DİSK’te yaşanan HDP'ye karşı BHH tartışması mı?

DİSK'te karşılıklı açıklamalarla tırmanan tartışmaların ekseni giderek BHH ile HDP arasındaki tartışma hüviyetine bürünüyor.
DİSK’te yaşanan HDP'ye karşı BHH tartışması mı?

H. BURAK ÖZ/ ÇAĞDAŞSES HABER MERKEZİ

HDP'nin destek verdiği CHP'li Kani Beko’nun genel başkanlığa, Halkevci Arzu Çerkezoğlu’nun Genel Sekreterliğe seçildiği DİSK 15'inci Genel Kurulu'nda gün yüzüne çıkan tartışmalar karşılıklı açıklamalarla sertleşerek devam ediyor. Açıklamalarda anlaşmazlığın sendikal anlayıştan ziyade siyasal yaklaşım farlılığından kaynaklandığı ise gittikçe daha da göze çarpıyor.

DİSK'te yaşanan tartışmanın iki ana damarı bulunuyor.

Tartışmaların eksenin bir tarafta Birleşik Metal-İş, Sosyal-İş ve Nakliyat-İş var. Bu sendikaların uzun yıllardır başkanlığında bulunan isimlere bakıldığında DİSK Genel Kurulu’nun son günü başkanlık adaylığından çekilen Adnan Serdaroğlu'nun ve Sosyal-İş Başkanı Metin Ebetürk’ün Birleşik Haziran Hareketi’nin kuruluşunda imzacı olduğu görülüyor. İki sendika başkanın yanında yer alan Nakliyat-İş Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’nun ise Hikmet Kıvılcımlı’nın milliyetçi tezlerini savunan Halkın Kurtuluşu Partisi’nin önde gelenlerinden olduğu gizlenmiyor.

Üçlüden oluşan bu cephede yer alanlar diğer tarafı sınıf sendikacılığı yapmamakla, sınıftan uzak olmakla, etnik unsurlarla bir bölgeyle sınırlı siyaset yapmakla suçluyor.

Adnan Serdaroğlu, Sol Haber portalına verdiği röportajda şöyle diyor: “DİSK’i bölmek, belirli bir kısmını belirli bir kısmına karşı düşmanlaştırmak, bunun üzerinden de kendi istikballerini, ihtiraslarını hayata geçirmek için bir tarz izleniyor birkaç yıldır. Biz buna karşı çıktık. Biz sınıf ve kitle sendikacılığından uzaklaşmayalım dedik. Üretim yapan sanayi işçisinin, proletaryanın söz sahibi olmasını gerçekleştirecek bir düzlemi kuralım istedik. Ama yapılmadı. Ne yapıldı? Genel İş’in başkanlığından uzaklaştırılmış zatı getirdiler DİSK’in başına. DİSK, bir takım sendikaların hurda dükkânı mı?” Bakınız: http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/birlesik-metal-baskani-serdaroglu-d...

DİSK'TE GENEL-İŞ'İN DEDİĞİ OLUYOR

Üçlü grubun karşısında daha güçlü bir grup bulunuyor. DİSK delegelerelerinin yarısına sahip dolayısıla başkanı belirleyen sendika pozisyonunda olan Genel-İş HDP'ye yakın bulunuyor. HDP’li Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan’ın desteklediği CHP'li Kani Beko ve son seçimlerde HDP’ye destek veren Halkevleri’nden gücünü alan Dev Sağlık-İş’in Başkanı Arzu Çerkezoğlu DİSK'in karar alıcı organlarının başında yer alıyor. EMEP’li Gıda-İş ve ESP’li Limter-İş gibi küçük ama sembol sendikalar da bu yapıya destekte bulunuyor.

Bu taraf ta diğer grubu gerici siyaset yapmakla, şoven reflekslere sahip olmakla suçluyor.

