SUPHİ' DEN BİLEN' E GELENEK YAŞIYOR GİRİŞİMİ' NİN DİĞER BİLEŞENLERİNDEN ZORUNLU AÇIKLAMA
SUPHİ' DEN BİLEN' E GELENEK YAŞIYOR GİRİŞİMİ' NİN DİĞER BİLEŞENLERİNDEN ZORUNLU AÇIKLAMA (2)
(TKP Kamuoyuna Açıklama)
DİĞER BİLEŞENLER NEDEN AYRILDI?
Nihai hedefini, likidasyona son verme ve TKP' yi ayağa kaldırma sürecine zemin hazırlamak ve katkı sağlamak olarak belirleyen eski TKP yoldaşları ve gönüldaşları, 1 Mayıs 2011 etkinliğini hepimizin de bildiği gibi, başta İstanbul olmak üzere, İzmir ve Berlin’ de de uzun bir aradan sonra aynı ortak pankart altında yığınsal bir şekilde kutlamıştır.
1 Mayıs etkinliğine katılan ve katılamayan pek çok yoldaşımız tarafından da, bu eylem birliği çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirilerek, bu girişimin devamı konusunda destek dilek ve önerileri gelmiştir.
Oluşan bu sinerji ile daha sonra SBGYG (Suphi’ den Bilen’ e Gelenek Yaşıyor Girişimi) adı altında çeşitli anma etkinlikleri, bazı protesto eylemleri ile 15 – 16 Haziran etkinliği ve 91. Yıl Etkinliğini de birlikte kutlanmıştır.
Bilindiği üzere, Ürün Grubu, 6-7 Kasım tarihinde “Ürün okurları TKP Yasal Kuruluş Hazırlık Konferansı” gerçekleştirmişlerdir.
SBGYG' ne sunulmak üzere aldıkları karar "önerileri" ile "Girişimin içinde tartışılmak ve nihai halini alması için" hazırladıkları program ve tüzük taslağını kabul etmişlerdir.
Söz konusu metinler, görüşümüz bile sorulmadan “değerlendirme amaçlı değil bilgi amaçlıdır” denilerek Girişim temsilcilerine gönderildikten kısa bir süre sonra da kendilerince tarif ettikleri “kamuoyuna” sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla yayınlanmıştır.
Her ne kadar bu toplantı ve alınan kararlar, “Ürün Okurları” nın kendi içlerinde yaptıkları bir toplantı ve alınan kararların da kendilerini bağlayıcı olduğu ve Girişim’ e sunulacak bir öneri görünümünde olsa da, konferansın yapılış biçimi, alınan kararların içeriği, biz diğer bileşenlere ve "kamuoyuna" açıklanış şekli bambaşka bir anlam ifade etmekte idi.
Belirtmek isteriz ki; SBGY Girişimi, hiçbir çevre ya da kişiye program ve tüzük hazırlama görevi ile “kamuoyu” na ilan etme görevi ya da yetkisi vermemiştir.
Ürün Grubu, söz konusu konferansta almış olduğu zamansız kararlarla, konferans sonrası yapmış olduğu yanlış davranışlarla demokratik merkeziyetçilik ilkelerimize ve kolektif anlayışımıza ters bir tarzla, tek başına, gündemi belirlemiş, hatta kongre arefesinde ele alınması gereken bir konu olan, PM listesini bile hazırlayarak, öncelikli ve ivedi görev olarak da TKP’ yi yasal olarak kurma ödevini, SBGY Girişimi' ne dayatmıştır.
Yapılan bu dayatma sonrasında başlatılan TKP Tüzük ve Program tartışmaları aynı zamanda, TKP' nin yasal kuruluş sürecini de başlatarak, SBGYG' nin misyonu bitirmiş, vizyonunu yok etmiş, kongreye gidecek süreci sıfırlamış, yani özetle SBGYG' nin varoluş nedenini ortadan kardırmıştır. Bu durum göstermektedir ki, parti kuruluşunu da 4-5 ay gibi çok kısa bir süreye (en kısa 28 Ocak, en uzak 1 Mayıs 2012) sıkıştırılmıştır.
