başarısı stratejik değil, taktik ve geçici bir başarıydı. Nitekim ağır örgütsel darbe alan partimiz kısa süre zarfında 2. Kongresini gerçekleştirerek düşmana gerekli yanıtı vermiş, 17’lerin mücadele bayarağını yükseklere çekerek yaşatmıştır.
-Düşman 17’leri katledilip fiziken aramızdan koparıp aldı. Bu büyük bir darbe ve acı bir kayıptı. Ancak 17’lerin bıraktığı ideolojik-siyasi-örgütsel miras, geliştirdikleri Komünist çizgi, sağlam parti bilinci ve yönelimi ile tüm devrimci idealleri Sosyalist Halk Savaşımıza ışık tutup, Komünist ilham kaynağımız olmaya devam etmektedir.
-Bugün 17’lerin kızıl güzergahından aldığı güçle yürüyüp Sosyalist Halk Savaşı kulvarında ilerleyen partimiz ve devrim için her türlü fedakarlığı omuzlayıp silah kuşanan her bir yoldaşlarımızın mücadele kararlılığı, 17’ler katliamı ve faşist devletin stratejik saldırılarına verilmiş en güçlü yanıtı ifade etmektedir.
-Kavganın töresi değişmedi yoldaşlar! Devrim bedeller pahasına kazanılacak! Düşenlerimizden daha fazla düşülecek toprağın ak alnına. Lakin halklarımızın kurtuluşu uğruna güneşi zaptetme cüretiyle toprağa düşenlerimiz, temsil ettikleri soylu değerlerle geleceğin teminatı, zaferin sönmeyen meşaleleri, devrimin temel taşları durumundadırlar. 17’leri ve 17’lerden öğrendiklerimiz bedeller ödeyerek devrimde ısrar etmenin tarihsel bir görev ve zorunluluk olduğunu gösterir.
-12. ölümsüzlük yıldönümünde 17’lerin Komünist bilinç, çizgi ve devrimci kararlılığını kuşanıp partiyi atılım ruhuyla ilerleterek devrimi geliştirmek görevdir. 17’leri anmak bir dakikalık saygı duruşuna durmak değil, durmaksızın parti ve devrim görevlerine sarılarak Onların kızıl yolunda ilerlemektir.
-Halka ve devrime bağlılığımızın kararlılığıyla 17’lerin anısı önünde bir kez daha eğiliyoruz‘.İ(17.06.2017)
----------17 Kızıl karanfilin anısına! :
Bu bilinçle mücadeleyi geliştirmek ve yaygınlaştırmak için anın görev ve sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Sözün özü 17’ler, düşmanın stratejik saldırısının bir parçası olarak katledildiler ancak asla yenilmediler, aksine ideolojik ve stratejik açıdan Mercan’da gülümseyerek zafer muştucusu olarak ölümsüzleştiler. Sosyalizm ve komünizm mücadelesinde ve bütün kavga alanlarında sağlam ve yeşermeye hazır tohumlar olarak yaşıyor, yaşayacaklar. 17'ler ölmedi! Onlar stratejik olarak yenilmez bir davanın yaşamı yeniden yaratan sökülemez kökleridir. Bedenlerimiz düşman tarafından katledilmiş olabilir. Ama davamız asla
- Türk hâkim sınıfları ve somuttaki Erdoğan/AKP iktidarının değişik millet, milliyet ve inanç kesimlerinden ezilen-sömürülen tüm Türkiye-Kuzey Kürdistan halklarına karşı topyekûn savaş saldırganlığı altında azgınca yürüttüğü faşist saldırılar ve özellikle de Kürt ulusu şahsında yürüttüğü soykırımcı vahşi katliamlar karşısında, 17’lerin Komünist kararlılığını kuşanarak devrimci savaşa sarılmak ertelenemez görev ve sorumluluktur. Bütün diğer aylar gibi Haziran ayı da nice direniş ve mücadelelerle onlarca şehitler verilerek özgünlükler içerisinde tarihimize kanla yazılmıştır. Bu kapsamda tarihimizin çeşitli kesitlerinde Haziran ayı içerisindeki tüm şehitlerimizi devrim, sosyalizm ve komünizme olan inancımızla anarken devrimci anılarının önünde bir kere daha saygıyla eğiliyoruz. Ancak onlara dair sözümüz ve davamız bitmedi, sürüyor ve sürecek de. Bu anlamda 17’ler, tarihimizde bilimsel ideolojimizin daha da ileri bir seviyede kavranması ve bütünlüklü ele alınıp değerlendirilmesinde önemli nitel bir atılımdır. Türkiye-Kuzey Kürdistan komünist hareketinin geçmiş tarihsel süreçlerinden süzülüp gelen 15’ler, 9’lar, 10’lar, 11’ler, 13’ler ve 17’ler, Türkiye- Kuzey Kürdistan`da sınıf bilinçli proletarya ve çeşitli milliyetlerden halkların sosyalizm ve komünizm mücadelesinin baş eğmez önderleri olarak kanlarıyla yazılan tarihimizde onurlu yerlerini almışlardır.