Dev Sağlık-İş’in ten yapılan son açıklamada, “…DİSK kararları hatırlatılarak iktidar tarafından tabanda yaratılan şovenist eğilimlere teslim olmak yerine işçi sınıfının birliği ve kardeşliği ekseninde politikleşmesi için etkili bir DİSK programı oluşturmak gerekliliği kürsüden genel başkanımız tarafından dile getirilmiştir." deniyor. Bakınız: http://www.devsaglikis.org.tr/tarihsel-sorumlulugumuz-isci-sinifi-hareke...

HALKEVLERİ, ÖDP ÇATIŞMASI

Aslında tartışmalara bakıldığında iki tarafın da sendikal anlayışını oturttuğu söylemde yakın pratikte ayrı siyasi yaklaşım bağlamında birbirine eleştirilerde bulunduğu görülüyor.

Birleşik Haziran Hareketi sözcüsü Alper Taş’ın da televizyonlarda dile getirdiği gibi HDP çizgisine, sınıfsal bakmama eleştirisi DİSK içinde Adnan Serdaroğlu tarafından dillendiriliyor. Bakınız: http://odp.org.tr/alper-tas-haziranin-secim-tavri-bizim-de-tavrimizdir.html

HDP ileri gelenleri tarafından farklı platformlarda birçok defa dillendirilen, Türkiye soluna, Komünist Parti’ye ve ÖDP’ye yapılan eleştiriler DİSK içinde Arzu Çerkezoğlu’nca sendikal anlayışın eleştirisi üzerinden yöneltiliyor. Zaten Halkevleri’nin HDP birleşenleriyle birlikte önümüzdeki aylarda genel kurulunu yapacak TMMOB’de de Mehmet Soğancı başkanlığındaki ÖDP ile CHP yönetimine karşı da aylardır DİSK içinde yaşananlara benzer tezlerle bir seçim çalışmasında bulunduğu gözlemleniyor. Sonuç olarak DİSK'te sendikal anlayışın gölgesinde siyasi bir tartışma yürütülüyor.

BİR DE LASTİK-İŞ FAKTÖRÜ VAR!

Teorik anlamda meseleye buradan bakılabilir ama bir de tüm bu tezlerin yıkan başka bir unsur bulunuyor. MHP'li Lastik-İş. Şöyle ki: DİSK genel kurullarında üniversiteli ülkücüler gibi Abdullah Karacan’ın ardından ayrılmayan MHP’ye yakınlığı aşikar Lastik-İş sendikası önemli bir dinamik olarak dikkat çekiyor. Lastik-İş’in bir önceki DİSK Genel Kurulu’nda Adnan Serdaroğlu’nun Genel Sekreter olarak destekler görünüp, Arzu Çerkezoğlu’nu seçtirmesiyle aslında yıllar önceden şimdiki tartışmaların da fitili ateşleniyor. Buradan bakıldığında belli çıkarlar uğruna sendikal hareket içinde siyasi farklılıklar son dönemde gözardı edilebiliyor. Yani MHP’liler ile HDP veya CHP’liler rahatlıkla birbirleriyle yeri geldiğinde diğer gruplara karşı çekinmeden ve sorgulanmadan ittifaklar yapabiliyor. İnanılmaz gibi geliyor ama, yıllar önce EMEP çizgisinin, Turancı BBP'liler Haber-İş sendikasında yaptığı birliktelik halen hafızalarda. Ya da Eylül ayında Türk-İş içinde 70’lerden bu yana sosyal demokrasinin kalesi Petrol-İş’te yönetimin Siyasal İslamcı başkana geçmesinin şoku hala atlatılamadı. Petrol-İş artık AKP’li başkan ve AKP, HDP’li, MHP başkan yardımcılarıyla yönetiliyor. Fakat DİSK'e bağlı ama sol basına ilginç şekilde asla konuşmayan Lastik-İş sendikası yönetiminin geçen hafta nasıl bir pozisyon belirlediği gizemini koruyor.