Oysa SBGY Girişimi' nin vizyonu gereğince;
Nihai hedefi, TKP’ yi ayağa kaldırma sürecine zemin hazırlamak ve katkı sağlamak olmakla birlikte, Girişim’ in asla bir parti yerine konulmaması gerekirdi.
Henüz ete kemiğe bürünmemiş ama büyük bir sinerji yaratmış olan SBGYG’ nin yapması gereken daha bir çok iş, (Kendi yürütme kurulunu ve yazı kurulunu belirlemesi, ortak bir mekan ve kurumsal bir kimlik oluşturması, başta Ankara ve İzmir olmak üzere güçlü olduğumuz diğer illerde hızla şubeleşmesi, ortak görüş oluşturmaya yönelik panel, seminer vb etkinlikler düzenlemesi gibi) bu süreçte de bünyesine katması gereken süreç dışı kalmış daha birçok yoldaş, aynı gaye uğrunda çaba gösteren yöresel kolektifler, kurumlar olduğu gerçeğini yadsımayan çok ciddi bir süreç olması gerekirdi.
Ürün Grubu' nun Konferans' ta almış oldukları kararlardan sadece 4. Madde (fesih kararları) "kamuoyu" ile paylaşılıp, diğer karar ve önerilerin gerçek anlamda Girişim içinde değerlendirilmesi ve gereken tartışmaların da, yeri ve zamanı geldiğinde, Girişim tarafından olgunlaştırılarak, gerekli görülmesi halinde kamuoyuna açıklanması gerekirdi.
Sonuç olarak, geçmişte “TKP’ye Özgürlük” belgisi doğrultusunda emek vermiş yoldaşlar olarak, partinin yasal kuruluşuna karşı olmamakla birlikte, tarihi 1920’ lere dayanan ve geçmişinde çeşitli likidasyonlara uğrayan ama her defasında komünist bir ruhla, ML ilkelere olan inançla, küllerinden yeniden doğan ve ayağa kalkan TKP’ nin, geçmiş deneyimleri ışığında kurulmasının bu kadar da basit ve kolay olamayacağının da bilincindeyiz.
Kadrolarının büyük bir çoğunluğunun hapiste değil dışarıda ve hayatta olduğu günümüzde, üç beş kişinin bir araya gelmesiyle, mühür bende demeyle, bizde şu kadar MK, bu kadar PB üyesi var demeyle meşruiyet kazanılamadığı gibi, sadece tabelayı asmakla da TKP olunamadığını süreç bize göstermiştir.
Gerek ismi geri alabilmek için ve gerekse de tabelayı astıktan sonra, onu bir daha asla indirtmeyecek ve gelecek her türlü saldırıya da rahatlıkla göğüs gerebilecek bir güce ulaşmak gerektiği, bilincinde ve sorumluluğundayız.
Çok kısa bir süre içinde alelacele kurulacak bir TKP’ nin, erken doğum sonucu ölü veya sakat bir çocuk doğumuna benzeyeceği ve bu kadar kısa süre içinde asla geleneği temsil edebilecek güce erişemeyeceği inancındaki biz diğer bileşenler;
Bu konuda çok kararlı olan Ürün Grubu’ na herhangi bir engel oluşturmamak adına, Ürün Grubu ile yolumuzu ayırdığımızı ve şu an ilan, duyuru ve açıklamalar yapan SBGY Girişimi' nin, sadece Ürün Grubunu temsil ettiğini, biz diğer bileşenlerin içinde olmadığımızı tüm yoldaşlarımıza ve TKP kamuoyuna duyururuz.
Ürün Grubuna sadece kendi tercihleri olan bu yolda,
Yolunuz açık olsun diyor ve canı gönülden başarılar diliyoruz.
Büyük bir içtenlikle de temenni ediyoruz ki, umarız yanılan biz oluruz.
Dostça Selamlarımızla,
SBGY Girişimi' nin Diğer Bileşenleri Adına
"Bir Avuç Gönüllü" SUPHİ' DEN BİLEN' E GELENEK YAŞIYOR GİRİŞİMİ' NİN
DİĞER BİLEŞENLERİNDEN ZORUNLU AÇIKLAMA (1)
ÜRÜN GRUBUNA
Sayın Ürün Grubu Yönetimi, "Biz Kimiz?" diye bir açıklama yapmışsınız ve hiçbir şey olmamış ve sanki Girişim süreci devam ediyor-MUŞ gibi yaparak, SBGY Girişiminin arkasına saklanmışsınız.
