Demokrasi destanı değil faşizm,işte OHAL'in 1 yıllık bilançosu.4. kez uzatılacağı açıklanan OHAL sürecinde 105 bin 759 kişi ihraç edildi. Bu sayı 12 Eylül döneminde 4891 idi.Bu dönemde en büyük zararı üniversiteler ve basın gördü.23 bin 729 akademisyen ya

---'Demokrasi destanı değil faşizm,işte OHAL'in 1 yıllık bilançosu.4. kez uzatılacağı açıklanan OHAL sürecinde 105 bin 759 kişi ihraç edildi. Bu sayı 12 Eylül döneminde 4891 idi.Bu dönemde en büyük zararı üniversiteler ve basın gördü.23 bin 729 akademisyen ya kadro hakkını kaybetti ya ihraç edildi ya da üniversiteler kapatıldığı için işsiz kaldı.Bir yılda 160 basın kuruluşu kapatıldı. 12 Eylül darbesi döneminde dahi 31 olan tutuklu gazeteci sayısı 160'ı geçti.OHAL 4.KEZ UZATILACAK.ÜLKE KHK'LARLA YÖNETİLİYOR,25 KHK YAYIMLANDI.ASIL DARBE SOLA.İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE
---Birinci yılına yaklaşan ve 4. kez uzatılacağı açıklanan OHAL sürecinde 105 bin 759 kişi ihraç edildi. Bu sayı 12 Eylül döneminde 4891 idi. Bu dönemde en büyük zararı üniversiteler ve basın gördü. 23 bin 729 akademisyen ya kadro hakkını kaybetti ya ihraç edildi ya da üniversiteler kapatıldığı için işsiz kaldı. Bir yılda 160 basın kuruluşu kapatıldı. 12 Eylül darbesi döneminde dahi 31 olan tutuklu gazeteci sayısı 160'ı geçti.
Haber Fotoları: 1 2 3 4 5 6
------ Türkiye, 7 Haziran 2015'den bu yana darbe üstüne darbe yaşıyor. 7 Haziran seçim sonuçlarına yapılan Saray darbesinin ardından, Erdoğan'ı devirmek için 15 Temmuz 2016'da askeri darbe girişimi yaşandı. Erdoğan, bu darbe girişimini sivil darbe ile püskürttü. Saray darbesi 21 Temmuz 2016'da ilan edilen OHAL ile boyutlandırılırken, 16 Nisan referandumuyla da OHAL rejimi yasal güvence altına alınmış oldu.
---AKP ve Erdoğan'ı devirmek için gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Erdoğan, darbeyi püskürttü ancak bu kez kendi darbe sürecini kalıcılaştırmak için pek çok adım attı. 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra başlatılan Saray darbesi, 21 Temmuz 2016'da ilan edilen OHAL ile boyutlandırıldı. AKP/Saray'ın "Demokrasi destanı" diye dilinden düşürmediği uygulamaları, aslında diktatörlüğü tescil ediyor.
---OHAL 4. KEZ UZATILACAK
--İlk olarak Bakanlar Kurulu tarafından 3 aylık ilan edilen OHAL, 21 Temmuz 2016'da Meclis'in 117. birleşiminde onaylandı. Bugüne kadar 3 kez uzatılan OHAL'in süresi 19 Temmuz'da sona eriyor. AKP, OHAL'i MHP'nin desteğiyle 4. kez uzatmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta süreceğinin sinyalini vermişti. Son olarak Başbakan Yıldırım dün yaptığı açıklamada, OHAL'in 4. kez uzatılacağını belirtti.

OHAL'in daha ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor. Oysa, AKP, yıllarca Kürt illerinde uygulanan OHAL'i kaldırmakla övünmüştü. Şimdi ise bir yıldır tüm yurtta uygulanıyor. Üstelik Erdoğan, bu sistemi tek adam diktatörlüğünün tesisi için kalıcı hale getirmek istiyor.

ÜLKE KHK'LARLA YÖNETİLİYOR, 25 KHK YAYIMLANDI

21 Temmuz 2016'da tüm ülkede uygulanmaya başlanan OHAL, tüm insan haklarını askıya aldı, demokratik hak ve özgürlükleri ortadan kaldırdı. Ülke Bakanlar Kurulu'nun yayımladığı Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilmeye başlandı. OHAL'in ilanından bu yana sonuncusu dün akşam olmak üzere 26 KHK yayımlandı. Bunlardan sadece 5'i Meclis Genel Kurulu'nda görüşülerek onaylandı.

Hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta OHAL'in "millete karşı ilan edilmediğini" söyledi. Ancak KHK'lar milyonlarca kişi için mağduriyet yarattı.

Adalet Bakanlığı verilerine göre, bir yıl içerisinde ‘Gülen cemaati' ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle 50 bin 510 kişi tutuklandı. Bunlardan 620 kişinin iddianamesi tamamlandı. Bugüne kadar örgüt üyeliği iddiasıyla 168 bin 896 kişiye işlem yapıldı. Tutuklananlar arasında 2 bin 431 yargı personeli, 169 general, 7 bin 250 asker, 8 bin 811 polis, 24 vali, 73 vali yardımcısı, 116 kaymakam bulunuyor. Ayrıca 8 binden fazla kişi hakkında yakalama kararı bulunuyor. 636 kişi de gözaltında.

