KESK'lilerden'Devlet'mi besleyecek bunları sözlerine tepki.Erdoğan'ın “diyorlar ki bu kadar kişi işinden oldu,ne olacak onlara?Gitsin özel sektörde çalışsın bize ne,devlet mi besleyecek bunları”ifadeleri 12 Eylül faşizminin kanlı yüzü Kenan Evren'in“asmay

--KESK'lilerden'Devlet'mi besleyecek bunları sözlerine tepki.Erdoğan'ın “diyorlar ki bu kadar kişi işinden oldu,ne olacak onlara?Gitsin özel sektörde çalışsın bize ne,devlet mi besleyecek bunları”ifadeleri 12 Eylül faşizminin kanlı yüzü Kenan Evren'in“asmayalım da besleyelim mi”sözlerini hatırlattı.DEMOKRATİK TALEPLERİ DİLE GETİRDİĞİMİZ İÇİN İHRAÇ EDİLDİK'.HEM SORUŞTURMA HEM İHRAÇ
---Erdoğan'ın “diyorlar ki bu kadar kişi işinden oldu, ne olacak onlara? Gitsin özel sektörde çalışsın bize ne, devlet mi besleyecek bunları” ifadeleri 12 Eylül faşizminin kanlı yüzü Kenan Evren'in “asmayalım da besleyelim mi” sözlerini hatırlattı.DEMOKRATİK TALEPLERİ DİLE GETİRDİĞİMİZ İÇİN İHRAÇ EDİLDİK'.HEM SORUŞTURMA HEM İHRAÇ
KESK'lilerden 'devlet mi besleyecek bunları' sözlerine tepki-3
Haber Fotoları: 1 2 3
--İSTANBUL (Ferhat Harun Pehlivan)- OHAL kararnameleri ile işlerinden atılmalarına karşı direnişe başlayan KESK üyeleri, tüm yıldırma girişimlerine rağmen mücadeleyi sürdürüyor.
--Erdoğan'ın 14 Temmuz'da Ankara Tabip Odası'nın düzenlediği, 15 Temmuz panelinde yaptığı konuşmaya direnişteki kamu emekçileri tepki gösterdi. Erdoğan'ın "diyorlar ki bu kadar kişi işinden oldu, ne olacak onlara? Gitsin özel sektörde çalışsın bize ne, devlet mi besleyecek bunları" ifadeleri 12 Eylül faşizminin kanlı yüzü Kenan Evren'in "asmayalım da besleyelim mi" sözlerin hatırlattı.
--Konuya ilişkin ETHA'ya konuşan KESK üyeleri, Erdoğan'ın sözlerine tepki gösterdi. Eşi ile birlikte ihraç edilen ve 15 yıllık öğretmen olan Hüseyin Demir, mesleğe ilk başladığı yılları anlattı. İlk olarak Sivas'ta çatışmalar nedeniyle kapatılan, lojmanı dahi olmayan bir köy okulunda tek öğretmen olarak göreve başlayan Demir, "15 yıl boyunca bu ülkenin dağında taşında emek verdim en zorlu şartlarda öğretmenlik yaptım" dedi. Erdoğan'ın "biz mi bakacağız" sözlerine sözlerine dikkat çeken Demir, "Burada ki 'bakılma' ifadesini reddediyorum ben her ne kadar karşılığını alamasam da tam olarak emeğimle vardım" dedi.

Demir, "gidip özel sektörde çalışsınlar" sözünün keyfiyet ifadesi olduğunu belirtti. Bir emekçi olarak hükümetle olan sözleşmesinin ulusal ve uluslararası yasalara dayalı olduğunu kaydeden Demir, bu hukuk kurallarına göre çalıştıklarını ama hukuksuz bir şekilde atıldıklarının altını çizdi. Demir, "Biz size bakmak zorunda değiliz" ifadesini hala çalışan kamu emekçilerine hakaret olarak değerlendirdi ve ekledi: "Yani onlar hala bakılan, bizlerde bakılmak zorunda olmayıp atılan kesim oluyoruz. Bakmak kelimesiyle emeğe, emekçiye bakış açılarını da gösteriyor, sermayedarlara daha önceden 'biz grevleri sizler için yasaklıyoruz' ifadesiyle bu ifadeyi birbirinden uzak görmüyorum, orada da emeğe emekçiye bakış açılarını gösteriyorlar. Genel olarak emeğe emekçiye faşizan bir yaklaşımları var."

'DEMOKRATİK TALEPLERİ DİLE GETİRDİĞİMİZ İÇİN İHRAÇ EDİLDİK'

On yıllık edebiyat öğretmeni olan Hüda Yıldırım ise ihraç edilmeden bir yıl önce okullara gelen gizli bir yazıya dikkat çekti. Gönderilen yazıda "örgüt" ile bağlantısı olduğu iddia edilen, şüpheli konumdaki personelin isimlerinin istendiğini söyleyen Yıldırım, arkadaşları tarafından o listede adının geçtiğini öğrendiğini ve uyarıldığını ifade etti. Sendikal hakkını kullandığı ve yasal yollardan mücadele ettiği için hakkında bir soruşturma açılsa bile ceza almadan kapanacağını düşünen Yıldırım, okulun işyeri temsilcisi olduğunu ve aktif bir şekilde Anayasal hakkı olan sendikal çalışma yürüttüğünü söyledi. Yıldırım, "Bugün aynı sebeplerden, sendikal hak ve özgürlük mücadelesi verdiğimiz için demokratik talepleri dile getirdiğimiz için ihraç edildik" dedi.

