Hrant Dink davası: "Biz bitti demeden bu dava bitmez"

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Hrant Dink davası öncesi, Hrant'ın arkadaşları adliye önünde açıklama yaptı, gerçek katillerin ortaya çıkarılması için davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.

Hrant Dink davasında kararın, Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden başlayan yargılamaya Çağlayan'daki İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.

Hrant Dink'in arkadaşları adliye önünde gerçeğin ve adaletin sağlanması için basın açıklaması yaptı.

Adliye önündeki eylemde "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Müsamereyi bırakın, asıl sorumluları yargılayın" ve Hukuk Kolektifi imzalı "Adaletin bugün de içi geçecek mi?" yazılı pankartlar açıldı.

Eylemde ayrıca "Katilleri koruyan cinayete ortaktır", "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz", "Faşistler vuruyor AKP koruyor" yazılı dövizlerin taşındı "Kürt, Türk, Ermeni, yaşasın halkların kardeşliği", "Öldür diyenler yargılansın", "Katilleri koruyan cinayete ortaktır", "Faşizme inat kardeşimsin Hrant" sloganları attı.

Eylemde bir konuşma yapan gazeteci Bülent Aydın, gerçeğin ve adaletin takipçileri olduklarını ifade ederken, "Müsamereyi bırakın asıl sorumluları yargılayın demek için buradayız" dedi.

Ardından oyuncu Sermiyan Midyat basın açıklamasını okudu. Midyat, Hrant Dink’in ırkçı, planlı ve resmi görevlilerin de içinde olduğu bir cinayete kurban gitmesinden sonra gördüklerinin, bu cinayetten devletin farklı kanatlarının bilgisi olduğunu, üst ya da alt düzey kimi devlet görevlilerinin katilleri yüreklendirdiğini ya da en hafif tabirle onlara yol verdiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Hrant Dink'in avukatı Fethiye Çetin'in "Utanç Duyuyorum" adlı kitabına değinen Midyat, "Fethiye Çetin, hem cinayet öncesi hem cinayet sonrası yaşadıkları, gördükleri için bu ismi uygun görmüştü. Haklıdır. Biz de utanç duyuyoruz. Hrant ölmeden önce ve öldürüldükten sonra bilhassa bu mahkeme salonlarında, adliye koridorlarında yaşananlardan utanç duyuyoruz" diye konuştu.

Çetin'in kitabında, Dink cinayetinin devletle ilişki içindeki çeteler arasında ihaleye çıkarıldığını bir kez daha gördüklerini ve yeni ipuçları ile karşılaştıklarını ifade eden Midyat, "O yüzden diyoruz ki, evet, katilleri de, zanlılar da iyi bilirsiniz. Ama biz de, yani sadece Hrant davasında değil, devletin üzerini örttüğü, katilleri, suçluları koruduğu tüm davalarda adaleti arayanlar, diyoruz ki, biz de adaletin peşini bırakmamayı iyi biliriz. Biz de adalet talebinde inat etmeyi iyi biliriz" dedi.

Midyat açıklamasını "Biz bitti demeden bu dava bitmez" diyerek bitirdi.

Açıklamanın ardından Hrant'ın arkadaşları duruşmayı izlemek üzere adliyeye girdi.

Hrant Dink Davası’nın ikinci duruşmasında kendisine sahip çıkılmadığını söyleyen Erhan Tuncel, cinayetten “Ramazan Akyürek ve çetesini” sorumlu tuttu. Tuncel’in Cemaat’i suçlarken AKP’yi aklamaya çalışması dikkat çekti.

Hrant Dink cinayetine ilişkin yeniden görülen davanın ikinci duruşması Çağlayan Adliyesi’nde, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Ersin Yolcu ile tutuksuz sanıklar Osman Hayal, Zeynel Abidin Yavuz ve Tuncay Uzundal katıldı. Duruşmaya Erhan Tuncel’in ifadeleri damga vurdu.

“Cinayet Akyürek ve çetesinin işi”

Duruşmada savunması alınan Erhan Tuncel, Dink cinayetini işleyen örgüt tarafından yönlendirildiği şüphesi taşıdığını söyledi. Bu organizasyonun adını bilmediğini öne süren Tuncel, “Bu yapı kendilerini yargılatmamak için mahkemenizi figüran olarak kullanmaktadır” dedi.

“Dink cinayeti Ramazan Akyürek’in çetesi ve Trabzon Jandarması’nın yaptığı bir operasyondur” diyen Tuncel, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın Dink’in katili Ogün Samast’ı konuşturduğunu fakat dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek’in kayıtları sildiğini söyledi.

Tuncel, “Ramazan Akyürek soruşturmanın genişletilmesini engelledi. Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler ise delillerin karartıldığı sırada milletvekiliydi. Bir milletvekili bu organizasyonu karartamaz” diyerek AKP döneminde peşi sıra ödüllendirilen isimlerin cinayetle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.

Cemaati işaret etti, başbakanı aklamaya çalıştı

Ramazan Akyürek’in tek başına bu organizasyonu kurup yönetecek yeteneği olduğunu öne süren Tuncel, Ali Fuat Yılmazer’in de kayıtları silerek kendisine ulaşılmasını engellediğini sözlerine ekledi. Bu iki kişinin cemaatin üzerinde olduklarını dile getiren Tuncel, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın davanın aydınlanması için gayret sarf ettiğini iddia etti ve Emniyet’teki Cemaat örgütlenmesini işaret etti:

“Oslo görüşmelerini açığa çıkaran, Şike, RedHack, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda da bu iki şahsın imzası vardır. KCK operasyonlarını yaparak on binlerce kişiyi tutuklamışlardır.”

İtiraflara “kaypaklık” gerekçesi

Polisin toplumun güvenliğini sağlaması gereken bir yapı olması gerekirken cinayet şebekesi gibi çalıştığını söyleyen Tuncel, bu beyanlarını yaptıkları iyiliklere karşın cinayette sorumlu olanların kendisine “kaypaklık” etmesi üzerine söylediğinin altını çizdi. Tuncel, cinayeti engellemeye çalıştığını ve Yasin’e yapmaması gerektiğini söylediğini de ileri sürdü.

“Emniyet suça iştirak etti”

Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, Trabzon Emniyeti’nin 2004′ten bu yana suça doğrudan iştirak ettiğini, bu durumun yargı boyutunun da bulunduğunu, mahkemenin dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ali Öz’ün davasının birleştirilmesi talebini reddettiğini söyledi. Çetin, davada asıl zarar görenin yargı sistemi ve toplumun adalet olan güveni olduğunu da ifade etti.

Dink’in öldürüleceği haberi cinayetten önce yayımlanmış!

Hrant Dink’in öldürülmesinden birkaç saat önce acikistihbarat.com adresinde cinayetle ilgili bir haber yer aldığını, Dink’in öldürülmesinden sonra bu haberin yayından kaldırıldığını belirten Çetin, haberle ilgili olarak soruşturma başlatılmasını istedi.

Çetin, MİT’ten Dink cinayeti ile ilgili tüm belgelerin ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndan davada adı geçen tüm kişilere dair ellerindeki tüm bilgilerin istenmesini de taleplerine ekledi.

Dink ailesinin avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu ise Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı’nın cinayetin nasıl işleneceğini bildiğini ve cinayette sorumluluğu olduğunu söyledi.

Mahkeme, tutuklu sanıkların tümünün tutukluluğunun devamına, sanık Ahmet İskender hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi ve davayı 7 Ocak’a erteledi.

Anahtar kelimeler: 
Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.