ASIL DARBE SOLA

Ancak OHAL sadece Gülen cemaatine yönelik işletilmedi. Başta HDP olmak üzere sol, sosyalist, demokrat kesimler bu süreçten nasibini aldı. HDP'ye en büyük darbe 4 Kasım 2016'da gerçekleştirildi. Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile 13 milletvekili gece yarısı evlerine yapılan baskın ile gözaltına alındı. Bugün itibariyle 11 HDP'li vekil hapishanede. HDP'ye yönelik 24 Haziran 2017'den bu yana yapılan siyasi soykırım operasyonlarında MYK ve PM üyeleri ile il ve ilçe eşbaşkan ve yöneticileri dahil 11 binden fazla kişi gözaltına alındı. Bugün itibariyle en az 4 bin 553 HDP'li hapishanede. Ancak HDP, bilgisine ulaşamadığı tutukluluklar da olduğunu, tutuklu üyelerinin sayısının 5 bini aştığını belirtiyor.

Yine emekçi solun bileşenlerinden yüzlerce kişi tutuklanırken, sosyal medya paylaşımlarından dolayı 1656 kişi hapishanede bulunuyor.

SEÇİLMİŞ BELEDİYELERİN YERİNE KAYYUM

674 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Belediye Kanunu'nda değişikliğe gidildi. Bu KHK ile seçim yoluyla görev alan belediyeler kayyum atanması yoluyla merkezi hükümete devredildi.

İHOP'un Şubat 2017'de yayımladığı rapora göre, 23 Şubat 2017 tarihine kadar kayyum atanan belediye sayısı 80'e ulaştı. Kayyum atanan belediyelerin 3'ü AKP, 1 MHP ve 76'sı DBP tarafından yönetiliyordu. Belediyelerin yanı sıra, 27 Ocak 2017 tarihinde Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği'ne de kayyum atandı. Kayyum atanan belediyelerin eşbaşkanları gözaltına alındı ve çoğu tutuklandı.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

OHAL sürecinde devlet terörü yaşamın her alanına yayıldı. Gözaltı merkezleri ve hapishanelerde işkence ve kötü muamele arttı, hemen her sokak gösterisine yönelik polis saldırılarında yüzlerce kişi yaralandı.

İHD'nin 2016 yılı hak ihlalleri raporuna göre, 15 Temmuz sonrası, yani 5 buçuk ayda derneğe 5 bin 605 kişi gözaltında işkence gördüğüne dair başvuru yaptı.

KHK'larla gözaltı süresi 30 güne çıkarılırken, sonradan 15 güne düşürüldü. İnsanlar, 30 gün boyunca mevzuatı ve fiziki koşulları en fazla 4 gün tutulmaya göre düzenlenmiş gözaltı merkezlerinde tutuldu.

KAMUDAN İHRAÇLAR

OHAL sürecinde on binlerce kamu emekçisi bir gecede işlerinden oldu. Saray darbesi, ihraçlarda 12 Eylül askeri faşist darbesini kat kat aştı. Yayımlanan KHK'lardan 11'inde ihraç listeleri de yer aldı. Son olarak dün gece yayınlanan KHK da dahil edildiğinde, -iadeler çıkarıldıktan sonra- 105 bin 759 kamu emekçisi işinden oldu. Bu sayı Anayasa Mahkemesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve HSYK'nın ihraç ettiği hakim ve savcıları da kapsıyor.

En çok ihraç kararı, 34 bin 057 kişe ile Milli Eğitimde yaşandı. Bunu 22 bin 986 kişi ile Emniyet izledi.

İhraçlara gerekçe olarak sadece "örgüt ile ilişki" gösterilirken, ihraç edilenler pek çok haktan yoksun bırakıldı. İhraçlara ilişkin yine KHK'larla ek tedbirler uygulandı. Bunlar arasında, mahkumiyet kararı aranmaksızın askeri rütbe ve memuriyetlerinin alınması, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilememe, sigortalı işte çalışmama, oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından çıkarılma, pasaportların iptali gibi uygulamalar yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal ölüme mahkum edilen kamu emekçileri için dün yaptığı açıklamada, "Devlet mi besleyecek bunları" dedi.

12 Eylül askeri faşist darbe döneminde görevlerine son verilenlerin sayısı 4 bin 891 idi.

ÜNİVERSİTELER BÜYÜK ZARAR GÖRDÜ

OHAL sürecinde üniversiteler AKP/Saray'ın özel hedefinde oldu. 1 Eylül 2016'dan bu yana en az 23 bin 729 akademisyen ya kadro hakkını kaybetti, ya ihraç edildi ya da çalıştığı üniversite kapatıldığı için işsiz kaldı.

