ekoloji

Ekoloji, tüketim toplumu, alternatif yaşam...

Undefined

Ekoloji'ye astigmat "Çevre" Miyopisi !

« Önceki |

16-05-2011
Ekoloji'ye astigmat "Çevre" Miyopisi !
Murray Bookchin 16 Mayıs 2011 Pazartesi Bilim-Teknik Ekoloji'ye astigmat 'Çevre' Miyopisi ! Ekoloji'ye astigmat "Çevre" Miyopisi ! 2003 yılında yazdığım "Çevre mi Ekoloji mi?" Kitabı doktora tezimin, kabul edilemeyen temel hipotezlerinden biri üzerine temellenmişti. Aradan geçen sekiz(8) sene içinde, tüm duyurulara rağmen birleşik yazılan ve tekil olan bu "çevrebilim" hurafesini uyduran kişi bulunamamıştı. Arada bazı tetikçi yazarlar çıkmıştı ama onlar önemsenecek cinsten değildi. Çevreci akademik yazında genelde insanlar kavramları sorgulamadan, kısıtlı ve kısır bir kaynakça çerçevesinde birbirlerine atıfta bulundukları için hurafenin ilk sahibini bulmak zordur. Kimi zamanda hurafe öyle bir yayılır ki sonunda bu işin mucidi, hurafenin doğruluğuna kendisi de inanır. Bu sektörde, İntihal olaylarının sıklıkla yaşanmasının temel nedeni de aslında budur. Araştırmalarım sonucunda bir kişinin ismine ulaştım. Bahsettiğim kişi, Ruşen KELEŞ. Benim kitabımdan sonra, aynı adla yazdığı bir kitabının ismini değiştirmişti. Kitabın önsözünde de, gıyabımda bana bazı göndermeler yapmış. Ruşen Keleş bir kuram- bilimcisi değildir. Ancak iyi bir akademisyense, kuramına ilham veren kuramcısının ismini açıklar. Ben Ruşen Keleş'i iyi bir üniversite öğretim üyesi olarak tanırdım. Oradan da emekli olmuş anlaşılan. Amacım, konuyu "kişiselleştirmek" değil. Ancak, "Kişiselleştirilmiş bilime" de söyleyeceklerimiz elbette var.OLGULARA PARÇAÇI DEĞİL BÜTÜNCÜ YAKLAŞIRIZ. Topluma doğruları anlatmak, "toplumsallaştırmak" biz ekolojistlerin temel sorumluluğudur. Ruşen hocanın ismini kullanmamım nedeni ise, üstüne alınmasını sağlamak. Bazen isim verilmeden yazılan yazıları kimse üzerine alınmıyor. Konu ortada kalıyor. Herkes topu birbirinin üzerine atıyor. Çevrebilim diye bir bilim var mıdır? Kuramcısının ismi nedir? Yılı nedir? Ruşen hocanın bu konuda kitaplarının (önsözlerinde) yazdığı bir iki cümleden daha çok söyleyeceği şeyler olduğunu düşünüyorum. Konunun, anlaşılması ve algılanması açısından; basit bir "çevre bilgisi" ve "Türkçe dil bilgisi" yazım kurallarının" çok ötesinde; Dil bilimi (Dil ve bilim ilişkisi) ve Ekosistem bilimi (Ekoloji) perspektifinden tartışılmasının toplumsal açıdan ve özellikle de "çevreci"! Akademisyenler için, biçimsel açıdan olmasa da iç(erik)sel yararları olacağını düşünmekteyim. Ve... dolayısıyla muhatabın(m)dan cevap bekliyorum.... Tahir ÇALGÜNER

Bozcaada için ikinci bir arabalı vapur

Son yıllarda giderek yoğunlaşan yazlar yaşayan adanın deniz ulaşımı için GESTAŞ A.Ş., arabalı vapur seferlerini artırarak sefer sayısını hafta içi 13’e, hafta sonu 14’e çıkardı.

Yunanistan ve İspanya Dayanışma Eylemi

AFK'da Yemekli Film Gösterimi Vol. 18 - Ölü Toplum

AFK'da bu hafta...

Bankamatikte Çok Oyalanan Yaşlılara Dikkat!

