BARISAROCK'TA TIYATROYA FASIST SALDIRI!

BARISAROCK'TA TIYATROYA FASIST SALDIRI!
BARISAROCK Festivali Yöneticileri Fasistleri Bile Geçtiler!

BARISAROCK'TA TIYATROYA FASIST SALDIRI!
BARISAROCK Festivali Yöneticileri Fasistleri Bile Geçtiler!

Barisarock Festivalinde son gün olaylarinda, yöneticiler, sahnelenecek oyunlari önlemek icin, Fasist diktator Hitlerin bile yapmadigini yapip, sahnenin isigini ve elektirigini keserek oyunlari engellemeye calistilar

Yorumlar

tacizci bir tiyatrocu kovulmuş galiba... saldırı diye bahsettiğin bu mu?

canım benim..benim kastım sahneye olan müdahale.. bir sahnenin ışıkları söndürülmeye çalışılıyor.. öncesi beni ilgilendirmez.(ki öncesini de bilmiyorum..böyle bi olay var mı yok mu??).ben oraya tiyatro izlemeye gelmişim.. böyle bi faşist uygulama nerde görülmüş..
ama helal olsun..tozda toprağın üstünde yalın ayak oynadılar..ayakları paramparça oldu hepsinin..ama yüreklerindeki tiyatro sevgisi??

Tiyatroya faşist saldırı ne demek arkadaşım. Neredeyse önüne gelen her kadını taciz etmeye yeltenen bir alçağa gösterilen haklı tepki var ortada. Bu tepkiyi anlayıp tacizci alçağın alandan çıkarılması için çaba sarfedeceğine tacizciyi sahiplenen arkadaşlar tiyatroya saldırı var edebiyatı yapmasınlar lütfen.

Olay budur arkadaşlar. Bahse konu şerefsizin taciz vakaları barışarock 2007 başlamadan önce de internette tartışma konusu olmuştu. İsteyen bu şerefsizin adını internetten tarayıp bakabilir. Bu adama tepki gösteren insanlara saldıran ve şiddet uygulayan insanlara karşı açık bir tavır almayan barışarock organizasyonu da olayın bu kişiler yüzünden bir güvenlik problemine dönüşmesi nedeniyle sahnenin elektriğini kesmişlerdir.

Tacizci bir alçak yüzünden orada bulunan on binlerce kişinin huzurunun kaçması ve bir güvenlik sorunu oluşmasına karşı organizasyondaki insanların elektriği kesmeleri tabii ki doğru bir tutumdur... Bu olayı çarpıtarak tacizciyi ve onu sahiplenenleri haklı çıkaramazsınız.

düpedüz faşist bir saldırı. organizasyona da yazı yazdım şikayetçi oldum. Şiddetle ve bir tiyatro oyununu engellemek gibi ilkelliklerle mi bu topluma çözüm öneriyorsunuz? Hele elinde o kocaman kamera ile dolaşan kadın dehşet vericiydi o kadar görüntü çekmenin amacı nedir daha çok insana çamur atmak mı?. Bu insanlara soruyorum yarın şiddet size yönelirse mesela etkinlikleriniz engellenirse medya yargısız infaz yaparsa oyunlarını engellediğiniz bu insanlar sizinle omuz omuza olacaktır ya da artık olmayacaktır. Oyunu engellemenin neresi tacize çözüm?
Ben artık tacize uğradım diyen kadınlara şüphe ile bakacağım. İŞTE geldiğiniz nokta budur.

sapık adam var ortada ve siz bunu savunuyorsunuz her şey tiyatro için miş bırakın lan karaktersizinsanlar tiyatro yapsa nolur yapmasa nolur nerede devrimci ahlak

Tc'de "sanat"çıların ortalama %75'i tacizcidir, bunda şaşıracak ne var?

Sanatmış, tiyatroymuş, bunlar kökenini bilmeyen, kendi kültüründen bihaber bir halk için %75'i tacizci-tecavüzcü, kifayetsiz muhteris "halk bizi anlamıyor"cu güruhtan başka bir şey ifade edemez....

sizin anlamadığınız şey şu dur. tacızci bir birey o alanda diye tacizle uzaktan yakından alakası olmayanların oyunları nasıl engellenir? tacizci olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusu elbette. ama biz böyle bir engelleme şeklinin doğru olmadığını düşünüyoruz. barışa rock faşizmle aynılaşmıştır. çünkü barışa rock o alanda bir tane suçlu var diyerek yüzlerce kilometre uzaktan gelene tiyatro üreticelirinin ve onları seyretmeye gelenlerin haklarına açıkça tecavüz etmiştir. bunu dışındaki herşey tartışma dışıdır. tacizci diye iddia edilen kişi barışa rovkta görevli bir insandır ve tiyatroların sunumlarını yapmıştır yani bu insan öncedende bilinmektedir düzenleyiciler tarafından. o zaman bu iddianın doğruluk payına inanılıyorsa önceden bu işi çözmeleri gerekirdi. izmirden ankaradan adanadan bir çok ilden gelen tiyatroların oyunblarını engellemek değil. barıuşa rock organizatörleri şuursuz birer faşist gibi davrandılar. güç bizim elimizde ve bu işin yargıcı biziz yargıyı kestik defolun dediler. bu durumda o alanı savunmamak namertliktir. biz hiç bir faşist uygulamaya sessiz kalmadık kalmayız. barışa rock denilen faşist festivalin maskesi düşmüş gerçek acı gerçek görünmüştür. yaşasın tiyatro !
yaşasın rock'ın isyancı yüzü !

Ortada bir dengesizlik varsa o bu mesajda değil,emin olabilirsiniz.Yoksa tiyatroların oraya ne kadar zor koşullarda ve Barışarock'ı sahiplenen iyi niyetli bir çizgide gittiği konusunda kimsenin bir karşı duruşu olamaz.Bu sahiplenme İzmirde Yenikapı'nın İstanbulda diğer tiyatroların yaptığı basın açıklamalarında,kişisel çabalarımızla afiş yapıştırma işlerine yardım edişimizde, önceden eklediğimiz haberlerde,etkinlikle ilgili kötü söylemlere karşı verdiğimiz cevaplarda açıkça görülmektedir.
Birileri genel anlamda ortaklaştığımız sloganlarla "karşı!" bir festival düzenliyor.Fakat o ortamı görmeden bunun böyle olup olmadığını anlamak pek mümkün olmuyor.Karşı olduğuyla ortaklaşmak da var sonunda...Organizasyonla ilgili bir çok sorun varken bunların hiçbirinden bahsetmeyeceğim.Savaşa, ırkçılığa, faşizme, natoya, cinsiyetçiliğe vs karşı olan bu gruplar gördük ki yeri geldiğinde tiyatro ve sanata karşı durmakta da bir sakınca görmüyorlar.Ve tüm bunlardan sonra Barışarock yönetimin tavrı nedeniyle Savaşarock oluyor.
Tarihin görmediği büyük şuursuzluklardan biri yaşandı orada gözlerimiz önünde...Şu anda faşist diktatörlük diye tanımladığımız bu ülkede bile biz sokaklara çıkıp oyunumuzu sahneliyorsak ve "karşı!" tutumda olan bu arkadaşlar bunu engellemeye çalışmışlarsa (farklı sebeplerle,ki sebeplerin hiç biri geçerli olamaz,bahane olamaz) evet açık açık faşist saldırı denir buna.Faşist diktatör Hitleri aratmayacak uygulama denir buna...Daha fazlası da denir.Kimse hiçbir gerekçeyle sansür koyamaz tiyatroya...Fakat yönetimdeki bu arkadaşlar "sorun çıkmaması!" gerekçesiyle programda olan ve olaylarla ilgisi olmayan bir tiyatronun oyununu engelleme cürretini gösterdiler.Sahne ışıklarını sökmek gibi acizce bir davranışla engellemeye çalıştılar oyuncuları.Ama oyun devam etti,hep edecek.Baskılar bizi yıldıramaz.Tüm zamanlardan beri süregelen,sistem baskılarına rağmen ayakta kalmayı başaran,bildiği doğruları inatla haykıran tiyatrolar sözde "karşı!" festivallerin engellemesine rağmen de orada oyunu sürdürmeye devam edeceklerdir.Çünkü bizler için halkla,insanla buluştuğumuz her yer sahnedir.Sokaklar bizim perdelerini hiç kapatmayan başlıca sahnelerimizdir.Evet oyun herşeye rağmen saldırılara karşı hem de sürdü.İzleyiciler ve tiyatroların etten duvarıyla,oyunu sahiplenmesiyle,korumasıyla sürdü.Sesimizi susturmak isteyenlere karşı oradaki oyuncularla,oyunu sahiplenen seyircilerle sürdü.Tüm dış baskılara karşı devam etti...Toz toprak içinde,tüm sataşmalara,tacizlere karşı oynayan arkadaşları irade ve azimlerinden dolayı buradan da kutluyorum.Ve özellikle o ortamda kenetlenip oyunun dışına çember ören seyircileri tebrik ediyorum.
Bunlar bireysel görüşlerimdir.Saldırıya maruz kalan gruplar,ki onlara saldırılması demek tüm tiyatrolara ve sanata saldırı demektir,ve destekçisi diğer gruplar konuyla ilgili basın açıklmalarını yapacaklardır.
Yaşasın toplum için sanat!Baskılar bizi yıldıramaz!Sanatımızın asi çığlıklarını hiç kimse hiç bir gerekçeyle susturamaz!!!

ne adamlarsınız tartıştıgınız konulara bakın başka konu mu kalmadı? çerçöple uğrasacağınıza kendinize daha iyi uğraşlar bulun

BENCE ORTALIGI KARIŞTIRMALARI İÇİN TEK BİR BAHANE YETER. SAPIGI BAHANE EDİP OYUNLARI ENGELEMEYE ÇALIŞTILAR...

madem atacaktınız ne diye davet ettiniz hatta görev verdiniz neden polis çağırmadınız tacizci sapık adamı polise teslim etmediniz... neden çünkü içerde başına bir şey gelir diye korktunuz. protesto haktır doğruyu gerçeği bilelim diye düşüncenizi söyleyin alkışlayın ama bir tiyatro oyununu engellemek faşizan bir tutumdur...

barışarock bu yıl gerçekten ilginç olayların mekanıydı. olayları baştan sona yaşamış. yüzerli gruplar halinde çatışan "taciz karşıtlarıyla" "sanat savunucularını" ayırmış, saatler süren tartışmalarını ister istemez izlemiş biri olarak olayları bir de benim ağzımdan dinleyin isterim. iki gözüm önüme aksın, vallahi ve billahi aynen aktaracağım. :) barışarock'ın ne olup ne olmadığı sanırım ortada. açıkçası vız gelir tırıs gider, yani cevaba gerek yok. ama bu saçmalığı teşhir etmek gerekir diye düşündüğümden yazıyorum.

şimdi efendim, bu yıl barışarock alanında sahne almak isteyen bir sürü tiyatrodan birinin içinde mehmet esatoğlu varmış. ben kendisini tanımam o yüzden bu bilgileri ancak mişli geçmiş zaman kipiyle yazabilirim. feministler, gayler, lezbiyenlerden oluşan bir grup "tacizci mehmet esatoğlu'nun" alandan acilen çıkarılması için insiyatifle bağlantıya geçtiler. biz bu bilgiyi doğrulamanın yollarını sorduğumuzda sinirlendiler: "bir kadının böyle bir şey söylemesi çok zordur. kadın bunu söylüyorsa haklıdır" genel minvali özetliyor. durum çeşitli protesto gösterileri ve asabi oyuncu arkadaşlarımızın lambda standı kesmeye başlamaları üzerine bir kriz halini alıp, tiyatrolar hiiç oralı olmadan mevzuyu iplememekle, dalalım lan şunlara arası bir eğilim belirleyince. gecenin bir körü başlayan bir dizi toplantı zorunlu hale geldi. barışarock insiyatifi, eşcinseller/feministler, tiyatrolar insiyatifi toplandık... yapılan 3 ya da 4 toplantının ardından mehmet bey, barışarock alanında haklı/haksız herhangi bir sorun çıkmasını istemediğini ve bu sebeple alanı yarım saat içinde oyuna çıkmadan terk edeceğini söyledi. böylece 3 taraflı bir anlaşmaya varmış olduk. meğer öyle değilmiş...

2 saat sonra mehmet esatoğlu'nun alanda olması sebebiyle "taciz karşıttları" protesto gösterisi düzenlediler. alkolü bol festivalimiz bazılarının aklını almış, tiyatro sahnesine saldırmaktan bahsetmekteydiler. yapmayın etmeyinlerle işi tatlıya bağlamaya çalışırken bir yandan da tiyatrolar insiyatifine sorduk: ne iştir? bize mehmet beyi tiyatro grubunun bırakmadığını, bu sebeple kendisinin alanda olduğu bilgisini verdiler. ardından bir de baktık tiyatrolar dışarıdan gelen " sanat dostlarıyla" daha da kalabalıklaşmış olarak alanda protesto gösterisi yapıyorlar. insiyatifle anlaşmanın yapıldığı toplantıda kararı alan oyunculardan biri esatoğluyla yanyana alanı turluyorlar. barışarock insiyatifinden bazı arkadaşlarımız için mevzunun koptuğu an bu oldu. tiyatroların oynayacak son bir oyunu vardı. ancak bu durumda alınan karara rağmen esatoğlu'lu bir oyun birazdan sahne alacaktı. bir yandan “tacizcilere arka çıkan tacizcidir, bize yalan söyledinizciler” ağzımıza ederken, katakulliye getirilen arkadaşlarımız, bin bir çeşit güçlüğe rağmen tiyatrolar için bulduğumuz ekipmanları söktü. sonra “sanatçılar” sahneleri olmasa da mehmet beyle oyun oynamayı, sanat adına devam için gerekli görüp oyunlarına başlarlarken, eşcinseller/feministler tiyatro alanını bastı. tacizciler dışarı sloganlarıyla başlayan olaylar, yüzerli bir yumruklaşmaya dönüşünce araya girip her iki tarafa da girişmeye başlayan güvenliği durdurmak, ardından da iki tarafın arasında barikat kurmak yine bize düştü. tacizciyi defetmek üzere savaşanlarla, sahnelerini korumak için savaşanlar için bizim konumumuz belliydi. gerekli bilgileri burada bulabilirsiniz: sahne kapatan faşistler ve ayrımcılara koltuk çıkan ayrımcılar. ismen cismen birbirini tanıyan bizler için ağır bir şoktu yaşanan. insiyatiften bazı arkadaşlarımız bu sinir harbine dayanamayarak gönüllü kartlarını yere atıp gitti. biz geriye kalanlar, önce sanat adına oyunlarına devam eden arkadaşlarımızı ve ardından yalancı ve tacizcileri afişe eden arkadaşlarımızı dinledik. ardından mehmet bey bir kısım tiyatrocuyla alandan ayrıldı. bizeye bu payeler yadigar kaldı. bu salaklar koalisyonu barışarock insiyatifini fena halde ezmiştir doğru. güçlükle var edilen, onbinlerce insanın katıldığı, yegane eylemcemiz barışarock'a isimler taksalar ne olur, gam yemem... çıkardığımız ders: sersem insanlarla iş yapmayın diyen arkadaşlarımızı bundan sonra iki kere dinleyeceğiz...

www.barisarock.org

sersemlik onları zamanında oradan uzaklaştırmamaktı. koalisyon da saldırganlarla bir olup oyunu engellemektir. organizasyonmuş. peh ..otoparkın nerede olduğunu gösterecek iki tane tabela koymaktan bile acizsiniz organizasyon demeyin.biz bunları uzaklaştırırsak kan çıkar diyebilen bir sözümona görevlisi olan organizasyondan bir şey beklemek hata zaten. orada daha büyük olaylar çıkabilirdi bence siz hiç bu organizasyonu çoluk çocuğa yaptırmayın adam gibi bir firma bulun...insanlar alana girerken google dan arama yapın bakalım vukuatı var mı tacizi tecavüzü var mı? ben yine de bu iş bazı sarhoş feministlerin gaylarin travestilerin içindeki faşizm diyorum ve bütün hepsine mal etmiyorum.

