HİÇBİR ŞEY KUTSAL DEĞİLDİR!

HİÇBİR ŞEY KUTSAL DEĞİLDİR!

HİÇBİR ŞEY KUTSAL DEĞİLDİR!

23 Kasım gecesi anarşist öğrenciler sistemin zombilere çevirdiği, öğrencilerin isyankar sesi olabilmek için sistemin “okul” adındaki hapishanelerine; boya bombaları atarak, yazılamalar yaparak, sokaklara ve okul bahçelerine fırlattıkları kuşlamalarla bu 24 Kasımı zehir ettiler.

İstanbul’un Kadıköy, Kartal, Avcılar, Cihangir, Maçka, Beşiktaş ve İzmit’in Gebze ilçelerindeki ilk, orta ve lise dengindeki eğitim kurumlarına sabotajlar düzenlediler.

Her 24 Kasım’da baskı altına alınan, aşağılanan, küçük görülen ve dayak yiyen öğrencilerin başkaldırılarını hatırlatmak için Eğitim Karşıtı sabotajlara devam edeceklerini ve bundan sonra her 24 Kasım Eğitim Karşıtı bir güne dönüştüreceklerini açıkladılar.

Herkes 24 Kasım’ı kutsal bir gün ilan ederek, öğretmenler gününü çiçekler, hediyeler ve sevgi sözcükleriyle kutlarken, anarşist öğrenciler “Gardiyanlar, bizi rahat bırakın!” şiarıyla bu kutsal günü zehir ettiler. Çünkü hiçbir şey kutsal değildir ve hiçbir kutsallık bizim aşağılanmamızı, hor görülmemizi, dayak yememizi ve baskı altında tutulmamızı meşrulaştıramaz.

Anarşist eylemler sırasında arada kaynayan kurumlar veya şeyler şunlar:

- Kadıköy’de bir muhtarlığa boya bombası ve yazılama.
- Avcılar’daki Atatürkçü Düşünce Derneğinin camları indirildi, boya bombası ve kuşlamalar atıldı.
- Beşiktaş’ta bir Porsche ve çeşitli resmi araçlara yazılamalar.
- Beşiktaş üst geçitte yazılama.
- Avcılar’da faşist yazılamaların silinmesi.
- Beşiktaş’taki etkinlikler sırasında anarşist eylemcilere demir çubuklarla faşist saldırı yapıldı ve 1 arkadaşımız kolundan yaralandı.

Yapılan yazılamalar:

- Eğitime Hayır!
- Eğitilme! Hayır!
- Okullar Yıkılsın!
- İsyan Devrim Anarşi
- Öğretmen! Çocukları Rahat Bırak
- Anarşi Okulu Yıkacak
- Fuck you, teacher
- Okul Hapishane, Öğretmen Gardiyan
- Eğitim Öldürür
- Eğitilmedik – Anarşist Blok
- Anarşi Şimdi
- Anarşi Devleti Yıkacak
- Eğitime Karşı

Eylem sonrası yayınlanan bildiri:

Hayat biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir…

Eğitim, sistemin ve devletin en büyük icatlarından, kendilerini var edebildikleri ve meşrulaştırdıkları en önemli alanlardan biridir. Eğitimin genel olarak verildiği yerler olan okullar, aslında birer hapishanedir. Daha doğrusu işlevleri aynıdır. Seni hapsederler ve sürekli olarak kontrol altında tutarlar.

Ancak kendisini öyle bir yerden kurar ve dayatır ki, bu baskıyı ve şiddeti sen farkında olmadan arzular hale gelirsin.

Oyun çağından itibaren seni “kontrolsüz” olan sokaktan alır, kendi gözleri önünde ve kontrolü altında sosyalleşmen için okula hapseder. Başka türlü sosyalleşmene izin vermez ve bunun dışındaki sosyalleşme biçimlerine ve mekanlarına pek tekin gözle bakmaz. Oyun çağından ergenlik çağına kadar geçen süreyi böyle baskı ve disiplin altına alınca, sistemin bundan sonraki dayatmalarına pek ses çıkarabilme şansın olmuyor.