Banka otomatlarının başında oyalanan yaşlı insanlar genelde teknolojiye uzak olan ve işlerini halledemeyen tipler olarak bilinirdi. Bu yüzden de dolandırıcılara hedef olurlardı. Ta ki düne kadar. Dün yaşanan bir olay akıllara acaba biz bu ihtiyar amcaları, teyzeleri yanlış mı tanımışız dedirtti.

AFK'da Yemekli Film Gösterimi Vol. 17

İnsanlardan Sonra Yaşam / Life After People (Belgesel)

EKOLOJİ ÇEVREBİLİM DEMEK DEĞİL..

TDK; Ekoloji kavramına sahip çıktı.
T.D.K, “Ekoloji” kavramına sahip çıktı. Ekoloji, “ekoloji” dir.

TDK, “Ekoloji” ile “Çevre Bilimi”ni ayırdı!

Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçe Sözlük’te ”çevre bilimi” olarak geçen ”ekoloji” kelimesini yeniden tanımladı. Türkçe Sözlük’ün yeni baskılarında ”çevre bilimleri” ve ”ekoloji” sözcükleri ayrı ayrı yer alacak. Çevrebilim kelimesi Türkce sözlükten çıkartıldı.

Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi öğretim elemanı Tahir Çalgüner, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, TDK’dan ”ekoloji” ve ”çevrebilim” sözcüklerinin ne anlama geldiğini sorduğunu ve ”Yunanca kökenli ekoloji sözcüğünün, Türkçe’de çevre bilimi olarak tanımlandığı” yanıtını aldığını belirtti.

Bunun üzerine ”ekoloji” sözcüğünün ”çevre bilimi” anlamına gelmediğine ilişkin çalışma yaparak kitap haline getirdiğini ifade eden Çalgüner, yeniden TDK’ya başvurduğunu anlattı.

TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Güncel Türkçe Sözlük’ü internette kullanıma açtıktan sonra sözlük kullanıcılarının, kelimelerinin anlamları konusunda pek çok öneri ve görüşlerini kendilerine iletiklerini belirterek, ”Adeta imece usulü Türkçe sözlüğü geliştiriyoruz” dedi.

”Ekoloji” kelimesiyle ilgili olarak da çok sayıda başvuru aldıklarını anlatan Akalın, bunların, ”ekoloji kelimesine karşılık gösterilen çevre biliminin bu kelimeyi tam olarak olarak karşılamadığı, çevre biliminin daha alt bir dal” olduğunu kaydetti. Akalın, bu görüşleri Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu’nda değerlendirerek üniversitelerden görüş alınmasına karar verdiklerini söyledi.

Üniversitelerden gelen görüşler doğrultusunda ”ekoloji” kelimesinin tanımını değiştirdiklerini belirten Akalın, internetteki sözlükte değişiklik yaptıklarını, Türkçe Sözlük’ün yeni baskılarında da ekolojinin yeni tanımına yer vereceklerini bildirdi.

TDK’nın kararına göre, ekoloji kelimesi, ”canlıların hem kendi aralarındaki, hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı” olarak tanımlanırken, sözlüğe, ”ekolojist, ekolog, ekolojizm” gibi terimler de ilave edildi ve bunların tanımları yapıldı.

TDK, ”Çevre bilimleri”ni ise çeşitli bilim dallarını içerisinde toplayan, insan-doğa ilişkilerini ve çevre sorunlarını inceleyen, uygulamalı ve disiplinler arası bilimler olarak tanımladı.”Çevrebilim” Türkçe sözlükten çıkartıldı.

Ekolojide “nekadar” insan merkezlilik sorusu hakkında
Çevre mi? Ekoloji mi?
Ekoloji mi? Çevre mi?
Anayasamızda neden “Ekoloji” kelimesine rastlamıyoruz?
Sehven Çevre-bilim-ciliği ve “Lütfen Ekolojisi”
Ekoloji
Çevre Nedir?
Yorum yapın | Geri İzleme Ağu 16th, 2009| Kategori: Çevre Bilim
Etiketler:çevre bilimi, ekoloji
« Edirne’de Kanola Ziraati Stokholm Su Haftası »
emre Cevapla | Alıntı Ağu 17th, 2009 20:55 | #1 TDK’ YI BU KARARINDAN DOLAYI KUTLARIM.”EKOLOJİ” NİN “ÇEVRE” OLARAK ADLANDIRILMASI BAŞINDAN BERİ ASLINDA YANLIŞTI.