-17’ler İbrahim’den Cafer’e ve bugünlere uzanan tarihimizin nesnel gerçekliği, bilimsel tutumda ısrardır. Onlar tarihsel ve diyalektik materyalist yöntem ile devrimimizin sorunlarına yaklaşımdaki ısrarları sonucu biz ardıllarına zengin deneyimler bırakarak ölümsüzleştiler. 17’ler MLM’nin yaşayan canlı ruhu olan somut koşulların somut tahlili ilkesinde ısrar ederek her bir meselede güncellemeye giderek ilerleme kararlılığını ortaya koymuştur. Kuşkusuz ki bugünlere öylesine kolay gelinmedi, gelinemezdi de. Tarihimizin nitel olarak ilerletilmesinde Vartinik’ten Mercan’a dalgalandırılarak bayraklaşan 17’ler, sosyalizm ve komünizm bayrağının daha da yükseklere çekilmesidir. 17’ler, burjuva medeniyetçi paradigmanın ve onun her türlü resmi düşünce, tarih, çizgi ve yöneliminden koparak ezilen ve sömürülenlerin devrimci komünist özüne ve ruhuna sarılarak devrimci komünist bilinçle sınıflar mücadelesine doğru ve bilimsel, teorik pratik politikalarımızla müdahil olarak sosyalizm ve komünizme varana dek sürdürme kararlılığıdır. Vartinik’ten Mercan’a, ideolojik, politik, örgütsel ve askeri olarak Türkiye-Kuzey Kürdistan halk kitlelerine sınıfsız ve sömürüsüz komünist topluma kilitlen ve bizzat kendi savaşı ve kurtuluşun için sosyalist halk savaşına katıl çağrısıdır.
-17’leri anmak; şehitlerimizin mezar taşlarını devrik bırakmayarak Kulaksız yüzbaşı ve Fehmi Altınbilek gibi tarihsel olarak hak ettiği cezayı vermek ve her alanda radikal-militan devrimci bir duruş sergileyerek devrim, sosyalizm ve komünizm için silahlı mücadeleyi geliştirmektir. Şehitlerimize bağlılık yemini olarak Kızıldere’den Vartinik’e ve Mercan’a bu davanın bitmediği ve bitirilemeyeceğini yaşam pratiğiyle gösterdi. Onlarca gözaltı ve tutuklamalar, kanlı operasyonlar ve ölümsüzleşenlerimiz karşısında eli kanlı düşmanlar onları bitiremedi ve bitiremeyecek de. 17’ler kavgamızın tüm siperlerinde yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor ve aynı zamanda bizlere ertelenemez önemli görevler yüklüyor. Bu bilinçle mücadeleyi geliştirmek ve yaygınlaştırmak için anın görev ve sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Sözün özü 17’ler, düşmanın stratejik saldırısının bir parçası olarak katledildiler ancak asla yenilmediler, aksine ideolojik ve stratejik açıdan Mercan’da gülümseyerek zafer muştucusu olarak ölümsüzleştiler. Sosyalizm ve komünizm mücadelesinde ve bütün kavga alanlarında sağlam ve yeşermeye hazır tohumlar olarak yaşıyor, yaşayacaklar. 17'ler ölmedi! Onlar stratejik olarak yenilmez bir davanın yaşamı yeniden yaratan sökülemez kökleridir. Bedenlerimiz düşman tarafından katledilmiş olabilir. Ama davamız asla.