Esatoglunu tanirim. Bence do?rudur, yapar. Konuyu bilmiyorum ama muhtemelen tepki gösterenler haklidir. Bri cok cevreden bu sapik supuk tutumu yüzünden uzaklastirilmistir.

açıklama için teşekkürler. bende orda olup olayları seyredenlerden biriyim ve bahsettiğiniz sizin deyiminizle taciz ci veya sapık diye nitelendirdiğiniz kişi o oyunda yoktu. oyun izmirden gelen bir grubun oyunuydu ve bu nedenle müdahaleniz bence de yanlıştı. ikincisi bu feminist .... grubun ana sahneyede çıkıp protesto etmeleri; yaşar kurt ve moğollar tanerin buna tavır almasına ne demeli... insiyatif olarak buna izin vermeniz o kişinin tacizci olduğunu düşünüyor olmanız anlamına geliyor ki o zaman niye o adam tiyatro organizasyonunun başındaydı. ayrıca yaşar kurt ve taner abi gibi önemli kişiler neden bu duruma karşı çıktılar ve ana sahneden özür dilediler. bi de ben o kadınlardan biriyle konuştum orda napmış bu adam diye sadece tacizci diyebildi bana, aslına bakarsanız hiçbirinin bir fikri yoktu... internetten de baktım ben hep tacize uğramamış insanların iddiaları var. ayrıca adam nasıl bir tacizciyse orda bir sürü kadın vardı ve onu korudular... bence o tarafıda dinlemek gerek bi insana sapık demek bu kadar kolay olmamalı bu bizim toplumumuz için çok önemli ve ağır bir itham... ayrıca bir bayan olarak şunu da doğru bulmuyorum. kadın tacize uğradım dediği anda adamın hiç bir hükmü yoktur. bu ne ya günümüzdeki kadınlar artık tacize uğradığını söyleyemeyecek kadar cahil yada korkak değil helede bahsettiğimiz şehir istanbul.. ayrıca ben şu an burda yazan erkek arkadaşlar için siz tacizcisiniz deyince birden sapık oluyorsunuz bu nasıl mantık... aha dedimde:) lütfen empati yapmayı unutmayalım ne oldğunu işin aslını hiçbirimiz bilmiyoruz... umarım tiyatrocular bir basın açıklaması yaparlar...

Bu logoyu yapacak kadar hastalıklı bir zihniyet, ancak tacizci bir tiyatrocuyu savunur. Arkadaşlar bunların solla, devrimcilikle ne alakası var, bu ne çirkefliktir, ancak bütünüyle çürümüş bir yerlerden çıkar

Saldıran kim arkadaşlar. Ben de oradaydım ve herşeyi bizzat gördüm.
Feministler dertlerini anlatmak için tiyatro sahnesine gittiklerinde tiyatrocular davullar çalıp bağırıp çağırarak ortamı gerdiler. Feministlerin açıklama yapıp gitmesini engellemiş oldular. Bu arada bir kaç mide bulandırıcı tip: wbiz de tacizciyiz hadi gelsenize diye oradaki insanlara saldırdı.

Bu olayın ardından toplantı oldu ve mehmet esatoğlunun alandan ayrılacağı sözü verildi.

Fakat ayrılmadı...

Daha sonraki olayda da tiyatrocular içinde olayı detaylı bilmeyen bazı arkadaşlar feministlere fiili saldırıda bulundular. Barışaroc organizasyonundaki arkadaşlar ise olayın başında gösterdikleri atalete rağmen samimi bir şekilde sorunun çözülmesi için çabaladılar. Olayın büyümesi riski vardı. Madem öyle polis çağırsalardı diyen "tiyatrocu" arkadaşın kafasının içindeki faşist bunu algılayamaz ama organizasyondaki arkadaşlar özel güvenliğin gruplara saldırmaması için de öyle bir enerji harcamak zorunda kaldılar ki meselenin kendisiyle ilgilenmeye fırsat bulamadılar...

Dışardan atıp tutmak kolaydır arkadaşlar. Eğer organizasyonu beğenmiyorsanız gelin emek harcayın, sahiplenin ve daha iyisini yapın. Ama ortada bu kadar emek verilmiş bir festival varsa çamur atarak, pislik sıçratarak onu sabote etmeye kalkışmayın...

Zerre kadar çaba harcamadan, emek vermeden, fikir üretmeden konuşup duran gevezelere inat barışarock'ı sahiplenmeye çağırıyorum herkesi.. Ve organizasyonun yükünü çeken arkadaşlardan bir daha tacizciler konusunda daha dikkatli olmalarını rica ediyorum...

taciz suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişi hakkında ne hukuki bir işlem başlamış nede buna yönelik bir girişimde bulunulmuş. çamur at lekesi kalsın durumu.
kaldıki orda olan arkadaşlar bile olayın gerçekliğini kavrayamamışlar. fetsitival komitesini savunan arkadaşlar şahit olduğum bir cümleyi dile getireceğim. komiteden 2 kişinin ağzından çıkann cümle şudur. "biz solcu değiliz " solcu değilse sağcı olan bu komitenin üyeleri faşist eylemlerinide ortaya koyarak tutarlılık içinde bulunmuşlardır. amerikanın barış için düştüğü yollara festival komiteside düşmüştür.

El insaf diyorum arkadaşlar. Pek çok kadın bu adam hakında taciz suçlamasında bulunuyor. Eğer ortada bir taciz olayı yok diyorsanız bunca kadının bu adamla ne alıp veremediğini söyleyin o zaman. Ateş var ki duman çıkıyor...

Bari Şeyh Bedreddinimizin adını bu tacizci herifi aklamak için kullanmasaydın...

barışa rocktan çok sevişerock-uyuşturucuyarock-parayarock gibi bişeydi..
bence rock'n coke'tan farkı yoktu..
malboraya coca cocalaya hayır uyuşturucuya EVET
tam bi kapitalist organizasyonn..çay 1 lira!!tuvalet 500 döner 3.5 ehehehe...
bu arada büyük tuvaletini yapabilen var mı??? benn 3gün yapamadım da

taciz suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişi hakkında ne hukuki bir işlem başlamış nede buna yönelik bir girişimde bulunulmuş. çamur at lekesi kalsın durumu.

fetsitival komitesini savunan arkadaşlar şahit olduğum bir cümleyi dile getireceğim. komiteden 2 kişinin ağzından çıkann cümle şudur. "biz solcu değiliz " solcu değilse sağcı olan bu komitenin üyeleri faşist eylemlerinide ortaya koyarak tutarlılık içinde bulunmuşlardır. amerikanın barış için düştüğü yollara festival komiteside düşmüştür.

Soruyorum size: oraya gelen onlarca sanatçı var, pek çok alanda isim yapmış insanlar var. Neden bu taciz iddiası başkaları hakkında yöneltilmiyor da bu herif hakkında yöneltiliyor. Tacize uğrayan kadınları mağdur etmemek için bu kadınların isimleri açıklanmıyor diye ortada belirsiz saçma bir iddia var zannetmeyin.

Tacizciyi savunmak için, üstelik de "sol" maskesiyle savunmak için nasıl bir yaratık olmak gerektiğini de anlamıyorum doğrusu.

Konu görmezden gelinemeyecek kadar yankı yarattı

Genç kitle içinde oldukça ilgi gören ve beş yıldır yapılan Barışarock bu yıl sorunlarıyla gündeme geldi. Bir grup katılımcının "Nejat Yavaşoğulları'na karşı Cuntacı Nejat Barışarock'dan defol" şeklindeki protestosunun ardından feminist bir grup da daha önce bazı yayınlarda adı taciz iddialarıyla anılan Mehmet Esatoğlu'nu festival alanında istemiyoruz şeklinde başlayan protestosu büyüdü ve adeta meydan kavgasına dönüştürüldü. Barışarock'ın bitmesine rağmen tartışmalar durulmadı ve tırmanarak sürüyor. Bu protestoların Barışarock'ı düzenleyenleri de böldüğü ve protestoların Barışarock'ı sabote etmek amaçlı olduğu çeşitli forumlarda dile getiriliyor. Her iki tarafın da öne sürdüğü haklı, haksız gerekçeler görülüyor. Örneğin hakkındaki taciz suçlamaları çok eskiye dayandığı halde geçen yıl da Barışarock'da yer alan Mehmet Esatoğlu (Tiyatro Simurg)un geçen yıl tacizci olarak görülmezken bu yıl protesto edilmesi ve bunun üzerinden meydan kavgası yaratılması da düşündürücü. Barışarock'da yaşananlar farklı nedenler üzerinden sürdürülse de geri planda bunların bahane olarak kullanılarak adeta Barışarock'a yön veren yada daha fazla yön vermek isteyen siyasi oluşumların çekişmesiymiş izlenimi var.

www.tiyatrom.com

Öncelikle burada tiyatrocu arkadaşlar cemaat mantığıyla davranarak bir hocaefendi çıkışı yaparak olayları eksejere ediyorlar.
BarışaRock'ta tiyatrolar başladığı günden itibaren birçok kişi koordinasyon merkezine ve alandaki görevlilere gelerek bu adamla ilgili şikayetlerini dile getirdiler.Özellikle Taksim ve Kadıköy'den tanıdığım en az 6-7 arkadaşım bana gelerek konuyla ilgili birşey yapılması ve bu adamın "Cinsiyetçiliğe Karşı" bir festivalden derhal kovulması gerektiği yönünde isteklerini dile getirdiler.
Olay günü öğle saatlerinden itibaren feminist-eşcinsel ve cinsiyetçiliğe karşı olan aktivistler bir araya gelerek protesto yapacaklarını bildirdiler.Ben protestolar sırasında orada değildim,ancak olayı anlatan arkadaşlarım tiyatrocu topluluğun protestoyu engellemek istediğini ve üstlerine yürüyerek hakaretlerde bulunduğunu belirttiler.
BarışaRock insanların aynı zamanda birşeyleri protesto ettiği yerlerden biridir.İsteyen kişiler şiddete başvurmadan Nejat Yavaşoğullarını, elektronik müziği , organizasyon komitesini, bira standını, yemek standını protesto etmişler ve bunlara karşı bir müdahale de asla olmamıştır.Ancak tiyatrocular kendilerine yapılan protestoyu kaldıramayacak kadar burnu havada ve cemaatçi yaklaşmışlardır ki, protestoculara karşı şiddet uygulamaya dahi kalkmışlarıdr.Protestocular arasındaki bir kadın arkadaşımız tiyatroculardan birisinin kendisine el kaldırdığını bana açıkça belirtmiştir.
Bu adamın tacizci olduğu kulaktan dolma bir bilgi değildir.Daha önce kendisiyle çalışmış olan birçok insandan bu durumu teyit etmeniz mümkün olacaktır.
Bunun dışında eğer tiyatrolara karşı bir önyargımız yada engelleme isteğimiz olduğu ise tamamen yalandan ibarettir.Daha Perşembe günün sabahı tiyatro gruplarının rahat etmesi ve bir arada olmalarını sağlamak amacıyla ben ve arkadaşım tarafından hiç kimseye yapmadığımız bir ayrıcalıkla tiyatro gruplarına özel çadır alanı tahsis etmemiz bunun göstergelerinden birisidir.
Kısacası tacizci bir insan BarışaRock alanından kovulmuş, diğer tiyatrocular da aynı islami cemaatler gibi hoca efendilerinin peşine takılarak alandan ayrılmayı tercih etmiştir.Burada yapılan hareket yalnızca tek bir kişiye karşı yapılmıştır,hiç kimse bunu tüm tiyatroculara karşı yapıldı diye sulandırmasın.

Bu taciz olayı ile ilgili olarak yaptığın eleştiriye katılmam mümkün değil. Bu kişi hakkında festival öncesinde de pek çok eleştiri ve uyarı yapıldığı halde bir önlem alınmamış olması insanların sabrını taşırdı o kadar. Ben de o insanı protesto ettim ama barışarock organizasyonunu tüm eksiklerine karşın içimden gelerek destekliyorum.

İnsanların haklı tepkilerini ifade etmesi barışarocku sabote etmez. Bu konuları düzgünce tartışabilirsek daha da güçlendirir...

Tüm aksaklıklara rağmen barışarock gönüllülerinin özverisini ve emeğini takdir ediyorum, hepsine sevgilerimi gönderiyorum..

memet esatoğlu denen alçak adamın ilk taciz olayı değildir. daha önce de böyle sabıkaları bulunmaktadır. ama cezalandırılması an meselesidir.

Alin size gercek bir EMEP li daha . Iste emep denen sapik ve isbirlikciler. Bunlarin hepsi böyle sapik. bu namussuzu biz zamanla tehsir edip atmistik. Ama emepin devletlen calismasi döneminde biz restimizi cektik ve alcaklastiniz dedik.
Kalanlarin ve yöneticilk yapanlarin hic biri Mahmet esatoglundan ahlaki ve siyasi olarak daha temiz degildir. Gerek yurt ici gerekse yurtdisindaki namusuzlar.
Sarigazideki olayida yapan bu ahlaksizlar. Hangi birini sayayimki.
Bu ajanlasmis mafya cetelerini kimse ciddiye almamali. Devrimci dayanismayi gelistirmenin zamani coktan gecti.
Ancak ve ancak bu mafya bozuntularini böyle yalnizlastirip, cöpe atmak gerek.
kahrolsun ceteler.( Solculuk adina cetecilik yapanlar).
MHP nin taktigini iyi uyguluyorlar, devlet babalari iyi yetistirmis.
sevgiler

Barışarock'a bir kaos hali hakimdir. Bu kaos hali rengini bizzat örgütleyicilerinden almaktadır. Genel kesimi ve örgütleyici grubu apolitik yada anarsist gruplardan oluştugu için politik bi karaktersizlik ve ilkesizlik durumu hakimdir. Alternatif ve özgürlüklerden yana bir karşı rock böyle olmamalı; sgari anlamda politik bir perspektife sahip olmalıdır. Aslında barışarock'ın durumu başlı başına bir eleştiri ve değerlendirme konusudur. Ama ne yazık ki bu konuda fazlaca bişey söylenmemiş/yazılmamış şimdiye kadar. sözüedilen sapıklık olayı tekil bir örnek değildir. Barışarock bu ilkesiz ve omurgasız yapısını sürdürdükçe bu mevcut olayı bşka pislikler izleyecektir ve izliyor. Kendi kapitalist yapısıyla (herşeyin paralı ve pahalı olması, dayanışma kültürünün olmayışı, uyuşturucu ve kendini kontrolsüz içki, çarpık-yoz ilişkileriyle, genel olarak tüketim anlayışının bir parçası olması) arzulanan böyle bir şey değildir. Mevcut anlayışın ve organizasyonun mevcut sisteme güdük bir alternatif oluşturduğu ortada.
Gerçek ve sisteme gercekten muhalif yeni bir organizasyon için kolları sıvamaya!..

Barışarock ta açık bir şekilde tiyatroya saldırıldı.Sahnenin ışık ve sesinin kapatılmasının başka bir açıklaması yoktur. Sözüm ona protestocular pankartlarıyla simurg standının önüne geldiler deniliyor. Oysa orada simurg standı yoktu. Simurgun broşürü bile yoktu. Bu durum bile olayı anlatanların aymazlığını gözler önüne sermektedir. Tiyatrocular oyunlarını sergileyemeyecek duruma gelmiştir.
Gerçekliğine inanmadığımız bir durumdan ötürü haklısınız diyerek alanımızı terk edemezdik. Bu yüzden oyuncular oyunlarını cılız bir ışık altında bizim için her yer sahnedir diyerek tozun toprağın içinde başka bir yerde inatla oynamıştır. Bu olaylar yaşanırken ana sahneden aramızda tacizci Mehmet Esatoğlu vardır diyerek alkol sınırını geçmiş insanların linç girişimini sağlamak için bir atılımda bulunuldu. Bu durum hukuksal olarak suçtur! Hedef göstermektir! Linçe teşviktir! Bu tam anlamıyla Barışarock festivalinin söylemlerinin içinin ne kadar boş olduğunun ve tutarsızlığının kanıtıdır. Yaşar Kurt sahneden bu durumdan ötürü özür diledi. Ayrıca stantlar gezilerek bizimle gelin tacizci var, diyerek olay çıkartılmaya çalışıldı. Bin bir zorluklarla sanat yapmaya çalışan grupların oyunları engellendi. Ama hiçbir aklı başında tiyatro topluluğu bu durumda taviz vermedi. Çünkü duruşumuz bunu gerektirir.
Ayrıca Mehmet Esatoğlu alandan çıkarılmamıştır. Orada bulunan tüm gruplar Esatoğlu na destek vermişlerdir ve çıkmasına izin vermemişlerdir. Oyun güvenlik güçlerinin; protestocular ve oyuncuların arasına set çekmesiyle oynanabilmiştir. Yani tiyatrocular Barışarock gibi özgürlükçü bir ortamda bile baskı altında oyunlarını sergilemek zorunda kalmıştır. Oyun esnasında arbede yaşanmış ve işgalciler oyuncuların üzerine doğru düşmeler yaşanmasına neden olmuştur. Oyun boyunca asılsız bağrışmalar devam etmiştir. Oysa yazılan tüm yorumlarda Mehmet Esatoğluna yöneliktir denmiştir. Orada yaşanan durum bu değildir. Oyunlar bittikten sonra orada bulunan tüm gruplar alanı terk etmiştir. Alandan Mehmet Esatoğlu yalnız çıkmamıştır, çıkarılmamıştır, ÇIKARILAMAMIŞTIR. Tüm tiyatro toplulukları bu durumun anlamsızlığını kavramış ve karşı bir duruş sergilemiştir. Düşünün ki tüm gruplar bu durumun palavra olduğunu söylemişlerdir.
Sadece kadın tacize uğradığını söylediyse bunu kabul etmeliyiz anlayışı bize yanlış gelmektedir. O zaman sokaktaki her erkek potansiyel tacizcidir. Her an bu suçlamaya maruz kalabilir. Bizler Mehmet Esatoğlu ile üreten insanlar olarak bu iddialara inanmama hakkımızı özgür irademizle kullanıyoruz. Kendisinin öğrencileri olarak diyoruz ki çamur at izi kalsın politikalarından vazgeçilmelidir. Ayrıca Mehmet Esatoğlu nun yaptığı ortadadır. Sürekli üretir ve koşturur. Diğer grupların O nu desteklemesinde şaşırılacak bir durum yoktur. Var olan sistem de sürekli üretenden rahatsızlık duyar ve sindirmeye çalışır. Bu yapılan çökertme politikasıyla sistemin ekmeğine yağ sürülmektedir. Üretimimiz, kendimizi inanmadığımız bir iddiayı yalanlamak ve savunmakla sekteye uğratılmaktadır. Bizler sanal ortamda haber takip edip sürekli açıklama yapacak olursak üretemeyiz. Sanal âlemde bir polemikten daima kaçınmışızdır. Bunun sonu yoktur.

