İsrail’in İstanbul Konsolosluğu önünde biraraya gelen Türkiyeli savaş karşıtları yaptıkları bir eylemle, İsrail Hükümetlerinin Filistin halkına karşı yürüttüğü savaş politikalarına karşı çıktıkları için tutuklanan lise öğrencisi iki vicdani retçi, Efi Brenner ve Or Ben-David’e özgürlük istediler.
WRI (Uluslararası Savaş Karşıtları)’nin de çağrısıyla tüm dünyada başlatılan dayanışma kampanyasının bir parçası olarak gerçekleştirilen protesto eyleminde, Özgür Bircan isimli bir savaş karşıtı vicdani ret deklarasyonunu okuyarak bu iki retçiyle dayanışmasını gösterdi.
Efi ve Or gibi lise öğrencisi olan LAF (Lise Anarşist Faaliyet) üyeleri de eyleme “Biz Orduya sadece fındığa gideriz” ve “Askere gitme, Kardeş kanı dökme” yazılı dövizleriyle katılarak destek verdi.
Savaşkarşıtları imzasıyla eylemde basına okunan metinde “Yaşadığımız toprakların da İsrail/Filistin topraklarından pek farkı yok” denilerek şöyle devam edildi: “İsrailli vicdani redciler gibi Türkiye’li vicdani redciler de bu topraklarda sürmekte olan savaşa, militarizme karşı çıkarak ve her türlü işkence ve baskıyı göze alarak askere gitmemektedir. ‘Askerlik tabusu’nu yıkmaya çalışanların karşısına 318.madde (halkı askerlikten soğutma) çıkarılmaktadır. ‘Kürt açılımı’ denmesinde bile sorun yaşanan ve bu nedenle ‘milli birlik projesi’ diye adlandırılan ‘barış’ adımları, milliyetçi-şoven kışkırtma ve engellemelerle yokedilmeye çalışılmaktadır.”
Ret açıklamasına Kenan Evren’in "Bir kişi çıkıp da, 'ben harbe karşıyım, beni askere alamazsınız, ben askere gitmeyeceğim' diyebilir mi? Milletin varlığı, toplumun varlığı ve menfaati için o da bile bile ölüme gidecektir. Ama bazı ülkelerde bu, maalesef var. 'ben ölüme karşıyım' diyor, askere gitmiyor. Türk milletinden böyle vatandaş çıkmaz" sözünü hatırlatan Özgür Bircan: “Paşa, sana bir haberim var, hasta yatağından ters dönesin, zira ben onlardan biriyim” diyerek başladığı açıklamasına şu sözlerle devam etti: “Bu dünyanın kana susamış efendileri, cephelerin ön saflarına sizi bekliyoruz. Biz bu dünyanın vicdan sahibi gençleri, kanlı savaşlarınızın, iktidar kavgalarınızın bir parçası olmayacağız, savaşı ve askerliği reddediyoruz. Savaşı ve askerliği reddediyorum.”
“İlla da kahramanlar yaratacaksak, benim kahramanlarım, Filistin’deki o vahşetin parçası olmayı reddettikleri için on yedi yaşında mahpuslukla tanışan o iki çocuktur. Onlar modern dünyanın azizleridir. Geleceğe umutla bakabiliyorsak bu onlar sayesindedir. Kalplerimiz Efi, Or ve dünyanın çeşitli çatışma noktalarında savaşmayı reddeden tüm insanlarla. Teşekkür ederim.”
Eylem sonrası polisin Özgür Bircan’ın kimliğini sorarak GBT uygulaması yapmak istemesi gerilim yarattı.
savaskarsitlari.org | ahali.info | lafisyanda.org
haberin tümü
Viyana’da 1987 yılından bu yana ilk kez bir üniversite işgal edildi.
Salı günü Sanat Akademisi’nde başlayan toplantılar ve işgaller, perşembe günü itibariyle diğer üniversitelere de sıçradı. Öğrenciler, kendi aleyhlerinde birçok madde içeren yasa tasarısına karşı direnişe geçti. Geçen sene kaldırılan harçların tekrar yürürlüğe girmesi, yüksek lisans girişlerinin kontenjanlı hale getirilmesi ve not ortalamasının etkin rol oynamasını öngören yasa tasarısı öğrenciler tarafından sert bir tepkiyle karşılandı.
İşgal, perşembe günü öğlen saatlerinde Viyana Üniversitesi’nin en büyük amfisinin ele geçirilmesiyle başladı. Yaklaşık 200 kişinin işgal ettiği amfi, birkaç saat içinde öğrenci akınına uğradı. Akşam saatlerinde çevre üniversitelerin de desteğiyle işgalci sayısı bine kadar yükseldi. Polis bir ara amfiyi kuşatma altına aldıysa da, daha sonra geri çekildi.
Öğrenciler ilk yaptıkları açıklamada şu istekleri dile getirdiler:
-Üniversitelerin demokratikleştirilmesi ve öğrencilere de yönetim hakkı tanınması,
-Rekabetçi ve baskıcı eğitim sisteminin ortadan kaldırılması,
-Yüksek lisansa serbest geçiş hakkının tanınması,
-Öğrenim harçlarının tekrar gündeme getirilmemesi,
-Sınavlı giriş sistemine geçilmemesi,
-Özgür bilim ve araştırma,
-Üniversitelerde herkese şans tanınması,
-Öğrenci tarafından belirlenen, esnek ders programları.
Daha sonra yapılan bir açıklamayla işgalin gece de devam edeceği duyuruldu. Bunun üzerine yüzlerce öğrenci geceyi amfide eğlenerek ve tartışarak geçirdi. Cuma sabahı yapılan toplantılarla hareketi daha organize bir hale getirme çabaları başladı. Göçmenlerin de katıldıkları ve söz aldıkları toplantıdan dayanışma ve işgali sürdürme kararı çıktı.
Saat 15.00’te Viyana Üniversitesi'nin önünde başlayan ve 500’ün üzerinde öğrencinin katıldığı yürüyüş, Bilim Bakanlığı’nın önüne ve oradan da parlamento binasına kadar sürdürüldü. Buradan üniversiteye geri dönen öğrenciler, bir dizi toplantının ardından işgalin haftasonu da sürdürüleceğini açıkladı.
