ankara'da bomba degil bamya

27 kasim Cumartesi gunu Ankara'nin Yuksel caddesinde gerceklestirlen ilk bomba degil yiyecek eylemine dair haber,fotograf(383KB),ve video goruntuleri(2.04MB)

ANKARA’DA BOMBA DEĞİL BAMYA EYLEMİ

27 Kasım Cumartesi günü saat 15:00 sıralarında Kızılay Yüksel Caddesi’nde
buş diil turşu
tüfek diil börek
tabanca diil makarna
kruz diil kereviz
panzer diil patlıcan
havan diil soğan
biber gazı diil biber salçası
sloganlarıyla Ankara’nın ilk Food Not Bombs (Bomba değil Yiyecek) eylemini gerçekleştirdik.

Amacımız Felluce olaylarına tepkimizi göstermek, yemek paylaşarak dayanışma duygumuzu arttırmak, yaygınlaşmasına önayak olmak, herşeyin parayla olmadığını ve dayanışmayla herkesin bunu yapabileceğini söylemekti.

Yiyecekleri Perşembe akşamı 18:00 gibi dört arkadaş 100. Yıl pazarcılarıyla konuşup derdimizi anlatarak bağış olarak aldık. Kimisi iki limon, kimisi neredeyse tüm tezgahı vererek çok güzel destek oldu. Cuma sabahı bunları Kızılay’daki arkadaşımızın evine taşıyarak soyma, doğrama, pişirme işine koyulduk. Gaz, büyük tencere gibi ihtiyaçlarımızı iki arkadaşımız karşıladı. Makarna, pirinç, zeytinyağı, tuz gibi malzemeleri bir süpermarketten yine bağış olarak temin ettik.
bir süpermarkete girilir. görevlilerle konuşarak ve her adımda ne yapılacağı anlatılarak yetkili kişiye -genelde market müdürü- ulaşılır. ihtiyaçlar söylenir ve alınır. elinizde bir FOOD NOT BOMBS metninin bulunması iyi olur.
Bir fırınla önceden anlaşmadığımız için 20 kadar ekmeği kendimiz satın aldık. Tabaklar için ise lokantalarla konuştuk fakat onlardan alamadığımız için plastik tabak ve çatal kullanmak zorunda kaldık.

Giden gelenle beş kişi eden gücümüzle bütün cumayı yemek pişirmekle geçirdik. Akşam saat sekiz gibi menü ortaya çıktı: Türlü, pazı, zeytinyağlı pancar/kereviz/yer elması, salata, makarna ve meyva. Cumartesi öğlen saati için hazırdık.

Cumartesi Yüksel Caddesi’nde Mülkiyeliler’den aldığımız masa ve sandalyelerle insan hakları heykelinin önüne soframızı kurduk. Baştaki ne yapacağımızı soran sivil polis dışında herhangi bir “resmi kuvvet”le muhatap olmak zorunda kalmadık. İlk yarım saat boyunca insanlar çekingendi. Sonra birden keyifli bir izdiham oldu. Üç saat boyunca yemek dağıttık, bendir çaldık, şarkı söyledik, ve her gelenle muhabbet etmeye çalıştık. Bu muhabbetlerde çok güzel tepkiler aldık. Eylemi daha sonra beraber yapmak üzere yeni insanlarla tanıştık. Pazarcılar odasından daha organize ve büyük bir eylem yapmak üzere yardım önerisi geldi. Müzik, yemek, bağış yapmak isteyen insanlardan bir ağ oluştu. Yemeğimiz yeterli oldu, hatta bir miktar salata ve kerevizimiz arttı. Elimizde 150 kadar tabak vardı, hepsi tükendi, aynı tabaktan bazen iki-üç kişi yedi. Eylem, kerevizi çok beğenen bir çiftin hepimize çay ısmarlamasıyla son buldu.

ekstralar:
100. yıl pazarcılarına gönül zenginlikleri;
abdullah’a araba, tabaklar ve kendisi;
erkan’a kamera ve pazar çığrışları;
ortadünyaÖzgür’e büyük tencere;
burak’a havuç ve turp rendesi;
yeşim’e kopup geldiği;
mali’ye mutfak ve gaz için
pek çok teşekkür,,

Afiyet olsun!..

Yorumlar

afferin walla! sarsıldık resmen...güzelim bu eylem şekilleri ayrıcalıklarıyla göbek bağı olan, eblekleşmiş amerikan avrupa toplumları için tasarlanmış...bu topraklarda böyle eylem yaparsan insanlar "bedava yemek veriyolar!" diye akın ederler ezilirsiniz halkın altında...(keşke bi de kondu mahallesinde yapsanız..)

bundan sonra BDY eylemlerini kondularda veya işçi grevlerinde felan da göreceksiniz merak etmeyin...Bir yere gidip slogan atmaktansa yemek dağıtmak bence daha anlamlı olurdu...çünkü yemek dağıtırken aynı zamanda da kapitalizme karşı söylemlerde de bulunabiliyorsunuz...

bence bu eylem biçimi bu topraklara bir basın açıklamasında slogan atmaktan daha uygun gibi görünüyor....fakat hepimizin dileği polis barikatlarını yarmaktır bu da bir gerçek....

ama yine de bu eylem biçimi halkla bağ kurmak için daha iyi bir yöntem...slogan attığında insanlar kaçıyor ortamdan, ama yemek dağıttığında insanlarda "ne yapmaya çalışıyo bu insanlar?" diyip yanına geliyorlar...ve sende kapitalizme ve devletlere karşı fikirlerini o insanlara anlatabiliyorsun...sence bu kötü bir şey mi?

Dusunun bir, internette geziniyorsunuz, indymedia sitesinde bir haber okuyorsunuz, dort-bes kisi ugrasmis, yemek pisirmis, dagitmis.

Siz de buna laf sokuyorsunuz, nasil bir kayginiz var aciklasaniz iyi olur, ama sanirim internette gezip, kisa kisa laf atmalarin dogasi geregi bir "eylem" tabii baskalarinin eylemlerine elestiri notu eklemek.

Bence sahane bir etkinlik. Kucuk gruplarin ulkenin degisik yerlerinde, birbirinden bagimsiz olarak hizla tedavule sokabilecegi bir eylem olmus, o anlamda da ciddi bir emsal teskil ediyor.

Bu eylemleri, kitlesel eylemlerin rakibi olarak gormeyi de anlamiyorum. Siyasi etkinligin bin farkli bicimi varsa, bunlarinitap tarzlarinin farkliligi guc getirir. Ha, yeni tarzlar gelistirmenin bir sakincasi olmadigi gibi, yeni bicimlerin kullanimi etkinligin gucunu de artirir yine bence.

Elinize saglik, afiyet olsun.

Bence bu eylemin en gusel tarafi hiyerarsik degil anarsik bir orgutlenme olmasi idi. ozgurluke bir kidim daha yaklastik bu eylemle. insanlari sasirttik. ben bile sasirdim. kapitalizmi bomba degil yiyecek oldurur dedik. felluce'ye bir kidim destek olduk. kimseler duymadi ama biz kendi icimizde kocaman olduk. sonrakilerin pazar gunleri olmasi dilegimdiri de solim yeri gelmisken.