Eğrisi doğrusunu bulmuş.

Ekoloji,çevrebilimi demek değil...

'Ekoloji 'sözcüğü yeniden tanımlandı 26.01.2005
Hürriyet Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçe Sözlük'te 'çevre bilimi' olarak
geçen 'ekoloji' kelimesini yeniden tanımladı.
Türkçe Sözlük'ün yeni baskılarında "çevre bilimleri" ve "ekoloji"
sözcükleri ayrı ayrı yer alacak.
Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi öğretim elemanı Tahir
Çalgüner, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, TDK'dan "ekoloji" ve
"çevrebilim" sözcüklerinin ne anlama geldiğini sorduğunu ve "Yunanca
kökenli ekoloji sözcüğünün, Türkçe'de çevre bilimi olarak
tanımlandığı" yanıtını aldığını belirtti. Bunun üzerine "ekoloji"
sözcüğünün "çevre bilimi" anlamına gelmediğine ilişkin çalışma yaparak
kitap haline getirdiğini ifade eden Çalgüner, yeniden TDK'ya
başvurduğunu anlattı.
"PEK ÇOK BAŞVURU GELDİ"
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Güncel Türkçe Sözlük'ü
internette kullanıma açtıktan sonra sözlük kullanıcılarının,
kelimelerinin anlamları konusunda pek çok öneri ve görüşlerini
kendilerine iletiklerini belirterek, "Adeta imece usulü Türkçe sözlüğü
geliştiriyoruz" dedi.
"Ekoloji" kelimesiyle ilgili olarak da çok sayıda başvuru aldıklarını
anlatan Akalın, bunların, "ekoloji kelimesine karşılık gösterilen
çevre biliminin bu kelimeyi tam olarak olarak karşılamadığı, çevre
biliminin daha alt bir dal" olduğunu kaydetti. Akalın, bu görüşleri
Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu'nda değerlendirerek
üniversitelerden görüş alınmasına karar verdiklerini söyledi.
Üniversitelerden gelen görüşler doğrultusunda "ekoloji" kelimesinin
tanımını değiştirdiklerini belirten Akalın, internetteki sözlükte
değişiklik yaptıklarını, Türkçe Sözlük'ün yeni baskılarında da
ekolojinin yeni tanımına yer vereceklerini bildirdi.
TDK'nın kararına göre, ekoloji kelimesi, "canlıların hem kendi
aralarındaki, hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya
birlikte inceleyen bilim dalı" olarak tanımlanırken, sözlüğe,
"ekolojist, ekolog, ekolojizm" gibi terimler de ilave edildi ve
bunların tanımları yapıldı.
TDK, "Çevre bilimleri"ni ise çeşitli bilim dallarını içerisinde
toplayan, insan-doğa ilişkilerini ve çevre sorunlarını inceleyen,
uygulamalı ve disiplinler arası bilimler olarak tanımladı.
(aa

Haftalık anarşist yayın Kıyamet No:21 Çıktı!

Haftalık anarşist yayın Kıyamet'in bu haftaki sayısı yayınlandı.

"Çevreci" Fotoğrafcılıktan!! ... Ekolojist Hologram dünyasına…

"Çevreci" Fotoğrafcılıktan!! ... Ekolojist Hologram dünyasına…

"Çevreci" Fotoğrafcılıktan!! ... Ekolojist Hologram dünyasına…

İki boyutta , anı resimleyen, durağan fotoğraf tekniği; bizlere veri zaman ve mekandaki çevresel bilgileri aktarıyor. Hologramik teknikte ise durum farklı;

Hologramın, fotoğraftan en büyük farkı, hologram plakasına cisimlerin görüntüsü değil, o görüntünün elde edilmesi için gerekli bilgilerin kayıt edilmiş olmasıdır. Hologram, fotoğrafı aşan üç boyutlu bir kayıt etme tekniğidir. Fotoğrafın yarısını koparıp atarsak geriye kalan diğer yarısıdır. Hologramik görüntüde ise, eksilme olmaz.