Gece gelen bir haber ise üniversitede sevinç çığlıklarının atılmasına neden oldu: Avusturya’nın bir başka şehri olan Graz’da da yaklaşık 50 öğrenci işgal hareketi başlatmış, ve Viyana’ya dayanışma mesajı yollamıştı. Haftasonu da işgalin sürdürülmesi, bunun ardından da salı günü kitlesel bir yürüyüş yapılması, hareketin politik bir hale getirilmesi, sendikalarla ve diğer sivil toplum örgütleriyle de dayanışmaya geçilmesi planlanıyor.
Ayrıca Viyana Öğrenci İnsiyatifi de göçmenler adına bir bildiri yayınlayarak, taleplerini dile getirdi. Yabancı öğrencilere hala harç uygulamasının bulunduğunu, eskiden de Avrupa Birliği vatandaşlarından iki kat fazla harç ödediklerini belirten göçmenler, yarı zamanlı çalışma izinlerinin de ellerinden alındığını ve kaçak çalışmak zorunda bırakıldıklarını belirttiler. Oluşturulan bütün komitelerde en az bir göçmenin bulundurulmasını, öğrenci birliğinin göçmen kotası uygulamasına geçmesini ve son günlerde yaşanan hareketliliğin politik zemine çekilmesi gerektiğini bildiren İnsiyatif, öğrencileri enternasyonal dayanışmaya çağırdı.
haberin tümü
6 Ekim 2009, Salı günü, ABD ile serbest ticaret anlaşmasının hileli biçimde onaylanmasının ikinci yılında Güney Kosta Rika'nın Onuru için Halk Yürüyüşü yapıldı. 150'den fazla eylemci yerli yerleşimi Térraba'nın girişinden Buenos Aires ilçesinin merkezine yürüdü. Eylemciler sabah 8:00'de yola çıkarak 13 kilomtetrelik bir güzergahı adım adım katettiler. Yürüyüş, Güney bölgesinde ananas plantasyonlarının yayılmasına, Diquís Hidroelektrik Santrali projesine, "Finca 9" bölgesinde yapılması planlanan uluslararası havalimanına, ton balığı üretim çiftlikleri ve marinalar kurulmasııyla ilgili girişimlere karşı, yerlilerin otonomi hakları için mücadele eden birçok grubun katılımıyla gerçekleşti. Bölgede muz plantasyonlarının yerini alan ananas plantasyonları nedeniyle akarsular cılızlaşıyor ve kullanılan kimyasal tarım ilaçları halk tarafından kullanılan akarsulara karışıyor, plantasyonlarda çalışan işçiler bu kimyasallardan doğrudan etkileniyor ve buna bağlı sağlık sorunları yaşıyorlar. Bu konuyu gündeme taşıyan sosyal hareketler ve örgütlerin eylemcileri ise ölüm tehditleri alıyor. Halk Yürüyüşü öğleden sonra 14:00'da ilçe merkezine ulaştı, 15:30'da ise eylem sonlandırıldı ve gruplar dağıldı.
Video | Video 2 | Video 3 | Haber | Haber (Meksika Indymedia) | Haber (Agencia Púlsar) | Voces Nuestras röportajı
haberin tümü
6 Ekim 2009 Salı
10: 35 DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından saat 11:00'de Taksim'de gerçekleştirilecek kitlesel protestoda Direnistanbul, IMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik vb. gruplar da yer alacaklar.
Bu amaçla biraraya gelen Direnistanbul Koordinasyonu saat 10:00'da Tünel Meydanı'na buluştu; katılımcıların sayısının 200 civarında olduğu bildiriliyor.
11: 20 Direnistanbul 200 kişiyi aşan bir grupla İstiklal Caddesi'nden Taksim'e doğru ilerliyor. Şu an, Direnistanbul'un önünde ise Taksim'e girmeye hazırlanan Kara Blok bulunuyor.
11: 35 Polis -ayrım gözetmeksizin- Taksim'de bulunan tüm gruplara yönelik gaz bombalı çok yoğun bir saldırı başlattı ve hemen hemen tüm gruplar dağıldı. 200-300 kadar gaz bombasının atıldığı bildiriliyor. Pangaltı'nda 8 kişinin gözaltına alındığı bilgisi veriliyor. Beyoğlu'nda çatışmalar devam ediyor.
12:50 Taksim'in ardından dağılan protestocular Gümüşsuyu, İstiklal Caddesi ve Cihangir yönlerine doğru yöneldiler. Yer yer çatışmalar yaşandı. Medyaya göre Taksim civarında 100'den fazla gözaltı var. Fındıklı ve Cihangir civarında çatışmalar olduğu söyleniyor
13:20 Fındıklı ve Cihangir'deki çatışmaların azaldığı ve grupların başka yönlere dağılmakta olduğu bildiriliyor.
14:20 Yeniden toplanan Direnistanbul Koordinasyonu, Kongre Vadisi girişinde samba grubunun eşliğinde protestoya başladı.
14:35 Direnistanbul grubu kongre binasının girişine ulaştı. Koordinasyon "Direnişin Ritimleri" grubunun eşliğinde sloganlarla zirveyi protesto ederken, grup polis tarafından çembere alındı. Çemberin dışında da destekçiler birikiyor.
14:45 Direnistanbul Koordinasyonu, Kongre Vadisi önünde gerçekleştirdiği ve yaklaşık 45 dakika süren eyleminden sonra Maçka istikametine doğru yürümeye başladı.
15:30 Direnistanbul Koordinasyonu'nun eylemi Beşiktaş Çarşı'da devam ediyor.
17:00 Direnistanbul Barbaros Bulvarı'nı kesti. Eyleme coplarla saldıran polise direnen Koordinasyon, polisin attığı gazdan bir kişinin öldüğü haberi alınınca "Katil Polis" sloganlarıyla eyleme bir süre daha devam etti.
18:00 Polis şiddetini protesto etmek için, Galatasaray Meydanı'nda tüm grupların katılımıyla basın açıklaması yapıldı.
7 Ekim 2009 Çarşamba
10:00 IMF ve DB Karşıtı Birlik Şişli Pangaltı'da toplanarak Kongre Vadisi'ne doğru yürüyüşe geçti. Polis eylemcilerin önünü kestikten kısa bir süre sonra gaz bombaları ve tazyikli suyla kitleye saldırdı. Ara sokaklara çekilen eylemciler direnişi sürdürdüler, bu arada bir grup eylemci Mecidiyeköy'de çevreyolunu trafiğe kapadı.
