İnegöl'den kim geçti?
Cezaevlerinde 1583 BDP üyesi bulunurken 1 tane bile MHP üyesi bulunmuyor.
Haber siteleri MHP lideri Devlet Bahceli'nin İnegöl'de yaptığı mitingin ayni gecesi korkunç olayların yaşandığını geçiyor. Önce Kürt minibüs şoförünün önünü kesen ırkçılar “bir daha buradan geçmeyeceksin” diyerek onu dövüyorlar . Sonra arkadaşlarıyla kendisini dövenlerin oturduğu kahveyi basan şoför oradakilerle tartisiyor , bicaklanmalar oluyor ve ayni aksam 3000 kisilik ırkçı grup ortalığı birbirine katip polis araçlarını yakıyor belediye binasına saldırıyor. Çevrede bildikleri kürt isyerlerine büyük zararlar veriyorlar.
İlk bakışta görülen MHP nin geçtiği yere şiddeti , linci, bölücülüğü taşıyan devletin polis araçlarını bile yakmaktan çekinmeyen terör partisi olduğudur.
Doğrusu MHP tipik bir faşist parti olarak bir terör örgütüdür de . Bırakın Anayasayı Türkiye nin imzalamış olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle bugüne kadar yüzlerce kez soruşturulmuş olması , partilerinin birkaç kez kapatılmış olması , yöneticilerinin büyük kısmının cezaevlerine tıkılmış olması gerekirdi.
Ama barış diyenlere ,eşitlik, demokrasi diyenlere uygulanan yasalar , savaş diyenlere , irk diyenlere hiç uygulanmadı.
Bu yüzden cezaevlerinde 1583 BDP üyesi bulunurken 1 tane bile MHP üyesi bulunmuyor.
Onlar da bu derin dengeyi çok iyi bilerek bugüne kadar kullandılar.
Dünyanın hiçbir yerinde ırkçılar Türkiye deki kadar özgür olmamışlardı.
Ama son dönemde yasanan olaylar bunun bir sınıra gelip dayandığını düşündürten niteliktedir.
Aydın MHP örgütünün parti binasına asmış olduğu “Sen açıldıkça ,analar ağlıyor” pankartı alışılmadık bicimde 500 kisilik polis gücü zoruyla indirildi. Nöbetçi savcının “suç unsuru yoktur” demesine rağmen kabahatler kanunu gerekçe gösterilerek pankartın indirilmesi bir siyasi kararlılık gösterisiydi.
Başbakan referandum görüşmelerine BDP yle birlikte MHP yi de almayarak ve MHP yi de “terörden nemalanmakla” suçlayıp bir adim daha attı.
Bu MHP nin siyaseten gayri meşru olduğunu söylemektir.
Ertesinde kurulması planlanan özel orduyla ilgili badem bıyıklı – sarkık bıyıklı tartışması yaşandı. AKP'liler açıkça MHP lilerin Özel Harekat Timlerinde ki gibi kadrolaşmalarına müsaade etmeyeceklerini de ilan etmiş oldular.
Bütün bunlar Ergenekon soruşturmalarında bir uzlaşmayla dışarıda tutulan Cumhuriyet tarihinin en kanlı partisi için yolun sonunun geldiğini gösteren belirtilerdir.
Siyasi gerilimin çıktığı düzeyde , nasıl geçmişte DSP -Refah partisi -CHP- Saadet Partisi güç çatışmalarının merkezine çekilerek kırılmaya/ değişmeye/ yumuşamaya zorlandıysa ayni kaderi MHP nin de yaşamaması için artık bir neden bulunmuyor.
MHP yönetimi elbette kendi üzerilerine doğru daralan kıskacı seziyor.
Sezdikleri içindir ki örneğin Aydın'da ki pankartı bütün il teşkilatlarına , hatta genel merkezlerine asıp meydan okumak yerine , lokal tutup “vali istifa” demeyi tercih ettiler.
Bu hesaplı ama “ürkek” tavır MHP yi kurtarır mi ?
Hiç sanmıyoruz.
Ayni şekilde 10 polisin yaralandığı 8 kamu aracının yakıldığı İnegöl olaylarının da MHP nin bu temkinli çizgisiyle uyuşmadığı düşünülebilir .
Eğer MHP açısından son bir hafta da intiharvari bir karar değişimi olmadıysa , hemen genel başkanlarının konuşması ardından yasanan olaylar MHP nin kendi meşrebine uygun olarak hedeflendiğini gösterir.
Inegöl olayları yüksek ihtimalle provokatif bir partinin anladığı yegane dilden kendisinin vurulması, kaçmaya çalıştığı yüksek gerilim alanına paçalarından tutularak çekilmesidir.
MHP Türkiye egemenleri için bu haliyle taşınamayacak bir yük haline dönüşmüş olmalıdır.
Ama bizim için MHP kollandığı devletten bir nebze ayrı değildir.
Satırlanan öğrenciler için yolları temizleyen kapıları açan polislerden , öldürülen Serzan Kurt için onu öldüren kursunu sıkan ülkücülerin Gültekin abisi ayrı değildir.
Hiç yakalanamayan , yakalandığında hiç içeride tutulmayan fasistler onları kollayan hukuktan bir nebze ayrı değildir .
Tıpkı Ergenekon 'un Ordudan hukuktan yasadan yürütmeden ayrı olmaması gibi ...
Birgün bütün davaları birleştirmek halka borcumuzdur.
Ahmet Barışyolu


Yorumlar