Barışarock ta açık bir şekilde tiyatroya saldırıldı.Sahnenin ışık ve sesinin kapatılmasının başka bir açıklaması yoktur. Sözüm ona protestocular pankartlarıyla simurg standının önüne geldiler deniliyor. Oysa orada simurg standı yoktu. Simurgun broşürü bile yoktu. Bu durum bile olayı anlatanların aymazlığını gözler önüne sermektedir. Tiyatrocular oyunlarını sergileyemeyecek duruma gelmiştir.
Gerçekliğine inanmadığımız bir durumdan ötürü haklısınız diyerek alanımızı terk edemezdik. Bu yüzden oyuncular oyunlarını cılız bir ışık altında bizim için her yer sahnedir diyerek tozun toprağın içinde başka bir yerde inatla oynamıştır. Bu olaylar yaşanırken ana sahneden aramızda tacizci Mehmet Esatoğlu vardır diyerek alkol sınırını geçmiş insanların linç girişimini sağlamak için bir atılımda bulunuldu. Bu durum hukuksal olarak suçtur! Hedef göstermektir! Linçe teşviktir! Bu tam anlamıyla Barışarock festivalinin söylemlerinin içinin ne kadar boş olduğunun ve tutarsızlığının kanıtıdır. Yaşar Kurt sahneden bu durumdan ötürü özür diledi. Ayrıca stantlar gezilerek bizimle gelin tacizci var, diyerek olay çıkartılmaya çalışıldı. Bin bir zorluklarla sanat yapmaya çalışan grupların oyunları engellendi. Ama hiçbir aklı başında tiyatro topluluğu bu durumda taviz vermedi. Çünkü duruşumuz bunu gerektirir.
Ayrıca Mehmet Esatoğlu alandan çıkarılmamıştır. Orada bulunan tüm gruplar Esatoğlu na destek vermişlerdir ve çıkmasına izin vermemişlerdir. Oyun güvenlik güçlerinin; protestocular ve oyuncuların arasına set çekmesiyle oynanabilmiştir. Yani tiyatrocular Barışarock gibi özgürlükçü bir ortamda bile baskı altında oyunlarını sergilemek zorunda kalmıştır. Oyun esnasında arbede yaşanmış ve işgalciler oyuncuların üzerine doğru düşmeler yaşanmasına neden olmuştur. Oyun boyunca asılsız bağrışmalar devam etmiştir. Oysa yazılan tüm yorumlarda Mehmet Esatoğluna yöneliktir denmiştir. Orada yaşanan durum bu değildir. Oyunlar bittikten sonra orada bulunan tüm gruplar alanı terk etmiştir. Alandan Mehmet Esatoğlu yalnız çıkmamıştır, çıkarılmamıştır, ÇIKARILAMAMIŞTIR. Tüm tiyatro toplulukları bu durumun anlamsızlığını kavramış ve karşı bir duruş sergilemiştir. Düşünün ki tüm gruplar bu durumun palavra olduğunu söylemişlerdir.
Sadece kadın tacize uğradığını söylediyse bunu kabul etmeliyiz anlayışı bize yanlış gelmektedir. O zaman sokaktaki her erkek potansiyel tacizcidir. Her an bu suçlamaya maruz kalabilir. Bizler Mehmet Esatoğlu ile üreten insanlar olarak bu iddialara inanmama hakkımızı özgür irademizle kullanıyoruz. Kendisinin öğrencileri olarak diyoruz ki çamur at izi kalsın politikalarından vazgeçilmelidir. Ayrıca Mehmet Esatoğlu nun yaptığı ortadadır. Sürekli üretir ve koşturur. Diğer grupların O nu desteklemesinde şaşırılacak bir durum yoktur. Var olan sistem de sürekli üretenden rahatsızlık duyar ve sindirmeye çalışır. Bu yapılan çökertme politikasıyla sistemin ekmeğine yağ sürülmektedir. Üretimimiz, kendimizi inanmadığımız bir iddiayı yalanlamak ve savunmakla sekteye uğratılmaktadır. Bizler sanal ortamda haber takip edip sürekli açıklama yapacak olursak üretemeyiz. Sanal âlemde bir polemikten daima kaçınmışızdır. Bunun sonu yoktur.

Sanırım yukarıdaki kısa yazım yanlış yorumlanmış. Bu kısa yazımın altına birazdan ekleyeceğim uzunca bir yazı daha ekleyecektim ama bu sayfalarda teknik bir sorun oldu ve geç saatlere dek yeni yazı girişi durdu.

Tiyatrocular cemaat gibi davranıyor değerlendirmesini yapan arkadaşım kısmen doğru söylemektedir. Kısmen diyorum çünkü Barışarock'a katılanlar aynen protesto esnasında ve şu anda bu bağlılıkla hareket etmektedirler. Şu sıralar sürdürdükleri Dernekleşme yada mesleki birliktelik adına yanlışa katılmak ve "hepimiz tacizciyiz" diyebilecek kadar ileri gitmek , körükörüne sahiplenmek büyük bir hatadır.
Fakat Tiyatrocular bu arkadaşlardan ibaret değildir. 7 yıldır yayıncısı olduğum www.tiyatrom.com tiyatro dünyasının en fazla okunan neredeyse tüm tiyatro dünyasının takip ettiği bir yayındır ve olayın ilk gününden beri ben buradaki yaşananlar konusunda bu tiyatrocu arkadaşlara taraf olmadığım gibi gamalı haçlı logo ile tümden Barışarock'ı suçlamalarını eleştirdim, Mehmet Esatoğlu'na açık mektup yayınladım hakkındaki suçlamaları görmezden gelemiyeceğini dile getirdim.
Fakat yine de çok fazla çelişkiler vardır bunlara dikkat çekmek istiyorum. Lütfen dikkatlice takip edelim dolduruşla anlık hezeyanla değil neden sonuç ilişkileri ile anlamaya çalışalım

ŞİMDİ ÇELİŞKİLERİ SIRALAMAK İSTİYORUM

İLK 4 SORUM BARIŞAROCK'I TÜMDEN SUÇLAYAN VE BU KONUYU BAŞLATAN TİYATROCU ARKADAŞLARADIR.

1 - Yorumunuzda bu protestonun ve ardından meydana gelen tiyatroculara saldırının sadece feministler yada bir grup protestocunun işi olmadığı ve Barışarock'ı organize edenlerin de bu saldırıyı, oyunu engellemeyi yaptığından söz ediyorsunuz. Bununla da kalmayıp Barışarock'ı gamalı haçlı logoyla faşist ilan edip -protestocuları değil- barışarockı çok ağır bir dille eleştiriyorsunuz. Barışarock tiyatro düşmanı mıdır? Tiyatro düşmanı ise neden durduk yerde bu festivale tiyatro bölümü eklediler? Birkaç tiyatrocu çağırıpda dövelim eğlence olur diye değil herhalde. Eğer yaşananların nedeni Mehmet Esatoğlu'nu ve
tacizciliğini (iddia) protesto amaçlı değilse amacı nedir? Amaçsız yere söz ettiğiniz kadar organize bir saldırı yapılamaz

2- Barışarock tiyatro düşmanı ise neden tiyatrolara yer verdi diye sormuştuk, engellenen sizin oyununuz olduğuna göre bu oyuna karşı bir yerde duruyorsa sizi baştan almama şansları vardı neden aldılar? ve
festival öncesi mutlaka görüşmeler toplantılar olmuştur onların bu derece (Hitlerden bile kötü) faşist olduklarını hissedemediniz mi? Pekala sizi çevirme ve oyununuza orada yer vermeme şansları varken
önce kabul edip sitelernde , programlarında duyurup sonra neden engellesinler

3- Siz yaşanan bu kargaşayı protesto etmekle kalmayıp barışarockı tümden zan altında bırakacak anlatımlar yapıyor ve çadırlarda içilen esrar yada alkolden söz ediyorsunuz. Elbette ki bunları asla
savunacak değilim ama devletin gözetimi altındaki cezaevlerine uyuşturucu sokulan bir ülkede yaşadığımızı, ilköğretim okullarında ve civarında
uyuşturucu satışlarını sık sık okuduğumuz ortamda polisiye tedbirlere başvurmadan kendi denetimini sağlamaya çalışan bu festivali bu kadar kolayca harcamanız niye?

4- İlk protestolar başladıktan sonra protesto edenlerin temsilcileri, tiyatrocuların temcilcileri ve Barışarockın temsilcileri üçlü bir toplantı yapıp olayların büyümemesi ve festivalin selameti açısından
Mehmet Esatoğlu'nun alanı terk etmesi kararı alınmış mıdır? Böyle bir ortak karar alınmasına karşın sonradan bir karşı duruş sergilenmiş midir?

5- (Bu maddenin muhatabı siz değilsiniz çelişkileri sürdürüyorum)
Barışarockı başlatan ve Barışarock'ın doğmasına vesile olan Rock'n Coke a ilk tepki gösteren gruplardan biri olmasına karşın Bulutsuzluk
Özlemi - Nejat Yavaşoğulları'nın hem festivale kabul edilip hemde cumhuriyet mitinglerine katıldığı için bir grup tarafından cuntacı Nejat defol" pankartlarıyla protesto edilmesi ayrı bir handikap değil
midir?

6- (Bu maddenin de muhatabı siz değilsiniz protestoyu yapan Feministlere soruyorum) Mehmet Esatoğlu ile ilgili çocuklara ve kadınlara cinsel taciz suçlaması 8 yıl önceye dayanmaktadır. Bunu da herhalde en iyi bu feminist örgütler bilir. O halde geçen yıl yine
festivale çıkıp oyun sahneleyen Tiyatro Simurg (Mehmet Esatoğlu) neden protesto edilmemişken bu yıl protesto edilmiştir?

TÜM BU ÇELİŞKİLERİN SONUCUNDA

Çeşitli forumlardan ve kişisel ilişkilerimizden Barışarock'ı organize eden grupların da bıçakları kınından çekip birbirine kin biler hale geldikleri duyumları alıyoruz. BURADA BAZILARI AKSİNİ İDDİA ETSE DE BAZI YERLERDE BU YAŞANANLAR GEREKÇE GÖSTERİLEREK BAZI SİYASİ GRUPLARIN ARTIK BARIŞAROCK'DAN ATILMALARININ ZAMANI GELDİĞİ TÜRÜNDE KONUŞMALAR YAPILIYOR.

Ne durduk yerde kendi davet ettikleri bir oyunu barışarockcıların kendilerinin engellemesi mantıklıdır, ne geçen yıl görmezden gelinen tacizcinin (iddiadır) bu yıl protesto edilmesi.

geri planda adeta barışarockın tarihe gömülmesi yada grupların barışarock ı ele geçirmesinin paylaşım savaşı var gibi bir izlenim edindim ve gelişmeleri merakla bekliyorum

www.tiyatrom.com

konuyu bilmeden bence o yapar demek gülünemeyecek kadar trajik! nereden tanıyorsun? adın ne? öyle laf salatası yapmayın...

Sorduğun sorular büyük ölçüde isabetli bence. Ek olarak şunu da sormak isterim. Bazı arkadaşlar uyuşturucudan, ahlaksızlıktan filan söz ediyorlar ama barışarock'a da koştura koştura geliyorlar. Bu nasıl bir mantıktır. Ne kadar çirkinleştiğinizin farkında bile değilsiniz arkadaşlar. Sözlerinizi biraz ölçüp biçerek sarfedin lütfen...

Feministlerin protestosu konusunda ise aetemur'un yanıldığını düşünüyorum. Tacizci şahıs hakkında daha önce yapılan uyarılar ısrarla görmezden gelindiği için bu yıl bu şahıs bu şekilde teşhir edildi. Geçen sene bu şekilde açığa çıkan bir tepkinin olmamasının nedeni de bu yıl tacizciyi protesto eden arkadaşların olayı protesto ve teşhire gerek kalmadan çözebilecekleri zannında olmalarından kaynaklanıyordu.

Ayrıca ahlaksızlıktan ve kapitalizmden bahseden arkadaşların taciz olayını ahlaksızca bulmadıkları gibi bir izlenime kapıldım... Rica ederim bu tür şeyleri sol bir söylemin arkasına sığınarak savunmayın.

Son olarak bu şahıs geçtiğimiz yılki barışarock'ta kendi bulunduğu sahnede "stir me up", "sex bombs*, "ecstasy" gibi şarkıları bangır bangır çaldıran bir şahıstır ve gelen tepkiler üzerine barışaroçk'çılar bu adamın çaldırdığı bu şarkıları kapatmak zorunda kalmışlardır. Sizce bu da mı faşist bir saldırıydı? Böyle bir adamı sol adına savunmak için gerçekten ya ne dediğini bilmemek gerek ya da kötü niyetli olmak....

arkadaşlar olan bitenden bu mail sayesinde haberdar (!) oldum. yukarıda sorulan soruları fazlasıyla mantıklı buluyorum. sonuç olarak barışarock'ı yapanlar neden böyle birşey yapsınlar anlayamayorum.
beğenmediğine "faşist" diyerek örgütü birarada tutma faslı artık bitse keşke. ancak "solcu" arkadaşlarımız medyanın taktiklerini kavramışlar bile. habere bakın, azzzz sonraaa :)

BARIŞAROCK'TA TİYATROYA FAŞİST SALDIRI!
BARIŞAROCK Festivali Yöneticileri Faşistleri Bile Geçtiler!

Barışarock Festivalinde son gün olaylarında, yöneticiler, sahnelenecek oyunları önlemek için, Faşist diktatör Hitlerin bile yapmadığını yapıp, sahnenin ışığını ve elektiriğini keserek oyunları engellemeye çalıştılar.

Barışarock festivalinin iç yüzünü açığa çıkaran bu olayları ve gelişmeleri daha sonra açıklayacağız.!

Şimdiden Tiyatroevi.com olarak bu çirkin saldırıyı kınıyor ve sebep olanları kamuoyu önünde teşhir edeceğimizi ilan ediyoruz.

--
Hamit Demir
Gölge Tiyatro Dergisi
Genel Yayın Yönetmeni

ben o gece elinde davullarla beyaz giyinmiş tiyatrocular gördüm. bizi oyunlarına davet ettiler. bizde gittik. ama onlar hazırlık yaparken birileri sahnenin ışığını kapattı. henüz anlamamıştık.birileri tacizci var diye bağırmaya başladı. sonra herkes tacizcimi var deyip megofonda bağırdı. oynayacak olanlar oynumuzu oynayalım hep birlikte gitçez dediler. ama o grup izin vermiyordu. sonra güvenlik geldi. oyuncuların oynu bölündü. ben bile arada sıkıştım. ben onları taktir ettim. çünki o olayların arasında toprağın üstünde çıplak ayak oynadılar hem de sürekli sesler vardı. ben oyunu bile zor izledim. kimseyi tanımam ama ayda yılda bi tiyatro izleyeyim dedim içine ettiler. sonra biz arkadaşlarla olanlara üzüldük tiyatrocuların çadırını birlikte topladık. zaten duyan gelmişti. tacizci var diye. ben adama üzüldüm. oyun oynadıkdan sonra gitçez dediler. bu kadar saldırı ne oldu. zaten oynadılar. boşuna olay çıktı bence

Tiyatro alanı olduğunu sonradan öğrendiğim bir yerde davul sesleri geliyordu ben de oraya gittim. Baktım bazı insanlar konuşmak istiyoruz, konuşup gideceğiz derlerken bazıları da davullarla ve bağırarak gürültü yapıyorlardı. Konuşmak isteyenler bir türlü konuşamadılar. Sonra barışarock gönüllüleri geldiler ve gürültü yapanlardan gürültüyü kesmelerini rica ettiler. Sonra bu gürültücüler konuşarak anlaşmaktan hoşlanmamış olacaklar ki "biz de tacizciyiz gelin ulan" diyerek konuşmak isteyenlerin üzerine yürüdüler. Sonra olay yatıştı...

Bu sırada olayın tarafları toplantı yapmışlar ve tacizci olduğu söylenen kişinin alandan ayrılmasında anlaşmışlar ama bu kişinin alandan ayrılması gereken süre içinde davulcular çadır çadır dolaşarak tiyatroya saldırı var diye insanları toplamışlar ve sonra da yürüyüş yapmışlar... Ben de olayı tam anlamak için bu yürüyüşü gördüğüm zaman onların peşinden koştum. Yeniden tiyatro alanına geldiklerinde orada bulunan başka insanlara saldırdıklarını gördüm. Özel güvenlikçiler de bu kişilerle birlikte derdini anlatmaya çalışan kişilere saldırıyorlardı.