Temel tez: Her parça bütüne ilişkin tüm bilgileri içinde saklar. Tersi de aynısıdır. Bu hipotez aslında, pozitivist bilimin ana argümanı olan indirgemeli analitik yaklaşımın yetersizliğini de göstermektedir. Dolayısıyla pozitivist bilim, aslında “çevreci”dir.Ekolojist değildir.

Egemen pozitivist öğretiye göre; “Bütün parçaların toplamıdır” diye buyrulmuştur.! Hologramda ise,tam zıddı olarak, parça bütündür, bütün parçanın kendisindedir.(kendisidir) “Her şey bir ve aynıdır.”

Banyo edilmiş holografik filmlerdeki şekiller, resmi çekilmiş bulunan görüntüye hiç benzemezler. Mesela resmi çekilen üç boyutlu bir cisimse, hologramdaki şekil iç içe çizilmiş bir sürü daireden ibaret çok karmaşık bir hal olur. Resmi çekilen iki boyutlu bir düzlem ise; hologramda aydınlık ve karanlık şerit şekilleri gözükecektir. Hologramlar genel olarak saydam levhalardır. Bu levhanın bir tarafından resim çekilirken kullanılmış bulunan monokromatik lazer ışığı tutulur ve diğer taraftan bakılırsa cismin hayali görüntüsü üç boyutlu hale gelir. Hologram plakasından bir parça bile kopsa, görüntüde eksilme olmaz. Her parçadan aynı görüntü elde edilir.

Dolayısıyla, Ekolojiyi algılama ve ekosistemler içindeki karşılıklı etkileşiminin üç boyutlu görüntüsünü elde etme de Hologram teorisi ile Ekoloji arasında bir ilişki vardır.

İki boyutlu çevre(bilim)bilik yapanların, üçüncü boyutta ekolojik yıkımlara neden olmasının nedeni aslında; epistemolojik ve ontolojik “bütüncü” olmayan bu gerekçeden kaynaklıdır. Ekolojide “farkındalık sürekliliği” (sürdürülebilirlik değil!) döngüseldir ve devingendir.

Tüm mesele, bilimin bu dalga frekansına girebilecek yöntemi yakalaması ve aynen holografik levhaya gönderilen bir lazer ışını gibi üç boyutlu görüntü elde etmesidir. Bilinç katmanını kullanarak ana planın okunması ve kendisini sibernetik uyumlaştırmasıdır. Bu tür bir “ekolojik bilgi”; her an ve her yerdedir. Kozmik hafızaya kayıtlıdır.

Yakın gelecekte örneğin bir gölden alınan bir bardak suyun hologramik analizi ile; bağlı bulunduğu ekosistem bütününde, depremsellik, bitki örtüsü, fauna değişimi, kirlilik miktarı ve hatta Çevre Bakanının eğitim düzeyine kadar her türlü ayrıntılı bilgi elde edilebilecektir.

İnsanın aklına şu soru geliyor? İndirgemeci pozitivist bilimin şip-şakladığı çevreci fotoğraflar artık sararmaya başladı ise, bizlere bütünü(parçayı) olduğu gibi gösterecek “Ekolojist bilim paradigması”, insanoğlu için bir (Ekolojizm) devrim değil de nedir?

İşte, Ekoloji kuramı ve Hologram teorisi….. Geleceğin iki anahtar kavramı..!!

“Çevre(bilim)cilikten” azade!!…pozitivist bilimden ziyade,

Ekolojist kuantum teknolojilerine doğru,

Bütüncülüğü yakalarken,

Evreni daha iyi algılarken, anlarken… Ve anlatırken.