-Onları tanıyorduk. 12 Eylül zindanlarından, Diyarbakır zindanında adıyla cisimleşen direnişinden tanıyorduk Cafer’i…”Bu resimlere iyi bakın” diyen sesi hala kulaklarımızda Aydın’ın. Yel Dağı, Bayrampaşa, İstanbul’un tozlu gecekondu yolları… Dersim’in köylüleri iyi bilirdi Ökkeş’i…El kapılarında hayat kurmaya çalışan gurbetçiler, göçmenler, mülteciler tanır Ares’i, Tokat Almus dağları Serdar’ı iyi tanır. Cemal Çakmak´ı Karadeniz Artvin dağları iyi tanır. Onları tanıyordu işçiler, köylüler, emekçiler… Yaşamın her alanında aşkla, inançla yeni bir kültürü, yeni insanı, direnişi, emperyalist-kapitalist sömürü düzenine karşı; sosyalist devrim için, kesintisiz savaşı birlikte ördüğümüz dostlarımız, yoldaşlarımızdılar.
-Bu nedenle katledildiler. Emperyalist-kapitalist efendilerin sadık uşağı faşist Türk devleti onları katlederek umudun, direnişin sesini susturmak istedi. 94 yıllık ‘TC’ tarihi başından beri katliamlar, komplolarla ezilenlerin direnişini bastırma tarihidir. 17 Haziran 2005 de bu suçlarına bir yenisini eklemiştir. Lakin unuttukları bir nokta var ki Türkiye-Kuzey Kürdistan toprakları her katliamın ardından bağrında yeni isyanlar, isyancılar yetiştiren vefalı topraklardır. Herkesin insan gibi yaşayabileceği bir dünya. Bu istek yüzünden işkenceler görmüş, mahpus düşmüş, yıllarca hapis yatmıştılar. Bu istek yüzünden elde silah dağa çıkmışlardı. Ve bu istek yüzünden katledilen binlerce insan gibi vahşice katledildiler. 17 yürektiler, 17 ırmak, 17 nehir, 17 deniz, 17 okyanus ve 17 isyandı halaya duran. Toprak utandı güneş utandı ve ay utandı akan 17 kızıl kandan. Selam olsun apaydınlık günlere çekiçle direngenliğe yürüyenlere. Selam olsun halk için ölenlere
-17’lerin ölümsüzlüklerinin 12. yılında ve onların anıları önünde saygıyla eğilirken, onlar şahsında tüm dünya ve ülkemizde, özelde de Kuzey Kürdistan ulusal kurtuluş direnişinde ölümsüzleşenleri saygıyla anıyoruz.
17’ler ölümsüzdür!(17.06.2017. Bir Halkın Günlüğü okuru
----------17’ler Zafer Çağrısı olmaya Devam Ediyor! Duyan Yüreklere Selam Olsun! :Mercan Tarihtir! Kanla Yazılan Tarih Silinmez! ADHK Genel Konsey üyesi Berna Saygılı ÜNSAL’ında içlerinde olduğu, Cafer CANGÖZ, Aydın HANBAYAT, Okan ÜNSAL, Ali Rıza SABUR, Alaattin ATEŞ, Cemal ÇAKMAK, Kenan ÇAKICI, Ökkeş KARAOĞLU, Taylan YILDIZ, İbrahim AKDENİZ, Binali GÜLER, Dursun TURGUT, Gülnaz YILDIZ, Ahmet PERKTAŞ, Ersin KANTAR, ve Çağdaş CAN yoldaşlarımızın, katledilişlerinin 12. yılında saygıyla anıyoruz.
ADHK - Kapitalizmin zirveleştiği emperyalizm çağında, vahşet, savaş, yıkım ve köleliği, dünya halklarına reva gören faşizm, en barbar silahlarıyla ezilen halklarımıza diktatörlüğünü dayatmaya devam ediyor.
Kapitalist vahşetin tüm kirli anonsları, her gün tekrar ediyor; Teslim olun, itiraz etmeyin, geri çekilin boyun eğin diyerek.
Avrupa Merkezlerinden, yarı sömürge çevrelere kadar, emperyalist efendiler ve uşak diktatörleri, kendi aralarında ne kadar bölünüp parçalansalar da, söz konusu ezilen halklar olduğun da, aynı nakarata ortak düet yaparak, dünya ezilen halklarına “Teslim Olun” diyorlar (!)
Bu gericiliğin doruklaştığı, emperyalist küstahlık, Tayip Erdoğan tarzı faşist kabadayılığın başa bela olduğu, emperyalist satranç oyununda halkların piyonlastırılmaya çalışıldığı verili koşullarda, dövüşen direniş siperlerimize, tarihin moral değerleri olan 17’ler, kazanmanın müjdesini veren yıldızlar gibi cesur kavgaran yüreklerimizde parıldamakta; “direnin, savaşın kazanın” demeye devam etmektedirler.