Ben de gözü dönmüş bu güruhtan dayak yememek için oradan ayrılmak zorunda kaldım.

Tacizci olduğu söylenen kişiyi tanımam ama herhalde hiç kimse sırf canı sıkıldığı için bu kişinin kendisini taciz ettiğini söylemez. Bu işten bir çıkarı da olamaz. Barışarock'çılar tiyatroya karşıysa niçin 30 tiyatro grubunu oraya davet etti diyen arkadaş da mantıklı konuşuyor. eğer tiyatroyu sevmeseler rock festivaline tiyatrocu çağırmazlardı. Bir de bu festival faşistse niçin orada oyun oynamaya gidiyorsunuz? Tekir yaylasında mhp'nin şenliğine gidiyor musunuz mesela?

Bence burada tacizci olduğu söylenen kişiyi savunan şahısların niyeti çok bozuk ve barışarock için bunca kötü şeyleri yazmayı midesi kaldırabilen insanların oraya gitmekteki tek amacı da festivali sabote etmek olabilir. Amaçlarına ulaştıkları da çok belli... Bu festival o kadar kötüyse seneye yapılacak festivale gelmezsiniz olur biter... Daha neyi tartışıyorsunuz ki...

Arkadaş emepe fena gücenmiş arabası çalınsa emep çaldı diyecek sanırım :)
Bu arada ben emepli değilim
gülünç olmayın beyler emepi suçlayacaz diye tacizci emepliydi zaten demekde ne
tacizci İdil Kültür merkezinde ve nazım hikmet kültür merkezinde çalışma yapmakta
değişken bi solculuk geçmişi olsada TKP lidir
neyse ne tacizci ve ortalığı karıştırdılar barışarock ı sabote ettiler ya mutludurlar

ne yaptın arkadaşım, çürük elmalar yüzünden tüm sepeti çöpe attın..önce ali-levent-peker adlı "sanatçıların" düzeysiz dalaşı, sonra bu olay... tiyatro ve tiyatrocular üstünde pis bir oyun oynanıyor...tiyatro yalnız bunlardan ibaret değil. binlerce tiyatro emekçisine, ustasına haksızlık yapılıyor. "sanatın içine tüküren" bu egemenlere çok güzel fırsat veriliyor. hala bunu anlamadınız mı. gelinen noktaya bakar mısınız? tiyatrocuların yüzde bilmem kaçı tacizciymiş! İnsafa devet ediyorum sizi...millet meclisinde birkaç olay var diye tümünü yargıladık mı? eğer böyleyse durum, toplumca çürümüşüz demektir.

ne lan bu? sonunda bunun damı içine sıçtınız....

mehmet esatoğlu'nu barışarock başlamadan önce bu alanda olmaması gerektiği konusu konuşulmaktaydı..fakat bir şekilde o adam o alanda oldu...ordaki eylem bir tacizcinin barışarock gibi bir organizasyon içinde yer almaması gerktiğini ifade etmek için yapılmıştır.fakat esatoğlunun oyucuları bu eylemin içini boşaltıp tiyatroya saldırı olarak nitelendirmiştir.kadınların tacizci birini alanda istememelerini tıyatroya saldırı olarak ismlendirip bir bakıma gündem değiştirmişlerdir.ayrıca ordaki bir oyuncun bende tacizciyim demesi ve kim tacize uğramışsa gelsin söylesin gibi korkunç laflar sarf eden oyuncu kadınların açıklamaları o alanda feminist kadınlarıın dertlerini anlatamayacağının bir göstergesi olarak düşünüyorum.bu nasıl bir taleptir??kımse tacize uğrayan gelsin???feministler TACİZCİ VAR dediklerinde bile esatoğunun oyuncularıın tepkisi bu olursa ;olduki bu olaya mağruz kalmış birinin orda kendini ifade ettiğini düşünelim..kimbilir daha neler sözlenirdi...eminimki aralarından sen yüz vermesen oda yapmazdı diyecekler bile çıkardı...ayrıca tacizin ispatı olmaz.esas olan kadın beyanıdır...bunları onlarda biliyolar tabiki ama böyle düşünmek o anda işlerine gelmedi...ayrıca esatoğlu o alandan çıksaydı ve burda destek esatoğluna değil kadınlara verilmiş olsaydı o sahnede hiç bir oyunda dolaylı yoldan etkilenmezdi...dolaylı yoldan diyorum çünkü feministler sahneye değil esatoğluna tepkiliydi...olayın yönü değiştirilmek istenerek esatoğlu korunmaya çalışıyor...
ben o gün yaşadılarımdan sonra söyleyecek fazla söz bulamıyorum.bir kez daha kadın olmanın tacize ve tecavüze son diyerek bir karşı duruş gerçeklerştirdiğinde anlaşılmanın ne kadar zor olduğunu hissettim.insanlar kabullenmekte zorlanıyolar ama bu ülkede kadınlara taciz herkezden gelebilir.heryerde olabılır.işte sokakta evde hatta tiyatroda...öğretmeninden ailenden tanımadıklarından tiyatro eğitmeninden...kabullenmek zor olabilir belki esatoğlunun oyuncuları için...yada kabul etmek istemiyolar...onuda geçtım...en başında tepkinin sahneye değil tacizciye olduğunu...daha o gun için anlatılacak çok şey var aslında...esatoğlunun oyuncuların anlaşmayı bozmaları,bir kadın arkadaşıma el kaldırmaları...
umarım diğer amatör sahnelerde oynayan oyuncular kadınların asıl derdının ne oldugunu anlarda bunu faşist bir saldırı olarak değerlendirmek yerine tacizle ilgli durmu değerlendirirler...

rock müziği seviyorum ama şu barışarock çıları sevmiyorum kardeşim. bir çoğu ankaranın konur sokağını ve istanbulun istiklalini mesken tutmuş özünde siyaset gibi bir dertleri olmayan aykırı olduklarını iddia eden bir takım gençlerden oluşan flu bir topluluk.

bir çoğu okullarını bitirdikten sonra sözde anarşist kimliklerinden sıyrılıp çalıştıkları şirketlerin acımasız savunucuları haline gelirler, hatta içlerinden o dünyadan uzaklaştıktan sonra hemen evlenip çocuk sahibi olan ve evinin hanımı olan kadınlarda mevcuttur. işte içinde yaşadığımız düzenin tamda istediği budur. muhalifliklerini böylesi alanlarda yaşadıktan sonra sisteme entegre olmaları kaçınılmaz bir sondur!

Bu konuda yazılanları okuyunca bazı şeyler iyice sinir bozucu olmaya başladı.Bunları madde madde yazayım sizlere:

1-)Organizasyonda anarşist ve apolitiklerin olmasının festivali kötü yönde etkilediğinden dem vurulmuş.Kimse kusura bakmasın BarışaRock bir inisiyatiftir ve isteyen gruplar bu inisiyatife katılarak oluşumda yer alabilir.Hiçbir toplantıya katılmayıp ondan sonra anarşistler-apolitikler barışarockı bu hale getirdi diye konuşanlar saçmalamaktan öteye gitmemektedir.Ayrıca yalnızca sosyalistlerin organize ettiği bir festivale gitmek isteyenler ; seneye çeşitli sol örgütlerin muhtelif zamanlarda düzenlediği gençlik kamplarına gitmekte özgürdürler.Ben bir primitif hippie olarak bu festivale elimden gelen her şeyi verdim,bu lafı eden arkadaşlar acaba bu festivale ne verdi?Yok biz illa geleceğiz seneye diyorsanız buyurun seneye toplantılarımıza katılın sizin de istediklerinizi tartışalım.

2-)Birileri alkol ve uyuşturucu festivali oldu demiş.Bu lafı söyleyen kişiye güler geçerim.Ben alanda görevli birisi olarak yalnızca uyuşturucu kullananı uyarırım,kalkıp da onlara müdahale edemem.Aksi takdirde bu hareket faşizan bir davranış olur ve başkalarının özgürlüğüne müdahale anlamını taşır.Ayrıca alkol olmayan herhangi bir festival var mı acaba?Ne yapacaktık,içki yasaklayıp sabahtan akşama Lenin,Stalin,Kropotkin,Troçki mi tartışacaktık?

3-)Tiyatro konusunda fikirlerimi daha önce söyledim.Bizler psikopat değiliz.Tiyatroculara karşı bir gıcığımız olsa kalkıp da baştan davet etmezdik.Ancak olaylarda adı geçen şahsın öğrencilerinin hocaefendi muamelesinin devam etmesi ve bütün camianın iddialarını göz ardı etmesi de ayrı bir açmaz oluşturuyor.SAnki hocaefendileri Türkiye'nin en büyük tiyatrocusu da başkaları onu kıskanıyor o yüzden iftiraya uğruyormuş gibi bir durum ortaya koyuyorlar.

4-)Tekrar etmekte fayda var.BarışaRock profesyonel bir organizasyon değil,tamamen gönüllülerden oluşan bir yapılanma.Eleştirilerinizi yaparken bunu göz ardı etmemnizi rica ediyorum.Burada hiçbir işin ucundan tutmayıp da şu kötüydü,bu rezildi diye söylenen kişiler bizim aylarca süren çabamızı ve 6 gün boyunca alanda yaptığımız işlere hakaret etmektedirler.Şu anda alanda görev yapmış arkadaşlarımızdan çürüğü çıkmamış olan kalmadı neredeyse.Laf eden arkadaşlar seneye sizler de buyrun gelin,bakalım ne yapacaksınız sizleri de görelim.Eleştiriye tabi ki açığız ancak belden aşağı vurarak yapılan eleştiriler bize yapılmış bir saygısızlıktır.

gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.nasıl bu kadar kolay yalan söylenebilir? orda tiyatrocular yürüyüş yaparken her gün yaptıkları rutini tekrarladılar. yani "yaşasın tiyatro, yaşaın sanat" diye slogan attılar. yok efendim insanları çağırmışlar ha sonra bide kavga etmişler. bu ne saçmalıktır. orda olmadığınız çok belli. herkes duyduklarıyla işine geleni anlatıyor. ayrıca mehmet estoğlu ana sahneden anons edilmiştir tacizci var diye. bu nedir? sorarım size. bu bir linç girişimi başlatma eylemidir. süs olsun diye sahneden söylenmemiştir. bilmediğiniz o kadar belliki. feministler bizimle görüştüler ve protesto yapmıcaz dediler. sonra tüm dediklerini yalanladılar. bunların hepsi basın açıklamasında anlatılacak. ayrıca hiç bir tiyatrocu; bende taciziyim gelin ulan diye bağırmadı. yalan konusunda sınırları zorlamayalım. sonra kimseye burda ahlak kuralları öğretmeye kalkmayalım.

Adam topladıkları meselesi gerçekten yalandır.Hergün rutin olarak yaptıkları bir hareketti.Ancak lezbiyen aktivist bir arkadaşıma el kaldırıp tehdit edildiği ve protestocu grubun üstüne yüründüğü bir gerçektir.Ayrıca protestocu gruba karşı "Ben de tacizciyim lan" çıkışının yapıldığı tek bir ağızdan değil,orada bulunan birçok insan tarafından bana iletilmiştir.Hatta protestocu olmayan arkadaşlarım bile bu olay üzerine protestocu gruba dahil olduklarını bildirdiler.Alanda kadınları taciz ettiğine rastlanan kişileri alandan çıkartırken sırf tiyatrocu diye bahsedilen şahsı alanda tutmak da doğru bir hareket olmazdı.Basın açıklamanızı büyük bir merakla bekliyorum bakalım ne anlatacaksınız.Umarım gerçeklerden bahseder ve cemaat olmadığınızı bizlere gösterirsiniz.Ya da sizler olayları çarpıtarak bizleri sanat düşmanı olarak gösterip siz yalancı durumuna düşersiniz.
ÖNEMLİ NOT:ŞU ANA KADAR YAZDIKLARIM BENİ BAĞLAR İNİSİYATİFİ KESİNLİKLE BAĞLAMAZ.HEPSİ ŞAHSİ GÖRDÜKLERİM VE YORUMLARIMDIR!

Barışarock'a bir kaos hali hakimdir. Bu kaos hali rengini bizzat örgütleyicilerinden almaktadır. Genel kesimi ve örgütleyici grubu apolitik yada anarsist gruplardan oluştugu için politik bi karaktersizlik ve ilkesizlik durumu hakimdir. Alternatif ve özgürlüklerden yana bir karşı rock böyle olmamalı; sgari anlamda politik bir perspektife sahip olmalıdır. Aslında barışarock'ın durumu başlı başına bir eleştiri ve değerlendirme konusudur. Ama ne yazık ki bu konuda fazlaca bişey söylenmemiş/yazılmamış şimdiye kadar. sözüedilen sapıklık olayı tekil bir örnek değildir. Barışarock bu ilkesiz ve omurgasız yapısını sürdürdükçe bu mevcut olayı bşka pislikler izleyecektir ve izliyor. Kendi kapitalist yapısıyla (herşeyin paralı ve pahalı olması, dayanışma kültürünün olmayışı, uyuşturucu ve kendini kontrolsüz içki, çarpık-yoz ilişkileriyle, genel olarak tüketim anlayışının bir parçası olması) arzulanan böyle bir şey değildir. Mevcut anlayışın ve organizasyonun mevcut sisteme güdük bir alternatif oluşturduğu ortada.
Gerçek ve sisteme gercekten muhalif yeni bir organizasyon için kolları sıvamaya!..

yahu aynı yorumu daha önce zaten bu sayfaya koydun. bir daha koyacak kadar öküz olmadığına göre bu olsa olsa kişilik bölünmesidir. en azından iyi niyetli yorumum bu yönde. nemeSİS orda mısın? kızıııl çık nemeSİSin içinden. esnaf uyanıklığı bunlar yahu. bir dahaki kampanya ne olacak? fitat yükseltip indirime gitmek mi? puhahaha

hangi barışa rock?
gönderen: nemeSiS Wednesday, Aug. 29, 2007 at 7:47 AM

Barışarock'a bir kaos hali hakimdir. Bu kaos hali rengini bizzat örgütleyicilerinden almaktadır. Genel kesimi ve örgütleyici grubu apolitik yada anarsist gruplardan oluştugu için politik bi karaktersizlik ve ilkesizlik durumu hakimdir. Alternatif ve özgürlüklerden yana bir karşı rock böyle olmamalı; sgari anlamda politik bir perspektife sahip olmalıdır. Aslında barışarock'ın durumu başlı başına bir eleştiri ve değerlendirme konusudur. Ama ne yazık ki bu konuda fazlaca bişey söylenmemiş/yazılmamış şimdiye kadar. sözüedilen sapıklık olayı tekil bir örnek değildir. Barışarock bu ilkesiz ve omurgasız yapısını sürdürdükçe bu mevcut olayı bşka pislikler izleyecektir ve izliyor. Kendi kapitalist yapısıyla (herşeyin paralı ve pahalı olması, dayanışma kültürünün olmayışı, uyuşturucu ve kendini kontrolsüz içki, çarpık-yoz ilişkileriyle, genel olarak tüketim anlayışının bir parçası olması) arzulanan böyle bir şey değildir. Mevcut anlayışın ve organizasyonun mevcut sisteme güdük bir alternatif oluşturduğu ortada.
Gerçek ve sisteme gercekten muhalif yeni bir organizasyon için kolları sıvamaya!..

kızıl yada Nemesis arkadaşım daha önce de söyledim.Bizi beğenmiyosan ya kendin yap güzel bi festival biz görelim,ya da senin gibi ateşli sosyalist arkadaşları gençlik kamplarında görelim.Sizin gibi tiplerin düzenlediği festivalleri-kampları da biliyoruz.Sabah 8'de kalk borusu çalıp milleti ayağa dikmek, bir kadın ve erkeğin tek başına insanlardan uzaklaşmasına izin vermemek, öpüşmeyi yasaklamak, alkolü yasaklamak, sabahtan akşama lenin-stalin anlatmak. Buysa senin festival mantığın ne mutlu sana.Ama BarışaRock muhaliflerin bir araya gelerek birşeyler yaptığı bir organizasyondur.BarışaRock örgütlenmez hep beraber inşaa edilir.BarışaRock inisiyatifinde olmak için solcu-sosyalist-komünist falan olmana gerek yoktur.BarışaRock'ın temel ilkelerine uyan herkes bu inisiyatifte yer alabilir.Ben bir primitif hippi olarak bu organizasynda vardım,seneye de varolacağım.İnternet başından kimseye akıl öğretmeye kalkmayın.İyisini yapın ben de geleyim göreyim.İnsanların eğlenmelerini yozlaşma ve kapitalizmle tanımladığına göre zaten sen eğlence değil 1 Mayıs yada Gazi olayları tadında birşey istisyosun.Eh sana kolay gelsin o zaman.Sana iyi örgütlenmeler,dikkat et de bir berlin duvarı daha yıkılmasın örgütlenelim derken.