Tahir Çalgüner

Gazi Ün. Ögrt.El

"Çevreci" Fotoğrafcılıktan!! ... Ekolojist Hologram dünyasına…

İki boyutta , anı resimleyen, durağan fotoğraf tekniği; bizlere veri zaman ve mekandaki çevresel bilgileri aktarıyor. Hologramik teknikte ise durum farklı;

Hologramın, fotoğraftan en büyük farkı, hologram plakasına cisimlerin görüntüsü değil, o görüntünün elde edilmesi için gerekli bilgilerin kayıt edilmiş olmasıdır. Hologram, fotoğrafı aşan üç boyutlu bir kayıt etme tekniğidir. Fotoğrafın yarısını koparıp atarsak geriye kalan diğer yarısıdır. Hologramik görüntüde ise, eksilme olmaz.

Temel tez: Her parça bütüne ilişkin tüm bilgileri içinde saklar. Tersi de aynısıdır. Bu hipotez aslında, pozitivist bilimin ana argümanı olan indirgemeli analitik yaklaşımın yetersizliğini de göstermektedir. Dolayısıyla pozitivist bilim, aslında “çevreci”dir.Ekolojist değildir.

Egemen pozitivist öğretiye göre; “Bütün parçaların toplamıdır” diye buyrulmuştur.! Hologramda ise,tam zıddı olarak, parça bütündür, bütün parçanın kendisindedir.(kendisidir) “Her şey bir ve aynıdır.”

Banyo edilmiş holografik filmlerdeki şekiller, resmi çekilmiş bulunan görüntüye hiç benzemezler. Mesela resmi çekilen üç boyutlu bir cisimse, hologramdaki şekil iç içe çizilmiş bir sürü daireden ibaret çok karmaşık bir hal olur. Resmi çekilen iki boyutlu bir düzlem ise; hologramda aydınlık ve karanlık şerit şekilleri gözükecektir. Hologramlar genel olarak saydam levhalardır. Bu levhanın bir tarafından resim çekilirken kullanılmış bulunan monokromatik lazer ışığı tutulur ve diğer taraftan bakılırsa cismin hayali görüntüsü üç boyutlu hale gelir. Hologram plakasından bir parça bile kopsa, görüntüde eksilme olmaz. Her parçadan aynı görüntü elde edilir.

Dolayısıyla, Ekolojiyi algılama ve ekosistemler içindeki karşılıklı etkileşiminin üç boyutlu görüntüsünü elde etme de Hologram teorisi ile Ekoloji arasında bir ilişki vardır.

İki boyutlu çevre(bilim)bilik yapanların, üçüncü boyutta ekolojik yıkımlara neden olmasının nedeni aslında; epistemolojik ve ontolojik “bütüncü” olmayan bu gerekçeden kaynaklıdır. Ekolojide “farkındalık sürekliliği” (sürdürülebilirlik değil!) döngüseldir ve devingendir.

Tüm mesele, bilimin bu dalga frekansına girebilecek yöntemi yakalaması ve aynen holografik levhaya gönderilen bir lazer ışını gibi üç boyutlu görüntü elde etmesidir. Bilinç katmanını kullanarak ana planın okunması ve kendisini sibernetik uyumlaştırmasıdır. Bu tür bir “ekolojik bilgi”; her an ve her yerdedir. Kozmik hafızaya kayıtlıdır.

Yakın gelecekte örneğin bir gölden alınan bir bardak suyun hologramik analizi ile; bağlı bulunduğu ekosistem bütününde, depremsellik, bitki örtüsü, fauna değişimi, kirlilik miktarı ve hatta Çevre Bakanının eğitim düzeyine kadar her türlü ayrıntılı bilgi elde edilebilecektir.

İnsanın aklına şu soru geliyor? İndirgemeci pozitivist bilimin şip-şakladığı çevreci fotoğraflar artık sararmaya başladı ise, bizlere bütünü(parçayı) olduğu gibi gösterecek “Ekolojist bilim paradigması”, insanoğlu için bir (Ekolojizm) devrim değil de nedir?

İşte, Ekoloji kuramı ve Hologram teorisi….. Geleceğin iki anahtar kavramı..!!

“Çevre(bilim)cilikten” azade!!…pozitivist bilimden ziyade,

Ekolojist kuantum teknolojilerine doğru,

Bütüncülüğü yakalarken,

Evreni daha iyi algılarken, anlarken… Ve anlatırken.

Tahir Çalgüner

Gazi Ün. Ögrt.El

Sayfalar