Bu baskı altına alma ve disipline etme işlevini de “öğretmenler” aracılığıyla yerine getirir. İnsanlığı sömüren, savaşa sürükleyen ve gezegenimizi bir yok oluşun eşiğine getiren sistemin ve devletin kendi sürekliliklerini sağlamalarında en büyük rolü eğiticiler üstlenirler. Bizler bu nedenle öğretmenlerin güler yüzlerinin arkasındakileri deşifre etmeye çalışıyoruz. Eğitim karşıtlığı noktasından kendini kuran bu kampanyamız, eğiticilere karşı gerçekleştirdiğimiz bu eylemlerden sonra da devam edecek.

Sabahları istediğimiz zaman uyanma özgürlüğünü elde edene kadar…

Anarşist Blok

Yorumlar

tamam cahilsiniz, bunu da yazmışsınız ama cehaletiniz sadece verili bilgiye değil anarşiye de sanırım. eğitim ile öğretim arasında bir fark buluyor musunuz? ya da eğitmenle öğretmen arasında? "fuck you teacher" ne demek? ingilizce eğitim mi aldınız yoksa? ama birşeyleri "sikmek"in hem ingilizce de, hem türkçe de karşılığını "öğrenmemişsiniz" sanırım. aklınıza (görünen o ki çok yok) göre bir takım iktidarlara saldırıp, dilin en tepesindeki iktidarı kullanmak nasıl bir şey? üç tane yazı yazıp, üç tane boya balonu sallayınca anarşist olunmuyor malesef. evet anarşi sokakta olmaktır, yaşamın içinde olmaktır ama bu anlamsız şiddet gösterileri, altı doldurulmayan eylem biçimleri, kaş yapayım derken göz çıkarma demek değildir.
"cahil" kalabilirsiniz ama en azından savunduğunuz düşüncenin neyi savunduğunu öğrenin bari.

"fuck you" yabancı bir dil okulunun karşısına, türk olmayan bir eylemci tarafından yazılmış olabilir de pekala. her anarşist sadece öğretim karşıtı olmak zorunda değil ayrıca, eğitime de karşı olunabilir.

ben bir tek faşist saldırıya takıldım. klasik solcu mantığı ile yapılanlara faşist demek kolaycılık olur. ki gündelik hayatın yapılarında kemikleşmiş otorite ile faşizmi birbirinden ayırmak, anarşizm ile totaliter sol arasındaki büyük farklardan biridir bence.
kenan evrenin kaosa anarşi demesi gibi bişey, ötekileştirmek.
elinize, yüreğinize sağlık.

Bildirinizi heyecanla okudum.
Özellikle de sloganlarınızı:
Hele de Pink Floyd'un "The Wall" albümünün "Another brick in the wall 2" şarkısındaki "Hey! Teachers! Leave them kids alone!" cümlesini "Öğretmen! Çocukları Rahat Bırak!" olarak çevirip kullanmış olmanıza çok sevindim.
Lakin "Fuck you, teacher" sloganınızı anlamadım. İngilizcem elverdiği için anlamını anladım da sizin neden "Öğretmeni sikiyim" diye slogan atamadığınızı anlamadım.

Yoksa utandınız mı?

Pek çok anarşist türünün (yeşil, kırmızı, siyah, sarı gibi) var olduğunu biliyor ve işitiyorum ama ilk kez mahçup anarşist türüne tanık oluyorum.

Yoksa bu düzenin bu sistemin kurallarına ve ahlakına boyun mu eğiyorsunuz? Yani küfrün Türkçesini ulu orta haykırmak ayıp oluyor da İngilizcesini atarsak yüzümüz kızarmaz diye mi düşündünüz? "Maazallah ulu orta "Öğretmeni sikiyim" diye bağırırsak bu toplum öğretmeni sever, bizi de anlamazlar üzerimize saldırırlar, belki civarda bir kaç öğretmen de vardır başımız belaya girer, en azından civardaki insanlarla gireceğimiz gereksiz polemikle eylemimizi amacından uzaklaştırmış oluruz," diye düşündüğünüzü hiç sanmıyorum. Yoksa yanılıyor muyum?