Yapmış olduğunuz konferans sonucunda, almış olduğunuz kararlar ve bu kararları açıklama şekliniz itibariyle gelinen bu durumdan sonra kendinize ne diyeceğiniz konusunda haklı olarak şaşırdınız değil mi?
Öyle ya; Kolektif anlayıştan uzan bir şekilde almış olduğunuz zamansız kararlardan, yapmış olduğunuz yanlış davranışlardan dolayı, ortaya çıkan sorunlar nedeniyle, yapılan resmi, yarı resmi, gayrı resmi ve kişisel görüşmelerde, biz diğer bileşen temsilcileri olarak, sizin SBGYG (Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi) sürecini bitirdiğinizi belirterek bundan sonra sizinle birlikte yürüyemeyeceğimizi bildirmiştik.
Bu durumda kendinize;
Tekrar Ürün diyemezdiniz, çünkü kendinizi feshetmiştiniz.
TKP diyemezdiniz, çünkü henüz kurmamıştınız.
Aslında etik olarak, SBGYG de diyemezdiniz çünkü siz Ürün olarak bileşenlerden biri idiniz, ama diğer bileşenler ise birden fazla idi.
Ama siz yine de, diğer bileşenlerin sizi zor durumda bırakmayacaklarından emin olduğunuz ve yaratılan sinerjiden de yararlanabilmek düşüncesi ile, SBGYG ismini kullanmayı tercih ettiniz.
Siz de çok iyi bilirsiniz ki, bir ismi almakla o olunmuyor. Önemli olan ismi almak değil, içini doldurabilmek, onun ruhunu yakalayabilmek dolayısıyla meşruiyet kazanabilmektir.
Her şeye rağmen yine de sizi zor durumda bırakacak değiliz, bu isim size helalı hoş olsun.
Beklerdik ki hiç değilse, bari bu konuda doğru bir şey yapsaydınız. Mademki TKP' yi kurma zamanı geldiğine (hatta geç bile kalındığına) inanıyorsunuz, mademki bu gücü kendinizde görüyorsunuz, o halde ne diye direk "TKP Yasal Kuruluş Girişimi" adını kullanarak devam etmiyorsunuz?
Ve mademki kendinizden eminsiniz, neden çıkıpta açıkça ve göğsünüzü gere gere "Biz Ürün Grubuyuz/okurlarıyız" demiyorsunuz?
Neden mutabakat sağlanamayan ortak açıklamayı, bileşenlerin ortak görüşüyMÜŞ gibi, SBGYG adına yayınlıyorsunuz?
Neden kendinizi (ÜRÜN olarak) saklamak gereği duyarak, sosyal paylaşım sitesi Facebook' taki "ÜRÜN" sayfanızın adını bile "Suphi' den Bilen' e Gelenek Yaşıyor" olarak değiştirerek, sanki diğer bileşenler de hala içindeyMİŞ gibi ve hala geniş bir çevre tarafından destekleniyorMUŞ gibi göstermeye çalışıyorsunuz?
En zayıf empati yeteneği ve öngörü becerisi olan bir insan bile, konferansta alınan kararlardan ve bunların Girişime dayatılmasından dolayı, diğer bileşenlerin göstereceği tepkiyi tahmin edebilir-ken, siz nasıl olur da 23 yıllık siyasi deneyiminizle (ve her vesile ile de öncelikli hedefin parti kurmak değil, likidasyona son verme kararının alınacağı ciddi bir kongre sürecine zemin hazırlamak ve katkı sağlamak olduğu konusundaki hassasiyetimizi dile getirmişken) bunu düşünemezsiniz?
Son günlerdeki SBGYG' ne dört koldan sahip çıkmanız bizi şaşırtmaktadır. "Kör ölür badem gözlü olur" hesabı, daha önce SBGYG adına ortak bir yer tutmak için en ufak bir maddi yardımı bile yapmamışken, şimdi sadece bir program ve Tüzük tartışması için yapılan bu gayretler, hayretlerimizi şaşırtmaktadır.