12:00 Beşiktaş Çarşı'da toplanan Direnistanbul, Beşiktaş üst geçidin altından yolu keserek yürüyüşe geçti. İnönü stadı güzergahından Maçka'ya kadar eylemini sürdüren Direnistanbul, polis barikatına vardığında polis tarafından çembere alındı. Toplantıların erken bittiği bilgisinin gelmesinin ardından eyleme son verildi.
19:30 Polis şiddetini protesto etmek amacıyla İstiklal Caddesi, Fransız Konsolosluğu önünde tekrar bir araya gelen Direnistanbul, "Katil Polis", "Paranın Bekçileri", "Diren İstanbul" sloganlarıyla Tünel Meydanı'na yürüdü ve burada polis şiddetine dair bir basın açıklaması yapıldı.
haberin tümü
Küresel elitler, 28 Eylül - 7 Ekim tarihleri arasında insanlık ve gezegenin daha fazla sömürülmesiyle ilgili yeni programlarını açıklamak için İstanbul'da olacaklar. Bizler de onlara şenlikli bir 'karşı'lama programı hazırladık.
Kapitalizmle ve yarattığı küresel tahribatla meselesi olan herkesi sokaklara ve İstanbul'u IMF ve Dünya Bankası'na dar etmeye çağırıyoruz!
 |
|
|
İSTANBUL İÇİN İSYAN VAKTİ |
| 28 EYLÜL |
|
IMF ve Dünya Bankası’nı Karşılıyoruz!
Yer: Tünel Meydanı Saat: 19:30 |
| 1 EKİM |
|
Sosyal Güvenlik Yasasının 1. Yıldönümünde Sokaklardayız
Yer: Taksim Gezi Parkı Saat: 11:00 |
| 2 EKİM |
|
Kapitalizmin Ekolojik Tahribatına Karşı Küresel Direniş Günü
Yer: Taksim Meydanı PTT Önü Saat: 15:00 |
| 3 EKİM |
|
Kentsel Dönüşüme, Soylulaştırmaya ve Evsizleştirmeye Karşı Küresel Direniş Günü
Yer: Taksim Meydanı Saat: 15:00 |
| 4 EKİM |
|
Kapitalizme Karşı Küresel Direniş Günü
Yer: Tünel Meydanı Saat: 15:00 |
| 6 EKİM |
|
IMF ve Dünya Bankası'nı Durduruyoruz! |
| 7 EKİM |
|
IMF ve Dünya Bankası'nı Durduruyoruz! |
| DİRENİSTANBUL KOORDİNASYONU |
| http://direnistanbul.wordpress.com | http://resistanbul.wordpress.com |
| direnistanbul@gmail.com |
haberin tümü
İstanbul Aydın Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü´nde burslu öğrenci olan Güney Tuna Avcılar ilçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polislerin saldırısına uğradı.
Ambarlı Sahil´de bulunan Mustafa Burcu Parkı´nda meydana gelen olay şöyle gelişti. Güney Tuna´nın da birlikte olduğu grup yanlarına gelen polis ekiplerinin uyarısı ile karşılaştı. Polis eğlenmekte olan ve şarap içen gençlerden parkı terk etmelerini, 10 dakika sonra tekrar gelip kontrol edeceklerini söyledi. Polisin tehdit ve küfür dolu uyarısının ardından gençler şişeleri çöpe attılar ve parkta oturmaya devam ettiler. Bir süre sonra geri gelen motorsikletli polisler, gençlerin parkı terk etmelerini emrettiler. Bunun üzerine Güney Tuna polislere karşı çıkarak böyle bir emir vermeye hakları olmadığını, parkta oturmaya devam edeceklerini söyledi. Henüz konuşmasını sürdürürken polislerin saldırısına uğrayan Tuna, gelen takviye ekiplerle birlikte 10 polisin saldırısına maruz kaldı. Mahalle halkının araya girmesiyle ölümden son anda dönen Tuna, sokaktaki saldırının ardından karakola götürüldü ve burada da hakaret ve işkenceye maruz kaldı .
Bir süre sonra Tuna´nın ailesi karakola gelerek oğullarının serbest bırakılmasını sağlayıp eve doğru yola çıktı. Ancak Güney Tuna ailesine bacaklarında ağrılar olduğunu söyleyince aile Tuna´yı hastaneye götürmeye karar verdi.
Mezopotamya Sosyal Forumu sona erdi
Dünya Sosyal Forumu’nun ilkelerini temel alan Mezopotamya Sosyal Forumu 26-29 Eylül 2009 tarihleri arasında Diyarbakır’da Sümerpark Ortak Yaşam Alanında gerçekleşti. 50’den fazla farklı ülkelerden gelen binlerce katılımcı dört gün boyunca 4 Asamble ve 40 toplantıda; savaş ve neoliberal politikalara karşı mücadeleyi, kadın, çevre ve gençlik hareketlerini, yeni bir dünyanın gerekliliğini ve özgürlük mücadelelerini tartıştı. Dünyanın dörtbir yanından gelen katılımcıların zenginliği, yeni sosyal forumlar için bir umut kaynağı oldu.
2010'da İstanbul'da düzenlenecek Avrupa Sosyal Forumu için de bir ön çalışma sayılabilecek Mezopotamya Sosyal Forumu'nun sonuç bildirgelerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Direnistanbul’un IMF ve Dünya Bankası'na karşı düzenlediği "Direniş Şenliği" 28 Eylül akşamı Tünel’den Taksim Meydanı’na doğru yapılan bir yürüyüşle başladı.
Tünel Meydanı’nda toplanan yaklaşık 200 kişi renkli kostümler ve “Direnişin Ritimleri” grubunun ritimleriyle yürüyüşe başladı. Direnistanbul’un önü Galatasaray Meydanı’nda polis tarafından kesildi. “Haydi Barikata”yı söylerek polis engelini aşan grup yavaş adımlarla Taksim Meydanı’na doğru ilerledi. Yaklaşık birbuçuk saat süren eylem Taksim Meydanı’nda sloganlar eşliğinde 1 Ekim saat 11:00’de Taksim Gezi Parkında Sosyal Güvenlik Yasasının 1. Yıldönümü için düzenlenecek eylemin çağrısıyla sonladırıldı.