arkadaslar evet ortada bir linc girisimi vardır. oncelikle genel siyasi durumu bir elestirmek istiyorum. barısarock sanki 3 gun boyunca kapanın elinde kalan bir siyasi topluluga donmustur. herkes her bok icin eylem yapmıs, herkes bir suru bildiri dagıtmıstır. zaten feministlerin-escinsellerin soylesisinde de onların soyledigi gibi burda sorun barısarock ı bir kurtarılmıs bolge olarak gormektir. yolgezer in 40 yıllık refikası bile protesto edilmistir. ben burda sark kurnazlıgı goruyorum, gundem yaratmak icin "aha bu biraz seksist", "bunda biraz cinsellik var", "orospu" dedi gibilerinden herseyi bir cinsiyet sorunu olarak yorumlayıp saldırıya gecildi.
barısarock insiyatifinin iyi calıstıgını herkes biliyor ve ne olursa olsun alana polis sokulmayacagı bilindigi icin cok rahatlar. herkes dayı bir anda, herkes meger ne kadar cok seye karsıymıs. herkes bagırıp cagırıyor. insanın aklına taksim bir mayısı ya da diger buyuk eylemler geliyor bu bagıran arkadaslar neden burlara gelmedi diye. yoksa bu arkadasların olayı kurtarılmıs bolgelerin devrimciligimidir diye.
feministlerde her zmana herseyi seksist ilan edebilecek yetenek vardır zaten. bu adam tacizci midir, alandaki tek tacizci o mudur hayır bilemeyiz. ortada hic net birsey yok. peki bu adam bir anda neden hedef tahtasına oturtuldu? bence neden tiyatro komisyonunda onemli bir yerde olması. tıpki kırk yıllık refika sarkısının bir anda cinsel ayrımcı olarak bulunması gibi bir gundem yaratma amacı.
sonra tiyatroculara gelelim. bu ne gazdır boyle, hemen fasist ilan edilmis barısarock insiyatifi. oha diyorum size artık. elinizi vicdanınıza koyun bir, bu kadar emegi, bu kadar gonulluyu nasıl bir anda fasist yaparsınız? adamlar neler cekiyor orda bizimde cok sikayetimiz oldu yalan degil, vukuatlar cıkıyordu ama hepsinde bir barısarock gonullusu geldi ve inanın yası kac olursa olsun, siyasi tecrubesi ne kadar lolursa olsun hepsi aynı tavırları sergiledi. yani barısarock organizasyonu kulturunu olusturmus biz bunu gorduk. 17 - 18 yasında cocuklar vardı gorevli ve inanın bu cocuklar 30 lu yaslardaki gorevliler ile aynı durusu sergileyebiliyordu. mehmet esatoglu bir tacizci midir? barısarock komitesi onu sahnede istememis midir? ozaman bu laga luga neden? bizim icin her boka protesto gosterisi duzenleyen 3 gunluk muhalifler artık sahtekarca gelmektedir. bu yuzden barısarock insiyatifini destekliyor ve diger iki guruba herkesin bildigi iki secenegi bir daha hatırlatmak istiyoruz:

begenmeyen icin iki secenek vardır ya gelmez ya da gider organizasyonda yer alır.

tacizciler yavaş yavaş ökün etmeye başladı. Bayçet lakabıyla yazı yazan şahıs, gocununca tacz karşıtlarını uyarıyor, hatta bu taciz tartışmalarını bitirmek istercesine uyarıyor, acaba ucunun kendine dokunacağını düşünüp eski defterlerin açılacağındanmı endişe ediyor.mersin tiyatrosu tacizleri ve tacizcileriyle nam salmıştır...

eger gercekten tiyatro simurg bunyesindeki bu mehmet esatlıoglu boyle bir konuda suclanıyorsa az once gene indymedia dan baktım 1 mayıs mahallesi geleneksel senliklerine de katılacaklarmıs. barısarock senliginde bu adama karsı mucadele edenlerin 1 mayıs mahllesi senlikleri icinde aynı titizligi gostermeleri gerekmiyormu? madem ortada boyle bir gercek var ozaman bu cok az kisi tarafından bilinen sorunu 1 mayıs mahallesi senliklerini duzenleyen arkadaslara da soylemeleri gerekmiyor mu? etik olan bu degil midir? diger turlu bu yapılan sadece barısarockda gundem olusturmak icin yapılan bir cıkıs olarak kalacaktır.

mersin belediye şehir tiyatrosunda olanları biri yazsada herkes neler olduğunu bilse. tiyatro müdürü tamer güven, bayçet diye yazan mehmet tekkanat (arkadaşları çokkanat der onun için. çünkü her yöne kanat çırpar. rahmetli Zeki Göker yaşasaydıda, bu bayçet i anlatsaydı sizlere) bu taciz meselesini ii bilirler. acaba nerden ve nasıl iyi bilirler. birde deniz sandalcı var, oda çıksada bu taciz konusunda ne düşünüyor, bir konuşsa.çünkü bu konularda mutlaka düşündükleri birşeyler vardır. taciz eylemini acaba nerden hatırlıyorlar...

bak arkadaşım ispatlanmamış bir iddia var ortada. mağdurum diye lanse edilen bayan arkadaşlar şu anda "ya halen bu olay mı? biz sıkıldık" gibi cümleler kurmaktadırlar. bu bilgi birinci ağızdandır. şimdi bu durumu düşünün; bu iddia 1999 yılında ortaya atılmış ve tacize uğrdığını iddia eden bayan arkadaşlar bir buçuk sene sonra aynı grupla ve aynı yönetmenle(mehmet esatoğlu) ile çalışmışlardır. bu sanal alemde bunları yazmayayım dedim ama artık yeter demeli biri. yine bizce yalan olan bir iddia üzerine nasıl olurda siz bir grubun oyunlarının engellenmesini istersiniz. amatör tiyatro yapmak çin hacanan emeklerden ne anlarsınız. hiç destek almadan üretmeye çalışan grupları deşifre ederek oyunlarını engellemeye çalışıyorsunuz. bu emeğe ve şahıslara yapılan en büyük saygısızlıktır. artık biliyoruz bu yorumlar bitmeyecek ama en azından iki kere düşünerek yazalım. düşününki bu iddia 1999 yılında atılmış ortaya. o zaman barışarock organizasyonu tüm katılımcıları araştırmalı haklarında idda ya da kayıtlı suç var mı diye bakmalı. belki de şahısları 15 yıl önce atılan bir iddia üzerine alana almamalı!
lütfen yorumları emeğe saygısızlık yapmadan yazalım, inanın ya da inanmayın sevin ya da sevmeyin!

Artık iş tacizciyi koruma adına yalana dönüştü
9 yıl önce yaşanmış da taciz edilen önce şikayet etsede sonra dönüp kurs almaya (taciz edilmeye) kendi isteiğyle karar vermişte falan.
Bu o dönem olmuş bitmiş değildir daha bu sene yine aynı adam tarafından bir taciz olayı yaşandığı kızın intihar edecek kadar bunalıma girdiği konuşuluyor.
Yalancı arkadaşa soruyorum
1- Mehmet Esatoğlu bir eğitim kurumundan taciz yüzünden atılmışmıdır
2- ATÇ de taciz yüzünden bir değil bir çok kadın şikayetçi olup bu olay ATÇ nin bölünmesine neden olmuş mudur?
3- Daha bu yıl bir taciz olayı daha yaşanmamış mıdır?

1-taciz olayı yaşanmadığ için geri dönmüştür(yazılanı doğru algılamalısınız)araştırın o dönem aynı oyundaki arkadaşları dahi söyler.o, oyunun oyuncu sayısı oldukça fazlaydı. tek tek sorun doğrusunu yani yazdığımın aynısını duyacaksınız
2-bu seneki tüm oyuncuları bellidir, kimmiş bu intihara sürüklenen? asıl yalan budur.
3-girdiği tüm eğitim kurulu müdürü ya da halkla ilişkilere telefon açılıp atılıp atılmadığı sorulabilir. çalıştığı kurumlar ortadadır. bu atılmış iftiralar çok kolay çürütülebilir. bir telefonunuz yeterlidir.
4-bir çok kadın şikayetçi olmamıştır, yoksa yazılan tüm bu yalan iddalar 1999 eksenli olmazdı.
5-ayrıca daha bu yıl kim taciz edilmiştir? yaptığı işler ve çalıştığı insanlar ortadadır. bu yılki çalıştıklarının hepsini tanırım. siz de sorun soruşturun.hepsi ispat edilebilir .son olarak yalana karşı çıkıyorum diyerek baştan aşağı yalan yazmak gerçekten vahim bir durumdur. araştırmanızı ama gerçekten araştırmanızı öneriyorum.başkasına yalancı demek sonra da bir tane doğru temelli soru sormamak! gülünçtür!

yuh iyice iğrençleşti herkes
hazır fırsat bulmuşken diye bok atan atana
mersinde tacize şahit gösterdiğin zeki göker kim merak ediyosan kanat günerin eroin güncesini oku şuna bak ya tacizcilere şahit diye sunduğu kişiye bak adı tacizcilikten kitaplara konu olmuş biri
bide rahmetli diye anmış zeki göker rahmete yada rahim olana çok da inanırmıydı acaba?

Mehmet Esatoğlunun çalıştığı bütün okullardan olumlu rapor alınacağına dair bu kadar geniş ve emin konuşan biri ya çok yakın akrabası arkadaşı ya kendisidir. Mehmet bey artık kendi adınızla giriş yapın buraya isterseniz.
ve madem öyle verin çalıştığınız okulların listesinide arayalım. evet ciddiyim arıycam ve tek tek nasıl bilirdiniz memnunmuydunuz diye sorup neticeyide buraya yazıcam
birde şu tacize uğradığı iddia edilip halen sizinle çalışan kadınlardan bir kaçının adını öğrensek? yada çıkıp bir açıklama yapsalar ? bunca yıl birlikte çalıştıkları siz sevgili hocalarının bu kadar zan altında kalmalarına nasıl gönülleri el veriyor çıkıp bir açıklama yapsınlar bakalım da kapansın bu 9 yıllık iftira.
Siz tacize uğrayan çıksın söylesin diyorsunuz ya tacize uğrayanın kamuoyu önünde bunu anlatması zor bir durumdur ama tacize uğramayanın bu bizdik ve tacize uğramadık demesi zor bir durum değil. tacize uğramadıkları için utanacak değiller ya.

KOMİKSİNİZ ÇOK KOMİK. hodri meydan hadi verin çalıştığınız okulları hadi konuşturun tacize uğramamış sadık kadınları

İranlı olan ve esas adı Behruz olan Mehmet Esatı da diğerlerinide çok iyi tanırım bunların gerçek yüzünü ve niyetlerini araştırmak gerek

ya artık bu kadar olmaz. daha çalıştığı kurumları bilmeden, o kurumlardan atılmıştır diyorsunuz o zaman. bu bile başlı başına bir çelişkidir. ayrıca sırf atılmamıştır dediğim için akrabası ya da kendisi oluyorum öyle mi? o zaman sizin de bu iddalarda bulunmanız için o nu baya yakınen tanımanız hatta akrabası olmanız lazım. yani ben bu iddalara inanmama hakkımı kullanamam öylemi? neden? her şey açıkken bi de? ayrıca üslubunuz tartışma ve yazışma üslubuna uymuyor. ben sizi tanımam etmem ama saygısızlık etmiyorum..

Hadi buyurun ispatlayın deyince ve somut kişilerden söz edince çark ettiniz Mehmet Esatoğlu

Ben yukarıdaki hiç bir yazımda tanırım , yakınen tanırım, demedim. Bu iddialar var ve bunu bir tek kişi bir tek yayın söylemiyor. Bakın gazetelere de çıkmış en büyük medya kuruluşlarında yer almış eğer bir insana taciz gibi en ağır suçlama (cezaevlerinde bile diğer adi mahkumlar tacizciyi tecavüzcüyü aşağılar işte bu kadar ağırdır) Evet birisine bu dünyanın en ağır suçlaması yapılmışsa en azından Tekzip etmeliydiniz dimi? Hürriyeti tekzip etmişmi? Cumhuriyeti ne biliyim diğer yayınları tekzip ettinizmi?
Bu kadar yayında çıkmış ve bu kadar çok kişinin dile getirdiği tacizlerinizi soruyorum ben. Tanıyorum biliyorum halen birlikte çalışıyor-uz. diyen, açın çalıştığı okullara tek tek sorun diyen sizdiniz bende e peki ver isimlerinide sorayım diyorum. Seceresinimi tuttum nerde çalışmış diye? Siz bu kadar yakınen tanıdığınıza göre şu şu okulda çalışmış diyeceksiniz bitecek. Hani çekinmeden açın sorun diyordunuz ne oldu?
İnsan bu kadar ağır bir suçla suçlanırken halen yanıbaşında olan hanımlara yahu çıkıp bir açıklama yapın bizi taciz ettiği iddia edilmişti yok öyle bir şey deyin demek zor mu? Ben İzmir'den kalkıp gidip onun yanındaki kadınları bulup tanışıp Mehmet bey sizi taciz ettimi diye mi soracam? Mahkemede değilse bile basında ve kamuoyunda lekelenen kendini aklasın ve üstelik bu kadar kolayca aklayabilecekken.
Ama yok ne tekzip etti ne de çalıştığı okulları açıkladı ne de çalıştığı kadınlar bir açıklama yapmadı yapamaz da.
Solculuğu kendini maskelemek için kullandı iyide taraftar buldu (yada buldunuz)
Tekrarlıyorum hadi somutlaştırın. şu okullar şu kadınlar deyin kendinize bu kadar güveniyorsanız ve artık bitsin bu tartışma!

Sevgili arkadaşım,
Ben organizasyonun yapısından ve niteliğinden bahsederken genel eleştirilerimi ifade etmek istedim sadece. Böyle birşeye hakkımızın olmadığını sanmıyorum.Bu sana yada organizasyonuna bir hakaret anlamı taşımıyor. Sadece bir eleştiriydi. Misilleme amacıyla sosyalistleri küçümsemen gereksizdi kimse sana böyle bir şey yap da demedi. Ama eleştirilerle ilgili bir hazımsızlığın olduğu ortada. Neden?
Organizasyona emek veriyor olabilrisin bu açıdan takdir edici ama bu eleştirilerden muaf oldugun anlamına gelmez. Şimdi, barışarock temel olarak politik bir organizasyondur. Kardeşliği ve barışı savunuyor. Bunlar aynı zamanda sistem eleştirisidir de. Mevcut durumuyla sistem bunları sağlamaya muktedir değildir. İş politik bir niteliğe bürününce doğal olarak tutarlı bir şekilde yine sistemin bir ürünü olan tüketim kültürünü de hedeflersin. Bu anlamıyla sistemin bu kültürünün 'eğlence' ayinlerinden biri olan rock' n coke 'a da her yönünle gercek bir alternatif olmalısın. İçki ve uyuşturucunn sınırsız tüketildiği, festival kartlarının pazarlandığı, ilkesiz ve hayvani bir cinselliğin oluştuğu bu ortam aynı zmaanda sistem açısından bir yaşam konseptidir de. Ben bahsettiğin solcu kamplarına hiç gitmedim ama eğlence anlayışlarının da attığın gibi olmadığını biliyorum. Kimse oralara gidip sabahtan akşama kadar lenin, marx vs.. okumuyor. Sosyalistler eğlenmesini bilmeyen robotlar değildir. Bu ucuz bir demagojidir, iftiradır. Bu iftiraya ortak olmamak gerekiyor. İstanbul'un şu anda çeşitli emekçi semtlerinde şenlikler düzenleniyor. Hatta şua anda latin amerikalı bir grup içinde samba,salsa,tango,çaça gibi latin oyunların da bulundugu etkinlikleriyle türkiye'de bulunuyor. BAk bakalım elele tutuşmalar yasaklanıyor mu, hoplayan zıplayanlar devrimci mahkemelere mi çıkarılıyor. Komikleşmeyin.. Biz sosyalistiz. İnsanların geriye ilkel çağlara dönmelerini değil ileriye gitmelerini istiyoruz. Ama tüketim kültürünün çılgınca, hayvani,çağdışı geri, sadece zengin ufak bir elit için üretilen bu eğlence anlayışını da istemiyoruz. O zaman primitif homo-sapiens türünden ne farkımız kalıyor, öyle değil mi?