Tarih bizler için, güne güç veren devrimci bir miras olarak her daim en değerli hazinemiz olmaya devam etmektedir. Varsın faşist zulüm, emperyalist tahakkümden başka hiç bir şeyleri olmayan, egemenler düşünsün. Ne mutlu bize ki, tarih bizimle güne seslenmekte, “yoldaşlar dersimiz tarih, yenilmedik daha, unutmayın kaldığımız yeri” diyen 17’lerle, cesaretimize, direncimize, mücadelemize can suyu taşımaktadır.
Bu ses 16-17 Haziran 2005’te aslanlar yurdu Dersim’de yolu, faşist çakal sürüleriyle kesilen, Türkiye Kuzey Kürdistan Devrim tarihinin en pırlanta devrimci yürekleri ve içlerinden Konfederasyonunuzun üyesi olan, öncü kadın savaşının devrimci şimşeği Berna Saygılı Ünsal. Ve sınıf mücadelesinin devrimci önder öncüleri Cafer Cangöz, Aydın Hanbayat ve sonsuz özgürlükler dünyasına kendini adamış devrimciler kuşağı yoldaşların kolektif sesidir.
17’lerin sesidir, dişle, tırnakla, emek emek, direnç direnç kazılan devrim siperlerinden yükselip güne konuşan. Mevkinin değil görevlerin aşkıdır. Tepeden bakan kibrin değil, halkına omuz hizasında dokunan yoldaşlığın, bencilliğin değil, ben’ini diğeri ne, ötekine can feda eden komünist erdemin sembolüdür onlar.
Bilinsin. Emperyalist dünya’ya, onun işbirlikçi faşist diktatörlerine kafa tutan cesaretimiz, ölümsüz önder yoldaşlarımızın bu manevi öğretmenliği ne “devrimci iman” la bağlı duruşumuzun isyanıdır. Ve bilinsin, onların anılarını gün de güce dönüştürüp, sonsuz zafere hayatın her alanında yürüyen orduların içinde mütevazı adımlarla yer almamıza sebeb budur.
Ezilen emekçiler, direnen halklar, izinde yürüyen yoldaşlar!
17’lerin, 12. ölümsüzlük yıldönümünde, onlarla aynı devrimci yolda yürüyen inadımızın eksilmeyen coşkusuyla, yüreklerinde ki sonsuz özgürlük coşkusunu taşıyan devrimci yoldaslığımızla diyoruz ki; emperyalizm ve onların yerli işbirlikçi diktatörlükleri, halkla birleşmiş devrimci şiddetin kasırgasıyla er ve ya geç yerle bir olacak, devrim ve sosyalizm kazanacak!
Onlardan devraldığımız bu bilinç ve kararlılıkla, 12. ölümsüzlük yıldönümlerinde, 17’lerin görkemli devrimci anıları önünde saygıyla eğiliyor, yoldaşlığın verilmiş sözüne her daim bağlı kalan yürüyüşümüze onların izinde devam edeceğimizi bir kez daha beyan ediyoruz.
17’lerin bıraktığı miras devrimci savaş gerekçemizdir!
Kahrolsun Emperyalizm ve Faşist Türk Devleti!
Yaşasın 17’lerin Görkemli Devrimci Anıları!
Mercan Tarihtir! Kanla Yazılan Tarih Silinmez!