Yürüyüş sırasında “Direnistanbul”, "Kapitalizm krizin kendisidir", “IMF & DB Karşılama Komitesi”, “Direnişte sermaye kadar küreseldir” pankartları ve “Borçlar değil, IMF silinsin”, “İstanbul için isyan vakti”, "IMF ve DB açlık, yoksulluk, susuzluk, hastalık, evsizlik, sömürü ve zulümdür" dövizleri taşınırken, “Diren, Diren, Direnistanbul”, "Savaşta, barışta kapitalizm öldürür", "IMF pabucu yarım çık dışarıya oynayalım", "Milyonlar aç, işgal altında, yaşasın küresel ayaklanma", “Milyonlar aç işgal altında, IMF varken kimin umrunda” sloganları atıldı.
Direnistanbul Eylem Takvimi | Fotoğraflar | Videolar |
direnistanbul (türkçe) | resistanbul (english) | e-posta
haberin tümü
Direnistanbul Koordinasyonu üyeleri Taksim Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasında 6-7 Ekim’de İstanbul’da yapılacak Güvernörler Toplantısı Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantısını protesto etti.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Evrim Asutay, IMF’nin öngördüğü ’Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçe’nin yararlı olmayacağını belirterek, “IMF bu şekilde bizi daha çok sömürecek. Bu beylerin amacı eşitlikçi ve adil bir toplum yaratmak değil, bizleri köleleştiren bu sistemi ne pahasına olursa olsun devam ettirmektir” dedi.
Aralarında eşcinsellerin de bulunduğu Direnistanbul Koordinasyonu üyeleri saat 15.00 sıralarında Taksim Tramvay durağında toplanarak Güvernörler Toplantısı’nın yapılacağı Harbiye Kongre Merkezi’ne yürümek istedi. Polis, grubun yürüyüşüne izin vermeyerek protestocuları çember içine aldı. Bunun üzerine Direnistanbul Koordinasyonu üyeleri eylemlerine Taksim Meydanı’nda devam etti. ‘IMF&DB Karşılama Komitesi’ yazılı pankart ve ‘Eşcinselim IMF'siz yalnızım’ yazılı dövizler taşıyan grup ’IMF pabucu yarım çık dışarıya oynayalım’ şeklinde sloganlar attı. (...)
Basın açıklaması:
Zor günler yaşıyoruz. Kişinin kendini gerçekleştirebilmesi için en uygun ortam olan serbest piyasa ekonomisinin hüküm sürdüğü dünyamız, birtakım kendini bilmezlerin sebep olduğu bir krizin tehditi altında. Bugüne kadar sistemin aksamadan işlemesi için yorulmadan çalışmış olan IMF (Uluslararası Para Fonu) ve Dünya Bankası, bu yıl 6-7 Ekim’de İstanbul’da yapacakları toplantıda, bu krizle başa çıkmanın yollarını bulmak için her zamankinden çok çalışmak zorunda. Yanıbaşımızda bir araya gelecek olan bu büyük adamların fedakarlıklarına kayıtsız olmadığıızı göstermek ve konukseverliğimizi kanıtlamak için, onlara koskocaman bir “HOŞGELDİNİZ!” diyoruz.
Burada olmamızın bir başka nedeni ise, hem dünyayı, hem tek tek her birimizi kurtarmak için çabalayan IMF ve Dünya Bankası’nın öngördüğü “toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe”den payımızı istemek. Çağdışı kalmış bir zihniyetin ürünü olan cinsiyete dayalı ayrımcılığın ekonominin işleyişine verdiği zararları gören IMF, bunu çok kısa süre içinde tarihe gömmeye kararlı. “Toplumsal Cinsiyete duyarlı bütçe”nin hedef kitlesi olan biz kadınlar, eşcinseller, transseksüeller ve kendilerine dayatılan cinsel rolleri reddeden bireyler olarak diyoruz ki: “IMF bize para ver!”(...)
direnistanbul | e-posta
haberin tümü
Kötü yaşam koşullarını protesto etmek için geçen hafta isyan çıkaran göçmen dostlara destek ve dayanışmalarını göstermek için Dirtenistanbul koordinasyonu samba grubu vurmalı enstrumanlarıyla eylemde yer aldı. “Kimse nedensiz kaçmaz, Hepimiz göçmeniz!” pankartıyla Kumkapı tren istasyonundan işkencehanenin önüne yürüyen eylemciler yaklaşık yarım saat polisin kurduğu barikat önünde etkinliklerini sürdürdü. Hazırlanan metin okundu ve işkencehane önünden ayrılarak bir süre Kumkapı sokaklarında samba grubu eşliğinde sloganlarla bildiriler dağıtarak yüründü.
Kumkapı’daki etkinliğin ardından tren istasyonunda Sirkeci garında ve Karaköy köprüsünde samba grubu eşliğinde yürüş ve bildiri dağıtımı devam etti.
Sonuç olarak bu eylem, bu topraklarda göçmenlerle dayanışmak için yapılan ilk eylem olarak önümüzdeki süreçteki göçmen dayanışmasını ve sınırlara karşı etkinliklerin daha da güçlendirilmesi için bir başlangıç olarak değerlendirilebilir.
Yürüş esnasında atılan sloganlar şunlardı; “No Border No Nation Stop Deportaion”, “Hiç kimse illegal değildir!”, “Without a reason, no one flees, we are all refugees”, “Zindanlar yıkılsın, göçmenlere özgürlük”
Eylemden görüntüler için TIKLAYIN!
Eylemde dağıtılan metin:
20 Eylül Cuma günü, İstanbul Yabancılar Şube Müdürlüğü’nün Kumkapı’daki ‘Misafirhanesi’nde zorla alıkonan 100′den fazla göçmen, yaşam şartlarını protesto etmek için isyan çıkardı.
Aynı günlerde Kırklareli Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nde sebep gösterilmeden bir yıldan fazla süredir hapsedilen İranlı göçmenler açlık grevindeydiler. 18 Eylül’de merkezde bir yangın çıkmış, üstüne polis göçmenlere ölçüsüz bir şiddetle saldırmıştı.