Zamanında atılmış "Go home, yankee" sloganı biliyorum ama bu Amerikan askerlerine yönelikti bizzat muhatapları sadece İngilizce biliyordu. Yoksa siz sadece İngilizce öğretmenlerine mi karşısınız sadece onları mı muhatap alıyorsunuz? Bu küfrün Fransızcasını ya da Almancasını neden atmıyorsunuz. Anlaşılan okula gitmişsiniz ve hepinizin yabancı dil eğitimi İngilizce imiş.

Hadi attınız ama bunun mantıksal sonucu herkesin yabancı dil eğitim alması gerektiği mesajını vermek değil midir? Öyle ya İngilizcesi olmayan nasıl anlayacak bu sözü? Vatandaşın o anki ıstırabını anlayabiliyor musunuz? "İşte bir dil bir insan, biz okumadık anarşistlerin attığı sloganları bile anlayamayıp kaçırıyoruz" diye hüzünlenen ve elinden tutuğu çocuğuna "bak okumazsan ben gibi hiç bir şey anlayamazsın" diyerek çocuğuna eğitim alması gerektiği nasihatin veren vatandaşın. Eylem güme gitti valla...

Bir de merak ettim, acaba eyleme katılan yoldaşlarınızın kaçı okulu terk etmiştir diye. Acaba lisede okurken anarşist olan yoldaşlarınız OSYM sınavına girmiyor mu? Çünkü üniversitede okuyan bir hayli anarşist var. Anlıyorum muhtemelen onlar da üniversite de anarşist olmuştur ama böyle bir eğiliminiz var mı? Yani ÖSYM’ye girmemek, ya da bu sınava topluca girmemeyi örgütlemek, okulu bırakmak gibi. Sanırım yok, çünkü bildiri “anarşist öğrencilerin” eylemlerini anlatıyor zaten. Devamı da ilginç “Eğitilmedik – Anarşist Blok.” Tabii okulu bırakırsan okul karşıtı kampanyayı nasıl yapacaksın bu kurumun nasıl yıkacaksın? Sanırım mecburen eğitime devam… Bu durumda “ÖSYM götümü ye” şarkısıyla yetinilecek…

Doğal olarak da sınıflar da “öğretmeni sikiyim” sloganın atılacağı en anlamlı yerler olur. Bu durumda öğretmenlerin sendikalaşma mücadelesi ve örgütlenmesi da anarşistlerin ilgi alanı olmaz sanırım. Eğitim-Sen devlet tarafından kapatılmış kapatılmamış ne fark eder, nasıl olsa öğretmenler devletin ajanı… Doğru mu? Öğretmeninin yüzüne küfür eden bir anarşistin anarko-sendikal mücadele geleneğini ve tarihini öğretmenine öğretmesi bayağı zor olacaktır zaten. Acaba İspanya Devrimi sırasında öğretmenlere ne oldu? Sendikaları anarşistler tarafından kapatıldı mı, dövüldüler, kurşuna dizildiler mi kısacası sikildiler mi?

Eğitim sistemine, eğitimin kendisine, kurumuna karşı mücadelenizde gerçekten çok anlamlı bir gün seçmişsiniz, böylece bir taşla iki kuş vurmuş oldunuz: hem devlet hem de onun ajanı öğretmenleri. Sahi öğretmenler kaç milyon bu toplumda biliyor musunuz? Bu sistemi yıkmak için müttefike ihtiyacı olmadığını düşünen sizler kaç kişisiniz? Sayıyı bulursanız bu değeri bir de öğretmenlerin aileleriyle beraber kaç kişi ettiğini bulmak için Türkiye’deki hane başına nüfus sayısı ortalaması ile çarpın. Eğer çarpma işlemini bilmiyorsanız bir öğretmenden yardım alınız.

Eylemlerinizi ÖSYM sınav günü de görmek isterim. Tabii sipariş kabul ediyorsanız.

