İzmir’de 15 anarşistten vicdani ret: “Bayrak ve vatan aşkına yapılan katliamları tanımıyoruz”

İzmir’de 15 anarşist genç Türkiye’de yaşanan savaş ve doğa katliamlarına karşı vicdani redlerini açıkladı. “Benden 12 yaşında bir çocuğu 13 kurşunla öldüren bir vahşetin yanında, Roboskili annelerin gözyaşlarını görmezden gelmemi beklemeyin” diyerek aldığı kararın gerekçesini ortaya koyan 15 gençten biri olan Ceren Karlıdağ, “Eğer sizin vidan dediğiniz tüm bunları yok sayıp bayrak ve vatan aşkına katliamları yapmaksa ben böyle bir vicdan tanımıyorum” dedi.

İzmir’de 15 Anarşist genç Türkiye’de yaşanan savaşa ve doğa katliamlara karşı vicdani redlerini duyurdu. Eski Sümerbank önünde bir araya gelerek “Ne tanrı ne devlet itaat etme isyan et”, “Reddet, diren, hayır de, askere gitme, kardeşkanı dökme” sloganları atan grup adına konuşan Murat Kırmızıoğlu, tüm iktidarların varlıkları ve yurttaşları ezerek devam ettirdiğini söyleyerek , “Erkek olarak doğmuş olmam; eril, erkek devletin yaratımına bir malzemeyse şayet ‘erkek’ olmayı reddediyorum” dedi. Tüm iktidar yöntemlerini yok edinceye kadar karşısında duracaklarını dile getiren Kırmızıoğlu, “Devletimizin, parlamentolarınızı, demokrasinizi ve ordularınızı tanımıyoruz. Bizi yargılayacak hukuk sistemini ciddiye almıyoruz. Cezaevinden ve akıl hastanelerinden korkmuyoruz, okullarınızdan korkmadığımız gibi” dedi.

Kırmızıoğlu’nun ardından konuşan Ceren Karlıdağ ise, “Erkek kardeşimi, sevgilimi, çocuklarımı askere göndermemi ve daha sonra onların yasını tutmamı istiyorlar. Gencecik çocukların cesetlerine bakıp her zaman beni ötekileştirmiş vatanın sağ olmasını söylememi istiyorlar” dedi. Yıllarca gençlerin vatan, namus, millet kavramlarıyla beyinlerinin köreltildiğini kaydeden Karlıdağ, “Halbuki Ceylan Önkol’un ve Behzat Özen’in kocaman Kürdistanlı gözleri üzerimizde, hala Uğur Kaymaz’ın kanı var Kızıltepe sokaklarında” dedi. “Benden 12 yaşında bir çocuğu 13 kurşunla öldüren bir vahşetin yanında, Roboskili annelerin gözyaşlarını görmezden gelmemi beklemeyin” diyen Karlıdağ, “Eğer sizin vidan dediğiniz tüm bunları yok sayıp bayrak ve vatan aşkına katliamları yapmaksa ben böyle bir vicdan tanımıyorum” diye konuştu. Devlet eliyle yapılan katliamların son bulmadığı ve gencecik çocukların sebebini bile bilmediği savaşa yolladığı sürece “vicdanı olamayan biri olarak dalaşacağım” diyen Karlıdağ, “Vicdanı reddimi buradan açıklıyorum. Uğurlar, Ceylanlar, Behzatlar artık devlet eliyle öldürülmesin, anlar ağlamasın” dedi.

Grubun içinde yer alan 15 kişi vicdani reddini açıkladı.

İZMİR (DİHA)

Vicdani ret açıklamalarından bazıları:

“Tüm iktidarlar, varlıklarını bizim varlığımızla devam ettirir. Doğduğumuzda bize sundukları hayat, aslında kendi varoluşlarının perçin malzemesidir. erkek olarak doğmuş olmam ;eril, erkek devletin yaratımına bir malzemeyse şayet ‘erkek’ olmayı reddediyorum. Yarattığınız korku imparatorluğunu korumak ve yaşatmak için bedenimi ve biricikliğimi nizamiye ve kışlalarınızda yoketmenize izin vermeyeceğim.yüreğimde taşıdığım o güzel dünya, tüm savaş malzemelerinizi ve erklerinizi yokedecek!

Ve ben tüm benliğimle diyorumki ;

Varolan tüm iktidar yöntemlerinizi yokedinceye kadar, karşınızda dimdik durmaya devam edeceğim.

Devletinizi,parlementolarınızı,demokrasinizi ve ordularınızı tanımıyorum. Beni yargılayacağınız hukuklar sistemini ciddiye almıyorum.Cezaevlerinizden ve akıl hastanelerinizden korkmuyorum, okullarınızdan korkmadığım gibi…

Ve yüreğimdeki o dünya kadar bağırıyorum; özgür bedenimi ve ruhumu bir savaş makinesine çevirmenize izin vermeyeceğim. Bana zorunlu kıldığınız ‘her türlü’ görevi reddediyorum!

Tüm iktidarlarınızdan ,kışlalarınızdan, okullarınızdan,cezaevlerinizden,borsalarınızdan,labratuarlarınızdan,akıl hastanelerinizden yakılacak ateşle, dünyayı ısıtacak o güne ve o günü yaratacağımız yüreklere selam ediyorum.”

İSYAN, YIKIM, ANARŞİ!