Bundan yaklaşık bir yıl önce hiçbir suçları olmadığı halde aylardır Kumkapı ‘Misafirhanesi’de tutulan, işkence görüp aç bırakılan 786 göçmen ayaklanarak dışarıya, bizlere, seslerini duyurmaya çalışmıştı.(...)
haberin tümü
3. Köprü Yerine Yaşam Platformu, 14-18 Eylül tarihleri arasında her gün İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde olacak. Pazartesi’nden Cuma’ya saat 12.00’da belediye önünde nöbet tutacak. Rant hırsı, orman talanı, 3 köprü ısrarı yuvaların yıkımıdır diyen platform, İstanbul’un yaşadığı sel felaketinin bu gerçeği ortaya çıkardığını ifade ediyor. Platformun konuyla ilgili olarak yaptığı açıklama ise şöyle:
İstanbul, şehri bir rant alanı olarak pazarlama zihniyetinde olanlar tarafından yönetildiği için tarım alanları ve orman alanları yağmalanmakta, rant değeri yüksek yoksul mahalleleri dönüşüm adı altında yıkılarak, burada yaşayan insanların sürgün edilmesine karşı çıkan platform bunun sonucunda İstanbul’un sellemektedir. İşte bunun sonucu olarak kentimiz, artık sağlıksızlaştırılmakla kalmıyor, insanların ölümüne dahi yol açıyor!
Şimdi bu yöneticiler son derece pişkin bir şekilde yaşananlara kılıf bulmaya çalışıp, olayın sorumluluğunu üzerlerinden atmaya çalışıyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı “Suçlu, tedbir almayan İstanbullular ve doğadır”, diyor örneğin. Yaşananların sorumlusu olarak bir an önce istifa etmelidir. (...)
3. Köprü Yerine Yaşam Platformu’nun, 14–18 Eylül tarihleri arasındaki programı şöyle: 14 Eylül / Pazartesi – 12.00: TMMOB, DİSK, KESK, TTB, TBB Basın Açıklaması
15 Eylül / Salı – 12.00: İstanbul Mahalle Dernekleri, Demokratik Kitle Örgütleri Basın Açıklaması
16 Eylül / Çarşamba – 12.00:Çevre ve Doğa Dernekleri Basın Açıklaması
17 Eylül / Perşembe – 12.00: Bilim İnsanları, Sanatçılar ve Aydınlar Basın Açıklaması
18 Eylül / Cuma – 12.00: 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu Basın Açıklaması
haberin tümü
Direnistanbul koordinasyonu, Pazar günü IMF ve Dünya Bankası’nın İstanbul’da toplanacakları bölgeye bir gözdağı ziyareti gerçekleştirdi. 12 Eylül 1980 tarihinde, milyonlarca insanın üzerinden bir demir yumruk gibi geçen cuntanın insanlara ödettikleri bedellerin kaynağı olarak gördükleri IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlara ve bunların dayattıkları neo-liberal politikalara karşı “Kapitalizm Krizin Kendisidir”, “Direnistanbul”ve “1-8 Ekim IMF/Dünya Bankasına Karşı Direniş Günleri”pankartları ve çeşitli dövizlerle herkesi sokağa, ayaklanmaya davet etti.
Yürüyüş esnasında “Direnistanbul”, “IMF buraya yumruk havaya”, Paris Komün’ünden geliyoruz, Ekim Devrim’inden geliyoruz, Atina’dan geliyoruz, İspanya’dan geliyoruz, Prag’dan geliyoruz, Seattle’dan geliyoruz!”, “Savaşta barışta kapitalizm öldürür”, “Milyonlar aç işgal altında yaşasın küresel ayaklanma”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!”, “IMF pabucu yarım çık dışarıya oynayalım!” sloganları atıldı.
Kaynak ve fotolar: Direnistanbul
Haberin tümü
12 Eylül'ü unutturmaya yönelik tüm çabalara karşın unutulmayacağını, unutturulmayacağını liseliler yaptıkları bir eylemle bir kez daha gösterdiler. 12 Eylül faşizmin başındaki Kenan Evren'in isminin verildiği bir lisenin tabelası değiştirilerek faşizmin 17 yaşında idam ettiği Erdal Eren'in ismi lise tabelasına asıldı. Lise Anarşist Faaliyet'in (LAF) yaptığı eyleme dair yaptığı açıklama şöyle:
80 darbesinde binlerce insan devlet tarafından katledilmiştir. 29 yıl geçmesine rağmen darbeler halen devam ediyor. Sokaklara, okullara, hastanelere cuntacıların, paşaların, generallerin isimleri veriliyor. Bu eli kanlı katiller yargılanmıyor, 29 sene önce yaptıklarının ödülü olarak isimleri katil T. C tarafından yüceltiliyor. 80 darbesinde öldürülenlerden biri de Erdal Eren di. Erdal daha 17 yaşında olmasına rağmen devlet tarafından yaşı büyültülerek ve 11 günde yargılanarak idam edildi. Onun katili Kenan Evren’dir. Okullara katilerin isimlerinin verilmesi nedeni Türkiye’de okulların toplu katliam yapanları katil olarak adlandırmayan, insan öldürmeyi vatani görev, bayraktaki kanı onuru sayan insanlar yetiştirmektir. Biz sokaklarda ve yaşam alanlarımızda bu katillerin isimlerini görmek istemiyoruz. Devletin bu tabelalarla, televizyonla, ailelerimizle, ders saatelerinde bize yaptığı militarist propagandaya kulaklarımızı tıkadık ve herkes bilsin istiyoruz ki bütün devletler terörist, bütün paşalar katildir. 10 Eylül gecesi istanbul-Kadıköyde bulunan Kenan Evren Anadolu Lisesi’nin tabelasını değiştirdik. Bir paşa yerine katledilen 17 yaşında bir devrimci Erdal Eren’in adını yazdık. Bu durumundan rahatsız olan okul yönetimi okullar açılmadan apar topar tabelayı yerinden söktü. Daha çok tabela sökücekler gibi görünüyor.
haberin tümü
IMF ve Dunya Bankasinin 6-8 Ekimde Türkiye'de gerçekleştireceği zirveye yonelik hazırlıklar yapmak üzere bir süredir toplanan devrmci ve demokratik kurumlar olarak calışmalarımızı "İMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik" ismiyle sürdrmeyi kararlaştırdık.