Yer: 

Yorumlar

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFINA VE KAMUOYUNA DUYURUMUZDUR

Bizler, 12-13-14 Şubat 2016 tarihlerinde gerçekleştirilen DİSK 15. Olağan Genel Kurulu'nun son gününde demokratik irademizi ortaya koyması engellenen ve Genel Kurul salonundan çıkmak zorunda bırakılan Birleşik Metal-İş, Sosyal-İş ve Nakliyat-İş sendikaları delegasyonları olarak, Genel Kurul'da gerçekleşen olaylar ve almak zorunda kaldığımız karar konusunda Türkiye İşçi Sınıfına açıklama yapmayı tarihi bir görev sayıyoruz.
Aşağıdaki metin, üç sendikanın ortak görüşü olarak konu ile ilgili spekülasyona son vermek amacıyla kaleme alınmıştır.

1- DİSK 15. Genel Kurulun iradesine ipotek konmuştur. Belli sendikaların delege sayısını esas alarak, çok zorlu bir tarihsel dönemde mücadele kapasitesi “eksik” bir yönetimin ortaya çıkmasına sebep olunmuştur. Çok sayıda sendika ve delege iradesini dışlayan bu yaklaşım; DİSK kültürüne ait olmayan bir kulis çalışmasının eseridir. Böylece Genel Kurul; Türkiye İşçi Sınıfının ihtiyaç ve beklentilerini karşılamaktan da uzak kalmıştır.

2- DİSK Genel Başkanlığı Sorunu: Genel-İş Sendikası Genel Kurulu'nda sendika içi dengeler sonucu Genel Başkanlığa aday olmayan Kani Beko'nun DİSK Başkanlığına aday gösterilmesi, örgütsel ve sınıfsal beklentiye uygun düşmemiştir. Böyle bir yaklaşım Genel Kurul iradesine açıkça dayatmadır, müdahaledir.

3- Kongreye hazırlık toplantıları sürecinden başlayarak; özellikle Konfederasyon Genel Sekreteri, başta Birleşik Metal-İş Sendikamız olmak üzere, sendikalarımıza karşı dışlayıcı ve kışkırtıcı bir dil ve üslup kullanmayı tercih etmiştir. Bu saldırgan tutumunu Kongre sırasında da Birleşik Metal-İş Sendikamızın Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu'nun adını vererek saygısızca sürdürmüş, Genel Kurul ortamını germiş, provokasyona açık bir hale getirmiştir. Böyle bir yaklaşımın demokratik kültürümüz, tarihsel deneyimlerimiz, sendikal geleneğimiz ve örgütsel ihtiyaçlarımıza aykırı olduğu değerlendirmesini yapılarak, ortam terk edilmiştir.

4- Delege iradesine ipotek koyanlar ve yaptıkları provokasyon ile kongremize gölge düşürenler, sadece 15. Olağan Kongremizin tartışılmasını sağlamamışlardır; Sermaye Sınıfı ve AKP hükümeti tarafından işçi sınıfımıza ve sendikalarımıza karşı çok kapsamlı ve çok boyutlu olarak saldırıldığı bu dönemde, kongremizin bir mücadele programı üretmesine de izin vermemişlerdir. Çok önemli bir fırsat değerlendirilememiş, Genel Kurul süreci sadece seçim kazanmak darlığına indirgenmiştir. İşçi sınıfımız bunu unutmayacaktır…

5- Konfederasyonumuzun 15. Genel Kurulu, sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışının bir kere daha ve büyük bir saldırı altında derin bir yara aldığı Genel Kurul olarak anılacaktır. 15. Genel Kurul; dar siyasal, etnik ve inanç temelinde yaklaşımları öne çıkartmak isteyenler ile demokratik sınıf ve kitle sendikacılığı ilkelerine bağlı olarak sendikal politikalar üretmeye gayret edenlerin mücadelesine sahne olmuştur. DİSK’in kuruluş ilke ve felsefesini içeren Demokratik Sınıf ve Kitle Sendikacılığı için kararlı bir tutum izleyenlerin dışlanması ile meydan; grupçu, ilkesiz ve programsız bir “benzemezler” cephesine dönüşmüştür.

