12 EYLÜL'DE 2 HAYIR BİRDEN! MÜCADELEYE EVET

*İstanbul sokaklarında başlattığımız ‘Hayır‘ yürüyüşünü, 4 Eylül‘de Ankara‘ya ve ülkenin tüm mahallerine, okullarına, sokaklarına taşıyacağız.

*12 Eylül faşist cuntasıyla da onun sürdürücüsü olan Özal‘dan Tayyip Erdoğan‘a tüm gerici sağ anlayışlarla da hesaplaşmak için, 12 Eylül‘de 2 Hayır Birden diyeceğiz.

*Bu düzeni de onun anayasasına da değiştirerek kurulacak gerçekten demokratik, özgür ve eşit bir ülke ancak halkın kendi kaderine sahip çıkma mücadelesinde, halkın kendi söz ve eyleminin sonucu olacaktır.

12 EYLÜL'DE 2 HAYIR BİRDEN! MÜCADELEYE EVET

AKP‘nin anayasa değişiklik paketi konusundaki tüm gerçekler açıklığıyla pek çok kez yazıldı. Gerçekler, görmek isteyen herkes için, ayan beyan ortada. Bu değişikliğin tek bir manası var o da, AKP eliyle geliştirilen Ilımlı İslamcı piyasa diktatörlüğünün önünün açılması, bu doğrultuda kurulan yeni sömürü düzeninin tahkim edilmesidir.

AKP ise bu değişikliği ‘demokratikleşme‘ ve ‘12 Eylül ile hesaplaşma‘ olarak göstererek, gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Yanına aldığı birkaç eski solcu devşirmeyi bunların ispatı olarak ortalıkta konuşturuyor.

Fethullah Gülen, ‘evet diyenlere cennet vaatediyor‘, ‘oy kullanmak umreye gitmekten daha önemlidir‘ diye fetva üzerine fetvalar veriliyor.

AKP budalalığını elinden bırakmayanlar avuçlarını açmış demokrasi bekliyor; kimileri ‘yetmez ama buna da şükür‘ kaderciliği ile teslim olup düzenin sola yönelen kontrpolitikasını yürütüyor.

İşte şimdi tüm bunlara ‘Hayır‘ demenin, bunun da kalmayıp 2 Hayır Birden diyerek, eski düzeni savunmayı esas alan düzenin hayır kanadına da rest çekmenin zamanıdır.

12 Eylül faşist cuntasına da AKP‘nin anayasa değişikliğine de karşı çıkmanın, hayır demenin yolu, sömürü düzenine kaşı olmaktan geçer. Bunun muhatabı dün de bugün de devrimcilerdir.

Dünden bugüne sömürüye karşı yürüttüğümüz eşitlik ve özgürlük mücadelemizi bugün de 12 Eylül anayasasına da AKP anayasasına da hayır diyerek sürdüreceğiz.

Bu düzeni de onun anayasasına da değiştirerek kurulacak gerçekten demokratik, özgür ve eşit bir ülke ancak halkın kendi kaderine sahip çıkma mücadelesinde, halkın kendi söz ve eyleminin sonucu olacaktır.

Şimdi bu sesi Ankara‘nın, İzmir‘in, Bursa‘nın, Adana‘nın, Mersin‘in ve ülkenin tüm sokaklarına, alanlarına taşımanın zamanıdır.

Yorumlar