Devrimci Cephe'nin "Uzun Yürüyüş" Bildirisi
Sesimizi Kürt Özgürlük Savaşçılarının Sesine Katıyoruz...
Emperyalist savaş artık bir öngörü olmaktan çıkıp sıcak gündemin baş konusu haline gelmişse, geleceğine hükmetmek isteyen her insan tarihin sesine kulak vermelidir. Tarih bugün, Ortadoğu’da halkların devrimci duruşunu temsil eden Kürt halkı ve onun temsilcileri PKK-HPG üzerinden dile geliyor; uluslararası emperyalist krize ve bu krizin bir sonucu olarak gündemleştirilen bölgesel/küresel savaşa karşı halkların devrimci demokratik güçlerinin birliğini ve halkların devrimci savaşını gündemleştiriyor.
Uluslararası emperyalizmin bir taraftan kendi krizini kontrol altına alma çabaları sürerken diğer taraftan bölgeyi nasıl da gündemdeki büyük savaşın gereklerine göre düzenlemeye çalıştığını, bugüne kadar bize hiç bir şey anlatmadıysa, son MİT krizi bas bas bağırarak anlatıyor.
Emperyalistler, İran hedefli bir savaşın temel yığınağını kaçınılmaz olarak kuzeyinden güneyine bütün bir Kürdistan üzerinde kurmak zorundadır. Bunun için özellikle sömürgeci TC oligarşisi ile işbirlikçi Kürt egemenlerini birbirlerine tutkallamaya çalışıyorlar.
Bir taraftan Kürt özgürlükçülüğüne karşı Burkay gibileriyle devletçi siyasal yapılanmalar yaratmaya çalışırken, diğer taraftan liberalleri etkisiz kılmakta olan Türk sömürgeciliğine ayar vermeye çalışıyor. Bir diğer taraftan, emperyalizmin “işbirlikçi Kürt-Türk ittifakı” tasarımına geçit vermeyen tek güç olarak Kürt özgürlükçülüğüne karşı şehirlerde ve kırlarda operasyonlarını derinleştiriyor.
Ama bütün bunlara rağmen 35 yıllık mücadelesinin birikim ve dayanaklarını emekçi halk zemininde gerilla, kadın ve gençlik üzerine kuran Kürt özgürlükçülüğüne asla geri adım attıramıyor. Aksine, sağlı sollu, Kürtlü Türklü bütün liberal koronun Kürt devriminin silahsızlandırılmasını esas alan “an aşıti, an aşıti” programı bugün Kürt devrimi tarafından feshediliyor ve artık stratejik “an azadi an azadi” hamlesiyle Kürt devrimi emperyalizme, TC oligarşisine ve bütün bölgesel işbirlikçilere meydan okuyor.
Emperyalistler ve TC sömürgeciliği, Kürt özgürlükçülüğüne, ya bir takım kırıntı haklarla yetinerek uluslararası sisteme teslim olmayı ya da ağır katliamlarla tasfiyeyi dayatıyor. Kürt devrimi, bu emperyalist ve sömürgeci dayatma karşısında bölge halklarının devrimci ve demokratik güçleriyle birlikte mücadeleyi yükseltme ve bütün bölgesel halklar adına devrim ve demokrasi bayrağını yükseltmeyi öneriyor.
Bu önerinin en birincil muhataplarından biri de Türkiye devrimci hareketidir.
Yıllardır yaklaşan bölgesel/küresel savaş uyarılarına kulaklarını kapayan Türkiye solcuları, artık fırtınanın iyice kapıya dayandığının farkındadır. Ama ne ki, artık fırtınayı görmek ve tanımlamak yetmez, artık bu emperyalist fırtınadan halkların demokratik baharına nasıl çıkabileceğimizin hesabına oturmak gerekir. Türkiyeli devrim ve demokrasi güçlerinin içinde bulundukları tüm siyasal ve örgütsel zaaflara karşın bütün bu kaostan bölge emekçi halkları adına ve onlarla birlikte devrimsel bir çıkışa yönelmeleri mümkündür. Bunun için yapılması gereken tek şey, uluslararası devrimin tarihsel sloganını yaşamsal kılmak, yani bölgesel devrimci emek ve demokratik halk güçlerinin anti-emperyalist anti-sömürgeci devrim ve direniş cephesini oluşturmaktır.
Hatırlanacağı gibi, Kürt halk önderi Öcalan’a yönelik komplonun temel bir sonucu Türkiyeli ve Kürdistani devrimci demokrat güçler arasındaki ittifakın çözülmesi, somut adıyla Birleşik Devrimci Güçler Platformu’nun dağılması olmuştur.
Kürt devrimine yönelik uluslararası emperyalist komplonun bu on dördüncü yılında, komployu boşa çıkartmanın önemli ve içinde bulunduğumuz konjonktür açısından stratejik değerdeki bir hamlesi de, Kürt özgürlükçülüğü ile Türkiye devrim ve demokrasi güçleri arasındaki siper yoldaşlığını yeniden ete kemiğe büründürmek, bunu somut bir devrimsel cephe haline getirmektir.
Bölgesel devrimin enternasyonalist dayanışmasının bir gereği olarak…
Türkiye proletaryasını ve çalışan yığınlarını devrime taşımanın gereği olarak…
Kürt halkına yönelik uluslararası komploya kolektif bir cevap olabilmenin gereği olarak...
Sesimizi Kürt özgürlük savaşçılarının sesine katıyoruz, katalım...
Kahrolsun Uluslararası Komplo!
An Azadi! An Azadi!
Yaşasın Türkiye ve Kürdistan Devrimlerinin Siper Yoldaşlığı!
Yaşasın Kürt ve Türk Halklarının Kardeşliği!
Dün Komutan Orhan Yılmazkaya şahsında, bugün Yasemin Çiftçi yoldaşla
Yaşasın Türkiye ve Kürdistan Devrimlerinin Kan Kardeşliği...
15.02.2012


Yorumlar