6- Bizlerin, dün olduğu gibi bugün de ertelenmez görevi, işçi sınıfının sendikal birliğini, onun ekonomik demokratik, ideolojik ve politik mücadele birliğini bozmaya çalışan geri anlayışlara karşı, sınıfımızın savaşkan geleneklerini savunarak engel olmaktır. Sendikalarımız; Konfederasyonumuzun birlik ve mücadele hedeflerine sahip çıkacak, her zaman olduğu gibi gözünü budaktan sakınmayan bir mücadelenin neferleri olmaya devam edecektir.

7- Konfederasyonumuzun 15. Genel Kurulunun; sendikal örgütlenmeyi sınıf dışı siyaset çerçevesinde ele alan “dar ve aşılmış” anlayışların boy gösterdiği bir zeminde zaman yitirmesi yerine; çekirdeğini modern sanayi proletaryasının oluşturduğu işçi sınıfımızın örgütlenmesini başa alan, güvencesiz ve örgütsüz bırakılarak köleleştirilmek istenen milyonlarca emekçinin sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışıyla örgütlenmesi ve eğitilmesi programının tartışıldığı bir Genel Kurul olması sağlanabilirdi. Bu programın; elbette gerçek, kurumlaşmış, çağdaş ve çoğulcu bir demokrasi, anti emperyalist ve barış için mücadeleyi içereceği tartışılmaz bir gerçektir.

8- Kongre'yi terk etmeye zorlanan başta Birleşik Metal-İş Sendikası olmak üzere bizler; DİSK’in kurucu iradesinin bugünkü DİSK’teki temsilcileriyiz. Ve bundan onur duyuyoruz. Bizler, DİSK’in tarihini, temel ilkelerini ve işçi sınıfının öz deneyimlerinden damıtılan sınıf ve kitle sendikacılığı ilkelerini savunmaya devam edeceğiz. Bizlerin, DİSK tabanı tarafından da büyük ölçüde sahip çıkılan Genel Kurul’da demokratik hakkımızı kullanarak salonu ve süreci boykot etmemizden sonra, konuya muhatap olan dar grup çevrelerin bize yönelen ithamları, ortak hareketimizin haklılığını göstermektedir. Bizler; muhatabımız olmayan bu çevrelerin “tanıdık üslup” saldırılarını cevap vermeye değer bulmuyoruz.

9- Biz; Demokratik Sınıf ve Kitle Sendikacılığı ilkelerini savunan sendikalar olarak, bugüne kadar DİSK'imiz için verdiğimiz çabayı ve mücadeleyi bundan sonra da sürdürmeye devam edeceğiz. Fabrikalarda, şantiyelerde, sokaklarda dişimiz ve tırnaklarımızla kazdığımız örgütlülüğümüzü ve haklarımızı koruma ve yükseltme mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Yeni DİSK Yönetiminin, DİSK ilkelerine uygun her çabasına omuz ve katkı vereceğimizin, ancak yanlış bulduğumuz politikalarına karşı mücadele edeceğimizin de bilinmesini isteriz.
İşçi sınıfımıza ve kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

22.02.2016

BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI SOSYAL-İŞ SENDİKASI NAKLİYAT-İŞ SENDİKASI

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: png gif jpg jpeg.
Maksimum fotoğraf büyüklüğü 650x650 pixel.
Maksimum dosya büyüklüğü 10 MB.
İzin verilen dosya türleri: 3gp avi bmp cda doc jpe mov mp2 mp3 mp4 mpeg mpg pdf ra ram rm rtf sfk swf wav wma wmv xls.
GÜVENLİK KODU
Lütfen doldurunuz.