Yıldırım, ihraç edilmeden önce Diyarbakır'da görev yaptığımı zamana ilişkin birçok yazar ve öğretmenin de içinde olduğu bir operasyon kapsamında eski evinin basıldığını söyledi. Ev baskınını komşularından öğrendiğini ifade eden Yıldırım, "Ev baskınını öğrendikten sonra adliyeye gittim ama OHAL olduğu için bilgi alamadım. 25 Ekim'e kadar göreve devam ettim herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. 25 Ekim'de İlçe Milli Eğitim tarafından çağrıldım, hakkımda yakalama kararı olduğunu, adresimde bulunamadığımı söylediler" diye konuştu. O güne kadar hergün okula gidip-geldiğini, kendisine nasıl ulaşılamadığını sorduğunda ise ifade vermek üzere Diyarbakır'a gönderdiklerini aktardı. Yıldırım, "Diyarbakır'a gittikten sonra savcılık ifademi almadığı için karakola gittim. Karakolda altı gün gözaltından kaldım ve gözaltındayken ihraç edildim" diye konuştu.

Erdoğan'ın sarf ettiği sözlerini değerlendiren Yıldırım, "Hukuksal açıdan yayınladıkları KHK'larda bizlerin hiçbir şekilde hiçbir kurumda çalışamayacağımız, bırakın kendi lisans alanımızı, sigortalı hiçbir işe giremeyeceğimiz söyleniyor. hatta pasaportlarımız iptal ediliyor, sağlık güvencelerimiz iptal ediliyor, indirimli öğretmen kabillerimiz bile kara listeye alınıyor, yani bizim ihracımız sadece işten ihraç edilme işten atma değil, biz bu ülkenin vatandaşlarıyken bu topraklarda yaşarken bir nevi vatandaşlıktan çıkarıldık" ifadesini kullandı. Sosyal ve sivil ölüler haline getirilmeye çalışıldıklarını söyleyen Yıldırım, açlıkla terbiye edilmek istenildiklerinin altını çizdi. Yıldırım, "Biz burada toplumsal meşruiyetin ne kadar önemli olduğunu gördük. Halk bizim yanımızda, halk bizim yaptığımız şeylerin ne kadar haklı olduğunu biliyor" dedi.

HEM SORUŞTURMA HEM İHRAÇ

Saffet Keskin ise 28 Aralık'ta açığa alındığını söyledi. 657'nin 137-138. Maddesi uyarında soruşturma açılması ardından savunmalarının alınması gerektiğini kaydeden Keskin, "Ona göre belirli işlemlerden sonra ceza verilmesi gerekiyordu. İşte uyarı, kınama gibi. Ama 28 Aralık'tan sekiz gün sonra bizim ismimiz 6 Ocak'ta yayınlanan 679 Sayılı KHK içindeydi" dedi.

Soruşturma ve KHK ile ihraç edilmelerinin birbirinden çok bağımsız olduğuna dikkat çeken Keskin, 657'den haklarında bir soruşturma açılırken ayrıca da 6 Ocak KHK'sında isimlerinin yazıldığını vurguladı. "'Memuriyetten bulunmanızda bir sakınca var' diye bir soruşturma açıldı. Somut bir şey yok. Biz savunma beklerken onlar ihraç ettiler" diyen Keskin, bu şekilde KHK'lar iptal edildiğinde dahi soruşturmadan dolayı mesleklerine geri dönemeyeceklerini vurguladı.

Erdoğan'ın konuşmalarına tepki gösteren Keskin, KHK ile ihraç edildikleri için "kara liste"ye alındıklarını söyledi. En yakınları tarafından iş verilmediğini, bir işe başladığında da sigorta yapılmadığını dile getirdi. İhraç edilmeden önce Sosyal Güvenlik Kurumu'nda çalıştığını söyleyen Keskin, mesleğe başlamadan önce Güvenlik Sertifikası olduğunu belirtti. Ancak, özel güvenlik çalışanlarının yer aldığı 681 Sayılı KHK'yı işaret eden Keskin, "örgüt" bağlantısı olanların güvenlik sertifikasının iptal edileceğini ve güvenlik olarak çalışamayacağını. Aynı zamanda da bir iş yerinde yönetici kadrosunda yer alamayacağına yönelik bir karar olduğunu dile getirdi.

İhraç edilmesiyle birlikte güvenlik sertifikasının iptal edildiğini ifade eden Keskin, "Bir sürü öğretmen arkadaşımız var. Dershaneye gittiklerinde ilk soru, 'KHK'yla mı ihraç edildin' oluyor. Öyleyse almıyorlar. SGK'da iş kodu olarak 'KHK ile ihraç edildiği zaman kimse işe alamaz' diye bir şey var. Kimse işe almayı göz önüne alamıyor, bir korku var insanlarda. Ben eski bankacıyım, boşver bankada çalışmayı gidip de bir kredi kartına başvurduğumda reddediyorlar" dedi.

KHK ihraçlarının ucuz iş gücü olarak görüldüğünü söyleyen Keskin, bu yaşananlardan sonra Erdoğan'ın sözlerini "dalga geçmek" olarak yorumladı. Keskin, şöyle dedi: "Özel sektörde bir fişleme var çalışamıyorsun. Kamuda da işten atmış, özel sektöre yönlendiriyor. Ama onun da kapısını kapatmış. Yani aslında, sana bir tekne vermiyor ama 'denizi geç' diyor. Sonra da 'sana engel mi oluyorum' diyor." Etkin Haber Ajansı / 17 Temmuz 2017 Pazartesi, 15:25 ..http://www.etha.com.tr/Haber/2017/07/17/guncel/ohal-khklariyla-islerinde...

Yorumlar

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.