Yukarıda yazılanların altına aynen imzamı atarım aynen katılıyorum çok da güzel bir anlatım olmuş
AMA,
Barışarock fikrinin doğduğu andan bugüne dek değişmeyen bir gerçek var ki Barışarock'ı düşünen tasarlayan düşünceyle barışarock a katılan kitle farklı yerde duruyor. Buraya katılanların çok azı Barışarock'ın doğumuna neden olan düşünceden haberdar yada özümsemiş.
Kapitalist sistemin sembolü olan cola'nın rock'ı içselleştirme girişimine karşı tüketim değil paylaşım ve çoğalma kültürünü alternatif olarak mı koydun devrimci dayanışma içinmi yaptın yok başka nedenle mi kimin umrunda? Buraya katılan kitlenin çoğu bir festival adının ardından gelen fareli köyün kavalcısının peşindeki fareler gibi eğlenceye müziğe coşkuya, evden izin koparılımış üç günlük kaçamağa geliyor. Bir kısmı ise gerçekten bu müziği sevdiği için bazı grupları peşpeşe dinleme fırsatına geliyor Hatta rock'n coke alternatifliğinden o kadar bihaberler ki bugün buna yarın da ona katılıyor. Zaten tarihlerin çakışmıyor olması da artık alternatif fikrini unutturdu.
Yani Barışarock evet bu işi başardı kendini kanıtladı tutturdu müşteri topluyor... Ama hayır bu işi başaramadı çünkü doğuş amacını katılan kitleye taşıyamadı.
Zaten şu an süren tartışmalar da biraz bundan sanki. katılan azalırsa azalsın ama prensipler ilkeler öne çıkarılıp daha mı politize olmalı yoksa rock öne çıkıp apolitik bir amaçsız karşıduruş yaramaz çocuk isyankarlığında özgürce ve yozca mı sürmeli.
Üstünde bir sürü politik grubun söz sahibi olmaya çalıştığı bir festival olduğu düşünülürse sanıyorum politikadan yana olanların ağırlığı artacak ve daha politikleşecek. Zaten paneller, farklı grupların standları, propagandalar arttı. Rockla ne alakaysa ve sanki ayrıca bir festival yapmıyor yada yapamıyorlar gibi diğer sanat dalları katıldı vs vs Bakarsınızki seneye iki rock grubu gelir geride onlarca panel, dinsel kökene dayanan semah dönenler, tiyatro yapanlar, eski usul bağlama çalıp ezildik vurulduk ufalandık yürü üstüne üstüne türü devrimci müzik yapanlar vs vs ile bildiğimiz klasik solcu etkinliklerinden biri olur.
Milli Eğitimin katı bekçisi öğretmenler ve idareciler Üniversitelerin hatta liselerin bahçesinde kucak kucağa oturup oynaşanları artık fazla sorun yapıp engellemezken, devletin polisi parkta kıyıda köşede içen 18 yaşından küçükleri görmezden gelirken burada polisçilik oynansın bunların kulakları çekilsin hatat tutup kulağından dışarı atılsın hımmmm çek elini arkadaşının boynundan, öpüşmeyin bakiiim anne babanın sizin buraya gelmenize izin verirken bize emanet etti tarzı bir yaklaşım sergilemek.... bunlar hayvani duygulardır diye öğütler vermeye kalkarak bir süre sonra kendi kendinizle başbaşa kalır ve bu gençleri de iyiden iyiye televole ve rocncoke a elinizle teslim edersiniz.
Başarılamayan işte budur. Yapmıyacaklarsa neden yapmıyacakları, öz denetim olacaksa neden olacağı, buraya gelenin rockn coke da koşmamasının alt yapısı, dayanışma karşı durma alternatif olma bilincinin onlarla aynı dili konuşarak verilememesi. Burayı salt özgür ve başıboş 3 gün parkı olarak görenlere buranın gerçeğinin anlatılamaması. sorun budur. Bunlarda iki solcu politika çağrılarak panel yapılarak yada körgözüm parmağına söz de tiyatro (!) oyunlarıyla yapılamaz...
Hele şimdiden sonra çok zor.

ya niye anlamamakta ısrar ediyorsunuz ben mehmet esatoğlu değilim. ısrarla yalan söylüyorsunuz. siz ne biçim bir insansınız.kendisi böyle sanal alemde cevap yazılmasına da karşıdır. çalıştığı kurumları size özel mail atabilirim. en geç hepsi yarın elinize ulaşacak çünkü eksik bilgi vermem istemem. çünkü kurum isimleri haybeye yazılmaz bunun bir hukuku var. bilmiyorsanız söyleyeyim.

BAk bakalım elele tutuşmalar yasaklanıyor mu, hoplayan zıplayanlar devrimci mahkemelere mi çıkarılıyor. Komikleşmeyin.. demiş devrimci rockcı arkadaş

Mahkemeye çıkarılmıyor daha fenası yapılıp yargılanmadan asılıyor bazı yerlerde. Boğaziçinde tiyatro kulübünde sevgili olmaya karar verenlerin kulüpten atıldıklarını duymuştum.

Sizin elele tutuşmanız sadece tokalaşırken yada halay çekerkendir :)))))))

ya insanların çift olma hatta çiftleşme hakkından size ne namus bekçisi andavallar!!!

Taciz suçtur doğal cinselliklerin engellenmesi ise taciz kültürüne davetiyedir! Hepiniz dışarı gençlik içeri...

Burada politik bir atışma yaşama niyetinde değilim.Ancak şunu söylemek istiyorum; barışı savunmak ve küreselleşme karşıtı olmak ne yazık ki hala bazı çevreler tarafından yeterince solcu bir duruş olarak görülmüyor.Birşeyin politik gözükmesi için bu çevrelere illa ezildik,yenildik,gittik,geliyoruz,kan kusturacağız gibi söylemlerin ve şarkıların çalındığı ortamlar olması gerekiyor.Bu arkadaşları takdir ediyorum,kendi mücadelelerinde de destekçileriyim.Ancak hep söylediğim gibi BarışaRock ağlanma,sızlanma,ajitasyon,propaganda meydanı değil; bir eğlence ve eylem ortamıdır.EYLEMCE sözü direk olarak bu festivalin temel çıkış noktalarından biridir.Dün de sosyalist bir arkadaşımdan şöyle bir eleştiri aldım "Sosyalist grupları en arkalara atmışsınız,anarşist gruplar hemen girişteydi".Bunu söyleyen arkadaşa ben de bir soru sordum "Sizler organizasyon aşamasında ne gibi bir katkıda bulundunuz?".Bizler kimseyi engellemedik organizasyon toplantılarını yaparken.Bunun dışında ortaya atılan her fikri de uygulamaya koyduk neredeyse.Durum böyleyken neden hala bizleri apolitiklik ve anarşistlikle suçlamakta bazı arkadaşlar bunu anlamıyorum. 13-14 yaşında arkadaşlarımız toplantılarımıza evden azar işitme pahasına katılırken, bazı gruplar hiçbir katkıda bulunmayarak sonra burdan festivali,dolayısıyla da bizleri karaktersizlikle suçluyor.Toplantılara gelinip de "Marxizmin Tarihi" belgeseli yada konferansı yapalım dendi de biz mi kabul etmedik?Teklifimiz hala açık.2008 BarışaRock'ın örgütlenme toplantılarına buyrun gelin arkadaşlar, konuşalım tartışalım.Sizlerin de istediğiniz atölyeleri,belgeselleri,panelleri programa ekleyelim.En büyük destekçiniz de ben olayım.Sizler bazı durumlardan muzdaripsiniz ben de muzdaribim.Mesela "Durutti Belgeseli" veya "Kronstadt 1921" belgesellerinin gösterilmesini istiyordum.Ancak sosyalist arkadaşlara saygısılık olacağını düşündüğüm için bu teklifimden vazgeçtim.
Bence artık birbirimizle atışmak yerine seneye nasıl daha güzel,daha beraberce,daha sağlıklı bir festival organize ederiz bunları tartışalım.Bu festival hepimizin,Sosyalistlerin,anarşistlerin,eşcinsellerin,a-politiklerin,sendikalıların,işsizlerin,ezilenlerin,uyuşturucu bağımlılarının,alkoliklerin,liselilerin,üniversitelilerin,kısacası hepimizin.Artık daha sakince ve birbirimizi kırmadan tartışalım.Geçen yazımdaki sert çıkışım biraz dolu olmam ve yorgunluğumla alakalıydı.Sürç-i lisan ettiysem affola.

Şimdi sormak lazım bu feministlerin vs nin örgütü alanda ki tartışmayı başlatan LAMBDA standında kocaman bi döviz vardı göze çarpan: EV KAPATMALARA HAYIR..... Hem bu tarz bir dövizle alanda bulunacaksın hemde taciz vs gibi söylemlerle tiyatrolara saldıracaksın. Bu şerefsizliktir. Bunları yada bu durumu savunmak apayrı bir şerefsizliktir.

Esatoğlu taciz etmiş bilmem ne etmiş. etmişse o bir bakıma onun sorunudur, Esatoğlu taciz etmiş diye oyuna ve oyunculara saldırmak ayrı şerefsizliktir. LAMDACI Gürşat elinde megafonla sahneye çıkıpta oyunu provoke etmesinden sonra yapacak bişi kalmamıştır. Tiyatroculara on yıllarca faşistlere ve devletin kolluk güçlerine karşı sahnelerini nasıl savunduysa aynı şekilde şerefsiz ve dönmelere karşıda savunacaktır. EV KAPATMALARA HAYIR zihniyetini taşıyanları savunmak resmen fuhuşu savunmaktır. Beden ticaretini savunmaktır. Taciz edildim diyen kadın hem EV KAPATMALARA HAYIR deyip beden ticaretini savunacak hemde tacize ığradım deyip tiyatrolara saldırıyı başlatacak Yok böle bişi.

Daha da acısı Küresel BAK sözcüsü RAGIP itinin tiyatroculara alanı 5 dakika içinde terkedin yoksa buraya 5bin kişiyi yığarım tarzında polisvari tehdidi. Evet Bu hainler yüzünden festival resimde ki logoyu haketmiştir.

5 bin diil 50 bin:D

bazı kaynaklarda 20 bin geçiyodu yanlışınız olmasın

ya ben bide yukarda biri boğaziçinde tiyatroda kız erkek sevgili olursa atılıyor lafına takıldım bu doğrumu ya? başkasındanda duymuştum.

Bunlar ne biçim mahluktur lambdalı ibnelere feminist lezbiyenlere, götverenlere puştlara sempatiyle bakıp savunurken normal ilişkileri engelliyorlar? Bu tacizciliği teşviktir işte!

Doğuştan ibne doğanlara lafım yok ama ibneliği ve ibnelerin fuhuşunu teşvik etmek işte bu olmaz bu ne biçim devrimcilikse. Ufuk Uras falanda hep onların savunuculuğunu yapıyor aklına geldikçe.

eeh, iyice lumpenleştiniz. sanırım feministleri ve eşcinselleri dellendiren tavrınız buydu. artık burda tartışılmaz, ne kadar angutlaşabileceğinizi bile izlemeyi düşünmüyorum.

İndymedia indymedia olalı bu halde bi tartışma yaşamamıştı
Bende artık burda durmayı düşünmüyorum
Gamalı haçlı logolarla başlayıp vardığınız nokta buraya geldi sizin sanatınıza değil ama insanlığınıza tüküreyim

Bu tartışmanın başından beri buradaki yorumları okuyorum ve yorum yapmamaya çalışıyorum.

O tartışmalar yaşanırken ben de oradaydım.Tiyatrocu arkadaşların meselenin önünü arkasını bilmeden protestoculara saldırdığına bizzat şahidim. Protestocu arkadaşlardan bazılarının da bu durum karşısında provake olduklarını ve olayın daha da gerilmesine katkı sunduklarını da gördüm... Ancak elmalarla armutlar karıştırılmasın. Tacizci bir kişiyi savunmanın hiçbir izahı olamaz. Barışarock gibi özveriyle hazırlanan bir organizasyonu gamalı haçla özdeşleştirmek ise afedersiniz ama büyük bir eşşekliktir.

Yukarıda yorum yapan arkadaşların neden göz göre göre yalan söylediklerini inanın anlamıyorum. Birincisi Gürşat lambdacı değildir. Cefakar ve inanılmaz sakin bir insandır.

İkincisi ise Ragıp orada olayı önlemek için elinden geleni yaptı. Hatta feministler bizzat onu yalancılıkla suçladılar çünkü üçlü toplantıda ortaklaşa alınan karar yerine gelmemişti. Ragıp ısrarlaprotestocuları yatıştırmaya çalıştı çünkü özel güvenlikçilerin her an taraflardan birine saldırabileceğini iyi biliyordu. Tiyatroculara söylediği şey ise şuydu. "Arkadaşlar ortam çok gergin. Oyununuz bittikten hemen sonra lütfen alandan ayrılınız. Diğer arkadaşlar olayın sıcaklığıyla buraya beş bin kişiyi yığarlarsa buranın güvenliğini nasıl sağlarız. Yalvarıyorum size..."
Ragıp'ın söylediği aynen budur. Ama olayı çarpıtmak için öyle bir çaba sarfediyorsunuz ki bunun altında çok kötü bir niyet aramaya başlıyorum...

yalancı sizsiniz. bi insanı kensini kurtarmak için ancak bu kadar kıvırır. bir adamın tacizci olup olmadığı belli değil. ve siz aleni tiyatrolara saldırdınız. ama ordaki kitle gerçek rock severlerin tiyatronun yanında yer alnınca ne yapacağınızı şaşırdınız. şimdiki gibi. elinizi yüzünüze bulaştırdınız güzelim festivali. açıktan tiyatroları tehdit ettiniz. sahnelerini ellerinden aldınız. yeter be bu kadar da olmaz. yalan söylemeyin, öz eleştiri verin bari. gerçekleri çarpıtmak kimin işidir siz daha iyi bilirsiniz.

Herkes oradaydım şuradaydım diye atıp tutuyor...
Bırakın yalancı şahitlikleri... Konuyu dışarıdan izleyen arkadaşlar basitçe mantıklarını kullanarak meseleyi anlayabilirler...

1-) Eğer barışarock'çılar tiyatroya karşı olsalardı ve tiyatroculara karşı bir düşmanlıkları bulunsaydı tiyatrocuları yıllardır niye barışarock'a çağırsınlardı. Onları buna birisi mi zorladı?

2-) Barışarock'çıların yaptığını naziler bile yapmadı derken nasıl körü körüne bir nefretle yaklaştığını belli eden bu arkadaşlar nazilerin neler yaptığı hakkında da bir fikre sahip değiller belli ki. Eğer barışarock'çılar nazilerden beterse niçin onlar çağırdığı zaman koşa koşa geldiniz oraya?

3) Tacizin sadece bir iddia olduğu söyleniyor. Pek çok kadın neden durup dururken bu adam hakkında böyle bir iddiada bulunsun? Ne çıkarları var evlenmek istiyolar da evlenmiyo mu bu adam onlarla?

BARISAROCK'da ne oldu? Pazartesi mulksuzler radyo KotuGoruntu programinda!!!
Barisarock'da yasanan ve tiyatrocu Mehmet Esatoglu'na protestoyla baslayan olaylar bu pazartesi aksami Mulksuzler Radyo'da saat 21:00-23:00 saatleri arasi yayinlanan KotuGoruntu programinda ele alinacak.

Programda, olaylar sirasinda kaydedilen ses kayitlari da verilecek.

Canli olarak yayinlanacak bu programi kacirmayin. Program sirasinda siz de goruslerinizi yazili olarak iletebileceksiniz.

www.mulksuzler.net

yakupistan arkadaşım...homofobinin ve cinsiyetçiliğin doruğundasın...bir lambdalı olarak sözlerini hakaret sayıyor ve seni kııyorum...artık korkmaya başladım eşcinsel bir kadın olarak bu ülkede...sözlerim kesildi,içime düştü,nefesimle bile tuttamıyorum artık...
bu sok yazışımdır.taciz konusnda hiç bir şekilde daha fazla o gun olanları ifade eteye çalışmayacağım.anlaşılmak bir yana gelen sözler gitgide çirkinleşiyor.

sıkıyosa yaz buraya msn adresini de, seninle bi özel görüşelim.

bu konuyla ilgli görüşlerimiz sitemizde yer almaktadır.
www.yenikapi.tiyatrosu.com

www.yenikapi.tiyatrosu.com

Ya ne pis ne aşşağılık bi adammışsın.Eşcinsellere karşı bu nefret nedir onu anlamadım.Sıkıyosa yaz msn adresini yada mail adresini.Seni bi rahatlatmak lazım,ama sende yoktur öyle delikanlılık böyle.Anca netten yazarsın.Senin ibne diye tasvir ettiğin arkadaşlarımız senden daha haysiyetlidir.Buyur sana mail adresi istediğini yaz,ama sıkıyosa sen de yaz mailini.extrip1344@yahoo.com.tr
Yüce toprak anamız seni gazabıyla mahvetsin başka da bişey demiyom.