Acaba diyoruz, sizin empati yetinizi ve öngörü becerinizi fazla mı küçümsüyoruz? Yoksa yapılmak istenen ve gelinmesini istediğiniz durum bu muydu? diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz.
Şu anda ortadaki tek gerçek, konferansta alınan kararlar sonucunda, SBGYG' nin misyonunu bitirmiş, vizyonunu yok etmiş, süreci sıfırlamış, alelacele TKP yasal kuruluş sürecini başlatmış olduğunuz gerçeğidir.
Yani uzun zamandır "Ürün Grubu" olarak tek başına elde edemediğiniz meşruiyet kazanma ve TKP' yi kurma hayalinizi, tabela değişikliği yaparak SBGYG adıyla denenmek istiyorsunuz.
Ne diyelim, bize yolunuz açık olsun demekten ve başarılar dilemekten başka bir söz ve yapılacak bir iş bırakmadınız.
Dostça Selamlarımızla,
SBGYG Diğer Bileşenleri Adına
"Bir Avuç Gönüllü"



Yorumlar
bir avuç zavallısınız.açık
bir avuç zavallısınız.açık bir şekilde görülmektedir ki ürün grubu AKP nin komünist partisi olmak için kolları sıvamış.ister isim hırsızı deyin ister başka herhangi bi sıfat yakıştırın ama bir gerçek varki bu ülkenin tüyrkiye halklarının bir Komünist Partisi var.bu parti suphilerden devraldığı bayrağı layıkıyla taşımaktadır.türkiye sosyalist hareketinin de baş aktörü konumundadır.AKP de şekillenen kapitalizm-faşizm-emperyalizm-gericilik ve piyasacılığa karşı en güçlü direnişi sergileyen TKP bu ismi ananın ak sütü kadar hak etmektedir.
sizler bir avuç zavallıyı ise tebrik ediyorum akp nin kuyruğuna takılan Ürüncülerden ayrılarak en azından onurunuzu kurtarmışsınız.saygılarımla..
# Bosuna suphi'den bilen'e
# Bosuna suphi'den bilen'e gelenek yasiyor girisimi hakkinda kucuk bir grupmus goruntusu vermeye calismayin;
Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi 2012 Ocak ayı içersinde Ankara, Bursa, istanbul, izmir, Mersin ve Zonguldak'ta program ve tüzüğün tartışıldığı 12 ayrı toplantı düzenledi.
# Bosuna tuzuk ve program tartismalarinin ve secimlerin kapali ortamlarda yapildigi iddiasinda bulunmayin;
http://suphibilen.wordpress.com/program-tartismalari/
# Bu gelenek yillardir susmadi. Her firsatta sosyalistlerin birliginin onemini vurguladi ve basardi;
http://www.dailymotion.com/video/xl5jmw_tkp-1-mayys-2011-de-taksim-deydi...
her grupta oldugu gibi birileri buradan ayrilabilir veya eklemlenebilir. Onemli olan dogru bildigin yolda devam etmendir.
Suphiden bilene girişimi
Suphiden bilene girişimi tipik TKP oportunizminin hortlatılmasından başka birşey değildir. Mustafa suphiler ile TKP süreci kapanmıştır. ondan sonraki TKP önderlerinin katillerinin izinden ayrılmamıştır. Şimdi bu ürün grubu ve çapulcuları yeniden TKP yi kuracaklarmış TKP ismi para ediyor o zaman adama sormazlarmı TKP yi ortalığa atıp kaçanlar kimlerdi üstelik bütün bunlar kongre kararı ile bağlanmış şimdi bir kaç dalkavuk TKP kuracaklarmış hadi oradan uyanıklar sizi.
Tarih bilmez çoluk çocuk takımı likidasyon Sip akp başka türlü ağızlarından laf çıkmayan bu adamlardan geçmişte bi bok olmamıştı şimdi hiçbirşey olmaz.
Kapalı kapılar ardında yazılan tkp proğramı "ki rezalettir açıkça kemalizmi daha ilk bendinde alenen savunmaktadır"
bu rezilleri bırakın kendi çukurlarında debelenip dursunlar. Mutlaka bunlara parti kurun diyen birileri vardır...
biliyorsunuz ki ürün grubu sıkı saddamcıydı.