11 Eylül Cuma günü 11:00'de Birliğmizi duyurmak üzere yapacağımız basın açıklamasından önce son kez 10 Eylül Perşembe 17:00'de Makina Muhendisleri odasında toplanıyoruz. Toplantimiza katılarak birliğimizi güçlendirmeniz dileğiyle aşağıda şu ana kadar belirlediğimiz programı sizlerle paylaşıyoruz:
Demokrasi için Birlik Hareketi (Demokratik Toplum Partisi, Toplumsal Özgürlük Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi, Sosyalist Parti, Sosyalist Dayanışma Platformu, Emekçi Hareket Partisi, Sosyalist Emek Hareketi, Anti-Kapitalist, Türkiye Gerçeği, Demokratik Dönüşüm, 14 Mayıs Platformu), Halk Cephesi, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Partizan, Demokratik Haklar Federasyonu, Halk Kültür Merkezleri, Alınteri, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Özgürlükçü Sol Hareket, Çağdaş Hukukçular Derneği, Kaldıraç, Devrimci Hareket
- 13 Eylül saat 17:00’de, Taksim Tramvay durağından Tünel meydanına "IMF ve Dünya Bankası Defol!" yürüyüşü yapacağız.
- 17 Eylül saat 13:00’te, Merkez Bankası Unkapanı binasının önünde ve 24 Eylül saat 13:00’te, Dünya Bankası ofisinin bulunduğu Kanyon AVM önünde basın açıklamaları yapacağız.
- 28 Eylül Saat 10:00’da, Hilton Oteli önünde, basın açıklaması yapacağız.
haberin tümü
Direnal: Bienali Protestoya Çağrı
11 Eylül Cuma (Bugün) Saat 19:00′da 11. Uluslararası İstanbul Bienal’inin açılışında Beğenal Korosunun katılımı ile Direnal Protestosu gerçekleştirilecektir.
Açılış Antrepo-İstanbul Modern‘de olacaktır.
Adres: Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri
Sahası Antrepo No:4 Karaköy – İSTANBULSaat 19:00'da Meclis-i Mebusan Caddesi üzerinde bulunan İstanbul Modern’in girişi önünde buluşuyoruz.Üretimi ve yaratıcılığı sponsorların himayesinde ve dört duvar arasında değil, sokaklarda, meydanlarda, küresel kapitalizme karşı direniş haftasında (1-8 Ekim) arayan herkesi bekliyoruz.
Direnal hakkında ayrıntılı bilgi
Direnistanbul Kültür Komiserliği | English | Direnistanbul e-posta | direnal e-posta
Direnistanbul (IMF ve Dünya Bankası’na Karşı Direniş Günleri Koordinasyonu), IMF ve Dünya Bankasına karşı direniş günleri kampanyası çevçevesinde dün Kadıköy’de şenlikli bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bahariye’deki Rum Ortodoks Kilisesinin önünde toplanan Direnistanbul aktivistleri Bahariye Caddesi ve Serasker Caddesi boyunca sloganlarla halka bildiriler dağıtarak, stikır ve afişler asarak İskele meydanına kadar yürüdüler. Yoğun polis kontrolü ve müdahalesine maruz kalan Direnistanbul korteji Altıyol’a gelmeden çevik kuvvet tarafından durduruldu. Bunun üzerine kitle Serasker caddesine dönerek yürüyüşe devam etti. Osman Ağa Camii’ye çıkan ara sokaktan Söğütlü Çeşme caddesine çıkılarak İskele meydanına kadar sloganlarla yürüyüş devam etti. İskele meydanında bir süre bildiri dağıtımına devam edildi. Dağıtılan bildiri megafonla okunarak, Kadıköy’deki eylem sona erdi.
Direnistanbul aktivistleri, Karaköy vapuruna binerek eylemlerine devam ettiler. Önce vapurdan pankartlarını sallandıran Direnistanbul aktivistleri ellerindeki bildirileri insanlara dağıttı ve vapurdaki bildirileri megafonla okudular. Karaköy’e ulaşan aktivistler Taksim’e kadar sokaklara afiş ve stikırlarını asarak dağıldılar.
direnistanbul | fotograflar
haberin tümü
Yunan tutsak Theodoros Iliopoulos ile dayanışmak adına Belgrad'daki Yunan Konsolosluğuna molotoflu saldırı gerçekleştiren Kara İlyas (Cmi Ilija) adlı anarşist hücre grubuyla bağlantıları oldukları gerekçesiyle tutuklanan anarko-sendikalist örgüt ASI'de aktif olarak yer alan anarşistler Rata, Tadej, Ivan, Sanja ve Nikola'nın serbest bırakılması için dayanışma kampanyası başlatıldı.
Sırbistan devletini protesto etmek için mesajlarınızı
bu linkten
gönderin onlara destek olun! (Mesajlarınız otomatik olarak Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet ve İçişleri Bakanlarına ulaşacaktır):
Anarşist 6'lının neden gözaltına alındıklarına dair haber:
6 kişilik anarşist bir grup, Belgrad'daki Yunan Konsolosluğuna yapılan molotof saldırısını üstlenen Kara İlyas (Crni Ilija) ile bağlantıları oldukları şüphesiyle gözaltına alındılar.
Polis 6 Sırp yoldaşı 3 Eylül'de gözaltına almaya karar vermiş ve Yunan Konsolosluğuna yapılan molotoflu saldırıyı onların üzerlerine atmaya çalışmaktadır. Polis sabahleyin bazı insanların mekânlarını ve evlerini aramak ve onların karakola gelip başka nedenlerden (ev aramalarına karşı ptotokol imzalamaları çünkü aramaları reddettiler)ötürü ifade vermelerini istemiştir. Tutuklu olanların çoğu Belgrad'daki anarkosendikalist ögüt ASI'de (anarhosyndikalisticka inicijativa) aktif bir şekilde yer aalmaktadır. Belgrad Bölge Mahkemesi soruşturma hâkimi, Ivana Ramić, Ratibor, Tadej, Ivan Vulovic, Sanja ve Ivan Savic'in 30 gün tutuklu kalmalarına karar verdi, eğer tutuklu kalmazlarsa kaçabilecekleri şüphesi olabileceği belirtildi. Bununla birlikte, beş kişi uluslararası terörizm suçuyla itham ediliyor. Devlet savcısı uluslararsı terörizm suçuyla yargılanmalarını istedi (3 – 15 yıl hapis cezası).
Diğer Kaynaklar
İngilizce 1 | 3 | 4 Almanca 1 | 2
haberin tümü
Ulusararası savaşkarşıtları (wri) vicdani retçi Mushfiq Mammedov'un 10 ağustos 2009 tarihinde gözaltına alındığını, bir gün sonra, "askerlik hizmetinden sıyrılmak" suçundan" (madde 321.1) tutuklandığını öğrendi. Hüküm şu anda bilinmiyor.