Murat Kırmızıoğlu

Sesim tek, ruhum tek,algım tek, ve özgürlük düşüm tek… toplum algınız ve bütünlüklü programlarınızın bir parçası değilim.kendimi tanımlama ihtiyacı duymadığım ‘ben’liğime asker sıfatı koydurmayacağım.

biricikliğimle iktidarlara sesleniyorum;

hiçbir kurgunuzun ve kurumunuzun bir öznesi değilim. tekim,tekillim ve tanımsızım. beni biz yapmanıza izin vermiyorum. bu yüzden askerliğinizi reddediyorum

UTKU TUTAR

Ritmik hareketlerinizi sevmiyor, marşlarınızı dinlemiyorum.Kan kokan kışlalarınıza girmiyor, sistemin çarkı olmuyorum.

Sizler oynarken dünyayı kirletenler ! Temizleme görevini bize veriyorsunuz. istemiyorum ! Çevreyi mahvedip yeşil ekonomi talebi olan açgözlüler gibisiniz. Doğa yok oluyor üretmeyelim, insanlar ölüyor savaşmayalım demiyorsunuz.

Her alana otorite ve tahakküme karşı verdiğimiz savaşta sistemin namlusunu kimseye doğrultmayacağız.

Ve zaten elektrik,su,kredi kartı gibi bi dünya borcumuz var varsın bunlara birde sözde vatan borcu eklensin.

Zorunlu askerliği reddediyorum ! inancımız tam vicdanımız hür!

Yaşasın Anarşi Yaşasın Kaos !

Çağlayan Uluderen

Devletin dayattığı militarist ve erkek egemen düzenin en önemli parçalarından biri olan askerlik ‘erkeklik’ durumunu tekrar tekrar vurgulamakta ve yaşatmaktadır. Ben bir kadın olarak verdiğim cinsiyet mücadelemde hem erkek hem kadın toplumsal cinsiyet rollerini reddediyor ve dayattığınız düzeninizi yıkmak için mücadele veriyorum.

Devletlerinizi, ordularınızı,mahkemelerinizi tanımıyorum ! Hiçbir erkeği zorla düzeninize dahil etmenize sessiz kalmayacağımı buradan tüm kamu oyuna deklare ediyorum.

PINAR DEMİR

Ez ji we nasnakim. Ez artèşa we jî nasnakim. Ez ne leşkeré we me

Tanrı ile şeytanın savaşında taraf seçtik, bugün yeni tanrılar ve şeytanlar var. Devlet gibi ordu gibi. Hiçbir otoriteyi tanımıyorum. Askeriniz olmayacağım. Askerliği red ediyorum.

SAKIP YAŞAR

İçine doğduğum bu dünyada sınırlarını benim çizmediğim bir ülkede yaşıyorum. Bu kara parçasını ülke yaparak anlamlar yükleyen ve kontrolü elinde tutmak isteyen bir devlet tarafından yönetilmeye çalışılıyorum. Bu devlet dünyanın her yerinde aynı otoriter saldırganlık ve yok edicilikle varlığını sürdürüyor. Doğmadan önce ve tüm yaşamım boyunca benim yerime kararlar veren, bana kimlik oluşturan, yaşayıp yaşamamam gerektiğini planlayan devlet, benim varlığım ile var olup benim, yani tüm insanların varlığına muhtaç durumdadır. Devlet, bu aciziyetini daha fazla güç daha fazla iktidar düşüncesiyle kamufile ederek bizlere olan nefretini hiç kaybetmeden, onsuz olamayacağımız düşüncesini eğitim ve askerlik gibi alanlarda bizlere ezberletip, bunu sorgulayan her beyni yok etmek istemektedir. Bugün bu ülkede yaşıyor oluşum sınılrarı ve parçacıklı hayatı seçtiğim anlamına gelmez. Hayatlarımızı çalan devletin beni kimliğe sokan ve canı istediğinde bedenimi parçalara bölebilen, cinsiyetimi hayatın her anında hatırlatan erkek ve eril otoritesine girmeyeceğimi, onun askeri olmayacağımı, yaşamımın hiçbir anında devlet ve iktidarla uzlaşmayacağımı duyuruyor ve bu yok edici otoritenin herhangi bir alanında var olmayı REDDEDİYORUM.

ASLIHAN TAN

Okuduğum bir roman da başka gezegende gelen bir canlı:siz insanları anlamıyorum amerika ve ırak savaş yapıyor diyorsunuz,ancak orada savaşanın amerika ve ırak değil insanların birbirini öldürmüş olduğunu görmüyorsunuz der.GERCEKTE VAR OLMAYAN sınırlarla sahte vatanlar yaratıp vatan borcu çıkarıtorsunuz.Oysaki düne kadar çıkan bedelli askerlik ile bankadan 30 bin tl kredi alan herkes vatana borcunu ödeyip bankalara borçlanmıştır ve vatan borcu olmuştur banka borcu.vatan ise banka.ASKERLİK SERMAYENİN KÖLELİĞİDİR.cinayetin meşruyet bulmuş halidir.ben sermayenin köleliğini ve militarizmi reddediyorum…

AHMET DOĞAN

Bizler öldürmeyeceğiz ve ölmeyeceğiz sözünü şiar edinmiş anarşistler olarak devletin yarattığı militarizmi reddediyor ve bu bağlamda vicdani reddimizi açıklıyoruz. Devletin yaptığı hiç bir katliamı onaylamamakla birlikte haykırıyoruz: “Askere gitmek suça ortak olmaktır.” İnsan, kadın ve anarşist olmanın sorumluluğu ile bugün burada bir kez daha militarizme karşı vicdanımızı ortaya koyuyoruz. Hiçbir devletin ölüm makinesi olmayacağız.

Son sözümüz ise: “KATİL DEVLET YIKACAĞIZ ELBET” !

ÖZGE ŞİMŞEKDİR

Anahtar kelimeler: 
Yer: 
Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.