Göçmen Dayanışma Ağı’ndan İade-i Ziyaret

Faaliyetlerine kasım ayında başlayan Göçmen Dayanışma Ağı ilk sokak eylemini 14 Mart Pazar günü saat 12:00'da Kumkapı Misafirhanesiönünde gerçekleştirdi. Şu ana dek, yurtdışında göç ve göçmenlik meselesi üzerine çalışan örgütlerin deneyimlerinin tartışıldığı toplantılar ve film gösterimleri düzenleyen Göçmen Dayanışma Ağı, 20 Şubat 2010'da geniş bir katılımla tertiplediği Suçlu Değil Göçmen başlıklı forumla birlikte 'göçmen misafirhaneleri'ni hedef alan bir kampanyaya başladığını duyurmuştu. Göçmen Dayanışma Ağı göçmenlerin zorla alıkonulduğu 'misafirhaneler' meselesinden başlayarak maruz kaldıkları ayrımcılığa, barınma, çalışma, sağlık, eğitim haklarının, seyahat özgürlüklerinin hiçe sayılmasına, potansiyel suçlu muamelesi görmelerine ve sınırdışı edilmelerine karşı eylemler yapmayı, görünürlük yaratmayı ve bir dayanışma ağı inşa etmeyi önüne koyan bireylerden oluşuyor.

Faaliyetlerine kasım ayında başlayan  Göçmen Dayanışma Ağı ilk sokak eylemini 14 Mart Pazar günü saat 12:00'da Kumkapı Misafirhanesiönünde gerçekleştirdi. Şu ana dek, yurtdışında göç ve göçmenlik meselesi üzerine çalışan örgütlerin deneyimlerinin tartışıldığı toplantılar ve film gösterimleri düzenleyen Göçmen Dayanışma Ağı, 20 Şubat 2010'da geniş bir katılımla tertiplediği Suçlu Değil Göçmen başlıklı forumla birlikte 'göçmen misafirhaneleri'ni hedef alan bir kampanyaya başladığını duyurmuştu. Göçmen Dayanışma Ağı göçmenlerin zorla alıkonulduğu 'misafirhaneler' meselesinden başlayarak maruz kaldıkları ayrımcılığa, barınma, çalışma, sağlık, eğitim haklarının, seyahat özgürlüklerinin hiçe sayılmasına, potansiyel suçlu muamelesi görmelerine ve sınırdışı edilmelerine karşı eylemler yapmayı, görünürlük yaratmayı ve bir dayanışma ağı inşa etmeyi önüne koyan bireylerden oluşuyor.

Misafirhanelere iade-i ziyaret çağrısıyla gerçekleşen eylem, "herkesin koşulsuz serbest dolaşım hakkına ve istediği yerde yaşama özgürlüğüne sahip olduğunu ve kimsenin bu hakları kullandığı için hapsedilemeyeceğini savunuyor ve sözde ‘misafirhane’ denilen bu merkezlerdeki zulmün durması için bu yerlerin kapatılmasını istiyoruz" diyen ve ellerinde çeşitli dillerde "yalnız değilsiniz" yazan dövizler ve "misafirhane değil hapishane" sloganlı bir pankart taşıyan  altmış kadar eylemcinin ve alıkoyma merkezinin camlarında toplanmış onlarca göçmen tutsağın"özgürlük," "sınırsız, ulussuz, sürgünsüz bir dünya" ve "kimse nedensiz kaçmaz hepimiz göçmeniz" sloganları ve alkışlarıyla yarım saat kadar sürdü.

"Göçmenler sessiz bir savaşın kurbanları. Suçlu ilan ediliyor, alıkonuluyor ve görünmez kılınıyorlar. Sözde yasadışı göçle mücadele olarak adlandırılan şey, aslında bir cephesinde devletler, sınırlar ve kolluk kuvvetleri, beride ise sade insanların olduğu bir savaştan ibaret. Büyük ölçüde Avrupa Birligi hamiliğinde yürütülmekte olan bu savaşta, göçmenler için kampların ya da Türkiye’de bilinen şekliyle misafirhanelerin kullanılması yürürlükteki araçlardan biri yalnızca. Devletler tarafından idari gözetim merkezleri olarak tanımlanan mekanlar, Türkiye’de de alay edercesine “misafirhane” olarak adlandırılıyor. İçişleri Bakanlığının kararıyla gözaltına alınan bu göçmenler, yasal sınırı olmayan, bir aydan bir yıla hatta daha fazlasına uzayan sürelerde sınırdışı edilmekle serbest bırakılmak arasındaki sarkaçta tutulmakta. Niçin alıkondukları hakkında bilgilendirilmeyen, ne kadar zaman için kapatılacaklarını bilmeyen bu insanlar, ulusal ve uluslararası belgelerde mevcut olan tüm haklardan da mahrumlar. Suçlu kabul edilerek haysiyet kırıcı şartlarda, küçük ve kalabalık hücrelere tıkılıyorlar. Çocuklar, erişkinler ve aileler aynı muameleye maruz kalıyor. İsnat edilen suçları ise, ülkelerinden ayrılıp sınırları aşarken ‘gerekli’ belgelere sahip olmamak." şeklindeki açıklamasını basına ve kamuoyuna sunan grup bu ziyaretleri düzenli ve farklı biçimlerde yapmayı sürdüreceğini de açıklıkla belirtti.