ADHK (Avrupa Demokratik Haklar konfederasyonu) (13-06-2017)
--------------Komünizmin Parlayan Kızıl Yıldızları;17’ler.17’lerin Kanlarıyla Kızıllaştırdıkları Devrim ve Komünizm Bayrağını Bugün Kuşanmak ve tarihsel Dersler ve Tecrübelerle daha da ileri Taşımak Proleter Devrimcilerin Temel Devrimci Görevlerinden Biridir.17’lerin Sarsılmaz MLM inancı ve Devrimci Cüretine Sarılarak Sınıf Mücadelesinde özne olmak ve Devrimci/Komünist bir Düzlem Yaratarak Ana,Güne ve Yarına Proleter Devrim Bilinciyle Müdahale Etmek Temel Görevlerden biridir.17'ler Zafer Çağrısı olmaya Devam Ediyor.17'ler Ölümsüzdür.Duyan Yüreklere Selam Olsun:Mercan Tarihtir.Kanla Yazılan Tarih Silinmez.Vartinik'den Mercan'a Bu Tarih Bizim .Kaynak:Halkın Günlüğü Org
----17’lerin kanlarıyla Kızıllaştırdıkları Devrim ve Komünizm Bayrağını bugün Kuşanmak ve tarihsel dersler ve tecrübelerle daha da ileri taşımak proleter devrimcilerin temel devrimci görevlerinden biridir.Devrim ile karşı devrim arasındaki savaşımın keskinleştiği bu süreçte 17’lerin sarsılmaz MLM inancı ve devrimci cüretine sarılarak sınıf mücadelesinde özne olmak ve devrimci/komünist bir düzlem yaratarak ana,güne ve yarına proleter devrim bilinciyle müdahale etmek bugün ertelenemez temel görevlerden biridir.17'ler Zafer Çağrısı olmaya Devam Ediyor.17'ler Ölümsüzdür.Duyan Yüreklere Selam Olsun:Mercan Tarihtir.Kanla Yazılan Tarih Silinmez.Vartinik'den Mercan'a Bu Tarih Bizim .Kaynak :Halkın Günlüğü Org
---Enternasyonal proletaryanın coğrafyamızdaki komünist taburu olan proleter öncünün tarihsel mücadele seyrinde nitel anlamda tarihsel bir mahiyeti olan 17 kızıl dağ kartalının ölümsüzlüklerinin 12.yılına girmiş bulunmaktayız. 17’ler proleter öncünün tarihinde İbrahim sonrası yaşamış olduğu ideolojik, politik, örgütsel ve kültürel kriz halini ve kırılmaları MLM bilimini kılavuz edinerek ve kendi tarihsel köklerine sıkı sıkıya sarılarak devrimci eleştirenin süzgecinden geçirerek tarihsel muhasebeye tabi tutmuş ve olumlu/olumsuzluklarıyla doğru bir tarihi bilinciyle tarihsel devrimci deneyimler ve sonuçlar çıkartarak proleter öncüyü yeniden ve daha ileri bir düzeyde ayakları üzerine dikmişlerdir.
--17’lerin tartışmasız bir muhtevada ideolojik ve politik olarak özne oldukları ve rengini verdikleri proleter öncünün 1.Oturum süreci başlı başına tarihimizde nitel bir atılımı ve ilerlemeyi ifade etmektedir. Bu süreçte bütünlüklü olarak formüle edilen ideolojik ve politik düzlem hem ülke hem de dünya komünist ve devrimci hareketinde de hemen yankısını bulmuş ve yeni bir devrimci/komünist çıkışa vesile olmuştur. 17’lerin damgasını vurdukları ve kendilerinde Billurlaştırdıkları 1.Oturum iradesi ve yönelimi kısa sürede devrimci bir çıkış ve mecra yaratarak devrim hareketi üzerindeki tasfiyeci dalgayı kırarak umut yaratmıştır. Bu bağlamda devrimci hareketin özellikle 2000 ölüm orucu süreci sonrası yaşamış olduğu tasfiyecilik ve ideolojik/politik kriz hali 17’lerin MLM bilimini kuşanarak bayraklaştırdıkları devrimci/komünist neşterle tersine çevrilmiştir.
---17’lerin çığır açarak nitel olarak ileriye taşıdıkları ve proleter öncüyü kendi MLM düzleminde yeniden ayakları üzerine diktikleri bütünlüklü ideolojik ve politik çizgi sonrasında proleter devrimciler tarafından daha da ilerletilerek özel de Kaypakkaya geleneği genelde ise bütünlüklü olarak devrim hareketi açısından MLM bir doğma değil eylem kılavuzudur şiarı rehber alınarak günün nesnel gerçekliklerine uyarlanmıştır.
--17’lerin kanlarıyla kızıllaştırdıkları devrim ve komünizm bayrağını bugün kuşanmak ve tarihsel dersler ve tecrübelerle daha da ileri taşımak proleter devrimcilerin temel devrimci görevlerinden biridir. Devrim ile karşı devrim arasındaki savaşımın keskinleştiği bu süreçte 17’lerin sarsılmaz MLM inancı ve devrimci cüretine sarılarak sınıf mücadelesinde özne olmak ve devrimci/komünist bir düzlem yaratarak ana, güne ve yarına proleter devrim bilinciyle müdahale etmek bugün ertelenemez temel görevlerden biridir. 16.06.2017
---Kaynak:Halkın Günlüğü Org
-------

--- (17.06.2017) ....http://www.halkingunlugu.org/index.php/guncel/item/11027-mkp-17-kizil-me....

Yorumlar

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.