Yahova şahitlerinden biri olarak Mushfiq Mammedov vicdani nedenlerle askerlik hizmetini reddediyor.
Mushfiq Mammedov şu anda Kurdakhani de hücrede tek başına tutulmakta, Avukatı ile görüşmesine de izin verilmemekte.
''Ben samimi bir vicdani retçiyim''
2006 da, aynı suçlardan tutuklanarak 6 ay hapis cezasına çarptırılmış ve cezası ertelenmişti.
Azerbaycan, 2001 yılında Avrupa Konseyi'ne girerken vicdani ret hakkını tanıyacağını belirtmişti, Lakin hala vicdani ret hakkı ile ilgili düzenleme yapmadı. Ağustos 2009 tarihinde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi Azerbaycan ile ilgili şu kararı verdi. Azerbaycan vicdani retçilere tekrar tekrar hapis cezaları verilmesi uygulamasına son verecek kanunları çıkarmalı, Askerlik hizmetine eş uzunlukta cezalandırıcı olmayan vicdani ret düzenlemesi yasallaştırılmalıdır.
WRI (Uluslararası Savas Karşıtları) Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'na ve dış temsilciliklerine protesto mektupları gönderilmesi çağrısında bulunuyor.
Bu linke tıklayarak da e-mail gönderilebilir.
Uluslararası savaşkarşıtları Mushfiq Mammedov'un acilen serbest bırakılmasını ve bütün tutuklu vicdani retçilerin de serbest bırakılmasını talep ediyor
Savaş Karşıtları | WRI
haberin tümü
IMF ve Dünya Bankasına Karşı Direniş Günleri Koordinasyonu katılımcıları küresel kapitalizm ve yerli uygulayıcılarının evsizleştirme ve yoksullaştırma projelerini protesto etmek amacıyla Pazar günü Beyoğlu Ömer Hayyam mahallesinde bulunan pazarın çıkışında semt sakinleriyle Cumartesi günü Feriköy’deki Organik pazardan ve Beşiktaş pazarından topladıkları yiyeceklerden yaptıkları yemeklerini ve kıyafetlerini paylaştılar.
Eylem sırasında semt sakinlerine kentsel dönüşüme, fakirliğe, paranın egemenliğine, kapitalizme, IMF ve Dünya Bankası’nın Ekim’in ilk ayında İstanbul’a geleceğine dair çeşitli konuşmalar yapıldı. Türkçe ve Kürtçe bildiriler okundu. Semt sakinleriyle Kentsel Dönüşüm adı altında evlerinden tahliye edilmelerine karşı dayanışma içinde olacaklarını belirttiler. Ekim ayının ilk haftasında IMF ve Dünya Bankası toplantılarının yapılacağı günleri “direniş günleri” ilan ettiklerini, kapitalizme ve paranın egemenliğine karşı birlikte direnmemiz gerektiği vurgulandı.
haberin tümü
Taksim tramvay durağında toplanan 100 kişilik direnistanbul grubu "direnistanbul" ve "IMF ve DB'na karşı direniş günleri" yazan pankartlar, "IMF buraya yumruk havaya", "IMF pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım", "Dünya bankası, sermayenin kankası", "Borçlar değil, IMF silinsin" yazan dövizler taşıyarak sloganlar eşliğinde Galatasaray Meydanı'na kadar yürüdü. Meydan'da Bandista grubunun çaldığı "Haydi Barikata" şarkısından sonra basın açıklaması okundu. Bandista'nın çaldığı "Hiçbir şeyin şarkısı"nın ardından grup sloganlarla tekrar Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. Mis Sokak civarında eylem sloganlarla bitirildi.
www.direnistanbul.wordpress.com | direnistanbul@gmail.com
Basın Açıklaması:
İMF ve Dünya Bankası'na karşı Sokaktayız
Sokaktaydık...
Emeğimizle, terimizle, tenimiz, bizzat bedenimiz, çığlığımız, gözyaşımız, dostlarımız, yaşama talebimiz, isyanımız ve bilincimizle sokaktaydık,
Güvencesizliğe, vahşi çalışma koşullarına, sendikasızlaştırmaya, esnek köleleştirmeye, işten atılmalara karşı sokaktaydık;
Kapitalizmin tarım, tohum ve gıda politikalarına karşı sokaktaydık;
Haraç zamlarına, postallı üniversiteye, eğitimin özelleştirilmesine karşı sokaktaydık;
Paralı sağlık hizmetlerine, en temel insan haklarımızı tanımaz sosyal güvenlik sistemine karşı sokaktaydık;
Evlerimizde ve işyerlerinde görünmez kıldığınız emeğimize el koymanıza, mikrokredilerinizle bizleri parça başı sömürmenize karşı sokaktaydık;
Bedelini bize ödetmeye çalıştıkları krizlerine karşı sokaktaydık;
haberin tümü
93 yaşında aramızdan ayrılan komünist yazar, şair, marangoz Sarkis Çerkezyan ailesi, dostları ve yoldaşlarının katıldığı bir törenle uğurlandı. Sarkis Amca için ilk tören Kumkapı’daki Meryem Ana Kilisesi’nde yapıldı. İkinci tören ise Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda gerçekleşti. Yazarı sevenlerinin çiçeklerle uğurlamasının ardından kısa bir konuşma yapan oğlu Gazaroz Çerkezyan törene kataılan herkese teşekkür ederek, "Babasının kendilerine insan sevgisini, halkların kardeşliğini öğrettiğini" söyledi. Gazaroz Çerkezyan, konuşmasını "bugün çok mutluyum, çünkü babamın yorgun kemikleri anamın kucağında, Hrant'ın yanındadır. Güle güle baba, iyi insan, dost, koca komünist" sözleriyle bitirdi. Yoldaşları onu son yolculuğuna TKP marşıyla uğurladı.
Sarkis Çerkezyan Kimdir?
Sarkis Varbed (Usta), marangoz Sarkis, Sarkis Çerkezoğlu ya da Çerkezyan... Ayaklı ansiklopedi, yaşayan tarih, koca çınar. 94 yaşında bir heybetli adam o... Doğru dürüst yaşamış bir bilge, sıkı bir komünist ve en "kötüsü" de pek bir Ermeni... Kimselerden duymadım ondan duyduğum Adana Ağıdı'nı ben... Hem de baştan sona eksiksiz... O kadar Ermeni yani!