 Polisin sabırsız olduğu gözlenen eylemde sevindirici olan ise daha önceki böylesi girişimlerden farklı olarak bu kez içerideki göçmen tutsaklarla tel örgüler arkasından da olsa doğrudan temas kurulabilmesi ve onlara yalnız olmadıklarının duyurulabilmesiydi. Benzer ziyaretlerden sonra "misafirhane" içindeki göçmenlerin polis şiddetine maruz kaldığına dair edinilen bilgilerin gerçekliği, son eylemde Göçmen Dayanışma Ağı eylemcilerine sivil polislerin yönelttiği "dağılmazsanız çevik kuvvet çağırıp içeri sokarız, hepsini döveriz" tehdidiyle bir kez de bizzat polisin ağızından duyulup kayıt altına alınarak ispatlandı. İçerde yaşanmış ya da yaşanabilecek bu tür keyfi ya da sistematik şiddet pratiklerinin önüne geçmek için Göçmen Dayanışma Ağı'nın misafirhaneler kampanyasıyla birlikte ciddi bir kamuoyu baskısı oluşturmak gerektiği eylemciler tarafında olaya tanık olan basın mensuplarına aktarıldı ve Göçmen Dayanışma Ağı'yla birlikte hareket etmek isteyen her kesimden insanın salı günleri MMO İstanbul'un Taksim'deki binasında saat 19:00'da gerçekleşen mutat toplantılara ve izleyen eylemlere katılabileceği iletildi.

www.gocmendayanisma.org
bilgi@gocmendayanisma.org

Yorumlar

Küresel muktedirlerin neden olduğu savaşlardan, iktisadi ve sosyal yıkımdan, ekolojik krizin sonuçlarından kaçan göçmenler daha iyi bir yaşam kurmak için sınırları aşmaya çalışıyorlar. Yasadışı göçle mücadele olarak adlandırılan şey aslında bir cephesinde devletler, kolluk kuvvetleri, özel kuvvetler, sınırlar, silahlar ve hapishaneler, beride ise sade insanların olduğu bir savaş!!!

Büyük ölçüde Avrupa Birliği hamiliğinde yürütülmekte olan bu savaşta, göçmenler için kampların ya da Türkiye’de bilinen şekliyle misafirhanelerin kullanılması yürürlükteki araçlardan biri yalnızca. En büyükleri İstanbul-Kumkapı, İzmir ve Kırklareli’nde yer alan bu kapatılma merkezlerinin yanısıra havaalanları, polis merkezleri gibi her gün önünden geçtiğimiz yerler göçmenleri kapatmak için kullanılıyor.

İçişleri bakanlığının kararıyla gözaltına alınan göçmenler, belirlenmiş yasal sınırı olmayan, bir aydan bir yıla hatta daha fazlasına uzayan sürelerde, sınırdışı edilmekle serbest bırakılmak arasındaki sarkaçta tutulmakta. Niçin tutuklandıkları hakkında bilgilendirilmeyen, ne kadar zaman için kapatılacaklarını bilmeyen, hukuki yardım imkanları bulunmayan ve temel sağlık hizmetlerine erişimleri son derece sınırlı bir şekilde tutulan bu insanlar, T.C. anayasasında ve uluslararası belgelerde mevcut olan tüm haklardan da mahrumlar.

Göçmenler suçlu ilan edilerek, kabul edilemez şartlarda, küçük ve kalabalık hücrelere tıkılıyor. İsnat edilen suçları ise, ülkelerinden ayrılıp sınırları aşarken ‘gerekli’ belgelere sahip olmamaları. Bu büyük bir zorbalıktır. Göç bir suç değildir! Göç bir haktır. Hiç kimse devlet sınırlarının ötesine hareket özgürlüğünden yoksun bırakılamaz. Göçmenleri kapatmaya yönelik merkezler kesinlikle kabul edilemez. İnsanların sınırları aşma ve farklı bir yerde yerleşme iradelerinin onları kapatma sebebi olarak gösterilmesinin hiçbir ahlaki, insani ve meşru zemini olamaz.
Bizler, hemen yanı başımızda sessiz bir işbirliği ile devam eden bu zulmün suç ortağı olmak istemiyoruz. Göçmenlerin aşağılanmalarına, dışlanmalarına, “misafirhane” adı verilen bu yerlerde zorla alıkonulmalarına,  açlığa, hastalığa mahkum edilmelerine ve zorla ülkelerine (belki de ölüme) geri gönderilmelerine göz yummuyoruz.
Bizler herkesin koşulsuz serbest dolaşım hakkına ve istediği yerde yaşama özgürlüğüne sahip olduğunu, hiç kimsenin bu hak ve özgürlükleri kullanmasından ötürü alıkonulamayacağını savunuyoruz. Devletin “Yabancılar Misafirhanesi” olarak adlandırdığı tutukevlerinde, binlerce göçmenin hiçbir geçerli dayanak olmadan, hukuki yardıma erişmeleri engellenerek, alıkonma nedeni ve süresi ile ilgili bilgilendirme yapılmadan, sağlıksız koşullarda hapsedilmelerine karşı çıkıyoruz.
Sözde misafirhanelerin ve barınma merkezlerinin kapatılması için, göçmenlerin maruz kaldıkları baskının, mahkûmiyet koşullarının ve sınır dışı uygulamalarının son bulması için buradayız. Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde zorla alıkonan, kaçak yaşamaya zorlanan, dışlanan tüm göçmenlerin yanındayız.

Çünkü biliyoruz ki insanlar değil, sınırlar ve o sınırları kurup koruyan kurumlar yasadışıdır.

Çünkü biliyoruz ki kimse nedensiz kaçmaz.

Çünkü hepimiz göçmeniz; buradayız, kalacağız, yaşayacağız.

GÖÇMEN DAYANIŞMA AĞI
www.gocmendayanisma.org
bilgi@gocmendayanisma.org