20 Temmuz 2016-14 Temmuz 2017 tarihleri arasında yayımlanan KHK'larla 5 bin 597 akademisyen ihraç edildi.

Yüksek Öğrenim Kurulu ve üniversitelerin idari kadrolarından ise 1254 kişi ihraç edildi.

667 sayılı ilk KHK ile 15 vakıf üniversitesi kapatıldı. YÖK'e göre, bu üniversitelerde çalışan 2 bin 808 öğretim görevlisi işsiz kaldı.

KHK'larla ihraç edilen akademisyenlerin içinde, OHAL döneminden önce 2016 yılının başında Barış İçin Akademisyenler Bildirisine imza attıkları için haklarında soruşturma açılan akademisyenler de yer aldı. İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) raporuna göre, 372 barış bildirisi imzacısı akademisyen KHK'lar ya da sözleşmelerinin yenilenmemesi nedeniyle işsiz kaldı. Böylece OHAL'de kapatılan 15 vakıf üniversitesinden işsiz kalan, Barış İçin Akademisyenler imzacası olduğu için işinden atılan ve KHK'larla ihraç edilen akademisyenlerin sayısı 8 bin 427'ye ulaştı.

Başka üniversitede görev almaları mümkün olmayan bu akademisyenlerin görev pasaportlarının yanı sıra normal pasaportları da iptal edildi ve yurtdışına çıkışları engellendi. Pasaport kısıtlaması aynı zamanda eşlerine ve çocuklarına da uygulandı.

Yurtdışında burslu olarak akademik çalışmalarına devam eden 226 öğrencinin bursu ve öğrencilikle ilişkileri iptal edildi. Sadece 26 öğrenci için tedbir kararı kaldırıldı.

674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Yükseköğretim Kanunu'na eklenen bir madde ile devlet üniversitelerinde 33/A kadrosuyla görev yapan (güvenceli kadro) ve Öğretim Üyesi Yetiştirme
Programı (ÖYP) kapsamında atanan tüm ÖYP'li akademisyenler 50/D maddesine geçirildi. Bu değişiklik ile doktorasını tamamlayan araştırma görevlisinin okulda kalıp kalmayacağına ilişkin karar üniversite görevlilerine devredildi.

BASINA CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK DARBESİ

KHK'larla toplam 180 medya kuruluşu kapatıldı. Bu kuruluşların sadece 20'si için kapatma kararı kaldırıldı. Yani son bir yılda 160 basın kuruluşu KHK'larla kapatılırken, bu kuruluşların tüm malvarlıkları AKP tarafından gasp edildi. Kapatılan basın kuruluşları arasında özgür basının önemli temsilcilerinden Özgür Radyo, İMC TV, Hayatın Sesi TV, Özgür Gün TV, Dicle Haber Ajansı da yer aldı.

DİSK Basın-İş'in verilerine göre, sigortalı 2 bin 308 gazeteci, bianet'e göre ise 2 bin 708 gazeteci işsiz kaldı.

bianet'in 2016 Medya Gözlem Raporuna göre; 778 basın kartı iptal edildi. 46 gazetecinin pasaportu iptal edildi. 54 gazetecinin mal varlığına el konuldu.

Basına yönelik saldırıların bir diğer ayağını gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar oluşturdu. 15 Temmuz öncesi 39 olan tutuklu gazeteci sayısı 8 Mayıs 2017 itibariyle 162'yi buldu. Bu sayı 12 Eylül askeri faşist darbe sürecinde dahi 31 idi.

Yine OHAL sürecinde internet sitelerine yönelik erişim engelleri de devam etti.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ ENGELLENDİ

KHK'ların bir diğer hedefi muhalif kesimlerin örgütlenme hakkı oldu.

KHK'larla -sonradan açılanlar dışında- 1415 dernek kapatıldı. Bu derneklerin çoğunlunu hak temelli çalışan dernekler oluşturdu. Bunların arasında İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, Gündem Çocuk Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Mezopotamya Hukukçular Derneği, Van Kadın Derneği, Kürt Enstitüsü, Fabrika Kolektif Üretim Merkezi gibi dernekler yer aldı.

Yine bu dönemde -sonradan açılanlar hariç- 141 vakıf kapatıldı.

İHOP'un raporuna göre, Şubat 2017'ye kadar 1112 özel sağlık, öğretim kurumu, yurt ve pansiyon, vakıf üniversitesi ve sendika kapatıldı. Bu kuruluşlara yönelik kapatma işlemi daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı birimlerince gerçekleştirildi. 21 Temmuz 2016-23 Şubat 2017 OHAL döneminde Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından kapatılan özel kuruluş sayısı 2324'e ulaştı. 29 Nisan 2017'de yayımlanan KHK ile 13 özel sağlık kuruluşu daha kapatıldı. ETHA Etkin Haber Ajansı / 15 Temmuz 2017 Cumartesi, 12:07
http://www.etha.com.tr/Haber/2017/07/15/guncel/demokrasi-destani-degil-f...

Yorumlar

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.