Özcan Özen

haber, veriliş tarzı, atılan sloganlar baştan aşşağı komik ama en komiği faşist saldırı geyiği heralde:) milletin arabasını boyamak gibi devrimci bi eylem!! yapmışsınız, arabanın sahibide gelip sizi sopalamış. bunun neresi faşist saldırı? halkın arabalarına vandalist saldırı yapmak asıl faşist saldırı olmasın sakın...

anarsistlerin bilgeliini seviyorum bu ruhu seviyorum saf insanı seviyorum selamlar sevgiler..

eğitim kurumları halkın afyonudur

arkadaşlar,yoldaşlar;
sabah baktığımda eylemle ilgili yorumlar arasında bir de yergi vardı(fuck you teacher ve dil emperyalizmi konusu).
şimdi(gece)bir de baktım yergi yitip gitmiş.
birbirimizi mi alkışlayacağız,masturbasyon bu...
oysa başlık ne kadar güzeldi:"hiç bir şey kutsal değildir."ama bizim eylemimiz kutsaldır,eleştirilemez....
altına keşke "öyle değil,böyle ve bu,bu sebeplerden dolayı diye bir yorum yazsaydınız.eğer bu sizden(bizden)kaynaklanmıyorsa bunu kınasaydınız.
bu nası bir tahammülsüzlük ve ne kadar ince bir tahakküm...
tabii bütün sır bilekte(ve klavyede)
kol kırılsın ve yen içinde kalmasın,sosyalist arkadaşlar bunu yapabilir ama biz farklı bir perspektife sahip olmalıyız.
yazılamalar başarılıdır,amaç meşrudur,hedef doğrudur ama bu son hareket faciadır.
utanıyorum...

arkadaşlar,yorumu gönderdiğimin ertesi günü hem kaybolan eleştiriyi hem de başka eleştirileri görmek çok güzel.
sağolasınız,yanlışın neresinden dönülse kardır.
eylem konusundaki düşüncelerimi bir üstteki yorumda belirtmiştim zaten,şimdi dönülen bu hatadan dönüşü de alkışlıyorum,başım dik.

toprak,komün özgürlük!!!

12 Eylül faşizmin en karanlık yıllarında bana ve okuldaki bir çok arkadaşıma ışığı gösteren, bu karanlık yıllardan çıkmak için her türlü bilginin sorgulanması gerektiğini, gerçeğin peşinde olmak gerektiğini, ezilenin yanında olmak gerektiğini, duvarlarda boy boy asılı duran aranıyor ilanlarındaki güzel yüzlü gençlerin bu karanlığın ardındaki ışık olduğunu anlatan musa hocam, şimdi ben nasıl anlatacağım bu arkadaşlara sorunun öğretmende olmadığını? Sence bilebilirler mi bu ülke de ya da dünyanın bir başka yerinde ezilenlerin, sömürülenlerin, dili, dini, etnik kimliği yüzünden aşağılananların en büyük savunucularından birinin öğretmenler olduğunu? Biliyorlar mıdır tös'ü, töb-der'i? Biliyorlar mıdır özgürlük mücadelesinde kaç öğretmenin katledildiğini? Kendisiyle barışık, çevresiyle barışık, hiç bir tahdit hissetmeden özgürce akan bir ırmağın kenarında bilgisini, tecrübesini insanlarla paylaşan, öğrenmenin kapitalizmin gereksinmeleri için değil yaşamın paylaşımı için olması gerektiğini anlatan, bunu yaşam pratiği içerisinde uygulamalı olarak gösteren bir öğretmen, anlattıklarından ne yukarıda, ne aşağıda olan bir öğretmen, başka bir sürü işinin yanında bilgisini toplumla paylaşan bir kişi, hoş bir seda. ama adına öğretmen de desek, başka bir şey de olacak yine özgür bir toplumda, birileri siktir çeksede.
saygıyla ve sevgiyle anıyorum musa hocam nezdinde benim ben olmamı sağlayan öğretmenleri.