Karşı Festival Barışa Rock'taydık ! festivalin 2. günü tiyatro yürüyüşü sırasında sokak oyunumuz "beje" den kısa bir gösteri sunduk. ardından sahne sıramız geldiğinde bize ayrılan yerde Gogol'un "palto" oyununu sahneledik. daha sonra Başka Kültür Evi standının önünde yeniden "palto" oyununu sergiledik. festivalin 2. günü bizim de katıldığımız ilk gündü. gün boyunca çeşitli standları ziyaret ettik. bu standların arasında, lamda, forza livorno, red, başka kültür evi, genç-sen, disk, bjk-çarşı bulunmaktaydı. mehmet tarhan da festival alnında ziyaret ettiğimiz isimler arasındaydı.
festivalin son günü Sosyalist Gençlik Derneği üyeleri ile latin amerika festivalinin barışa rock alanında broşürlerini dağıttık. sonra yemeklerin yendiği bölümde son kez "palto" oyunumuzu sahneledik. tiyatro sahnesinin olduğu bölümde kendi standımızı açarak çıkardığımız 5. özel sayı ve gazetemizin 6. sayısının tanıtımını yaptık. her iki gün içinde de alanda gazete satışımızı gerçekleştirdik. festivalin gerginleştiği dakikalardan sonra. tiyatroların gitmeye hazırlandığı çevremizi güvenlik çemberinin sardığı anda. yani ilk baştaki ve oyun anındaki gerginlikten bahsetmiyorum sonrasından bahsediyorum. o anda da gazetimizin barışa rock alanında dağıtımını yaptık.
barışa rock esnasında uzun zamandır takip ettiğimiz seyr-i mesel tiyatrosu başta olmak üzere bir çok tiyatroyla tanıştık ve birlik projemizin gerekliliğini anlattık. son gün inisiyatiflerin (gerçi burda kendileri bunu iyilik için yaptıklarını söylese de) sahneye müdehalesi dışında herşey yolunda gitmişti.
barışa rock karşı festival...
şunu açıkca belirtelim elbette bu arkadaşlar tiyatroları kovmak için çağırmadılar. öyle olsa bunu ilk iki gün yapabilirlerdi. belki onların suçu değildi ama orada o anda bulunan görevliler belki olayın gerginliğinden ne yaptığını bilmez halde çok ciddi sonuçlar doğuracak kararları alarak bir engellemeye gitmiştir. hatta bu kararları kimi gönüllüler benim haberim yok. hatta yo biz sizin elektiriğinizi kesmedik o teknik bir arıza çözeceğiz gibi söylemleriyle belli etmiştir. sonuç tiyatroların engellenmesi olarak tezahür etmiştir. esatoğlunun tacizci olup olmadığıyla ilgili tiyatrosu çalışan kadın oyuncuların tamamı da aksini dile getirmektedir. bu arkadaşlar da kadındır ve uzun zamndır esatoğluyla çalışmaktadır. her ne şartla olursa olsun alanda kendize göre suçlu ilan ettiğiniz biri var diye oyunu engellemek mantıklı değil. bu gücün şuursuz kullanılması demektir.
olayları ve tartışmalrı yakından takip ediyoruz. barışa rock inisiyatifi ile istanbulu tiyatroların yapacağı toplantıdan sonra herşey biraz daha netleşecektir.
her türlü cinsel sömürünün karşısında olduğumuz gibi oynanan oyunların yasaklanmasının her ne sebepten olursa olsun engellenmesinin de karşısındayız.
yenikapı tiyatrosundan bir emekçi

www.yenikapi.tiyatrosu.com

Yaşananları çoknet hakim olmasamda olaylarda etrafta olanlardandım...tiyatro taciz suçlamsı dışında engellendi buda düpedüz sansürdü.. üstelik alanda içki içmiş ve sırf oraya birini götürürüm diyen o kadar çok tip vardı ki 3-4 kez açıkca tacize uğradım ve artık tek başıama çadırdan bile çıkamaz oldum seneye gelemeyi düşünmüyorum. Politika değilde tek dertleri içmek ve sex yapmak olanlar dolu bir yere gitmek yılbaşınd ataksim meydanında olmak gibiydi.

arkadaşlar Mersin belediyesi şehir tiyatrosunda dönen dolapları birileri çıksada söylese. arkadaşlar şu an tiyatronun müdürü olan tamer güven, bundan 5 yıl önce niye belediyeden atıldı. müfetiş raporları ne diyor. kurs hocasıyken hangi kursiyer kızla neler yaşadı. mehmet tekkanat kursiyer kızlar tarafından niye sevilmiyor. geçtiğimiz yıllarda kursiyerler mehmet tekkanat'ın kurs hocalığından alınmasını niye istediler. ben yazmaya devam edeceğim, bir çağrıdır bu arkadaşlar, yaşadıklarınızı yada bildiklerinizi yazın...

barışarock'a katılmadım. ne olup bittiğini bloglardan takip ediyorum. bu tarışmaların düzeyi bir yana geldiği noktaya bakın.
reha muhtar zekasıyla "olaydan" nemalanmaya çalışan asalaklar sürüsü görüyorum. ne demek istiyorsunuz? bu yapılanın uçan kuş'ta zart zurt bomba açıklamalarıyla'dan ne farkı var? bir de utanmamış programda ses kayıtları yayınlamayı da vaadetmişsiniz. sanki süreci ses kaydı olabilirmiş gibi. yaptığınızı düzenleşmek ya da kapitalistleşmek ötesinde nasıl açıklamak gerekir?
mülksüzlerin mal-mülk sahibi olmaları an meselesi gibi geldi bana...

aşağıdaki entry'e dair yazılmıştır:

"BARISAROCK'da ne oldu? Pazartesi mulksuzler radyo KotuGoruntu programinda!!!
gönderen: www.mulksuzler.net Friday, Aug. 31, 2007 at 10:07 AM
Barisarock'da yasanan ve tiyatrocu Mehmet Esatoglu'na protestoyla baslayan olaylar bu pazartesi aksami Mulksuzler Radyo'da saat 21:00-23:00 saatleri arasi yayinlanan KotuGoruntu programinda ele alinacak.
Programda, olaylar sirasinda kaydedilen ses kayitlari da verilecek.
Canli olarak yayinlanacak bu programi kacirmayin. Program sirasinda siz de goruslerinizi yazili olarak iletebileceksiniz.
http://www.mulksuzler.net"

Duygularımı dile getirmişsin
Bu iş cıvıdı. Bir site görüntü kayıtlarını yakındA yayınlıyacaz diye anonslar yapıyor bir radyo ses katıyları yakında yayında diyor. Magazin basını sosyalist basını da model olarak etkilemiş. Mersinden araya girenlere ne demeli. Kendi içinde yaşayıp mücadelesini veremedikleri bir konuyu yada tacizi dedikodu diliyle ve bayağılaşarak araya sokuşturup intikam almak derdine düşmüş. Herkes birbirine gpl atma sevdasında. İlkesizlik kararketrsizlik had safhada. Bu kadın tacizindan daha masum bir taciz değil sanki.

gerçekleri görmekten ve duymaktan bu kadar mı korkuyorsunuz

yahu adamlara, yerleşik medyanın dilini, ruhunu kopyalayan, yeniden üreten işler yapmayın diyorsun. görüntüler az sonra, sesler pazartesi, kaçırmayın siz de katılın... bunlar size tanıdık değil mi, insanların bu derece hissizleşmesinde bu dilin ve "olaylar" haberciliğinin payı ne kadar büyük acaba? ama başka birisi çıkıp o dilin mantığını devam ettirmekten çekinmiyor: korkuyor musunuz? barışarock'a katılmadım diyorum, adam beni de tartışmanın bir tarafı olarak konunun parçası haline getiriyor. bu çamur böyle sıçraya sıçraya genişliyor. işin kötüsü, muhtemelen ne anlattığımı anlıyor ancak şu an ihtiyacı olan "malzeme" bu değil. bu polemik çömezleri medyadaki ustalarının peşinden gidiyorlar. çamur/çürüme her yanı kaplıyor. fakat umutsuzluğa yer yok. benzin dökülmüş gibi parlayan bu tartışma ustaları, kendi ateşlerinin ısısında yok olacaklar, fizik kuralları gereği...

Ben senin gerçeğine sıçıyım
gerçekten neden korkacakmışım protesto edilen tacizci ben diilim protesto eden ben değilim biz sana basit medya gibi azz sonraa sesler radyomuzdaaa kavganın filmi yakınddaaa gibi basitlikler yapmayın diyoruz
ama sende bunu anlıyacak kapasite nerde televole mahsulü salak!

Anlatmaya çalışıp da anlatamadıklarımı arkadaşlar çok güzel anlatmış. Yok o onu taciz etmiş de o bunu protesto etmiş de mersindeki de ona sövmüş de. Ama finali hepsinden iyi: Azzz sonra, ses kayıtlrını ele geçirdik, tiyatrıocunun birini üstsüz görüntüledik. Bravo! Siz devam edin bu yolda

Burada bu tuhaf kavga dövüş sürerken herkes ben de oradaydım, ben de oradaydım diyor... O saldırdı, hayır bu saldırdı deniyor...
İsimler zikredilerek yalanlar söyleniyor...

Tiyatrocuların alanda tacizciyi gaza gelerek sahiplendiklerini sanıyordum ben ama nasıl da cemaatçi ve tekkeci olduklarını burada, barışarock'a faşist yaftası taktıklarında anladım...

Sağa sola sataşıp yalan söyleyenler ise olayın kayıtlarının mülksüzler radyoda yayınlanacağını duyduklarında bu kez de yine o peeeekkk solcu ağızlarıyla mülksüzler radyoya saldırıyorlar.

Aferin anladık çok solcusunuz, çok antikapitalistsiniz ama bir de şu tacizci herifi niye sahiplendiğinizi anlatın da öğrenelim bakalım...

Barışarock yaklaşırken kadınlar ve kadın grupları/kurumlarının üye olduğu kapalı mail gruplarında, özellikle Yolgezer grubunun Refika şarkısı dolayısıyla, rock müzikte cinsiyetçilik, alternatif alanlarda bile karşımıza çıkan ayrımcılık üzerine bir süre tartışıldı. Bu kapalı gruplardaki tartışmalar gruba üye olan gazeteci kadınlar tarafından haberleştirildi ise de esas olarak tek bir şarkıyı değil genel olarak her alanda karşımıza çıkan cinsiyetçiliği tartışıyorduk. Barışarock Festivali başladığında ise eğitmenliğini yaptığı gruplardaki birçok kadını taciz ettiğini bildiğimiz (burada bilgiden kastımız: yaşayan kadınların tanıklığı ve yaşadıkları uzun ve zor dönemlere tanıklığımızdır. Mehmet Esatoğlu’nu koruyan tiyatro çevrelerinin giriştiği gibi tacize delil aramanın abesliği dileriz artık herkes için malumdur) Mehmet Esatoğlu’nun Barışarock tiyatro organizasyonunda yer aldığını ve tiyatrocular adına açılış konuşması da yapacağını öğrendik. Aslında ilk öğrenen Mehmet Esatoğlu’nun tacizine uğrayan arkadaşımız oldu. Arkadaşımız kendini taciz eden adamla Barışarock alanında karşılaşmak zorunda kalınca bizler de yanında olduk. Birçok kadını bulunduğu tiyatro gruplarından ayrılmak zorunda bırakan, tacizleri birçok kadının tanıklığıyla bilinen Mehmet Esatoğlu’nu Barışarock alanında festivalin 3. gününde yaklaşık 25 kadınla protesto ettik. Festival tiyatro alanında ellerimizde “bir başka kadın taciz edilmesin diye Mehmet Esatoğlu bu alanı terk etsin” gibi dövizlerle Mehmet Esatoğlu’nu protesto eden biz 25 kadar kadına alandaki başka kadınlar ve erkekler de destek verdi.
Protestomuza karşılık Mehmet Esatoğlu’na destek olan amatör tiyatro çevresinin gösterdiği tepki yaptığımız protestoyu taciz, bizleri iftiracı olarak nitelemek oldu. Hatta içlerinde Mehmet Esatoğlu’nu savunmak adına kendisinin de tacizci olduğunu söyleyen erkek ve ne yazık ki kadınların bulunduğu Amatör Tiyatro Çevresi (ATÇ)’nin sözlü ve fiziksel saldırısına maruz kaldık. Bu grup Mehmet Esatoğlu’nun alandan çıkmaması konusunda büyük bir direnç gösterdi. Barışarock ekibinden Mehmet Esatoğlu’nun bir saat içinde ikna edilerek alandan çıkmasının sağlanacağı sözünü alarak dağıldık. Ancak buna rağmen Mehmet Esatoğlu alandan çıkmadı ve bugün Barışarock’ı ve bir tacizciyi protesto eden bizleri faşizmle suçlayan tiyatro çevreleri tüm festival alanında kostüm ve enstrümanlarıyla adeta bir zafer turu attılar. Birçok kadına cinsel tacizde bulunmuş bir erkeği sahiplenerek...Bunun üzerine yaşanan gerginlik ve şiddet dolayısıyla Barışarock ekibi tiyatro sahnesini kapatmak zorunda kaldı.
Barışarock organizasyonuna eleştirimiz, etkinlik boyunca sahnede ve alanda yaşanan cinsiyetçiliğe, homofobi ve tacize karşı duyarsız kalmaları hatta bazen sahneden bunu savunmaları ya da destek olmaları noktasındadır. Yine Mehmet Esatoğlu’nun tiyatro organizasyonunda yer alması ve açılış konuşmasını yapmasını son ana kadar sorun etmemeleridir. Ya da festival başlayınca buna dair bir girişimde bulunulmaması, örneğin bizlere tepkimizi sahnede ifade etme olanağı verilmemesidir. Ancak bizlere olduğu gibi Barışarock organizasyonuna yönelik olarak ileri sürülen ‘tiyatroya müdahale’ gibi iddialar asılsız ve olay sırasında kullanılan saldırgan üslubun devamıdır. Barışarock ekibi de bizler kadar ATÇ’nin şiddet ve tacizlerine maruz kaldı. Artan, daha doğrusu ATÇ tarafından arttırılan şiddet sonrası ise tiyatro sahnesini kapatmak zorunda kaldılar.
Cinsel taciz ve cinsiyetçiliğin ‘hepimiz tacizciyiz’ gibi sloganlarla nasıl meşrulaştırılabileceğine, yok sayılıp olağanlaştırıldığına tanık olduğumuz protesto gününden sonra yaşananlar, yazılanlar da aynı hakaret ve şiddet dolu pratiğin devamı. Bu tür hakaret ve taciz dolu yazıları yanıtlayacak değiliz, sadece o gün ve öncesinde olanlara açıklık getirmekle yetiniyoruz. Ve son olarak tacizi ve tacizcileri savunan bu çevrelere diyebileceğimiz tek şey var: ‘hepimiz tacizciyiz’ sloganlarının gönül rahatlığıyla atılamadığı, şiddetin olağan olmadığı bir hayata sizin de ihtiyacınız yok mu?

Yasemin, Ülkü, Ümide, Gönül, Zeynep, Emek, Özlem...

Olayı ısrarla tiyatro severler ve tiyatro düşmanları karşı karşıyaymış noktasına taşımaya çalışan nemesis gibi arkadaşların ne yapmaya çalıştığını merak ediyorum doğrusu.
"Bir tiyatrocu çıplak yakalandı" gibi komik(!) espriler yaparken de ne kadar çirkin bir oyun oynadığınız açığa çıkıyor. Amatör bir tiyatrocu ve bir tiyatrosever olarak taciz olayını şiddetle kınıyorum. Alanda da burada da taciz olayını açık ya da üstü örtülü bir şekilde sahiplenen kişilerin tiyatrocu olmaları beni utandırıyor.

Buradaki açık kirliliği üreten şey elbette cemaat kültürü ve mantığı. Bu tür iğrençliklerin sol bir jargon kullanılarak yapılması ise ayrıca mide bulandırıcı...

Mülksüzler Dergisi'nin mülksüzler radyo ile bir ilgisi yoktur.

İsim benzerliği sadece bir tesadüften ibarettir.

İmza: Mülksüzler Okuru

Esatoğlu Büyük Üstad Ama ogün haksız bir saldırıya maruz kalmış olabilir. Ama görmediğiniz okadar çok şey varki. İstanbul Ortak Sahne Oyuncuları gurubunun genel sanat yönetmeni AYDIN YANKAŞ da festivale NAZIM HİKMETİN KUVAYİ MİLLİYE DESTANI ile katılmıştı.V eüstad tek kişilik bir performans sergileyecekti. festivalin 2. günü sinirden çıldıracakmış gibi çadırını ve ailesini(annesi-Kardeşleri ve çocuklarıyla gelmişti üstad) alıp lanet ederek çekti gitti.Onu görmediniz dimi.Kürtçe oyunlara bile yer verilen bir sahnede Atatürk ün de içinde oldugu oyun rahatsızlık vermişti.Kimlere?Adı barışa rock olan festivalde Yurtta sulh Cihanda sul sözü tüm dünyada slogan olan ulu önderin içinde oldugu oyun kimi rahatsız etmiş olabilrki.Osman GENC i mi?Yoksa diğer oyuncuları mı?Ama biz ustanın sitemini tekrarlıyoruz-Birgün bu ülkede gerçek kemalistler de sahneye çıkacak.(sahte solculardan. Kofti komünistlerden-savaşarak barışanlardan bıktık) Kusura bakma AYDIN üstad..Onlar seni göremezler.Merak edenlere Aydın üstadın çalışmalarından bir bölüm www.youtube.com/teatral69

Yazına üstad diye başlayıp üstad diye biirmişsin ama çelişkilerle dolu
Hem gerçek Kemalist olma propagandası yaıp solculara komünüstlere laf ediyorsun hemde Esatoğluna üstad diyorsun kendisi sıkı solcu ve komünüsttir
Ayrıca Atatürkçülük diye bir ideoloji yok bunu artık öğrenin o bir liderdi sevilir sayılır ama bir yönetim biçimi değildi. Kapitalist sistem sosyalist sistem feodal sistem ... varmı bunlart gibi bir ekonomik siyasal modeli? yok. Kapitalizmin uygulayıcısı ve başlatıcısıdır.
Ayrıca Atatürk'lü falan her şey bana ağızlarıyla kuş tutsalar okul müsameresi gibi geliyor. Başka bizim gibi kompleksli ülke varmı liderinin üstüne oyun yapmaya kalkan ? (parodi yada film demiyorum sanatsal bir oyun)
Aman yaa kime ne anlatıyosam.

sevgili arkadaşım yazdığın şeyleri tek ağızdan duyup ve doğruluğunu sorgulamadan yazmışsın. Yazdıklarına kısaca şu cevabı veriyorum
Aydın Yankaş tiyatrolar proğramında yazılı değildi. Barışarock'a 4 gün kala geldi, zaten tiyatro proğramı çıkmıştı, ancak kendisine festival sırasında gösterisini yapması için zaman ayırmaya çalışacağı bilgisi verilmişti. Ve cumartesi günü oyununu sergilemesi için zaman verildi ancak Aydın Yankaş oynamak istemedi. Bunu kendisinede sorarsanız eğer doğru söylemekten yana tavır takınırsa söyler. Hiç bir şahıs yada kimse Aydın Yankaş oyun oynamasın demedi. Bunun en açık örnegide şudur : proğramda olmamasına rağmen başka kültür evi bünyesinde olan arkadaşlar bile sahnede tiyatro oyunlarını sergilemişlerdir. Aydın Yankaş isteseydi, oyununu oynardı. Çekip gitmesi hakında da hiçbir bilgi vermedi. Bu kendisinin bir eksiğidir...

kim bu Aydın Yankaş yav ne iş yapar?