SN. Memduh arkadaş ağızınıza
SN. Memduh arkadaş ağızınıza sağlık. Likidasyon ve sip ezberinden başka hiçbir politika üretememiş bu zavallı cenahın parti kurması da başka bir trajedidir. Sizin altını çizdiğiniz gibi oportunizmin de daniskasıdır. TKP yi kuruyorlar kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Öyle de kardeşim TKP sizin tapulu malınızmı ? Proğram tüzük tartışmalarını ilgili web adresinden izledim. Onlarca eleştri öneri yapılmasına karşın bunların hiçbiri dikkate alınmamış. Tekrar sizinde söylediğiniz gibi saddamcı ürün grubuna Parti lazım bunun sınıf mınıf ilişkisi ise hak getire.Tarih öncesinden kalma bir kaç ihtiyarıda aralarına alarak TKP yeniden kuruluyormuş Nasıl TKP özneli mustafa kemal olan TKP ; Tarihin partiler çöplüğüne TKP yıllar önce gönderilmişti. Peki bunların dışındaki sosyalist sol ne diyor ? Bunlar kendi dışındaki sosyalist sol çevrelerle hangi tür ilişki içindeler? TKP ismi SİP tarafından ilhak edilirken bunlar hangi meyhanede demleniyorlardı. Bu sarhoşların başı sarhoş rasim ne yapıyor.?
devrimci karagah davasından tutuklu igd başkanı nerede ? Cenabu allah savurmasın savurduğu zaman TKP gibi oluyor. Bir kısmı liberalleşti, bir kısmı avrupaya kaçtı orada konformizm aklı pazarlıyor bir kısmı kürtçü oldu bir kısmı da aydınlıkçı
miktat buyoğlu
yazık
SİP TKP adını alırken ürün ve ürüncü olmayan TKP'liler ortak basın açıklaması yapmıştı. Yaşım yetmemesine rağmen bunu biliyorum. urundergisi.com sitesinde bununla ilgili bir yazı var.
ezilen ulusların yanında olmak komünistlerin görevidir diye biliyorum. Bu kimseyi ne saddamcı yapar ne de esatcı. Sizin mantığınzla kürt halkının yanında olmak da ülkedeki komünistleri apocu yapıyordur heralde.
tüzüğün kapalı kapılar ardında yazıldığını nerden biliyorsunuz. Onca süre boyunca tartışmaya açılmış ve değişiklik yapılmış bir tüzük için böyle bir saptama yapmak pek gerçekçi gelmedi bana. Bir de program veya tüzüğe dönük hangi eleştiri (partinin ideolojisine ters olmayan) dikkate alınmamış örnek verebilir misiniz.
belirttiğiniz igd başkanı katılmamış olabilir. onun kendi bileceği iştir. Herhalde kendi bildikleri doğru siyasi rotalarına devam ederler. Bunun için kimseyi suçlayamazsınız.
Aralarında 1951 tevfikatında tutuklanmış büyük bedeller ödemiş insanlara "tarih öncesinden kalma" şeklinde hitap etmeniz hiç hoş değil. Siyasi görüşü ne olursa olsun devrim uğruna bedel ödemiş hiçbir insan böyle bir yakıştırmayı hak etmiyor. Kullandığınız cümleler devrimci kültürü ne kadar benimsediğinizi ortaya çıkarıyor.
hırsız diyebilirsiniz ama
hırsız diyebilirsiniz ama tarih öncesinden kalma diyemezsiniz, üstelik o size hırsız diyebilir siz yine bir şey diyemezsiniz... herkes haddini bilsin:))) adamlar devrim yapacaklar, alanlarda-meydanlarda her yerde dillerinde sadece TKP, çamur ata ata, hakaret ede ede devrime yürüyorlar... başka işleri de yok... eğer hırsıza hırsız denirse, tarih öncesinden kalanada tarih öncesinden kalan denir... üstelik haine de hain denir-eskiden olduğu gibi bugünde hainliğe soyunmuşsa... devrimci kültürmüş, önce kendiniz öğrenin, uyanıklar... bir siyasi partinin programına da troçkistlerle-gericilerle ancak hayırsız evlat sahip çıkarmış... (onlar size TKP'ye küfür etmediğiniz sürece tek bir satır yer vermez, deneyin bakalım)