"Dünya Hepimize Yeter" kitabında anlattı o koca çınar 90 yılını.
"91 yılda neler gördüm, neler...Her şey değişti ama iktidarlardaki İttihatçı kafa hiç değişmedi. Birinin bıraktığı yerden öbürü devam etti. 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' demişti Nazım, ama o da o günleri göremeden gitti Moskova'da. Vaziyet böyle, ister ağla ister gül."
1916 Halep doğumlu Çerkezyan'ın ailesi 1915'te Tehcir Yasası'yla Suriye'ye "göçtürülmüş". 1918'de ise baba memleketine, Konya-Karaman'a "göçmüş". Koca bir dönemin, hatta bir tarihin yaşayan bir tanığı o. Cumhuriyet ilan edildi, Varlık Vergisi "kondu", 6-7 Eylül "oldu", Atatürk "öldü", (sanal-gerçek) darbeler oldu, Sarkis Amca vardı. En yakından gözlemledi olanları; içinden, en içinden hem de. Bizim tarih dersinde hatmettiğimiz 'inkılaplara' o, bizzat şahit oldu. 1965'te TİP'e girdi. Atılım Gazetesi'ni 4 yıl Gedikpaşa'daki marangozhanesinde gizli saklı çıkardı. İki oğlunu üniversitede okuttu. Her gün bir paket sigara içer. Eşi Ağavni Mayrig/Kuyrig (ki başlı başına ayrı bir yazı konusudur) 2000 yılında aramızdan ayrıldığından beri, Sarkis Amca Kumkapı'daki eski evinde tek başına yaşıyor.
Onun sözünün başladığı yer, bizim sözümüzün bittiği yer oluyor adeta.
haberin tümü
IMF burada, herkes sokakta.
Biz mahallesinden kovulanlar, tohumları çalınanlar, greve duranlar, harçları ödemeyenler, işsiz güçsüz bırakılanlar, barkı yıkılanlar, esnek köleleştirilenler, suyu satılanlar, krizden kaçamayanlar, sendikasızlaştırılanlar, mülksüzler İstanbul direniş sezonunu açmak için hep beraber sokağa çıkıyoruz.
6-7 ekimde Harbiye Vadisinde gerçekleşecek IMF (Uluslararası Para Fonu) ve Dünya Bankasının yıllık toplantısına karşı direniş sezonunu açmak için 5 Ağustos Çarşamba günü saat 19.30'da Taksim tramvay durağındayız.
1-8 ekim direniş haftasında buradayız, sokaklardayız, direniyoruz, durduruyoruz, vadiyi onlara dar ediyoruz. Haberleri olsun biz her yerdeyiz, her yeriz.
Direnistanbul Festival Komitesi
direnistanbul.wordpress.com/
direnistanbul@gmail.com
haberin tümü
Filistin kitle örgütleri, HEPİMİZİ, Filistin halkının devredilemez hakkı olan kendi kaderini tayin hakkını tanıyana kadar ve işgali bitirerek, İsrail'in Filistinli vatandaşları için tam eşitliği temin ederek ve Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkına saygı göstererek ve teşvik ederek uluslar arası yasalara tamamen uyana kadar İsraili boykot etmeye çağırmaktadır. Bu boykota rağmen, Leonard Cohen 24 Eylül 2009da Tel Aviv'de konser vermeyi planlamaktadır. İsrail'i sorumlu tutan dünya çapında gittikçe büyüyen hareket karşısında İsrail, politikalarını aklamak için Leonard Cohen gibi sanatçılara bel bağlamaktadır. İsrail'de konser vererek Cohen, Nakba'yı ve Filistin halkının 61 yıldır maruz kaldığı zulmü meşrulaştırmaktadır.
5-6 Ağustosta İstanbul'da konser verecek olan Leonard Cohen, dünya turnesinin taçlandırılmasını, son durağı olan Tel Aviv kentinde yapmayı seçmiş. Tepki toplayınca Cohen, Ramallah halkına da konser vermeyi önermiş. Ortalık güllük gülistanlıkmışçasına bir İsrail, bir Filistin arasında uçuşup, barış mesajları dağıtmayı hesaplayan Cohen, iki halkı eşit sayıp dünya çapında süregitmekte olan İsrail'e karşı kültürel boykota toslamış. Ramallah halkı, "Tel Aviv'de sahneye çıkarsan Ramallah'ta yerin yok" cevabıyla Cohen'i önemli bir seçimle karşı karşıya bırakmış. İngiltere'deki İsraile Karşı Boykot Grubunun Cohen'le yaptığı iki saatlik görüşmeden sonra Cohen, seçimini İsrail'den yana yapmış.
Biz de, İstanbul'da Ramallah halkından yana seçim yapıyor ve Leonard Cohen'in konserini boykot ediyoruz. Turnesinin her durağında, İsrail'e Karşı Kültürel ve Akademik Boykot Komitesinin eylemleriyle karşılanan Cohen'e, İstanbul'da da İsrail'deki ırkçı ve ayırımcı hükümetin propaganda aracı olan herkese tepki vereceğimizi gösterelim. Bono, Bjork, Roger Waters, Jean Luc Godard, Adrienne Rich, ve diğerleri gibi kültürel şahısların başını çektiği yolu izleyerek İSRAİL'DEKİ KONSERİNİ İPTAL ETMESİ GEREKTİĞİNİ, Leonard Cohene İstanbul'da 5 ve 6 Ağustosta Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi'nde gerçekleştireceği konser alanın önünde gerçekleştireceğimiz eylemle anlatalım. Bu eylem BDS (Boykot Dışlama Yaptırım) hareketinin Türkiye ayağını örmekte anti-siyonist mücadeleyi yükseltmekte ilk adım olacaktır.
Bu eylemin planını tartışmak ve ana hatlarını koymak için yarın Salı günü saat 18:00'da Makina Mühendisleri Odası İstanbul şubesinde yapacağımız toplantıya Filistinlilerin işgale karşı mücadelesinden yana olan herkesi ve bütün duyarlı grupları çağırıyoruz.
Detaylı bilgi için:
Newyork BDS: http://www.adalahny.org
http://www.boycottisraelnyc.org
Kültürel ve Akademik Boykot: http://www.pacbi.org
Küresel BDS Hareketi: http://www.bdsmovement.net
haberin tümü

İstanbul-bbm [ sayfabaşı ]
|