Slm arkadaşlar ben AYDIN YANKAŞ. her şeyden önce yukarıdaki mesajı yazan arkadaş beni savunmak adına biraz yaşının getirdiği sıcaklıkla heyecanlı davranarak duygularını satırlara yansıtmıştır. Eğer arkadaşımın(benim Aikido dan öğrencimdir) yazıtı birilerini rahatsız ettiyse Onun adına ben özür diliyorum.Merak edenlere kısaca yazayım.38 yaşındayım. Tv den sinema dan tiyatrodan, Aikido dojo dan tanıyanlar tanırlar.kendimi daha fazla tanıtmaya da gerek görmüyorum. Kendimi bildim bileli bu müziğin içindeyim. Yer yer bateri çaldım yer yer bürütal vokal yapmaya çalıştım. Gün oldu askılı ramazan davulumda türkü barlarda ritim tuttum perküsyon yaptım gün oldu arabesk diye adlandırılan müzisyenlerin gurubunda çaldım. (Aybaşında elektrik ve su faturalarının ödenmesi gerekiyordu çünkü) Neyse şu anda bir kurumda sualtı arama kurtarma ekibinde görev yapmaktayım(zanam zaman sürgünler yaşıyarak). Gelelim Barışa rock festivaline. Bence festival amacından sapmıştır! Ücretsiz diye duyuru yapılan festival de bir kişinin en azından zorunlu olarak, saatlerce sıraya girerek, ezilerek büzülerek günlük masrafı (en az) 40-50 milyondur. Böyle olacağına keşke ücretli olsaydı da insanlar ne yiyip ne içtiklerini bilselerdi diye düşünüyor insan. Üç buçuk milyona yarısı yanmış yarısı çiğ tavuk döner.1 ytl tuvalet (ben 5 kişiyle geldim günlük yalnız 10-15 milyon tuvalete ödedim)maddi durumları da gecelim. Biz genelde aynı müziği dinleyen barış yanlısı insanlar neymişiz yahu? Kimilerinin ellerinde muşta lar kimilerinde kesici aletler vs vs baktım ki gençler şöyle bir olay çıksa da kendimizi ispatlasak havalarında.. her tarafta kurtlar vadisi esintisi. Guruplaşmalar saldırmalar! Ne oluyoruz arkadaşlar neye , niye , kime saldırıyoruz. Zaten toplumda üzerimize geliniyor mu? Siyah giyiyoruz, saç uzatıyoruz, küpe takıyoruz ve onların SAPIK GÜRÜLTÜ diye tabir ettiği müziği dinliyoruz diye yeterince dışlanmıyor muyuz. Unutmadan festivalin 2. günü akşam saat 18.00 sularında sırf bu yukarıda saydığım farklılıklarım yüzünden hiçbir suçum yokken hiç beklemediğim bir anda Sarıyer de festivale giriş yolundaki benzinliğin yanındaki ÇAYIRBAŞI TAKSİ DURAĞI ÇALIŞANLARI tarafından şahsıma linç girişiminde bulunuldu.Bir anda 10-15 kişilik organize gurup tepeme çullandı. Motosikletimi tutmaya çalıştığım için elim ayağım bağlı haldeyken bayağı darbe aldım. Yakın döğüş uzmanlık alanım olduğu için . motorsikletimi ve ve yüklü olan paketlerimi ğözden çıkartarak kendimi savunmaya başladığımda. Bu Erkek ve güçlü ve onurlu ve misafir perver ve festival süresince yukarıya rock çuları taşıyarak para kazanan sözüm ona ESNAF kalabalığı bir anda dağılıp kayboldu. İnanın nasıl olduğunu anlayamadım ama ben de bir çizik bile yoktu. Olan benim çok sevdiğim gözlüğüme ve motorsikletime olmuştu. Olay karakola aksetti. Ben işlerimin yoğunluğundan dolayı davacı olamadım.. Şimdi tek arzum o kalabalık saldırgan kitleyle,hepsiyle aynı anda karşı karşıya gelip bir musabaka yapmak(tekrar ediyorum ben hiç bir şey yapmadım. Direk taksiyle yolumu kestiler-Arkadaşım yolu açarmısın dedim, Hüryaaaaa)…Tek avuntum otobüse bindirdiğim ailemin bu saldırı anını 5 dakika gibi bir süre farkıyla izleyememiş olmalarıdır.Bakın konu nereden nereye geliyor. Biz içimizde birbirimizi yerken dışarıda bizi düşman görerek saldırmaya çalışan koca bir cenah var.Bu arada çayırbaşı taksi durağın da bu tarz olayların sıksık olduğunu bizzat Sarıyer emniyet amirliğindeki polis memurlarından öğrendim. Bir dönem çevik kuvet te yakın döğüş dersleri verdiğimi duyunca memur arkadaşlar çok yardımcı oldular. Bu taksi durağının telefonlarını yazmak istiyorum neden mi? Bu sefer ben çok ucuz atlattım ama daha sonra bir arkadaşımız ın canı yanabilir…242 28 47-2424796..
Konuyu toparlamak ve farklı bir yöne geçmek istiyorum…
Sayın ESATOGLU bu organizasyonun taa başından beri olayın içinde ve lokomotif durumunda oradan oraya koşturuyor…Oradan araç buradan çadır kotarmaya çalışıyor. Özellikle son haftalar kendileri Cep telefonu kulağına yapışık yaşar hale gelmişti…
Esat hocamız ilk iki gün toplu yürüyüşler yaparak insanları tiyatro alanına davet ediyor ve 24 saat yanımızda, aylarca ve son 2 gün hiç bir şey olmuyor. 3. gün birden bire Haydaaaaa! Bir linç de burada..
Bu ne sürpriz arkadaşlar. Bu Esatoğlu nu karalama kampanyası mı? Yoksa festivale kara düşürme çabası mı?
Ve Acil müdahale ekibi çareyi sahnenin ışıklarını karatmakta buluyorlar.. Tam Barışçıl bir hareket..Ve Mehmet ustamızı aforoz etmeye çalışıyorlar.. BU nedir yahu, açıklayabileniniz varmı. Duyduğum kadarıyla birisi de çocuğuyla sahneye çıkıp probağanda yapmış. Tam yeri ve Zamanı yani..Yaşar KURT u tavrından dolayı kutluyorum. Arkadaşlar böyle bir şeyin sizin kardeşinize veya çocuğunuza yapıldığını düşünün. Bu çocuğun psikolojisini ne kadar kötü etkileyeceğini düşünmeden onu sahnede afişe mi edersiniz yoksa sesizce bunu yaptığı idia edilen şahsa bir şekilde açı vermeye ummadığı anda en azından fiziki saldırıda bulunmak için planlar mı yaparsınız. Yoksa maşa varken elimi yakmayayım diye adli mercilere mi baş vurursunuz? Ben ce bu komplolara imkan vermeden festivali ismine uygun bir şekilde noktalamalıydık..Ben sahneye çıkmamışım, oynamamışım o kadar önemli de değil yani.
Zaten-ÇIKSIN 5 DAKİKA AİKİDO GÖSTERİSİ YAPACAKSA YAPSIN!!!. TİYATRO YAPMAYACAK!!!! Komutundan sonra istesem de oynayamazdım. Ama merak etmeyin birlikte daha çoook festivallere katılacağız, çok gösteriler yapacağız.
.Ortalığı karıştırmak gerekseydi benim Ninja - Samuray ve eski Caravan&Kronik tayfasından oluşan dostlarımı frenlemeye çalışmazdım..Onları frenleyebilmek için zulamdaki bütün viski ve diğer içecekleri heba ettim. Hepsinin, hepinizin canı sağ olsun,. Her zaman elimizde ne varsa Şeyh Bedreddin in yansıladığı gibi YARİN YANAĞINDAN GAYRI HER YERDE HERŞEYDE HEP BERABER DEMEK İÇİN Biraz daha Empati , Biraz anlayış, hoşgörü, sakinlik ve saygı diliyorum..
Ama merak etmeyin birlikte daha çoook festivallere katılacağız, çok gösteriler yapacağız.
Not:Yukarıdaki yazıyı yazan benim 4 senelik öğrencimdir. Gönlünden bize ÜSTAD diye bir sıfat bulmuş..Ben henüz yolun başında öğrenmeye aç bir örgenciyim. İsteyen istediği gibi hitab edebilir bana (saygı kuralları içerisinde)
Tanışmak isteyen (camia dan)arkadaşlara çalışma yaptığım tüm salonlar tüm alanlar ücretsiz olarak açıktır…
Şuan Peter WEİSS in soruşturma isimli oyununu tek başıma çalışıyorum. Auschwitz nazi kampıyla ilgili görsel dokümanlara ihtiyacım var. Elinde malzeme olup da bana ulaşmak isteyenler. msn-mail teatral_69@hotmail.com
www.youtube.com/teatral69
Görüşmek üzere.. Saygılarımla

maşallah bir çene bir çene

sağolasın Aydın Yankaş. bizi ninjaların gazabından kurtarmışsın da haberimiz yok. kıymetini bilemedik. sen kusurumuza bakmazsın artık büyük bir şahsiyet olarak. bu arada, tuvaletler 50 ykr. idi, biraz fazla vermişsiniz üstad.

bu kadar tartısmadan sonra olaya ben nokta koyuyorum ve seneye barısarockda sahne alıyorum ama ondan once karakedi de kucuk bir konser vericem. bu yuzden seneye ajdara rock olacak festivalin adı. tiyatro olmuyacak, alihan ile camur guresi, ve ilginc dans gosterileri yapılacak. siyasi seyler istemiyorum zaten olmuyor ama olsun bastan uyarayım. sonra yemek olarak sadece muz ve muz urunleri, icecek olarakda nane nane nane olacak. oyle naziymis, tiyatroya hain saldırı anlamam. madem varolan degerlerinize sahip cıkmak yerine birbirinizi yiyorsunuz ozaman beni hakettiniz demektir. solu birlestiricem, turkiyeye ve meclise adalet, adale, adile nasit getiricem ve afiyet oslun diyecem.

meclise ajdar gerek,
sesiniz ajdar olsun!
ne seriat ne darbe ajdarla binbir gece!

yaaa siz sadece durup durup elinize bir fırsat gecince cevirip cevirip aynı şeyi sunan kişiler siniz .Ne zaman bir direnisi desleklediniz ne zaman sokakta ac olan bilyonlarca insan icin ne yaptınız siz bence kadınlarada zarar veren kitle örgütlerisiniz cünkü altarnatif degilsiniz .Örgütlülük var care yok siz ancak olaylara anlık tavır takınan kurumlarsınız.Bir sey diyeyim o akşam esatoğlunun yanında tiyatro yapan gruptaki bayan arkadaşlara siz zaten alısmıssınız demeniz sizce caresizliginizin bir delilimidir.Heee tuaf bir durum var esatoğlunun yanındaki 5 kisiden 4 du bayan hani biraz garip geldi

tabi faşist allahsız kitapzılar nie kapatıonuz ışıııı zorunuzamı gitti allah belanızı wersin işallah.ışık dedin yanmak çin war!!!!!!!!!!!!!!!!

Barışa rock ta Saman altından su yürütüp ortalığı karıştıran OSSSSSMAN dırrr..
Osman ın gittiği yer el attıgı organizasyon böyle olurrrrrrr..

ATA dan rahatsız olan şerefsizler....Kendi pisliğinizde boguluyorsunuz...İşte siz busunuz..Sokarım rock unuza siz daha kendi içinize barışamamışsınız...

Herkes herbir ağızdan kafasına göre bir sürü şey yazmakla birlikte tanımadığı insanları en sivri şekilde adeta cezalandırır gibi yargılamaktadır.Öncelikle belirtmek isterimki '' Mehmet Esatoğlu '' tiyatroya yıllarını vermiş ve belirli bir görüşü iyice benimseyip o görüş için yıllarca mücadele vermiş ve hala vermekte olan bir şahıstır.Elbette her alanda olduğu gibi meyve veren ağacı taşlarlar.Bir zamanların ''Behruz hoca bize zaman ayırmıyor'' deyip onun grubundan ayrılanları şu an çirkin bir şekilde '' Mehmet Esatoğlu tacizci bir insandır'' demektedir.Bunu herkesin düşünmesini isterim.Kaldıki Yaşar Kurt Mehmet Esatoğlunun MBLTK dan öğrencisidir.Yapılanlardan dolayı özür dilemeside gayet normaldir.Bir insan tacizci ise ve somut kanıtlar varsa neden hala toplumda dolaşmaktadır?Bu ülkenin adaleti polisi yokmudur???Neden bunca yıldır gereken yapılmamıştır?? Bu sorularıda iyice bir düşünmek gerekir.Kimsenin ön yargılı bir şekilde tek taraflı düşünmemesi gerektiğini ve yapılan eleştiri ve hakaretleri empati çerçevesinde yapılması gerektiğini düşünüyorum.

yane ınsanların arkasından konusmak ne kadar dogru dıme helede bole bılıp bılmeden hıcran sen ne kadarını bılıosun kı zekı gokerın kanat gunerın kıtabına ınanıpta ne dıye ınsana bok atıorsun merak edıorum rahman ve rahım muhabbetlerındende bellıkı zaten orumcek kafalı bıseysın ama olsun... Yarım yamalakta olsa bılgılerın ıcınden secmen gerekenlerı anlayamamıssın sen okuyorsun ama okumayı bılmıyorsun...Okumak kıtapta yazana tamamen ınanmak deıl eger ınanmak ıstıyorsanda once arastırmalısın bı kactane capulsuzun sozune bakarak deıl dogru ınanılır kaynaklardan arastırıp ınanmak bu memlekette nasıl ınsanlar war kımler kımlerın arkasından konusuyor...Arastır ıstersen sen bazı seylerıde ınsanlar hakkında yanlıs yorum yapma artık.....

serkan kod adlı arkadaş ortaya birçok soru bırakmış. benim de ismim geçtiği için bu soruların yanıtını ben de çok merak ediyorum. serkan bey, bu konularda bilgiliymiş madem, neden başkasının yazmasını bekliyor. eli kalem tutuyor, buyursun yazsın. ben de öğreneyim. yok bilgisi yok da öylesine bir duyumsa ve öğrenmek istiyorsa, ya da öğrenmek isteyen varsa 2005 döneminde mersin şehir tiyatrosunda neler olduğunu, açık adresim, mail adresim ve telefonum yazılı, buyursun tanıklarıyla, kanıtlarıyla gelsinler merak edilenle herşey ortaya çıksın. Bilgi çağında kimin neler yaptığı, kimin ürettiği, kimlerin çamur atmaktan başka bir şey yapmadığını öğrenmek çok zor değil. O dönemde mersin şehir tiyatrosunu çiftlikleri gibi kullanmaya çalışan insanların bugün nerede olduğunu, bazılarınınsa ogünden bu yana işe bir dakika bile gelmeden maaş aldıklarını kanıtlarıyla öğrensinler. genç kursiyer kızları işe alma bahanesiyle nasıl tuzağa düşürmek istediklerini ve benim bunlarla savaşımı bu camiadaki duyarlı herkes biliyor. zamanla herkes öğrenecek. yüzlerce kursiyerle çalıştım. birçoğu bugün çok güzel yerlerde ve konumlarda. benim gururum ürettiğm şeyler ve yetişmelerine katkıda bulunduğum gençler. varsa sıkıntı duyan, yanlışımı bilen lütfen çekinmesin gelsin, anlatsın. serkan ve gibiler da gerçekleri öğrensin.