İsrailli Vicdani Retçi Yonatan Shapira İle Söyleşi

(27 Haziran 2010'da, İsrailli vicdani retçi Yonatan Shapira ve Polonyalı aktivist Eaw Jasiewicz, Varşova Gettosu duvarlarına yaptıkları yazılamayla -İbranice- "Bütün Gettolara Özgürlük" ve İngilizce "Özgür Gazze/Özgür Filistin"- gündeme gelmişlerdi. Yonatan Shapira ile MC tarafından yapılan ve indybay.org'da yayınlanan aşağıdaki söyleşi, 7 temmuz 2010 tarihli).

"Yonatan bir vicdani retçi; 2003'de Filistin'in bombalanmasını ve İsrailli askerlerin konuşlanmasında yer almayı reddettiklerini bildirmek üzere 27 İsrailli pilotun imzaladığı “Pilotlardan Mektup” adlı metnin öncüsü. Ayrıca BDS (Boykot, Dışlama, Yaptırım) hareketinin bir destekçisi ve İsrailli bir aktivist. Geçmişte Doğu Kudüs'te bir gösteride onunla birlikte tutuklanıp, bir hücrede bütün bir hafta sonunu birlikte geçirme sevincini yaşamıştım.

MC: İsrail'de eyleminize yönelik ne tür tepkiler oldu?

YS: Öncelikle, Polonya'da bulunuşumun, bütünüyle BDS kampanyasını geliştirmekle ilgili olduğunu belirterek başlamak istiyorum. BDS bir Filistin-kampanya grubu tarafından örgütlendi ve Polonyalı bir Filistin dayanışma hareketini temsil ediyor. Hareketin örgütleyicileri, Polonya ile İsrail arasındaki askeri ve ekonomik işbirliği konusunda kamusal bir farkındalık geliştirmeyi amaçlıyor.

İsrail'deki tepkiler öfkeli ve düşmancaydı. Doğrusu bu şaşırtıcı bir durum değil, çünkü İsrailliler Holocaust'u askeri, ırkçı ve Siyonist bir ideolojinin gerekçesi olarak görüyor. Çoğu İsrailli'ye göre Yahudi olmayanlar asla bir mağdur olamaz. Bu nedenle birisi Gazze'den getto olarak söz ettiğinde çılgına dönüyorlar.

İsrailliler'i bizi kuşatan gerçeklik konusunda bilinçlendirmek amacıyla “Pilotlardan Mektup”u yayınladığımızda da benzeri bir tepki ortaya çıkmıştı. İsrailliler'i işgal gerçekliği konusunda bilinçlendirmeyi hedefleyen her insiyatifte olan şey bu. Bu defa da, İsrail toplumunu Gazze'de olup bitenlerle yüzleştirmeye çalışıyoruz. Yaptığım eylemin konuşulduğu birkaç popüler İsrail medya show programında, ısrarla Gazze sorunu görmezden gelinerek, hemen herkes yapılanın Holocaust'un anısına bir hakaret olup olmadığı sorunu üzerinde odaklandı. Programların birinde tartışma, Polonya'nın ya da İsrail hükümetinin hakkımda nasıl koğuşturma yapması gerektiği sorununa kaydı.

Fakat Holacaust'tan sağ kalan ya da aile soyağacında Halocaust'u yaşamış olanların buunduğu birçok İsrailli'den destek aldığımı da belirtmek isterim.

MC: Holocaust'un Siyonistler ve İsrail yönetimi tarafından özelleştirilmesi konusunu biraz daha açabilir misin?

YS: Yıllardan beri Holocaust İsrail yönetimi ve İsrail eğitim sistemi tarafından özelleştirildi. İsrail egemen çevreleri, Yahudiler'in ve İsrailliler'in, militarizme tapan ürkek bir mağduriyet konumunda kalmasını istiyor. Bunu Holocaust'un alaycı ve beyin yıkmaya dayalı bir kullanım biçiminin mağduru olan biri olarak söylüyorum. Eylemimizde Yahudiler'in ve İsrail yönetiminin eylemlerini ayrıştırmaya çalıştık.

MC: Holocaust'u yaşamış bir ailenin bireyi olarak, Holocaust sizin için ne anlama geliyor? Holocaust'tan çıkartılması gereken ders nedir?

YS: Holocaust'tan öğrenilmesi gereken ders, her türlü ırkçılığa, etnik temizlik girişimine, zorla dışlamaya, açlığa ve gettolarda hapsedilmeye karşı direnişdir. Bunlar, İsrail politikacılarının unutmamızı ve görmezden gelmemizi istediği sorunlardır. Örneğin, bir Yahudi ve Varşova Gettosu ayaklanmasının komutanlarından biri olan Marek Edalman'ın hikayesi İsrail'de bilinmiyor ve okullarda öğretilmiyor. Edalman bir Siyonizm karşıtı ve sosyal aktivistti, İsrail statükosunun reddettiği bir ideolojiye sahipti. İsrail'de onun hikayesi hasır altı ediliyor.metnin devamı için linki tıklayın http://ktunca.wordpress.com/2010/07/31/israilli-vicdani-retci-yonatan-sh...

Yorumlar